İran nükleer anlaşmaya açık... Trump ve Netanyahu ‘maksimum baskı’ uygulayacak

Tahran, yaptırımların kaldırılması karşılığında müzakerelerde tavizler sunuyor

Münih’te düzenlenen İran rejimi karşıtı protestolardan, 14 Şubat 2026 (Reuters)
Münih’te düzenlenen İran rejimi karşıtı protestolardan, 14 Şubat 2026 (Reuters)
TT

İran nükleer anlaşmaya açık... Trump ve Netanyahu ‘maksimum baskı’ uygulayacak

Münih’te düzenlenen İran rejimi karşıtı protestolardan, 14 Şubat 2026 (Reuters)
Münih’te düzenlenen İran rejimi karşıtı protestolardan, 14 Şubat 2026 (Reuters)

ABD merkezli Axios internet sitesinin aktardığına göre, ABD Başkanı Donald Trump ile İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, çarşamba günü Beyaz Saray’da yaptıkları görüşmede, Washington’ın İran’dan Çin’e petrol ihracatını azaltmak için çaba göstermesi gerektiği konusunda mutabık kaldı. Aynı zamanda bir İranlı diplomat, nükleer anlaşma müzakerelerine açık olduklarını dile getirdi.

Şarku’l Avsat’ın Axios’tan aktardığına göre üst düzey bir ABD’li yetkili, “İran’a, örneğin Çin’e petrol satışları konusunda maksimum baskıyı uygulamak için elimizden geleni yapacağımız konusunda anlaştık” ifadelerini kullandı.

Çin Dışişleri Bakanlığı, Reuters’ın yorum talebine henüz yanıt vermedi.

Çin, İran’ın petrol ihracatının yüzde 80’inden fazlasını alıyor. Bu ticaretin azalması, İran’ın petrol gelirlerinin düşmesine yol açacak.

İran Dışişleri Bakan Yardımcısı Mecid Taht-Revançi bugün BBC ile yaptığı röportajda, ABD’nin yaptırımların kaldırılmasını görüşmeye istekli olması durumunda İran’ın nükleer anlaşma için taviz vermeyi değerlendirmeye hazır olduğunu söyledi.

İran, nükleer programına yönelik kısıtlamaları görüşmeye açık olduğunu, ancak bu konunun balistik füze programı dahil diğer meselelerle ilişkilendirilmeyeceğini defalarca vurguladı.

İsviçreli yetkililer ise dün, ABD ile İran arasında yeni bir müzakere turunun önümüzdeki hafta Cenevre’de yapılacağını açıkladı.

Taht-Revançi, ikinci nükleer müzakere turunun salı günü Cenevre’de yapılacağını doğruladı ve BBC’ye, “İlk görüşmeler büyük ölçüde olumlu bir yönde ilerledi, ancak henüz sonuçları değerlendirmek için erken” dedi.

İran Atom Enerjisi Kurumu Başkanı Muhammed İslami geçtiğimiz pazartesi günü, Tahran’ın tüm mali yaptırımların kaldırılması karşılığında yüksek zenginleştirilmiş uranyum seviyesini azaltmayı kabul edebileceğini açıkladı.

Öte yandan kıdemli diplomat, Tahran’ın uranyum zenginleştirmeyi durdurma fikrine karşı tutumunu yineledi. Bu konu, geçen yıl ABD ile varılması planlanan anlaşmada başlıca engellerden biri olmuştu. ABD, İran’daki zenginleştirmenin nükleer silah edinme yolunu açtığını savunurken, İran bu tür silahları geliştirmeyi reddettiğini belirtiyor.

Geçtiğimiz hafta Amerikalı ve İranlı diplomatlar, Umman aracılığıyla İran’ın nükleer programına ilişkin görüşmeler gerçekleştirdi. Bu adım, ABD Başkanı Donald Trump’ın bölgede bir deniz filosu konuşlandırdığı ve Amerikan ordusunun İran’a yönelik haftalar sürebilecek operasyonlara hazırlık yaptığı bir dönemde diplomasiyi canlandırma çabasının parçası olarak değerlendiriliyor.

Trump, İran’da ‘rejim değişikliği’ kartını gündeme getirerek bunun ‘olabilecek en iyi şey’ olabileceğini ifade etti; bu açıklama, önümüzdeki salı günü Cenevre’de yapılması planlanan ikinci müzakere turu öncesinde tansiyonu artırdı.

Münih Güvenlik Konferansı kapsamında konuşan ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Trump’ın Tahran ile anlaşma olmasını tercih ettiğini, ancak bunun ‘son derece zor’ olduğunu belirtti. Rubio ayrıca, “İran Dini Lideri Ali Hamaney ile bir görüşme yarın yapılabilir, eğer kendisi isterse” dedi.

Diplomatik çabalar, askeri hazırlıklarla eş zamanlı yürütülüyor. Önümüzdeki haftalarda uçak gemisi USS Gerald R. Ford’ın Ortadoğu’ya ulaşması bekleniyor ve bu durum, ‘baskı altında müzakere’ yaklaşımını güçlendiriyor.



Trump: İran'a karşı sınırlı bir saldırı düzenlemeyi değerlendiriyorum

Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)
Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)
TT

Trump: İran'a karşı sınırlı bir saldırı düzenlemeyi değerlendiriyorum

Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)
Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)

ABD Başkanı Donald Trump bugün İran'a karşı sınırlı bir askeri saldırı düzenlemeyi düşündüğünü söyledi, ancak daha fazla ayrıntı vermedi.

ABD ordusu, İran'a karşı birkaç hafta sürebilecek ve güvenlik tesislerinin yanı sıra nükleer altyapıyı da bombalamayı içerebilecek bir operasyona hazırlanıyor.

İran'ı nükleer programı konusunda anlaşmaya varmaya zorlamak için sınırlı bir saldırıyı düşünüp düşünmediği sorulduğunda, Beyaz Saray'da gazetecilere, "Sanırım bunu düşündüğümü söyleyebilirim" dedi.

Trump dün, İran'ın bir anlaşmaya varması için 10 ila 15 günlük bir sürenin "yeterli" olacağına inandığını söyledi. Ancak görüşmeler yıllardır tıkanmış durumda ve İran, füze programını kısıtlama ve silahlı gruplarla bağlarını koparma yönündeki daha geniş ABD ve İsrail taleplerini görüşmeyi reddediyor.

Şarku'l Avsat'ın Reuters'ten aktardığına göre iki ABD yetkilisi, İran'la ilgili ABD askeri planlamasının ileri bir aşamaya ulaştığını ve seçenekler arasında bireyleri hedef alan bir saldırı, hatta Trump'ın emriyle Tahran'da rejim değişikliğinin de yer aldığını söyledi. Bu askeri seçenekler, diplomatik çabaların başarısız olması durumunda ABD'nin İran'la ciddi bir çatışmaya hazırlandığının son göstergesi.

Son haftalarda yapılan dolaylı görüşmelerde çok az ilerleme kaydedildi ve taraflardan biri veya her ikisi bunu savaşa hazırlıkta geciktirme taktiği olarak kullanıyor olabilir.

İran, geçen yıl İsrail ve ABD'nin nükleer ve askeri tesislerini hedef alan 12 günlük saldırılarının yanı sıra ocak ayındaki kitlesel protestoların şiddetle bastırılmasının ardından, hiç olmadığı kadar savunmasız bir konumda bulunuyor.

 İran'ın BM Güvenlik Konseyi'ne dün yazdığı mektupta, BM Büyükelçisi Emir Said İrevani, ülkesinin "gerilim veya savaş aramadığını ve savaş başlatmayacağını", ancak herhangi bir ABD saldırganlığına "kararlı ve orantılı bir şekilde" karşılık vereceğini belirtti.

Şöyle devam etti: “Bu koşullar altında, bölgedeki tüm düşman üsleri, tesisleri ve varlıkları, İran'ın savunma yanıtı çerçevesinde meşru hedefler olarak kabul edilecektir.”

Bu haftanın başlarında İran, dünyanın ticareti yapılan petrolünün yaklaşık beşte birinin geçtiği Körfez'in dar su yolu olan Hürmüz Boğazı'nda gerçek mühimmatlı tatbikatlar gerçekleştirdi. Ülke içinde de gerilim artıyor; yas tutanlar, 40 gün önce güvenlik güçleri tarafından öldürülen protestocuları anmak için törenler düzenliyor ve bazı gösterilerde yetkililerin tehditlerine rağmen hükümet karşıtı sloganlar atılıyor.


İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında gerçekleştirdiği bombalama operasyonu

İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
TT

İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında gerçekleştirdiği bombalama operasyonu

İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)

İsrail güçleri bu sabah erken saatlerde Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında bir bombalama operasyonu gerçekleştirdi.

Lübnan'ın resmi Ulusal Haber Ajansı'na göre, büyük patlama saat 02:20'de meydana geldi.

İsrail ile Lübnan Hizbullahı arasında, bir yıldan fazla süren ve partinin askeri ve liderlik altyapısına darbeler aldığı çatışmanın ardından, 27 Kasım'dan beri yürürlükte olan bir anlaşma bulunuyor.

Anlaşma, Lübnan ordusunun ve Lübnan'daki Birleşmiş Milletler Geçici Gücü'nün (UNIFIL) konuşlandırılmasının güçlendirilmesi karşılığında, Hizbullah savaşçılarının Litani Nehri'nin güneyindeki bölgeden (sınırdan yaklaşık 30 km uzaklıkta) çekilmesini ve askeri altyapısının tasfiye edilmesini öngörüyordu.

Anlaşma ayrıca İsrail'in savaş sırasında girdiği tüm bölgelerden çekilmesini de öngörüyordu. Bununla birlikte, İsrail sınırın her iki tarafını da izleyebilmek için beş yüksek noktada askeri varlığını sürdürdü. Ayrıca, askeri hedefler veya Hizbullah unsurları olduğunu iddia ettiği yerlere neredeyse her gün saldırılar düzenliyor ve güçleri buldozerle yıkım ve tahribat operasyonlarına devam ediyor.


ABD Adalet Bakanlığı genel merkezine Trump'ın posteri asıldı

İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
TT

ABD Adalet Bakanlığı genel merkezine Trump'ın posteri asıldı

İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan bir pankart, ABD Adalet Bakanlığı binasına asıldı. Bu adım, Trump’ın Washington’daki bir kuruma kimliğini yansıtma yönündeki son girişimi olarak değerlendiriliyor.

Mavi renkli pankart, dün (perşembe) binanın bir köşesindeki iki sütun arasına yerleştirildi. Pankartta “Amerika’yı Yeniden Güvenli Hale Getirelim” sloganı yer aldı.

Trump, geçen yıl Beyaz Saray’a dönüşünden bu yana federal kurumlar üzerindeki varlığını ve nüfuzunu pekiştirmek için güçlü adımlar atıyor.

Trump, kültürel ve siyasi kurumları yeniden şekillendirirken kendisine yakın isimleri görevlendiriyor, önde gelen kurumların adlarını değiştiriyor ve geçmiş soruşturmalarla bağlantılı yetkilileri geri plana itiyor. Eleştirmenler ise bu adımların, siyasi iktidar ile normal şartlarda bağımsız olması gereken kamu görevleri arasındaki sınırları ortadan kaldırdığını savunuyor.

Geçen yıl Trump’ın fotoğrafını taşıyan pankartlar, ABD Çalışma Bakanlığı, ABD Tarım Bakanlığı ve Amerikan Barış Enstitüsü binalarına da asılmıştı.

Trump tarafından atanan bir yönetim kurulu, Aralık ayında John F. Kennedy Sahne Sanatları Merkezi’ne Trump adının eklenmesi yönünde oy kullandı. Ayrıca Washington’daki Amerikan Barış Enstitüsü binasına da Trump’ın adı verildi.

Son pankarta ilişkin soruları Beyaz Saray, Adalet Bakanlığı’na yönlendirdi. Bakanlık ise şu ana kadar yorum talebine yanıt vermedi.