TRIPP, Doğu ile Batı arasındaki ticaret dengesini değiştiriyor

Kafkasya, coğrafyayı aşarak siyaset alanına giren küresel tedarik zincirlerinin güzergahında yer alıyor

ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Ermenistan Dışişleri Bakanı Ararat Mirzoyan ile tokalaşırken, Washington, 13 Ocak 2026 (AFP)
ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Ermenistan Dışişleri Bakanı Ararat Mirzoyan ile tokalaşırken, Washington, 13 Ocak 2026 (AFP)
TT

TRIPP, Doğu ile Batı arasındaki ticaret dengesini değiştiriyor

ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Ermenistan Dışişleri Bakanı Ararat Mirzoyan ile tokalaşırken, Washington, 13 Ocak 2026 (AFP)
ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Ermenistan Dışişleri Bakanı Ararat Mirzoyan ile tokalaşırken, Washington, 13 Ocak 2026 (AFP)

Nazareth Seferian

ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Ermenistan Dışişleri Bakanı Ararat Mirzoyan'ın geçtiğimiz ay Washington'ı ziyareti sırasında, Uluslararası Barış ve Refah İçin Trump Rotası (TRIPP) projesinin ‘dünya için bir model’ olacağını vurguladı.

Projenin, ‘Trans-Hazar Uluslararası Taşımacılık Koridoru’ (Orta Koridor) olarak bilinen projenin temel taşını oluşturması bekleniyor.

Rubio ve Mirzoyan, bu hayati güzergâhın yönetimi ile ilgili bazı ayrıntıları belirleyen bir anlaşma imzaladı.

Ermenistan ve Azerbaycan arasındaki tarihi çatışmayı sona erdirmek için öncü rol oynayan bu proje hakkında şimdiye kadar ne öğrendik? Rusya'nın bu bağlamdaki rolünün ve bölgesel etkisinin azalması göz önüne alındığında, bu proje küresel ticareti nasıl etkileyebilir?

Ermenistan ve Azerbaycan, 1990'lardan bu yana Dağlık Karabağ bölgesi üzerinde uzun süredir devam eden bir çatışmanın içinde ve bu çatışma her iki tarafta binlerce kişinin ölümüne ve yüz binlerce kişinin yerinden edilmesine neden oldu. Azerbaycan, 2020 yılındaki savaşın ve 2023 yılında yaşanan yeni bir gerginlik dalgasının ardından bölgenin kontrolünü geri kazandı. 100 binden fazla Ermeni bölgeyi terk etmek zorunda kaldı ve iki ülke arasındaki ilişkilerde gerginlik devam etti.

Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan ve Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, 8 Ağustos 2025'te, Beyaz Saray'da ABD Başkanı Donald Trump'ın huzurunda, iki ülke arasında bir “barış yol haritası” anlaşmasının baş harflerini imzalayarak, TRIPP projesini de içeren barış antlaşmasının yolunu açtılar. Bu projenin, Ermenistan topraklarından geçen 43 kilometrelik bir güzergâhla Azerbaycan'ı Nahçıvan Özerk Cumhuriyeti'ne bağlaması bekleniyor.

Ermenistan ve ABD tarafından TRIPP Geliştirme Şirketi'nin kurulması konusunda imzalanan yürütme anlaşmasının metninde, ilk 49 yıl boyunca hisselerin yüzde 74'ünün Amerika Birleşik Devletleri'ne, yüzde 26'sının ise Ermenistan'a ait olacağı belirtiliyor.

Washington’daki toplantıdan sonra, iki taraf arasındaki gerginlikler önemli ölçüde azaldı. Azerbaycan, toprakları üzerinden Ermenistan'a transit sevkiyatlara izin verdi ve Ermenistan'a bazı malların ihracatına başladı. Oysa bu daha bir yıldan kısa süre öncesine kadar tamamen imkansızdı.

Ermenistan ve ABD tarafından TRIPP Geliştirme Şirketi'nin kurulması konusunda imzalanan yürütme anlaşmasının metninde, ilk 49 yıl boyunca hisselerin yüzde 74'ünün Amerika Birleşik Devletleri'ne, yüzde 26'sının ise Ermenistan'a ait olacağı belirtiliyor.

Anlaşma ayrıca, geliştirme ve yönetim haklarının 50 yıl daha uzatılmasına izin verirken, bu süre zarfında Ermenistan hükümetinin hissesi yüzde 49'a çıkıyor.

Bakan Mirzoyan, “Bu tür sözleşmelerin çoğunda öngörüldüğü gibi, taraflardan hiçbiri itiraz etmezse ve her iki taraf da iş birliğinden memnun olup devam etmek isterse, uzatma gerçekleşecektir. Ancak, taraflardan biri itiraz ederse, iş birliği devam etmeyecek” açıklamasında bulundu.

dfrgt
ABD Başkanı Donald Trump, Washington'da Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan ve Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ile tokalaşırken, 8 Ağustos 2025 (Reuters)

Projeyi geliştirme hakları arasında yollar, demiryolları, enerji ve dijital iletişim altyapısının inşası ile projeyi yönetmek için gerekli idari yapıların kurulması yer alıyor.

TRIPP Geliştirme Şirketi, ticari faaliyetler ve hizmetlerden gelir elde etme hakkına sahipken, güzergâhın geçtiği topraklar vergi ve gümrük yetkileri de dahil olmak üzere tamamen Ermenistan'ın egemenliği altında kalıyor.

Proje, önümüzdeki yıllarda Ermenistan ve Azerbaycan arasındaki iş birliğinin merkezi bir unsuru haline gelmek üzere istikrarlı olarak ilerliyor gibi görünüyor. ABD Başkan Yardımcısı J.D Vance’in, bu süreci güçlendirmek ve pekiştirmek amacıyla bu ay içinde her iki ülkeyi de ziyaret etmesi bekleniyor.

Peki, Orta Koridor ne olacak?

TRIPP projesinin yürütme çerçevesi, bu güzergâhın ‘Hazar Denizi ticaret yolunda hayati bir bağlantı’ olacağını ve ‘Orta Koridor’ olarak da bilineceğini belirtiyor. Bu güzergâh şu anda Çin'in doğu kıyısından başlayarak Kazakistan'dan geçip Hazar Denizi'ni aşarak Azerbaycan'a ulaşıyor ve ardından Gürcistan üzerinden kara yoluyla Karadeniz veya Türkiye toprakları üzerinden Doğu Avrupa'ya devam ediyor.

OECD Raporu: Çin'in Chengdu kentinden hareket eden 40 fitlik bir konteyner, bu koridordan Balkanlar'a ulaşmak için yaklaşık 14 gün sürerken, kuzey rotasından 20 güne ve Süveyş Kanalı'ndan 40 güne kadar sürüyor.

Bu koridor, Rusya'nın Ukrayna'ya savaş açmasından sonra daha da önem kazandı. Çünkü koridor, Rusya topraklarından geçen kuzey rotasına ve Süveyş Kanalı üzerinden geçen daha uzun ve daha karmaşık rotaya pratik bir alternatif haline geldi. Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü'nün (OECD) 2022 yılı tahminlerine göre Çin'in Chengdu kentinden hareket eden 40 fitlik bir konteyner, bu koridordan Balkanlar'a ulaşması yaklaşık 14 gün sürerken, kuzey rotasından 20 güne ve Süveyş Kanalı'ndan ise 40 güne kadar sürüyor.

dsfgrtf
ABD Başkan Yardımcısı J.D. Vance, Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan ile tokalşırken, Erivan, 9 Şubat 2026 (AFP)

Atlantik Konseyi, 2022 yılından önce Çin ile Avrupa arasındaki yük trafiğinin yüzde 86'sından fazlasının Rusya üzerinden geçtiğini, merkezi koridorun payının ise yüzde 1'i geçmediğini belirtti.

Ancak o tarihten bu yana, bu güzergâh üzerinden taşınan mal hacmi üç katından fazla artarak 2022'de 1,48 milyon tondan 2025'te yaklaşık 5 milyon tona yükseldi. Dünya Bankası Grubu (BKG), bu rakamın 2030'da 11 milyon tona ulaşabileceğini tahmin ediyor.

Hazar Politika Merkezi (Caspian Policy Center/CPC) 2024 yılında, Ermenistan’ın güney toprakları üzerinden geçen doğrudan güzergâhın Azerbaycan ile Türkiye arasındaki mesafeyi yaklaşık 343 kilometre azaltacağını tahmin etti. Her iki ülkenin de yetkilileri, bu önemli mesafe farkının, özellikle Suriye ve Irak gibi Ortadoğu'daki potansiyel ortak ülkelere coğrafi yakınlığı göz önüne alındığında, rotanın ekonomik uygulanabilirliğini artırmada belirleyici bir faktör olduğunu belirtti.

TRIPP projesinin geliştirilmesinin, ‘Orta Koridor’un uluslararası sahnedeki konumunu giderek güçlendirmesi bekleniyor. Şarku’l Avsat’ın Al Majalla’dan aktardığı analize göre şimdiye kadar ne Ukrayna’daki savaşın yakın zamanda sona ereceğine ne de Rusya'nın çatışma sona erdikten sonra küresel düzende oynayabileceği role dair bir sinyal söz konusu. İran'da gerilimin artmasıyla birlikte, ‘Orta Koridor’ yakın gelecekte vazgeçilmez bir stratejik ticaret arterine dönüşebilir.

Rusya bu duruma seyirci kalıp izler mi?

Ermenistan Başbakanı Paşinyan, ABD'nin ‘projenin hazırlık aşaması’ için şimdiden 140 milyon dolar ayırdığını açıkladı. Büyük yatırımların bunu takip edeceğini, bunların muhtemelen ‘yüz milyonlarca’ dolara ulaşacağını ifade etti.

Ermenistan'da, özellikle altyapı açısından, yeni yollar ve modern demiryollarının inşasını gerektirebilecek çok sayıda çalışma yapılması gerekiyor.

Demiryolu ağı Rusya Demiryolları'nın bir yan kuruluşu tarafından yönetildiğinden, Ermenistan Moskova olmadan TRIPP projesini sürdüremez.

Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, bu yılın başlarında Davos'ta düzenlenen Dünya Ekonomik Forumu'nun oturum aralarında, BlackRock CEO'su Larry Fink ve Global Infrastructure Partners (GIP) CEO'su Adebayo Ogunlesi ile bir araya geldi.

Bu görüşmenin ardından Azerbaycan Devlet Petrol Fonu, 1,5 milyar dolara kadar bir tutarı ABD altyapı yatırım fonu GIP yönetimine devretme niyetini açıkladı. Bazı Ermeni medya kuruluşları bu hamleyi, Azerbaycan'ın yatırımlarını ABD'nin himayesindeki TRIPP projesine aktarmak için yapılan açıkça ilan edilmemiş bir girişim olarak değerlendirdi.

dfgthy
Azerbaycan sınır muhafızları, iki ülke arasındaki sınır bölgesinde Ermeni askerlerinin karşısında duruyor, 24 Mayıs 2024 (AFP)

Ermenistan hükümeti projeyle ilgili gelişmeleri kutlarken ve ABD Başkan Yardımcısı J.D. Vance'in ziyaretini siyasi ve ekonomik bir kazanç olarak değerlendirirken, Rusya'nın bölgesel nüfuzu ve uluslararası ticaret sistemindeki rolünün azalması karşısında boş durmayacağına dair ciddi endişeler hakim.

Rusya Demiryolları'nın borcu

Öte yandan Ermenistan, 2008 yılından bu yana ülkenin demiryolu ağını Rus Demiryolları'nın bir iştiraki olan Güney Kafkasya Demiryolları yönettiğinden, Moskova ile koordinasyon sağlamadan TRIPP projesini sürdüremez. Şirketin 30 yıllık imtiyaz hakkı olmasına rağmen, anlaşma, henüz uygulanmamış olan ağın modernizasyonuna ilişkin taahhütler içeriyor.

Paşinyan geçtiğimiz ocak ayı sonlarında yaptığı açıklamada şunları söyledi:

“Bölgesel ulaşım yollarının açılması konusunda iş birliğini derinleştirmek için Rus ortaklarımızla çalışmak istiyoruz.”

Ancak Moskova'nın bu yönde hızlı hareket etme isteği ve hatta yeteneği konusunda şüpheler devam ediyor.

Aynı bağlamda Batı yanlısı Ermeni siyasetçi Armen Babacanyan, Rus Demiryolları'nın mali durumunun kötüleştiği konusunda uyararak, borçlarının 2025 yılında yaklaşık dört trilyon rubleye, yani elli milyar dolardan fazla bir miktara ulaştığını ve bu durumun bütçesini yaklaşık yüzde 20 oranında azaltmaya zorladığını belirtti.

Büyük güçlerin çıkarlarının kesiştiği nokta

Ermenistan'ın eski Cumhurbaşkanı ve bugün en önde gelen muhalefet liderlerinden biri olan Robert Koçaryan ise TRIPP projesinin ülkesine faydalı olmayabileceği uyarısında bulunarak, Ermenistan'ın ‘büyük güçlerin çıkarlarının kesiştiği bir noktada’ bulabileceğini belirtti.

Koçaryan'ın Rusya'nın yakın müttefiki olması ve önümüzdeki haziran ayında iktidara geri dönmeyi hedeflemesi nedeniyle, gözlemciler onun açıklamalarının Kremlin'in hızla Batı'ya yönelen Ermenistan hükümetine dolaylı bir mesajı olduğunu düşünüyor.

Aslında, TRIPP projesinin önemi sadece Ermenistan ve Azerbaycan arasındaki barış anlaşmasının bir parçası olarak görülmemeli.

Orta Koridor ile bağlantısı, ABD'nin açıkça kontrolü elinde tutmaya ve gelişmeleri mümkün olduğunca yönlendirmeye çalıştığı bir dönemde, projeyi Rusya ve Çin için doğrudan ilgi çekici hale getiriyor.

Ermenistan'ın iç siyasi sahnesinde belirsizlik hakim. Ülke, Haziran 2026'da yapılacak genel seçimlere hazırlanırken, hükümetin ‘melez savaş’ veya dezenformasyon kampanyalarına maruz kalabileceğine dair endişeler artıyor.

Sahadaki gerçeklere dayanarak, TRIPP projesinin önemi sadece Ermenistan ve Azerbaycan arasındaki barış anlaşmasının bir parçası olarak görülmemeli.

scdscds
Ermenistan'ın Syunik eyaletinde tarım arazisinin ortasında paslanmış bir tren vagonu, 14 Mayıs 2025 (Reuters)

Bu yılın ilk yarısı sona ermeden TRIPP Geliştirme Şirketi kuruluşuyla ilgili ayrıntıların açıklanması beklenirken, önümüzdeki haftalarda ve aylarda durumun daha da netleşmesi öngörülüyor.

Saha inşaat çalışmaları bir yıldan fazla sürecek, Moskova ise projenin ilerleyişini dikkatle ve ihtiyatla izlemeye devam edecek. Öte yandan, Ermenistan'ın iç siyasi sahnesinde belirsizlik hakim. Ülke, önümüzdeki haziran ayında yapılması planlanan genel seçimlere hazırlanıyor ve çoğu analiz mevcut hükümetin iktidarda kalacağını öngörse de Moldova'da son seçimlerde görülenlere benzer bir ‘melez savaş’ veya dezenformasyon kampanyalarına maruz kalabileceği endişesi de giderek artıyor.

Bu analiz Şarku'l Avsat tarafından Londra merkezli al Majalla dergisinden çevrilmiştir.



YouTube'tan canlı yayında reklama kısıtlama

YouTube'un bir dizi yenilikle canlı yayın yapan kullanıcıları desteklemeyi amaçladığı anlaşılıyor (Reuters)
YouTube'un bir dizi yenilikle canlı yayın yapan kullanıcıları desteklemeyi amaçladığı anlaşılıyor (Reuters)
TT

YouTube'tan canlı yayında reklama kısıtlama

YouTube'un bir dizi yenilikle canlı yayın yapan kullanıcıları desteklemeyi amaçladığı anlaşılıyor (Reuters)
YouTube'un bir dizi yenilikle canlı yayın yapan kullanıcıları desteklemeyi amaçladığı anlaşılıyor (Reuters)

YouTube, canlı yayınlarda sohbet etkileşimi arttığı zaman bütün izleyiciler için reklamları durduracağını açıkladı.

Google'a ait video platformunda reklamlardan tamamen kaçınmanın yolu ücretli abonelikten geçiyor. Ayrıca bazı kullanıcılar reklam engelleyici eklentilerle de kesintisiz video izleme deneyimi yaşamaya çalışıyor.

YouTube, 13 Nisan Pazartesi günü yayımladığı blog yazısında canlı yayınlarda reklam gösterimine getireceği istisnaları paylaştı.

Blog yazısında "Tüm sohbetin enerjiyle dolup taştığı anlar var. Bu kolektif enerjiyi korumak için sistemimiz artık Canlı Sohbet etkileşiminin en yüksek olduğu anları algılayarak reklamları herkes için otomatik olarak engelliyor" ifadelerine yer verildi.

Bu sayede içerik üreticilerinin, reklam kesintisi olmadan yayındaki ivmeyi koruması amaçlanıyor.

Bunun yanı sıra Süper Chat, Süper Etiketler ve hediyeler gibi yollarla yayıncıya destek olan izleyiciler, satın alma işleminden hemen sonra kendilerine özel reklamsız bir pencereyle ödüllendirilecek.

Süper Chat ve Süper Etiketler, kullanıcıların sohbetteki mesajlarının öne çıkması için satın aldığı özellikler.

Şirket artık daha fazla ülkedeki içerik üreticisinin canlı yayınlarda hediye alabileceğini belirtirken, listeye Kanada, Güney Kore, Endonezya, Tayland, Avustralya ve Yeni Zelanda eklendi. Bu uygulama Türkiye'de henüz mevcut değil.

Canlı yayınları öne çıkarmayı amaçladığı anlaşılan YouTube'un bir diğer yeniliği de içerik üreticilerinin, artık aynı anda hem dikey hem de yatay formatlarda yayın yapma imkanı olması.

Platform, 2025'te ABD'deki canlı yayın izleme süresinin yüzde 30'undan fazlasının televizyonlardan geldiğini ve bu nedenle yayıncılara içeriklerini her türlü ekrana göre ayarlama imkanı vermek istediğini belirtiyor.

YouTube içerik üreticilerine daha fazla yaratıcı kontrol kazandıracak canlı yayın özelliklerini gelecek aylarda çıkarmayı planladığını ifade ediyor.

Independent Türkçe, TechCrunch, Gizmodo, YouTube


Avrupa’dan ABD’siz Hürmüz Boğazı planı: Neler hedefleniyor?

Trump'ın Hürmüz'ü ablukaya alma talimatıyla petrol fiyatları yeniden fırlamıştı (Reuters)
Trump'ın Hürmüz'ü ablukaya alma talimatıyla petrol fiyatları yeniden fırlamıştı (Reuters)
TT

Avrupa’dan ABD’siz Hürmüz Boğazı planı: Neler hedefleniyor?

Trump'ın Hürmüz'ü ablukaya alma talimatıyla petrol fiyatları yeniden fırlamıştı (Reuters)
Trump'ın Hürmüz'ü ablukaya alma talimatıyla petrol fiyatları yeniden fırlamıştı (Reuters)

Birleşik Krallık (BK) ve Fransa önderliğinde Avrupa ülkeleri, savaş sonrası dönemde ABD olmadan Hürmüz Boğazı'nı açmak için plan yapıyor.

Adlarının paylaşılmaması şartıyla Wall Street Journal'a (WSJ) konuşan kaynaklar, planda ABD, İsrail ve İran'ın yer almayacağını söylüyor.

Hürmüz'ün açılmasına yönelik plana BK'nin yanı sıra Almanya'nın da katılabileceğini ifade ediyorlar.

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ve BK Başbakanı Keir Starmer, savaş sonrası dönemde Hürmüz Boğazı'nın güvenliğinin sağlanmasına ilişkin planları Paris'te cuma günü düzenleyecekleri toplantıda görüşecek. Diğer ülkelerin de videokonferans yoluyla katılacağı etkinlik için Çin ve Hindistan'a da davet gönderildiği fakat bu ülkelerin katılımının henüz kesinleşmediği aktarılıyor.

Kaynaklara göre Fransa yönetimi, Tahran'ın plana yanaşmamasına yol açacağı için ABD'nin sürece dahil edilmesini istemiyor. BK yönetimiyse Washington'ın planda yer almamasının operasyonun kapsamını sınırlandırabileceğini savunuyor.

Avrupa'nın üzerinde çalıştığı planın üç genel hedefi var. Birincisi, halihazırda Hürmüz'de mahsur kalmış yüzlerce geminin bölgeden ayrılmasını sağlamak için gerekli lojistik altyapıyı oluşturmak. Ardından gemilerin boğazın daha geniş bir bölümünü kullanabilmesi için mayın temizleme çalışması yürütülmesi öngörülüyor. Devrim Muhafızları, ABD-İsrail saldırılarıyla 28 Şubat'ta başlayan savaşta Hürmüz'ün bazı bölgelerine mayın döşemişti.

Analistlere göre Avrupa, mayın temizleme operasyonları için ABD'den çok daha fazla kaynağa sahip. ABD mayın temizleme filosunu büyük ölçüde hizmet dışı bırakmışken, Avrupa güçlerinin 150'den fazla gemisi var.

Planın nihai amacıysa nakliye şirketlerine Hürmüz'den geçmenin güvenli olduğuna dair teminat vermek. Bunun için fırkateyn ve muhripler aracılığıyla düzenli askeri eskort ve gözetim sağlanması öngörülüyor.

Washington ve Tahran heyetleri arasında 11-12 Nisan'da yapılan görüşmelerde sonuç elde edilememesi üzerine ABD Başkanı Donald Trump, Hürmüz Boğazı'nın ablukaya alınması talimatını vermişti.

Trump, dünkü açıklamasında İran'la müzakerelerin iki güne tekrar başlayabileceğini öne sürerken, Beyaz Saray ablukayı daha da sıkılaştırıyor.

ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), ablukayla İran'ın ekonomik faaliyetlerinin yüzde 90'ının durdurulduğunu savundu.

Trump, Amerikan donanmasının Hürmüz Boğazı'nı bloke etmesine NATO ve Körfez ülkelerinin de destek vereceğini iddia etmişti.

Ancak başta BK ve Fransa olmak üzere NATO müttefikleri, ablukaya destek vererek çatışmalara dahil olmayacaklarını bildirmişti.

Starmer, "Ablukayı desteklemiyoruz" derken, Macron Hürmüz'deki durumun normale dönmesini sağlamak amacıyla "çok uluslu bir misyon" kurulacağını duyurmuştu.

Independent Türkçe, Wall Street Journal, DW


Trump’ın Hürmüz ablukası, ABD-Çin ilişkilerini nasıl etkileyecek?

ABD ve Çin arasında geçen yıl patlak veren ticaret savaşı da piyasaları sarsmıştı (AFP)
ABD ve Çin arasında geçen yıl patlak veren ticaret savaşı da piyasaları sarsmıştı (AFP)
TT

Trump’ın Hürmüz ablukası, ABD-Çin ilişkilerini nasıl etkileyecek?

ABD ve Çin arasında geçen yıl patlak veren ticaret savaşı da piyasaları sarsmıştı (AFP)
ABD ve Çin arasında geçen yıl patlak veren ticaret savaşı da piyasaları sarsmıştı (AFP)

ABD'nin Hürmüz Boğazı'nda uyguladığı abluka, Çin'le gerginliği düşürme stratejisinde sorun yaratabilir.

ABD'nin Hürmüz Boğazı'nda pazartesi günü uygulamaya başladığı abluka, savaş öncesi dönemde İran petrolünün yüzde 80'inden fazlasını satın alan Çin'le ilişkilerde gerginliğe yol açabilir.

Donald Trump, nisanda yapmayı planladığı Çin ziyaretini İran savaşı nedeniyle mayısa ertelemişti. New York Times'a (NYT) konuşan kaynaklar, Hürmüz Boğazı'ndaki abluka sürse bile Trump'ın Pekin'de Çin lideri Şi Cinping'le görüşmeyi tekrar ertelemeyeceğini savunuyor.

Diğer yandan Çin Dışişleri Bakanlığı'ndan pazartesi günü yapılan açıklamada, Beyaz Saray'ın abluka kararı "sorumsuzca ve tehlikeli" diye nitelenmişti.

Şi de salı günkü İspanya ziyaretinde, Pekin ve Madrid yönetimlerinin "dünyanın orman kanunlarına geri dönmesini engellemek için birlikte çalışacağını" söyledi.

ABD'nin ablukasına rağmen yaptırımlara tabi Çin menşeli "Rich Starry" gemisinin boğazdan geçmesi de dikkat çekmişti.

NYT'ye göre Trump, Şi yönetimine karşı tavrını yumuşak tutmaya çalışırken, İran savaşı Pekin'le ilişkilerinde elini zora sokuyor.

Joe Biden döneminde görev yapmış ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Kurt Campbell, şunları söylüyor:

Başkan Trump, en önemli iki hedefinin birbiriyle doğrudan çeliştiği bir durum yarattı. Bunlardan biri, Çin'inkiler de dahil Hürmüz Boğazı'ndan geçen tüm yük gemilerinin takibe alınması ve kontrol edilmesi. Diğeriyse Pekin'e yapacağı ziyaretin açıkça olumlu geçmesi yönündeki isteği.

Analize göre, yaklaşık bir ay sonra gerçekleşecek toplantı öncesinde ABD'nin ocak ayında Venezuela'ya baskın düzenleyip Nicolas Maduro'yu kaçırması ve Hürmüz Boğazı'nda uyguladığı abluka gibi kritik konuların nasıl bir çerçevede tartışılacağı henüz belirlenmedi.

Ayrıca iki liderin görüşmesinde büyük ihtimalle Tayvan meselesi, Çin'in nükleer silah cephaneliği ve Pekin'İn Güney Çin Denizi'ndeki askeri faaliyetleri gibi başlıklar da gündeme gelecek.

Georgetown Üniversitesi'nden Rush Doshi de "İran'daki durum, ABD ve Çin arasındaki gerginliği azaltma ortamını bozabilir" diyor.

Diğer yandan ABD merkezli Pew Araştırma Merkezi'nin salı günü yayımladığı anket sonuçlarına göre 2023 itibarıyla Amerikalıların yalnızca yüzde 14'ü Çin'e olumlu bakıyordu.

Ancak bu oranın son çalışmada yüzde 27'ye çıktığı görülüyor. Özellikle Demokratlar ve gençler arasında Çin'e yönelik tutumun değiştiğine dikkat çekiliyor.

Amerikalıların yüzde 17'si, Şi'nin dünyadaki sorunlarla ilgili doğru adımlar atacağına güven duyduğunu belirtiyor. Bu oran da 2023'tekine kıyasla iki kat arttı.

Öte yandan, halkın Trump'ın Çin hakkında doğru politika kararları alacağına duyduğu inanç azalıyor. Trump'a duyulan güven oranı yüzde 39'a gerileyerek geçen yıla göre 6 puan düştü.

Independent Türkçe, CNN, New York Times, Global Times, BBC