İsrail önceliklerini değiştiriyor: İran mı, Hizbullah mı öncelikli hedef?

Önce İran'ı veya Hizbullah'ı vurmayı öngören iki olası senaryo

İsrail Genelkurmay Başkanı Eyal Zamir, İsrail ordusunun yeni stratejisinin temel referans noktası olarak ‘sürpriz savaş’ senaryosunun benimsediğini duyurdu (İsrail ordusu X sayfası)
İsrail Genelkurmay Başkanı Eyal Zamir, İsrail ordusunun yeni stratejisinin temel referans noktası olarak ‘sürpriz savaş’ senaryosunun benimsediğini duyurdu (İsrail ordusu X sayfası)
TT

İsrail önceliklerini değiştiriyor: İran mı, Hizbullah mı öncelikli hedef?

İsrail Genelkurmay Başkanı Eyal Zamir, İsrail ordusunun yeni stratejisinin temel referans noktası olarak ‘sürpriz savaş’ senaryosunun benimsediğini duyurdu (İsrail ordusu X sayfası)
İsrail Genelkurmay Başkanı Eyal Zamir, İsrail ordusunun yeni stratejisinin temel referans noktası olarak ‘sürpriz savaş’ senaryosunun benimsediğini duyurdu (İsrail ordusu X sayfası)

Emel Şehade

Lübnan ve İran cephelerinde yaşanan hızlı gelişmeler, İsrail güvenlik kurumlarını acil danışma toplantıları düzenlemeye itti. Bu toplantılarda, çeşitli cepheler arasındaki önceliklerin yeniden düzenlenmesine karar verildi. Son 24 saatte İsrail'in gündemini Lübnan cephesi meşgul ediyor. Güvenlik onayı alınması ve takvimin belirlenmesi halinde Lübnan'a kaçınılmaz bir saldırı yapılacağı konuşulurken, İran'ın merkezi arena haline geleceği yönündeki tahminler artıyor.

Mesajlaşmalar

Bu toplantılar, İsrail'in ABD, Rusya ve Avrupa ülkeleri aracılığıyla Tahran'a gönderdiği, gerginlik istemediğini ve İran'ın iç durumunu saldırı için kullanmayacağını belirten mesajların açıklanmasından 24 saat sonra gerçekleşti. Ancak bir güvenlik yetkilisi, İranlıların mesajlara yanıt vererek İsrail'e inanmadıklarını ve Tel Aviv'in İran'da yanlış hesap yapma korkusuyla bu mesajları gönderdiğini, İsrail'in durumu istismar ederek Tahran'ın kontrolü kaybettiği sonucuna varacağını ve bu fırsatı saldırı için değerlendireceğini ima ettiklerini söyledikten sonra İsrail'in İran'a yönelik tutumunu değiştirdiğini söyledi.

Bu yanıt, İsrailli karar alıcıları önceliklerini yeniden düzenlemeye itti ve İran artık listenin en başında yer alıyor. Yapılacak olan herhangi bir değişiklik, sahadaki gelişmelere göre belirlenecek.

İki olası senaryo

Şarku’l Avsat’ın Independent Arabia’dan aktardığı analize göre son 24 saatte diğer cepheleri domine eden Lübnan cephesi geri çekildi ve İsrail'de şimdi iki senaryo konuşuluyor. Birinci senaryo, çok sayıda güvenlik ve askeri yetkilinin tercih ettiği senaryo. Bu senaryoda, İsrail ordusu, İran'a saldırmadan önce Hizbullah'ı zayıflatmak için güçlü ve yaygın saldırılar düzenleyecek ve böylece İran'ın, İran'a yapılan saldırıya yanıt olarak kendi inisiyatifiyle veya Tahran'ın emriyle İsrail hedeflerine karşı herhangi bir eylemde bulunma yeteneğini felce uğratacak.

İkinci senaryo ise, istihbarat raporları ve İranlı yetkililerin açıklamaları ve tehditlerine dayanan diğer bilgilere göre İran'ın İsrail'e önleyici bir saldırı düzenlemesinden korkulduğu için önce İran'a saldırılması. Her iki senaryoda da Lübnan hedef alınmaktadır ve İsrail'de saldırının sadece zaman meselesi olduğu konusunda herhangi bir anlaşmazlık yok.

Bu gelişmeler, ‘mekanizma’ komitesinin toplantısı ve Tel Aviv'in, güvenlik ve askeri yetkililer arasında en yüksek sesli olanların Lübnan'a bir saldırının kaçınılmaz olduğunu iddia etmelerine rağmen, komitenin herhangi bir sivil temsilciden arındırılması ve Hizbullah'ı silahsızlandırma ve zayıflatma yollarıyla sınırlı kalması konusunda ısrarcı olmasıyla eş zamanlı yaşandı.

Sınırlı, yerel bir operasyon

İsrail, Lübnan'ın ordusu tarafından güney bölgesini silahsızlandırma hedefine ulaştığına dair herhangi bir açıklamada bulunmasını önceden engelleyip bu tür açıklamaların ve değerlendirmelerin gerçekçi olmadığını savundu. Tel Aviv, Hizbullah'ın aslında silahsızlandırılmadığını ve hatta altyapısını yeniden inşa etmeye başladığını iddia ediyor.

İsrail Hava Kuvvetleri, İran'a olası bir saldırı için hazırlık yaparken ve İsrail'in çok sayıda balistik füzeye maruz kalması ihtimaline karşı hava savunma hazırlığını güçlendirirken, ordu, Lübnan için hazırladığı ve İsrail kabinesine sunduğu çeşitli savaş planları çerçevesinde, uygulama emirlerinin çıkarılmasını bekleyen savunma ve saldırı için askeri birimlerinin hazırlıklarını tamamladığını duyurdu. Planlar, sınırlı askeri baskıdan daha geniş seçeneklere kadar uzanıyor.

Bir İsrailli güvenlik yetkilisi, siyasi ilerleme olmaması durumunda, diplomatik çabaların sonuç vermemesi halinde ordunun daha geniş bir saldırı senaryosuna geçme olasılığına da hazırlandığını doğruladı. Herhangi bir hamlenin zamanlamasını belirleyen merkezi faktörlerden biri, Washington ile koordinasyon düzeyi olacak.

Artık sınırlama yok

İsrail'in Lübnan veya İran ile olası bir savaşa hazırlık kapsamında, Savunma Bakanı Yisrael Katz ve İç Cephe Komutanı Rafi Milo’nun yanı sıra yerel yönetim başkanları ve güvenlik ve acil durum hizmetleri yetkililerinin katılımıyla ‘İç Cephe Liderleri’ başlıklı bir konferans düzenlendi. Konferansa Genelkurmay Başkanı Eyal Zamir de katıldı.

Yeni stratejisinin temel referans noktası olarak “sürpriz savaş” senaryosunu benimsediğini açıklayan Zamir, ordunun tutumunu açıkladı ve sınırlarını tehdit eden her türlü unsuru önleyeceğini, karar verilmesi halinde çok büyük çaplı operasyonlar yürütmeye hazır olduğunu vurgulayarak, sınırlama politikasının devamını kabul etmeyeceklerini belirtti.

Zamir, konferansta yaptığı konuşmada askeri yönetimin Hizbullah'ın zayıflamasını Lübnan hükümetinin onu silahsızlandırmasına ve siyasi bir çözüme doğru ilerlemesine olanak sağlayacak bir koşul olarak gördüğünü söyledi.

Çeşitli cephelerdeki önceliklerin tartışıldığı bir oturumda Zamir, “Çeşitli gelişmelere nasıl hazırlanacağımızı ve nasıl tepki vereceğimizi biliyoruz. Sürprizlere hazırlıklıyız ve savaşa hazır olmak bizim pusulamızdır” dedi.

Lübnan hükümetine karşı medya kampanyası

Öte yandan İsrail ordusu, İsrail'e göre ateşkesin uygulanması ve Hizbullah'ın silahlarının imha edilmesi için gerekli her şeyi yapmayan Lübnan hükümetine karşı ‘farkındalık artırıcı medya kampanyası’ başlatmaya hazırlanıyor.

İsrail’de hazırlanan bir rapora göre medya kampanyası, Lübnan halkına ve uluslararası topluma Lübnan hükümetinin yükümlülüklerini yerine getirmediğini, Hizbullah'ın ise kendini savunma amaçlı değil saldırı amaçlı binlerce roket ve silah sistemine sahip silahlı bir örgüt olarak kaldığını göstermeyi amaçlıyor.

İsrail'de, İsrail ordusunun savaşı yeniden başlatarak Hizbullah'a karşı harekete geçmek istemediği ve Tel Aviv'in bu görevi Lübnan ordusunun üstlenmesini tercih ettiği söyleniyor.

Ancak aynı zamanda İsrail ordusu, son haftalarda Hizbullah'ın gücünü zayıflatmak amacıyla, öncelikle İsrail'in iç cephesine büyük çaplı saldırılar düzenleme yeteneğini ortadan kaldırmak, liderlerini hedef almak ve Lübnan genelindeki silah depolarını ve üslerini vurmak için harekete geçmeye hazırlandığını söylüyor.

Ne farklı yapılabilirdi?

İsrailli eski İstihbarat Şefi Hayman, İran rejimi de dahil olmak üzere Hizbullah nedeniyle Lübnan'ı neredeyse savaşa sürükleyen ciddi gerginliklere yol açan birkaç faktör olduğu değerlendirmesinde bulundu. Hayman, İran ile yaşanan 12 günlük savaşın ardından İran rejiminin biraz toparlandığını ve Hizbullah'a 1 milyar dolarlık devasa bir yardım göndermeye başladığını belirtti.

İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan'ın planına göre tüm bu parayı göndermeye devam etme imkânı yok, ancak İran ekonomisine odaklanmak isterse, bu da onun konumunu zayıflatacak.

İkinci sorun ise uluslararası ortak eylem eksikliğiydi. Hizbullah'ın yenilgisinden sonra, ABD'nin ve Lübnan hükümetinin baskın, mevcut ve müdahil olduğunu, sonra bunun azaldığını gördük ve şimdi Lübnan hükümetine verilen uyarı süresi dolduğuna göre yeni bir diplomasi dalgası görebiliriz.

Hayman, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Litani Nehri'nin kuzeyinde hala olumsuz bir eğilim var, ancak Litani'nin güneyinde mükemmel bir iş çıkarıldı.”

Hayman’a göre Hizbullah’ın seçkin gücü Rıdvan Gücü sınır yakınlarındaki bölgede kara manevraları yapma kapasitesine sahip değil, ancak kuzeyde bazı endişeler söz konusu. Hayman, eğer Lübnan'a karşı harekete geçmek zorunda kalırlarsa kendilerine ‘Savaşta, manevralarda ve ateş açmada neyi farklı yapacağız ve ertesi gün neyi farklı yapacağız?’ sorusunu sormaları gerektiğini belirterek “Bunun anahtarı, Lübnan hükümetinde ve Lübnan ordusunun güçlendirilmesinde yatıyor, çünkü harekete geçmeye ilgisi ve yeteneği olan tek güçler bunlar” yorumunda bulundu.



Mısır'da hükümet değişikliği kapsamında 13 yeni bakan atandı

Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi, yeni hükümetin yeniden yapılandırılmasına ilişkin Başbakan Mustafa Medbuli ile görüşürken (Mısır Cumhurbaşkanlığı)
Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi, yeni hükümetin yeniden yapılandırılmasına ilişkin Başbakan Mustafa Medbuli ile görüşürken (Mısır Cumhurbaşkanlığı)
TT

Mısır'da hükümet değişikliği kapsamında 13 yeni bakan atandı

Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi, yeni hükümetin yeniden yapılandırılmasına ilişkin Başbakan Mustafa Medbuli ile görüşürken (Mısır Cumhurbaşkanlığı)
Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi, yeni hükümetin yeniden yapılandırılmasına ilişkin Başbakan Mustafa Medbuli ile görüşürken (Mısır Cumhurbaşkanlığı)

Mısır Temsilciler Meclisi dün, Başbakan Mustafa Medbuli hükümetinde 13 bakanlıkta değişikliklerin yapılmasını öngören bir kabine değişikliğini onayladı. Egemen makamlardaki isimler görevlerinde kalırken, Enformasyon Bakanlığı yeniden hükümet yapısında kendine yer buldu.

Sekiz yılı aşkın bir süredir görevde olan Medbuli hükümetindeki dördüncü değişiklik, ekonomik kalkınma için bir başbakan yardımcısı ve dört bakan yardımcısının seçilmesini öngörüyordu.

Kabine değişikliği kapsamında Ziya Raşvan enformasyon bakanı olarak atanırken, Dr. Bedir Abdulati dışişleri bakanı, Korgeneral Abdulmecid Sakr savunma bakanı ve Tümgeneral Mahmud Tevfik içişleri bakanı olarak görevlerine devam etti.

Mısır Cumhurbaşkanlığından yapılan açıklamaya göre Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi, kabine değişikliğini onaylamadan önce Medbuli ile ‘mevcut hükümette değişiklik yapılması’ konusunda istişare etti.

Anayasanın 147. maddesinde, “Cumhurbaşkanı, Başbakan ile istişare ettikten ve Temsilciler Meclisi'nin mevcut üyelerinin salt çoğunluğunun, ancak meclis üyelerinin en az üçte birinin onayıyla bakanlar kurulunda değişiklik yapabilir” deniyor.

Yeni bakanların bugün Cumhurbaşkanı huzurunda anayasal yeminlerini etmeleri bekleniyor.


Savaşın yaralarını sarmak için... Gazze'de kızlar boks eğitimi alıyor

Boks antrenörü Usame Eyub (sağda), Gazze Şeridi'nin güneyindeki Han Yunus'un el-Mevasi bölgesinde bir çadırda genç kızları eğitiyor (EPA)
Boks antrenörü Usame Eyub (sağda), Gazze Şeridi'nin güneyindeki Han Yunus'un el-Mevasi bölgesinde bir çadırda genç kızları eğitiyor (EPA)
TT

Savaşın yaralarını sarmak için... Gazze'de kızlar boks eğitimi alıyor

Boks antrenörü Usame Eyub (sağda), Gazze Şeridi'nin güneyindeki Han Yunus'un el-Mevasi bölgesinde bir çadırda genç kızları eğitiyor (EPA)
Boks antrenörü Usame Eyub (sağda), Gazze Şeridi'nin güneyindeki Han Yunus'un el-Mevasi bölgesinde bir çadırda genç kızları eğitiyor (EPA)

Gazze Şeridi’nin güneyindeki yerinden edilmiş sivillerin çadırları arasında, kum zemine kurulan derme çatma bir boks ringinde kız çocukları ısınma hareketleri yapıyor. Ardından antrenörlerinin talimatları eşliğinde güçlü yumruklar savuruyorlar. Antrenörleri, bunun iki yıldır süren şiddetli savaşın ardından yaşadıkları travmayı hafifletmeye yardımcı olduğunu söylüyor.

7 Ekim 2023’te savaşın başlamasından önce Usame Eyub, Gazze kentinde boks kulübü işletiyordu. Ancak İsrail’in, Hamas’ın saldırısının ardından başlattığı operasyonlarda kulübü ve evi yıkıldı. Gazze genelinde olduğu gibi birçok yapı savaşta ağır hasar gördü.

vfdede
Boks antrenörü Usame Eyub, el-Mevasi bölgesindeki bir çadırın içinde genç kızlara antrenman yaptırıyor (EPA)

Kuzeydeki Gazze’den güneydeki Han Yunus’a göç etmek zorunda kalan Eyub, binlerce kişinin zor şartlar altında yaşadığı çadır kamplarında bir şeyler yapmaya karar verdi. Spor antrenörlüğü deneyimini yerinden edilmiş kişilere destek olmak için kullanmaya başlayan Eyub, “Evlerimizi kaybettikten ve kuzeyden Han Yunus’a göç ettikten sonra kamp içinde çalışmaya karar verdik. Öncelikle bunun savaşın yol açtığı travmalar için bir psikolojik rahatlama yöntemi olmasını istedik” dedi.

Arkasındaki ringde sporcular birbirleriyle karşılaşırken, diğerleri kum torbalarında çalışıyor.

Eyub, kızların bombardımanlar, aile üyeleri ve yakınlarını kaybetmeleri ve bombardımanlar nedeniyle derinden etkilendiğini belirterek, “Acı çekiyorlar ve bunu dışa vurmaya ihtiyaç duyuyorlar. Boks, duygularını ve öfkelerini ifade etmelerine yardımcı oluyor” şeklinde konuştu.

vbfbf
Boks antrenörü Usame Eyub (sağda), Gazze Şeridi'nin güneyindeki Han Yunus'ta genç kızlara antrenman yaptırıyor (EPA)

Eyub, yaşları 8 ile 19 arasında değişen 45 kıza haftada üç gün ücretsiz antrenman veriyor.

Girişimin olumlu sonuçlar verdiğini belirten Eyub, “Bu çalışmalar büyük bir rahatlama sağladı. Aileler de kızlarını izlemeye ve desteklemeye geliyor” dedi.

tr4gt
Gazze Şeridi'nin güneyindeki Han Yunus'un el-Mevasi bölgesinde bir kız çocuğu bir çadırın içinde boks eğitimi alıyor (EPA)

14 yaşındaki Gazel Rıdvan ise boksör olarak bir gün şampiyonu olmayı hayal ediyor. Şarku’l Avsat’a “Kişiliğimi güçlendirmek ve enerjimi atmak için boks yapıyorum. Gelecekte şampiyon olmak, dünya takımlarıyla karşılaşmak ve Filistin bayrağını yükseltmek istiyorum” diyerek duygularını dile getirdi.

Yardım çağrısı

Gazze’de su, ilaç, gıda ve inşaat malzemeleri başta olmak üzere temel ihtiyaçlarda ciddi sıkıntı yaşanıyor. Bu nedenle Eyub, ringi bulabildiği sınırlı malzemelerle kurdu. “Ahşap getirip kare bir ring yaptık ancak minderimiz ve güvenlik ekipmanımız yok” diyen Eyub, spor malzemelerinin abluka altındaki Gazze’ye girişine öncelik verilmediğini vurguladı.

fvev
Gazze Şeridi'nin güneyindeki Han Yunus'un el-Mevasi bölgesinde bir kız çocuğu bir çadırın içinde boks eğitimi alıyor (EPA)

Filistin resmi haber ajansı WAFA ocak ayında, Çin’in Gazze’deki Yüksek Gençlik ve Spor Konseyi’ne bağışladığı suni çim sevkiyatının İsrail tarafından girişine izin verilmediğini duyurmuştu.

Eyub, uluslararası topluma çağrıda bulunarak, kadın boksörlere destek verilmesini ve onların yurt dışındaki antrenman kamplarına götürülmesini talep etti. Bunun hem özgüvenlerini artıracağını hem de psikolojik olarak rahatlamalarına katkı sağlayacağını söyledi.

tbtr
Gazze Şeridi'nin güneyindeki Han Yunus'a bağlı el-Mevasi'de genç kızlar bir çadırın içinde boks eğitimi alıyor (EPA)

16 yaşındaki sporcu Rimas ise savaş ve yıkıma rağmen antrenmanlara devam etmekte ısrar ettiğini belirtti. “Biz kadın boksörler olarak sizden yardım bekliyoruz. Bize masa, eldiven ve ayakkabı getirin. Kum üzerinde antrenman yapıyoruz; minderlere ve kum torbalarına ihtiyacımız var” diyerek dünyaya seslendi.


Gazze İstikrar Gücü... Anlaşmadaki boşlukları gidermeye ve ikinci aşamayı uygulamaya yönelik adımlar atılıyor

Gazze Şeridi’nin güneyindeki Han Yunus’ta İsrail ordusu tarafından yıkılan binaların enkazı arasında top oynayan Filistinli bir kız çocuğu (AFP)
Gazze Şeridi’nin güneyindeki Han Yunus’ta İsrail ordusu tarafından yıkılan binaların enkazı arasında top oynayan Filistinli bir kız çocuğu (AFP)
TT

Gazze İstikrar Gücü... Anlaşmadaki boşlukları gidermeye ve ikinci aşamayı uygulamaya yönelik adımlar atılıyor

Gazze Şeridi’nin güneyindeki Han Yunus’ta İsrail ordusu tarafından yıkılan binaların enkazı arasında top oynayan Filistinli bir kız çocuğu (AFP)
Gazze Şeridi’nin güneyindeki Han Yunus’ta İsrail ordusu tarafından yıkılan binaların enkazı arasında top oynayan Filistinli bir kız çocuğu (AFP)

Gazze Şeridi’nde ateşkes anlaşmasının gereklerinin yerine getirilmesi kapsamında istikrar gücünün hızla konuşlandırılması yönündeki çağrılar artarken, Endonezya ordusu bu çerçevede askerlerini eğitmeye başladığını duyurdu.

Şarku’l Avsat’a konuşan uzmanlar, söz konusu adım ve çağrıların, geçtiğimiz ocak ayı ortasında başladığı açıklanan ancak henüz ilerleme kaydedilemeyen ikinci aşamanın hızlandırılması için itici güç oluşturabileceğini belirtti. Uzmanlar, özellikle 19 Şubat’ta yapılması planlanan Barış Konseyi toplantısı ile ABD Başkanı Donald Trump ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu arasında gerçekleşecek görüşme öncesinde Washington’un sürecin tamamlanması için baskı yapmasının beklendiğini ifade etti.

Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah Sisi dün Rusya Dış İstihbarat Servisi Başkanı Sergey Narışkin ile gerçekleştirdiği görüşmede, Gazze Şeridi’nde ateşkesin kalıcı hale getirilmesinin ve anlaşmanın ikinci aşama maddelerinin uygulanmasının önemine vurgu yaptı. Sisi, özellikle insani yardımların ulaştırılması ile erken toparlanma ve yeniden imar sürecinin hızla başlatılmasının uluslararası güvenlik ve istikrar açısından kritik olduğunu belirtti.

Mısır Dışişleri Bakanı Bedr Abdulati de dün Brezilya Dışişleri Bakanı Mauro Vieira ile yaptığı telefon görüşmesinde, ateşkesin denetlenmesi amacıyla uluslararası istikrar gücünün süratle konuşlandırılmasının, insani ve acil yardım akışının devamının ve erken toparlanma ile yeniden imar sürecine geçişin önemine dikkat çekti.

Bu gelişmeler, Endonezya ordusunun, ABD Başkanı Donald Trump’ın daha önce duyurduğu Barış Konseyi misyonu kapsamında Gazze Şeridi’ne asker konuşlandırma için hazırlıklara başladığını açıklamasının ardından geldi.

rtgrtg
Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah Sisi, Rusya Dış İstihbarat Servisi Başkanı Sergey Narışkin ile yaptığı görüşmede Gazze Şeridi’nde ateşkesin pekiştirilmesinin önemini vurguladı. (Mısır Cumhurbaşkanlığı)

Endonezya Genelkurmay Başkanı Orgeneral Maruli Simanjuntak, pazartesi günü yaptığı açıklamada, barışı koruma görevinde görevlendirilebilecek personelin eğitimine başlandığını bildirdi. Yerel basında yer alan açıklamalarında Simanjuntak, henüz kaç askerin gönderileceğinin netleşmediğini, bir birliğin genellikle 5 bin ila 8 bin askerden oluştuğunu belirtti.

Simanjuntak, Gazze Şeridi’ndeki yıkımın boyutu ve sahadaki duruma ilişkin koordinasyonun sürmesini beklediklerini, şu aşamada önceliklerinin personelin hazırlanması olduğunu kaydetti.

Mısırlı strateji uzmanı emekli Tümgeneral Semir Ferec ise Endonezya’nın eğitim sürecini başlatmasının, uluslararası istikrar gücünün yakın zamanda göreve başlaması yönünde ivme oluşturduğunu ve duraksama aşamasındaki ikinci fazı harekete geçirebileceğini söyledi. Ancak Ferec, istikrar gücünün konuşlandırılmasına yönelik düzenlemelerin henüz tamamlanmadığını, bu durumun süreci geciktirdiğini ifade etti. Ferec, İsrail’in Gazze Şeridi’nden çekilmesi ya da Hamas’ın silahsızlandırılması konusundaki belirsizliğin başlıca engel olmaya devam ettiğini dile getirdi.

Filistinli siyasi analist Nizar Nazzal da başta Mısır olmak üzere bazı ülkelerin uluslararası gücün sahada konuşlandırılması için baskı yaptığını, ancak henüz kesin bir karar alınmadığını belirtti. Nazzal, özellikle Endonezya gibi ülkelerin Filistin tarafıyla olası bir gerilimden çekindiğini, yetki ve görev tanımının netleşmemesi nedeniyle temkinli ve tereddütlü bir yaklaşım sergilendiğini ifade etti. Bununla birlikte Nazzal, yaklaşan Barış Konseyi toplantısında ikinci aşamanın fiilen başlatılması yönünde adım atılabileceğini söyledi.

Gazze İstikrar Gücü, geçen ayın ortasında başlatıldığı açıklanan ancak henüz hayata geçirilemeyen ateşkes anlaşmasının ikinci aşamasının temel maddeleri arasında yer alıyor. Söz konusu aşama için ABD Başkanı Donald Trump’ın başkanlığındaki Barış Konseyi ile Gazze Yönetim Komitesi gibi çeşitli yürütme organları oluşturulmuştu.

Ocak ayı ortasında kurulan Barış Konseyi, ilk toplantısını 19 Şubat’ta gerçekleştirecek. Şarku’l Avsat’ın ABD merkezli Axios haber sitesinden aktardığına göre, ABD Başkanı Donald Trump toplantı için birçok ülkeye davet gönderdi. Söz konusu toplantının Gazze anlaşmasının ikinci aşamasını ilerletmesi bekleniyor.

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun ofisinden birkaç gün önce yapılan açıklamada ise Netanyahu’nun çarşamba günü (bugün) Washington’da Trump ile bir araya gelmesinin beklendiği ve görüşmede İran ile yürütülen müzakere dosyasının ele alınacağı bildirildi.

Semir Ferec, Trump’ın gerek Barış Konseyi’nin yaklaşan toplantısında gerekse Netanyahu ile yapacağı görüşmede Gazze’ye ilişkin planının uygulanması için hem İsrail’e hem de Hamas’a baskı yapabileceğini öne sürdü. Ferec, Trump’ın Barış Konseyi girişiminin başarısız ya da tıkanmış görünmesini istemeyeceğini, bu nedenle istikrar gücünün toplantıdan çıkabilecek önemli başlıklardan biri olabileceğini ifade etti.

Nizar Nazzal ise yaklaşan toplantı ya da Trump-Netanyahu görüşmesine temkinli yaklaştığını belirtti. İsrail açısından öncelikli gündemin İran olduğunu söyleyen Nazzal, ABD Başkanı’nın uluslararası güç konusundaki tutumun netleşmesi için baskı yapabileceğini, ancak Netanyahu hükümetinin Türkiye’nin bu güce katılımına karşı çıktığını hatırlattı. Nazzal, Kahire’nin diplomatik temasları ve Endonezya’nın hazırlıkları gibi gelişmeler ışığında sürece ilişkin bir açılım yaşanabileceğini dile getirdi.