ABD Sahil Güvenliği: "Karanlık Filo"ya ait yaklaşık 800 gemi dünyada geziyor

 4 Aralık 2022'de Rusya'nın Nakhodka Körfezi'nde bir ham petrol tankeri yanaşıyor (Reuters)
4 Aralık 2022'de Rusya'nın Nakhodka Körfezi'nde bir ham petrol tankeri yanaşıyor (Reuters)
TT

ABD Sahil Güvenliği: "Karanlık Filo"ya ait yaklaşık 800 gemi dünyada geziyor

 4 Aralık 2022'de Rusya'nın Nakhodka Körfezi'nde bir ham petrol tankeri yanaşıyor (Reuters)
4 Aralık 2022'de Rusya'nın Nakhodka Körfezi'nde bir ham petrol tankeri yanaşıyor (Reuters)

Bir ABD Sahil Güvenlik subayı dün yaptığı açıklamada, yaptırımlar altındaki "karanlık filo" olarak adlandırılan gemilerden 800'e yakınının dünya çapında seyrettiğini ve bunlardan sadece birkaçının ele geçirildiğini söyledi.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığı habere göre aralık ayında ABD Başkanı Donald Trump, Venezuela'ya giden ve gelen yaptırım uygulanan petrol tankerlerinin izlenmesi emrini vermişti; bu kampanya şimdiye kadar ABD güçlerinin yedi gemiye el koymasıyla sonuçlandı.

Tuğamiral David Baratta, bir kongre oturumunda, “İran, Venezuela, Çin ve Rusya arasında yaptırım uygulanan Karanlık Filo'ya ait 600 ila 800 arasında gemi olduğunu tahmin ediyoruz” dedi.

Ele geçirilen gemilerin yalnızca bu filonun “çok küçük bir yüzdesini” temsil ettiğini ifade etti.

Baratta, Karanlık Filo gemilerinin konumlarını ve kimliklerini gizlemek için çeşitli yöntemler kullandığını belirterek, “sahte belgeler, sahte sahiplik ve imha edilen gemilerin kimlikleri” gibi yöntemleri örnek gösterdi.

Washington, Karayipler'e büyük bir deniz gücü konuşlandırdı; burada uyuşturucu kaçakçılığında kullanıldığını iddia ettiği teknelere saldırdı, yaptırımlara tabi petrol tankerlerine el koydu ve 3 Ocak'ta Venezuela'nın solcu Devlet Başkanı Nicolas Maduro'nun tutuklanmasıyla sonuçlanan bir askeri operasyon gerçekleştirdi.

Son haftalarda Amerika Birleşik Devletleri tarafından ele geçirilen gemiler arasında, ABD güçlerinin Venezuela kıyılarından Kuzey Atlantik'e kadar takip ettiği, Rusya ile bağlantılı bir gemi de bulunuyordu.

Aynı dönemde, Fransız donanması geçen ay Akdeniz'de Rusya bağlantılı bir petrol tankerini durdurdu ve eylül ayında Rusya bağlantılı başka bir geminin ele geçirilmesinin ardından, gemiye bir Fransız limanına kadar eşlik etti.



Putin ve Şi iki ülke arasında kapsamlı ortaklığın güçlendirilmesinin çerçevesini çiziyor

Çin Dışişleri Bakanı Wang Yi, Rusya Devlet Başkanı Putin'i Pekin'e gelişinde karşılarken (AP)
Çin Dışişleri Bakanı Wang Yi, Rusya Devlet Başkanı Putin'i Pekin'e gelişinde karşılarken (AP)
TT

Putin ve Şi iki ülke arasında kapsamlı ortaklığın güçlendirilmesinin çerçevesini çiziyor

Çin Dışişleri Bakanı Wang Yi, Rusya Devlet Başkanı Putin'i Pekin'e gelişinde karşılarken (AP)
Çin Dışişleri Bakanı Wang Yi, Rusya Devlet Başkanı Putin'i Pekin'e gelişinde karşılarken (AP)

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in dün başlayıp iki gün sürecek resmi Çin ziyareti, iki ülke arasındaki ortaklığın güçlendirilmesinin ana hatlarını ortaya koydu.

Kremlin'in dış politikasının mimarı olarak bilinen Rusya Devlet Başkanı’nın Dış Politika Danışmanı Yuri Uşakov, Putin ile Çin Devlet Başkanı Şi Cinping'in bugünkü zirvede kapsamlı stratejik ortaklığı genişletmeye ve bölgesel ve uluslararası dosyalarda politikaların koordinasyonu için yeni ve kalıcı mekanizmalar oluşturmaya yöneldiklerini vurguladı.

Rusya-Çin zirvesi, İran savaşı ve Pekin'in enerji ithalatının üçte birinin geçtiği Hürmüz Boğazı'nın kapanmasının yarattığı baskılar nedeniyle acil çözüme ihtiyaç duyan jeo-ekonomik boyutlar kazandı.

Öte yandan görüşmelerin gündemini yılda 50 milyar metreküp doğalgaz taşıması beklenen Sibirya'nın Gücü 2 Boru Hattı projesinin kesinleştirilmesi belirliyor. Bu proje, Moskova'nın yitirdiği Avrupa ihracatını telafi etmeyi hedefliyor. Bunun yanı sıra dolara bağımlılığı azaltmak ve Batı yaptırımlarını aşmak amacıyla iki yerel para birimi olan ruble ve yuan cinsinden ticaretin genişletilmesi de masada.

İki liderin huzurunda Rusya ile Çin arasındaki ortaklığı pekiştirmek ve Batı'nın finans sistemine bağımlılığı azaltan çok kutuplu bir ekonomik düzeni yerleştirmek amacıyla 40 ortak belgenin imzalanması bekleniyor.


Trump, İran'a saldırıdan kaçınması için iki gün süre verdi

ABD'ye ait bir helikopter, Hürmüz Boğazı yakınlarında gözetleme operasyonu sırasında ticari bir geminin yakınından uçuyor (CENTCOM)
ABD'ye ait bir helikopter, Hürmüz Boğazı yakınlarında gözetleme operasyonu sırasında ticari bir geminin yakınından uçuyor (CENTCOM)
TT

Trump, İran'a saldırıdan kaçınması için iki gün süre verdi

ABD'ye ait bir helikopter, Hürmüz Boğazı yakınlarında gözetleme operasyonu sırasında ticari bir geminin yakınından uçuyor (CENTCOM)
ABD'ye ait bir helikopter, Hürmüz Boğazı yakınlarında gözetleme operasyonu sırasında ticari bir geminin yakınından uçuyor (CENTCOM)

ABD Başkanı Donald Trump dün İran’a, yeni bir askeri harekattan kaçınması için "iki veya üç gün" süre verdi. Trump, saldırıyı başlatma kararını almasına sadece bir saat kalmışken, müzakere yoluna şans tanımak amacıyla operasyonu ertelediğini açıkladı. Washington’un Tahran’ın "yeni bir nükleer silaha" sahip olmasına izin veremeyeceğini belirterek bu sürenin "sınırlı" olduğunu vurgulayan Trump, İranlı liderlerin bir anlaşmaya varmak için "yalvardığını" iddia etti.

Tahran yönetimi ise çözüm için sunduğu son öneride geri adım atmadı. İran Dışişleri Bakanı Siyasi İşler Yardımcısı Kazım Garibabadi, milletvekillerine yaptığı açıklamada, sundukları teklifin tüm cephelerde çatışmaların durdurulmasını, yaptırımların kaldırılmasını, İran'ın dondurulmuş varlıklarının serbest bırakılmasını ve ABD'nin deniz ablukasına son vermesini içerdiğini belirtti. Öneride ayrıca, ABD güçlerinin İran yakınlarındaki bölgelerden çekilmesi ve savaş zararları için tazminat ödenmesi talepleri de yer alıyor.

İran Ordu Sözcüsü Muhammed Ekrem-i Niya da saldırıların yeniden başlaması halinde "yeni cepheler" açılacağı konusunda uyarıda bulundu.

İran Savunma Sanayisinin %90'ı imha edildi

ABD Merkez Komutanlığı (CENTCOM) Komutanı Amiral Brad Cooper, savaşın İran'ın balistik füzeleri ile insansız hava araçlarına (İHA) büyük darbe vurduğunu ve ülkenin savunma sanayi altyapısının yüzde 90'ını imha ettiğini öne sürdü.

Öte yandan Şarku’l Avsat’ın Bloomberg ajansından aktardığına göre, Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü (NATO), Hürmüz Boğazı'ndaki tıkanıklığın önümüzdeki temmuz ayına kadar sürmesi ihtimaline karşı olası bir deniz misyonu başlatmayı müzakereye açtı.


Amerika, Hint Okyanusu'nda İran bağlantılı bir petrol tankerine el koydu

Maldivler'in Malé kenti yakınlarında Hint Okyanusu'nda iki kargo gemisi (Arşiv-Reuters)
Maldivler'in Malé kenti yakınlarında Hint Okyanusu'nda iki kargo gemisi (Arşiv-Reuters)
TT

Amerika, Hint Okyanusu'nda İran bağlantılı bir petrol tankerine el koydu

Maldivler'in Malé kenti yakınlarında Hint Okyanusu'nda iki kargo gemisi (Arşiv-Reuters)
Maldivler'in Malé kenti yakınlarında Hint Okyanusu'nda iki kargo gemisi (Arşiv-Reuters)

Wall Street Journal (WSJ) gazetesinin üç ABD'li yetkiliye dayandırdığı haberine göre ABD, Başkan Donald Trump’ın İran’a yönelik askeri saldırıları yeniden başlatma tehdidinde bulunduğu bir dönemde, Hint Okyanusu’nda İran ile bağlantılı bir petrol tankerine gece yarısı operasyonuyla el koydu.

"Sky Wave" adıyla bilinen tankere İran petrolünün taşınmasındaki rolü nedeniyle geçen mart ayında ABD tarafından yaptırım uygulanmıştı. Gemi takip verileri, tankerin dün Malakka Boğazı’nı geçtikten sonra Malezya’nın batısında seyrettiğini gösterdi. Brokerlar ve Lloyd’s List Intelligence verilerine göre, geminin şubat ayında İran’ın Hark Adası’ndan 1 milyon varilden fazla ham petrol yüklediği tahmin ediliyor.

Bu operasyonla birlikte ABD, İran bağlantılı "hayalet filo" gemilerine yönelik yürüttüğü baskı kampanyası kapsamında en az üçüncü kez bir petrol tankerine el koydu. Bu hamleler, ABD'nin Umman Körfezi ve Umman Denizi'ndeki İran limanlarına uyguladığı deniz ablukasından bağımsız olarak yürütülüyor. Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre ABD, nisan ayında da Hint Okyanusu'nda "Majestic X" ve "Tiffany" adlı iki gemiyi daha alıkoymuştu.

Trump yönetimi, nükleer programına ilişkin taleplerini kabul ettirmek amacıyla Tahran üzerindeki baskıyı sürdürüyor. Başkan Trump dün gazetecilere yaptığı açıklamada, İran’a yönelik yeni askeri saldırılar düzenleme kararının eşiğinden döndüğünü, Körfez ülkelerinin talebi üzerine bu kararı ertelediğini belirtmişti.