Yurt dışındaki kitlesel gösterilerin ardından Tahran'da gece saatlerinde liderlik karşıtı sloganlar atıldı

Münih'te İran rejimine karşı düzenlenen protestolarda kalabalıklar (Reuters)
Münih'te İran rejimine karşı düzenlenen protestolarda kalabalıklar (Reuters)
TT

Yurt dışındaki kitlesel gösterilerin ardından Tahran'da gece saatlerinde liderlik karşıtı sloganlar atıldı

Münih'te İran rejimine karşı düzenlenen protestolarda kalabalıklar (Reuters)
Münih'te İran rejimine karşı düzenlenen protestolarda kalabalıklar (Reuters)

Tahran’da bazı sakinler dün balkon ve pencerelerinden yönetim karşıtı sloganlar attı. Bu gelişme, Avrupa ve Kuzey Amerika’daki İranlıların hafta sonu rejim karşıtı kitlesel gösteriler düzenlemesinin ertesi günü gerçekleşti.

İran’da Dini Lider Ali Hameney yönetiminde ocak ayında zirveye ulaşan geniş çaplı protesto gösterileri, güvenlik güçlerinin sert müdahalesiyle bastırıldı. İnsan hakları örgütleri, müdahalelerde binlerce kişinin hayatını kaybettiğini bildiriyor. Sokaklardaki protestolar baskı nedeniyle azalırken, Tahran ve bazı kentlerde yaşayanlar geçen haftadan beri evlerinden rejim karşıtı sloganlar atmaya başladı.

Tahran’ın doğusundaki Ekbatan semtinde yaşayanlar dün “Kahrolsun Hamaney”, “Kahrolsun İslam Cumhuriyeti” ve “Yaşasın Şah” sloganları attı. Söz konusu görüntüler, “Şahrak Ekbatan” adlı bir “X” hesabı tarafından paylaşıldı.

Sürgünde yaşayan İran’ın devrik şahının oğlu Rıza Pehlevi ise ülke içinde ve dışındaki İranlılara, hafta sonunda çeşitli ülkelerde düzenlenen protestolarla eş zamanlı olarak rejime karşı tepkilerini göstermeleri çağrısında bulundu.

Alman polisinin verdiği bilgiye göre, cumartesi günü Almanya’nın güneyindeki Munih kentinde düzenlenen büyük gösteriye yaklaşık 250 bin kişi katıldı. Gösteride konuşan Pehlevi, ülkeyi “demokratik ve laik” bir geleceğe taşımaya hazır olduğunu söyledi. Pehlevi’ye konuşmasında kız kardeşi eşlik etti. Ayrıca Los Angeles, Melbourne ve Toronto kentlerinde de İran rejimi aleyhinde kitlesel gösteriler düzenlendi.

Pehlevi’nin ofisi tarafından “X” platformunda yapılan açıklamada, dünya genelindeki gösterilere bir milyondan fazla kişinin katıldığı belirtildi. Ancak bu sayı bağımsız kaynaklarca doğrulanamadı. Pehlevi, Münih’teki kalabalığa hitabında, bunun son yılların en büyük gösterisi olduğunu ifade etti.

Farsça olarak İran dışından yayın yapan Iran International televizyonu, Tahran’ın diğer bölgelerinde de rejim karşıtı sloganlar atıldığını bildirdi. Kanal, “Bu son savaş, Pehlevi geri dönüyor” ve Devrim Muhafızları’na atıfla, “Muhafızlara ölüm” şeklinde sloganlar atıldığını belirtti. Kanal ayrıca Şiraz ve Arak kentlerinde de benzer sloganların atıldığını belirtti. Ancak görüntülerin doğruluğu bağımsız kaynaklarca teyit edilemedi.

Gelişmeler, İran ile ABD arasında Cenevre’de Umman arabuluculuğunda yürütülen görüşmelerin ikinci turundan iki gün önce yaşandı. İran, müzakerelerin yalnızca, Batılı ülkelerin nükleer silah geliştirmeyi hedeflediğinden şüphelendiği ancak Tahran’ın sürekli olarak reddettiği nükleer programla sınırlı kalması gerektiğini savunuyor. Buna karşılık ABD’li ve Batılı yetkililer, olası bir anlaşmanın İran’ın balistik füze programı ile İsrail karşıtı silahlı gruplara verdiği desteği de kapsaması gerektiğini belirtiyor.

Söz konusu görüşmelerin, Washington’un İran’a karşı askeri adım atıp atmayacağını belirlemede kritik önemde olduğu değerlendiriliyor. ABD merkezli sivil toplum kuruluşu Human Rights Activists News Agency (HRANA), güvenlik güçlerinin müdahalelerinde çoğu protestocu olmak üzere, 7 binden fazla kişinin hayatını kaybettiğini bildirdi. Kuruluş, protestolar kapsamında 53 binden fazla kişinin de gözaltına alındığını duyurdu.



Trump: İran'a karşı sınırlı bir saldırı düzenlemeyi değerlendiriyorum

Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)
Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)
TT

Trump: İran'a karşı sınırlı bir saldırı düzenlemeyi değerlendiriyorum

Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)
Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)

ABD Başkanı Donald Trump bugün İran'a karşı sınırlı bir askeri saldırı düzenlemeyi düşündüğünü söyledi, ancak daha fazla ayrıntı vermedi.

ABD ordusu, İran'a karşı birkaç hafta sürebilecek ve güvenlik tesislerinin yanı sıra nükleer altyapıyı da bombalamayı içerebilecek bir operasyona hazırlanıyor.

İran'ı nükleer programı konusunda anlaşmaya varmaya zorlamak için sınırlı bir saldırıyı düşünüp düşünmediği sorulduğunda, Beyaz Saray'da gazetecilere, "Sanırım bunu düşündüğümü söyleyebilirim" dedi.

Trump dün, İran'ın bir anlaşmaya varması için 10 ila 15 günlük bir sürenin "yeterli" olacağına inandığını söyledi. Ancak görüşmeler yıllardır tıkanmış durumda ve İran, füze programını kısıtlama ve silahlı gruplarla bağlarını koparma yönündeki daha geniş ABD ve İsrail taleplerini görüşmeyi reddediyor.

Şarku'l Avsat'ın Reuters'ten aktardığına göre iki ABD yetkilisi, İran'la ilgili ABD askeri planlamasının ileri bir aşamaya ulaştığını ve seçenekler arasında bireyleri hedef alan bir saldırı, hatta Trump'ın emriyle Tahran'da rejim değişikliğinin de yer aldığını söyledi. Bu askeri seçenekler, diplomatik çabaların başarısız olması durumunda ABD'nin İran'la ciddi bir çatışmaya hazırlandığının son göstergesi.

Son haftalarda yapılan dolaylı görüşmelerde çok az ilerleme kaydedildi ve taraflardan biri veya her ikisi bunu savaşa hazırlıkta geciktirme taktiği olarak kullanıyor olabilir.

İran, geçen yıl İsrail ve ABD'nin nükleer ve askeri tesislerini hedef alan 12 günlük saldırılarının yanı sıra ocak ayındaki kitlesel protestoların şiddetle bastırılmasının ardından, hiç olmadığı kadar savunmasız bir konumda bulunuyor.

 İran'ın BM Güvenlik Konseyi'ne dün yazdığı mektupta, BM Büyükelçisi Emir Said İrevani, ülkesinin "gerilim veya savaş aramadığını ve savaş başlatmayacağını", ancak herhangi bir ABD saldırganlığına "kararlı ve orantılı bir şekilde" karşılık vereceğini belirtti.

Şöyle devam etti: “Bu koşullar altında, bölgedeki tüm düşman üsleri, tesisleri ve varlıkları, İran'ın savunma yanıtı çerçevesinde meşru hedefler olarak kabul edilecektir.”

Bu haftanın başlarında İran, dünyanın ticareti yapılan petrolünün yaklaşık beşte birinin geçtiği Körfez'in dar su yolu olan Hürmüz Boğazı'nda gerçek mühimmatlı tatbikatlar gerçekleştirdi. Ülke içinde de gerilim artıyor; yas tutanlar, 40 gün önce güvenlik güçleri tarafından öldürülen protestocuları anmak için törenler düzenliyor ve bazı gösterilerde yetkililerin tehditlerine rağmen hükümet karşıtı sloganlar atılıyor.


İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında gerçekleştirdiği bombalama operasyonu

İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
TT

İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında gerçekleştirdiği bombalama operasyonu

İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)

İsrail güçleri bu sabah erken saatlerde Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında bir bombalama operasyonu gerçekleştirdi.

Lübnan'ın resmi Ulusal Haber Ajansı'na göre, büyük patlama saat 02:20'de meydana geldi.

İsrail ile Lübnan Hizbullahı arasında, bir yıldan fazla süren ve partinin askeri ve liderlik altyapısına darbeler aldığı çatışmanın ardından, 27 Kasım'dan beri yürürlükte olan bir anlaşma bulunuyor.

Anlaşma, Lübnan ordusunun ve Lübnan'daki Birleşmiş Milletler Geçici Gücü'nün (UNIFIL) konuşlandırılmasının güçlendirilmesi karşılığında, Hizbullah savaşçılarının Litani Nehri'nin güneyindeki bölgeden (sınırdan yaklaşık 30 km uzaklıkta) çekilmesini ve askeri altyapısının tasfiye edilmesini öngörüyordu.

Anlaşma ayrıca İsrail'in savaş sırasında girdiği tüm bölgelerden çekilmesini de öngörüyordu. Bununla birlikte, İsrail sınırın her iki tarafını da izleyebilmek için beş yüksek noktada askeri varlığını sürdürdü. Ayrıca, askeri hedefler veya Hizbullah unsurları olduğunu iddia ettiği yerlere neredeyse her gün saldırılar düzenliyor ve güçleri buldozerle yıkım ve tahribat operasyonlarına devam ediyor.


ABD Adalet Bakanlığı genel merkezine Trump'ın posteri asıldı

İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
TT

ABD Adalet Bakanlığı genel merkezine Trump'ın posteri asıldı

İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan bir pankart, ABD Adalet Bakanlığı binasına asıldı. Bu adım, Trump’ın Washington’daki bir kuruma kimliğini yansıtma yönündeki son girişimi olarak değerlendiriliyor.

Mavi renkli pankart, dün (perşembe) binanın bir köşesindeki iki sütun arasına yerleştirildi. Pankartta “Amerika’yı Yeniden Güvenli Hale Getirelim” sloganı yer aldı.

Trump, geçen yıl Beyaz Saray’a dönüşünden bu yana federal kurumlar üzerindeki varlığını ve nüfuzunu pekiştirmek için güçlü adımlar atıyor.

Trump, kültürel ve siyasi kurumları yeniden şekillendirirken kendisine yakın isimleri görevlendiriyor, önde gelen kurumların adlarını değiştiriyor ve geçmiş soruşturmalarla bağlantılı yetkilileri geri plana itiyor. Eleştirmenler ise bu adımların, siyasi iktidar ile normal şartlarda bağımsız olması gereken kamu görevleri arasındaki sınırları ortadan kaldırdığını savunuyor.

Geçen yıl Trump’ın fotoğrafını taşıyan pankartlar, ABD Çalışma Bakanlığı, ABD Tarım Bakanlığı ve Amerikan Barış Enstitüsü binalarına da asılmıştı.

Trump tarafından atanan bir yönetim kurulu, Aralık ayında John F. Kennedy Sahne Sanatları Merkezi’ne Trump adının eklenmesi yönünde oy kullandı. Ayrıca Washington’daki Amerikan Barış Enstitüsü binasına da Trump’ın adı verildi.

Son pankarta ilişkin soruları Beyaz Saray, Adalet Bakanlığı’na yönlendirdi. Bakanlık ise şu ana kadar yorum talebine yanıt vermedi.