Hafter ve Tetteh, UNSMIL’in çabalarını desteklemek için koordinasyona devam etme konusunda anlaşmaya vardı

Takala, Salih’i ‘tek taraflı’ yasalar ve kararlarla siyasi sahneyi ‘karıştırmakla’ suçladı

Libya Ulusal Ordusu (LUO) Komutanı Mareşal Halife Hafter, dün Bingazi’de Birleşmiş Milletler Libya Destek Misyonu (UNSMIL) Başkanı Hanna Tetteh ve beraberindeki heyetle bir araya geldi. (LUO Genel Komutanlığı)
Libya Ulusal Ordusu (LUO) Komutanı Mareşal Halife Hafter, dün Bingazi’de Birleşmiş Milletler Libya Destek Misyonu (UNSMIL) Başkanı Hanna Tetteh ve beraberindeki heyetle bir araya geldi. (LUO Genel Komutanlığı)
TT

Hafter ve Tetteh, UNSMIL’in çabalarını desteklemek için koordinasyona devam etme konusunda anlaşmaya vardı

Libya Ulusal Ordusu (LUO) Komutanı Mareşal Halife Hafter, dün Bingazi’de Birleşmiş Milletler Libya Destek Misyonu (UNSMIL) Başkanı Hanna Tetteh ve beraberindeki heyetle bir araya geldi. (LUO Genel Komutanlığı)
Libya Ulusal Ordusu (LUO) Komutanı Mareşal Halife Hafter, dün Bingazi’de Birleşmiş Milletler Libya Destek Misyonu (UNSMIL) Başkanı Hanna Tetteh ve beraberindeki heyetle bir araya geldi. (LUO Genel Komutanlığı)

Birleşmiş Milletler Libya Destek Misyonu (UNSMIL) Başkanı Hanna Tetteh, Birleşmiş Milletler (BM) himayesinde yürütülen ‘yapılandırılmış diyalog’ komitelerinin çalışmaları hakkında, ‘meşruiyet mücadelesinin’ Temsilciler Meclisi (TM) ile Devlet Yüksek Konseyi (DYK) arasında yeniden arttığı bir dönemde, Libya Ulusal Ordusu (LUO) Komutanı Mareşal Halife Hafter’i bilgilendirdi.

Hafter, Tetteh ile beraberindeki heyeti dün Bingazi’deki LUO Genel Komutanlığı karargâhında kabul etti.

LUO Genel Komutanlığı tarafından yapılan açıklamada, Hafter’in UNSMIL’in çabalarına ve siyasi sürecin ilerletilerek cumhurbaşkanlığı ve parlamento seçimlerinin yapılmasına yönelik girişimlerine destek verdiği belirtildi. Açıklamada ayrıca Tetteh’in, ‘yapılandırılmış diyalog’ komitelerinin, cumhurbaşkanlığı ve parlamento seçimlerine götürecek bir yol haritası oluşturulması amacıyla yürüttüğü görüşmeler ve temaslara ilişkin Hafter’e bilgi sunduğu kaydedildi.

xregth
Libya Ulusal Ordusu (LUO) Komutanı Mareşal Halife Hafter, dün Bingazi’de Birleşmiş Milletler Libya Destek Misyonu (UNSMIL) Başkanı Hanna Tetteh ile görüştü (LUO Genel Komutanlığı)

Hafter’in ofisi tarafından yapılan açıklamada, tarafların Libya’da kalıcı istikrarın sağlanmasına yönelik olarak UNSMIL’in adımlarını desteklemek amacıyla koordinasyon ve istişareyi sürdürme konusunda mutabık kaldığı belirtildi.

Bu gelişmelerin gölgesinde Libya’da TM ile DYK arasındaki ‘meşruiyet mücadelesi’, egemen kurumların yönetimi konusunda yeni bir aşamaya girdi. DYK Başkanı Muhammed Takala, TM Başkanı Akile Salih’i ‘tek taraflı yasa ve kararlar çıkararak siyasi tabloyu karmaşıklaştırmaya yönelik tekrarlanan manevralar yapmakla’ suçladı.

Gerilim yalnızca yasalarla sınırlı kalmazken, Yüksek Seçim Komisyonu ve Yüksek Yargı Konseyi etrafındaki tartışmalarla daha da derinleşti. Bu süreçte, UNSMIL’e yönelik sert uyarılar yapılarak taraf tutmaktan kaçınması çağrısında bulunuldu.

Takala’nın Salih’e yönelttiği suçlamalar, pazar akşamı yaptığı televizyon açıklamalarında dile getirildi. Takala, Salih’in resmi görüşmeler öncesinde yasa veya kararlar yayımladığını, bunlar arasında anayasa mahkemesinin kurulmasına ilişkin bir yasanın da bulunduğunu söyledi. Daha önce Salih’ten, görüşmeler öncesinde herhangi bir yasa ya da karar almamasını talep ettiğini belirten Takala, bunun ‘siyasi süreci sekteye uğrattığını’ savundu.

DYK’nin, Yüksek Seçim Komisyonu’nun başkan ve yönetim kurulu üyelerini tek başına seçmesini savunan Takala, bu adımın, 2015 yılı sonunda Fas’ta imzalanan Suheyrat Anlaşması temelinde yapılan mutabakatlardan biri olan Ebu Zeyneka Anlaşması’nın uygulanması niteliği taşıdığını ifade etti.

Takala, “Komisyonda değişim hedefliyoruz; amacımız, yapısını yeniden oluşturarak geliştirmek ve gidişatını düzeltmektir. Gerçek bir düzeltme, gelecekte yapılacak hiçbir seçimin hukuki itiraza açık olmamasını sağlamalıdır” dedi. Takala ayrıca, hukuk uzmanlarından oluşan danışma komitesinin Yüksek Seçim Komisyonu Yönetim Kurulu’nun yeniden yapılandırılmasını tavsiye ettiğini, komite üyelerinin mevcut haliyle komisyonun bir seçim sürecini yönetemeyeceği kanaatinde olduğunu aktardı.

Takala, UNSMIL’in, danışma komitesinin görüşünü dikkate alıp bunu BM’ye ‘yol haritasının’ bir parçası olarak sunduğunu belirtti. Takala, TM Başkanı’nın Yüksek Seçim Komisyonu yönetim kurulunun değiştirilmesi konusundaki kararından, kendisine uygulanan baskı nedeniyle geri adım attığını ifade etti. Takala ayrıca, mevcut komisyonda görevde olan kurulun 2021 yılında seçimleri gerçekleştiremediği gerekçesiyle görevden alınması gerektiğini vurguladı.

UNSMIL’in Yüksek Seçim Komisyonu başkanının değiştirilmesiyle ilgili açıklamasını TM ile ‘bir tür flörtleşme’ olarak değerlendiren Takala, DYK’nin ‘yetkilerini aşmadığını ve siyasi anlaşmayla güvence altına alınanlar dışında hiçbir ayrıntıya müdahale etmediğini’ vurguladı.

Takala, DYK tarafından seçilen Yüksek Seçim Komisyonu Başkanı Salah el-Kumeyşi’nin yakında Trablus’taki Yüksek Seçim Komisyonu merkezinden görevine başlayacağını açıkladı. Henüz kesin bir tarih belirtmedi.

thy
Libya Ulusal Birlik Hükümeti (UBH) Başbakanı Abdulhamid Dibeybe dün Suudi Arabistan’ın Libya Büyükelçiliği Maslahatgüzarı’nı kabul etti. (Dibeybe’nin ofisi)

Diğer yandan Libya Ulusal Birlik Hükümeti (UBH), Başbakan Abdulhamid Dibeybe’nin Suudi Arabistan’ın Libya Büyükelçiliği Maslahatgüzarı’nı kabul ettiğini duyurdu. Görüşmede, iki ülke arasındaki iş birliğinin, ortak ilgi alanlarına ilişkin çeşitli konularda nasıl güçlendirilebileceği ele alındı.

Hükümetin dün yaptığı açıklamaya göre Dibeybe, aynı zamanda Savunma Bakanı sıfatıyla Suudi Arabistan Savunma Bakanı Prens Halid bin Selman’a bir mektup iletti. Mektup, iki ülke arasında iş birliği ve koordinasyon kanallarının geliştirilmesi ile siyasi ve güvenlik ilişkilerinin güçlendirilmesi çerçevesinde hazırlandı.

Hükümetten yapılan açıklamada, tarafların bölgesel ve uluslararası konularda iletişim ve koordinasyonu sürdürmenin önemini vurguladıkları; bu çabaların istikrarı güçlendirmeye ve Arap iş birliği girişimlerini desteklemeye hizmet edeceği ifade edildi.



İsrail’in Lübnan’ın doğu ve güney bölgelerine düzenlediği saldırılarda 8 kişi hayatını kaybetti

 İsrail’in Bekaa Vadisi’ne düzenlediği hava saldırılarından (Sosyal medya)
İsrail’in Bekaa Vadisi’ne düzenlediği hava saldırılarından (Sosyal medya)
TT

İsrail’in Lübnan’ın doğu ve güney bölgelerine düzenlediği saldırılarda 8 kişi hayatını kaybetti

 İsrail’in Bekaa Vadisi’ne düzenlediği hava saldırılarından (Sosyal medya)
İsrail’in Bekaa Vadisi’ne düzenlediği hava saldırılarından (Sosyal medya)

Lübnan’ın doğu ve güney bölgelerine dün düzenlenen İsrail hava saldırılarında en az 8 kişi hayatını kaybetti. İsrail ordusu, hedef alınan unsurların Hizbullah ile müttefiki Hamas mensupları olduğunu açıkladı.

Hizbullah’a yakın bir kaynak AFP’ye yaptığı açıklamada, Bekaa bölgesini hedef alan saldırılarda örgütün askeri komutanlarından birinin de hayatını kaybedenler arasında bulunduğunu bildirdi.

Yerel basında yer alan haberlerde, hayatını kaybedenler arasında Hizbullah’ta görevli bir yetkilinin de bulunduğu, söz konusu ismin eski milletvekili Muhammed Yaği’nin oğlu olduğu ve Hizbullah’ın hayatını kaybeden eski genel sekreteri Hasan Nasrallah’ın yardımcılığını yaptığı öne sürüldü.

İsrail, Kasım 2024’te bir yılı aşkın süren çatışmaların ardından varılan ateşkes anlaşmasına rağmen Lübnan’a yönelik hava saldırılarını sürdürüyor. İsrail ordusu genellikle hedefin Hizbullah olduğunu belirtirken, zaman zaman Hamas Hareketi’ni de vurduğunu açıklıyor.

Lübnan Ulusal Haber Ajansı (NNA), Bekaa bölgesindeki İsrail saldırılarının ilk belirlemelere göre altı kişinin ölümüne ve 25’ten fazla kişinin yaralanmasına yol açtığını, yaralıların bölgedeki hastanelere sevk edildiğini duyurdu.

İsrail ordusu ise Bekaa’daki Baalbek bölgesinde Hizbullah’a ait karargâhların hedef alındığını açıkladı.

Söz konusu saldırılar, ülkenin en büyük Filistin mülteci kampı olan Ayn el-Hilve’ye yönelik İsrail hava saldırılarından saatler sonra gerçekleşti. Lübnan Sağlık Bakanlığı, saldırılarda iki kişinin hayatını kaybettiğini bildirdi. İsrail ordusu ise kampta Hamas’a ait bir karargâhın hedef alındığını duyurdu.

NNA, İsrail’e ait bir insansız hava aracının (İHA) Sayda’ya bitişik kampı vurduğunu aktardı.

İsrail ordusu açıklamasında, kampta ‘Hamas mensubu militanların faaliyet gösterdiği bir karargâhın’ hedef alındığını belirterek, Lübnan’da Hamas’ın ‘yerleşmesine karşı’ operasyonlarını sürdürdüğünü ve “Hamas terör örgütü militanlarına karşı nerede faaliyet gösterirlerse göstersinler güçlü şekilde hareket etmeye devam edeceğini” kaydetti.

 Lübnan’ın Bekaa Vadisi’ndeki Baalbek şehrinin genel görünümü (Reuters)

Lübnan’ın Bekaa Vadisi’ndeki Baalbek şehrinin genel görünümü (Reuters)

Hamas yaptığı yazılı açıklamada, sivil kayıplara yol açtığını belirttiği saldırıyı kınadı.

Açıklamada, ‘işgal ordusunun ileri sürdüğü iddiaların’ reddedildiği belirtilerek, bunların ‘gerçekler karşısında dayanaksız bahaneler’ olduğu savunuldu. Hedef alınan merkezin, kampta güvenlik ve istikrarı sağlamakla görevli Ortak Güvenlik Gücü’ne ait olduğu ifade edildi.

Lübnan hükümeti geçen yıl, İsrail ile yaşanan ve binlerce Hizbullah mensubunun yanı sıra çok sayıda üst düzey ismin hayatını kaybettiği savaşın ardından zayıflayan Hizbullah’ın silahsızlandırılacağını taahhüt etmişti.

Lübnan ordusu geçen ay, İsrail sınırına yakın bölgeden başlayarak Litani Nehri’ne kadar uzanan alanı kapsayan planın ilk aşamasını tamamladığını açıkladı.

Ancak Hizbullah’ı yeniden silahlanmakla suçlayan İsrail, Lübnan ordusunun kaydettiği ilerlemeyi yetersiz bulduğunu duyurdu.

Beş aşamadan oluşan planın ikinci etabı ise Litani Nehri’nin kuzeyinden başlayarak, başkent Beyrut’un yaklaşık 40 kilometre güneyindeki Sayda’nın kuzeyinden Akdeniz’e dökülen Evveli Nehri’ne kadar uzanan bölgeyi kapsıyor.


ABD arabuluculuğuyla İsveç'te esir takası görüşmeleri yapılıyor

Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
TT

ABD arabuluculuğuyla İsveç'te esir takası görüşmeleri yapılıyor

Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)

Suriye kaynakları Şarku’l Avsat'a, ABD arabuluculuğuyla Suriye'nin güneyindeki Süveyda vilayetinde bir esir takası konusunda görüşmelerin devam ettiğini doğruladı.

İl yönetiminin medya ilişkileri direktörü Kuteyba Azzam, Suriye hükümeti ile Şeyh el-Akl ve Hikmet el-Hicri'ye bağlı "Ulusal Muhafız Kuvvetleri" arasında, esir takası anlaşmasına varılması amacıyla görüşmelerin yapıldığını belirtti.

Medyada yer alan haberlere göre ABD elçisi Tom Barrack'ın ofisi, 2025 yazındaki olaylardan bu yana Şam kırsalında gözaltında tutulan Süveyda'dan 61 sivilin serbest bırakılması karşılığında, Savunma ve İçişleri Bakanlıklarından "Ulusal Muhafızlar" tarafından Süveyda'da tutulan 30 mahkumun teslim edilmesini içeren anlaşmanın sonuçlandırılması için her iki taraftan da onay aldı.

Süveyda Valisi Mustafa Bakur, geçen ay Suriye hükümetinin bu sivilleri aşiret güçlerinden teslim aldığını ve takas ayarlamak üzere gözaltına aldığını duyurdu.

Geçtiğimiz temmuz ayındaki olaylardan dolayı gözaltına alınanların serbest bırakılması, geçen eylül ayında Şam'dan Amerikan ve Ürdün'ün desteğiyle açıklanan "yol haritasının" maddelerinden biridir.


Filistin Sağlık Bakanlığı: İsrailli bir yerleşimci Batı Şeria’da ABD vatandaşı Filistinli genci öldürdü

İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
TT

Filistin Sağlık Bakanlığı: İsrailli bir yerleşimci Batı Şeria’da ABD vatandaşı Filistinli genci öldürdü

İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)

Filistin Sağlık Bakanlığı, 19 yaşındaki ABD vatandaşı Filistinli Nasrallah Muhammed Cemal Ebu Siyam’ın, çarşamba gecesi Batı Şeria’da bir İsrailli yerleşimcinin açtığı ateş sonucu ağır yaralandıktan sonra hayatını kaybettiğini açıkladı.

Bakanlık, Ebu Siyam’ın çarşamba günü işgal altındaki Batı Şeria’da, Ramallah yakınlarında bulunan Mihmas köyünde vurulduğunu bildirdi.

Reuters’a konuşan ABD Büyükelçiliği’nden bir yetkili ise şiddeti kınayarak, “ABD Dışişleri Bakanlığı için yurt dışındaki Amerikan vatandaşlarının güvenliği ve emniyetinden daha yüksek bir öncelik yoktur” ifadesini kullandı.

rgtbrgt
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları, cenaze töreninde gözyaşlarına boğuldu. (AFP)

İsrail güvenlik güçlerinin olası misillemesinden çekindiği için isminin açıklanmasını istemeyen Ebu Siyam’ın bir yakını, yerleşimcilerin köye koyun çalmak amacıyla baskın düzenlediğini öne sürdü.

Aralarında Ebu Siyam’ın da bulunduğu köylülerin hırsızlığı engellemeye çalıştığını, bunun üzerine yerleşimcilerin ateş açtığını ve Ebu Siyam ile birlikte bazı kişilerin yaralandığını söyledi.

Filistin resmi haber ajansı WAFA ise saldırılarda 5 kişinin yaralandığını, bunlardan 3’ünün -Ebu Siyam dahil- kurşunla yaralandığını bildirdi. Ajans, diğer yaralılara ilişkin ayrıntı paylaşmadı. Reuters’ın olayla ilgili yorum talebine İsrail ordusu tarafından henüz yanıt verilmedi.

dcfgt
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları, cenaze töreninin ardından yas tutuyor. (Reuters)

Gazze Şeridi’nde Ekim 2023’te başlayan savaşın ardından Batı Şeria’da İsrailli yerleşimcilerin Filistinlilere yönelik şiddet eylemleri belirgin biçimde arttı. Birleşmiş Milletler (BM) verilerine göre, 2026 yılında yerleşimci saldırıları nedeniyle yaklaşık 700 kişi yerinden edildi.

Uluslararası kuruluş, 2026’da Batı Şeria’da 9 Filistinlinin öldürüldüğünü, 2025 yılında ise bu sayının 240’ı aştığını bildirdi. Verilere göre 2025 yılında Batı Şeria’da iki İsrailli öldü.

İsrail, yerleşimci şiddetiyle ilgili nadiren iddianame düzenliyor. İsrailli izleme kuruluşu Yesh Din, 2025 yılı sonunda yaptığı açıklamada, 7 Ekim 2023’ten bu yana belgeledikleri yüzlerce yerleşimci şiddeti vakasının yalnızca yüzde 2’sinde dava açıldığını duyurdu.

Son iki yılda Batı Şeria’da, aralarında aktivist Ayşenur Ezgi Eygi’nin de bulunduğu bazı ABD vatandaşları, İsrail güçleri ya da yerleşimciler tarafından öldürüldü.