Sevilen sağlık dizisinden ICE karşıtı eyleme destek

Grey's Anatomy'nin 22. sezonunun prodüksiyonu 31 Ocak Cumartesi günü yeniden başlayacak (Disney)
Grey's Anatomy'nin 22. sezonunun prodüksiyonu 31 Ocak Cumartesi günü yeniden başlayacak (Disney)
TT

Sevilen sağlık dizisinden ICE karşıtı eyleme destek

Grey's Anatomy'nin 22. sezonunun prodüksiyonu 31 Ocak Cumartesi günü yeniden başlayacak (Disney)
Grey's Anatomy'nin 22. sezonunun prodüksiyonu 31 Ocak Cumartesi günü yeniden başlayacak (Disney)

ABD Başkanı Trump'a, şehirdeki göçmenlere yönelik ABD Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza (ICE) operasyonlarını sona erdirmesi için baskı yapma amacıyla Minnesota Üniversitesi öğrenci gruplarının başlattığı "Ulusal Kapanma" protestosu nedeniyle, Grey's Anatomy'nin 22. sezon çekimlerini dün askıya aldığı bildirildi.

Renee Good ve Alex Pretti'nin Minneapolis'te federal göçmenlik memurları tarafından vurularak öldürülmesinin ardından İkiz Şehirler (Minnesota eyaletindeki Minneapolis ve St. Paul kentleri -çn.) halkı, 30 Ocak Cuma günü genel grev çağrısı yaptı. Organizatörlerin internet sitesinde belirttiği üzere bu kapanma, "ICE'ın terör saltanatını durdurmak" için "ülke çapında okul ve işe gidilmeyen ve alışveriş yapılmayan bir günü" içeriyor.

Deadline'a konuşan kaynaklara göre, ABC'nin uzun soluklu sağlık draması Grey's Anatomy'nin prodüksiyonu, protesto nedeniyle dün askıya alındı.

Deadline'a göre uzun soluklu dizide çalışan "ekip üyelerinin" 30 Ocak'ta işe gelmeyeceğinin "prodüksiyon ekibi tarafından öğrenilmesinin ardından" yapım sürecini askıya alma kararı verildi. Henüz başka bir programın dün prodüksiyonu durdurduğu bildirilmedi.

Kaynaklar, dizinin çekimlerinin 31 Ocak Cumartesi günü yeniden başlayacağını da aktardı.

sdefr
Ekip üyelerinin ICE karşıtı grev nedeniyle çalışmayı reddetmesi üzerine Grey's Anatomy'nin prodüksiyonunun durduğu bildirildi (Disney)

The Independent cevap hakkı için Grey's Anatomy'nin yapımcısı ABC'yle temasa geçti.

Yoğun bakım hemşiresi Pretti, ABD Başkanı'nın acımasız göçmenlik operasyonlarına karşı Minneapolis'te düzenlenen bir protestoda sınır muhafızları tarafından yaklaşık bir hafta önce öldürülmüştü. Bu olaydan sadece üç hafta önceyse ICE'ın Minnesota'daki aktif bir operasyonu sırasında aracıyla bir caddeyi kapatması üzerine Good, bir ICE memuru tarafından vurularak öldürülmüştü.

Trump yönetiminin, Pretti ve Good'un ölümleriyle ilgili tutumuna duyulan öfke, binlerce öğrenci ve çalışanın okul ve işten uzak kaldığı "ulusal kapanma" çağrısına yol açtı.

Organizatörler internet sitelerinde "İkiz Şehirler halkı tüm ülkeye yol gösterdi: ICE'ın terör saltanatını durdurmak için onu KAPATMAMIZ gerekiyor" diye yazdı. 

30 Ocak Cuma günü, ülke çapında okulla işe gitmeme ve alışveriş yapmama günü için bize katılın.

Dünkü grevi organize eden çeşitli gruplar arasında Minnesota Üniversitesi'ndeki birçok kuruluş da var. Kapanmayla ilgili internet sitesinde 46 eyalette düzenlenen protestolar için New York, Los Angeles, Şikago ve Washington gibi büyük şehirler de dahil 250 nokta listeleniyor.

Minnesota Üniversitesi'nde Etiyopya Öğrenci Birliği Başkanı olan öğrenci Kidus Yeshidagna, The Guardian'ın aktardığına göre "Bu grev çağrısını yapıyoruz çünkü Minnesota'da yaptığımız şeyin ülke geneline yayılması gerektiğini düşünüyoruz" dedi. 

Ülke çapında daha fazla insanın ve parlamenterin uyanması gerekiyor.

Genel grev çağrısı, geçen hafta cuma günü binlerce kişinin Minneapolis'in dondurucu soğuğunda yürüyerek Trump'ın, şehirlerindeki göçmenlere yönelik baskılara son vermesi çağrısında bulunmasının ardından geldi. Trump'ın Minnesota'da "gerilimi biraz azaltacağını" söylemesine rağmen protestocular, baskıyı artırmak istediklerini belirtmişti.

Independent Türkçe



Düşürülen Amerikan F-15E savaş uçağı hakkında ne biliyoruz ve İran semalarında ne yapıyordu??

Füzelere karşı kendisini nasıl savunuyor?
Füzelere karşı kendisini nasıl savunuyor?
TT

Düşürülen Amerikan F-15E savaş uçağı hakkında ne biliyoruz ve İran semalarında ne yapıyordu??

Füzelere karşı kendisini nasıl savunuyor?
Füzelere karşı kendisini nasıl savunuyor?

ABD’li bir yetkili dün Reuters’a yaptığı açıklamada, bir Amerikan savaş uçağının İran’da düşürüldüğünü bildirdi.

ABD basınında yer alan haberlere göre, düşen savaş uçağındaki iki pilottan biri Amerikan güçleri tarafından kurtarılırken, diğer pilotu arama çalışmaları sürüyor.

The New York Times ve The Wall Street Journal gazetelerine göre söz konusu uçağın tipi F-15E olup, ön koltukta pilot, arka koltukta ise silah sistemleri subayı bulunuyor.

Öte yandan CNN, İran medyasında yayımlanan enkaz görüntülerinin analizinin, uçağın bazı İranlı kaynakların öne sürdüğü gibi F-35 hayalet uçak değil, F-15 olduğunu gösterdiğini belirtti.

F-15E uçakları hakkında ne biliyoruz? İran semalarında ne yapıyorlar? 

Şarku’l Avsat’ın The Wall Street Journal’dan aktardığına göre, F-15E Strike Eagle tipi savaş uçakları hem hava hedeflerini vurabilen hem de kara hedeflerini bombalayabilen çok amaçlı platformlar olup, savaşın başlangıcından bu yana İran hava sahasında görev yapıyor.

McDonnell Douglas tarafından geliştirilen ve 1997 yılında Boeing ile birleşen şirket bünyesinde üretilen bu uçaklar, yaklaşık 10 bin 500 kilogram mühimmat taşıyabiliyor. Bu kapasite, aynı görevde birden fazla hedefin vurulmasına imkân tanıyor.

F-15E’ler, 1980’lerin sonlarında ABD Hava Kuvvetleri envanterine girdi. Suudi Arabistan, Güney Kore, Singapur ve İsrail de bu uçakları satın alan ülkeler arasında yer alıyor.

ABD Hava Kuvvetleri son F-15E uçağını 2004 yılında Boeing’den teslim alırken, halihazırda daha gelişmiş elektronik sistemlere ve yaklaşık 13 bin 400 kilogram taşıma kapasitesine sahip yeni nesil F-15EX modelini tedarik ediyor.

F-15E, ön koltukta bulunan bir pilot ve arka koltukta yer alan, silah sistemleri subayı (WSO) tarafından kullanılıyor.

F-15E tipi bir savaş uçağının düşürülmesi, ABD ve İsrail’in şubat ayı sonlarında İran’a yönelik hava saldırılarına başlamasından bu yana yaşanan ikinci olay olarak kayıtlara geçti.

The Wall Street Journal’ın daha önceki haberine göre, savaşın ilk günlerinde Kuveyt’e ait bir F/A-18 savaş uçağı, yanlışlıkla üç ABD F-15E uçağını düşürdü.

F-15E uçakları kendilerini nasıl savunur?

F-15E Strike Eagle tipi savaş uçakları, kendilerini hedef alan füzelere karşı kaçınma amacıyla çeşitli karşı tedbir sistemleri kullanıyor. Bu sistemler arasında, radarları yanıltmak veya devre dışı bırakmak için kullanılan ince metal şeritler ile hem radar güdümlü hem de ısı güdümlü füzeleri saptırmaya yönelik aydınlatma fişekleri bulunuyor.

ABD Hava Kuvvetleri, uçağın elektronik koruma sistemlerini ‘EPAWSS’ (Eagle Passive/Active Warning and Survivability System) adı verilen yeni bir yapıya yükseltiyor. Bu teknoloji, BAE Systems tarafından üretiliyor.

Pentagon’un 2020 yılında yayımladığı bir test raporunda, EPAWSS sisteminin F-15 uçaklarının mürettebatına hem karadan hem havadan, radyo frekanslarıyla çalışan tehditler hakkında kapsamlı bilgi sağlamayı amaçlayan bir savunma sistemi olduğu ve bu tehditlere karşı önlemler sunduğu belirtildi.

Öte yandan, dün düşürülen F-15E uçağının EPAWSS sistemiyle donatılmış olup olmadığı henüz doğrulanamadı.


Trump, İran'da kayıp pilotun zarar görmesi durumunda Amerika'nın ne yapacağı konusunda açıklama yapmayı reddediyor

ABD Başkanı Donald Trump, Beyaz Saray'da düzenlediği basın toplantısı sırasında (AFP)
ABD Başkanı Donald Trump, Beyaz Saray'da düzenlediği basın toplantısı sırasında (AFP)
TT

Trump, İran'da kayıp pilotun zarar görmesi durumunda Amerika'nın ne yapacağı konusunda açıklama yapmayı reddediyor

ABD Başkanı Donald Trump, Beyaz Saray'da düzenlediği basın toplantısı sırasında (AFP)
ABD Başkanı Donald Trump, Beyaz Saray'da düzenlediği basın toplantısı sırasında (AFP)

ABD güçleri, İran üzerinde düşürüldükten sonra fırlatma koltuğunu kullanmak zorunda kalan F-15E savaş uçağının mürettebatını ararken, Başkan Donald Trump, kayıp mürettebatın zarar görmesi durumunda ABD'nin yapacaklarına dair açıklama yapmaya isteksiz görünüyor.

The Independent ile dün yaptığı kısa telefon görüşmesinde Trump, pilotların İranlılar tarafından yakalanması veya zarar görmesi durumunda ne yapacağı sorusuna, "Bunun hakkında yorum yapamam çünkü umarız böyle bir şey olmaz" şeklinde yanıt verdi.

NBC News, Trump'ın Amerikan savaş uçağının düşürülmesinin, bir aydan fazla süredir devam eden savaşı sona erdirmek için İran'la yapılan müzakereleri etkilemeyeceğini söylediğini belirtti.

Şarku’l Avsat’ın ABD medyasında dün yer alan haberlerden aktardığına göre İran'da düşen savaş uçağının iki pilotundan biri Amerikan kuvvetleri tarafından kurtarıldı, diğer pilot için ise arama çalışmaları ise devam ediyor.

İran devlet televizyonunun AFP’ye dayandırdığı haberine göre İran medyası enkazın görüntülerini yayınlarken, yetkililer Amerikalı pilot veya pilotların yakalanması için maddi ödül teklif etti.

Axios ve CBS News isimsiz kaynaklara dayanarak, pilotlardan birinin ABD özel kuvvetleri tarafından kurtarıldığını, diğerinin ise aranmaya devam edildiğini bildirdi.

New York Times ve Wall Street Journal'a göre uçak bir F-15E; arka koltukta bir pilot ve bir silah sistemleri subayı bulunan savaş uçağı.


Dünya Sağlık Örgütü, İran'da sağlık sektörüne yönelik saldırılar konusunda uyarıda bulundu

İran Sağlık Bakanlığı sözcüsü tarafından yayınlanan fotoğrafta, Pasteur Enstitüsü'nün hedef alınmasının ardından çekilmiş görüntü yer alıyor.
İran Sağlık Bakanlığı sözcüsü tarafından yayınlanan fotoğrafta, Pasteur Enstitüsü'nün hedef alınmasının ardından çekilmiş görüntü yer alıyor.
TT

Dünya Sağlık Örgütü, İran'da sağlık sektörüne yönelik saldırılar konusunda uyarıda bulundu

İran Sağlık Bakanlığı sözcüsü tarafından yayınlanan fotoğrafta, Pasteur Enstitüsü'nün hedef alınmasının ardından çekilmiş görüntü yer alıyor.
İran Sağlık Bakanlığı sözcüsü tarafından yayınlanan fotoğrafta, Pasteur Enstitüsü'nün hedef alınmasının ardından çekilmiş görüntü yer alıyor.

Dünya Sağlık Örgütü (WHO) dün İran'da son birkaç günde "sağlık sektörüne yönelik çeşitli saldırılar" konusunda uyarıda bulundu ve başkent Tahran'daki Pasteur Enstitüsü'nün hava saldırısı sonucu hasar görmesinden duyduğu üzüntüyü dile getirdi.

WHO Genel Direktörü Tedros Adhanom Ghebreyesus, X platformunda yaptığı paylaşımda, "Ortadoğu'daki çatışmaların tırmanmasıyla birlikte, son günlerde İran'ın başkenti Tahran'da sağlık sektörüne yönelik çeşitli saldırılar olduğuna dair haberler var” diyerek, Pasteur Tıp Enstitüsü'nün "önemli hasar gördüğünü ve artık sağlık hizmeti veremez durumda olduğunu" ifade etti.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre enstitü, Dünya Sağlık Örgütü'nün hedef alındığını doğruladığı 20 tesisten biriydi.

İran Sağlık Bakanlığı sözcüsü Hüseyin Kirmanpur, ağır hasar görmüş ve bazı bölümleri enkaz haline gelmiş binanın fotoğraflarını paylaştı.

Buna karşılık, İran Öğrenci Haber Ajansı (ISNA), "Pasteur Enstitüsü'nün İran'daki hizmetlerinin bu saldırılar sonucunda aksamadığını" bildirerek, aşı ve serum üretiminin devam ettiğini ve personelin hiçbirinin zarar görmediğini vurguladı.

Paris'teki Pasteur Enstitüsü ile resmi bir bağlantısı olmayan Enstitü, 1920 yılında kurulmuş olup İran'ın en eski araştırma ve halk sağlığı merkezlerinden biridir.

Tedros, merkezin "acil durumlar da dahil olmak üzere, nüfusun sağlığını koruma ve geliştirme konusunda hayati bir rol oynadığını" vurguladı.

Görsel kaldırıldı.WHO Genel Direktörü Tedros Adhanom Ghebreyesus (Reuters)

DSÖ Genel Direktörü İran'a ilave olarak, savaş nedeniyle yaklaşık 4 milyon insanın "kitlesel olarak yerinden edildiğini", savaşta 3 binden fazla kişinin öldüğünü ve 30 binden fazla kişinin yaralandığını belirterek, Irak, Ürdün, Lübnan ve Suriye'deki etkilenen sağlık sistemlerine acil destek çağrısında bulundu.

Açıklamasında, Mart-Ağustos ayları için ayrılan ve toplamda 30,3 milyon dolar tutarındaki fon çağrısının, temel sağlık hizmetleri ve travma bakımının yanı sıra epidemiyolojik gözetim ve erken uyarı sistemleri, kitlesel yaralanma yönetimi ve potansiyel kimyasal, biyolojik, radyolojik veya nükleer acil durumlarla başa çıkmaya yönelik hazırlıkları desteklemeyi amaçladığını belirtti.

Örgüt, etkilenen ülkelerdeki sağlık tesislerine yönelik 116 saldırıyı belgeleyerek, “kötüleşen krizin bulaşıcı hastalık salgınları riskini önemli ölçüde artırdığı” ve “yağmurla birleşen petrol depoları, beyaz fosfor bombaları ve diğer silahların yol açtığı çevresel tehlikelerin kimyasal yanıklar ve ciddi solunum yolu yaralanmaları gibi önemli tehditler oluşturduğu” konusunda uyarıda bulundu.

Görünüşe göre Amerika Birleşik Devletleri ve İsrail, savaşın ilk haftalarında saldırıların odak noktası olan askeri, güvenlik ve idari altyapının ötesine geçerek hedeflerini genişletiyor.

Son günlerde sağlık ve eğitim altyapısı, en son olarak da ulaşım sektörü hedef alındı.

 Mehr Haber Ajansı, İran Kızılayı'na atıfta bulunarak, dün Tahran'daki Şehid Beheshti Üniversitesi'nde bulunan bir lazer ve plazma araştırma merkezine yönelik saldırı düzenlendiğini bildirdi.

Üniversite, "merkezin büyük bir bölümünün tahrip edildiğini" duyurarak, saldırının "entelektüelliği, araştırmayı ve düşünce özgürlüğünü" hedef aldığını belirtti.

İsrail ayrıca, askeri araştırma için kullanıldıkları gerekçesiyle İmam Hüseyin Üniversitesi ve Malek Aştar Üniversitesi'ni de hedef aldı.

Salı günü yapılan saldırılar, İran hükümetine göre anestezi ve kanser tedavileri için ilaç üreten İran'ın en büyük ilaç şirketlerinden biri olan Tofigh Darou'yu da vurdu.

Tedros, geçen pazar günü Delaram Sina Psikiyatri Hastanesi'nin ağır hasar gördüğünü söyledi.

Tahran'ın kuzeybatısındaki lüks Gandhi özel hastanesinin pencereleri savaşın ilk günlerinde yıkıldı ve bu hafta başlarında WHO’nun Tahran'daki ofisi hasar gördü.

ABD Başkanı Donald Trump, uluslararası hukuk sivil altyapıyı hedef almayı yasaklasa da İran'ı "taş devrine döndürmek" için bombalamakla tehdit etti.

Sağlık tesisleri, II. Dünya Savaşı'nın vahşetinden sonra imzalanan Cenevre Sözleşmeleri uyarınca koruma altına alınmış alanlar olarak kabul edilmektedir.

İran Kızılayı'nın son istatistiklerine göre savaş sırasında 307 sağlık, tıp ve acil durum tesisi hasar gördü.

İsrail, Ekim 2023'te başlayan iki yıllık bombardımanı sırasında Gazze'deki hastanelere defalarca saldırı düzenledi ve bunların Hamas militanları tarafından kullanıldığını iddia etti.

28 Şubat'ta ABD ve İsrail, İran'ın nükleer silah geliştirmeye çalıştığı iddiasıyla İran'a saldırılar düzenledi; Tahran bu iddiayı reddetti.