Libya Genelkurmay Başkanı’nın ölümünün sonuçları ve bunun askeri kurum üzerindeki etkisi

El-Haddad’ın ani kaybının yarattığı boşluk, yerel ve bölgesel bağlılıklar üzerinden süregelen rekabeti yeniden canlandırabilir

Libya Genelkurmay Başkanı Orgeneral Muhammed el-Haddad, el-Hums askeri kışlasında yeni subayların mezuniyet töreninde (Reuters)
Libya Genelkurmay Başkanı Orgeneral Muhammed el-Haddad, el-Hums askeri kışlasında yeni subayların mezuniyet töreninde (Reuters)
TT

Libya Genelkurmay Başkanı’nın ölümünün sonuçları ve bunun askeri kurum üzerindeki etkisi

Libya Genelkurmay Başkanı Orgeneral Muhammed el-Haddad, el-Hums askeri kışlasında yeni subayların mezuniyet töreninde (Reuters)
Libya Genelkurmay Başkanı Orgeneral Muhammed el-Haddad, el-Hums askeri kışlasında yeni subayların mezuniyet töreninde (Reuters)

Siyasi analist Ferec Firkaş, Libya Genelkurmay Başkanı Orgeneral Muhammed el-Haddad’ın ve 5+5 Ortak Askeri Komitesi üyesi Fituri Gribel’in ani ölümüyle birlikte yaşanan kaybın, Batı Libya’daki askeri kurum için büyük bir darbe niteliğinde olduğunu belirtti. Firkaş, el-Haddad’ın ‘sıradan bir komutan değil, askeri kurumun birleştirilmesi çabalarında merkezi bir rol oynamış, Trablus ve çevresindeki yerel çatışmaları yatıştırmış ve Türkiye, İtalya ve ABD Afrika Komutanlığı (AFRICOM) gibi uluslararası ortaklarla dengeli askeri ilişkiler kurmuş bir lider’ olduğunu vurguladı.

 Libya Genelkurmay Başkanı Orgeneral Muhammed el-Haddad ve beraberindekileri taşıyan uçağın düştüğü bölgeye giden Libya heyeti (AFP)Libya Genelkurmay Başkanı Orgeneral Muhammed el-Haddad ve beraberindekileri taşıyan uçağın düştüğü bölgeye giden Libya heyeti (AFP)

El-Haddad ve Gribel, özel bir uçağın düşmesi sonucu, Askeri Üretim Dairesi Başkanı ve Genelkurmay Başkanı danışmanıyla birlikte hayatını kaybetti. Uçak, salı akşamı Ankara’ya yapılan resmi bir ziyaretten dönüşte düşmüştü.

El-Haddad ‘dengeleyici bir faktör’

Alman haber ajansı DPA’ya konuşan Firkaş, el-Haddad’ın değerini, ‘ülkenin doğusu ile batısı arasında bir denge unsuru, bir köprü ve silahlı birlikleri entegre ederek askeri bölünmeyi sona erdirmeyi hedefleyen kurumsal bir vizyona sahip lider’ olarak tanımladığı için yüksek gördüğünü belirtti. Firkaş’a göre el-Haddad’ın ani kaybı, Batı Libya’daki koordinasyonu zorlayabilir ve yerel-bölgesel bağlılıklar üzerinden süregelen rekabeti yeniden canlandırabilir. Özellikle geniş kabul gören ve bütünleştirici bir vizyona sahip kalıcı bir halef seçilmemesi durumunda, ordunun birleşme süreci yavaşlayabilir ve askeri dengeler, göreceli iyileşme ve kurumsal reform başlangıçlarının gözlendiği bir dönemde daha kırılgan hale gelebilir. Firkaş, el-Haddad’ın deneyimli liderliğinin kısa sürede telafisinin zor olduğunu vurguladı.

Libya Genelkurmay Başkanı Orgeneral Muhammed el-Haddad, başkent Trablus'ta düzenlenen mezuniyet töreninde yeni mezun olan subaylara hitap ediyor. (AFP)Libya Genelkurmay Başkanı Orgeneral Muhammed el-Haddad, başkent Trablus'ta düzenlenen mezuniyet töreninde yeni mezun olan subaylara hitap ediyor. (AFP)

Acil bir adım olarak, Libya Başkanlık Konseyi, Genelkurmay Başkanlığı görevine Selahaddin en-Nemruş’u atadı. Bu bağlamda Firkaş, Nemruş’un görevlendirilmesini ‘geçici bir önlem’ olarak nitelendirse de, Batı Libya’daki askeri aktörler ve Trablus hükümetine bağlı Savunma Bakanlığı ile istişare sonrası bu kararın kalıcı hâle gelebileceğini belirtti.

49 yaşındaki Nemruş, Batı Askeri Bölgesi Komutanlığı görevini yürütüyor. Nemruş, Fayiz es-Serrac hükümetinin son döneminde Savunma Bakanlığı görevinde bulunmuştu.

Firkaş, Nemruş’un askeri tecrübeye sahip olduğunu ve özellikle askerî açıdan etkili olan Zaviye’de destekçileri bulunduğunu vurguladı. Şehir şu anda Dibeybe hükümetinin devamı ya da sona erdirilmesi konusunda bölünmüş durumda. Firkaş, Nemruş’un varlığının, yetkilendirilirse Dibeybe’yi güçlendirebileceğini ancak bunun Başkanlık Konseyi ve Savunma Bakanlığı’nın Libya’nın tamamını temsil edecek bir ordunun birleştirilmesi stratejisine bağlı olduğunu, bunun da Doğu Libya’da Libya Ulusal Ordusu (LUO) Genel Komutanlığı yapısıyla müzakereleri gerektirdiğini ifade etti. Firkaş, Nemruş’un bu konuya yaklaşımının kritik olduğuna dikkat çekti.

Siyasi bölünmeyle birlikte Libya’daki askeri kurum da parçalanmış durumda. Bu nedenle ülkede doğu ve güney bölgeleri için ayrı birer Genelkurmay Başkanı bulunuyor. Uçak kazası ve el-Haddad ile beraberindekilerin geri dönmediği son Ankara ziyareti bağlamında, Devlet Yüksek Konseyi (DYK) Savunma ve Ulusal Güvenlik Komitesi Üyesi Adil Abdulkafi, ziyaretin amacını şöyle açıkladı: “Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin (TBMM) ortak mutabakat muhtırasının uzatılmasını onaylamasının ardından, askeri kanadı temsil eden kişinin Türkiye’ye giderek askeri boyuta ilişkin maddeleri imzalaması ve eğitim ile teknik askeri tedarik konularını sonuçlandırması gerekiyordu.”

2019’dan bu yana Türkiye’nin Batı Libya ile ilişkisi güçlenmiş, bu süreç Hafter’in Trablus’a girmeye çalıştığı savaşla çakışmıştı. Türkiye, bu girişimi engelleyerek savaşın sona ermesine yardımcı olmuş ve Libya tarafıyla imzalanan ortak mutabakat zaptı sayesinde askeri iş birliğinin yanı sıra zengin deniz sınırları ile gaz haklarını da belirlemişti.

Abdulkafi, DPA’ya yaptığı açıklamada, Türkiye’nin rolünün ‘bölgede dengeyi sağladığını ve Rus etkisine karşı ABD’nin onayıyla gerçekleştiğini’ belirtti. Uçak kazasına ilişkin olası şüpheler ve bunun Libya-Türkiye ilişkilerinin geleceği ile bağlantısı hakkındaki tartışmalar üzerine Abdulkafi, “Hiç kimse iki ülke arasındaki ilişkiye ve ortak mutabakat zaptına müdahale edemez” dedi.

 Türk güvenlik güçleri, Libya Genelkurmay Başkanı Orgeneral Muhammed el-Haddad ve heyetini taşıyan uçağın düştüğü bölgeyi kordon altına aldı. (AFP)Türk güvenlik güçleri, Libya Genelkurmay Başkanı Orgeneral Muhammed el-Haddad ve heyetini taşıyan uçağın düştüğü bölgeyi kordon altına aldı. (AFP)

Abdulkafi sözlerini şöyle sürdürdü: “Türkiye, Akdeniz ve Afrika’da nüfuz alanını genişleterek kendi çıkarlarını sağladı. Ayrıca son dönemde Doğu Libya kanadıyla iletişim kurmayı da başardı. Ancak Batı Libya’da, bölgesel müdahaleler hâlâ etkili olduğu için hiç kimse mutabakat zaptını sonlandıramaz; bu durum Rus müdahalesi ve Yunanistan’ın Libya’nın Akdeniz’deki payına yönelik tehditleriyle birlikte ekonomik zorluklarla da destekleniyor.”

Komplo teorisi

Firkaş, düşen uçakla ilgili ‘komplo teorisini’ dikkate almadığını belirtti. Uçağın kara kutusu incelenene kadar kazanın perde arkasının ortaya çıkmayacağını ve bunun zaman alabileceğini, özellikle de Türkiye’nin bu incelemeyi tarafsız bir ülkeye devretme kararı nedeniyle sürecin uzayabileceğini vurguladı. Firkaş, “Herhangi bir komplo varsa, bu komplo Türkiye-Libya ilişkilerini bozmak isteyenlere, özellikle Türk kuvvetlerinin Libya'daki varlığının iki yıl daha uzatılmasına veya her iki ülkenin çıkarlarını güvence altına alan denizcilik anlaşmasına karşı olanlara yönelik olacaktır” dedi.

Komplo olasılığının düşük olduğunu ifade eden Firkaş sözlerine şöyle devam etti: “Komplo teorisi doğruysa, ki şu anda bu pek olası görünmüyor, Türkiye'ye düşman olan komşu ülkeler bu olaydan çıkar sağlamış olabilir. Ancak ben bu olayın, 38 yıllık bir uçaktaki elektrik arızasının trajik bir sonla sonuçlanmasından başka bir şey olmadığına inanıyorum. Ancak tabi ki soruşturmanın sonuçlarını bekleyeceğiz.”

 Libya Genelkurmay Başkanı Orgeneral Muhammed el-Haddad'ın uçak kazasında hayatını kaybetmeden bir gün önce, Ankara'ya yaptığı ziyaret sırasında çekilmiş fotoğrafı (EPA)Libya Genelkurmay Başkanı Orgeneral Muhammed el-Haddad'ın uçak kazasında hayatını kaybetmeden bir gün önce, Ankara'ya yaptığı ziyaret sırasında çekilmiş fotoğrafı (EPA)

Mevcut durumda, ordunun genel birliğinin sağlanması meselesi bir kenara bırakıldığında, atanan Genelkurmay Başkanı, selefi gibi, Batı Libya’daki silahlı grupların durumunu düzeltme ve çoğunu krizleri derinleştiren, kayıpları artıran milis yapısından uzaklaştırma gibi ciddi reform zorluklarıyla karşı karşıya bulunuyor. Ayrıca, kalıcı bir Genelkurmay Başkanı seçimi sırasında karşılaşılacak kabilevi ve bölgesel zorluklar da söz konusu. Abdulkafi, bu süreçte tarafsız bir kişinin atanmasının önemine dikkat çekerek, bu kişinin silahlı grupların etkisinden ve bölgesel-kabilevi baskılardan uzak olması gerektiğini vurguladı. Abdulkafi, “Belirli kişilerin tartışıldığı durumlarda esas faktör, kişinin ağırlığı ve askeri-siyasi sahadaki etkisidir” dedi.

Bir diğer karmaşık sahne, Libya ordusunu birleştirmekle görevli 5+5 Ortak Askeri Komitesi’yle ilgili. Komitenin bir üyesi uçak kazasında hayatını kaybetmişti. Abdulkafi, komitenin kuruluşundan bu yana somut bir fark yaratmadığını ve sadece toplantılarla sınırlı kaldığını belirtti. Ayrıca, komitenin yabancı paralı askerleri ve savaşçıları geri çekmediğini, Trablus’taki mayın haritalarını teslim almadığını; doğu ve batı arasındaki hava sahasının açılması ve esir değişimi gibi ilerlemelerin ise yerel ileri gelenler ve siyasi figürlerin çabalarıyla gerçekleştiğini ifade etti.



Meşal: Hamas silahlarını bırakmayacak ve Gazze’de yabancı yönetimi kabul etmeyecek

Hamas liderlerinden Halid Meşal (Arşiv – Reuters)
Hamas liderlerinden Halid Meşal (Arşiv – Reuters)
TT

Meşal: Hamas silahlarını bırakmayacak ve Gazze’de yabancı yönetimi kabul etmeyecek

Hamas liderlerinden Halid Meşal (Arşiv – Reuters)
Hamas liderlerinden Halid Meşal (Arşiv – Reuters)

Hamas liderlerinden Halid Meşal bugün yaptığı açıklamada, Hamas’ın silahlarını bırakmayacağını ve Gazze Şeridi’nde ‘yabancı bir yönetimi’ kabul etmeyeceğini söyledi. Açıklama, ateşkes anlaşmasının, Hamas’ın silahsızlandırılmasını ve Gazze Şeridi’nin yönetimi için uluslararası bir komite kurulmasını öngören ikinci aşamasının başlamasının ardından geldi.

Hamas’ın yurt dışı sorumlusu ve eski Siyasi Büro Başkanı Meşal, 17. El Cezire Forumu’nda yaptığı konuşmada, “Direnişi, direnişin silahını ve direnişi gerçekleştirenleri suç saymak kabul edilemez” dedi.

Şarku’l Avsat’ın AFP’den aktardığına göre Meşal, “İşgal olduğu sürece direniş vardır. Direniş, işgal altındaki halkların bir hakkıdır; uluslararası hukukun, semavi dinlerin ve milletlerin hafızasının bir parçasıdır ve onunla gurur duyulur” ifadelerini kullandı.

İsrail ile Hamas arasında varılan ateşkes anlaşması, yıkıcı bir savaşın ardından, 10 Ekim’de yürürlüğe girdi. Anlaşma, Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi tarafından da desteklenen bir ABD planına dayanıyor.

Anlaşmanın ilk aşaması, 7 Ekim 2023’ten bu yana Gazze Şeridi’nde tutulan rehineler ile İsrail hapishanelerindeki Filistinli mahkûmların takasını, çatışmaların durdurulmasını, İsrail’in Filistin topraklarındaki yerleşim alanlarından çekilmesini ve Gazze Şeridi’ne insani yardımların girişini öngörüyordu.

İkinci aşama ise 26 Ocak’ta Gazze Şeridi’nde son İsrailli rehinenin cansız bedeninin bulunmasının ardından başladı. Bu aşama, Hamas’ın silahsızlandırılmasını, Gazze Şeridi’nin yaklaşık yarısını kontrol eden İsrail ordusunun kademeli olarak çekilmesini ve Gazze’nin güvenliğinin sağlanmasına ve Filistinli polis birimlerinin eğitilmesine yardımcı olmayı amaçlayan uluslararası bir istikrar gücünün konuşlandırılmasını içeriyor.

Plan kapsamında, Gazze Şeridi’nin yönetimini denetlemek üzere ABD Başkanı Donald Trump’ın başkanlığında, çeşitli ülkelerden isimlerin yer aldığı Barış Konseyi oluşturuldu. Ayrıca, Gazze Şeridi’nin günlük işlerini yürütmek üzere Filistinli teknokratlardan oluşan bir komitenin kurulması öngörüldü.

Meşal, Barış Konseyi’ne Gazze Şeridi’nin yeniden inşasını ve yaklaşık 2 milyon 200 bin nüfuslu bölgeye insani yardımların akışını mümkün kılacak ‘dengeli bir yaklaşım’ benimseme çağrısında bulundu. Meşal, aynı zamanda Hamas’ın Filistin topraklarında herhangi bir yabancı yönetimi kabul etmeyeceğini yineledi.

Meşal sözlerini şöyle sürdürdü: “Ulusal sabitelerimize bağlıyız; vesayet mantığını, dış müdahaleyi ve manda yönetimini kabul etmiyoruz… Filistinlileri Filistinliler yönetir. Gazze, Gazze halkınındır; Filistin, Filistinlilerindir. Yabancı bir yönetimi kabul etmeyeceğiz.”

Meşal’e göre bu sorumluluk yalnızca Hamas’a değil, ‘tüm canlı unsurlarıyla Filistin halkının liderliğine’ aittir.

İsrail ve ABD, Hamas’ın silahsızlandırılması ve Gazze Şeridi’nin askerden arındırılmış bir bölge haline getirilmesi talebini sürdürüyor. Hamas ise silahlarını gelecekte kurulabilecek bir Filistin yönetimine devretme ihtimalinden söz ediyor.

İsrailli yetkililer, Hamas’ın Gazze Şeridi’nde yaklaşık 20 bin savaşçıya sahip olduğunu ve hareketin elinde yaklaşık 60 bin kalaşnikof tüfek bulunduğunu öne sürüyor.

Ateşkes anlaşmasında öngörülen uluslararası gücü hangi ülkelerin oluşturacağı ise henüz netlik kazanmış değil.


Libya’da Yüksek Yargı Konseyi, Anayasa Mahkemesi kararlarına karşı muhalefetini artırıyor

BM destekli Libya Yapısal Diyalogunun yönetişim ayağının sonuçlandırıldığı toplantıdan bir kare (UNSMIL)
BM destekli Libya Yapısal Diyalogunun yönetişim ayağının sonuçlandırıldığı toplantıdan bir kare (UNSMIL)
TT

Libya’da Yüksek Yargı Konseyi, Anayasa Mahkemesi kararlarına karşı muhalefetini artırıyor

BM destekli Libya Yapısal Diyalogunun yönetişim ayağının sonuçlandırıldığı toplantıdan bir kare (UNSMIL)
BM destekli Libya Yapısal Diyalogunun yönetişim ayağının sonuçlandırıldığı toplantıdan bir kare (UNSMIL)

Libya Yüksek Yargı Konseyi, Trablus'taki Yüksek Mahkeme Anayasa Dairesi'nin kararlarına karşı tavrını katılaştırarak, ‘yargıyı siyasallaştırma girişimlerine’ karşı sert bir uyarıda bulundu. Konsey, ‘bu hassas aşamada yargıya müdahale etme’ konusunda sert bir uyarıda bulundu. Ülke, yargıya da neredeyse ulaşan kronik siyasi ve askeri bölünmelerden mustarip durumda.

Yüksek Yargı Konseyi’nin bu tutumu, Anayasa Mahkemesi'nin Temsilciler Meclisi tarafından çıkarılan ve Yargı Sistemi Kanunu'nda değişiklikler içeren iki kanunu geçersiz kılma kararının ardından daha da belirginleşti. Bu durum, mevcut Yargı Yüksek Konseyi’nin kurulduğu anayasal dayanağın ortadan kalktığı ve bu kanundan kaynaklanan statüsünü kaybettiği anlamına geliyor. Dolayısıyla, önceki hükümlere uygun olarak yeniden oluşturulması gerekiyor.

Yüksek Yargı Konseyi tarafından cuma akşamı yapılan açıklamada ‘anayasal çevreden’ doğrudan bahsedilmeden yargı alanında yaşananlara, özellikle de bazılarının, kurumu zararlı bir kurum ile değiştirmek için anayasal olarak ilgili olduğunu düşündükleri araçları kullanarak yargının birliğini ve bağımsızlığını zayıflatma girişimlerine ilişkin duyulan üzüntü ifade edildi.

Konsey, bu kişilerin amacının, diğer tüm yetkileri elinden almak suretiyle, yalnızca siyasi ve dar bir kişisel çıkar olarak nitelendirilebilecek hedefleri gerçekleştirmek olduğunu değerlendirdi.

Yargının birliğini korumak, sorumlu davranmak ve ülkenin yararına hizmet etmek için, sonuçsuz kalacak bir fiili durum dayatmaya çalışanların devam eden uzlaşmaz tavırları karşısında bir süre en yüksek disiplin seviyesini uyguladığını da ekleyen Konsey, ülkenin tarihinde hassas ve tehlikeli bir dönemde, birliğin her zamankinden daha fazla ihtiyaç duyulduğu bir zamanda yargıya müdahale etme girişimlerine işaret etti.

fdbfb
Libya Temsilciler Meclisi'nin önceki bir oturumundan bir kare (Libya Temsilciler Meclisi)

Bu gerginlik, Temsilciler Meclisi ile (yargı otoritesini oluşturan üç sütundan biri olan) Devlet Konseyi arasındaki hukuki ve siyasi çatışmanın bir parçası olarak görülüyor. Bu çatışma, siyaset koridorlarından yargının kalbine taşınırken Temsilciler Meclisi, bazı yasal değişikliklerle Yüksek Yargı Konseyi'ni yeniden yapılandırarak yargı üzerinde daha fazla etki sahibi olmaya çalışıyor. Devlet Konseyi bu hamleyi yargının ‘siyasileştirilmesi’ olarak değerlendirdi.

Bu turda, Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri'nin Libya Özel Temsilcisi ve Libya'daki BM Destek Misyonu (UNSMIL) Başkanı Hanna Serwaa Tetteh, bu diyaloğun yeni bir hükümet seçmek için bir organ olmaktan ziyade, Libyalıların kendi ülkelerinin geleceği için kendileri tarafından formüle edilen pratik çözümler geliştirmek amacıyla yürütülen bir ‘Libyalılar arası’ süreç olduğunu teyit etti.

Seçim çerçevesine ilişkin görüşmeler de “6+6” komitesinin kuralları ve danışma komitesinin tavsiyeleri temelinde, mevcut farklılıkların altında yatan garantileri ve siyasi endişeleri anlamaya odaklanarak yürütüldü.

Katılımcı üyeler ise, görüşmelerin genel ilkelerden usul ayrıntılarına doğru ilerlediğini belirttiler. Komisyon Yönetim Kurulu'ndaki boş koltuk krizinin çözülmesinin, gelecekteki seçimlere olan güveni güçlendirmek ve seçimlerin itiraz edilmesini veya kesintiye uğramasını önlemek için temel bir unsur olduğunu vurguladılar.

ert6y
Önceki belediye seçim kampanyasından (Komisyon Yönetim Kurulu)

Turun sonunda üyeler, Berlin Süreci Siyasi Çalışma Grubu'nun büyükelçilerine ve temsilcilerine ana önerilerini sundular. Büyükelçiler ve temsilciler, sürecin mart ayında yeniden başlaması ve uzun vadeli istikrarı sağlayacak ulusal bir vizyon etrafında uzlaşma sağlanmaya devam edilmesi koşuluyla, UNSMIL tarafından kolaylaştırılan yol haritasına destek verdiklerini teyit ettiler.

Yapılandırılmış diyalogun yeni hükümetin seçimi konusunda kararlar alan bir organ olmadığını yineleyen USNMIL, devlet kurumlarını güçlendirmek amacıyla, seçimlere elverişli bir ortam yaratmak ve yönetişim, ekonomi ve güvenlik alanlarındaki en acil sorunları ele almak için pratik önerileri incelemekle ilgilendiğini belirtti. UNSMIL, bunun uzun vadeli çatışmanın nedenlerini ele almak için politika ve yasama önerilerini inceleyerek ve geliştirerek başarılacağının altını çizdi. Ayrıca, yapılandırılmış diyalogun istikrarın önünü açacak ulusal bir vizyon üzerinde uzlaşma sağlamayı amaçlayacağına da dikkati çekti.

Bu gelişme, cumartesi günü Tacura, Sayad ve el-Hashan belediyelerinde ve Tobruk'taki bir oy verme merkezinde, düzenli ve sakin bir atmosferde belediye meclisi seçimleri için oy kullanma işleminin başlamasıyla eş zamanlı gerçekleşti. Komisyon Yönetim Kurulu’nun ana operasyon odası, oy verme sürecinin disiplinli ve organize bir ortamda, önemli bir engel olmadan plana göre ilerlediğini belirtti.

Komisyon, 93 sandık merkezinden oluşan 43 merkezin tamamının açık olduğunu doğruladı. Bu tur, şeffaflığı artırmak ve her türlü sahtekarlık girişimini önlemek amacıyla Tacura belediyesinde elektronik doğrulama teknolojisi (parmak izi) kullanıldı.

u78ı9o
Huri, cumartesi günü belediye seçimlerinde bir oy verme merkezini ziyaret ederken (UNSMIL)

Öte yandan UNSMIL, sorumlu yerel yönetimin kurulmasına katkıda bulunmak için tüm kayıtlı seçmenleri oy kullanmaya çağırırken, misyonun başkan yardımcısı Stephanie Huri, Tacura'daki oy verme merkezlerini ziyaret ederek oy verme sürecini ve elektronik seçmen doğrulama sisteminin kullanımını yerinde gözlemledi.

Bu seçimler, oy vermeyi geciktiren bazı teknik ve hukuki engellerin aşılmasının ardından, Komisyonun ülke çapında belediye meclislerini seçme planını çerçevesinde gerçekleşirken söz konusu plan, son iki yılda uygulanan ve nihai sonuçların kabul edilmesi ve seçilmiş meclislerin oluşturulmasıyla sonuçlanan önceki aşamaların başarısının bir uzantısı olarak değerlendiriliyor.


Kasım, Hizbullah üzerindeki kontrolünü sıkılaştırıyor

Lübnan Başbakanı Nevaf Selam, ülkenin güneyine gerçekleştirdiği tarihi ziyareti sırasında Ayta eş-Şaab beldesinde konuşma yaparken (Şarku’l Avsat)
Lübnan Başbakanı Nevaf Selam, ülkenin güneyine gerçekleştirdiği tarihi ziyareti sırasında Ayta eş-Şaab beldesinde konuşma yaparken (Şarku’l Avsat)
TT

Kasım, Hizbullah üzerindeki kontrolünü sıkılaştırıyor

Lübnan Başbakanı Nevaf Selam, ülkenin güneyine gerçekleştirdiği tarihi ziyareti sırasında Ayta eş-Şaab beldesinde konuşma yaparken (Şarku’l Avsat)
Lübnan Başbakanı Nevaf Selam, ülkenin güneyine gerçekleştirdiği tarihi ziyareti sırasında Ayta eş-Şaab beldesinde konuşma yaparken (Şarku’l Avsat)

Hizbullah Genel Sekreteri Naim Kasım, örgütün idari kurumları üzerindeki kontrolünü sıkılaştırmaya çalışıyor. Bu yüzden söz konusu kurumlara, eski Genel Sekreter Hasan Nasrallah'ın liderliği döneminde marjinalleştirilen yakın arkadaşları ve din adamı olmayan politikacıları getirdi.

Şarku’l Avsat’a konuşan kaynaklara göre yapılan en önemli değişiklikler arasında, eski bakan ve milletvekili Muhammed Fneyş’in Hizbullah’ın ‘hükümeti’ olarak kabul edilen yürütme organının başına geçmesi, milletvekili ve parlamento grubu başkanı Muhammed Raad'ın ise genel sekreter yardımcılığına atanmasının bekleniyor.

Kaynaklar, Kasım'ın, daha önce partinin yürütme organının sorumluluğunda olan ayrıntılara girmeden liderliği elinde tutan genel sekreterlik ile örgütün tüm kurumlarını birbirine bağlayarak Hizbullah’ı kontrol etmeye çalıştığına işaret etti.

Öte yandan, Başbakan Nevaf Selam, çok sayıda kişinin İsrail'in tekrarlanan saldırılarının ardından halen yeniden inşa edilmesini beklediği güney bölgesine tarihi bir ziyaret başlattı. Başbakan Selam'ın, Hizbullah tarafından kendisine karşı başlatılan ihanet kampanyasına rağmen tüm köylerde sıcak bir şekilde karşılanması dikkati çekti.