Kalın harflerle takvime: 2026'nın merak uyandıran dizileri

Scarpetta'da Kay rolündeki Nicole Kidman (solda) ve ablası Dorothy'yi canlandıran Jamie Lee Curtis (sağda), aynı zamanda dizinin yapımcılığını da üstleniyor (Amazon Prime Video)
Scarpetta'da Kay rolündeki Nicole Kidman (solda) ve ablası Dorothy'yi canlandıran Jamie Lee Curtis (sağda), aynı zamanda dizinin yapımcılığını da üstleniyor (Amazon Prime Video)
TT

Kalın harflerle takvime: 2026'nın merak uyandıran dizileri

Scarpetta'da Kay rolündeki Nicole Kidman (solda) ve ablası Dorothy'yi canlandıran Jamie Lee Curtis (sağda), aynı zamanda dizinin yapımcılığını da üstleniyor (Amazon Prime Video)
Scarpetta'da Kay rolündeki Nicole Kidman (solda) ve ablası Dorothy'yi canlandıran Jamie Lee Curtis (sağda), aynı zamanda dizinin yapımcılığını da üstleniyor (Amazon Prime Video)

Hâlâ 2025'te izlediğimiz gösterişli dizileri konuşuyor olabiliriz ama 2026, daha şimdiden takvime kalın harflerle not düşmelik yepyeni hikayelerle dolu.

Yeni yılın gelişiyle birlikte televizyon ufkuna bir kez daha bakmanın zamanı: Kimi yapımlar bildiğimiz evrenleri bambaşka bir tondan kuruyor, kimileri ise sıfırdan bir dünya yaratıp daha ilk bölümden yakamıza yapışmayı hedefliyor.

Bu listede The Pitt, Industry, The Night Manager, Beef, Euphoria, Shogun, Yellowjackets, Shrinking, Scrubs, Daredevil: Born Again, Outlander, One Piece ve The Boys gibi yeni sezonuyla geri dönen dizileri bilerek kenara koyduk. Zira "yeni sezon" heyecanı başka, "yepyeni bir başlangıç" duygusu ise bambaşka.

A Knight of the Seven Kingdoms, Westeros'un büyük saray oyunları yerine evrene daha insani bir kapı aralıyor. Lanterns ve Spider-Noir, süper kahramanı parıltıdan çekip polisiye ve kara film çizgisine taşıyan daha sert bir deneme gibi duruyor.

Scarpetta ve Imperfect Women, suç hikayelerini yalnızca vakaya değil, karakterlerin içindeki yaraya bağlayarak gerilimi yavaş yavaş büyütmeye hazırlanıyor. Margo's Got Money Troubles ve Rooster ise gündelik hayatın sıkışmışlığını mizahın içinden anlatıp "hafif" görünen meseleleri ağırlaştırmayı iyi biliyor. Half Man ve The Testaments da izleyiciyi rahat bırakmayan duygusal yükleriyle yılın en çok konuşulacak işlerine aday.

Kısacası 2026, bolca konuşulacak, tartışılacak ve her seferinde "Bir bölüm daha" dedirtecek yeni dizilerin yılı. Hazırsanız başlayalım.

A Knight of the Seven Kingdoms

Game of Thrones evreninin yeni dizisi A Knight of the Seven Kingdoms için bekleyiş 18 Ocak'ta sona eriyor. Hikaye, Game of Thrones'dan yaklaşık bir asır önce, Targaryenlerin hâlâ Demir Taht'ta oturduğu ve son ejderhanın hatırasının hâlâ taze olduğu bir Westeros'ta geçiyor. Merkezde ise gezgin şövalye Sör Duncan the Tall ve onun ufak tefek yaveri Egg'in yolculuğu duruyor. Dizi, saray oyunlarından ziyade turnuvalara ve yol hikayelerine yaslanıyor. "Küçük insanların" dünyasından Westeros'a daha insani bir kapı aralıyor.

George R.R. Martin'in Dunk & Egg kısa romanlarından uyarlanan bu hikayenin daha hafif, mizahi ve yer yer umutlu bir tona göz kırpması, House of the Dragon'ın ağır atmosferinin ardından izleyicilere özellikle cazip gelebilir. Dunk'ı Peter Claffey, Egg'iyse Dexter Sol Ansell canlandırıyor. İkilinin arasındaki bağ, anlatının kalbini oluşturuyor. Üstelik Westeros'un tanıdık hanedanlarını erken dönem halleriyle görmek, küçük bir kıvılcımın bile nasıl büyük düşmanlıklara dönüşebileceğini izlemek demek. İlk sezonun 6 bölümle sınırlı olması da hikayenin sündürülmeden tempolu akacağı hissini güçlendiriyor.

thydfr
29 yaşındaki aktör Peter Claffey, oyunculuğa başlamadan önce İrlanda 20 yaş altı ulusal takımına kadar yükselen bir rugby oyuncusuydu (HBO)

HBO'nun prömiyer öncesi diziye ikinci sezon onayını vermiş olması, bu yolculuğun tek seferlik kalmayacağının işareti gibi. Kısacası, ejderha ve dev savaşlar olmadan da Westeros'un büyüsünü hissettirebilen daha küçük ölçekli bir macera arayanlar için A Knight of the Seven Kingdoms, 2026'nın en merak uyandıran dizilerinden biri.

Hangi platformda: HBO Max
Ne zaman geliyor: 18 Ocak

Rooster

HBO'nun martta yayımlamak üzere hazırladığı Rooster, aylardır "Steve Carell'in yeni komedisi" diye fısıldanan bir projeyken nihayet ete kemiğe büründü: Hikaye bir üniversite kampüsünde geçiyor. Dizinin merkezinde Carell'in canlandırdığı orta yaşlı yazar ve yetişkin kızıyla kurmaya çalıştığı inişli çıkışlı, bol düğümlü ilişki var. Bu basit görünen çatışma, hem kuşaklar arası gerilimi hem de aile içi hesaplaşmaları mizahi bir tonda anlatma potansiyeli taşıyor. Üstelik işin mutfağında, Scrubs'dan Ted Lasso'ya uzanan işleriyle modern komedilerin en güvenilir isimlerinden Bill Lawrence var. Yaratıcı ekipte son dönemde Bad Monkey'yle adından söz ettiren Matt Tarses da yer alıyor. 

sd
 Steve Carell (solda), son olarak Netflix'in komedi dizisi Dört Mevsim'de (The Four Seasons) rol aldı (HBO ​​​​​​)

Kadro da iddialı: Danielle Deadwyler, Robby Hoffman, Phil Dunster, Charly Clive ve John C. McGinley gibi isimler projeye şimdiden ayrı bir ağırlık katıyor. 

2025'in son haftalarında paylaşılan resmi özet fazla ipucu vermese de Lawrence'ın karakter odaklı, sıcak ama sivri tonunu Carell'in komediyle dramı harmanlayan oyunuyla buluşturması merakı yükseltiyor. Bir de Carell'in The Office sonrası televizyon işlerinde sık sık "erken vedalar" gördük; Rooster, bu kez onun ekranda daha uzun soluklu bir alan bulacağı hissini veriyor. 

Kısacası Rooster, iddialı büyük cümleleri kurmadan, iyi bir ekip ve doğru bir çıkış noktasıyla "izleyeni kendine bağlayan" komedilerden biri olacak gibi görünüyor.

Hangi platformda: HBO Max
Ne zaman geliyor: Mart

Lanterns

15 yıl önce gişede yüzü gülmeyen Yeşil Fener (Green Lantern) denemesinin ardından DC, mitolojiyi bu kez daha ayakları yere basan bir tonda ekrana taşıyor: Lanterns. Dizi, kozmik gösteriyi geri plana çekip True Detective'i çağrıştıran bir cinayet soruşturmasına yaslanıyor. Soruşturmanın merkezinde ise Kyle Chandler'ın canlandırdığı görmüş geçirmiş Hal Jordan ve Aaron Pierre'in hayat verdiği çaylak John Stewart var. 

8 bölümlük sezonun vaadi, devasa uzay savaşlarından çok karakter gerilimi, sıkı bir polisiye temposu ve ikilinin "Ortaklık mı, sürtüşme mi?" hattında gidip gelen dinamiği. Kelly Macdonald ve Nathan Fillion'ın da kadroda olması, hikayenin kostümlü kahramanlara değil, kasabanın nabzına ve yan karakterlerin çatışmalarına da yatırım yapacağını düşündürüyor. 

cdfrgthyu
Lanterns'de Emmy ödüllü Kyle Chandler'a (sağda) Netflix'in beğenilen aksiyon filmi Rebel Ridge'le çıkış yakalayan Aaron Pierre (solda) eşlik ediyor (HBO) 

İlk iki bölüm Slow Horses ve Black Mirror gibi dizilerle de tanıdığımız James Hawes'un imzasını taşıyor. Hawes'un tecrübesi ve televizyon diline olan hakimiyeti, bu yere basan tonun ayağını kaydırmadan ilerlemesi için güçlü bir işaret. 

Yaz sonuna doğru izleyiciyle buluşması beklenen Lanterns, "süper kahraman ve polisiye" fikrini ciddiye alan yaklaşımı ve tecrübeli yaratıcı kadrosuyla merakı fazlasıyla hak ediyor.

Hangi platformda: HBO Max
Ne zaman geliyor: Yıl ortasında

Spider-Noir

Spider-Noir, siyah-beyaz estetiğiyle bildiğimiz "parlak" Örümcek-Adam dünyasından uzaklaşıp 1930'ların New York'unda, kara film tadında bir suç hikayesine yaslanıyor.

Zor rollerin adamı Nicolas Cage'in canlandırdığı Ben Reilly, yaş almış, şansı pek yaver gitmeyen bir özel dedektif. Ama geçmişte şehrin "tek süper kahramanı" olduğu günlerle yeniden yüzleşmek zorunda kalıyor. Bu yaklaşım süper kahraman klişelerini tersyüz ediyor; karaktere yorgunluk, pişmanlık ve karanlık bir mizah ekleyerek hikayeyi gerçekten çekici kılıyor.

Lamorne Morris, Brendan Gleeson, Jack Huston, Li Jun Li ve Karen Rodriguez gibi isimlerin varlığı da hikayenin yalnızca stile yaslanmayacağını, güçlü oyunculukla taşınacağını düşündürüyor. Fleabag ve Killing Eve'le tanınan Harry Bradbeer'ın ilk iki bölümü yönetmesi, dizinin ritim ve ton konusunda emin ellerde olduğu hissini güçlendiriyor. 

xadfgr
62 yaşındaki Nicolas Cage, Oscarlı animasyon Örümcek-Adam: Örümcek-Evreninde'de (Spider-Man: Into The Spider-Verse) Spider-Noir karakterini seslendirmişti (Amazon Prime Video)

Oren Uziel ve Steve Lightfoot’un ortak dizi sorumlusu olduğu yapımın arkasında ayrıca Örümcek Adam: Örümcek Evreninde (Spider-Man: Into the Spider-Verse) ekibinden Phil Lord, Christopher Miller ve Amy Pascal gibi ağır toplar var. 

Sonuç olarak Spider-Noir, Örümcek-Adam'ı o tanıdık maskenin içinden çıkarıp kara film gerilimiyle yeniden kurduğu için, kuşkusuz yılın beklenen işlerinden biri.

Hangi platformda: Amazon Prime Video
Ne zaman geliyor: Yıl içinde

Scarpetta

Amazon Prime Video'nun 11 Mart'ta yayına alacağı Scarpetta, adli tıp meraklılarının yıllardır beklediği büyük uyarlamalardan biri. Patricia Cornwell'in çok satan Kay Scarpetta romanlarından uyarlanan dizi, iki zaman çizgisinde ilerleyerek karakteri hem 1990'lardaki baş adli tabip günlerinde hem de günümüzde memleketine dönüp yeniden göreve başladığı dönemde takip ediyor.

Nicole Kidman'ın canlandırdığı Scarpetta, yeni bir cinayeti soruştururken eski görevine geri dönüyor. Fakat bu dönüş sadece bir vakayla sınırlı değil, geçmişin hem profesyonel hem de kişisel hesaplarıyla yüzleşmek anlamına geliyor. Hikayenin önemli bir gerilimi de Jamie Lee Curtis'in oynadığı kız kardeş Dorothy Farinelli'yle olan sorunlu ilişki üzerinden kuruluyor. Dizi, kanıt peşinde koşan soğukkanlı uzman çizgisini, aile içi çatışmalar ve yıllanmış kinlerle birleştirerek polisiye tarafını derinleştirmeyi hedefliyor.

xsdcfrgt
Diziye adını veren Scarpetta'yı canlandıran 58 yaşındaki Nicole Kidman, Saatler'deki (The Hours) performansıyla 2003'te Oscar'a uzanmıştı (Amazon Prime Video)

Liz Sarnoff'un dizi sorumlusu olması, olay örgüsünün sadece "Kim kimi öldürdü?" sorusuna değil, karakterlerin karanlık köşelerine de inmeye niyetli olduğunun işareti. Üstelik Bobby Cannavale, Simon Baker ve Ariana DeBose gibi güçlü kadro, bu evrenin yükünü tek bir kahramanın omzundan alıp daha zengin bir tabloya yayabilir. Kısacası Scarpetta, hem yıldızları hem de geçmişin gölgesinde ilerleyen çift zamanlı anlatısıyla yeni yılın en merak uyandıran suç dizilerinden biri.

Hangi platformda: Amazon Prime Video
Ne zaman geliyor: 11 Mart

Imperfect Women

18 Mart'ta Apple TV'de başlayacak Imperfect Women, tek bir suçun, yıllara yayılan bir dostluğu nasıl paramparça ettiğini çekinmeden, sarsıcı bir dille anlatmayı hedefliyor. Elisabeth Moss, Kerry Washington ve Kate Mara'nın canlandırdığı üç eski arkadaş, soruşturma derinleştikçe birbirlerinden sakladıklarıyla ve kendilerine bile itiraf edemedikleriyle yüzleşmek zorunda kalıyor.

Dizi, "Kim yaptı?" sorusunu çıkış noktası olarak alıyor; suçluluk, intikam, sevgi, ihanet ve geri dönüşü olmayan tavizler etrafında dolaşan bir gerilim kuruyor. Araminta Hall'un 2020 tarihli aynı adlı romanından uyarlanan hikaye, en sağlam sandığımız ilişkilerin bile aslında ne kadar kırılgan olabileceğini irdeliyor.

zxscdfrgt
Dizinin yıldızlarından Elisabeth Moss (solda) ve Kerry Washington (ortada), aynı zamanda yürütücü yapımcı olarak da projeye katkı sağlıyor (Apple TV)

Dizi sorumlusu Annie Weisman'ın yorumuyla hikaye, klasik bir polisiye olmaktan çıkıp karakterlerin iç dünyasına giren, gerilimi usul usul büyüten bir anlatıya evrilebilir. Üstelik açılış bölümünü yöneten ve yürütücü yapımcılar arasında yer alan televizyon ustası Lesli Linka Glatter, atmosferi daha ilk bölümden oturtabilecek bir isim. Kısacası Imperfect Women, arkadaşlık fikrini rahat bırakmayan, her bölümde gerçeği biraz daha kanatan yapısıyla yılın en merak uyandıran mini dizilerinden biri.

Hangi platformda: Apple TV
Ne zaman geliyor: 18 Mart

Margo's Got Money Troubles

15 Nisan'da Apple TV'de başlayacak Margo's Got Money Troubles, geçim derdini sakınmadan anlatan, sıcak ama sivri bir aile draması vaat ediyor. Dizinin merkezinde, üniversiteyi bırakmış hevesli yazar adayı Margo var: Kucağında bir bebek, biriken faturalar ve giderek azalan çıkış yollarıyla hayata tutunmaya çalışıyor.

Hikayeyi kıpırdatan unsurlardan biri de Margo'nun ailesi: Annesi eski bir garson, babasıysa bir zamanların meşhur güreşçilerinden ve ikisi de bu girdabın içine yeniden çekiliyor. Rufi Thorpe'un çok satan romanından uyarlanan yapım, trajikomik anları dramatize etmeden kurup, seyirciyi hem güldürmeyi hem de kalbinden yakalamayı hedefliyor. Televizyonun en üretken isimlerinden David E. Kelley'nin dizi sorumlusu olması, ritmini diri tutacağına ve karakter çatışmalarını derinleştireceğine işaret ediyor.

uıo
Margot rolündeki Emmy adayı Elle Fanning, Neon Şeytan (The Neon Demon) ve Başka Bir Yerde'deki (Somewhere) rolleriyle de tanınıyor (Apple TV)

Para kazanmak için çareyi OnlyFans'e yönelmekte bulan Margo rolünde izleyeceğimiz Elle Fanning, "dağınık ama zeki" karakterin iniş çıkışlarını taşıyabilecek belki de en doğru isim. Michelle Pfeiffer, Nick Offerman, Marcia Gay Harden, Nicole Kidman ve Greg Kinnear'dan oluşan güçlü kadro da bu ekonomik sıkışmışlığı tek boyutlu bir dert anlatısı olmaktan çıkarıp daha geniş bir aile panoramasına çevirebilir. Dizi, geçim sıkıntısını büyük laflara boğmadan; hayatın içinden komik ve dokunaklı anlarla masaya koyacağı için 2026'nın en cazibeli, en merak edilen işlerinden biri.

Hangi platformda: Apple TV
Ne zaman geliyor: 15 Nisan

Half Man

Baby Reindeer'ın yarattığı büyük dalganın (yoksa tsunami mi deseydik?) ardından Richard Gadd'ın yeni dizisi Half Man, daha yayımlanmadan büyük bir merak unsuru haline geldi. Şimdilik detaylar sınırlı; bildiğimiz en net unsur, hikayenin "iki kardeşin" çalkantılı ilişkisine odaklandığı.

Gadd'ın canlandırdığı Ruben, uzun bir kopuşun ardından Jamie Bell'in oynadığı Niall'ın düğününe ansızın çıkageliyor. Hikaye de buradan geriye doğru, yaklaşık 40 yıla yayılan bir geçmişe açılıyor. Tanıştıkları ergenlik yıllarından yetişkinlikteki büyük kırılmaya uzanan bu zaman çizgisi, dizinin yalnızca bir hesaplaşma değil, aynı zamanda bir hafıza hikayesi olacağını düşündürüyor.

xcdvfg
Half Man'den yayımlanan ilk karede 36 yaşındaki Richard Gadd'ın (sağda)  rolü için epey kaslandığı ve sakal bıraktığı dikkat çekiyor (HBO Max)

Baby Reindeer'daki o çıplak dürüstlüğün yerini bu kez daha sert ve sarsıcı bir dram alacak gibi duruyor. Gadd'ın başrolde yine kendini merkeze koyması ve Jamie Bell gibi güçlü bir oyuncuyla eşleşmesi, ikilinin dinamiğini dizinin asıl yakıtı haline getirebilir.

Ayrıntıların şimdilik saklı tutulması da avantaj: Baby Reindeer'ı etkileyici kılan "hakkında çok az şey bilerek" izleme duygusu burada yeniden yakalanabilir. Kısacası Half Man, Gadd'ın bir sonraki hamlesini merak edenler için 2026'nın en çok konuşulacak dizilerinden biri olmaya aday.

Hangi platformda: HBO Max
Ne zaman geliyor: Yıl içinde

Gurur ve Önyargı (Pride and Prejudice)

Dönem dizileri cephesinde Bridgerton ve benzeri yapımların rüzgarı dinmemişken, Netflix bu kez Jane Austen'in ölümsüz Gurur ve Önyargı romanını Dolly Alderton'ın yorumu ve taze bir kadroyla yeniden anlatmaya hazırlanıyor. 

İki yüzyılı aşkın süredir okuru peşinden sürükleyen bu hikaye; 1940'taki Laurence Olivier'li filmden, 1995'te Colin Firth'ün Darcy'sine ve 2005'te Keira Knightley'li uyarlamaya kadar defalarca yeniden doğmuştu. "Bu hikayede hâlâ anlatacak yeni bir şey var mı?" sorusu da tam bu yüzden diziyi merak edilir kılıyor: Alderton, romantik komedinin adeta "şablonu" sayılan metni hem tanıdık hem de taze bir yerden kurmayı hedefliyor. 

scdfrgthy
Gurur ve Önyargı'nın Temmuz 2025'te Birleşik Krallık'ta başlayan çekimleri yıl sonunda tamamlandı (Netflix)

Elizabeth Bennet'ı Emmy adayı Emma Corrin'in, Bay Darcy'yi ise Slow Horses yıldızı Jack Lowden'ın canlandıracak olması, dönemin zarafetini modern bir enerjiyle buluşturabilecek güçlü bir eşleşme vaat ediyor. 

Kadroda Olivia Colman'ın Bayan Bennet olarak yer alması ise tonun yalnızca romantizme değil, aile içi kaosa ve Austen mizahına da yaslanacağının sinyalini veriyor. Rufus Sewell, Freya Mavor, Jamie Demetriou, Daryl McCormack, Rhea Norwood, Siena Kelly ve Louis Partridge gibi isimler de bu dünyayı "tek bir çiftin hikayesi" olmaktan çıkarıp geniş bir karakter şölenine dönüştürebilir. 

Yönetmen koltuğunda Heartstopper'la tanınan Euros Lyn'in oturması, dizinin ritmini canlı tutacağına dair umut veriyor. Kısacası Gurur ve Önyargı, klasik bir aşk hikayesini yeniden anlatmanın riskini alıyor. Ama gösterişli kostümlerin yanında keskin sosyal gözlemleri ve taze oyuncu kadrosuyla "yeni neslin Lizzie ve Darcy'si" olma iddiasını taşıdığı için yılın en heyecan verici dönem işlerinden biri.

Hangi platformda: Netflix
Ne zaman geliyor: Yıl içind
e

The Testaments (Hulu)

Damızlık Kızın Öyküsü (The Handmaid's Tale) final yapsa da Margaret Atwood evreni bitmiyor: The Testaments, hikayeyi finalden 15 yıl sonrasına taşıyan doğrudan bir devam dizisi. Bu kez merkezde, Gilead'dan başka bir hayat tanımadan büyüyen kızların hikayesi var; yani baskının ortasında kimliğini kurmaya çalışan bir kuşağın portresi. 

Önlerindeki itaatkar geleceği kabullenmek istemeyen bu gençler, çıkış yolu ararken birbirlerinde müttefik buluyor ve sistemin çatlaklarını yoklamaya başlıyor. Dizinin omurgasında yine Ann Dowd'un canlandırdığı Lydia Teyze: Hem tanıdık bir yüz hem de yeni kuşağı şekillendiren güç figürü olarak geri dönüyor. 

scdfgthy
Margaret Atwood'un 2019 tarihli aynı adlı romanından uyarlanan The Testaments'ın çekimleri Nisan-Ağustos 2025'te gerçekleşti (Disney+/Hulu) 

Geçen yılın belki de en çok konuşulan filmi olan Paul Thomas Anderson imzalı Savaş Üstüne Savaş'taki (One Battle After Another) çarpıcı performansıyla hafızalarımıza kazınan Chase Infiniti'nin başrolde olması çıtayı yükseltiyor. 

Projenin arkasında yine Damızlık Kızın Öyküsü'nün yaratıcısı Bruce Miller'ın bulunması, atmosferin ve tonun devam hissini koruyacağına işaret ediyor. Nisan 2026'da Disney+'ta izleyiciyle buluşacak The Testaments, Gilead'ın karanlığını bu kez umut, dayanışma ve büyüme hikayesiyle aydınlatarak 2026'nın belki de en heyecan verici distopyası olacak.

Hangi platformda: Disney+
Ne zaman geliyor: Nisan

Independent Türkçe



Coldplay skandalındaki kadın, dudak uçuklatan ücretle tavsiye veriyor

Kristin Cabot ve patronu Andy Byron, Coldplay konserinde sarmaş dolaş halde yakalanmıştı (@calebu2/TMX)
Kristin Cabot ve patronu Andy Byron, Coldplay konserinde sarmaş dolaş halde yakalanmıştı (@calebu2/TMX)
TT

Coldplay skandalındaki kadın, dudak uçuklatan ücretle tavsiye veriyor

Kristin Cabot ve patronu Andy Byron, Coldplay konserinde sarmaş dolaş halde yakalanmıştı (@calebu2/TMX)
Kristin Cabot ve patronu Andy Byron, Coldplay konserinde sarmaş dolaş halde yakalanmıştı (@calebu2/TMX)

Owen Scott ABD Muhabiri 

Coldplay konseri sırasında öpücük kamerasına yakalanarak kötü bir ün kazanan insan kaynakları yöneticisi, "hikayesini geri kazanma" konuşmasının biletleri için 875 dolar talep ediyor.

53 yaşındaki Kristin Cabot, evli patronu Andy Byron'la sarmaş dolaş görüntülerinin stadyum ekranlarında canlı yayımlanması üzerine aniden eğildikten sonra Nisan 2025'te internet mimine dönüşmüştü.

Artık viral olan videoda Coldplay'in solisti Chris Martin stadyum hoparlörlerinden "Ya gizli ilişki yaşıyorlar ya da çok utangaçlar" demişti.

Olayın ardından Cabot ve Byron dünya çapında manşetlere taşınmış, birçok kişi ilişkileri hakkında spekülasyonlar yürütmüştü.

Artık Cabot, "hikayesini" nasıl geri kazandığını anlatan konuşmalar yapıyor ancak onun söylediklerini dinlemek isteyen katılımcıların 875 dolar gibi dudak uçuklatan bir ücret ödemesi gerekiyor.

Etkinliğin açıklamasında, "Medyanın olumsuz merceği altındaki kadınların uzun süredir maruz kaldığı toplumsal ayıplamanın şiddetini Cabot ilk elden deneyimledi; aynı durumdaki erkekler genellikle bundan paçayı sıyırıyor gibi görünüyor" ifadeleri yer alıyor.

Cabot, Byron'la birlikte Jumbotron'da yakalandığında eşinden ayrılmıştı ancak patronu evliydi.

İki çocuk annesi Cabot skandalın ardından verdiği bir dizi röportajda, bu mim yüzünden "iş bulamadığını" söylemişti.

New York Times'a verdiği röportajda skandaldan "birkaç High Noons"u (alkollü içki markası -çn.) sorumlu tutan Cabot, daha sonra Britanya gazetesi The Times'a kendisini "kızıl harfle" (Scarlet Letter; zina yaptığı için boynuna kızıl bir "A" harfi asılarak toplumdan uzaklaştırılan bir kadını konu alan Nathaniel Hawthorne romanı -çn.) damgalanmış gibi hissettiğini açıklamıştı.

PRWeek'in 2026 Kriz İletişimi Konferansı’nda yapacağı konuşmasının ana konusu, bu mecazi "kızıl harfi" nasıl üstünden attığını açıklamak olacak gibi görünüyor.

Cabot'ın internette yükselen eleştirilere karşı koymak için hizmetlerinden yararlandığı halkla ilişkiler uzmanı Dini von Mueffling, kendisine sahnede eşlik edecek.
 

Görsel kaldırıldı.Öpücük kamerası videosunun ardından işe aldığı halkla ilişkiler uzmanı Dini von Mueffling, Cabot'a sahnede eşlik edecek (PRWeek)


Etkinliğin açıklaması şöyle devam ediyor:

Bu oturumda Astronomer'ın eski insan kaynakları direktörü Cabot ve onun halkla ilişkiler temsilcisi, sektörün efsane ismi Dini von Mueffling, Cabot'ın kendi hikayesini kontrol altına alıp yeniden yazmasını sağlayan (hem kısa hem de uzun vadeli) stratejileri paylaşacak.

16 Nisan'da Washington D.C.'de düzenlenecek konferansta başka şirketler ve hayır kurumları da etkinlikte konuşma yapma hazırlıklarını sürdürüyor.

Bu oluşumlardan biri, LGBTQ+ bireylerin intiharını önlemeye odaklanan, kâr amacı gütmeyen Trevor Project.

ABD'nin başkentinin göz alıcı halkla ilişkiler etkinliğine katılan bir diğer şirket Blackbird.AI ise yapay zekanın krizleri büyütme tehlikesi üzerine bir konuşma yapacak.

Independent Türkçe, independent.co.uk/arts-entertainment


Okyanus tabanının altında tatlı su kaynağı olduğu doğrulandı

Çökelti örneklerinin alındığı yerler (Avrupa Okyanus Sondaj Araştırmaları Konsorsiyumu)
Çökelti örneklerinin alındığı yerler (Avrupa Okyanus Sondaj Araştırmaları Konsorsiyumu)
TT

Okyanus tabanının altında tatlı su kaynağı olduğu doğrulandı

Çökelti örneklerinin alındığı yerler (Avrupa Okyanus Sondaj Araştırmaları Konsorsiyumu)
Çökelti örneklerinin alındığı yerler (Avrupa Okyanus Sondaj Araştırmaları Konsorsiyumu)

Uluslararası bir keşif gezisi, okyanus tabanının altındaki gizli tatlı su rezervlerini ilk kez kapsamlı bir şekilde belgeleyerek, çok az anlaşılan bir sisteme dair yeni bilgiler sundu.

Su, gezegenimizin yüzeyinin yaklaşık yüzde 70'ini oluştursa da aynı zamanda yeraltı su kaynaklarında da depolanıyor.

Birçok kıyı topluluğu, tatlı su ihtiyaçları için bu su kaynaklarına bağımlı.

Yeraltındaki su kaynaklarının, deniz tabanının altında tatlı, hafif tuzlu su bölgelerine doğru açık denize gittiği biliniyordu ancak bunlar şimdiye kadar neredeyse hiç keşfedilmemişti.

Uluslararası Okyanus Keşif Programı 501 Seferi, deniz tabanının yaklaşık 200 metre altındaki bir bölgede tatlılaşmış suyu belgeledi ve örnekledi. New England kıyılarının açıklarında okyanus tabanının altından alınan çökelti örnekleri, ilk kez açık deniz tatlı su sistemlerinin varlığını doğruladı.

Araştırmacılar, bulguların dünyanın dört bir yanındaki benzer gizli su kaynaklarına daha fazla ışık tutabileceğini söyledi.

Devam eden çalışmalarda, bilim insanları, su kaynaklarını yerinde tutan ve su geçirmez tabakalar diye bilinen kumlu katmanlar da dahil olmak üzere, tortularda depolanan suyu örneklemeyi umuyorlar.

grthy
Uluslararası Okyanus Keşif Programı 501 Seferi, New England kıyılarının açıklarında okyanus tabanının altından tortu örnekleri aldı (Avrupa Okyanus Sondaj Araştırmaları Konsorsiyumu)

Colorado Maden Okulu'ndan jeolog Brandon Dugan, "Tatlılaşmış suyun hem denizel hem karasal tortularda, birden fazla tortu türünde bulunduğunu görmek bizi heyecanlandırdı" dedi.

Bu kadar farklı malzemelerdeki tatlı su, suyun hangi koşullarda buraya yerleştiğini anlamamıza yardımcı olacak.

Araştırmacılar, birçok kıyı bölgesinin tatlı su kaynakları için yeraltı suyuna bağımlı olması nedeniyle, bulguların toplum için büyük önem taşıdığını söylüyor.

ABD'nin kuzeydoğu kıyıları, açık deniz tatlı su rezervlerine sahip olduğu düşünülen en çok incelenen alanlardan biri. Tahminler, New Jersey ve Maine arasındaki Atlantik kıta kenarı boyunca yaklaşık 1300 kilometreküp depolanmış tatlı su olabileceğini gösteriyor.

ds67ı
Bilim insanları, tortu örneklerini renk ve yapı bakımından tanımlamak için Toprak Renk Şeması'nı kullanıyor (Avrupa Okyanus Sondaj Araştırmaları Konsorsiyumu)

Bunu daha iyi anlamak için, araştırmacılar New York'un her yıl 1,5 kilometreküp tatlı su, yani yaklaşık 1,5 trilyon litre kullandığını söylüyor.

Leicester Üniversitesi'nden sedimentolog Sarah Davies, "501 Seferi, başından beri yenilikçi oldu; okyanus sondaj topluluğu genelinde yeni araçlar, yeni yöntemler ve yeni işbirlikleri getirdi" dedi.

13 ülkeden yaklaşık 40 araştırmacının devam eden çalışmaları, besin maddelerinin dünyanın kıta sahanlığı tortularında nasıl döngüye girdiğini ve bu süreçlerin okyanus ekosistemlerini nasıl şekillendirdiğini ortaya çıkarabilir.

Dr. Davies, "Karadaki çalışmalar bu ivmeyi sürdürüyor ve örnekler şimdiden heyecan verici bir hikaye ortaya koyuyor" dedi.

Independent Türkçe


NASA, Jüpiter'in gerçek boyutunu ortaya çıkardı: "Ders kitaplarının güncellenmesi gerekecek"

Jüpiter, Güneş Sistemi'ndeki diğer tüm gezegenleri içine alabilecek kadar büyük (ESA)
Jüpiter, Güneş Sistemi'ndeki diğer tüm gezegenleri içine alabilecek kadar büyük (ESA)
TT

NASA, Jüpiter'in gerçek boyutunu ortaya çıkardı: "Ders kitaplarının güncellenmesi gerekecek"

Jüpiter, Güneş Sistemi'ndeki diğer tüm gezegenleri içine alabilecek kadar büyük (ESA)
Jüpiter, Güneş Sistemi'ndeki diğer tüm gezegenleri içine alabilecek kadar büyük (ESA)

NASA'nın Juno uzay aracı, Güneş Sistemi'nin en büyük gezegeni Jüpiter'in sanılandan biraz daha küçük ve basık olduğunu tespit etti.

Bir gaz devi olan Jüpiter büyük ölçüde hidrojen ve helyumdan oluşuyor. 

Daha önce NASA'nın Pioneer ve Voyager görevlerinden elde edilen veriler, devasa gezegenin ekvatordaki çapının 142 bin 984 kilometre, bir kutbundan ötekine olan uzunluğunun da 133 bin 708 kilometre olduğunu gösteriyordu.

Ancak İsrail'deki Weizmann Bilim Enstitüsü'nden araştırmacılar bu ölçümlerin tam isabetli olmadığını belirledi.

NASA'nın aracı Juno, 2016'dan beri Jüpiter'in yörüngesinde. Görev süresi 2021'de uzatılınca rotası değiştirilen Juno, Dünya'dan bakıldığında Jüpiter'in arkasından geçişler yapmaya başladı.

Bu sayede gezegenin büyüklüğünü daha net bir şekilde hesaplamak mümkün oldu. Aracın, Jüpiter'in arkasından Dünya'ya gönderdiği radyo sinyallerinin Jüpiter'in arkasından geçerken bükülmesi ya da zayıflaması, gezegenin boyutunu ölçmeye yarıyor.

Juno'nun ham verilerini işlemek için gereken teknikleri geliştiren Maria Smirnova "Radyo sinyallerinin, Jüpiter'in atmosferinden geçerken nasıl büküldüğünü izledik. Böylece bu bilgileri Jüpiter'in sıcaklık ve yoğunluğuna ilişkin ayrıntılı haritalara dönüştürdük ve dev gezegenin şekli ve boyutuna ilişkin şimdiye kadarki en net resmi elde ettik" diye açıklıyor.

Bulguları hakemli dergi Nature Astronomy'de 2 Şubat Pazartesi yayımlanan çalışmaya göre Jüpiter'in ekvatordaki çapı sanılandan 8 kilometre, kutupları arasındaki uzunluk da 24 kilometre daha küçük.

Çalışmanın yazarlarından Yohai Kaspi "Ders kitaplarının güncellenmesi gerekecek" diyor. 

Jüpiter'in boyutu elbette değişmedi; değişen, onu ölçme yöntemimiz.

Devasa bir gezegen için birkaç kilometrelik bir farkın önem taşımayacağı düşünülebilir ancak bilim insanları durumun böyle olmadığını söylüyor.

Araştırmayı yöneten Eli Galanti, "Bu birkaç kilometre çok önemli" diyor. 

Yarıçaptaki küçük değişimle, Jüpiter'in iç yapısını gösteren modellerimiz hem kütleçekim verileriyle hem de atmosferik ölçümlerle çok daha iyi uyum sağladı.

Jüpiter, gaz devi gezegenleri anlamada bir standart sunduğu için bu veriler Güneş Sistemi'nin ötesindeki gaz devleri hakkında daha iyi bir fikir sahibi olmaya katkı sağlıyor.

Independent Türkçe, Reuters, Space.com, NatureAstronomy