Uydu görüntüleri… İran, ABD ile artan gerilimler ortasında hassas noktaları tahkim ediyor

Planet Labs uydusu tarafından çekilen ve Natanz yakınlarındaki bir kompleks içinde yer alan tesiste iki tünel girişinin güçlendirilmesi ve tahkim edilmesine yönelik süren çalışmaları gösteren görüntü (Reuters).
Planet Labs uydusu tarafından çekilen ve Natanz yakınlarındaki bir kompleks içinde yer alan tesiste iki tünel girişinin güçlendirilmesi ve tahkim edilmesine yönelik süren çalışmaları gösteren görüntü (Reuters).
TT

Uydu görüntüleri… İran, ABD ile artan gerilimler ortasında hassas noktaları tahkim ediyor

Planet Labs uydusu tarafından çekilen ve Natanz yakınlarındaki bir kompleks içinde yer alan tesiste iki tünel girişinin güçlendirilmesi ve tahkim edilmesine yönelik süren çalışmaları gösteren görüntü (Reuters).
Planet Labs uydusu tarafından çekilen ve Natanz yakınlarındaki bir kompleks içinde yer alan tesiste iki tünel girişinin güçlendirilmesi ve tahkim edilmesine yönelik süren çalışmaları gösteren görüntü (Reuters).

Uydu görüntüleri, İran’ın son dönemde hassas bir askerî sahada yeni bir tesisin üzerine beton bir kalkan inşa ettiğini ve yapıyı toprakla örterek gizlediğini ortaya koyuyor. Uzmanlar, söz konusu adımın, geçen yıl İsrail’in hedef aldığı belirtilen bir sahadaki çalışmaların ilerlediğine işaret ettiğini belirtiyor. Bu gelişme, Washington ile Tahran arasında tırmanan gerilimler eşliğinde yaşanıyor.

Görüntüler ayrıca, İran’ın Haziran ayında İsrail ile İran arasında 12 gün süren savaş sırasında ABD’nin vurduğu bir nükleer tesiste tünel girişlerini kapattığını, başka bir saha yakınındaki tünel girişlerini tahkim ettiğini ve çatışmalar sırasında bombardımana maruz kalan füze üslerinde onarım gerçekleştirdiğini gösteriyor.

Söz konusu görüntüler, Washington’ın nükleer program konusunda Tahran’la müzakere arayışını sürdürürken, görüşmelerin başarısız olması halinde askerî seçeneği masada tuttuğu bir dönemde, İran’ın İsrail ve ABD ile gerilimlerin odağındaki bazı sahalardaki faaliyetlerine ışık tutuyor.

Aşağıda değişikliklerin görüldüğü bazı sahalar yer alıyor:

Parchin askeri kompleksi

Parchin Kompleksi, Tahran’ın yaklaşık 30 kilometre güneydoğusunda yer alıyor ve İran’daki en hassas askerî tesislerden biri kabul ediliyor. Batılı istihbarat servisleri, Tahran’ın burada yirmi yılı aşkın süre önce nükleer bomba patlamalarıyla bağlantılı testler gerçekleştirdiğini öne sürmüştü. İran ise nükleer silah edinme arayışında olduğu iddialarını sürekli reddediyor.

sdvfv
Birleşik uydu görüntüsü, Parchin Askerî Kompleksi’nin İsrail saldırıları öncesi ve sonrasındaki durumunu farklı tarihlerde göstermektedir (Reuters)

İsrail’in Ekim 2024’te Parchin’i vurduğu bildirilmişti. Saldırı öncesi ve sonrasında çekilen uydu görüntüleri, kompleks içindeki dikdörtgen biçimli bir binada ciddi hasar oluştuğunu gösteriyor. 6 Kasım 2024 tarihli görüntüler ise binada belirgin yeniden inşa faaliyetlerine işaret ediyor.

12 Ekim tarihli görüntüler, sahada yeni bir bina iskeletinin ve ona bitişik iki küçük yapının ortaya çıktığını gösteriyor. 14 Kasım tarihli görüntülerde ise büyük binanın üzerinin metal bir çatıyla kaplandığı görülüyor.

Ancak 13 Aralık tarihli görüntüler, tesisin kısmen örtüldüğünü; 16 Şubat itibarıyla ise uzmanların beton bir yapı olduğunu belirttiği bir örtüyle tamamen gizlendiğini ortaya koyuyor.

dfvdfv
Planet Labs uydusundan elde edilen birleşik görüntü, İsfahan Nükleer Kompleksi’ndeki tünel girişlerini göstermektedir (Reuters)

Uluslararası Bilim ve Güvenlik Enstitüsü (ISIS), 22 Ocak tarihli analizinde, sahada “Talekan 2” olarak adlandırdığı yeni bir tesisin etrafında “beton bir tabut” inşasında ilerleme kaydedildiğini bildirdi.

Enstitü, Kasım ayında yayımladığı değerlendirmede ise görüntülerin “inşaat faaliyetlerinin sürdüğünü ve bir bina içinde yaklaşık 36 metre uzunluğunda ve 12 metre çapında, muhtemelen yüksek patlayıcılar için bir muhafaza kabı olan uzun silindirik bir odanın” varlığına işaret ettiğini aktarmıştı.

Enstitü, “yüksek patlayıcı muhafaza kaplarının nükleer silah geliştirme açısından gerekli olmakla birlikte, konvansiyonel silah geliştirme süreçlerinde de kullanılabileceğini” kaydetti.

dscf
Planet Labs uydusu tarafından çekilen görüntü, Natanz yakınlarındaki bir kompleks içinde bulunan tesiste iki tünel girişinin güçlendirilmesi ve savunma amaçlı tahkim edilmesine yönelik süren çalışmaları gösteriyor (Reuters)

“Tadcon Ground” şirketinde adli görüntü analisti olarak görev yapan William Goodhind, yeni çatının renginin çevredeki alanla benzerlik gösterdiğini belirterek, “Muhtemelen betonun rengini gizlemek amacıyla üzeri toprakla kaplandı” değerlendirmesinde bulundu.

Enstitünün kurucusu David Albright ise “X” platformunda yaptığı paylaşımda, “Müzakerelerin askıya alınmasının faydaları var: Son iki-üç haftadır İran, yeni Talekan 2 tesisini gömmekle meşgul... Daha fazla toprak mevcut ve tesis yakında hava saldırılarına karşı ciddi koruma sağlayan, tanınmaz bir sığınağa dönüşebilir” ifadelerini kullandı.

İsfahan Nükleer Kompleksi girişlerinin kapatılması

İsfahan Kompleksi, ABD’nin Haziran ayında vurduğu üç İran uranyum zenginleştirme sahasından biri. Nükleer yakıt döngüsüyle bağlantılı tesislerin yanı sıra, diplomatik kaynaklara göre İran’ın zenginleştirilmiş uranyumunun büyük bölümünün depolandığı yer altı alanını da içeriyor.

Enstitünün 29 Ocak tarihli raporuna göre, Ocak ayı sonlarında çekilen görüntüler, kompleks içindeki iki tünel girişinin toprakla kapatılması için yeni çalışmalar yapıldığını ortaya koydu. 9 Şubat tarihli güncellemede ise üçüncü bir girişin de toprakla kapatıldığı ve böylece tünel kompleksinin tüm girişlerinin “tamamen gömüldüğü” belirtildi.

dcf vf
Planet Labs uydusundan elde edilen birleşik görüntü, Şiraz Güney Füze Üssü’nü göstermektedir (Reuters)

Enstitü, 9 Şubat tarihli değerlendirmesinde, “Tünel girişlerinin toprakla kapatılması, muhtemel bir hava saldırısının etkisini zayıflatır ve içeride depolanmış olabilecek yüksek düzeyde zenginleştirilmiş uranyuma kara operasyonuyla ulaşmayı veya onu imha etmeyi son derece zorlaştırır” ifadelerine yer verdi.

Natanz yakınındaki tünel girişlerinin tahkimi

Uluslararası Bilim ve Güvenlik Enstitüsü, 10 Şubat’tan bu yana çekilen uydu görüntülerinin, Natanz’a yaklaşık iki kilometre uzaklıktaki bir dağın altındaki tünel kompleksine ait iki girişte “güçlendirme ve savunma amaçlı tahkimat” çalışmalarının sürdüğüne işaret ettiğini bildirdi. Natanz sahasında ayrıca iki uranyum zenginleştirme tesisi daha bulunuyor.

Görüntüler, kompleks genelinde bu çalışmalara ilişkin sürekli faaliyet olduğunu; damperli kamyonlar, beton mikserleri ve diğer ağır iş makineleri dâhil çok sayıda aracın hareket ettiğini gösteriyor.

Enstitü, “Pickaxe Dağı” olarak bilinen söz konusu tesisle ilgili İran’ın planlarının ise hâlâ netlik kazanmadığını belirtti.

Şiraz Güney Füze Üssü

Şiraz’ın yaklaşık 10 kilometre güneyinde yer alan bu üs, İsrailli Alma Araştırma ve Eğitim Merkezi’ne göre orta menzilli balistik füzeler fırlatma kapasitesine sahip 25 ana üssten biri. Merkez, sahanın geçen yılki savaş sırasında yüzey üstü yapılarda sınırlı hasar gördüğünü tahmin ediyor.

Goodhind, 3 Temmuz 2025 ve 30 Ocak tarihli görüntülerin karşılaştırılmasının, üssün ana lojistik kompleksinde ve muhtemelen komuta merkezi olan komplekste onarım ve hasar giderme çalışmalarını ortaya koyduğunu söyledi.

Goodhind, “Temel nokta şu ki kompleks, hava saldırılarından önce sahip olduğu tam operasyonel kapasitesine henüz kavuşmuş değil” değerlendirmesinde bulundu.

Kum Füze Üssü

Kum kentinin yaklaşık 40 kilometre kuzeyinde bulunan bu üs, Alma Merkezi’ne göre yüzey üstü yapılarda orta düzeyde hasar gördü.

Geçen yıl 16 Temmuz ile 1 Şubat tarihleri arasında çekilen görüntülerin karşılaştırılması, hasar gören bir binanın üzerine yeni bir çatı yapıldığını gösteriyor. Goodhind, çatı onarımının muhtemelen 17 Kasım’da başladığını ve yaklaşık on gün sonra tamamlandığını belirtti.



İran, İsrail adına casusluk yapmakla suçlanan bir kişiyi idam etti

İsrail adına casusluk yapmaktan suçlu bulunan İranlıların idamlarında son zamanlarda önemli bir artış görüldü (Arşiv)
İsrail adına casusluk yapmaktan suçlu bulunan İranlıların idamlarında son zamanlarda önemli bir artış görüldü (Arşiv)
TT

İran, İsrail adına casusluk yapmakla suçlanan bir kişiyi idam etti

İsrail adına casusluk yapmaktan suçlu bulunan İranlıların idamlarında son zamanlarda önemli bir artış görüldü (Arşiv)
İsrail adına casusluk yapmaktan suçlu bulunan İranlıların idamlarında son zamanlarda önemli bir artış görüldü (Arşiv)

İran yargısına bağlı Mizan haber ajansının bugün bildirdiğine göre İran, İsrail istihbarat servisi adına casusluk yapmaktan ve önemli bilgileri iletmekten suçlu bulunan bir kişiyi idam etti.

Şarku’l Avsat’ın Mizan’dan aktardığına göre Mehdi Farid olduğunu belirtilen kişi, önde gelen bir kuruluşun sivil savunma biriminde görev yapıyordu ve yetkisini kötüye kullanarak Mossad'a bilgi toplayarak iletti. Ajans, Yüksek Mahkeme'nin ölüm cezasını onaylaması ile yasal işlemlerin tamamlanmasının ardından infazın gerçekleştirildiğini bildirdi.


İran: “Mossad adına cami yakan” bir din adamı idam edildi

İki İranlı din adamı Tahran'daki çarşıda konuşuyor (Reuters)
İki İranlı din adamı Tahran'daki çarşıda konuşuyor (Reuters)
TT

İran: “Mossad adına cami yakan” bir din adamı idam edildi

İki İranlı din adamı Tahran'daki çarşıda konuşuyor (Reuters)
İki İranlı din adamı Tahran'daki çarşıda konuşuyor (Reuters)

İran yargısı, İsrail istihbarat servisi Mossad ile iş birliği yapmak ve ocak ayında ülkede yaşanan protestolar sırasında Tahran’daki büyük bir camiyi ateşe vermek suçlamasıyla bir din adamının idam edildiğini açıkladı.

Yargıya bağlı Mizan Haber Ajansı’nda dün yer alan açıklamaya göre, Emir Ali Mircaferi “Kolehak Büyük Camii”ni kundaklamak ve Mossad adına faaliyet yürütmekten suçlu bulundu.

Böylece Mircaferi, ocak ayındaki protestolarla bağlantılı olarak bir aydan fazla sürede idam edilen sekizinci kişi oldu. İnsan hakları örgütleri, Tahran yönetimini toplumda korku yaymak amacıyla idam cezalarını artırmak ve siyasi tutukluların infazını hızlandırmakla suçluyor.

Merkezi Norveç’te bulunan İran İnsan Hakları Örgütü, yetkililerin “iç protestoları yabancı güçler adına casuslukla ilişkilendirme stratejisini sürdürdüğünü” belirterek, Mircaferi’nin gözaltı koşulları ve yargılama sürecine ilişkin bağımsız bilgi bulunmadığını belirtti.

Aynı örgüt, Mircaferi’nin, Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei’nin talimatları doğrultusunda gerçekleştirildiği öne sürülen hızlı yargılamalar sonucunda idam edilen sekizinci kişi olduğunu bildirdi.

19 Mart’tan bu yana yeniden hız kazanan infazlar kapsamında, İran ayrıca yasaklı muhalif Halkın Mücahitleri Örgütü’ne mensup 8 kişiyi daha idam etti.

Örgüt, yüzlerce protestocunun idam cezasıyla karşı karşıya olduğunu, bunlardan en az 30’u hakkında kesinleşmiş idam kararı bulunduğunu belirterek, yeni infazlar konusunda uyarıda bulundu.

Öte yandan ABD Başkanı Donald Trump, dün yaptığı açıklamada İran’ın Washington ile yürütülen barış görüşmelerinde ilerleme sağlamak için idam riskiyle karşı karşıya olduğunu söylediği 8 kadını serbest bırakabileceğini ifade etti.

Trump’ın açıklaması, sosyal medya platformu X’te 8 kadının idam edilme riski altında olduğunu iddia eden bir paylaşımı yeniden yayımlamasıyla geldi; ancak bu bilgi bağımsız kaynaklarca doğrulanmadı.

İran yargısı ise 8 kadının idam riski altında olduğu iddiasını yalanladı. Şarku’l Avsat’ın Mizan Haber Ajansından aktardığına göre ajans haberinde, “Trump bir kez daha yanlış haberlerle yanıltıldı” ifadesini kullanarak, söz konusu kadınlardan bazılarının serbest bırakıldığını, diğerlerinin ise suçlanmakla birlikte mahkûm edilmeleri halinde en fazla hapis cezası alacaklarını bildirdi.

İnsan hakları kuruluşlarına göre, ABD merkezli Abdurahman Burumend Merkezi de dahil olmak üzere bazı kuruluşlar, Beta Hemmeti adlı bir kadının protestolar sırasında bir binadan güvenlik güçlerine beton bloklar attığı gerekçesiyle idama mahkûm edildiğini bildirdi.

İran İnsan Hakları Örgütü ve İdam Cezasına Karşı Birlikte adlı kuruluşlara göre İran 2025 yılında en az 48 kadını idam etti; bu sayı son 20 yılın en yüksek seviyesi olarak kayda geçti.


Trump ateşkesi uzattı, Tahran "liman ablukası" altında müzakereyi reddetti

ABD Başkanı Donald Trump (AFP) ABD Başkanı Donald Trump (AFP)
ABD Başkanı Donald Trump (AFP) ABD Başkanı Donald Trump (AFP)
TT

Trump ateşkesi uzattı, Tahran "liman ablukası" altında müzakereyi reddetti

ABD Başkanı Donald Trump (AFP) ABD Başkanı Donald Trump (AFP)
ABD Başkanı Donald Trump (AFP) ABD Başkanı Donald Trump (AFP)

Pakistan’ın arabuluculuk girişimlerine dikkat çekici bir diplomatik yanıt olarak ABD Başkanı Donald Trump, İran ile ateşkesi uzattığını açıkladı. Bu adım, Tahran’ın siyasi tıkanıklığı aşacak “birleşik bir teklif” sunması için ilave süre tanınması anlamına geliyor.

Karar, İslamabad’ın gerilimi düşürme çabalarına yönelik taktiksel bir esneklik olarak değerlendirilirken, Trump aynı zamanda stratejik sertlik mesajı verdi. ABD’nin İran limanlarına yönelik “kuşatmayı” sürdüreceğini vurgulayan Trump, olası müzakere süreci öncesinde ekonomik baskının devam edeceğini belirtti.

Bu yaklaşım, Tahran’ın net tutumuyla karşılaştı. İran, Pakistan aracılığıyla ilettiği mesajda “baskı altında” ya da deniz ablukası sürerken müzakereyi kesin olarak reddettiğini bildirdi. Tahran, herhangi bir diyalog için ABD’nin tutumunu değiştirmesinin ön koşul olduğunu ifade etti.

Yaşanan gerilim, ABD Başkan Yardımcısı JD Vance’in Pakistan ziyaretinin ertelenmesine yol açtı. Öte yandan sahadaki gelişmeler de karmaşıklığını koruyor. İsrail’in Güney Lübnan’daki “sarı hat” köylerinde altyapıya yönelik “sistematik yıkım” politikası sürerken, ateşkesin uzatılması “temkinli bir sükûnet” olarak değerlendiriliyor. Bu durumun, önümüzdeki dönemde hem siyasi hem de sahada yeni gerilimlerin habercisi olabileceği ifade ediliyor.