Libya'nın Kufra kentinde insan kaçakçılığı için kullanılan gizli yeraltı hapishanesi ortaya çıktı

Hapishanedeki Sahra altı Afrika'dan gelen 221 göçmen kurtarıldı

Misrata'da çok sayıda göçmen konutunun bulunduğu bir mahalle, Mart 2025 (Güvenlik Operasyonları Genel Müdürlüğü)
Misrata'da çok sayıda göçmen konutunun bulunduğu bir mahalle, Mart 2025 (Güvenlik Operasyonları Genel Müdürlüğü)
TT

Libya'nın Kufra kentinde insan kaçakçılığı için kullanılan gizli yeraltı hapishanesi ortaya çıktı

Misrata'da çok sayıda göçmen konutunun bulunduğu bir mahalle, Mart 2025 (Güvenlik Operasyonları Genel Müdürlüğü)
Misrata'da çok sayıda göçmen konutunun bulunduğu bir mahalle, Mart 2025 (Güvenlik Operasyonları Genel Müdürlüğü)

Güvenlik kaynakları ve insan hakları aktivistleri, Libya'nın güneydoğusundaki Kufra şehrinde insan kaçakçılığı için kullanılan gizli bir yeraltı hapishanesini ortaya çıkardı. Bu hapishaneye düzenlenen baskında, kadınlar, çocuklar ve bebekler de dahil olmak üzere 221 göçmen kurtarıldı. Bu olay, ‘en ciddi insani vakalardan biri’ olarak kayıtlara geçti.

Libyalı insan hakları aktivistleri tarafından yayılan ve Şarku’l Avsat’a askeri bir kaynak tarafından doğrulanan bilgilere göre hapishane yerin yaklaşık üç metre altında bulunuyor. Libyalı bir insan kaçakçısı tarafından işletiliyordu. Kaynak, serbest bırakılan göçmenlerin bir kısmının, son derece zorlu ve insanlık dışı koşullar altında iki yıl gibi uzun süreler boyunca burada tutulduğunu açıkladı.

İnsan hakları aktivistleri, serbest bırakılan göçmenlerin Sahra altı Afrika ülkelerinden geldiğini ve aralarında kadın ve çocukların da bulunduğunu belirtti. Bu bilgi, iki güvenlik kaynağı tarafından Reuters'a doğrulandı. Kaynaklardan biri, baskında insanlık dışı koşullara sahip bazı yeraltı hücrelerinin ortaya çıkarıldığını kaydetti. Libyalı insan hakları aktivisti Tarık Lamlum, Facebook'ta güvenlik operasyonunun Libya Ulusal Ordusu'nun (LUO) Sebil es-Selam Taburu ve askeri polisin katılımıyla gerçekleştirildiğini yazdı. Kaynak, yetkililerin, hapishanenin sahibinin insan kaçakçılığıyla ilgili benzer davalarda arandığını doğruladığını belirtti.

Kaynak, şüphelinin, bölge tamamen güvenli hale getirilmeden önce, baskın sırasında güvenlik güçleriyle çatışmaya girmeye ve silah kullanmaya çalıştığını da ifade etti.

Libya'nın doğusunda, başkent Trablus'tan yaklaşık bin 700 kilometre uzaklıkta yer alan Kufra şehri, Afrika kıtasının içlerinden gelen düzensiz göç rotalarının geçtiği ana noktalardan biri.

İç Güvenlik Ajansı, ocak ayı ortalarında, Libya'nın doğusundaki Bingazi kentindeki diğer güvenlik kurumlarıyla iş birliği içinde, 21 Afrikalı göçmenin cesetlerinin bulunduğu bir ‘toplu mezar’ ortaya çıkarmıştı. Bu göçmenlerin, insan kaçakçıları tarafından yasadışı hapishane olarak kullanılan bir çiftlikte tutularak işkence gördükten sonra öldürüldükleri tespit edildi.

Libya, güvenlik kaosu, kaçakçılık ve insan ticareti ağlarının yaygınlaşmasıyla birlikte, bazen siyasi muhaliflerle, bazen de düzensiz göçmenlerle bağlantılı olarak çeşitli düzeylerde ‘toplu mezar’ vakalarıyla karşı karşıya kaldı.

Libya, NATO'nun desteklediği ayaklanmanın ardından 2011 yılında Muammer Kaddafi rejiminin devrilmesinden bu yana, çatışma ve yoksulluktan kaçan göçmenlerin Sahra Çölü ve Akdeniz'i geçerek Avrupa'ya ulaşmak için kullandıkları son derece tehlikeli rotaların önemli bir geçiş noktası haline geldi.

Yetkililer, geçtiğimiz yıl şubat ayında, Kufra şehrinde keşfedilen yaklaşık 55 toplu mezardan 39 göçmenin cesedinin çıkarıldığını açıkladı. Bu toplu mezarlar, düzensiz göçle ilgili ihlallerin boyutunu açıkça ortaya koyuyor.

Veriler, düzensiz göçmenlerin kaçırılması ve kaçakçılığının Libya'da sıkça görüldüğünü doğruluyor. Ülkenin doğu ve batısındaki güvenlik kurumları, zaman zaman suç çetelerini yakaladıklarını ve onlarca kurbanı bu çetelerin elinden kurtardıklarını duyuruyor.



Irak: Cumhurbaşkanlığı seçim oturumu için tarih belirleme konusunda yine karar veremedi

Meclis Başkanı, Cumhurbaşkanı seçiminin sonuçlandırılmasını görüşmek üzere 1 Şubat'ta bir toplantı düzenledi (X)
Meclis Başkanı, Cumhurbaşkanı seçiminin sonuçlandırılmasını görüşmek üzere 1 Şubat'ta bir toplantı düzenledi (X)
TT

Irak: Cumhurbaşkanlığı seçim oturumu için tarih belirleme konusunda yine karar veremedi

Meclis Başkanı, Cumhurbaşkanı seçiminin sonuçlandırılmasını görüşmek üzere 1 Şubat'ta bir toplantı düzenledi (X)
Meclis Başkanı, Cumhurbaşkanı seçiminin sonuçlandırılmasını görüşmek üzere 1 Şubat'ta bir toplantı düzenledi (X)

Irak parlamentosu, bugün gündemine yeni bir cumhurbaşkanı seçimini dahil etmeyi başaramadı; bu, parlamento seçimlerinin üzerinden iki aydan fazla zaman geçmesine rağmen yaşanan üçüncü başarısızlık oldu.

Bu geri adım, Şii ve Kürt güçleri arasında devam eden siyasi anlaşmazlıkların ortasında geldi; bu anlaşmazlıklar, cumhurbaşkanı adayı konusunda uzlaşmaya varmalarını engelledi ve ülkedeki siyasi çıkmazın devam etmesine neden oldu.

Mevcut Başbakan Muhammed Şiya es-Sudani, yeni bir hükümet kurma ve cumhurbaşkanı seçme için anayasal sürelerin aşılmasının ardından geçici hükümete liderlik ediyor; bu durum Irak siyasi sahnesini daha da karmaşıklaştırarak, anayasal kurumların etkinliğini zayıflatmaktadır.

Gözlemciler, bu durumun devam etmesinin, siyasi güçler arasındaki gerilim ve bölünme ortamında, devlet çalışmalarında daha fazla olumsuzluğa yol açabileceğine ve diğer anayasal hakların tamamlanmasını geciktirebileceğine dikkat çekiyor.


Meşal: Hamas, silah bırakmayı ve yabancı yönetimi reddediyor

Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Cibaliye mülteci kampında, dün yıkılan binaların enkazı arasında oynayan çocuklar (AFP)
Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Cibaliye mülteci kampında, dün yıkılan binaların enkazı arasında oynayan çocuklar (AFP)
TT

Meşal: Hamas, silah bırakmayı ve yabancı yönetimi reddediyor

Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Cibaliye mülteci kampında, dün yıkılan binaların enkazı arasında oynayan çocuklar (AFP)
Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Cibaliye mülteci kampında, dün yıkılan binaların enkazı arasında oynayan çocuklar (AFP)

Hamas'ın yurt dışı siyasi bürosunun başkanı Halid Meşal, hareketin silahlarından vazgeçmeyi ve Gazze Şeridi'nde "yabancı yönetimi" kabul etmeyi reddettiğini teyit etti.

Meşal, dün 17. Doha Forumu'nda yaptığı konuşmada, "direnişi, direniş silahlarını ve direnişi gerçekleştirenleri suçlu ilan etmenin" kabul edilemez bir şey olduğunu ifade etti. Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre Meşal konuşmasına şöyle devam etti: "İşgal olduğu sürece direniş de vardır. Direniş, işgal altındaki halkların hakkıdır ve uluslararası hukukun, ilahi yasaların, ulusların hafızasının bir parçasıdır ve uluslar bununla gurur duyarlar."

Meşal, ABD Başkanı Donald Trump başkanlığındaki “Barış Konseyi”ne, Gazze Şeridi'nin yeniden inşasına ve yaklaşık 2,2 milyon sakinine yardım ulaştırılmasına olanak sağlayacak “dengeli bir yaklaşım” benimsemesi çağrısında bulundu.

Fetih ise İsrail'i, Gazze'yi yönetmekle görevli ulusal komitenin Şeride girişini engellemeye devam etmekle suçladı ve bunu, İsrail'in ateşkes anlaşmasının bir sonraki aşamasını uygulamaya geçmeyi reddetmesi olarak değerlendirdi.


Lübnan Başbakanı Nevvaf Selam, devletin ülkenin güneyine geri döneceğine söz verdi

Lübnan Başbakanı Nevvaf Selam, ülkenin güneyindeki Keferşuba sakinleri tarafından çiçek ve pirinç yağmuru eşliğinde böyle karşılandı (Şarku’l Avsat)
Lübnan Başbakanı Nevvaf Selam, ülkenin güneyindeki Keferşuba sakinleri tarafından çiçek ve pirinç yağmuru eşliğinde böyle karşılandı (Şarku’l Avsat)
TT

Lübnan Başbakanı Nevvaf Selam, devletin ülkenin güneyine geri döneceğine söz verdi

Lübnan Başbakanı Nevvaf Selam, ülkenin güneyindeki Keferşuba sakinleri tarafından çiçek ve pirinç yağmuru eşliğinde böyle karşılandı (Şarku’l Avsat)
Lübnan Başbakanı Nevvaf Selam, ülkenin güneyindeki Keferşuba sakinleri tarafından çiçek ve pirinç yağmuru eşliğinde böyle karşılandı (Şarku’l Avsat)

Lübnan Başbakanı Nevvaf Selam, halk ve siyasi partiler tarafından sıcak bir şekilde karşılanan iki günlük bölge gezisi sırasında, İsrail sınırındaki köylerdeki altyapının ‘birkaç hafta içinde’ yeniden inşa edilmesi ve güneydeki devlet otoritesinin yeniden tesis edilmesi için çalışacağına söz verdi.

Başbakan Selam şunları söyledi:

“Bu bölgenin devlete geri dönmesini istiyoruz ve ordunun güneyde sorumluluklarını yerine getirmeye devam etmesinden memnunuz. Ancak egemenlik sadece orduyla değil, aynı zamanda hukuk ve kurumlarla, halka sosyal koruma ve hizmetlerin sağlanmasıyla da tesis edilir.”

Bu ziyaret, Hizbullah ile Başbakan arasındaki siyasi farklılıkların önemli ölçüde aşıldığını gösterdi, zira Başbakan, birden fazla durakta Hizbullah, Emel Hareketi, Değişim bloğundan diğer milletvekilleri ve hatta etkinliklere katılan Hizbullah muhalifleri tarafından karşılandı.

Öte yandan Kuveyt Dışişleri Bakanlığı'nın Güvenlik Konseyi'nin VII. Bölüm Kapsamındaki Kararlarının Uygulanması Komitesi, terör listesine Lübnan’daki sekiz hastaneyi ekledi. Bu hastanelerin en az dördü Hizbullah tarafından işletiliyor.

Lübnan Sağlık Bakanlığı, ‘bu konuda Kuveytli yetkililerden herhangi bir inceleme veya bildirim almadığını’ açıklarken ‘konuyu açıklığa kavuşturmak, karışıklığı önlemek için doğru bilgileri sunmak ve Lübnan sağlık sistemini korumak için gerekli temasları kuracağını’ bildirdi.