Körfez İşbirliği Konseyi Bakanlar Kurulu, İran saldırılarına karşılık verme hakkını yineledi

Bakanlar, Körfez devletlerinin güvenliğinin bölünmez olduğunu vurguladı

Körfez İşbirliği Konseyi’ne (KİK) üye ülkelerin dışişleri bakanları, İran tarafından gerçekleştirilen saldırıları en sert şekilde kınadıklarını bildirdiler. (KİK)
Körfez İşbirliği Konseyi’ne (KİK) üye ülkelerin dışişleri bakanları, İran tarafından gerçekleştirilen saldırıları en sert şekilde kınadıklarını bildirdiler. (KİK)
TT

Körfez İşbirliği Konseyi Bakanlar Kurulu, İran saldırılarına karşılık verme hakkını yineledi

Körfez İşbirliği Konseyi’ne (KİK) üye ülkelerin dışişleri bakanları, İran tarafından gerçekleştirilen saldırıları en sert şekilde kınadıklarını bildirdiler. (KİK)
Körfez İşbirliği Konseyi’ne (KİK) üye ülkelerin dışişleri bakanları, İran tarafından gerçekleştirilen saldırıları en sert şekilde kınadıklarını bildirdiler. (KİK)

Körfez İşbirliği Konseyi’ne (KİK) üye ülkelerin dışişleri bakanları dün video konferans yöntemiyle düzenlenen olağanüstü toplantıda, İran’ın saldırılarına karşı ülkelerinin yasal yanıt hakkını saklı tuttuğunu vurguladı. Bakanlar, İran’ın Körfez ülkelerine yönelik açık ve gerekçesiz saldırılarını en sert ifadelerle kınadıklarını bildirdi.

50’nci olağanüstü KİK Bakanlar Kurulu toplantısının ardından yayımlanan sonuç bildirisinde, İran’ın Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Bahreyn, Suudi Arabistan, Umman, Katar ve Kuveyt’e yönelik füze ve insansız hava aracı (İHA) saldırılarının ele alındığı belirtildi. Söz konusu saldırıların, cumartesi sabahı ABD ve İsrail’in İran’a düzenlediği operasyonların arifesinde başladığı ifade edildi.

Bakanların, İran’ın bu ülkelere yönelik saldırıları sonucu meydana gelen ağır hasarı değerlendirdiği aktarılan bildiride; sivil tesisler, hizmet altyapıları ve yerleşim bölgelerinin hedef alındığı, ciddi maddi kayıplar yaşandığı ve vatandaşlar ile ülkede yaşayan yabancıların güvenlik ve hayatlarının tehdit edildiği kaydedildi. Toplantıda ayrıca bölgede güvenlik ve istikrarın yeniden tesis edilmesi ve barışın sağlanmasına yönelik çabaların koordinasyonu için atılması gereken adımlar ele alındı.

KİK Bakanlar Kurulu, İran’ın Körfez ülkelerinin yanı sıra Ürdün’ü de hedef alan saldırılarını en güçlü şekilde reddettiğini ve kınadığını bildirdi. Açıklamada, söz konusu eylemlerin ilgili ülkelerin egemenliğine ve iyi komşuluk ilkelerine ağır bir ihlal teşkil ettiği, uluslararası hukuk ve Birleşmiş Milletler (BM) Şartı’na açıkça aykırı olduğu vurgulandı. Sivillerin ve sivil altyapının hedef alınmasının ise uluslararası insancıl hukukun ağır bir ihlali olduğu belirtildi.

Bakanlar Kurulu, üye ülkeler arasındaki tam dayanışmayı yineleyerek saldırılara karşı ortak duruş sergilendiğini ifade etti. Açıklamada, üye ülkelerden herhangi birine yönelik saldırının tüm KİK ülkelerine yapılmış sayılacağı ve bunun KİK’in temel tüzüğü ile Ortak Savunma Anlaşması çerçevesinde değerlendirileceği kaydedildi.

Ayrıca üye ülkelerin silahlı kuvvetleri ile hava savunma sistemlerinin hazırlık ve etkinliğine övgüde bulunulan açıklamada, füze ve İHA saldırılarına yüksek profesyonellikle karşılık verildiği, tehdidin etkisiz hale getirilerek can kayıplarının ve kritik altyapı zararlarının sınırlandırıldığı belirtildi. KİK, BM Şartı’nın meşru müdafaa hakkını düzenleyen 51’inci maddesi uyarınca, üye ülkelerin bireysel ve kolektif meşru müdafaa kapsamında gerekli tüm tedbirleri alma; egemenlik, güvenlik ve istikrarlarını koruma hakkını saklı tuttuklarını yineledi.

sv
Körfez İşbirliği Konseyi’ne (KİK) üye ülkelerin dışişleri bakanları, İran'ın ülkelerine yönelik saldırganlığındaki gelişmeleri görüştüler. (KİK)

KİK Bakanlar Kurulu, İran’ın üye ülkelere yönelik ‘gerekçesiz saldırganlığı’ karşısında, Körfez ülkelerinin güvenlik ve istikrarını korumak, topraklarını, vatandaşlarını ve ülkede yaşayan yabancıları savunmak için gerekli tüm tedbirleri alacağını, buna saldırılara karşılık verme seçeneğinin de dahil olduğunu bildirdi.

Açıklamada, KİK ülkelerinin gerilimin artmasını önlemek amacıyla çok sayıda diplomatik girişimde bulunduğu ve topraklarının İran’a yönelik herhangi bir saldırı için kullanılmayacağını açıkça beyan ettiği hatırlatıldı. Buna karşın İran’ın, sivil yerleşim alanlarını hedef alan askeri operasyonlarını sürdürdüğü ifade edildi.

KİK, bölgeye güvenlik, barış ve istikrarın yeniden kazandırılması için söz konusu saldırıların derhal durdurulması gerektiğini vurguladı. Ayrıca bölgedeki hava ve deniz güvenliğinin, su yollarının emniyetinin ve tedarik zincirlerinin korunmasının, küresel enerji piyasalarının istikrarının sağlanmasının önemine dikkat çekildi. Körfez bölgesinin istikrarının yalnızca bölgesel bir mesele olmadığı, küresel ekonomi ve deniz ticareti açısından temel bir unsur olduğu kaydedildi.

Bakanlar Kurulu, uluslararası toplumu söz konusu saldırıları açık biçimde kınamaya çağırdı ve BM Güvenlik Konseyi’ni, sivillerin hayatını tehlikeye atan bu ihlallerin önlenmesi ve tekrarının engellenmesi için derhal kararlı bir tutum almaya davet etti. Açıklamada, gelişmelerin bölgesel ve uluslararası barışa ciddi yansımaları olabileceği uyarısında bulunuldu.

Bakanlar Kurulu ayrıca, İran’ın saldırılarını kınayan, Körfez ülkeleriyle dayanışma içinde olduğunu açıklayan ve egemenlik ile güvenliğin korunmasına yönelik adımlara destek veren kardeş ve dost ülkelere teşekkür etti.

Açıklamada, Körfez ülkelerinin İran ile tüm meselelerin diyalog ve müzakere yoluyla çözülmesinden yana olduğu vurgulanarak, bu çerçevede Umman’ın rolüne övgüde bulunuldu.

KİK Bakanlar Kurulu, devletler arası ilişkilerde diyalog ve diplomasinin önemini yineleyerek, mevcut krizin aşılmasının ve bölge halklarının güvenliğinin korunmasının tek yolunun bu süreç olduğunu belirtti. Herhangi bir tırmanmanın bölgesel güvenliği zayıflatacağı ve bölgeyi uluslararası barış ve güvenlik açısından ağır sonuçlar doğurabilecek tehlikeli bir sürece sürükleyebileceği uyarısı yapıldı.



Suudi Arabistan, İran’ın Riyad’daki ABD Büyükelçiliği’ne düzenlediği saldırıyı kınadı ve misilleme yapma hakkını saklı tuttuğunu bildirdi

Suudi Arabistan, güvenliğini, toprak bütünlüğünü ve vatandaşlarını korumak için gerekli tüm önlemleri ve eylemleri alma hakkına sahip olduğunu yineledi. (Şarku’l Avsat)
Suudi Arabistan, güvenliğini, toprak bütünlüğünü ve vatandaşlarını korumak için gerekli tüm önlemleri ve eylemleri alma hakkına sahip olduğunu yineledi. (Şarku’l Avsat)
TT

Suudi Arabistan, İran’ın Riyad’daki ABD Büyükelçiliği’ne düzenlediği saldırıyı kınadı ve misilleme yapma hakkını saklı tuttuğunu bildirdi

Suudi Arabistan, güvenliğini, toprak bütünlüğünü ve vatandaşlarını korumak için gerekli tüm önlemleri ve eylemleri alma hakkına sahip olduğunu yineledi. (Şarku’l Avsat)
Suudi Arabistan, güvenliğini, toprak bütünlüğünü ve vatandaşlarını korumak için gerekli tüm önlemleri ve eylemleri alma hakkına sahip olduğunu yineledi. (Şarku’l Avsat)

Suudi Arabistan, Riyad’daki ABD Büyükelçiliği’ne düzenlenen İran kaynaklı saldırıyı en sert biçimde kınadı.

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı’nın bugün yayımladığı açıklamada, “Bu korkak ve haksız saldırının tekrarı, 1949 Cenevre ve 1961 Viyana Antlaşmaları da dahil olmak üzere tüm uluslararası norm ve yasalarla açıkça çelişmektedir. Bu anlaşmalar, çatışma durumlarında bile diplomatik binalara ve personeline dokunulmazlık hakkı tanımaktadır” denildi.

Açıklamada, Suudi makamlarının ülke hava sahasının ve topraklarının İran’a yönelik saldırılarda kullanılmasına izin vermeyeceğini belirtmesine rağmen bu tür pervasız eylemlerin bölgeyi daha fazla tırmanışa sürükleyeceği vurgulandı.

Suudi Arabistan, ülke güvenliğini, toprak bütünlüğünü, vatandaşlarını, ülkedeki yabancıları ve kritik çıkarlarını korumak için tüm gerekli önlemleri alma hakkını yineledi; bu kapsamda saldırıya karşılık verme seçeneğinin de bulunduğu bildirildi.

Daha önce Suudi Arabistan Savunma Bakanlığı, Riyad’daki ABD Büyükelçiliği’nin iki insansız hava aracıyla (İHA) hedef alındığını açıklamıştı. Bakanlık Sözcüsü Tümgeneral Turki el-Maliki, ilk değerlendirmelere göre saldırının sınırlı bir yangına ve binada hafif maddi hasara yol açtığını duyurdu.


Kuveyt, deniz kuvvetlerine mensup iki askerinin şehit düştüğünü açıkladı

2 Mart 2026'da Kuveyt şehrine giden ve Kuveyt şehrinden çıkan otoyolda araçlar seyrediyor (AFP)
2 Mart 2026'da Kuveyt şehrine giden ve Kuveyt şehrinden çıkan otoyolda araçlar seyrediyor (AFP)
TT

Kuveyt, deniz kuvvetlerine mensup iki askerinin şehit düştüğünü açıkladı

2 Mart 2026'da Kuveyt şehrine giden ve Kuveyt şehrinden çıkan otoyolda araçlar seyrediyor (AFP)
2 Mart 2026'da Kuveyt şehrine giden ve Kuveyt şehrinden çıkan otoyolda araçlar seyrediyor (AFP)

Kuveyt Genelkurmay Başkanlığı, dün, deniz kuvvetleri mensubu iki şehit askerin kaybından dolayı derin üzüntü duyduğunu açıkladı. Şehit askerler, Başçavuş Welid Suleyman ve Başçavuş Abdulaziz Nasır, silahlı kuvvetler içindeki ulusal görevlerini yerine getirirken şehit düştüler.

Genelkurmay Başkanlığı, iki ayrı açıklamada, Başçavuş Welid Suleyman ve Başçavuş Abdulaziz Nasır'ın silahlı kuvvetler içindeki ulusal görevlerini yerine getirirken şehit olduklarını ifade etti.

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı bugün yaptığı açıklamada, Kuveyt hükümeti ve halkına en derin taziyelerini ileterek, bu trajedide onlarla dayanışma içinde olduğunu ve alınacak her türlü önlemde mümkün olan bütün desteği sunacağını belirtti. Açıklamada ayrıca yaralılara acil şifa dileklerinde bulunuldu.

Kuveyt ordusu pazar günü yaptığı açıklamada, İran saldırısının başlangıcından bu yana savunma sistemlerinin 97 İran füzesini ve 283 insansız hava aracını (İHA) engellediğini duyurdu.

Füze ve insansız hava araçlarının etkili bir şekilde engellenmesinin, ülkenin çeşitli bölgelerindeki tesislere bazı enkaz parçalarının düşmesine ve küçük çaplı maddi hasara yol açtığını doğruladı.

Ayrıca, Kuveyt Elektrik ve Su Bakanlığı, ülkenin güney bölgesindeki ve Altıncı Çevre Yolu'na bitişik bazı havai elektrik hatlarının hizmet dışı kaldığını, bunun da elektrik şebekesinde geçici aksamaya ve çeşitli bölgelerde kısmi elektrik kesintilerine neden olduğunu ifade etti.

Kuveyt Sağlık Bakanlığı pazar günü yaptığı açıklamada, el-Adan Hastanesi acil servisine tamamı yabancı uyruklu 32 yaralanma vakası getirildiğini belirtti. Bölgedeki güncel gelişmelerin izlenmesi kapsamında, sağlık ekipleri vakaların gelişinden hemen sonra en yüksek hazırlık ve teyakkuz seviyesiyle müdahale etmeye başladı. Ayrıca bir ölüm vakası bildirildi.


Veliaht Prens Muhammed bin Selman ile Vladimir Putin bölgedeki askeri gerilimi görüştü

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ve Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin (Şarku’l Avsat)
Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ve Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin (Şarku’l Avsat)
TT

Veliaht Prens Muhammed bin Selman ile Vladimir Putin bölgedeki askeri gerilimi görüştü

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ve Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin (Şarku’l Avsat)
Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ve Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin (Şarku’l Avsat)

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile pazartesi günü bir telefon görüşmesi gerçekleştirerek, bölgede yaşanan son derece tehlikeli askerî gerilimi ve bunun bölgesel ile uluslararası güvenliğe yansımalarını ele aldı.

Putin’in gerçekleştirdiği telefon görüşmesinde iki lider, İran’ın Suudi Arabistan ve kardeş ülkelere yönelik saldırılarını da masaya yatırdı.

Kremlin, görüşmede çatışmanın yayılma ihtimaline ilişkin gerçek ve somut risklerin ele alındığını bildirdi. Açıklamada, krizin bazı Arap ülkelerine sıçradığı ve bu durumun ağır sonuçlar doğurabileceği değerlendirmesine yer verildi. Rusya Devlet Başkanı’nın, mevcut hassas sürecin askeri değil siyasi ve diplomatik kanallar aracılığıyla çözülmesi gerektiğini güçlü biçimde dile getirdiği ifade edildi.

Öte yandan Veliaht Prens Muhammed bin Selman, Hindistan Başbakanı Narendra Modi ile de ayrı bir telefon görüşmesi gerçekleştirdi. Görüşmede, bölgede yaşanan ve bölgesel ile küresel güvenlik ile istikrarı tehdit eden askeri gerilim ele alındı.

Hindistan Başbakanı, Suudi Arabistan’ın maruz kaldığı açık İran saldırılarını reddettiklerini belirterek, ülkesinin Suudi Arabistan ile dayanışma içinde olduğunu ve Krallığın egemenliğini, toprak bütünlüğünü ile vatandaşlarının güvenliğini tehdit eden eylemleri kınadığını ifade etti.

Veliaht Prens ayrıca daha sonra İsviçre Konfederasyonu Başkanı Guy Parmelin ile bir telefon görüşmesi yaptı. Görüşmede bölgedeki askerî tırmanış ele alınırken, Parmelin İsviçre’nin Suudi Arabistan ile dayanışma içinde olduğunu ve Krallığın egemenliğini ile güvenliğini savunmak amacıyla aldığı tüm tedbir ve kararları desteklediğini vurguladı.