Berlin'in karanlığından dijital suçlara: İzlemeye değer 6 Alman dizisi

Kleo'da 33 yaşındaki Alman aktris Jella Haase, diziye adını veren casusu canlandırıyor (Netflix)
Kleo'da 33 yaşındaki Alman aktris Jella Haase, diziye adını veren casusu canlandırıyor (Netflix)
TT

Berlin'in karanlığından dijital suçlara: İzlemeye değer 6 Alman dizisi

Kleo'da 33 yaşındaki Alman aktris Jella Haase, diziye adını veren casusu canlandırıyor (Netflix)
Kleo'da 33 yaşındaki Alman aktris Jella Haase, diziye adını veren casusu canlandırıyor (Netflix)

Unfamiliar fırtınası dinmek bilmiyor. Netflix'in 6 bölümlük yeni dizisi, 76 ülkede ilk 10'dan düşmeden zirve yarışını sürdürüyor.

Tam da bu yüzden "Peki başka hangi Alman dizileri izlemeye değer?" sorusu yeniden masaya geldi. İki eski casusun etrafında örülen bu gerilimden yola çıkarak, farklı damarlardan ama aynı ölçüde iddialı yapımları bir araya getirdik. Dark'ı ise özellikle pas geçiyoruz: Emek istese de karşılığını fazlasıyla veren bu bilimkurgu başyapıtını zaten çoktan izlediğinizi varsayıyoruz.

Soğuk Savaş paranoyasından dijital çağda kara mizahla harmanlanan bir suç hikayesine; stil sahibi intikam öyküsünden karanlık atmosferiyle hipnotize eden bir edebiyat uyarlamasına kadar aradığınız şey bu listede.

Babylon Berlin (2017 - )

Babylon Berlin, 1920'lerin sonuyla 1930'ların başındaki Berlin'in büyüsünü, aşırılığını ve yaklaşan felaket hissini aynı potada eriten karanlık ve sürükleyici bir polisiye gerilim. Volker Kutscher'in romanlarından uyarlanan dizi, Köln'den Berlin'e gönderilen dedektif Gereon Rath'ın bir soruşturmaya destek vermek için geldiği şehirde kendini çok daha büyük bir komplonun içinde bulmasını anlatırken, polis olma hayali kuran Charlotte Ritter'i de hikayenin kalbine yerleştiriyor.

scsdc
I. Dünya Savaşı sonrasında Almanya'da geçen Babylon Berlin, Dedektif Gereon ve çevresindekilerin hikayesini merkezine alırken ülkenin sosyolojik durumunu da gözler önüne seriyor (Sky 1 / Das Erste)

Tom Tykwer, Achim von Borries ve Hendrik Handloegten imzalı yapım, Volker Bruch ve Liv Lisa Fries'in güçlü performanslarıyla Alman televizyonunun en gösterişli ve özenli işlerinden biri olarak öne çıkıyor. Dizi, kabarelerin parıltısıyla sokak yoksulluğunu aynı kadrajda buluşturarak Weimar Cumhuriyeti'nin son günlerini sadece "şık" bir dönem dekoru olarak değil, gerilimi adeta teninize değen canlı bir tarih sahnesi gibi kuruyor.

Gereon'un savaş travması, morfin bağımlılığı ve özel hayatındaki duygusal çıkmaz, Charlotte'la ortaklığını daha katmanlı kılıp hikayeye güçlü bir insan tarafı ekliyor. Yolsuzluk, siyasi çıkarcılık, suç ağları ve yükselen sağ tehdidi her sezon biraz daha boğucu bir atmosfer kurarken, karakterler de doğru olanla hayatta kalmak arasında sürekli zor seçimler yapmak zorunda kalıyor. Bu yüzden Babylon Berlin, yalnızca gerilim dozu yüksek atmosferiyle değil, Berlin'in kaosa sürüklenişini görkemli ama cilasız bir dille resmettiği için de en iyi Alman dizileri arasında özel bir yere oturuyor.

IMDb: 8,4
Nereden izlenir: Şu anda Türkiye'de bir platformda yer almıyor

Deutschland 83 (2015)

Deutschland 83, Soğuk Savaş gerilimini casusluk hikayesiyle birleştirirken, Martin Rauch'un dönüşümü üzerinden dönemin ruhunu çok iyi yakalayan güçlü bir Alman dizisi. 1983'te geçen hikaye, 24 yaşındaki Doğu Alman sınır görevlisi Martin'in Stasi tarafından "Moritz Stamm" kod adıyla Batı Almanya ordusuna sızdırılmasıyla başlıyor. Martin'in görevi NATO'nun özellikle nükleer savunma planları hakkında bilgi toplamak olsa da dizi, asıl gücünü, Martin'in giderek derinleşen kimlik çatışmasından ve ahlaki çıkmazlarından alıyor. Bir yanda sadakat, ideoloji ve devlet baskısı, diğer yanda Batı'daki gündelik hayatın cazibesi ve bireysel özgürlük hissi, Martin'i zor kararların içine itiyor.

scvd
Adından da anlaşılacağı üzere 1983'te geçen Deutschland 83, askeri ve siyasi gerginliklerin yaşandığı dönemde batıya casus olarak sızan bir Doğu Alman subayının hikayesi anlatıyor (RTL / Sundance TV)

Dizinin en güçlü yanlarından biri, NATO tatbikatları ve nükleer gerilim gibi gerçek siyasi gelişmeleri hikayeye yedirirken dekor, kostüm, müzik ve kültürel ayrıntılarla 1980'ler atmosferini son derece canlı kurması. Jonas Nay'in performansı da anlatının tam merkezine oturuyor çünkü Martin'i ne alıştığımız türden bir kahraman ne de soğuk bir ajan olarak çiziyor. Bu yüzden Deutschland 83, tempolu bir casusluk dizisi olmanın ötesinde, Doğu-Batı hattındaki korku, paranoya ve ideolojik çöküşü hissedilir kılan, üçlemenin güçlü başlangıç halkası.

IMDb: 8,0
Nereden izlenir: GAİN

How to Sell Drugs Online (Fast) (2019 - 2025)

How to Sell Drugs Online (Fast), küçük bir Alman kasabasındaki içine kapanık lise öğrencisi Moritz Zimmermann'ın kalp kırıklığını tehlikeli bir hırsa dönüştürmesini anlatıyor. Teknolojiyle birleşen bu "parlak fikir", kısa sürede hızlı ve zekice bir suç hikâyesine evriliyor.

Moritz'in sevgilisi Lisa'yı etkilemek için kurup yatak odasından yürüttüğü "online" uyuşturucu işi, en yakın arkadaşı Lenny'nin teknik desteğiyle kısa sürede kontrolden çıkan bir suç ağına dönüşüyor. Dizinin en güçlü yanlarından biri, ekran kayıtları, sahte eğitim videoları ve enerjik anlatımı klasik polisiye ritmine ustalıkla yedirerek hikayeyi dijital çağın temposuna uygun biçimde kurması.

xsdcvf
How to Sell Drugs Online (Fast), eski kız arkadaşını geri kazanmaya çalışan inek bir öğrencinin, internet üzerinden ecstasy satarak Avrupa'nın en büyük uyuşturucu tacirlerinden biri haline gelmesini konu alıyor (Netflix)

Başta eğlenceli ve yaratıcı görünen bu girişim rakip satıcılar, polis ve aile baskısı devreye girdikçe nefes kesen bir gerilime dönüşüyor. Böylece dizi komediden paniğin baskın olduğu bir gerilime doğru kayıyor.

Merkezdeki Moritz-Lenny ilişkisi çatladıkça, hiçbir iş planının duygusal sonuçları telafi edemeyeceği daha net görülüyor. Dizi, mizahın altına internetin "güvenli mesafe" yanılsamasını ve gençler üzerindeki başarı baskısını eleştiren güçlü bir katman da koyuyor.

Gerçek olaylardan esinlenen How to Sell Drugs Online (Fast), bağımlılık yapıcı bölüm sonları, sevilebilir ama giderek kararan karakterleri ve çağdaş anlatım diliyle izleme listenizde yer alması gereken modern bir Alman dizisi.

IMDb: 7,8
Nereden izlenir: Netflix

Kleo (2022 - )

Kleo, Berlin Duvarı'nın yıkılışının ardından ihanete uğrayan eski bir Stasi tetikçisinin Avrupa'ya uzanan intikam ve hakikat arayışını anlatıyor. Casuslukla kara mizahı birleştiren dizi, temposu hiç düşmeyen enerjik bir iş.

Jella Haase'nin canlandırdığı Kleo, hem soğukkanlı hem de kaosun içinde neredeyse oyun oynar gibi hareket eden bir karakter. Bu da diziyi sıradan bir "ajan intikamı" öyküsünün ötesine taşıyor. Dizi, 1990'ların birleşme dönemi atmosferini renkli, kitsch ve pop-art bir görsellikle kurarken, dövüş sahnelerini de neredeyse koreografi gibi akıtarak izlemeyi keyifli kılıyor. Bir yandan kılık değiştirmeler, kovalamacalar ve sürpriz hamlelerle tempoyu hep yüksek tutuyor, diğer yandan adalet, sadakat ve yeniden başlama fikrini sorgulatıyor.

sdfr
Kleo, Berlin Duvarı'nın yıkılmasının ardından serbest bırakılan Doğu Almanyalı eski bir casusun, kendisine ihanet edenleri bulmak için ölümcül becerilerini kullanmasını anlatıyor (Netflix)

En güzel taraflarından biri de başlarda karikatür gibi görünen yan karakterlerin zamanla kendi idealleri ve motivasyonları olan güçlü figürlere dönüşmesi. Müzik seçimleri de diziyi yukarı taşıyor, sahnelerin enerjisini artırırken Kleo'nun dünyasını daha da cazip kılıyor. Karanlık, hızlı ve stil sahibi yapısıyla Kleo, hem casus hikayelerini sevenlere hem de eğlenceli ama sert tonlu bir seyirlik arayanlar için çok iyi bir seçenek.

IMDb: 7,5
Nereden izlenir: Netflix

Dogs of Berlin (2018 - )

Dogs of Berlin, önemli bir maç öncesinde öldürülen Türk asıllı Alman futbolcu Orkan Erdem'in cinayeti üzerinden Berlin'in suç, siyaset ve kimlik gerilimlerini aynı potada eriten sert bir polisiye. Dizinin merkezinde, birbirine hiç benzemeyen iki polis var: Erol Birkan ve Kurt Grimmer. İkili cinayeti çözmeye çalıştıkça yalnızca suç dünyasına değil, kendi kurumlarının karanlık taraflarına da yaklaşıyor.
Soruşturma ilerledikçe mafya bağlantıları, aşırı sağ gruplar ve mahalleler arası güç savaşları ortaya çıkıyor. Böylece Felix Kramer ve Fahri Yardım'ın başrolleri paylaştığı dizide hikaye, tek bir cinayet dosyasının çok ötesine taşınıyor.

scdfgrt
Yaratıcılığını Christian Alvart'ın üstlendiği Dogs of Berlin'de iki polis, ünlü bir futbolcunun cinayetini soruşturuyor (Netflix)

Dizi, Berlin'i bir arka plan olarak kullanmakla yetinmiyor; neon gecelerle kasvetli gündüzler arasında bölünen şehrin ruhunu da güçlü biçimde hissettiriyor. En etkileyici taraflarından biri, soruşturmayı aynı zamanda bir karakter incelemesine dönüştürmesi. Birkan da Grimmer da olay büyüdükçe kendi sınırları ve ahlaki çizgileriyle yüzleşmek zorunda kalıyor.

Borçlar, aile ilişkileri ve itibar meseleleri gibi yan öyküler de diziyi daha sahici kılıyor ve polisiye tonun içinde insani bir derinlik yaratıyor. Karanlık atmosferine rağmen tamamen umutsuzluğa yaslanmayan Dogs of Berlin, temposu yüksek, dişli ve güçlü bir Alman suç dizisi arayanlar için ideal bir seçenek.

IMDb: 7,5
Nereden izlenir: Netflix

Perfume (Parfum / 2018)

Perfume, Patrick Süskind'in ikonik metnini birebir tekrar etmek yerine onu bugüne taşıyan karanlık bir suç dizisi. Hikaye, modern adli soruşturma diliyle yeniden kurulduğu için de daha sert ve rahatsız edici bir tona kavuşuyor. Vahşi bir cinayet, aynı yatılı okul çevresinden gelen karakterleri yeniden bir araya getirirken hikaye, koku takıntısını yalnızca bir atmosfer unsuru olmaktan çıkarıp arzunun, kontrolün ve manipülasyonun tam merkezine yerleştiriyor. Dizinin en güçlü yanı, kokuyu bir metafora indirgememesi; tam tersine ipucu, motivasyon ve duygusal kırılma anı olarak kullanıp polisiye yapıyı daha özgün bir yere taşıması.

Soğuk renk paleti, ormanlık arka planlar ve ritüel hissi veren mizansen, diziye sürekli bir tedirginlik duygusu veriyor; bu açıdan görsel tonu ve kasvetli atmosferiyle Dark izleyicilerine de tanıdık gelecektir.

dsfvrg
Perfume'de cinayete kurban gitmiş bir şarkıcı, koku bezleri vücudundan kesilip çıkarılmış halde bulununca, dedektifler onun arkadaşlarını sorguluyor (Netflix)

Nadja Simon, sertliği ve mesafesiyle seyirciyi hikâyenin içine çeken güçlü bir rehber. Dedektif Matthias Köhler'in daha "eski usul" polisliği ise soruşturmaya iyi bir denge ve karşıtlık getiriyor. Üstelik dizi, karakterlerini parlatmaya çalışmıyor; onları kusurlu, bencil, kırılgan ve zaman zaman zalim halleriyle olduğu gibi bırakıyor. Bu da onu siyah-beyaz ahlak çizgilerinden uzak, daha gerçek ve daha huzursuz edici bir yere taşıyor.

Sonuçta Perfume, sadece bir katili bulma hikayesi sunmuyor. Yakınlığın gerçekten kurulup kurulamayacağını, arzunun ne kadar yapaylaştırılabileceğini ve geçmişin kokusunun insanın üstünde ne kadar kalıcı olabileceğini sorgularken, etkisi finalden sonra da burnunuzda kalıyor.

IMDb: 7,0
Nereden izlenir: Netflix

Indpendent Türkçe



Boksörler ne kadar kazanıyor?

Oleksandr Usyk, Daniel Dubois'yla yaptığı ikinci maçta 130 milyon dolardan fazla kazanmıştı (Reuters)
Oleksandr Usyk, Daniel Dubois'yla yaptığı ikinci maçta 130 milyon dolardan fazla kazanmıştı (Reuters)
TT

Boksörler ne kadar kazanıyor?

Oleksandr Usyk, Daniel Dubois'yla yaptığı ikinci maçta 130 milyon dolardan fazla kazanmıştı (Reuters)
Oleksandr Usyk, Daniel Dubois'yla yaptığı ikinci maçta 130 milyon dolardan fazla kazanmıştı (Reuters)

Adrenalin'den herkese merhaba. Bu hafta boksörlerin ne kadar kazandığını inceliyoruz.

Profesyonel boksta para her zaman ringin çevresinde dönüyor ama bu hafta gündemi asıl hareketlendiren gelişme finansal tablonun kendisi değil, o tabloyu değiştirme potansiyeli taşıyan bir imza oldu. 

Britanyalı boksör Conor Benn, UFC'nin sahibi TKO grubunun yeni boks yapılanması Zuffa Boxing'le 15 milyon dolarlık bir anlaşmaya imza attı. Bu sadece yüksek bir kontrat değil; aynı zamanda boks ekonomisinin geleceğine dair güçlü bir sinyal.

UFC Başkanı Dana White'ın savunduğu bu yatırım, MMA'de başarıyla uygulanan merkezi organizasyon modelinin boksa taşınmak istendiğini gösteriyor. UFC'de dövüşçüler tek bir çatı altında sözleşmeli olarak yer alıyor; gelir paylaşımı ve organizasyon kontrolü daha net. 

Bokstaysa yapı dağınık. Farklı organizatörler, yayıncılar ve menajerler üzerinden ilerleyen bir sistem var. Zuffa'nın hamlesi, tam da bu dağınık yapı sürerken geliyor.

Peki bütün bu tartışmanın merkezindeki soru ne? Boksörler gerçekten ne kadar para kazanıyor?

Manşetlerde gördüğümüz dev rakamlar, sektörün tamamını temsil etmiyor. Floyd Mayweather veya Canelo Álvarez gibi isimlerin tek gecede onlarca milyon dolar kazanması, sporun tabanını değil, zirvesini gösteriyor.
 

sdvfgr
Floyd Mayweather'ın ünlü para masası pozu (X/Floyd Mayweather)

Fight.tv'nin sektör analizine göre orta seviye profesyonel boksörlerin maç başına kazancı genellikle birkaç binle 10 bin dolar arasında değişiyor. 

Kariyerinin başındaki birçok sporcuysa bin ila 4 bin dolar aralığında ücret alıyor. Üstelik bu rakamdan kamp masrafları, antrenör payı, menajer komisyonu ve vergi düştüğünde elde kalan miktar daha da azalıyor.

Boksun ekonomik lokomotifiyse hâlâ öde-izle, yani pay-per-view sistemi. Büyük gecelerde ana maçın yıldızları sabit ücretin yanında yayın gelirinden pay alıyor. 

Eğer bir organizasyon milyonlarca satın alma rakamına ulaşırsa, sporcuların kazancı katlanıyor. Elit seviyedeki boksörler öde-izle gelirleri sayesinde UFC şampiyonlarından çok daha yüksek kazanç elde edebiliyor.

Ancak burada kritik bir detay var: Öde-izle pastası herkese açık değil. Bu gelir modeli genellikle ana maç sporcularına ve birkaç büyük isme sunuluyor. 

Alt kartta dövüşen boksörler çoğu zaman sabit ücretle yetiniyor. Yani boks ekonomisi, zirvede astronomik; ortalamadaysa epey dalgalı bir tablo çiziyor.

Organizasyon yapısı da gelir dağılımını doğrudan etkiliyor. Sporcular genellikle organizatör, yayıncı ve menajer arasında yapılan üçlü anlaşmalarla ringe çıkıyor. 

Bu durum yıldızlara pazarlık gücü sağlasa da tanınmayan sporcular için belirsizlik yaratıyor. Büyük isim kendi markasını büyütüp gelirini artırabiliyor. Daha az bilinen isimlerse teklif edilen şartları kabul etmek zorunda kalabiliyor.

Gelirin bir diğer önemli ayağı sponsorluk. Ring şortu üzerindeki logo, basın toplantısındaki arka pano, sosyal medya paylaşımları ve kişisel marka işbirlikleri ciddi gelir üretebiliyor. 

Özellikle Birleşik Krallık ve ABD pazarında popüler olan boksörler için sponsorluk kontratları maç ücretine yaklaşabiliyor. 

Bu anlaşmalar çoğu zaman kamuya açıklanmadığı için sporcuların gerçek kazancı resmi açıklanan ücretlerin üzerine çıkıyor.

Dijital platformlar da son yıllarda tabloyu değiştirdi. YouTube üzerinden yayımlanan antrenman videoları, özel içerik abonelikleri ve fenomen boksu olarak adlandırılan organizasyonlar yeni bir ekonomi yarattı.

Gösteri maçları da bu sistemin parçası. Resmi kemer mücadelesi olmayan ancak büyük isimleri bir araya getiren gösteri maçları, bazen klasik şampiyonluk gecelerinden daha fazla gelir üretiyor.

Dijital görünürlük artık sporcuların pazarlık gücünü doğrudan etkiliyor.

İşte Conor Benn'in Zuffa Boxing anlaşması bu yüzden önemli. Eğer Zuffa, boksta daha merkezî bir model kurmayı başarırsa, sporcular için daha öngörülebilir sözleşmeler ve maaş yapıları ortaya çıkabilir. 

Ancak bu durum öde-izle sisteminin yarattığı dev zirve gelirlerini sınırlayabilir mi? Asıl tartışma burada başlıyor.

Boks, yalnızca yumrukların konuştuğu bir spor değil; aynı zamanda büyük bir finansal ekosistem. 

Ringde 3 dakika süren bir raundun arkasında aylarca süren pazarlıklar, yayın anlaşmaları ve sponsorluk görüşmeleri var. Kimi sporcu için bir gece hayatını değiştiriyor, kimi içinse kariyerini sürdürebilmenin yolu yeni bir kontrat bulmaktan geçiyor.

Boksörler ne kadar kazanıyor sorusunun tek bir cevabı yok. Zirve için cevap: Çok. Ortalama için cevap: Tahmin edilenden az. Ama kesin olan bir şey var: Ringdeki her yumruğun ekonomik bir karşılığı bulunuyor.

Kaynaklar: MMA Weekly, FightTV, Yahoo Sports


Yapay zeka şirketi Pentagon'un tehdidine direniyor

Yapay zeka şirketi Anthropic, ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth’in kara liste tehdidine rağmen modelinin başka askeri operasyonlarda kullanılabilmesi için güvenlik önlemlerinin kaldırılmasını isteyen Pentagon'un talebini reddetti (AP)
Yapay zeka şirketi Anthropic, ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth’in kara liste tehdidine rağmen modelinin başka askeri operasyonlarda kullanılabilmesi için güvenlik önlemlerinin kaldırılmasını isteyen Pentagon'un talebini reddetti (AP)
TT

Yapay zeka şirketi Pentagon'un tehdidine direniyor

Yapay zeka şirketi Anthropic, ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth’in kara liste tehdidine rağmen modelinin başka askeri operasyonlarda kullanılabilmesi için güvenlik önlemlerinin kaldırılmasını isteyen Pentagon'un talebini reddetti (AP)
Yapay zeka şirketi Anthropic, ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth’in kara liste tehdidine rağmen modelinin başka askeri operasyonlarda kullanılabilmesi için güvenlik önlemlerinin kaldırılmasını isteyen Pentagon'un talebini reddetti (AP)

Yapay zeka şirketi Anthropic, ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth’in kara liste tehdidine rağmen modelinin başka askeri operasyonlarda kullanılabilmesi için güvenlik önlemlerinin kaldırılmasını isteyen Pentagon'un talebini reddetti.

Bu yılın başında eski Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro'nun başarılı bir şekilde yakalanmasında kullanılan Claude adlı model, halihazırda ordunun gizli sistemlerinde çalışan tek model.

Ancak Anthropic'in, Claude'un güvenlik önlemlerini kaldırıp "yasaların izin verdiği tüm amaçlar" için kullanımına izin vermeyi reddetmesi nedeniyle bakanlık, büyük yükleniciler Boeing ve Lockheed Martin'den modele olan bağımlılıklarını değerlendirmelerini istedi.

Bu tür değerlendirmeler genellikle yabancı teknoloji şirketlerine yapılır ve "tedarik zinciri riski" diye tanımlanmanın ilk adımını teşkil eder.

Anthropic CEO'su Dario Amodei perşembe günü yaptığı açıklamada, şirketin "vicdanen" bu hamleyi kabul edemeyeceğini söyledi.

Amodei yaptığı açıklamada, "Bakanlığın vizyonuna en uygun yüklenicileri seçme ayrıcalığı var" diye yazdı.

Ancak Anthropic'in teknolojisinin silahlı kuvvetlerimize sağladığı büyük değer göz önüne alındığında, bu kararı gözden geçirmelerini umuyoruz.

Lockheed Martin'in sözcüsü, Pentagon'un "potansiyel bir tedarik zinciri riski beyanı" öncesinde Anthropic'in kullanımı ve maruz kalma durumu hakkında şirketle iletişime geçtiğini Axios'a doğruladı.

Yayın kuruluşuna konuşan bir Boeing sözcüsü, "[Daha önce] onlarla ortaklık kurmak istedik ancak nihayetinde bir anlaşmaya varamadık. Savunma sanayiiyle çalışmaya biraz isteksizdiler" dedi.

Axios'a konuşan bir kaynak ise Savunma Bakanlığı'nın tüm büyük askeri yüklenicileriyle Claude'un kullanımıyla ilgili görüşmeyi planladığını söyledi.

Anthropic, güvenlik önlemlerini kaldırmayı reddederek özellikle Amerikalıların kitlesel gözetimi veya insan müdahalesi olmadan ateş eden silahlar geliştirmek için Claude'un kullanılmasına izin vermeyi kabul etmemiş oldu. Pentagon'un üst düzey yetkilileri ise böyle bir şey olmayacağını savunuyor.

Salı günkü gergin toplantının ardından Savunma Bakanı Pete Hegseth, şartlarını kabul edip etmeyeceğine karar vermesi için şirkete cuma günü saat 17.00'ye kadar süre tanımıştı.

sxdvdfv
(AP)

Hükümet, Anthropic'i tedarik zinciri riski olarak belirlemenin yanı sıra sözleşmesini iptal edebilir veya Soğuk Savaş döneminden kalma Savunma Üretim Yasası adlı yasayı devreye sokarak şirketin onayı olmasa bile orduya ürünlerini kullanmada daha geniş yetkiler verebilir.

Pentagon'un üst düzey sözcüsü Sean Parnell perşembe günü X'te, bakanlığın "Anthropic'in modelini yasaların izin verdiği tüm amaçlar için kullanmak" istediğini söylemiş ancak bunun neyi kapsadığına dair ayrıntı vermemişti. Teknolojinin kullanımının sınırlarının kaldırılmasının, şirketin kritik askeri operasyonları tehlikeye atmasını" önleyeceğini belirtmişti.

Parnell "HİÇBİR şirketin operasyonel kararlarımızı nasıl alacağımızla ilgili şartları dikte etmesine izin vermeyeceğiz" demişti.

The Independent cevap hakkı için Pentagon ve Anthropic'le temasa geçti.

Independent Türkçe


Yaşayan her 200 erkekten biri gerçekten Cengiz Han'ın torunu mu?

Moğol fatih Cengiz Han (AP)
Moğol fatih Cengiz Han (AP)
TT

Yaşayan her 200 erkekten biri gerçekten Cengiz Han'ın torunu mu?

Moğol fatih Cengiz Han (AP)
Moğol fatih Cengiz Han (AP)

Günümüzde yaşayan insanların sanılandan çok daha azının Cengiz Han'ın akrabası olduğunu öne süren yeni bir araştırma, modern erkeklerin 200'de birinin Moğol fatihinin soyundan geldiği yönündeki yaygın efsaneyi çürütüyor.

Han, Moğol kabilelerini birleştirmiş, Çin'in kuzeyindeki ve Orta Asya'daki engin bölgeleri fethetmiş, topraklarını doğuda Kore'den batıda Hazar Denizi'ne kadar genişletmişti. Halefleri daha sonra imparatorluğu İran, Rusya ve Ortadoğu'yla Avrupa'nın bazı bölgelerine kadar yaymıştı.

Tarihin en büyük kesintisiz kara imparatorluğunun kurucusu olan Han'ın birçok eşi ve cariyesi vardı ve onlardan düzinelerce çocuğu olmuştu. Bazı tahminlere göre çocuklarının sayısı 100'e ulaşıyor.

Araştırmacılar, Asya'nın büyük bir bölümündeki erkeklerin yaklaşık yüzde 8'inin, muhtemelen bin yıl önce Cengiz Han'ın yaşadığı dönemde Moğolistan'da ortaya çıkan çok benzer bir Y kromozomu soyuna sahip olduğunu 20 yıl önce saptamıştı.

2003 tarihli araştırma, bunu küresel ölçekte genişletince dünyadaki tüm erkeklerin yaklaşık yüzde 0,5'inin (yani her 200 erkekten birinin) Moğol İmparatoru'nun torunu olabileceğini tahmin etmişti.

Ancak yeni araştırma daha karmaşık bir olasılığı ortaya koyuyor.

Bugünkü Kazakistan'daki yerel folklor ve genetik kanıtları inceleyen arkeologlar, Moğol İmparatorluğu'nun kuzeybatı uzantısı olan Altın Orda'nın yönetici elitlerinin kalıntılarına odaklandı.

İmparatorluğun bu uzantısını Cengiz Han'ın en büyük oğlu Cuci kurmuş ve onun soyundan gelenler yönetmişti.

Yerel folklora göre yeni çalışmada analiz edilen 4 mezardan birindeki kalıntılar Cuci'ye ait olabilir.

Hakemli dergi PNAS'te yayımlanan çalışmanın başyazarı Ayken Askapuli şu ifadeleri kullanıyor: 

Bunun, Altın Orda'daki yönetici elitlerin genomik kökenini destekleyen ilk antik DNA kanıtı olduğuna inanıyoruz.

Bilim insanları, gömülü bireylerin gerçekten aynı Y kromozomu soyunu taşıdığını ancak "daha büyük dal kadar yaygın olmayan" özel bir alt dalda yer aldığını keşfetti.

Bu, günümüzde yaşayan erkeklerde görülen Y kromozomu soyunun doğrudan Han'dan gelmiyor olabileceğine işaret ediyor.

Araştırmacılar bu soyun, Han imparatorluğunu kurmadan muhtemelen bin yıl önce ortaya çıktığını düşünüyor.

Ancak Cengiz Han'ın kendi mezarı bulunana kadar araştırmacılar kesin bir şey söyleyemiyor.

Bu da başlı başına zorlu bir iş.

İmparator, yüzlerce at tarafından çiğnenerek dümdüz edilen ve yabani otlaklarla karışması için tohumlar ekilen bir bölgedeki işaretsiz bir mezara gizlice gömülmüştü.

Folklora göre Han'ın mezarını hazırlayan köleler ve onları mezar yerine götüren askerler daha sonra katledilmişti.

Araştırmacılar, "Bu çalışma esasen Moğol elitlerinin genetik geçmişi ve Orta Avrasya'daki nüfus dinamikleri hakkındaki anlayışımızı geliştiren antik DNA kanıtları sunuyor" diyor.

Independent Türkçe