Arakçi Batı baskısına karşı koymak için çok yönlü bir diplomatik çabaya öncülük ediyor

Arakçi'nin Telegram hesabından paylaşılan fotoğrafta, çarşamba günü Tahran'da güvenlik güçleri personelinin cenaze törenine katıldığı görülüyor
Arakçi'nin Telegram hesabından paylaşılan fotoğrafta, çarşamba günü Tahran'da güvenlik güçleri personelinin cenaze törenine katıldığı görülüyor
TT

Arakçi Batı baskısına karşı koymak için çok yönlü bir diplomatik çabaya öncülük ediyor

Arakçi'nin Telegram hesabından paylaşılan fotoğrafta, çarşamba günü Tahran'da güvenlik güçleri personelinin cenaze törenine katıldığı görülüyor
Arakçi'nin Telegram hesabından paylaşılan fotoğrafta, çarşamba günü Tahran'da güvenlik güçleri personelinin cenaze törenine katıldığı görülüyor

İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, çok sayıda cephede diplomatik çabalarını sürdürdü, bölgesel ve uluslararası muhataplarıyla temaslarını yoğunlaştırarak Tahran'ın iç gelişmeler ve çevredeki gerginlikler konusundaki tutumunu açıkladı ve Tahran'ın “vatandaşlarının güvenliğini sağlama ve herhangi bir dış müdahaleyi reddetme” taahhüdünü vurguladı. Bu gelişmeler, krizin bölgesel yansımaları konusunda uluslararası uyarıların arttığı bir dönemde gerçekleşti.

Bu bağlamda Arakçi, İran Dışişleri Bakanlığı'nın açıklamasına göre Çin Dışişleri Bakanı Wang Yi ile yaptığı telefon görüşmesinde, İran'daki son gelişmeleri ele aldı ve Tahran'ın, “protestolarla bağlantılı şiddetin artması” olarak nitelendirdiği durum karşısında “vatandaşlarının güvenliğini korumaya kararlı” olduğunu belirtti.

Tahran'ın “İsrail rejimi ve ABD tarafından desteklenen DEAŞ terörüne” karşı kararlı bir şekilde mücadeleye devam edeceğini belirten Arakçi, Pekin'in terörizmi kınayan ve İran'ın iç işlerine yabancı müdahaleyi reddeden tutumuna takdirini dile getirdi.

Arakçi, görüşme sırasında ABD'nin gelişmekte olan ülkelere baskı uygulamak için ekonomik araçlar ve ticaret tarifeleri kullanmasını eleştirdi ve Batı'nın baskısı karşısında, halklarının çıkarlarını korumak için Güney-Güney iş birliğinin güçlendirilmesi çağrısında bulundu.

Wang Yi ise Çin'in “İran'ın dostu olarak” ulusal egemenliğini ve güvenliğini desteklediğini ve Güvenlik Konseyi dahil uluslararası forumlarda “İran'ın meşru ve makul tutumlarını” savunmaya devam edeceğini teyit etti.

Bölgesel cephede ise Arakçi, Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan ile bir telefon görüşmesi gerçekleştirdi. Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre bu görüşmede İran'ın “herhangi bir dış müdahaleye karşı ulusal egemenliğini güçlü bir şekilde savunacağını” vurguladı ve “ABD yetkililerinin kışkırtıcı ve müdahaleci açıklamalarını” kınadı.

Başka bir bölgesel gelişmede ise Türkiye, İran'a karşı herhangi bir askeri harekata karşı olduğunu açıkladı. Türk Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, İran'daki protestoların “rejime karşı bir ayaklanma” değil, ekonomik krizle bağlantılı gösteriler olduğunu dikkate alarak, Ankara'nın “her türlü askeri operasyona karşı olduğunu” söyledi ve İran'ın istikrarının bozulmasının “tüm bölgeyi etkileyeceği” uyarısında bulundu.

Fidan, düzenlediği basın toplantısında, Washington ve Tahran'ı diyalog veya arabuluculuk yoluyla anlaşmazlıklarını çözmeye çağırmak için diplomatik çabaların sürdürüleceğini vurguladı.

Başka bir bölgesel gelişmede Türkiye, İran'a karşı herhangi bir askeri harekata karşı olduğunu açıkladı. Türk Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, İran'daki protestoların “rejime karşı bir ayaklanma” değil, ekonomik krizle bağlantılı gösteriler olduğunu dikkate alarak, Ankara'nın “her türlü askeri operasyona karşı olduğunu” söyledi ve İran'ın istikrarının bozulmasının “tüm bölgeyi etkileyeceği” uyarısında bulundu.

Fidan, düzenlediği basın toplantısında, Washington ve Tahran'ı diyalog veya arabuluculuk yoluyla anlaşmazlıklarını çözmeye çağırmak için diplomatik çabaların sürdürüleceğini vurguladı.

Başka bir bölgesel gelişmede Türkiye, İran'a karşı herhangi bir askeri harekata karşı olduğunu açıkladı. Türk Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, İran'daki protestoların “rejime karşı bir ayaklanma” değil, ekonomik krizle bağlantılı gösteriler olduğunu dikkate alarak, Ankara'nın “her türlü askeri operasyona karşı olduğunu” söyledi ve İran'ın istikrarının bozulmasının “tüm bölgeyi etkileyeceği” uyarısında bulundu.

Fidan, düzenlediği basın toplantısında, Washington ve Tahran'ı diyalog veya arabuluculuk yoluyla anlaşmazlıklarını çözmeye çağırmak için diplomatik çabaların sürdürüleceğini vurguladı.

Arakçi'nin temasları arasında Mısır da vardı ve burada Dışişleri Bakanı Bedr Abdulati ile bölgesel ve uluslararası gelişmeleri görüştü. Görüşmede, protestoların “yabancı güçlerle bağlantılı unsurlar tarafından şiddete itildiğini” belirtti ve “kışkırtıcı ABD açıklamalarını” iç işlerine müdahale olarak kınadı. İran Dışişleri Bakanlığı'nın çarşamba akşamı yaptığı açıklamaya göre Mısır tarafı olaylardan duyduğu üzüntüyü dile getirerek, istikrarı teşvik etmek için bölgesel koordinasyonun önemini vurguladı.

Aynı zamanda, İsviçre Ulusal Güvenlik Danışmanı Gabriel Luschinger ile İranlı mevkidaşı Ali Laricani arasındaki temaslar ve durumu yatıştırmak için Mısır'ın bölgesel ve uluslararası taraflarla yoğun temasları da dahil olmak üzere, daha geniş diplomatik çabalar sürdürüldü.

Bu çabalar, gergin bölgesel atmosfer ve krizin gelecekteki gidişatı hakkındaki belirsizlik ortamında, birçok ülkenin vatandaşlarına İran'ı terk etmeleri çağrısında bulunması ve Avrupa havacılık otoritelerinin İran hava sahasını geçici olarak kullanmamayı tavsiye etmesiyle birlikte geldi.

ABD ve Avrupa, Tahran'a yönelik baskılarını sürdürürken, yaptırım tehditleri ve ülkedeki baskıların devam etmesi halinde daha sert önlemler alınacağı uyarıları da yapılıyor. Washington, tüm seçenekleri masada tutarken, gelişmeleri “yakından” izlediğini vurguluyor.

 Avrupa başkentleri de diplomatik çabalarını yoğunlaştırdı; büyükelçileri geri çağırmaktan ve misyonları geçici olarak kapatmaktan, vatandaşlarına İran'ı terk etmeleri çağrısında bulunmaya kadar çeşitli adımlar attı.

Batı'nın bu hamleleri, ABD yönetimi ve Avrupa ülkeleri baskıyı dengelemekle, tüm bölgeye yayılabilecek sonuçları olan açık bir çatışmaya sürüklenmekten kaçınmak arasında denge kurmaya çalıştıkları bir dönemde, Tahran'ın uluslararası alanda ödeyeceği siyasi bedeli artırma çabasını yansıtıyordu.



İran Yargı Erki Başkanı: Washington’la müzakerelere güven yok

İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)
İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)
TT

İran Yargı Erki Başkanı: Washington’la müzakerelere güven yok

İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)
İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)

İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, bugün (pazar) yaptığı açıklamada, ABD’nin müzakereleri “aldatma, hile ve zaman kazanma aracı” olarak kullanmayı hedeflemesi halinde bunun bir “yanılsama” olacağını söyledi. Ejei, “Müzakerelere dair hiçbir umut ve güven yoktur” dedi.

Washington ile Tahran arasında ilk tur görüşmeler cuma günü Umman’da yapılmış, taraflar görüşmeleri “olumlu” olarak nitelemiş ve yakın zamanda sürdürme niyetlerini açıklamıştı.

Söz konusu görüşmeler, İran’da rejim karşıtı geniş çaplı protesto dalgasının zirveye ulaşmasından yaklaşık bir ay sonra gerçekleşti. Protestolar sırasında yürütülen ve insan hakları örgütlerinin “benzeri görülmemiş” olarak nitelediği güvenlik operasyonlarında binlerce kişinin hayatını kaybettiği belirtiliyor.

ABD Başkanı Donald Trump, başlangıçta protestoların bastırılması nedeniyle Tahran’a karşı askeri seçenekleri gündeme getirmiş, hatta göstericilere “yardım yolda” mesajı vermişti. Ancak Trump’ın son günlerdeki söylemi, İran’ın nükleer programını dizginlemeye odaklandı. Bu çerçevede ABD, başını “USS Abraham Lincoln” uçak gemisinin çektiği bir deniz görev grubunu bölgeye sevk etti. İran yönetimi ise Trump’ın İran’a saldırı tehditlerini hayata geçirme ihtimalinden ciddi endişe duyuyor. Tahran, olası bir saldırı halinde bölgedeki ABD üslerini hedef alacağı ve Hürmüz Boğazı’nı kapatabileceği uyarısında bulundu.

Yargı Erki Başkanı, müzakere çağrısı yapan taraflara dair “ne umut ne de güven” olduğunu vurgulayarak, ABD’ye bu yolda güvenilemeyeceğini söyledi. Mevcut diyalog çağrılarının, “şiddeti kışkırtan ve sabotajcıları silahlandıran aynı taraflardan” geldiğini ifade etti.

dfwfde
Gösterici kalabalıkları, geçen 8 Ocak’ta başkent Tahran’ın batısındaki bazı yolları kapattı (AP)

Yargı erkinin resmi ajansı Mizan’ın aktardığına göre Ejei, pazar günü yaptığı konuşmada İran’ın hiçbir zaman savaş isteyen taraf olmadığını, ancak her türlü saldırgana karşı tüm gücüyle duracağını belirtti. Bazı ülkelerin geçmişte İran’ın yanında yer alırken, “İslam Cumhuriyeti’nin sonunun geldiğini düşündüklerini” de sözlerine ekledi.

Ejei, geçen yıl haziran ayında yaşanan ve 12 gün süren savaşa atıfta bulunarak, müzakereler sürerken savaşı başlatan tarafların, İran’ın “direncini” gördükten sonra ateşkes talep etmek zorunda kaldıklarını söyledi.

“İsyan eylemlerini kim başlattı? Provokatörleri kim silahlandırdı?” diye soran Ejei, “Onları silahlandıranlar bugün ‘gelin müzakere edelim’ diyenlerin ta kendileridir” ifadelerini kullandı.

Orta İran’daki Arak kentinde yargı yetkililerine hitap eden Ejei, “aldatılmış bireyler” ile “asıl unsurların” hesabının ayrı olduğunu belirterek, davaların “yargı usullerine uygun ve her vakanın niteliğine göre” ele alınacağını söyledi.

Son protestolardaki şiddetin benzeri görülmemiş boyutlara ulaştığını savunan Ejei, “sokaklarda ve geçiş noktalarında en vahşi suçları işleyenlerin sıradan vatandaşlar değil; ABD ve Siyonist rejim unsurları tarafından eğitilmiş, kalpsiz teröristler olduğunu” ileri sürdü.

Buna karşılık “aldatılmış unsurların” varlığını kabul eden Ejei, bunların “teröristler ve ayaklanmaların ana unsurlarından ayrı değerlendirileceğini” ve suçlamalarının “her birinin koşullarına göre” inceleneceğini söyledi.

ABD merkezli insan hakları örgütü Hrana, protestolar sırasında çoğu gösterici olmak üzere 6 bin 971 kişinin öldüğünü ve 51 binden fazla kişinin gözaltına alındığını belgelediğini açıkladı.

Ejei ayrıca, protestolar sırasında reform çağrısı yapan ve baskıların araştırılması için ulusal bir gerçekleri araştırma komisyonu kurulmasını isteyen bazı iç aktörleri ve kişileri de eleştirdi.

Velayet-i Fakih’in yanında durmamanın, savaş sırasında Saddam Hüseyin’e sığınanların ve bugün suçlu Siyonistlere yaslananların akıbetiyle sonuçlanacağını savunan Ejei, “Bir zamanlar devrimle birlikte olan, bugün ise bildiri yayımlayan bu kişiler acınacak ve sefil insanlardır” dedi.


İsrail kabinesi, Batı Şeria topraklarının ilhakını genişletme kararlarını onayladı

İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
TT

İsrail kabinesi, Batı Şeria topraklarının ilhakını genişletme kararlarını onayladı

İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)

Ynet haber sitesi bugün, İsrail kabinesinin Batı Şeria’daki arazi tescili ve mülkiyet prosedürlerinde temel değişiklikleri onayladığını bildirdi. Yeni düzenlemeler, Filistinlilere ait bazı evlerin yıkılmasına izin veriyor.

Yedioth Ahronoth’un internet sitesi Ynet, yeni kararların İsrail'in işgal altındaki Batı Şeria’nın A Bölgesi’nde Filistinlilere ait binaları yıkmasına izin vereceğini ve Batı Şeria genelinde yerleşim faaliyetlerinin önemli ölçüde genişlemesine yol açacağını doğruladı.

zsdcfgt
Batı Şeria’daki İsrail askerleri (Reuters)

Şarku’l Avsat’ın Ynet’ten aktardığına göre İsrail kabinesinin aldığı kararlar, Oslo Barış Anlaşmaları kapsamında ilk asker çekilme dalgasında İsrail ordusunun çekilmediği tek şehir olan El Halil’de İsrail-Filistin çatışmasını çözmeye yönelik geçici bir adım olması amaçlanan 1997 El Halil Protokolü’nün ilkelerine aykırı.


Rusya'da 15 yaşındaki saldırgan dehşet saçtı: Nazi sembolü çizdi

Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)
Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)
TT

Rusya'da 15 yaşındaki saldırgan dehşet saçtı: Nazi sembolü çizdi

Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)
Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)

Rusya'nın Başkurdistan Cumhuriyeti'nde cumartesi günü bir üniversite yurdunda bir gencin bıçaklı saldırı dizisi sonucu en az 6 kişi yaralandı. Yaralananlar arasında öğrenciler de var.

Haberlere göre bıçak taşıdığı belirtilen 15 yaşındaki çocuk, cumartesi günü Ufa'daki Devlet Tıp Üniversitesi'nin yurduna girip öğrencilere saldırmaya başladı. Gencin milliyetçi sloganlar attığı ve Nazi sembolü çizdiği bildirildi.

Rusya İçişleri Bakanlığı Sözcüsü Tümgeneral Irina Volk, RTVI haber sitesine yaptığı açıklamada, "Saldırgan gözaltına alınmaya direndi ve bu sırada iki polis memuru bıçaklandı. Ayrıca şüpheli kendine de zarar verdi" dedi. Şüpheli, ağır yaralı halde yerel bir çocuk hastanesine kaldırıldı.

Moskova'nın yaklaşık 1200 km doğusundaki Ufa'daki yetkililer, olayla ilgili üst düzey soruşturma başlattı. Saldırıda yaralanan en az 4 kişi hastaneye kaldırıldı ve birinin durumunun kritik olduğu düşünülüyor. Yaralananlar arasında Hintli öğrenciler de bulunuyor.

Moskova'daki Hindistan Büyükelçiliği, "Ufa'da talihsiz bir saldırı yaşandı. Aralarında 4 Hintli öğrencinin de bulunduğu birçok kişi yaralandı" açıklamasını yaptı.

Büyükelçilik, yetkililerle temas halinde olduğunu ve "Kazan'daki konsolosluktan yetkililerin yaralı öğrencilere yardım etmek üzere Ufa'ya hareket ettiğini" belirtti.

Görgü tanıkları, kaotik anları "her yer kan içindeydi" diyerek anlattı. Ren TV, yaralıların ambulanslarla hastaneye taşındığını gösteren görüntüleri yayımladı.

Yerel Baza kanalına göre, şüpheli yasaklı bir neo-Nazi örgütüne mensuptu. Economic Times'a göre Rusya'daki üniversitelerde 30 binden fazla Hintli öğrencinin eğitim gördüğü tahmin ediliyor.

Independent Türkçe