Trump'ın temsilcileri, Gazze Şeridi'nin geleceği ve Refah Sınır Kapısı’nın açılması konularını görüşmek üzere İsrail'de

Netanyahu, bölgeye girenlerden daha fazla kişinin çıkmasını sağlamak için sıkı sınır kontrollerinde ısrar ediyor

Refah Sınır Kapısı’nın Filistin tarafındaki yolcular – 14 Ekim 2023 (DPA)
Refah Sınır Kapısı’nın Filistin tarafındaki yolcular – 14 Ekim 2023 (DPA)
TT

Trump'ın temsilcileri, Gazze Şeridi'nin geleceği ve Refah Sınır Kapısı’nın açılması konularını görüşmek üzere İsrail'de

Refah Sınır Kapısı’nın Filistin tarafındaki yolcular – 14 Ekim 2023 (DPA)
Refah Sınır Kapısı’nın Filistin tarafındaki yolcular – 14 Ekim 2023 (DPA)

ABD’li temsilciler Steve Witkoff ve Jared Kushner, ‘Yeni Gazze’ planlarını ilerletmek için İsrail’de çalışmalarını sürdürüyor. İkili, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile Refah Sınır Kapısı’nın sorunsuz şekilde açılmasına dair anlaşma sağlamaya çalışıyor.

Witkoff ve Kushner, Refah Sınır Kapısı’nın açılmasını görüşmek üzere bugün toplanacak Güvenlik Kabinesi’nden bir gün önce (dün) İsrail’e ulaştı.

İsrail’in Yedioth Ahronoth gazetesi ve Reuters’a göre, İsrail’e gelen temsilciler Gazze Şeridi’nin geleceğine dair müzakerelerde bulunuyor.

Yedioth Ahronoth, görüşme gündeminde, Refah Sınır Kapısı’nın açılması ve ABD Başkanı Donald Trump’ın vizyonuna uygun şekilde Gazze Şeridi’nin yeniden imar sürecinin başlatılmasının yer aldığını bildirdi.

cdfrgthy
ABD’li temsilciler Steve Witkoff ve Jared Kushner, 22 Ocak 2026'da Davos'taki Dünya Ekonomik Forumu'nda (Reuters)

ABD, perşembe günü Gazze Şeridi’ni baştan inşa etmeyi öngören Yeni Gazze planlarını açıkladı. Planın, konutlar, veri merkezleri ve sahil şeridinde tatil tesislerini kapsadığı belirtildi. Bu girişimin, İsrail ile Hamas arasında, sık sık ihlallerle sekteye uğrayan ateşkes anlaşmasını ilerletme amacı taşıyan ABD Başkanı Donald Trump’ın çabaları kapsamında gündeme geldiği ifade edildi.

ABD tarafından desteklenen ve geçici olarak Gazze Şeridi’ni yönetmekle görevlendirilen Gazze Yönetim Komitesi Başkanı Ali Şaas, perşembe günü yaptığı açıklamada, Refah Sınır Kapısı’nın bu hafta açılacağını söyledi. Sınır kapısı, nüfusu iki milyonu aşan Gazze halkı için fiilen bölgeye giriş ve çıkışın tek yolu konumunda bulunuyor.

ABD, İsrail’den Refah Sınır Kapısı’nı, Ran Gvili’nin kemiklerinin geri getirilmesinden önce açmasını talep ediyor ve İsrail’e Gvili’yi bulmak için her türlü çabanın gösterileceğini garanti ediyor.

Şarku’l Avsat’ın Yedioth Ahronoth’tan aktardığına göre, görüşmelerin gündeminde üçüncü bir konu daha bulunuyor: Gazze’deki Yürütme Kurulu’na Türkiye ve Katar’ın dahil edilmesi. İsrail bu duruma şiddetle karşı çıkıyor.

Bir İsrailli yetkili, söz konusu konseyin İsrail’in onayı olmadan kurulduğunu belirterek, bunun “Netanyahu’nun Ran Gvili bulunmadan Refah Sınır Kapısı’nı açmayı reddetmesine karşı Witkoff ve Kushner’ın bir misillemesi” niteliğinde olduğunu ifade etti.

csdvfgth
ABD Başkanı Donald Trump, perşembe günü Davos’ta Barış Konseyi’ni kuran belgeyi elinde tutuyor. (Reuters)

Refah Sınır Kapısı’nın, Trump’ın savaşın sona erdirilmesine yönelik planının ilk aşamasında, Ekim 2025’te İsrail ile Hamas arasında yapılan ateşkes anlaşması uyarınca açılması planlanmıştı. Ancak Netanyahu, kapının açılmasını engelleyerek, Gazze Şeridi’ndeki son cesedin teslim edilmesini şart koştu. Bunun üzerine ABD, perşembe günü Filistinli teknokratlar komitesinin başkanı Ali Şaas’ı görevlendirerek, Refah Kapısı’nın bu hafta açılacağını duyurmasını sağladı.

İsrail’de yaygın görüş, Netanyahu’nun kapıyı açmayı reddedeceği ve kapının işleyişine ilişkin şartlarında ısrar edeceği yönünde.

ABD’li bir yetkili ve Arap bir diplomat, Times of Israel’e yaptıkları açıklamada, Refah Sınır Kapısı’nın açılmasının ‘İsrail’e dayatıldığını’ söyledi.

İsrail medyası, ülkenin uluslararası baskılar altında kapıyı açmaya hazırlanırken, aynı zamanda sıkı bir denetim uygulamayı planladığını aktardı. İsrail Kamu Yayın Kuruluşu KAN, sınır kapısında uzaktan izleme sistemi kurulacağını, gelen ve giden yolculara önceden onay verilmesinden İsrail’in sorumlu olacağını ve bilgisayar veya diğer elektronik cihazların denetleneceğini bildirdi.

Fiilen sınır kapısında İsrail askerleri bulunmayacak, ancak yakın bölgede silahlı güçler konuşlandırılacak ve buradaki özel bir kontrol noktasıyla silah kaçakçılığının önlenmesi hedeflenecek.

Kapı, Avrupa Birliği Sınır Yardım Misyonu’ndan (EUBAM) görevli subaylar ve Filistin Yönetimi Genel İstihbarat Teşkilatı’na bağlı sivil giyimli personel tarafından işletilecek. Bu çerçeve, Ocak 2025’te İsrail ile Hamas arasında uygulanan önceki ateşkes döneminde de kullanılmıştı. İsrail, yaklaşık iki ay sonra kapıyı yeniden kapatmış ve o tarihten bu yana kapı kapalı durumda kalmıştı.

sdfgt
Gazze Yönetim Komitesi Başkanı Ali Şaas, 16 Ocak 2026'da Kahire'de düzenlenen ilk toplantı öncesinde (AFP)

Görünüşe göre İsrail’in sıkı denetim politikası, nihai olarak Filistinlileri Gazze Şeridi’nden çıkarmaya yönelik bir planı hayata geçirmek amacını taşıyor.

İsrail, geçen yılın sonlarında Refah Sınır Kapısı’nı yeniden açmayı teklif etmiş, ancak sadece Gazze sakinlerinin çıkışı için izin vermek istemişti. Mısır ise bu kısmi açılıma onay vermemiş ve kapı kapalı kalmaya devam etmişti.

Reuters’a konuşan üç kaynak, İsrail’in Refah Sınır Kapısı üzerinden Gazze Şeridi’ne dönebilecek Filistinli sayısını kısıtlamak istediğini, böylece bölgeden çıkanların sayısının geri dönenlerden fazla olmasını sağlamayı amaçladığını belirtti.

Konunun nihai kararı bugün yapılacak Güvenlik Kabinesi toplantısında verilecek. Bir İsrailli kaynak, kapının fiilen yeniden açılacağını açıkladı.

Geçtiğimiz hafta pazar günü Güvenlik Kabinesi, Türkiye ve Katar’dan üst düzey temsilcilerin, Trump’ın kurduğu Barış Konseyi çatısı altında Gazze’nin savaş sonrası yönetimini denetleyecek Yürütme Kurulu’na katılmasına öfke nedeniyle Refah Sınır Kapısı’nın açılmasını askıya almıştı. Ayrıca İsrail, kapının yeniden açılmasını, Ran Gvili’nin cesedinin teslim edilmesine ve Hamas’ın silahlarını teslim etmesine bağlamıştı; bu iki şart henüz yerine getirilmiş değil.

İsrail Kanal 12 televizyonu, geçen hafta sonu yaptığı haberde, ABD ve Gazze’deki başlıca arabulucuların, Hamas’ı kademeli olarak silahsızlandırmayı ve örgütün askeri altyapısını tasfiye etmeyi öngören gizli görüşmelere başladığını bildirdi.

sdfgt
Refah Sınır Kapısı’nın Mısır tarafı (Arşiv – Reuters)

Kanal 12’ye göre, ABD, Katar, Türkiye ve Mısır’ın dahil olduğu görüşmeler yaklaşık iki ila üç haftadır sürüyor. Hamas’a sunulan plan, ağır silahların, tünellerin, silah üretim tesislerinin ve askerî altyapının derhal imha edilmesini öngörürken, ardından Hamas mensupları ile diğer silahlı unsurların elindeki bireysel silahların toplanması ve tasfiyesine yönelik uzun soluklu ve aşamalı bir sürecin başlatılmasını içeriyor.

Öneriye göre, silahlarını teslim etmeyi kabul edenlere iki seçenek sunulacak: Gazze’den güvenli çıkış sağlanması ya da geçici olarak Gazze’yi yönetmekle görevli Filistinli teknokrat hükümetine bağlı güvenlik güçlerine entegre olmaları. Aynı zamanda ABD, bu hükümete bağlı ve güç kullanma yetkisini münhasıran elinde bulunduracak bir Filistin polis gücü kurulması için girişimde bulunacak.

Kanal 12, planın ayrıca İsrail ordusunun Gazze içindeki mevzilerinden kademeli olarak çekilmesini de içerdiğini bildirdi. Buna, Hamas kontrolündeki bölgeler ile İsrail arasındaki sınırı oluşturan ‘sarı hattan’ aşamalı geri çekilme de dahil olacak. Bu adımların, silahsızlanma sürecinde kaydedilecek ilerlemeye bağlı olacağı belirtildi. Şarku’l Avsat’ın Kanal 12’den aktardığı haberde, Kushner’ın Davos’ta daha önce açıkladığı üzere, yeniden imar çabalarının da silahların teslim edilmesine uyum şartına bağlanacağı ifade edildi.

dsf
Gazze Şeridi'nin güneyindeki Refah'ta iki İsrail askeri (Arşiv – Reuters)

Filistinli kaynaklar, konuyla ilgili görüşmelerin sürdüğünü ve Refah Sınır Kapısı’nın yeniden açılmasına yönelik temasların devam ettiğini doğruladı.

Şarku’l Avsat’a konuşan kaynaklar, özellikle İsrail’in dışarıdakilerin Gazze Şeridi’ne geri dönmesini engellemesine izin verilmemesi gerektiği üzerinde durulduğunu belirtti.

Kaynaklar, “Sağlık sorunu olanlar, öğrenciler ve diğerleri geri dönmek istiyor. Ayrıca savaşın başında kapının açılması sırasında cehennemden kaçan aileler, şimdi dışarıda kalmayı değil, geri dönmeyi tercih ediyor. Arabulucuların, İsrail’e bu Gazze sakinlerini geri dönmekten mahrum etme hakkı verilmeyeceğini açıkça dile getirmesi gerekiyor” ifadelerini kullandı.



İsrail kabinesi, Batı Şeria topraklarının ilhakını genişletme kararlarını onayladı

İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
TT

İsrail kabinesi, Batı Şeria topraklarının ilhakını genişletme kararlarını onayladı

İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)

Ynet haber sitesi bugün, İsrail kabinesinin Batı Şeria’daki arazi tescili ve mülkiyet prosedürlerinde temel değişiklikleri onayladığını bildirdi. Yeni düzenlemeler, Filistinlilere ait bazı evlerin yıkılmasına izin veriyor.

Yedioth Ahronoth’un internet sitesi Ynet, yeni kararların İsrail'in işgal altındaki Batı Şeria’nın A Bölgesi’nde Filistinlilere ait binaları yıkmasına izin vereceğini ve Batı Şeria genelinde yerleşim faaliyetlerinin önemli ölçüde genişlemesine yol açacağını doğruladı.

zsdcfgt
Batı Şeria’daki İsrail askerleri (Reuters)

Şarku’l Avsat’ın Ynet’ten aktardığına göre İsrail kabinesinin aldığı kararlar, Oslo Barış Anlaşmaları kapsamında ilk asker çekilme dalgasında İsrail ordusunun çekilmediği tek şehir olan El Halil’de İsrail-Filistin çatışmasını çözmeye yönelik geçici bir adım olması amaçlanan 1997 El Halil Protokolü’nün ilkelerine aykırı.


Rusya'da 15 yaşındaki saldırgan dehşet saçtı: Nazi sembolü çizdi

Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)
Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)
TT

Rusya'da 15 yaşındaki saldırgan dehşet saçtı: Nazi sembolü çizdi

Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)
Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)

Rusya'nın Başkurdistan Cumhuriyeti'nde cumartesi günü bir üniversite yurdunda bir gencin bıçaklı saldırı dizisi sonucu en az 6 kişi yaralandı. Yaralananlar arasında öğrenciler de var.

Haberlere göre bıçak taşıdığı belirtilen 15 yaşındaki çocuk, cumartesi günü Ufa'daki Devlet Tıp Üniversitesi'nin yurduna girip öğrencilere saldırmaya başladı. Gencin milliyetçi sloganlar attığı ve Nazi sembolü çizdiği bildirildi.

Rusya İçişleri Bakanlığı Sözcüsü Tümgeneral Irina Volk, RTVI haber sitesine yaptığı açıklamada, "Saldırgan gözaltına alınmaya direndi ve bu sırada iki polis memuru bıçaklandı. Ayrıca şüpheli kendine de zarar verdi" dedi. Şüpheli, ağır yaralı halde yerel bir çocuk hastanesine kaldırıldı.

Moskova'nın yaklaşık 1200 km doğusundaki Ufa'daki yetkililer, olayla ilgili üst düzey soruşturma başlattı. Saldırıda yaralanan en az 4 kişi hastaneye kaldırıldı ve birinin durumunun kritik olduğu düşünülüyor. Yaralananlar arasında Hintli öğrenciler de bulunuyor.

Moskova'daki Hindistan Büyükelçiliği, "Ufa'da talihsiz bir saldırı yaşandı. Aralarında 4 Hintli öğrencinin de bulunduğu birçok kişi yaralandı" açıklamasını yaptı.

Büyükelçilik, yetkililerle temas halinde olduğunu ve "Kazan'daki konsolosluktan yetkililerin yaralı öğrencilere yardım etmek üzere Ufa'ya hareket ettiğini" belirtti.

Görgü tanıkları, kaotik anları "her yer kan içindeydi" diyerek anlattı. Ren TV, yaralıların ambulanslarla hastaneye taşındığını gösteren görüntüleri yayımladı.

Yerel Baza kanalına göre, şüpheli yasaklı bir neo-Nazi örgütüne mensuptu. Economic Times'a göre Rusya'daki üniversitelerde 30 binden fazla Hintli öğrencinin eğitim gördüğü tahmin ediliyor.

Independent Türkçe


New START anlaşmasının sona ermesinin ardından büyük nükleer güçler arasındaki gerilim tırmanıyor

Pekin'de İkinci Dünya Savaşı'nın sona ermesini anmak için düzenlenen askeri geçit töreninden bir kare, 3 Eylül 2025 (Reuters)
Pekin'de İkinci Dünya Savaşı'nın sona ermesini anmak için düzenlenen askeri geçit töreninden bir kare, 3 Eylül 2025 (Reuters)
TT

New START anlaşmasının sona ermesinin ardından büyük nükleer güçler arasındaki gerilim tırmanıyor

Pekin'de İkinci Dünya Savaşı'nın sona ermesini anmak için düzenlenen askeri geçit töreninden bir kare, 3 Eylül 2025 (Reuters)
Pekin'de İkinci Dünya Savaşı'nın sona ermesini anmak için düzenlenen askeri geçit töreninden bir kare, 3 Eylül 2025 (Reuters)

Rusya ve ABD arasında her iki ülkedeki nükleer silahları sınırlandırmak için imzalanan New START anlaşmasının bu hafta sona ermesinden bu yana, dünyanın önde gelen nükleer güçleri arasındaki gerilim tırmanıyor. Washington, gelecekteki herhangi bir anlaşmaya Pekin'i de dahil etmek isterken, Moskova ise Paris ve Londra'nın nükleer silahlanma konusunda yapılacak çok taraflı müzakerelere katılmasını talep ediyor. İki nükleer güç New START anlaşmasının kısıtlamalarından kurtulduğundan, uzmanlar her iki tarafın da taviz vermeden kazanç elde etmeye çalışacağı yeni bir silahlanma yarışından endişe duyuyor.

Çin'in belirsiz tutumu

Çin, nükleer silahların yayılmasını sınırlamak için yeni bir antlaşma müzakerelerine katılma fikrini reddetti. Batılı bir diplomat, Pekin'in iki büyük nükleer güce yetişmenin ne kadar zor olacağı konusunda ‘kasıtlı olarak belirsiz’ kalmayı tercih ettiğini söyledi. Çin'in toplamda yaklaşık 600 nükleer savaş başlığı var. Bu sayı, ABD ve Rusya'nın şu anda sahip olduğu toplam bin 700 savaş başlığından çok daha az ve iki büyük nükleer gücün cephaneliklerindeki toplam nükleer savaş başlığı sayısından da çok daha az. Ancak çoğu gözlemci, Çin'in nükleer savaş başlığı üretimini artırdığı konusunda hemfikir. ABD'nin tahminlerine göre bu sayı 2030 yılına kadar bine, 2035 yılına kadar ise bin 500'e ulaşabilir.

Eski ABD Stratejik Komutanlığı (STRATCOM) Komutanı emekli Amiral Charles A. Richard, ABD Senatosu Silahlı Kuvvetler Komitesi'nde verdiği ifadesinde, Çin'in yeteneklerinin ‘istihbarat topluluğunun raporlarından’ daha yüksek tahmin edilmesini istedi. Emekli Amiral, bu rakamın gerçeklere daha yakın olması için ‘iki veya üç katına çıkarılması gerektiğini’ de sözlerine ekledi.

Öte yandan Singapur Ulusal Üniversitesi'nden Siyaset Bilimci Ja Ian Chong, Çin'in bu konudaki şeffaflık eksikliğinin birçok soruna yol açtığını savundu.

Fransız Haber Ajansı AFP’ye konuşan Ja Ian Chong, “Bu şeffaflık eksikliği ve gizlilik, yanlış hesaplama riskini artırıyor” dedi.

Siyaset Bilimci, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bazı analistler, Pekin'in gerçek kapasitesini gizlemeye çalıştığına inanıyor. Bu, nükleer silahlarını koruyabilir ve potansiyel düşmanlarının karşı önlemler geliştirmesini engellemede belirli bir avantaj sağlayabilir.”

Çin'in nükleer kapasitesini ulusal güvenlik için gerekli minimum düzeyde tuttuğunu ısrarla savunduğunu belirten Chong, “Ancak bu iddiayı bağımsız olarak doğrulamanın bir yolu yok” ifadelerini kullandı.

Sıcak hat... Ancak Çin'in durumu farklı

Rusya ile ABD arasında 1962 yılında neredeyse bir savaşın patlak vermesine yol açan Küba Füze Krizi'nden bir yıl sonra, iki ülkenin liderleri, olası benzer bir acil durumda hızlı bir şekilde iletişim kurabilmeleri için bir sıcak hat (kırmızı telefon) kurdular, ancak Çin'in durumu farklı.

ABD Senatosu komitesine “Rusya ve ABD'nin Soğuk Savaş sırasında öğrendiği şey, bu kadar büyük yıkıcı güce sahip sistemleri sorumlu bir şekilde yönetmekti” diyen emekli Amiral Richard, “Çin'in ise aynı dersleri alıp almadığını bilmiyoruz” diye ekledi.

Diğer taraftan Londra merkezli Chatham House'da araştırmacı olan Georgia Cole, “Çin'in nükleer silahları sınırlamayı amaçlayan görüşmelere katılmakta isteksiz olmasının nedenlerinden biri, diğer iki büyük gücün çok gerisinde kalmasıdır” yorumunda bulundu.

Trump'ın Pekin'in müzakere masasında olmasını istediğini söyleyen Georgia Cole, ancak ‘Çin, Washington ve Moskova ile eşit düzeye gelmedikçe resmi nükleer silah azaltma görüşmelerine katılmayacağını ısrarla vurguladığı için bunun şu anda olası olmadığını’ belirtti.

Rusya'nın manevrası

Rusya ise, ABD'nin Çin'in katılımında ısrarcı tutumuna karşılık olarak, BM Güvenlik Konseyi (BMGK) üyesi olan Avrupa’daki iki nükleer güç olan İngiltere ve Fransa'dan da aynı şeyi talep etti. Rusya'nın Cenevre'deki BM Ofisi Daimi Temsilcisi Gennady Gatilov geçtiğimiz cuma günü yaptığı açıklamada, ülkesinin katılım isteğinin ‘ABD'nin NATO'daki askeri müttefikleri’ olan İngiltere ve Fransa'nın katılımına bağlı olduğunu söyledi.

Bu arada Fransa Uluslararası İlişkiler Enstitüsü'nün güvenlik uzmanı Elouaz Fayeh'e göre iki Avrupa ülkesinin toplam nükleer savaş başlığı sayısı 500'den az, ancak Rusya, hepsini Batılı güçler olarak görerek, bunların ABD ile aynı ‘kefeye’ konulmasını istiyor.

Fayeh, bunun iki ülkeyi ‘iki süper gücün pazarlık kozu’ haline getireceğini ve Fransa'nın bunu sık sık reddettiğini belirtti. Nükleer tehditler

Washington'da, New START anlaşmasının eski ABD baş müzakerecisi Rose Gottemoeller, ABD Senato Komitesi’ne verdiği ifadede Pekin'in gelecekteki nükleer müzakerelere katılmasının gerekliliğini vurguladı. Gottemoeller, Pekin'in nükleer tehditler konusunda ABD ile diyalog başlatmanın yollarını bulmaya büyük ilgi gösterdiğini” düşündüğünü söyledi.

Dolayısıyla Pekin silah kontrolü ile ilgili görüşmelere katılmayı reddetse bile, bu tehlikeler ele alınmalı. Silah cephanelerinin ABD’ninkinden çok daha küçük olduğunu belirten Gottemoeller, buna karşın füzelerin ateşlenmeden önceden bildirilmesinin ve acil hat düzenlemeleri gibi hususların, nükleer silahları müzakere masasına getirme ve modernizasyon programlarında yapılanlara dair bu düzeyde bir belirsizliğin sürdürülmemesi konusunda bir diyalog başlatmak için önemli araçlar olduğunu açıkladı.

Gottemoeller, bunun ‘niyetlerini öğrenmek için onlarla konuşmak’ şeklindeki başlıca ve en önemli hedef olması gerektiğinin de altını çizdi.