Myanmar, Uluslararası Adalet Divanı önünde Rohingyalılara yönelik soykırım suçlamalarını reddetti

Yüz binlerce Rohingya Myanmar ordusunun uyguladığı şiddetten kaçtı (Reuters)
Yüz binlerce Rohingya Myanmar ordusunun uyguladığı şiddetten kaçtı (Reuters)
TT

Myanmar, Uluslararası Adalet Divanı önünde Rohingyalılara yönelik soykırım suçlamalarını reddetti

Yüz binlerce Rohingya Myanmar ordusunun uyguladığı şiddetten kaçtı (Reuters)
Yüz binlerce Rohingya Myanmar ordusunun uyguladığı şiddetten kaçtı (Reuters)

Myanmar, dün Uluslararası Adalet Divanı'nda kendisine karşı açılan davada Müslüman Rohingya azınlığına yönelik soykırım suçlamalarını reddederek, iddiaların "asılsız" olduğunu belirtti.

Birleşmiş Milletler'in en yüksek mahkemesi, Gambiya'nın Myanmar'ı 2017'de bu Müslüman azınlığın üyelerine karşı baskı eylemleriyle 1948 Soykırım Sözleşmesi'ni ihlal etmekle suçladığı davada, üç haftalık duruşmalar düzenliyor.

Myanmar Cumhurbaşkanı Yardımcısı Ko Ko Hlaing, Lahey'deki mahkemede “bu konunun asılsız iddialara değil, kanıtlanmış gerçeklere dayanılarak karara bağlanması gerektiğini” vurguladı. “Duygusal konuşmalar ve belirsiz gerçek sunumları, durumun kapsamlı bir analizinin yerini tutamaz” ifadesini kullandı.

Myanmar yetkilileri, Tatmadaw olarak bilinen silahlı kuvvetlerinin, yaklaşık 12 güvenlik görevlisinin ölümüne yol açan saldırıların ardından Rohingya isyancılarını ortadan kaldırmak için gerçekleştirdiği baskının haklı olduğunu uzun zamandır savunuyor.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre Myanmar ordusu ve Budist militanlar tarafından uygulanan şiddetten kaçan yüz binlerce Rohingya Müslümanı, komşu Bangladeş'e sığındı ve burada toplu tecavüz, cinayet ve kundaklama olayları yaşandığını bildirdi.

Bugün, yaklaşık 1,17 milyon Rohingya Müslümanı Bangladeş'in Cox's Bazar bölgesindeki sefil kamplarda yaşıyor.

Rohingya mültecileri 15 Aralık'ta deniz yoluyla Endonezya'ya ulaştıktan sonra geçici barınakta (Arşiv- AP)Rohingya mültecileri 15 Aralık'ta deniz yoluyla Endonezya'ya ulaştıktan sonra geçici barınakta (Arşiv- AP)

Utanç verici

Mahkemede Ko Ko Hlaing, “Myanmar'ın kuzey Rakhine Eyaleti'nde teröristlerin cezasız bir şekilde faaliyet göstermesine seyirci kalmaması gerektiğini” savundu. “Bu saldırılar, isyanla mücadele veya terörle mücadele operasyonlarını ifade eden askeri bir kavram olan temizleme operasyonlarını haklı çıkarmaktadır” diye belirtti.

Soykırım Sözleşmesi uyarınca, herhangi bir devlet, bu yasal aracı ihlal ettiğinden şüphelendiği başka bir devlete karşı Uluslararası Adalet Divanı'nda (UAD) dava açabilir.

2019 yılında, çoğunluğu Müslüman olan Gambiya, devletler arasındaki anlaşmazlıkları karara bağlayan UAD'ye bu davayı açtı.

Uluslararası Adalet Divanı'nın kararları hukuken bağlayıcı olmasa da Gambiya lehine verilecek bir karar Myanmar üzerindeki siyasi baskıyı artıracaktır.

Myanmar başkanlığı tarafından atanan bakan, “soykırım suçundan mahkumiyet, ülkem ve halkım için bir leke olur” diyerek, “bu yargılamaların ülkemin itibarı ve geleceği için son derece önemli olduğunu” vurguladı.

Bu haftanın başlarında Gambiya, toplu tecavüzler, cinayetler ve işkenceler de dahil olmak üzere baskıya dair yürek burkan anlatımlar sundu.

Gambiya Adalet Bakanı, Rohingyalılar hakkında konuşurken, "Onlar yok edilmek üzere hedef alındılar" dedi.

Hukuk uzmanları bu gelişmeleri yakından takip ediyor, çünkü bunlar, 7 Ekim 2023 saldırılarının ardından Gazze'deki askeri harekatı nedeniyle Güney Afrika'nın İsrail'e karşı açtığı benzer bir davada mahkemenin alabileceği yaklaşımı gösterebilir.



Pakistan’daki Şii camisine saldırıyı DEAŞ üstlendi

Pakistan'daki cami saldırısı, DEAŞ'ın tekrar güçlendiğine dair analizlerin yayımlandığı dönemde geldi (Reuters)
Pakistan'daki cami saldırısı, DEAŞ'ın tekrar güçlendiğine dair analizlerin yayımlandığı dönemde geldi (Reuters)
TT

Pakistan’daki Şii camisine saldırıyı DEAŞ üstlendi

Pakistan'daki cami saldırısı, DEAŞ'ın tekrar güçlendiğine dair analizlerin yayımlandığı dönemde geldi (Reuters)
Pakistan'daki cami saldırısı, DEAŞ'ın tekrar güçlendiğine dair analizlerin yayımlandığı dönemde geldi (Reuters)

Pakistan'da en az 31 kişinin yaşamını yitirdiği cami saldırısını DEAŞ üstlendi.

Başkent İslamabad'daki İmam Bargah Camisi'nde cuma namazı sırasında meydana gelen patlamada 170'ten fazla kişi de yaralanmıştı. 

DEAŞ, Telegram kanalından yayımladığı açıklamada, Hatice-i Kübra Camii diye de bilinen Şii ibadethanesine düzenlenen saldırıyı üstlendi.

Pakistan Savunma Bakanı Khavaja Muhammed Asıf, X'ten dün yaptığı açıklamada, silahlı saldırganın etrafa ateş açarak camiye girdiğini, güvenlik güçlerinin müdahalesi sonrası üzerindeki patlayıcıyı infilak ettirdiğini bildirmişti. 

Asıf, şüphelinin daha önce Afganistan'a gittiğini ve saldırının Hindistan'la Afganistan tarafından organize edildiğini öne sürmüştü.

Kabil ve Yeni Delhi yönetimleriyse iddiaları kınayarak reddetmişti.

Pakistan Dışişleri Bakanı Muhammed İshak Dar, olayın "intihar saldırısı" olduğunu belirterek, "İbadethaneleri ve sivilleri hedef almak, insanlığa karşı işlenmiş iğrenç bir suçtur ve İslam ilkelerinin açık bir ihlalidir” demişti. 

Pakistan Cumhurbaşkanı Asıf Ali Zerdari de patlamada hayatını kaybedenlerin ailelerine başsağlığı dilemişti. 

Şii camisindeki patlama, 2008'den bu yana İslamabad'da meydana gelen en ölümcül saldırı oldu. 2008'de başkentteki Marriott Hotel'e bomba dolu kamyonla düzenlenen saldırıda 60 kişi yaşamını yitirmiş, en az 266 kişi de yaralanmıştı. Saldırıyı üstlenen olmamıştı. 

Reuters'ın irtibata geçtiği Pakistanlı polis memuru Şahid Malik, camide 600 ila 700 kişinin olduğunu belirterek şunları söylüyor:  

Birçok olay yeri gördüm ama bu gerçekten çok korkunçtu.

Cami cemaatinden 46 yaşındaki Sarfraz Şah da saldırıda yaşanan kaosu şöyle anlatıyor: 

Silah seslerini duydum ve ne yaşandığını anlamaya çalışırken büyük bir patlama oldu. İnsanlar oraya buraya savruldu. Etraf dumanla doldu. Kimse ne olduğunu anlamadı. Sonra her yer kanla kaplandı.

Şah, saldırıda 39 yaşındaki kardeşi Manzar'ın yaşamını yitirdiğini söylüyor. 

Çoğunluğu Sünni Müslümanlardan oluşan Pakistan'da azınlık olan Şiiler, geçmişte de IŞİD ve Pakistan Talibanı'nın (Tehrik-i Taliban Pakistan/TTP) saldırılarında hedef alınmıştı.

Independent Türkçe, Reuters, Le Monde


Pakistan'da bir camide meydana gelen patlamada ölü ve yaralılar var

İslamabad'da bir camide bugün meydana gelen patlamada yaralananlardan biri hastaneye götürülüyor (AFP)
İslamabad'da bir camide bugün meydana gelen patlamada yaralananlardan biri hastaneye götürülüyor (AFP)
TT

Pakistan'da bir camide meydana gelen patlamada ölü ve yaralılar var

İslamabad'da bir camide bugün meydana gelen patlamada yaralananlardan biri hastaneye götürülüyor (AFP)
İslamabad'da bir camide bugün meydana gelen patlamada yaralananlardan biri hastaneye götürülüyor (AFP)

Pakistan polisi, bugün başkent İslamabad'da bir Şii camisine düzenlenen patlamada ibadet eden çok sayıda kişinin öldüğünü bildirdi.

Yerel yetkililere göre, İslamabad'daki cami patlamasında yaralananların sayısı 80'i geçti.

Polis yetkilisi Zafer Ikbal, patlamanın Cuma namazı sırasında meydana geldiğini söyledi. "Birçok kişiyi hastanelere götürdük. Şu anda ölü sayısı veremem, ancak evet, ölüler var" ifadesini kullandı.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre üst düzey bir güvenlik kaynağı, isminin açıklanmaması şartıyla "Şu ana kadar 11 kişi öldü ve 20 kişi yaralandı" dedi.

Polis sözcüsü, patlamanın niteliğinin henüz netleşmediğini belirtti.


Çin, Myanmar'da dolandırıcılık faaliyetleri yürütmekten suçlu bulunan 4 kişiyi idam ediyor

Çin'in doğusundaki Zhejiang eyaletinde Ming ailesi suç örgütü üyeleri mahkemeye çıkarıldı (AFP).
Çin'in doğusundaki Zhejiang eyaletinde Ming ailesi suç örgütü üyeleri mahkemeye çıkarıldı (AFP).
TT

Çin, Myanmar'da dolandırıcılık faaliyetleri yürütmekten suçlu bulunan 4 kişiyi idam ediyor

Çin'in doğusundaki Zhejiang eyaletinde Ming ailesi suç örgütü üyeleri mahkemeye çıkarıldı (AFP).
Çin'in doğusundaki Zhejiang eyaletinde Ming ailesi suç örgütü üyeleri mahkemeye çıkarıldı (AFP).

Çinli yetkililer bugün, altı Çin vatandaşının ölümüne neden olmaktan ve Myanmar'da 4 milyar dolardan fazla değerde dolandırıcılık ve kumar operasyonu yürütmekten suçlu bulunan dört kişinin idam edileceğini duyurdu.

Güney Çin'deki Shenzhen Orta Halk Mahkemesi bu sabah yaptığı açıklamada idamların ne zaman gerçekleştirileceğine dair bilgi vermedi.

Geçtiğimiz hafta, Myanmar'da dolandırıcılık operasyonu yürütmekle suçlanan 11 kişinin daha idam cezasına çarptırıldığı açıklandı.

Şarku'l Avsat'ın AP'den aktardığına göre, geçen kasım ayında Shenzhen'deki bir mahkeme, aralarında kötü şöhretli Bai ailesinin üyelerinin de bulunduğu beş kişiyi, dolandırıcılık merkezleri ve kumar kulüpleri ağı işletmekten dolayı ölüm cezasına çarptırdı.

Mahkeme, sanıklardan biri olan grubun lideri Bai Su Cheng'in mahkumiyetinden sonra bir hastalıktan öldüğünü bildirdi.

Grup, Myanmar'ın Çin sınırındaki Kokang bölgesinde sanayi parkları kurmuştu ve adam kaçırma, gasp, zorla fuhuş ve uyuşturucu üretimi ile ticareti de dahil olmak üzere dolandırıcılık amaçlı kumar ve telekomünikasyon faaliyetleri yürütmekle suçlanıyordu.

Mahkeme, sanıkların kurbanlarını 29 milyar yuan'dan (4,2 milyar dolar) fazla dolandırdığını, altı Çin vatandaşının ölümüne ve birçoğunun yaralanmasına neden olduğunu belirterek, suçlarının "son derece iğrenç, son derece ciddi koşullar ve sonuçlar doğuran ve topluma ciddi bir tehdit oluşturan" nitelikte olduğunu bildirdi.

Açıklamada, sanıkların başlangıçta karara itiraz ettikleri, ancak Guangdong Eyaleti Yüksek Halk Mahkemesi'nin itirazlarını reddettiği belirtildi.

Bu infazlar, Pekin'in Güneydoğu Asya'da, özellikle Myanmar, Kamboçya ve Laos'ta gelişen bir iş haline gelen "dolandırıcılık kümelenmeleri"ne karşı yürüttüğü geniş kapsamlı operasyonun bir parçası olarak gerçekleşti. Bu çeteler, aralarında binlerce Çin vatandaşının da bulunduğu dünya çapındaki kurbanlara karşı kaçakçılık, insan ticareti ve siber dolandırıcılık gibi çeşitli suçlar işliyor.

Bölgedeki yetkililer, özellikle Çin, Amerika Birleşik Devletleri ve diğer ülkelerden gelen artan uluslararası baskıyla karşı karşıya kalıyor ve suç oranındaki artışla mücadele etmeleri bekleniyor.