Üçüncü Akım… Süveyda’daki çıkmazı sonlandırmak için sivil girişim

Entelektüeller, vilayetin birleşik Suriye'nin ayrılmaz bir parçası olduğunu vurguladılar

İsrail Başbakanı’nın geçtiğimiz yıl şubat ayında yaptığı açıklamaları protesto etmek için, Suriye'nin güneyindeki Süveyda şehrinin el-Kerama Meydanı'nda toplanan Suriyeliler, 25 Şubat 2025 (AFP)
İsrail Başbakanı’nın geçtiğimiz yıl şubat ayında yaptığı açıklamaları protesto etmek için, Suriye'nin güneyindeki Süveyda şehrinin el-Kerama Meydanı'nda toplanan Suriyeliler, 25 Şubat 2025 (AFP)
TT

Üçüncü Akım… Süveyda’daki çıkmazı sonlandırmak için sivil girişim

İsrail Başbakanı’nın geçtiğimiz yıl şubat ayında yaptığı açıklamaları protesto etmek için, Suriye'nin güneyindeki Süveyda şehrinin el-Kerama Meydanı'nda toplanan Suriyeliler, 25 Şubat 2025 (AFP)
İsrail Başbakanı’nın geçtiğimiz yıl şubat ayında yaptığı açıklamaları protesto etmek için, Suriye'nin güneyindeki Süveyda şehrinin el-Kerama Meydanı'nda toplanan Suriyeliler, 25 Şubat 2025 (AFP)

Suriye’nin çoğunluğu Dürzi nüfusa sahip Süveyda vilayetinden akademisyenler ve aydınlar, dün ‘Üçüncü Akım’ adıyla açık bir sivil inisiyatif başlattı. Girişimin, toplumdan doğacak bir sivil kurtarma heyeti oluşturulması yoluyla toplumu korumayı ve kaosa sürüklenmesini önlemeyi amaçladığı belirtildi. İnisiyatifin ayrıca, Suriye hükümeti ile vilayetin geniş kesimlerinde etkili olan fiili otorite arasında süren ‘kilitlenmiş’ durumdan çıkış hedefi taşıdığı ifade edildi.

Üçüncü Akım’ın hedefleri arasında, Süveyda’nın birleşik Suriye’nin ayrılmaz bir parçası olduğunun vurgulanması ve çözümün temelini uzlaşıya dayalı idari yerinden yönetim anlayışının oluşturması yer alıyor.

Girişimi başlatanların Süveyda’daki ve yurt dışındaki Süveydalılara hitaben yayımladığı bildiride şu ifadelere yer verildi: “Biz, Süveyda vilayetindeki tıkanmış gerçekliğin dayattığı Üçüncü Akım’ız. Toplumu koruma, istikrarını, onurunu ve güvenliğini sağlama yönündeki ahlaki ve tarihsel sorumluluğumuzdan hareketle, sesimizi cesaret ve şeffaflıkla yükseltiyoruz.” Şarku’l Avsat’ın ulaştığı belgede, söz konusu girişimin, toplumdan doğan ve toplum için çalışan bir sivil kurtarma heyeti kurulması yoluyla toplumu korumayı ve kaosa sürüklenmesini önlemeyi amaçlayan ‘pratik bir yol haritası’ niteliği taşıdığı vurgulandı.

tyu
Geçtiğimiz cumartesi günü Süveyda şehir merkezindeki el-Kerama Meydanı'nda düzenlenen gösteride bağımsızlık ve kendi kaderini tayin hakkı talep edildi. (Sosyal medya)

Bildiride, Süveyda’nın halihazırda ‘halkının yaşadığı acıların görmezden gelindiği bir merkeziyetçi söylem ve siyasi tıkanıklık ortamında kritik bir süreçten geçtiği’ belirtildi. Metinde, bildiriyi imzalayanların yalnızca kendilerini temsil ettiği vurgulandı.

Bildiride, Üçüncü Akım’ın temel hedeflerinin, katliamların kınanması, hesap sorulmasının talep edilmesi ve zararların telafi edilmesi olduğu kaydedildi. Temmuz ayında yaşanan kanlı olaylardan sorumluluğun, bazı tarafların çatışmayı körükleme çabalarına rağmen, yönetime ait olduğu ifade edildi. Açıklamada ayrıca, Süveyda’nın birleşik Suriye’nin ayrılmaz bir parçası olduğu vurgulanırken, halkının tarihinin, Sultan Paşa el-Atraş liderliğindeki Büyük Suriye İsyanı mirası da dahil olmak üzere, ortak ulusal mücadelenin ruhunu yansıttığına dikkat çekildi. Çözümün temelinin ise uzlaşıya dayalı idari yerinden yönetim olduğu belirtildi.

Üçüncü Akım bildirisini imzalayanlar, halkın köylerine güvenli şekilde geri dönmesini, kaçırılanların serbest bırakılmasını ve mağdurların zararlarının tazmin edilmesini, öğrencilerin korunmasını ve eğitim haklarının güvence altına alınmasını, Süveyda’nın bölgesel eksenlerden uzak tutulmasını ve insanca yaşam koşullarının sağlanmasını, ayrıca diyalog ve sivil iş birliğinin toplumsal çalışmanın temeli olmasını hedeflediklerini ifade etti.

Bildiride, girişimin ‘bir iktidar ilanı ya da yönetim projesi olmadığı, geliştirmeye ve tartışmaya açık bir inisiyatif’ olduğu vurgulanarak, Süveyda’nın tüm sakinleri ve istikrarla ilgilenen taraflar, toplumu koruyan ve ona hizmet eden pratik bir sürece dönüştürülmesi için bu girişimi tartışmaya ve katkı sunmaya davet edildi.

sfgrt
Şeyh Hikmet el-Hicri (AFP)

Söz konusu girişim, Şeyh Hikmet el-Hicri ve kendisine bağlı olduğu belirtilen Ulusal Muhafızlar’ın Süveyda’nın geniş kesimlerinde etkisini sürdürdüğü bir dönemde gündeme geldi. El-Hicri ve çevresinin, İsrail desteğiyle Süveyda vilayetinde kurmayı planladıkları yapılanma doğrultusunda hareket ettikleri, geçtiğimiz eylül ayında ABD ve Ürdün desteğiyle Şam’dan ilan edilen ‘yol haritasını’ ise reddettikleri kaydedildi.

Öte yandan, el-Hicri ve destekçilerinin, Süveyda Valisi Mustafa el-Bekkur’un kısa süre önce duyurduğu girişime ilişkin şimdiye kadar herhangi bir tutum açıklamadığı belirtildi. ‘Süveyda için güvenli bir geleceğe doğru’ başlığıyla ve ‘Krizin sürmesi ile geleceğin gölgesini koruyan bir çözüm arasında kader belirleyici bir tercih’ sloganıyla duyurulan söz konusu girişimin, vilayetteki krize kapsamlı bir çözüm hedeflediği ifade edildi.

Vilayetteki gelişmeleri takip eden gözlemciler, geçtiğimiz cumartesi günü Süveyda kentinde el-Hicri yanlılarının düzenlediği ve vilayetin Suriye devletinden ayrılması yönündeki taleplerin yeniden dile getirildiği toplantının, Vali el-Bekkur’un girişimine fiili bir ret anlamına geldiğini değerlendirdi.

dfg
Süveyda’daki Ulusal Muhafızlar’ın liderleri, Şeyh Hikmet el-Hicri ile birlikte (Arşiv – Facebook)

Diğer yandan Ulusal Muhafızlar’ın kasım ayının sonlarında yaklaşık 10 kişiyi gözaltına aldığı hatırlatıldı. Söz konusu kişilerin, el-Hicri’nin politikaları ve projelerine karşı ‘darbe girişiminde bulunmak’ ve onun akımına paralel bir ‘alternatif akım’ oluşturmakla suçlandığı belirtildi.

Gözaltına alınanlar arasında din adamı Şeyh Raid el-Meteni’nin yanı sıra Asım Ebu Fahr, Ganidi Ebu Fahr, Mahir Felhut, Hüsam Zeydan, Zeydan Zeydan ve İlmüddin Zeydan’ın bulunduğu kaydedildi. Güvenlik operasyonundan iki gün sonra ise yerel kaynaklar, Şeyh el-Meteni’nin Ulusal Muhafızlar tarafından gözaltında tutulduğu sırada hayatını kaybettiğini duyurdu.



Irak, İran’ın sınır geçiş noktalarına yönelik kısıtlamaları artırıyor

Basra vilayetinde İran ile Irak arasındaki Şelemçe Sınır Kapısı. (AFP)
Basra vilayetinde İran ile Irak arasındaki Şelemçe Sınır Kapısı. (AFP)
TT

Irak, İran’ın sınır geçiş noktalarına yönelik kısıtlamaları artırıyor

Basra vilayetinde İran ile Irak arasındaki Şelemçe Sınır Kapısı. (AFP)
Basra vilayetinde İran ile Irak arasındaki Şelemçe Sınır Kapısı. (AFP)

Bağdat’ta, ABD’nin Irak yönetimine daha fazla sınır kapısını kapatması ve İran’a yönelik kısıtlamaları artırması için sürekli baskı uyguladığı yönündeki iddiaların gölgesinde, İran ile bir sınır kapısının kapatıldığı bildirildi.

Şarku’l Avsat'ın AFP’den aktardığına göre Iraklı bir kaynak, Irak hükümetinin dün ülkenin güneyindeki Şeyb Sınır Kapısı’nı kapattığını bildirdi. İranlı bir yetkili ise Irak ile sınır kapılarının yolcu geçişlerine açık olduğunu, ancak tır ve kamyonların geçişlerinde gecikmeler yaşandığını söyledi.

İki siyasi kaynak, ABD’nin Bağdat yönetimine İran ile arasındaki bütün sınır kapılarını kapatması yönünde baskı yaptığını belirtti. Kaynaklardan biri, “ABD Hazine Bakanlığı bu konuyu, Zeydi geçen ay New York’tayken gündeme getirdi” dedi.

Irak hükümet sözcüsü Haydar el-Abudi ise İran ile Şeyb Sınır Kapısı’nın kapatılmasının geçici olduğunu belirterek, “Verimliliği artırmak amacıyla gerçekleştirilen bu işlem tamamen idari niteliktedir ve siyasi bir anlam yüklenmesini gerektirmemektedir” açıklamasında bulundu.


Husilerden Aden ve Mukalla havalimanlarına saldırı

Yemen’in Taiz vilayetinin batısındaki Cebel Han cephesinde hükümet güçlerinin konuşlanmasından, (AFP)
Yemen’in Taiz vilayetinin batısındaki Cebel Han cephesinde hükümet güçlerinin konuşlanmasından, (AFP)
TT

Husilerden Aden ve Mukalla havalimanlarına saldırı

Yemen’in Taiz vilayetinin batısındaki Cebel Han cephesinde hükümet güçlerinin konuşlanmasından, (AFP)
Yemen’in Taiz vilayetinin batısındaki Cebel Han cephesinde hükümet güçlerinin konuşlanmasından, (AFP)

Husiler, Yemen’deki kritik tesislere yönelik saldırılarını artırdı. Grup, Aden Uluslararası Havalimanı ile Mukalla kentindeki er-Reyyan Havalimanı’nı balistik füzeler ve insansız hava araçlarıyla (İHA) hedef aldı. Saldırılar, Taiz ve Lahic’in batısında çatışmaların şiddetlendiği ve “Yemen Şafağı” operasyonunun Husilerin askerî ve insan gücünü yıpratmayı sürdürdüğü bir dönemde gerçekleşti.

Şarku’l Avsat’ın resmî kaynaklardan edindiği bilgilere göre, Aden Havalimanı çevresine bir balistik füze düştü. Hadramut vilayetindeki er-Reyyan Havalimanı da füze ve hava saldırılarına maruz kaldı. Yerel yönetim, saldırılarda can kaybı yaşanmadığını bildirdi. Husiler ayrıca Taiz kentinin Bir Başa bölgesindeki bir sünger fabrikasını hedef aldı. Böylece saldırılar, sivil ve kritik altyapı tesislerini de kapsadı.

Yemen ordu sözcüsü, muhaliflerini kuşatma uygulamakla suçlayan Husilerin, havalimanlarını, tesisleri, altyapıyı, seyahat güzergâhlarını ve geçim kaynaklarını hedef alarak fiilen halka kuşatma uyguladığını söyledi. Sözcü, saldırıların Husilerin sahada baskı altına alındığı dönemlerde daha da yoğunlaşan bir yaklaşımın göstergesi olduğunu ifade etti.


Sisi: Suudi Arabistan’la askerî iş birliğimiz savunma amaçlı, Yemen’e saldırıyı kapsamıyor

Mısır Cumhurbaşkanı Abdülfettah es-Sisi “Mısır Forumu” kapsamında düzenlenen “Kentsel ve İmar Gelişimi” oturumunda (Mısır Cumhurbaşkanlığı)
Mısır Cumhurbaşkanı Abdülfettah es-Sisi “Mısır Forumu” kapsamında düzenlenen “Kentsel ve İmar Gelişimi” oturumunda (Mısır Cumhurbaşkanlığı)
TT

Sisi: Suudi Arabistan’la askerî iş birliğimiz savunma amaçlı, Yemen’e saldırıyı kapsamıyor

Mısır Cumhurbaşkanı Abdülfettah es-Sisi “Mısır Forumu” kapsamında düzenlenen “Kentsel ve İmar Gelişimi” oturumunda (Mısır Cumhurbaşkanlığı)
Mısır Cumhurbaşkanı Abdülfettah es-Sisi “Mısır Forumu” kapsamında düzenlenen “Kentsel ve İmar Gelişimi” oturumunda (Mısır Cumhurbaşkanlığı)

Mısır Cumhurbaşkanı Abdülfettah es-Sisi, “Mısır’ın askerî çabalarının Suudi Arabistan topraklarını savunmaya yönelik olduğunu ve Yemen’e yönelik bir saldırıyı kapsamadığını” vurguladı. Sisi dün akşam yaptığı açıklamada, “Buradaki amaç, Suudi Arabistan’ın topraklarını ve sınırlarını, ayrıca Mısır’dan talep edilmesi hâlinde diğer Arap ülkelerinin topraklarını savunmaktır” dedi. Mısır’ın askerî faaliyetlerinin kendi sınırlarının ötesine ya da güvenliğini ve istikrarını korumayı önemsediği kardeş ülkelerin topraklarında saldırı amacıyla yürütülmeyeceğini ifade etti.

Sisi, Mısır’ın Körfez ülkelerinin yanında durmasının ortak Arap ulusal güvenliğinin bir uzantısı olduğunu belirtti. “Arap ulusal güvenliği bir bütündür” diyen Sisi, Körfez’deki kardeş ülkelerin istikrarının Mısır’ı ulusal güvenlik açısından doğrudan ilgilendirdiğini vurguladı. Sudan, Libya ve Somali dâhil bütün Arap ülkelerinde istikrarın yeniden sağlanması gerektiğini söyledi.

Mısır Parlamentosunun, Suudi Arabistan’a destek amacıyla gerekli adımların atılması konusunda Cumhurbaşkanı Sisi’ye yetki verilmesini görüşmek üzere önümüzdeki pazartesi toplanması planlanıyor.

Sisi, dün Başbakan Mustafa Medbuli ve çok sayıda bakanın katılımıyla, “Mısır Forumu 2026” kapsamında düzenlenen “Vatan ve Vatandaş Güvenliği” başlıklı oturuma katıldı.

Mısır Cumhurbaşkanı, tüm Arap ülkelerinde istikrarın yeniden sağlanması gerektiğini vurguladı (Mısır Cumhurbaşkanlığı)
Mısır Cumhurbaşkanı, tüm Arap ülkelerinde istikrarın yeniden sağlanması gerektiğini vurguladı (Mısır Cumhurbaşkanlığı)

Mısır Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Muhammed Şinavi’nin açıklamasına göre İçişleri Bakanı Mahmud Tevfik, güvenlik sisteminin geliştirilmesi ve adli suçlarla mücadele için yürütülen çalışmaları anlattı.

Tevfik, suç yöntemlerinin gelişmesi karşısında güvenlik çalışmalarını yeniden yapılandırmak amacıyla kapsamlı bir plan hazırlandığını belirtti. Planın temel başlıkları arasında siber suçlar ve fikrî mülkiyet alanlarında uzman kadroların yetiştirilmesi, terör örgütlerinin faaliyetlerinin erken aşamada izlenmesi, vatandaşların bilinç düzeyinin artırılması ve hükümlülere yönelik ceza politikalarının güncellenmesi yer alıyor. Tevfik, vatandaşların bilinçlendirilmesinin ülkenin istikrarını hedef alan girişimlere karşı önemli bir savunma hattı oluşturduğunu kaydetti.

Mısır Dışişleri Bakanı Bedr Abdülati ise ülkesinin kriz ve çatışmaların yaşandığı ülkelerle çevrili olduğunu, bu durumun doğrudan Mısır’ın ulusal güvenliğiyle bağlantılı bulunduğunu söyledi. Abdülati, Mısır’ın dünyanın önde gelen güçleriyle stratejik ilişkilere ve ortaklıklara sahip olduğunu belirterek, bu ilişkilerin Sisi’nin ortaya koyduğu “stratejik denge” doktrini doğrultusunda ihtiyatlı ve dengeli biçimde yürütüldüğünü ifade etti.

Kızıldeniz’in güvenliği konusunda da açıklamalarda bulunan Abdülati, Mısır’ın kıyıdaş ülkelerle iş birliği yaparak bölgede güvenlik ve istikrarı sağlamayı hedeflediğini belirtti. Bu iş birliğinin lojistik, ekonomi ve turizm alanlarında ortaklıkların geliştirilmesini de kapsadığını kaydetti.

Abdülati, su güvenliğinin Mısır için hayati bir mesele olduğunu vurgulayarak, “110 milyon Mısırlının yaşamı hiçbir tarafın tek taraflı iradesine bırakılamaz” dedi. Mısır’ın yalnızca uluslararası hukuk kurallarının uygulanmasını talep ettiğini belirtti.

Mısır’ın Afrika Boynuzu ülkelerine yönelik politikasının temel ilkelerini de sıralayan Abdülati; ülkelerin iç işlerine müdahale edilmemesi, ulusal birlik ve bağımsızlıklarının korunması, bölgede ayrılıkçılığın ve ülkelerin bölünmesinin kesin biçimde reddedilmesi ile denize erişim konusunun komşu ülkelerle koordinasyon ve anlaşma yoluyla ele alınması gerektiğini ifade etti.

Cumhurbaşkanı Sisi, Mısır’ın Körfez ülkelerine verdiği desteğin, ortak Arap ulusal güvenliğinin bir uzantısı olduğunu teyit etti. (Mısır Cumhurbaşkanlığı)
Cumhurbaşkanı Sisi, Mısır’ın Körfez ülkelerine verdiği desteğin, ortak Arap ulusal güvenliğinin bir uzantısı olduğunu teyit etti. (Mısır Cumhurbaşkanlığı)

Abdülati, Mısır’ın Sudan’ın bölünmesine ve Sudan devletinin kurumlarının çökmesine izin vermeyeceğini de söyledi. Mısır’ın, Sudan’da siyasi bir çözüm bulunması için bölgedeki diğer aktörlerle birlikte çalışmalarını sürdürdüğünü belirtti.

Dün akşam oturumu sırasında yeniden söz alan Sisi ise devlet kurumlarının korunmasının önemine dikkat çekti. Devlet kurumlarının ayakta tutulamamasının ülkelerin çöküşüne yol açtığını belirten Sisi, devletlerin çökmesinin çok ciddi sorunlara neden olduğunu söyledi. Bölgedeki mevcut tablonun bu durumu açıkça ortaya koyduğunu vurguladı.

Sisi ayrıca, 2014’ten bu yana Mısır dış politikasına yön veren temel ilkeleri sıraladı. Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre bu ilkelerin; ülkelerin iç işlerine müdahale etmemek, komplolardan kaçınmak, ulusal devletlerin birliğini ve kurumlarını korumak, silahlı milislerle ilişki kurmamak, inşa ve kalkınma için iş birliği yapmak ve bütün aktörlerle dengeli ilişkiler içinde olumlu bir angajman yürütmek olduğunu ifade etti.