ABD’nin arka bahçesi yeniden şekilleniyor: Venezuela bir test sahası mı?

Washington, Maduro'nun halefi olarak Machado'yu eleyerek sol görüşlü yardımcısı Rodriguez'i tercih etti

ABD Başkanı Donald Trump, Venezuela'ya düzenlenen ve Başkan Nicolas Maduro ile eşi Florida'nın tutuklanmasına yol açan saldırının ardından, Savunma Bakanı, Dışişleri Bakanı ve Genelkurmay Başkanı'nın da katıldığı bir basın toplantısı düzenledi, 3 Ocak 2026 (Reuters)
ABD Başkanı Donald Trump, Venezuela'ya düzenlenen ve Başkan Nicolas Maduro ile eşi Florida'nın tutuklanmasına yol açan saldırının ardından, Savunma Bakanı, Dışişleri Bakanı ve Genelkurmay Başkanı'nın da katıldığı bir basın toplantısı düzenledi, 3 Ocak 2026 (Reuters)
TT

ABD’nin arka bahçesi yeniden şekilleniyor: Venezuela bir test sahası mı?

ABD Başkanı Donald Trump, Venezuela'ya düzenlenen ve Başkan Nicolas Maduro ile eşi Florida'nın tutuklanmasına yol açan saldırının ardından, Savunma Bakanı, Dışişleri Bakanı ve Genelkurmay Başkanı'nın da katıldığı bir basın toplantısı düzenledi, 3 Ocak 2026 (Reuters)
ABD Başkanı Donald Trump, Venezuela'ya düzenlenen ve Başkan Nicolas Maduro ile eşi Florida'nın tutuklanmasına yol açan saldırının ardından, Savunma Bakanı, Dışişleri Bakanı ve Genelkurmay Başkanı'nın da katıldığı bir basın toplantısı düzenledi, 3 Ocak 2026 (Reuters)

Tarık Raşid

ABD özel kuvvetleri, nokta atışı ve iş bitirici bir askeri operasyonla, Venezuela’nın üç büyük şehrindeki iletişim merkezlerini etkisiz hale getirerek ‘Venezuela’daki yılanın başı’ Nicolas Maduro’yu bedeninden (ordudan) ayırdı. Karakas, Miranda ve La Guaira şehirlerini hedef alan ani ve peş peşe yapılan saldırıların ardından, özel kuvvetler otuz dakikadan kısa bir sürede Başkanlık Sarayı’nı ve çevresini ablukaya alarak çok kısa bir sürede Başkan Maduro ve eşi Cilia Flores’i kelepçeledi ve onları New York'a götürecek helikoptere bindirdi. Maduro ve eşi, New York'ta mahkeme karşısına çıkarılacak. ABD Adalet Bakanlığı tarafından yayınlanan iddianameye göre Venezuelalı liderler 25 yılı aşkın bir süredir konumlarını kötüye kullanarak ABD'ye uyuşturucu kaçakçılığı yapıyorlar. İddianamede, Maduro ve ortaklarının 1999 yılından bu yana Meksikalı Sinaloa ve Zeta kartelleri, Kolombiyalı uyuşturucu kaçakçıları ve Venezuelalı Tran de Aragua karteli dahil olmak üzere uluslararası uyuşturucu kaçakçılığı kartelleriyle iş birliği yaparak ABD'ye uyuşturucu sevkiyatı yaptıkları iddia ediliyor. Askeri seçkinlerin uyuşturucu kaçakçılarına koruma ve lojistik destek sağlayarak bundan fayda sağladıkları belirtildi. Örneğin, Maduro’nun 2006-2008 yılları arasında dışişleri bakanı olarak görev yaparken, bazı uyuşturucu kaçakçılarına diplomatik pasaport vererek, diplomatik koruma altında özel uçaklarla Meksika'dan Venezuela’ya uyuşturucu gelirlerini nakletmelerine yardımcı olduğu belirtiliyor. ABD’li soruşturmacılar, Maduro ve eşi Flores'in, ülkelerindeki yetkililer tarafından ele geçirilen kokainin kaçakçılığında yıllarca iş birliği yaptıklarını ve uyuşturucu için ödeme yapmayı reddeden veya operasyonlarını baltalamaya çalışanların kaçırılmasını, dövülmesini ve öldürülmesini emrettiklerini söyledi.

Helikopterler Venezuela’da başkanlık sarayına vardıklarında ateş açıldı, ancak zarar görmedi ve özel kuvvetler ile FBI, binaya baskın düzenleyerek Maduro ve eşini teslim olmaya zorladı ve onları tutukladı.

Bu suçlamalar, Trump'ın ilk döneminde Mart 2020'de Maduro ve bir dizi yardımcısı aleyhine yayınlanan başka bir listeye eşlik etti. Maduro bu suçlamaları ısrarla reddederken son aylarda rejimine baskılarını artıran ve hatta Maduro'nun yakalanması için başına koyduğu ödülü yükselten Washington ile diyalog çağrısında bulunuyor. Ayrıca Venezüella çetesi Los Soles'i terörist örgütler listesine ekledi. Uluslararası Ceza Mahkemesi (UCM), Venezuela hükümetinin ‘işkence, cinsel şiddet ve keyfi gözaltı suçları’ işlediği iddialarını soruşturmaya başladı.

Lideri olmayan Venezuela

ABD saldırıları, baskın sırasında başkent Karakas'ın elektriğini kesip La Carlota üssü ve Fuerte Tuna'daki ordu karargahına hızlı ve eşzamanlı saldırılar düzenleyerek ülkeyi lidersiz bıraktı. Başkan Trump daha sonra Truth Social platformunda operasyonun başarılı olduğunu ve Maduro ile eşinin tutuklanarak ülke dışına çıkarıldığını duyurdu. ABD istihbaratı, Maduro'nun eşi Flores'in, uyuşturucu kaçakçılığına karışan seçkin bir grup askeri personel ve yetkiliden oluşan Los Soles kartelinin finansal beyni ve yabancı hesaplarının yöneticisi olduğuna inanıyor.

csdfvg
Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro (ortada), New York'un Lower Manhattan semtindeki DEA merkezinde DEA ajanları eşliğinde, 3 Ocak 2026 (AFP)

Trump, operasyonun Adalet Bakanlığı tarafından yayınlanan ‘uyuşturucu terörizmi’ memorandumu uyarınca kolluk kuvvetleriyle birlikte yürütüldüğünü vurgulayarak, Maduro'nun tutuklanmasına yardımcı olanlara 15 milyon dolar ödül vereceğini önceden duyurmuştu ve böylece savaş ilan etmek için Kongre'den resmi izin alma gerekliliğinden kurtuldu. Aslında Trump, Venezuela'yı işgal etmedi, ancak ABD adaletinden kaçan bir suçluyu tutukladı. Irak'ın kara işgalinden farklı olarak, operasyon ülkenin komuta ve kontrol merkezlerini hedeflemekle sınırlıydı. Bu saldırı, Washington'ın son dört aydır ‘Güney Mızrağı’ adlı bir operasyonla yürüttüğü gerçek bir savaşın doruk noktasıydı. Bu operasyon sırasında Venezula’ya ait çok sayıda kaçakçılık teknesi ve petrol tankeri hedef alınırken ülkeye deniz ve hava ablukası uygulandı. Saldırılardan yaklaşık 24 saat önce Maduro, Venezuela televizyonunda bir programa çıkarak ABD'yi ülkesinin petrol rezervlerini çalmakla suçladı.

ABD Silahlı Kuvvetleri Genelkurmay Başkanı General Dan Keane, ‘Mutlak Kararlılık’ kod adlı operasyonunun gece karanlığında gerçekleştirildiğini, Batı Yarımküre'deki 20 hava üssünden yaklaşık 150 hava aracının Venezuela'ya doğru havalandığını, bazılarının kolluk kuvvetleri personelini de içeren özel ‘kurtarma gücü’ üyelerini taşıdığını söyledi. Uçuş su seviyesinden 100 fit yükseklikte gerçekleşti. Helikopterlerin diğer uçaklardan, insansız hava araçlarından (İHA) ve bombardıman uçaklarından oluşan bir filo tarafından korunduğunu da sözlerine ekleyen General Keane, bu gücün Venezuela'nın hava savunmasını etkisiz hale getirdiğini ve hedeflerine doğru uçan helikopterlerin güvenli geçişini sağlamak için diğer silahları da kullandığını açıkladı. Başkanlık sarayına ulaştıklarında helikopterlere ateş açıldıysa da herhangi bir hasar meydana gelmedi. Özel kuvvetler ile FBI binayı basarak Maduro ve eşini teslim olmaya zorladı ve tutukladı.

ABD’nin Venezuela'nın güney sınırında 55 bin kilometrekareden fazla bir alana yayılan ve 1,2 trilyon varil olarak tahmin edilen dünyanın en büyük ham petrol rezervlerinin bulunduğu Orinoco Kuşağı'na erişimini sağlıyor. Venezuela şu anda Maduro'nun yardımcısı Delcy Rodriguez tarafından ‘dış karışıklık durumu’ adlı bir olağanüstü hal yasası altında yönetiliyor.

Maduro'nun tutuklanması, ülkedeki rejiminin popüler ve siyasi temellerini, özellikle de Maduro'nun en güçlü yardımcılarının elinde bulunan savunma ve içişleri bakanlarının makamlarını etkilemedi.

Trump, operasyonun duyurulmasının ardından düzenlediği basın toplantısında, ABD'nin Venezuela'yı geçici olarak yöneteceğini ve petrol ihracatının sorunsuz bir şekilde yeniden başlamasını sağlayacağını söyledi. Başkan Yardımcısı Rodriguez ile görüşmelerin sürdüğünü belirten Trump, Rodriguez'in ‘Venezuela'yı yeniden büyük yapmak için gerekli gördükleri her şeyi yapmaya’ hazır olduğunu belirtti. Rodriguez, ‘ülkedeki demokrasiyi baltalamak’ suçlamasıyla daha önce ABD'nin yaptırımlarına hedef alınmış isimler arasındaydı.

Öte yandan Trump, Rodriguez'i överken geçtiğimiz yıl Nobel Barış Ödülü'nü kazanan muhalefet lideri Maria Corina Machado'nun ülkeyi yönetmek için yeterince popüler olmadığını iddia ederek Venezuela muhalefetine bir darbe indirdi. Rodriguez'in Dışişleri Bakanı Marco Rubio ile uzun görüşmeler yaptığını ve ‘istedikleri her şeyi yapmaya hazır olduğunu’ ifade ettiğini açıklayan Trump, Machado'yu göz ardı etmesini, Venezuela halkının çıkarlarını önemsemeyen başka birini göreve getiremeyeceğini söyleyerek savundu.

sdfrg
Venezuela Başkan Yardımcısı ve Petrol Bakanı Delcy Rodriguez, Venezuela'nın başkenti Karakas'ta basın mensuplarına açıklamalarda bulunurken, 10 Mart 2025 (Reuters)

Şarku’l Avsat’ın Al Majalla’dan aktardığı analize göre Trump, Rodriguez'in anayasa çerçevesinde başkan olarak yemin ettiğini ima etti, ancak Venezuela medyasında bu konuda herhangi bir haber yayınlanmadı. Ancak Rodriguez, kaçırılan cumhurbaşkanına ihanet etmiş gibi görünmekle, Başkan Trump'a karşı gelme ve onun taleplerine boyun eğmeme riski arasında ince bir çizgi üzerinde yürümek zorunda. Bunu, olanları ‘korkunç bir hukuk ihlali’ olarak nitelendirdiği kamuoyuna yaptığı açıklamada da ortaya koyan Rodriguez, Başkan Maduro ve eşinin geri dönmesini talep etti. Rodriguez’in ABD’nin finans piyasası Wall Street ve petrol endüstrisinde faaliyet gösteren Cumhuriyetçilerle güçlü bağları bulunuyor.

ABD’nin doğrudan müdahalesi nasıl başladı?

Maduro’nun tutuklanması, ülkedeki rejiminin halk ve siyasi temellerini etkilemedi, özellikle de Maduro’nun en güçlü yardımcılarının elinde bulunan savunma ve içişleri bakanlıklarının pozisyonları. Bu yardımcılar, ABD’nin saldırısına karşı çıkarak her şeyin kontrol altında olduğunu garanti ettiler. Her ikisi de ordu ve polise düzeni korumaları çağrısında bulundu. Bu operasyonun, özellikle Trump’ın ülkeyi yönetmek için özel bir ekip kurduğunu duyurması nedeniyle, Venezuela'da en üst düzeyde doğrudan Amerikan müdahalesinin sadece başlangıcı olması bekleniyor. Bu girişim, Trump'ın yakın zamanda açıkladığı ulusal güvenlik stratejisinde benimsediği Monroe Doktrini'nin pratik bir uygulamasıdır. Trump, bu stratejide ABD'nin güvenliği için arka kalkan olarak Batı Yarımküre'ye daha fazla odaklanıyor. Trump ayrıca Kolombiya ve Küba'yı da hedefine aldı ve bu ülkelerin liderlerini, kendi yönetimi ile iş birliği yapmaları halinde sonuçlarına karşı uyardı. Ancak şimdi Venezuela'da olacaklardan ve çeteler ve yasadışı örgütlerin kol gezdiği bir ülkede güvenli ve akıllıca bir iktidar geçişini sağlamada karşılaşacağı zorlukları bertaraf etmekle yükümlü.

Her ne kadar durumun kontrolden çıkmayacağı, rejimin çöküşüne ve ülkenin parçalanmasına ve dağılmasına yol açmayacağı konusunda iyimser olsak da Venezuela üzerindeki etkileri acı verici olacaktır, çünkü vatandaşların kaybedilenler ile gelecek olanlar arasındaki farkı hissetmeleri uzun yıllar alacak.

ABD’nin uluslararası düzeydeki operasyon, İran, Rusya ve Çin'in ABD’nin arka bahçesindeki nüfuzunun genişlemesini engelleyen ve Irak ve Afganistan'da sarsılan imajını pratik bir şekilde Amerikan gücünün etkinliğini ve hakimiyetini gösteren birtakım mesajlar içeriyordu.

Maduro’yu devirmenin diğer hedefini açıklamak için fazla beklemeyen Trump, Amerikan şirketlerinin Venezuela'ya geri döneceğini duyurdu. Ancak bu şirketler, Washington’ın Karakas'a uyguladığı yaptırımları yeniden düzenledikten ve ülkedeki güvenlik durumu istikrara kavuştuktan sonra bunu yapabilecekler. Bu yaptırımlar arasında, Venezuela'nın ABD'nin uluslararası finansal transfer sistemi SWIFT'i kullanmasının engellenmesi de bulunuyor. ABD, Venezuela'nın petrol kaynaklarını kontrol altına alırsa, ihracat ve gelir yönetimini nasıl ele alacağı ve bunların sadece seçilmiş hükümetin erişebileceği kapalı bir hesaba aktarılmasının mümkün olup olmayacağı henüz belli değil.

frg
Halk ABD'nin Venezuela'ya baskın düzenleyerek Devlet Başkanı Nicolas Maduro ve eşi Cilia Flores'i tutuklamasının ardından Şili'nin Santiago kentinde kutlama yaparken Venezuela muhalefet lideri Maria Corina Machado'nun fotoğrafını tutan bir kişi, 3 Ocak 2026 (Reuters)

Ancak, Trump yönetimi tarafından gerçekleştirilen korsanlık ve kaçırma eylemleri, uluslararası çok taraflılık ve uluslararası hukukun tabutuna son çiviyi çakıyor. Küresel sistemin süper güçlerin sömürgeci arzularını frenleyemediğini açıkça kanıtladığı bir dönemde, büyük güçlerin izinden gitmeyi reddeden devletlerin ve liderlerinin egemenliğine yönelik bu tecavüz, güçlülerin zayıflara karşı kullanabileceği tanıdık bir model ve yaklaşım haline geliyor.

Her ne kadar Irak ve Afganistan'da olduğu gibi durumun kontrolden çıkmayacağı, rejimin çöküşüne ve ülkenin parçalanmasına ve dağılmasına yol açmayacağı konusunda iyimser olsak da Venezuela üzerindeki etkileri acı verici olacaktır, çünkü vatandaşların kaybedilenler ile gelecek olanlar arasındaki farkı hissetmeleri uzun yıllar alacak.

Venezuela, ABD'nin bölgedeki stratejik üstünlüğünün bir test sahası haline gelecek ve ABD için gerçek stratejik avantajlar sağlayacaksa, bu durum özellikle Çin ve Rusya'yı müttefiklerine yönelik stratejilerini yeniden ayarlayarak önlemler almaya itecek.

Trump yönetimi, bu darbenin Maduro'nun sadık destekçileri arasında yaratacağı paniğe oynuyor gibi görünüyor. Bu destekçiler, yargılanma veya yaptırımlarla karşı karşıya kalacak ve siyasi korumalarını kaybedecekler. Ardından, seçilmiş bir hükümete iktidarı devretmek karşılığında güvenli bir çıkış yolu müzakere etmeye, sınırlı af elde etmeye veya başka bir ülkeye sürgüne gönderilmeye çalışacaklar. Ya da Trump yönetimi, ABD'nin belirlediği yol haritasına uygun olarak ülkenin yönetimini devralmak için hükümetin bazı unsurlarıyla gizli müzakereler yürütüyor olabilir. Yahut ülke, herkesin korktuğu o durumla, yani rejimin kalıntıları ve silahlı grupların, ABD'nin emirlerine karşı çıkarak ülkeyi bilinmeyen bir bataklığa sürükleyebilecek uzun süreli bir gerilla savaşına girmesiyle karşı karşıya kalacak.



El Kaide, Afganistan'da yeniden toparlanıyor: Bizi unutmadılar

11 Eylül sonrasında ABD, El Kaide'ye ev sahipliği yapan Afganistan'ı işgal etmişti (AP)
11 Eylül sonrasında ABD, El Kaide'ye ev sahipliği yapan Afganistan'ı işgal etmişti (AP)
TT

El Kaide, Afganistan'da yeniden toparlanıyor: Bizi unutmadılar

11 Eylül sonrasında ABD, El Kaide'ye ev sahipliği yapan Afganistan'ı işgal etmişti (AP)
11 Eylül sonrasında ABD, El Kaide'ye ev sahipliği yapan Afganistan'ı işgal etmişti (AP)

El Kaide, 11 Eylül 2001'de düzenlediği saldırıların üzerinden 25 yıl geçtikten sonra yeniden güçlenmeye çalışıyor. 

Washington Post'un ABD'nin de aralarında bulunduğu Batı ülkelerinin istihbarat yetkililerine dayandırdığı habere göre, örgüt yeniden Taliban'ın kontrolüne geçen Afganistan'da bir kez daha eğitim kampı ağı oluşturdu. 

2021'de ABD askerlerinin çekilmesinin ardından oluşan güvenlik boşluğundan yararlanan örgüt ve kollarının, son üç yıl içinde en az 8 eğitim merkezi kurduğu bildiriliyor.

Yeni kamplarda silah, patlayıcı ve gerilla taktiklerinin yanı sıra şifreleme, yapay zeka ve insansız hava araçları gibi yeni teknolojilere yönelik eğitimler verildiği belirtiliyor. 

IŞİD'e bağlı İslam Devleti Horasan Vilayeti'nin (IŞİD-H) de etkili olduğu Afganistan'daki 34 vilayetten en az 14'ünde terör örgütlerinin yapılandığı vurgulanıyor. 

Bir Birleşmiş Milletler raporuna göre Taliban bu örgütlere yeniden elverişli bir ortam sağlıyor. Böylece El Kaide de "Afganistan genelinde güvenli evler ve eğitim kamplarıyla" yeniden güçlenmeyi başardı.

Ancak mevcut tablo, 11 Eylül öncesiyle birebir aynı değil. 

Amerikan gazetesine konuşan yetkililere göre örgütler, ABD ve müttefiklerine kapsamlı saldırılar planlamaktansa bölgesel çatışmalara odaklanıyor. 

El Kaide'nin dünyanın dikkatini çekmemek için yabancı savaşçıların bölgeye gelmesini teşvik etmekten kaçındığı aktarılıyor.

Ayrıca ABD'nin 2 Mayıs 2011'de Pakistan'da düzenlenen operasyonla öldürdüğünü açıkladığı El Kaide lideri Usame bin Ladin gibi bir figürün henüz ortaya çıkmadığı belirtiliyor.

Çekirdek kadrosu yüz militanı geçmediği tahmin edilen El Kaide'nin, daha büyük örgütlere destek sağlayan bir yapı olarak faaliyet gösterdiği öne sürülüyor.

Bu gruplardan biri, Pakistan Talibanı olarak da bilinen Tehrik-i Taliban Pakistan. Afganistan'da binlerce savaşçısı bulunan örgüte El Kaide'nin intihar bombacılığının da aralarında bulunduğu konularda eğitim verdiği iddia ediliyor.

Georgetown Üniversitesi'nde çalışan terörle mücadele uzmanı Bruce Hoffman, El Kaide için şu yorumu yapıyor:

11 Eylül öncesindeki, uzak düşmanı hedef alma stratejisini izlemiyorlar. Ancak yerel ve bölgesel kazanımlar elde ederek yeniden ivme kazanmayı umduklarını düşünüyorum. Bizi unutmadılar.

Independent Türkçe, Washington Post, AP


Kamala Harris'in konutuna giren kadını güvenlik görevlileri durdurdu

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters
TT

Kamala Harris'in konutuna giren kadını güvenlik görevlileri durdurdu

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters

Yerel haberlere göre eski ABD Başkan Yardımcısı Kamala Harris'in Malibu'daki evine, bir kadının davetsiz şekilde mülke girdiği ihbarının ardından polis çağrıldı.

Harris'in sözcüsünün, eski başkan yardımcısının güvenlik ekibinin mülke "yasadışı şekilde giren bir kişiyi eve ulaşmadan durdurduğunu" TMZ'ye doğruladığı bildirildi.

Sözcü, olay sırasında ne Harris'in ne de Emhoff'un evde olduğunu söyledi.

Sözcü, TMZ'ye "Harris ve Emhoff, hızla müdahale eden güvenlik görevlileriyle kolluk personeline minnettar" dedi.

Los Angeles County Şerif Departmanı (LASD), TMZ'ye olayın saat 22.30 sıralarında eski başkan yardımcısının evinde meydana geldiğini söyledi. LA Times da bu bilgiyi doğruladı.

Mülke izinsiz giren kadın, buradan kendi isteğiyle ayrılmayı kabul etti. Kolluk kuvvetlerine dayandırılan LA Times ve TMZ haberlerine göre kadın gözaltına alınmadı.

LASD Teğmeni Jason Duron, LA Times'a "Güvenliği sağlamak amacıyla mülk çevresindeki devriyeleri artırıyoruz" dedi.

Harris ve Emhoff, Malibu'daki evlerini geçen yıl satın aldı. Evin değerinin 8 milyon doların üzerinde olduğu bildirildi.

Eski başkan yardımcısı ve eşinin evlerine daha önce de davetsiz misafirler gelmişti.

KTLA'nın haberine göre Ocak 2025'te, Harris'in Brentwood'daki eski evinde olası bir hırsızlık ihbarının ardından sokağa çıkma yasağının uygulandığı saatlerde iki kişi gözaltına alınmıştı. Sokağa çıkma yasağı, o sırada kenti kasıp kavuran Palisades ve Eaton yangınları nedeniyle uygulanıyordu.

İki kişi de tutuklanmamış ve suç işlediklerini gösteren bir kanıt bulunamamıştı.

Independent Türkçe


Kedi yuvasından lüks eve: Trump'ın doğup büyüdüğü ev satıldı

Seçilmiş Başkan Donald Trump'ın çocukluk evi (AP)
Seçilmiş Başkan Donald Trump'ın çocukluk evi (AP)
TT

Kedi yuvasından lüks eve: Trump'ın doğup büyüdüğü ev satıldı

Seçilmiş Başkan Donald Trump'ın çocukluk evi (AP)
Seçilmiş Başkan Donald Trump'ın çocukluk evi (AP)

Donald Trump'ın çocukluğunu geçirdiği ev tadilat gördükten sonra yaklaşık 2 milyon dolara satıldı. Tadilattan önce ev küf içinde kalmış bir kedi yuvasıydı.

ABD Başkanı 4 yaşına kadar New York'un Queens bölgesindeki bu Tudor tarzı evde yaşamıştı. Evi, müteahhit babası Fred Trump, 1940'ta varlıklıların yaşadığı Jamaica Estates semtinde inşa ettirmişti.

80 yaşındaki Başkan, şöhretini ve servetini siyasete taşımadan önce gayrimenkul sektöründe zenginleşmiş; Manhattan'da kendi adını taşıyan Trump Tower'ı inşa ettirip onlarca yıl orada yaşamıştı.

Başkanlık döneminde ise kendi konutunda da bir yenileme sürecini yönetiyor. Beyaz Saray'a devasa bir balo salonu ekletiyor ve Oval Ofis'i, kendi mülklerinin ve estetik anlayışının alameti farikası olan altın kaplama dekorasyon öğeleriyle donatıyor.

İsmi açıklanmayan bir alıcının temmuzda sözleşme imzalamasının ardından, 1,93 milyon dolarlık satış bedeli cuma günü emlak sitelerinde görüldü.

Evi satan Tommy Lin, 5 yatak odalı ve üç banyolu mülkü, yıllarca boş ve bakımsız kaldıktan sonra geçen yıl 835 bin dolara satın almıştı.

New York Post'un haberine göre müteahhit Lin; profesyonel donanımlı bir mutfak, balıksırtı desenli ahşap zeminler ve spa konforunda banyolar gibi özelliklerin eklendiği 8 aylık bir iç mekan yenileme çalışması için 500 bin dolar daha harcadı.

Zillow verilerine göre ev, son yıllarda birkaç kez el değiştirdi. Bu satışlardan biri, Trump'ın 2017'de başkan olmasından birkaç ay sonra 2,14 milyon dolara gerçekleşmişti.

Alıcı, Trump Birth Home LLC adlı bir şirketti ve ev kısa süreliğine Airbnb'de kiraya sunulmuştu. Airbnb ilanında evde Trump'ın gerçek boyutlu karton maketleri, Gökdelen İmparatoru Genç Milyarder Trump: İş Bitirme Sanatı (The Art of the Deal) adlı kitabının kopyaları ve Trump'ın yer aldığı çerçeveli bir People kapağı gibi eşyalar da bulunuyordu.

Ev 2019'da 2,9 milyon dolarlık bir fiyatla yeniden satışa çıkarılmış ancak Lin satın alana kadar alıcı bulamamıştı.

Post'un haberine göre bu süre zarfında ev bakımsız hale gelmişti. Patlayan bir boru nedeniyle su hasarı ve küf oluşmuş, Trump'ın ilk yıllarını geçirdiği yerde sokak kedileri mesken tutmuştu.

Independent Türkçe