Kalibaf, Tahran'ın müzakereye hazır olduğunu açıkladı...  Arakçi Türkiye'ye geliyor

İranlı bir kadın Tahran'da Amerikan karşıtı bir grafitinin önünden geçiyor (EPA)
İranlı bir kadın Tahran'da Amerikan karşıtı bir grafitinin önünden geçiyor (EPA)
TT

Kalibaf, Tahran'ın müzakereye hazır olduğunu açıkladı...  Arakçi Türkiye'ye geliyor

İranlı bir kadın Tahran'da Amerikan karşıtı bir grafitinin önünden geçiyor (EPA)
İranlı bir kadın Tahran'da Amerikan karşıtı bir grafitinin önünden geçiyor (EPA)

İran Parlamentosu Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf, ABD Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi'nin Washington ve Tahran arasında tırmanan gerilimler ve karşılıklı tehditler ortamında bölgesel gelişmeler hakkında görüşmeler yapmak üzere yarın Türkiye'yi ziyaret etmesinin planlandığı bir dönemde, Tahran'ın "samimi" olmaları halinde ABD ile müzakerelere hazır olduğunu söyledi.

İran Dışişleri Bakanlığı sözcüsü İsmail Bakıri, Arakçi'nin İran'ın devam eden diplomatik çabalarının bir parçası olarak yarın resmi bir ziyaret için Türkiye'ye gideceğini duyurdu.

Bakıri, bölgede artan bölgesel ve uluslararası gerilimlere tanık olunan bir dönemde Tahran'ın "iyi komşuluk ve ortak çıkarlar politikası temelinde komşu ülkelerle ilişkilerini güçlendirmeye kararlı" olduğunu söyledi.

İlgili bir gelişmede, Anadolu Ajansı bugün İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi'nin "ikili ilişkileri ve bölgesel konuları görüşmek üzere" yarın Türkiye'yi ziyaret edeceğini bildirdi.

TRT, İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi'nin mevkidaşı Hakan Fidan ile görüşeceğini bildirdi ve Fidan'ın, İran'a askeri müdahalelere karşı olduklarını ve Ankara'nın gerilimleri diyalog yoluyla çözmeye hazır olduğunu yinelemesinin beklendiğini kaydetti.

Televizyon daha sonra, Milli Savunma Bakanlığı'ndan yapılan bir açıklamayı aktardı; açıklamada, Türkiye'nin yeni gerilimler veya çatışmalar görmek istemediği ve tüm anlaşmazlıkları sona erdirmek ve bölgede barış ve istikrarı sağlamak için çalıştığı belirtildi.

Açıklamada, bakanlığın İran'daki olası olumsuz gelişmelere karşı Türkiye'deki ilgili kurumlarla koordinasyon içinde gerekli tüm önlemleri aldığı da ifade edildi.

Hürriyet gazetesi ise haberinde, Ankara'nın bölgesel gerilimlerin artmasını önlemek için iki paralel yol izlediğini bildirdi. Fidan'ın İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi ile yapacağı görüşmede, İran'a karşı herhangi bir askeri müdahalenin reddedildiğini ve bunun bölgesel ve uluslararası maliyetlerinin altını çizen net bir Türk mesajı iletmesi bekleniyor. Diyalog ve diplomasi yoluyla gerilimin azaltılmasının önceliğini, nükleer sorunun barışçıl çözümüne desteği ve gerektiğinde yardım sağlamaya hazır olduğunu vurgulayacak. Görüşmelerde ayrıca Gazze ve Suriye'deki durumların da ele alınması, insani yardım ulaştırılmasının ve Suriye'nin toprak bütünlüğünün korunmasının önceliğine odaklanılması muhtemel.

Gazete, aynı zamanda, Fidan'ın bugün Ankara'daki ABD Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack ile bölgedeki gerilimleri yönetmeyi amaçlayan Türk-Amerikan koordinasyonu kapsamında görüştüğünü bildirdi. Ankara, özellikle Suriye ve Gazze konularında, çatışma alanlarının genişlemesinden kaçınmanın ve iletişim kanallarını açık tutmanın önemini vurguladı.

Gazete, Türkiye'nin daha geniş bir tırmanmayı önlemek için Tahran ile aktif diplomasiyi ve Washington ile siyasi koordinasyonu birleştirerek ılımlı rol oynamaya çalıştığını ifade etti.

Fidan, dün ABD'yi İran ile tartışmalı konuları kapsamlı bir anlaşmaya varmak yerine "tek tek" çözmeye çağırdı ve Tahran'ın nükleer programı konusunda görüşmelere hazır olduğunu belirtti.

Şarku'l Avsat'ın Reuters'ten aktardığına göre Fidan, basın açıklamasında, Türkiye'nin İran'a yönelik herhangi bir yabancı müdahaleye veya saldırıya karşı olduğunu belirterek, "yeniden savaş başlatmanın bir hata olacağını" söyledi.

İran dün, silahlı kuvvetlerinin "yüksek alarmda olduğunu ve herhangi bir "saldırıya" derhal ve güçlü bir şekilde karşılık vermeye hazır olduğunu" belirterek, İran'ın nükleer silah edinme amacı gütmediğini vurguladı.

İranı’ın açıklamaları, ABD Başkanı Donald Trump'ın Tahran'a anlaşmaya varması için "zamanın tükenmekte olduğu" uyarısına ve bir sonraki ABD saldırısının geçen yıl Haziran ayında İran'a karşı gerçekleştirilen saldırıdan "çok daha kötü" olacağı uyarısına yanıt olarak geldi.

İran Meclis Başkanı Muhammed Bakırr Kalibaf ise ülkesinin müzakerelere açık olduğunu, ancak bunun "ABD başkanının aradığı türden bir diyalog" olmadığına inandığını belirterek, "O sadece kendi iradesini başkalarına dayatmak istiyor" dedi.

Kalibaf, ABD'nin Ortadoğu'daki askeri varlığının artması ve ABD Başkanı Donald Trump'ın İran'a karşı olası askeri harekât tehditleri arasında, İranlı yetkililerin binlerce protestocunun ölümüne yol açan şiddetli baskısının ardından, İran'ın başkenti Tahran'da CNN'e özel bir röportaj verdi.

CNN, İran hükümetinden ülkeye giriş ve sahadaki durumu sınırlı bir şekilde gözlemleme izni aldığını belirtti.

Çelişkili ölü sayıları sorulduğunda—ABD merkezli İnsan Hakları Aktivistleri Haber Ajansı (HRANA) en az 5 bin 858 protestocunun öldürüldüğünü bildirirken, İran Dışişleri Bakanlığı bu sayıyı 2 bin 427 "sivil" ve 690 "terörist" olarak açıkladı—Kalibaf, "tamamen ülke dışında tasarlanmış bir planın arkasında yabancı kuruluşlar var" dedi.

Olaylara karışanlar hakkında hızlı bir şekilde yargılama yapılacağından bahseden Kalibaf, hükümetin protestolar sırasında öldürülen yaklaşık 300 güvenlik görevlisinin kanının intikamını almaktan geri adım atmayacağını vurguladı.

Kalibaf, "ülke içinde, bir kısmı kötü yönetimden kaynaklanabilecek ekonomik sorunların" varlığını kabul etti, ancak bunları ABD yaptırımlarından kaynaklanan "otoriter baskılara" bağladı.



Çin'den uyarı: Amerika'nın bizi çevreleme girişimleri başarısızlığa mahkumdur

Çin Savunma Bakanlığı sözcüsü Jiang Bin (AP)
Çin Savunma Bakanlığı sözcüsü Jiang Bin (AP)
TT

Çin'den uyarı: Amerika'nın bizi çevreleme girişimleri başarısızlığa mahkumdur

Çin Savunma Bakanlığı sözcüsü Jiang Bin (AP)
Çin Savunma Bakanlığı sözcüsü Jiang Bin (AP)

Pekin, ABD Savunma Bakanlığı'nın bu yıl Çin'i caydırmaya öncelik vereceğini ve dostane ikili ilişkileri sürdüreceğini açıklamasından günler sonra bugün yaptığı açıklamada, Çin'i çevreleme girişimlerinin "başarısızlığa mahkum" olduğunu belirtti.

Çin Savunma Bakanlığı sözcüsü Jiang Bin basın toplantısında, "Gerçekler, Çin'i çevreleme veya kısıtlama girişimlerinin başarısızlığa mahkum olduğunu kanıtlamıştır" dedi.

Ancak, Başkan Donald Trump'ın nisan ayında mevkidaşı Şi Cinping ile görüşmek üzere Çin'i ziyaret etmesi beklendiğini belirterek, Pekin'in bağları güçlendirmek için "ABD tarafıyla çalışmaya hazır" olduğunu ifade etti.

Geçen hafta yayınlanan ABD Ulusal Savunma Stratejisi 2026'da Washington'un "Hint-Pasifik bölgesinde Çin'i çatışmayla değil, güç kullanarak caydıracağı" belirtiliyor.

Bu strateji, hem ABD müttefiklerinin kendi savunmaları için daha büyük sorumluluk üstlenmeleri gerektiği vurgusu açısından, hem de ABD'nin geleneksel rakipleri Çin ve Rusya'ya karşı daha ılımlı bir tavır benimseme açısından, Pentagon'un önceki politikalarından önemli bir sapmayı temsil etmektedir.

Önceki Ulusal Savunma Stratejisi, Başkan Joe Biden döneminde yayımlanmış ve Çin'i Washington'un en büyük meydan okuması olarak tanımlamıştı.

Ancak yeni strateji, Çin'in kendi topraklarının bir parçası olarak gördüğü ABD müttefiki Tayvan'dan hiç bahsetmeden, Pekin ile "saygılı ilişkiler" kurulmasını öngörüyor.

Ancak bu, Washington'un Japonya ve Tayvan'ı da içeren Birinci Adalar zincirinde "güçlü bir caydırıcı savunma" kurma planlarını yeniden teyit etti.

Çin Savunma Bakanlığı sözcüsü, ABD'yi "Çin'in temel çıkarlarını ilgilendiren konularda bir şey söyleyip başka bir şey yapmaktan vazgeçmeye" çağırdı ve bu çıkarları "kararlı bir şekilde koruyacaklarını" ifade etti.

Pekin aralık ayında, başlıca güvenlik destekçisi olan Amerika Birleşik Devletleri ile yaptığı büyük silah anlaşmasının ardından, demokratik olarak yönetilen Tayvan çevresinde gerçek mühimmatlı askeri tatbikatlar gerçekleştirdi.


Yeni bir video, Alex Peretti'nin Minneapolis'te öldürülmesinden birkaç gün önce federal ajanlara saldırdığını gösteriyor

Minneapolis'te Alex Peretti için düzenlenen anma töreninden (AP)
Minneapolis'te Alex Peretti için düzenlenen anma töreninden (AP)
TT

Yeni bir video, Alex Peretti'nin Minneapolis'te öldürülmesinden birkaç gün önce federal ajanlara saldırdığını gösteriyor

Minneapolis'te Alex Peretti için düzenlenen anma töreninden (AP)
Minneapolis'te Alex Peretti için düzenlenen anma töreninden (AP)

Yeni bir video, Alex Peretti'nin Minneapolis’te ABD Sınır Devriyesi tarafından vurularak öldürülmesinden birkaç gün önce federal ajanlara tükürdüğünü ve devlete ait bir arazi tipi araca zarar verdiğini ortaya koydu.

The News Movement adlı haber sitesi tarafından yayımlanan ve 13 Ocak’ta çekildiği belirtilen görüntülerde, sakalı, gözlüğü ve giyimiyle Peretti’ye benzeyen bir kişinin yer aldığı görülüyor. Görüntülerdeki kişinin, öldürüldüğü gün üzerinde bulunan kıyafetlere benzer giysiler giymesi dikkat çekiyor.

Videoda, söz konusu kişinin federal ajanlara bağırıp tükürdüğü, ardından devlete ait arazi tipi aracın arka lambasına tekme atarak kırdığı görülüyor.

Hakaretlerin sürmesi üzerine ajanlar araçtan inerek şahsa doğru ilerliyor ve onu yere yatırıyor.

Olay devam ederken, ajanlar yakındaki bir grup göstericiye biber gazı ve göz yaşartıcı gaz sıkıyor, ancak adam sonunda serbest bırakılıyor.

Ajanlardan uzaklaştıktan sonra, şahsın belinde bir ateşli silahın görüldüğü dikkat çekti.

Şahıs olay yerinden ayrılmak yerine, diğer protestocularla birlikte kalarak federal kolluk kuvvetlerine yönelik hakaretlerini sürdürüyor.

Alex Peretti'nin ailesi, Minnesota Star Tribune’e yaptıkları açıklamada, videodaki kişinin Peretti olduğunu doğruladı.

Peretti'nin ailesinin avukatı Steve Schleicher, Fox News’e yaptığı açıklamada, “Alex, sokakta kimseye tehdit oluşturmamasına rağmen vurularak öldürülmesinden bir hafta önce, ABD Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza Dairesi’ne (ICE) bağlı bir grup görevli tarafından şiddetli bir saldırıya uğradı. Bir hafta önce yaşanan hiçbir olay, 24 Ocak’ta ICE ajanları tarafından Alex’in öldürülmesini asla haklı çıkaramaz” ifadelerini kullandı.

37 yaşındaki Alex Peretti, Minneapolis’te federal göçmenlik uygulamalarını görüntülediği sırada, ABD Sınır Devriyesi ajanlarının açtığı ateş sonucu hayatını kaybetti.

Silahlı saldırıya ilişkin görüntülerde, Peretti’nin ajanlar tarafından yere düşürülen bir kadına yardım etmeye çalıştığı, ardından kimyasal bir maddeyle püskürtüldüğü, yere yatırıldığı ve darp edildiği görülüyor.

Kayıtlarda ayrıca, bir ajanın Peretti’nin kemerinden yetkililerin ‘şüpheli silah’ olarak nitelendirdiği 9 milimetrelik bir tabancayı aldığı, diğer ajanların ise yaklaşık 12 el ateş açtığı yer alıyor.

Yetkililer, Sınır Devriyesi’ne bağlı bir görevlinin Gümrük ve Sınır Muhafaza Birimi envanterinde bulunan Glock 19 tabancasıyla ateş açtığını, bir diğer görevlinin ise yine aynı kuruma ait Glock 47 tabancasını kullandığını açıkladı.

Ateş açılmadan önce ajanların, çevrede sivillerin bağırıp düdük çaldığı bir ortamda kolluk operasyonu yürüttüğü belirtildi. Yetkililer, kalabalığın kolluk kuvvetlerinin çalışmalarını engellememesi için kaldırımda kalmasının istendiğini bildirdi.

Yetkililer ayrıca, ajanların gözaltına almaya çalıştığı sırada şahsın direndiğini ve bunun fiziksel bir arbedeye yol açtığını kaydetti.

Rapora göre, yaşanan arbede sırasında kimliği açıklanmayan bir Sınır Devriyesi görevlisinin, adamın silahlı olduğunu defalarca bağırarak dile getirdiği duyuldu.


Trump'tan dikkat çeken hamle: Beyaz Saray koridorlarına Putin ile çekilmiş bir fotoğraf asıldı

Beyaz Saray koridorlarına ABD Başkanı Donald Trump ile Rus mevkidaşı Vladimir Putin'in bir fotoğrafı asıldı. (X)
Beyaz Saray koridorlarına ABD Başkanı Donald Trump ile Rus mevkidaşı Vladimir Putin'in bir fotoğrafı asıldı. (X)
TT

Trump'tan dikkat çeken hamle: Beyaz Saray koridorlarına Putin ile çekilmiş bir fotoğraf asıldı

Beyaz Saray koridorlarına ABD Başkanı Donald Trump ile Rus mevkidaşı Vladimir Putin'in bir fotoğrafı asıldı. (X)
Beyaz Saray koridorlarına ABD Başkanı Donald Trump ile Rus mevkidaşı Vladimir Putin'in bir fotoğrafı asıldı. (X)

ABD Başkanı Donald Trump’ın, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile birlikte çekilmiş bir fotoğrafını Beyaz Saray’a astırdığı bildirildi. Şarku’l Avsat’ın Independent’tan aktardığına göre, söz konusu adımın ABD’nin müttefikleri arasında şaşkınlık yaratması bekleniyor.

Fotoğraf, iki liderin geçtiğimiz ağustos ayında Alaska’da düzenlenen zirvesi sırasında çekildi ve Trump’ın torunlarından biriyle olan başka bir fotoğrafın üzerine yerleştirildi.

PBS News’in Beyaz Saray muhabiri Elizabeth Landers’ın X platformunda paylaştığı bilgiye göre, çerçevelenen fotoğraf, Beyaz Saray’ın Batı Kanadı ile ana bina arasındaki koridora asıldı.

Fotoğrafa ilişkin olarak Rusya’nın kıdemli müzakerecilerinden Kirill Dmitriev olumlu bir değerlendirmede bulundu. Trump’ın Ortadoğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff ve damadı Jared Kushner ile birçok kez görüşen Dmitriev, “Bir fotoğraf bin kelimeye bedel” ifadesini kullandı.

Ancak Beyaz Saray’daki bu yeni ekleme herkes tarafından aynı şekilde karşılanmadı. Virginia Senatörü Mark Warner, fotoğrafa ilişkin yaptığı yorumda, “Putin’i Amerikan halkının ve ailesinin üzerine koymak, biraz abartılı bir durum” değerlendirmesinde bulundu.

Estonyalı siyasetçi Marko Mihkelson da Trump ile Putin arasındaki ilişkiye yönelik bu görünür vurgunun, Ukrayna’da süren savaş açısından ne anlama gelebileceğine dair endişelerini dile getirdi.

Mihkelson, “Eğer ABD Başkanı’nın, 21. yüzyılın en büyük savaş suçlusunun fotoğrafını Beyaz Saray duvarına asmayı uygun gördüğü doğruysa, ne yazık ki adil ve kalıcı bir barışın ertelenmesi gerekecek” ifadesini kullandı.

Beyaz Saray, geçtiğimiz ay Palmiye Odası’nda bir yenileme çalışmasına sahne olmuştu. Bu düzenleme, Donald Trump’ın geçen yıl göreve dönmesinin ardından hayata geçirdiği kapsamlı değişiklikler zincirinin son halkası olarak değerlendiriliyor.

Trump ile Putin, 15 Ağustos’ta Alaska’nın Anchorage kentinde bir araya gelmişti. Bu görüşme, Moskova’nın dört yıl önce Ukrayna’ya yönelik kapsamlı işgalini başlatmasından bu yana ABD ve Rusya liderleri arasında gerçekleşen ilk zirve olma özelliğini taşıyor.

Söz konusu buluşmada Putin’in gördüğü sıcak karşılama dikkat çekmiş, Trump’ın Rus lideri samimi bir şekilde karşılaması, Rus güçlerinin Ukrayna’nın doğusunda yıpratma savaşını sürdürdüğü bir döneme denk gelmişti.

Görüşme, Moskova’da diplomatik bir kazanım olarak yorumlanmış; iki liderin kameralar önünde tokalaşması ve Putin’in yakın bir müttefik gibi ağırlanması öne çıkarılmıştı.

Zirve sırasında dikkat çeken anlardan biri de Putin’in, kendi makam aracı yerine Trump’ın ‘Canavar’ (The Beast) olarak bilinen zırhlı başkanlık aracına binmeyi tercih etmesi olmuştu. Görüntülerde, iki liderin hava üssünden ayrıldığı ve Putin’in arka koltukta gülerek oturduğu görülmüştü.

The Times gazetesi ise Kremlin’in daha önce yaptığı bir açıklamaya atıfla, söz konusu zirvenin gelecek eğitim yılından itibaren güncellenmiş tarih ders kitaplarında yer alacağını yazdı.