Trump Davos'ta... Milyarderlerin gündemi, ‘halkın liderinin’ vaatlerini takip ediyor

Katılımcılar, Trump'ın geçen yılki Davos toplantısında yaptığı konuşmayı dinliyor. (AP)
Katılımcılar, Trump'ın geçen yılki Davos toplantısında yaptığı konuşmayı dinliyor. (AP)
TT

Trump Davos'ta... Milyarderlerin gündemi, ‘halkın liderinin’ vaatlerini takip ediyor

Katılımcılar, Trump'ın geçen yılki Davos toplantısında yaptığı konuşmayı dinliyor. (AP)
Katılımcılar, Trump'ın geçen yılki Davos toplantısında yaptığı konuşmayı dinliyor. (AP)

ABD Başkanı Donald Trump yarın İsviçre’nin Davos kasabasına gelerek Dünya Ekonomik Forumu’na (WEF) katılacak. Ziyaret, Trump’ın göreve başlamasının birinci yıldönümüne denk gelen kritik bir siyasi döneme rastlıyor. Kendini Amerikan ekonomisinin kurtarıcısı ve yaşam maliyetleriyle mücadele eden bir lider olarak tanıtmaya çalışan Trump, aşırı zenginliğin simgesi olarak bilinen, dağlık kasabadaki küresel elitler ve milyarderler arasında yer alacak.

McDonald's'tan Davos'a

Seçim kampanyası sırasında Trump, işçi sınıfının sorunlarına yakın bir ‘halkın lideri’ imajı çizmeyi başarmış ve McDonald’s’ta yemek servisi yaparken görülmüştü. Ancak başkanlığının ilk yılı, Trump’ın belirgin şekilde ‘altın çağ’ eğiliminde olduğunu ortaya koydu. Şarku’l Avsat’ın AP’den aktardığına göre, resmi kayıtlar, Trump’ın işçi tabanıyla iletişim kurmaktan çok finans ve iş dünyasının önde gelen isimleriyle daha fazla vakit geçirdiğini gösteriyor. Groundwork Center’da politika başkanı olan Alex Jacques, “Sonuç olarak Trump’ın ilgisini çeken, faturalarını ödemekte zorlanan aileler değil, Davos’taki yatırımcılar ve milyarderler” yorumunu yaptı.

 Dünya Ekonomik Forumu (WEF) logosu (Reuters)Dünya Ekonomik Forumu (WEF) logosu (Reuters)

Grönland gündemin odağında

Beyaz Saray, Trump’ın Davos’taki konuşmasını popülerliğinin anketlerde düşüşünü dengelemek için ‘satın alma gücü’ gibi konulara yönlendirmeye çalışsa da dış politika gündemleri Başkan’ın zihninde ön planda görünüyor. Trump’ın Grönland’ı ilhak etme girişimi, forumdaki ekonomik ajandasını gölgede bırakma riski taşıyan bir başlık olarak öne çıkıyor. Bu durum Avrupalı müttefikleri arasında geniş bir rahatsızlık yarattı. Trump, söz konusu gerginliğe meydan okur bir tavırla yanıt vererek, “Davos son derece keyifli olacak” dedi.

Güvenin aşınması

Bu ziyaret, kritik bir döneme denk geliyor. AP-NORC tarafından yapılan son ankete göre Trump yönetimi için çarpıcı sonuçlar ortaya çıktı:

- Amerikalı yetişkinlerin yüzde 60’ı, Trump’ın politikalarının yaşam maliyetini artırdığı görüşünde.

- Sadece yüzde 16’sı, Trump’ın hayatı finansal açıdan ‘önemli ölçüde kolaylaştırdığını’ düşünüyor; bu oran, 2024 başındaki yüzde 49 seviyesinden sert bir düşüş göstermiş durumda.

Cumhuriyetçi cephede bile, ekonomik sonuçların yüksek beklentileri karşılamadığı yönünde seçmenler arasında giderek artan şüpheler gözlemleniyor.

Milyarderlerin serveti istikrarlı bir şekilde artıyor

Ekonomik veriler, giderek büyüyen bir gelir uçurumuna işaret ediyor. Trump dönemi başından bu yana, Amerika’daki en zengin yüzde 0,1’in serveti 11,98 trilyon dolar artarken, bu artış, ülke nüfusunun en alt gelirli yüzde 50’sinin kazancının dört katına denk geliyor.

Trump, ipotek faizlerini düşürme ve büyük şirketlerin konut piyasasını tekelleştirmesini engelleme vaatlerinde bulunmuş olsa da analistler bu adımların etkili olup olmadığından şüphe duyuyor. Uzmanlar, söz konusu önlemleri ‘görüntüsel’ olarak nitelendirerek, yapısal sorunları -yetersiz konut üretimi ve ücret artışlarını aşan fiyat artışları- çözmediğini belirtiyor.

Büyük Güzel Yasa Tasarısı

Trump, ‘Büyük Güzel Yasa Tasarısı’ olarak adlandırdığı ve bahşiş ile fazla mesai üzerinden vergi indirimleri sağlayan yasayla övünüyor. Ancak Kongre Bütçe Ofisi tarafından açıklanan veriler, tabloyu farklı gösteriyor:

- Orta sınıf: Yıllık ortalama 800-1.200 dolar tasarruf sağlayacak.

- Zenginler (en üst yüzde 10): Vergi indirimleri 13 bin 600 dolara kadar çıkabilecek.

- Milyonerler: Sadece bu yıl elde edecekleri vergi avantajı 66 bin 500 doları aşabilir.

ABD Hazine Bakanı Scott Bessent (Reuters)ABD Hazine Bakanı Scott Bessent (Reuters)

‘Seçkinler kulübünün’ hükümeti

Trump’ın atamaları, onun finansal güç merkezlerine olan yakınlığını ortaya koyuyor. Başkan, Ticaret Bakanı Howard Lutnick ve Özel Temsilci Steve Witkoff gibi milyar dolarlık servetlere sahip bakanlar ve danışmanlarla çevrili. Elon Musk ile yaşanan açık çatışmalara rağmen Beyaz Saray, bu ‘sanayi devleriyle yakın ilişkilerin’ trilyonlarca dolarlık yatırımı sağlayacak itici güç olduğunu savunuyor.

Beyaz Saray Sözcüsü Karoline Leavitt, Trump’ın kişisel servetinin gücünün sırrı olduğunu vurguluyor. Ona göre Trump, ‘ekonomiyi anlayan bir iş adamı’. Ancak Davos’ta önünde duran asıl sınav, bu ekonomik anlayışın yalnızca milyarderlerin hesaplarına değil, işçi ailelerinin refahına da yansıyacağını kanıtlamak.



İran Yargı Erki Başkanı: Washington’la müzakerelere güven yok

İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)
İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)
TT

İran Yargı Erki Başkanı: Washington’la müzakerelere güven yok

İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)
İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)

İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, bugün (pazar) yaptığı açıklamada, ABD’nin müzakereleri “aldatma, hile ve zaman kazanma aracı” olarak kullanmayı hedeflemesi halinde bunun bir “yanılsama” olacağını söyledi. Ejei, “Müzakerelere dair hiçbir umut ve güven yoktur” dedi.

Washington ile Tahran arasında ilk tur görüşmeler cuma günü Umman’da yapılmış, taraflar görüşmeleri “olumlu” olarak nitelemiş ve yakın zamanda sürdürme niyetlerini açıklamıştı.

Söz konusu görüşmeler, İran’da rejim karşıtı geniş çaplı protesto dalgasının zirveye ulaşmasından yaklaşık bir ay sonra gerçekleşti. Protestolar sırasında yürütülen ve insan hakları örgütlerinin “benzeri görülmemiş” olarak nitelediği güvenlik operasyonlarında binlerce kişinin hayatını kaybettiği belirtiliyor.

ABD Başkanı Donald Trump, başlangıçta protestoların bastırılması nedeniyle Tahran’a karşı askeri seçenekleri gündeme getirmiş, hatta göstericilere “yardım yolda” mesajı vermişti. Ancak Trump’ın son günlerdeki söylemi, İran’ın nükleer programını dizginlemeye odaklandı. Bu çerçevede ABD, başını “USS Abraham Lincoln” uçak gemisinin çektiği bir deniz görev grubunu bölgeye sevk etti. İran yönetimi ise Trump’ın İran’a saldırı tehditlerini hayata geçirme ihtimalinden ciddi endişe duyuyor. Tahran, olası bir saldırı halinde bölgedeki ABD üslerini hedef alacağı ve Hürmüz Boğazı’nı kapatabileceği uyarısında bulundu.

Yargı Erki Başkanı, müzakere çağrısı yapan taraflara dair “ne umut ne de güven” olduğunu vurgulayarak, ABD’ye bu yolda güvenilemeyeceğini söyledi. Mevcut diyalog çağrılarının, “şiddeti kışkırtan ve sabotajcıları silahlandıran aynı taraflardan” geldiğini ifade etti.

dfwfde
Gösterici kalabalıkları, geçen 8 Ocak’ta başkent Tahran’ın batısındaki bazı yolları kapattı (AP)

Yargı erkinin resmi ajansı Mizan’ın aktardığına göre Ejei, pazar günü yaptığı konuşmada İran’ın hiçbir zaman savaş isteyen taraf olmadığını, ancak her türlü saldırgana karşı tüm gücüyle duracağını belirtti. Bazı ülkelerin geçmişte İran’ın yanında yer alırken, “İslam Cumhuriyeti’nin sonunun geldiğini düşündüklerini” de sözlerine ekledi.

Ejei, geçen yıl haziran ayında yaşanan ve 12 gün süren savaşa atıfta bulunarak, müzakereler sürerken savaşı başlatan tarafların, İran’ın “direncini” gördükten sonra ateşkes talep etmek zorunda kaldıklarını söyledi.

“İsyan eylemlerini kim başlattı? Provokatörleri kim silahlandırdı?” diye soran Ejei, “Onları silahlandıranlar bugün ‘gelin müzakere edelim’ diyenlerin ta kendileridir” ifadelerini kullandı.

Orta İran’daki Arak kentinde yargı yetkililerine hitap eden Ejei, “aldatılmış bireyler” ile “asıl unsurların” hesabının ayrı olduğunu belirterek, davaların “yargı usullerine uygun ve her vakanın niteliğine göre” ele alınacağını söyledi.

Son protestolardaki şiddetin benzeri görülmemiş boyutlara ulaştığını savunan Ejei, “sokaklarda ve geçiş noktalarında en vahşi suçları işleyenlerin sıradan vatandaşlar değil; ABD ve Siyonist rejim unsurları tarafından eğitilmiş, kalpsiz teröristler olduğunu” ileri sürdü.

Buna karşılık “aldatılmış unsurların” varlığını kabul eden Ejei, bunların “teröristler ve ayaklanmaların ana unsurlarından ayrı değerlendirileceğini” ve suçlamalarının “her birinin koşullarına göre” inceleneceğini söyledi.

ABD merkezli insan hakları örgütü Hrana, protestolar sırasında çoğu gösterici olmak üzere 6 bin 971 kişinin öldüğünü ve 51 binden fazla kişinin gözaltına alındığını belgelediğini açıkladı.

Ejei ayrıca, protestolar sırasında reform çağrısı yapan ve baskıların araştırılması için ulusal bir gerçekleri araştırma komisyonu kurulmasını isteyen bazı iç aktörleri ve kişileri de eleştirdi.

Velayet-i Fakih’in yanında durmamanın, savaş sırasında Saddam Hüseyin’e sığınanların ve bugün suçlu Siyonistlere yaslananların akıbetiyle sonuçlanacağını savunan Ejei, “Bir zamanlar devrimle birlikte olan, bugün ise bildiri yayımlayan bu kişiler acınacak ve sefil insanlardır” dedi.


İsrail kabinesi, Batı Şeria topraklarının ilhakını genişletme kararlarını onayladı

İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
TT

İsrail kabinesi, Batı Şeria topraklarının ilhakını genişletme kararlarını onayladı

İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)

Ynet haber sitesi bugün, İsrail kabinesinin Batı Şeria’daki arazi tescili ve mülkiyet prosedürlerinde temel değişiklikleri onayladığını bildirdi. Yeni düzenlemeler, Filistinlilere ait bazı evlerin yıkılmasına izin veriyor.

Yedioth Ahronoth’un internet sitesi Ynet, yeni kararların İsrail'in işgal altındaki Batı Şeria’nın A Bölgesi’nde Filistinlilere ait binaları yıkmasına izin vereceğini ve Batı Şeria genelinde yerleşim faaliyetlerinin önemli ölçüde genişlemesine yol açacağını doğruladı.

zsdcfgt
Batı Şeria’daki İsrail askerleri (Reuters)

Şarku’l Avsat’ın Ynet’ten aktardığına göre İsrail kabinesinin aldığı kararlar, Oslo Barış Anlaşmaları kapsamında ilk asker çekilme dalgasında İsrail ordusunun çekilmediği tek şehir olan El Halil’de İsrail-Filistin çatışmasını çözmeye yönelik geçici bir adım olması amaçlanan 1997 El Halil Protokolü’nün ilkelerine aykırı.


Rusya'da 15 yaşındaki saldırgan dehşet saçtı: Nazi sembolü çizdi

Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)
Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)
TT

Rusya'da 15 yaşındaki saldırgan dehşet saçtı: Nazi sembolü çizdi

Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)
Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)

Rusya'nın Başkurdistan Cumhuriyeti'nde cumartesi günü bir üniversite yurdunda bir gencin bıçaklı saldırı dizisi sonucu en az 6 kişi yaralandı. Yaralananlar arasında öğrenciler de var.

Haberlere göre bıçak taşıdığı belirtilen 15 yaşındaki çocuk, cumartesi günü Ufa'daki Devlet Tıp Üniversitesi'nin yurduna girip öğrencilere saldırmaya başladı. Gencin milliyetçi sloganlar attığı ve Nazi sembolü çizdiği bildirildi.

Rusya İçişleri Bakanlığı Sözcüsü Tümgeneral Irina Volk, RTVI haber sitesine yaptığı açıklamada, "Saldırgan gözaltına alınmaya direndi ve bu sırada iki polis memuru bıçaklandı. Ayrıca şüpheli kendine de zarar verdi" dedi. Şüpheli, ağır yaralı halde yerel bir çocuk hastanesine kaldırıldı.

Moskova'nın yaklaşık 1200 km doğusundaki Ufa'daki yetkililer, olayla ilgili üst düzey soruşturma başlattı. Saldırıda yaralanan en az 4 kişi hastaneye kaldırıldı ve birinin durumunun kritik olduğu düşünülüyor. Yaralananlar arasında Hintli öğrenciler de bulunuyor.

Moskova'daki Hindistan Büyükelçiliği, "Ufa'da talihsiz bir saldırı yaşandı. Aralarında 4 Hintli öğrencinin de bulunduğu birçok kişi yaralandı" açıklamasını yaptı.

Büyükelçilik, yetkililerle temas halinde olduğunu ve "Kazan'daki konsolosluktan yetkililerin yaralı öğrencilere yardım etmek üzere Ufa'ya hareket ettiğini" belirtti.

Görgü tanıkları, kaotik anları "her yer kan içindeydi" diyerek anlattı. Ren TV, yaralıların ambulanslarla hastaneye taşındığını gösteren görüntüleri yayımladı.

Yerel Baza kanalına göre, şüpheli yasaklı bir neo-Nazi örgütüne mensuptu. Economic Times'a göre Rusya'daki üniversitelerde 30 binden fazla Hintli öğrencinin eğitim gördüğü tahmin ediliyor.

Independent Türkçe