Filistinliler, İsrail savaşının enkazından Gazze'nin tarihini kurtarmaya çalışıyor

İşçiler, savaş sırasında İsrail hava saldırısı sonucu hasar gören Gazze Şehrindeki Paşa Sarayı'nda restorasyon çalışmaları yürütüyor ve kayıp eserleri arıyor (AP)
İşçiler, savaş sırasında İsrail hava saldırısı sonucu hasar gören Gazze Şehrindeki Paşa Sarayı'nda restorasyon çalışmaları yürütüyor ve kayıp eserleri arıyor (AP)
TT

Filistinliler, İsrail savaşının enkazından Gazze'nin tarihini kurtarmaya çalışıyor

İşçiler, savaş sırasında İsrail hava saldırısı sonucu hasar gören Gazze Şehrindeki Paşa Sarayı'nda restorasyon çalışmaları yürütüyor ve kayıp eserleri arıyor (AP)
İşçiler, savaş sırasında İsrail hava saldırısı sonucu hasar gören Gazze Şehrindeki Paşa Sarayı'nda restorasyon çalışmaları yürütüyor ve kayıp eserleri arıyor (AP)

Munir el-Baz, ailesiyle birlikte Gazze'deki Büyük Ömeri Camisi'ni ziyaret etmenin ve yüzyıllardır farklı imparatorluklar altında insanların ibadet ettiği bu yerde dua etmenin verdiği mutluluğu hatırlıyor.

"Bunlar en güzel günlerdi," diyen el-Baz, İsrail'in Gazze'ye yönelik savaşından önce caminin etrafındaki canlı pazarlarda nasıl dolaştığını hatırlıyor. Bugün, caminin büyük bir kısmı -Gazze şehrinin büyük bir kısmı gibi- iki yıllık savaş sırasında İsrail saldırılarının hedefi olduktan sonra harabe halinde. Kırılgan bir ateşkes sayesinde savaş yatıştı. Alanın restorasyon çalışmalarında yer alan Filistinli bir miras danışmanı olan el-Baz, enkazın görüntüsünün kendisine "kökünden sökülmüş bir ağacı" hatırlattığını söyledi.

 Paşa Sarayı'nın dışında sergilenen arkeolojik sütunlar. Saray, daha sonra savaşta hasar gören eserlerin sergilendiği bir müze olarak kullanılıyor (AP)Paşa Sarayı'nın dışında sergilenen arkeolojik sütunlar. Saray, daha sonra savaşta hasar gören eserlerin sergilendiği bir müze olarak kullanılıyor (AP)

Gazze Sağlık Bakanlığı'na göre, İsrail savaşı 72 binden fazla Filistinlinin ölümüne ve tüm geniş ailelerin yok olmasına neden oldu. Saldırı ayrıca antik çağlara kadar uzanan zengin kültürel mirasın bir kısmını da tahrip etti. Bizans kilisesinin bulunduğu yere inşa edilen cami, ardı ardına gelen fatihler tarafından yönetilmiş ve el değiştirmişti.

Büyük askeri operasyonların sona ermesiyle birlikte, Filistinliler yıkımın boyutunu daha net bir şekilde görmeye başladı. Örgütler, kapsamlı restorasyon çalışmaları ve bölgenin daha geniş çaplı yeniden inşası büyük engellerle karşı karşıya kalırken bile, tarihi alanlarda kurtarabildiklerini kurtarmaya çalışıyorlar.

 Bir ziyaretçi, İsrail'in Gazze şehrine yönelik savaşında hasar gören Gazze şehrindeki Paşa Sarayı müzesinde sergilenen eserleri inceliyor (AP)Bir ziyaretçi, İsrail'in Gazze şehrine yönelik savaşında hasar gören Gazze şehrindeki Paşa Sarayı müzesinde sergilenen eserleri inceliyor (AP)

İsrail, Hamas militanlarının 7 Ekim 2023'te çoğunluğu sivil olmak üzere yaklaşık bin 200 kişiyi öldürmesi ve 251 kişiyi rehin almasının ardından operasyon başlattı. Ordu, Hamas'ı askeri teçhizatı tarihi yerlerin altına veya yanına, ayrıca diğer sivil tesislerin yanına saklamakla suçladı.

Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü (UNESCO), uydu görüntüleri temelinde devam eden değerlendirmede, savaşın başlangıcından bu yana en az 150 alanda hasar tespit edildiğini açıkladı. Bunlar arasında 14 dini mekan, tarihi veya sanatsal öneme sahip 115 bina, 9 anıt ve 8 arkeolojik alan bulunuyor.

Şarku'l Avsat'ın AP'den aktardığına göre Batı Şeria merkezli Kültürel Miras Koruma Merkezi'nin eş direktörü Isam Cuha, ajansa verdiği demeçte, "Bu alanlar, Filistin halkının bu topraklardaki varlığını güçlendiren ve kültürel kimliklerinin devamlılığını temsil eden hayati bir unsurdur" dedi. "Filistin kimliğini ve Filistin mirasını silmek ve Filistin toplumunu bu topraklara bağlayan her türlü bağı ortadan kaldırmak istiyorlar" diyen Cuha, merkezin, yüzyıllardır var olan ve birçoğu yağmalanmış gibi görünen sanat eserlerini barındıran, ağır hasar görmüş Paşa Sarayı'nda acil kurtarma çalışmaları yürüttüğünü belirtti.

 İşçiler, savaş sırasında ağır hasar gören Gazze şehrindeki tarihi el-Samara hamamını, inceliyor (AP)İşçiler, savaş sırasında ağır hasar gören Gazze şehrindeki tarihi el-Samara hamamını, inceliyor (AP)

İsrail ordusu, Hamas'a ait bir askeri yerleşkeyi ve bölgedeki tanksavar füze sistemini hedef aldığını söyledi. Ayrıca, Ömer Camii yakınlarındaki bir terör tüneline de saldırdıklarını belirtti. Ancak bu iddiaların hiçbirine dair kanıt sunmadı. Gazze'deki Diyanet İşleri Bakanlığı yetkilisi Emir Ebu el-Amreyn, camiyle ilgili iddiaları reddetti. BM İnsan Hakları Konseyi'nin bağımsız bir komisyonu, camide tünel olduğuna dair herhangi bir kanıttan haberdar olmadığını belirtti. Komisyon, camiyle ilgili İsrail iddialarına ilişkin olarak, meşru bir askeri amacın varlığının bile zarar vermeyi haklı çıkarmadığını ifade etti. İsrail daha önce komisyonu taraflılıkla suçlamıştı.

Filistinliler, Gazze şehrindeki tarihi bir hamam, Hammam el-Samara'nın salonunda dinleniyor (AP)Filistinliler, Gazze şehrindeki tarihi bir hamam, Hammam el-Samara'nın salonunda dinleniyor (AP)

Yüzyıllardır yerinden edilmiş Filistinlilere sığınak sağlayan Aziz Porphyrius Ortodoks Kilisesi, savaşın başlangıcında İsrail tarafından saldırıya uğradı ve saldırıda ölü ve yaralılar oldu. Ordu, yakındaki bir Hamas komuta merkezini hedef aldığını söyledi. UNESCO, kilisenin orta derecede hasar gördüğünü bildirdi.

Gazze'deki bazı tarihi yerlerin saldırılardan kurtulduğu görülüyor. UNESCO, 4. yüzyıldan kalma Aziz Hilarion Manastırı'nda herhangi bir hasar izine rastlamadığını açıkladı. Uluslararası hukuka göre, kültürel alanlar askeri amaçlarla kullanılmamalı veya hedef alınmamalıdır.

İsrail ordusu, kültürel ve dini alanların hassasiyetinin farkında olduğunu, sivil altyapıya verilen zararı en aza indirmeye çalıştığını ve uluslararası hukuka uyduğunu söylüyor. Birçok tarihi alan savaştan önce de ihmal edilmiş durumdaydı. Abluka ve önceki savaş, kaynak yetersizliği ve kentleşmeyle birleşince ciddi zorluklar ortaya çıkardı. Yetkililer, arkeologların Bronz Çağı yerleşimi olduğuna inandığı yerlerin bazı kısımlarını inşaat projelerine yer açmak tahrip etti.

El-Baz, ateşkes öncesinde kederin karşılanamaz bir lüks olduğunu, ailesinin sadece hayatta kalmaya çalıştığını söyledi. “Ne için ağlamaya başlardınız?” diye sordu. “Tarihi camiler için mi? Eviniz için mi? Tarihiniz için mi? Çocuklarınızın okulları için mi? Sokaklar için mi?” Şimdi, savaşın yıkımının boyutunu kabullendikçe, bazen çocuklarının görüş alanından uzakta ağlıyor. “Gazze bizim annemiz,” dedi. “Her yerde anılarımız var; bu ağaçta, bu gülde, bu bahçede, bu camide. Evet, Gazze'nin her parçası için ağlıyoruz.”



Irak, Suriye'ye roketli saldırı düzenledikleri iddiasıyla 4 kişiyi gözaltına aldı

Suriye'nin Haseke kentindeki Tel Bider Askeri Üssü, 8 Haziran 2025 (Reuters)
Suriye'nin Haseke kentindeki Tel Bider Askeri Üssü, 8 Haziran 2025 (Reuters)
TT

Irak, Suriye'ye roketli saldırı düzenledikleri iddiasıyla 4 kişiyi gözaltına aldı

Suriye'nin Haseke kentindeki Tel Bider Askeri Üssü, 8 Haziran 2025 (Reuters)
Suriye'nin Haseke kentindeki Tel Bider Askeri Üssü, 8 Haziran 2025 (Reuters)

Irak, dün akşam, bir gün önce Suriye'nin kuzeydoğusundaki bir askeri üsse roketli saldırı düzenleyen dört kişiyi gözaltına aldığını duyurdu.

Irak Silahlı Kuvvetler Genel Komutanlığı Sözcüsü Sabah Numan yaptığı açıklamada şunları söyledi:

“Pazartesi akşamı, yasadışı unsurlar Rabia bölgesinden Kia marka bir araçla Suriye topraklarına doğru bir dizi roket fırlattı."

Irak güvenlik güçlerinin ‘dört faili yakalayıp aracı ele geçirdiğini ve soruşturma için ilgili makamlara sevk ettiğini’ belirtti.

Irak Başbakanlığı ise Salı akşamı, yetkililerin Suriye'nin kuzeydoğusundaki bir askeri üsse düzenlenen roket saldırısına karıştıkları şüphesiyle dört kişiyi gözaltına aldığını doğruladı.

Iraklı iki güvenlik kaynağı pazartesi günü Reuters’a, Irak'ın Rabia beldesinden Suriye'nin kuzeydoğusundaki bir ABD askeri üssüne en az yedi füze atıldığını söyledi. Suriye ordusu, bundan birkaç saat sonra, ülkenin kuzeydoğusundaki Haseke'deki askeri üslerinden birinin füze saldırısına uğradığını duyurdu. Ancak üssün Amerikan üssü olup olmadığına veya burada Amerikan güçlerinin olup olmadığına dair herhangi bir açıklama yapmadı.

Suriye Savunma Bakanlığı, bu ayın başlarında, 2014 yılından beri DEAŞ ile savaşmak için Washington liderliğindeki Uluslararası Koalisyon güçlerinin çekilmesinin ardından, ordu güçlerinin Rumeylan Askeri Üssü’nü ele geçirdiğini açıklamıştı.


Irak Kürdistanı: İran, Peşmerge güçlerine yönelik bombalamanın "yanlışlıkla" gerçekleştiğini belirtti

Erbil'de bir yerleşim bölgesinin üzerinde hava savunma sistemlerinin bir füze veya İHA’yı engellemesi sonucu pencereleri kırılan binadaki hasarını inceleyen sakinler (Arşiv- AFP)
Erbil'de bir yerleşim bölgesinin üzerinde hava savunma sistemlerinin bir füze veya İHA’yı engellemesi sonucu pencereleri kırılan binadaki hasarını inceleyen sakinler (Arşiv- AFP)
TT

Irak Kürdistanı: İran, Peşmerge güçlerine yönelik bombalamanın "yanlışlıkla" gerçekleştiğini belirtti

Erbil'de bir yerleşim bölgesinin üzerinde hava savunma sistemlerinin bir füze veya İHA’yı engellemesi sonucu pencereleri kırılan binadaki hasarını inceleyen sakinler (Arşiv- AFP)
Erbil'de bir yerleşim bölgesinin üzerinde hava savunma sistemlerinin bir füze veya İHA’yı engellemesi sonucu pencereleri kırılan binadaki hasarını inceleyen sakinler (Arşiv- AFP)

Irak Kürdistan Bölgesi Başkanı Neçirvan Barzani, İran'ın dün 6 kişinin ölümüne neden olan Peşmerge güçlerine yönelik iki balistik füze saldırısının "yanlışlıkla" yapıldığını "itiraf ettiğini" açıkladı.

Barzani, Erbil ilinin Soran ilçesinde ölenler için düzenlenen taziye töreninde yerel televizyon kanallarına şunları söyledi: «Bu olay meydana gelir gelmez İran ile temasa geçtik; onlar da bunun bir hata sonucu olduğunu kabul ettiler ve konuyla ilgili soruşturma açacaklarına söz verdiler.» Bu iki saldırı, savaşın başlamasından bu yana Bölgesel Hükümet'e bağlı Peşmerge güçleri arasında can kaybına yol açan ilk saldırılar olarak kabul ediliyor.

Barzani, bölgenin «komşu ülkelerden hiçbirine, özellikle de tüm komşular arasında İran Cumhuriyeti'ne bir tehdit oluşturmadığını» vurgulayarak, «Biz bu savaşın bir parçası değildik ve olmayacağız» ifadelerini kullandı.


Lübnan, İran Büyükelçisine ve müdahalesine “kırmızı kart” gösterdi

Cumhurbaşkanı Joseph Avn, bu ayın başlarında Dışişleri Bakanı Yusuf Recci’yi kabul etti (Lübnan Cumhurbaşkanlığı)
Cumhurbaşkanı Joseph Avn, bu ayın başlarında Dışişleri Bakanı Yusuf Recci’yi kabul etti (Lübnan Cumhurbaşkanlığı)
TT

Lübnan, İran Büyükelçisine ve müdahalesine “kırmızı kart” gösterdi

Cumhurbaşkanı Joseph Avn, bu ayın başlarında Dışişleri Bakanı Yusuf Recci’yi kabul etti (Lübnan Cumhurbaşkanlığı)
Cumhurbaşkanı Joseph Avn, bu ayın başlarında Dışişleri Bakanı Yusuf Recci’yi kabul etti (Lübnan Cumhurbaşkanlığı)

Lübnan dün, İran’ın Beyrut Büyükelçisine ve ülkesinin Lübnan iç işlerine müdahalesine karşı ‘kırmızı kart’ gösterdi. Lübnan Dışişleri Bakanlığı, İran Büyükelçisi Muhammed Rıza Şibani’yi ‘istenmeyen kişi’ ilan ederken ona önümüzdeki pazar gününe kadar ülkeyi terk etmesi için süre tanıdı.

Karar, Dışişleri Bakanı Yusuf Recci tarafından alınmış olsa da Şarku’l Avsat’a konuşan Lübnanlı yetkili bir kaynak, kararın Cumhurbaşkanı Joseph Avn ve Başbakan Nevvaf Selam ile istişare edilerek alındığını doğruladı.

Kararın Dışişleri Bakanı’nın yetki alanına girdiğini, ancak ilişkilerin kesilmesinin Bakanlar Kurulu'nun yetki alanına girdiğini belirten kaynak, İran'ın ‘Lübnan'ın istikrarını ve dostlarıyla ilişkilerini tehdit eden’ tutumunun devam etmesi halinde bu senaryonun nihayetinde gündeme gelebileceğine dikkat çekti.

Lübnan Dışişleri Bakanlığı, Büyükelçi Şibani'nin akreditasyonuna verilen onayın geri çekilmesinin ‘İran ile diplomatik ilişkilerin kesilmesi olarak değerlendirilemeyeceğini, aksine büyükelçinin Lübnan'da atanmış bir büyükelçi olarak diplomatik ilişkilerin kurallarına ve gerekliliklerine uymaması nedeniyle alınan bir önlem olduğunu’ açıkladı.

İç krizin bir göstergesi olarak, karar Şii İkilisi dışında Lübnan'daki siyasi güçler tarafından memnuniyetle karşılandı. Şarku’l Avsat’a konuşan Şii İkilisi’nden (Hizbullah ve Emel Hareketi) kaynaklar, büyükelçiden kalmasını istediklerini ve ‘ayrılmayacağını’ doğruladı.

Hizbullah, kararı ‘büyük bir günah’ olarak nitelendirirken, Meclis Başkanı Nebih Berri, yakın çevresinden sızan bilgiler ‘büyük bir rahatsızlık’ olduğuna işaret ederken, yorum yapmaktan kaçındı.

Öte yandan Beyrut'un kuzeyindeki Keservan bölgesi üzerinde önlenen bir İran füzesinin parçalarının düşmesi, Cünye bölgesinin savaştan uzak bir bölge olması nedeniyle geniş çaplı endişe yarattı.