Ali Hamaney suikastı ve Geçici Liderlik Konseyi’nin oluşturulması

İran medyası, ABD-İsrail saldırısı gerçekleştiğinde Dini Lider'in ofisinde çalıştığını bildirdi

İran Dini Lideri Ali Hamaney. İran devlet medyası, 28 Şubat 2026 Cumartesi sabahı gerçekleşen saldırı dalgasında ofisinde çalışırken bir hava saldırısında öldürüldüğünü duyurdu (Dina Su Ote)
İran Dini Lideri Ali Hamaney. İran devlet medyası, 28 Şubat 2026 Cumartesi sabahı gerçekleşen saldırı dalgasında ofisinde çalışırken bir hava saldırısında öldürüldüğünü duyurdu (Dina Su Ote)
TT

Ali Hamaney suikastı ve Geçici Liderlik Konseyi’nin oluşturulması

İran Dini Lideri Ali Hamaney. İran devlet medyası, 28 Şubat 2026 Cumartesi sabahı gerçekleşen saldırı dalgasında ofisinde çalışırken bir hava saldırısında öldürüldüğünü duyurdu (Dina Su Ote)
İran Dini Lideri Ali Hamaney. İran devlet medyası, 28 Şubat 2026 Cumartesi sabahı gerçekleşen saldırı dalgasında ofisinde çalışırken bir hava saldırısında öldürüldüğünü duyurdu (Dina Su Ote)

Husam İtani

İran, cumartesi sabahı başlayan eşi benzeri görülmemiş ABD-İsrail saldırısının ilk gününde Dini Lider Ali Hamaney’in suikasta uğramasından bir gün sonra, dün bir geçiş planı açıkladı. Plan, yeni bir Dini Lider seçilene kadar ülkeyi yönetecek bir Geçici Liderlik Konseyi’nin oluşturulmasını içeriyor.

Geçici konseyde Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan (71 yaşında), Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei (68 yaşında) ve İran Din İşleri Yönetim Merkezi Başkanı Ayetullah Ali Rıza Arafi (65 yaşında) yer alıyor. Arafi ayrıca, Dini Lideri atamak ve çalışmalarını denetlemekle görevli organ olan Uzmanlar Meclisi'nin ikinci başkan yardımcılığını yürütmesinin yanı sıra, Anayasayı Koruma Konseyi üyesidir.

Cumhurbaşkanı, Yargı Erki Başkanı ve parlamento tarafından çıkarılan yasaları denetleyen, parlamento ve cumhurbaşkanlığı seçimlerinde adayları inceleyen Anayasayı Koruma Konseyi’nden bir din adamı geçiş sürecini yönetecek.

İran Yüksek Ulusal Güvenlik Konseyi Sekreteri Ali Laricani de geçiş döneminde önemli bir rol oynuyor.

İran devlet televizyonunda bir sunucu, pazar günü, 36 yıl boyunca ülkeyi yöneten Hamaney'in öldürüldüğünü duyurdu; ancak nasıl öldürüldüğü hakkında ayrıntı vermedi veya cumartesi günü Tahran'daki konutunu hedef alan İsrail ve Amerikan saldırılarından bahsetmedi. Ekranda yas işareti olarak siyah bir kurdele ile birlikte arşivden fotoğraflar ve görüntülere yer verildi.

İran devlet medyası, Hamaney'in cumartesi sabahı saldırı gerçekleştiğinde ofisinde çalıştığını bildirdi. Devlet medyası ayrıca kızının, torununun, gelininin ve damadının da öldürüldüğünü ifade etti.

Devrim Muhafızları, “büyük bir liderin” kaybından dolayı üzüntüsünü dile getiren bir açıklama yayınladı. Pazar günü ise Devrim Muhafızları, Hamaney'in “katillerine” “ağır bir ceza” vereceklerine dair yemin etti.

ABD Başkanı Donald Trump, bir gün önce, cumartesi günü İran İslam Cumhuriyeti Dini Lideri’nin öldürüldüğünü söylemişti. Sosyal medya hesabı Truth Social'dan şu paylaşımı yapmıştı: “Tarihin en acımasız figürlerinden biri olan Hamaney öldürüldü.” Tahran'ın Hamaney'in ölümüne karşı misilleme yapması halinde ABD'nin “her zamankinden daha sert vuracağını” da belirtti.

Trump, o sabahın erken saatlerinde İran'ın askeri gücünü yok etmeyi ve rejimi devirmeyi amaçlayan büyük bir saldırının başladığını duyurdu.

İsrail de İran'a yönelik saldırının başladığını duyurmuş ve İsrail Başbakanı, Hamaney'i “30 yılı aşkın bir süredir kendi halkını ezerken dünyanın dört bir yanında terör estiren ve İsrail'i yok etme planı üzerinde yorulmadan çalışan” bir “despot” olarak tanımladı.

86 yaşındaki Hamaney, kurucusu Ayetullah Ruhullah Humeyni'nin ölümünün ardından 1989 yılında İslam Cumhuriyeti'nin Dini Lideri seçildikten sonra 35 yıl boyunca İran'ı yönetti.

1999’daki öğrenci gösterileri, muhalefetin sonuçlarını reddettiği cumhurbaşkanlığı seçimlerinin ardından patlak veren 2009’daki kitlesel protestolar, hızla ve şiddetle bastırılan 2019 protestoları, İran'ın katı kıyafet kurallarını ihlal ettiği iddiasıyla gözaltında tutulurken ölen Mahsa Amini'nin ölümüyle tetiklenen 2022-2023 “Kadın, Yaşam, Özgürlük” hareketi dahil olmak üzere krizlerin üstesinden gelmeyi başardı.

Haziran ayında İsrail ile yaşanan 12 günlük savaş sırasında saklanmak zorunda kaldı. Bu savaş, İsrail'in İran'a derinlemesine nüfuz ettiğini ortaya çıkardı ve hava saldırılarında önemli güvenlik yetkililerinin öldürülmesiyle sonuçlandı.

Hamaney savaştan sağ kurtuldu. Aralık ayı sonlarında, başlangıçta ekonomik şikayetler üzerine başlayan ve daha sonra dinci rejimin devrilmesi çağrılarına dönüşen protestolar patlak verdiğinde, Hamaney göstericileri ABD ve İsrail tarafından desteklenen “bir avuç sabotajcı” olarak nitelendirdi.

Uluslararası Kriz Grubu’nun bu yıl yayınladığı bir raporda, “Hamaney döneminde rejim, tekrarlanan halk ayaklanmalarıyla karşı karşıya kaldı, Hamaney bunları demir yumrukla bastırdı ve aynı acımasızlıkla yönetmeye devam etti” denildi. Rapor “Bu yaklaşım ona biraz zaman kazandırdı, ancak yalnızca iktidarın zorla korunmasıyla ölçülen başarı, ülkenin liderlerine halkın hoşnutsuzluğunun altında yatan şikayetleri ele almak için çok az motivasyon sağladı” değerlendirmesinde bulundu.

Hamaney yoğun bir koruma altında yaşıyordu. Kamuoyu önüne çıkacağı zamanlar nadiren önceden duyuruluyordu.

Dini Lider olduktan sonra, Hamaney, İran dışına hiçbir seyahat yapmadı; bu uygulama, 1979'da İslam Devrimi İran'ı sarstığında Fransa'dan Tahran'a muzaffer bir şekilde dönmesinden sonra Humeyni tarafından başlatılmıştı.

1981'de bir suikast girişiminden sağ kurtuldu ama eli yaralanarak felç oldu. Yetkililer saldırıdan, devrim sırasında müttefik iken daha sonra İran'da yasaklı bir örgüt haline gelen İran Halkın Mücahitleri Örgütü'nü sorumlu tuttu.

Şah döneminde aktivizmi nedeniyle defalarca tutuklanan Hamaney, İslam Devrimi'nin başarısının ardından Tahran'da Cuma Namazı İmamı oldu. Ayrıca İran-Irak Savaşı sırasında ön saflarda görev yaptı.

dfvf
İranlılar, cumartesi günü Tahran'da İsrail ve ABD hava saldırılarında öldürülen Dini Lider Ali Hamaney'e ait bir duvar resminin önünden geçiyor, 1 Mart 2026 (Reuters)

1981'de selefi Muhammed Ali Recai'nin de Halkın Mücahitleri örgütünün sorumlu tutulduğu bir saldırıda öldürülmesinin ardından cumhurbaşkanı seçildi.

1980'lerde Hüseyin Muntazeri, Humeyni'nin muhtemel halefi olarak görülüyordu. Ancak “devrim” lideri, ölümünden kısa bir süre önce fikrini değiştirdi, çünkü Muntazeri İran Halkın Mücahitleri Örgütü üyeleri ile diğer muhaliflerin toplu infazlarına itiraz etmişti.

Görgü tanıkları, Hamaney'in ölüm haberinin yayılmasının ardından bazı İranlıların Tahran'da, komşu şehir Kerec'de ve ülkenin merkezindeki İsfahan'da kutlama yapmak için sokaklara döküldüğünü söyledi

Humeyni öldüğünde, Ali Ekber Haşimi Rafsancani başkanlığındaki Uzmanlar Meclisi toplandı ve üyeleri Hamaney'i Dini Lider seçti.

Hamaney başlangıçta adaylığı kesin olarak reddederek, “nitelikli değilim” dedi, ancak Meclis üyeleri adaylığını sonuçlandırmak için birlik oldular.

2017'de ölen Rafsancani, Hamaney'in yerine cumhurbaşkanı oldu, ancak son yıllarında siyasi bir rakip olarak görüldü. Hamaney, “Dini Lider” konumundan çok daha az güçlü olan bu makama gelen altı cumhurbaşkanıyla çalıştı. Şarku’l Avsat’ın Al Majalla’dan aktardığı analize göre bunlar arasında reform ve Batı ile temkinli yakınlaşmayı hedefleyen Muhammed Hatemi gibi daha ılımlı isimler de vardı.

Ne var ki, Hamaney her zaman sertlik yanlılarının yanında yer aldı ve rejimin ideolojisinin temel ilkelerini, “Büyük Şeytan” olan ABD ile mücadeleyi ve İsrail'i tanımayı reddetmeyi savundu.

Altı oğlu olduğu biliniyor, ancak en öne çıkanı, 2019'da ABD tarafından yaptırım uygulanan ve İran'ın en etkili isimlerinden biri olarak kabul edilen Mücteba'dır.

Görgü tanıkları, Hamaney'in ölüm haberinin yayılmasının ardından bazı İranlıların Tahran'da, komşu Kerec şehrinde ve ülkenin merkezindeki İsfahan şehrinde sokaklara dökülerek kutlama yaptığını söyledi. Sosyal medyada yayınlanan ancak Reuters'ın henüz doğrulayamadığı videolarda, başka yerlerde de kutlamalar yapıldığı görülüyor.

fergthy
ABD’li denizciler, İran'ı hedef alan Destansı Öfke Operasyonu sırasında USS Gerald R. Ford uçak gemisinin güvertesinde seyreden 124. Hava Komuta ve Kontrol Filosu'na ait bir uçağa sinyaller gönderiyor (Reuters)

İran Yüksek Ulusal Güvenlik Konseyi Sekreteri Ali Laricani, ABD-İsrail saldırılarında Hamaney'in öldürülmesinin ardından pazar günü geçiş döneminin başlayacağını duyurdu.

Laricani, “Yakında geçici bir liderlik konseyi kurulacak ve Cumhurbaşkanı, Yargı Erki Başkanı ve Anayasayı Koruma Konseyi'nden bir din adamı, bir sonraki lider seçilene kadar sorumluluğu üstlenecek” dedi. “Bu konsey en kısa sürede kurulacak; bugün itibariyle kurulması üzerinde çalışıyoruz” ifadesini kullandı.

ABD Savunma Bakanlığı (Pentagon), Amerikan kayıplarının olmadığını ancak saldırıların Amerikalılara yönelik yeni riskler konusunda endişeleri artırdığını söyledi

İsrail ordusu, pazar sabahı gerçekleştirdiği hava saldırılarının İran’ın balistik füze ve hava savunma sistemlerini hedef aldığını belirtti. İran medyası, pazar sabahı Tahran'da bir patlama sesinin duyulduğunu bildirdi.

Cumartesi günü İran, ilk saldırılara misilleme olarak yüzlerce füze ve insansız hava aracı fırlatarak bölgedeki ABD güçlerini ve İsrail ile Arap ülkelerindeki şehirleri hedef aldı. Bu da bölgedeki birçok uçuşun iptal edilmesine yol açtı.

rgthy6
ABD uçak gemisi USS Gerald R. Ford, Girit'teki Souda Körfezi'nden ayrılıyor, 26 Şubat 2026 (AFP)

ABD Savunma Bakanlığı (Pentagon), Amerikan kayıplarının olmadığını, ancak saldırıların Amerikalılara yönelik yeni riskler konusunda endişeleri artırdığını belirtti.

İsrail'in son iki yıldaki askeri operasyonlarında, İran'ın en üst düzey askeri yetkililerinden bazıları öldürülürken, Ortadoğu'da Tahran'ın müttefiki olan birçok örgüt de ciddi şekilde zayıflatıldı.

Haziran ayında Washington'un da katılımıyla İsrail'in İran'ı 12 gün süren bir hava savaşıyla bombalamasının ardından, ABD ve İsrail, İran'ın nükleer ve balistik füze programlarına devam etmesi halinde tekrar saldıracakları konusunda uyarıda bulunmuşlardı.

* Bu analiz Şarku'l Avsat tarafından Londra merkezli al Majalla dergisinden çevrilmiştir.



8 yıl sonra bir ilk: Kuzey Kore ekibi, yarı final için Güney Kore'de

27 oyuncu ve 12 personelden oluşan Naegohyang heyeti, Seul yakınlarındaki Incheon Havalimanı'na indi (Reuters)
27 oyuncu ve 12 personelden oluşan Naegohyang heyeti, Seul yakınlarındaki Incheon Havalimanı'na indi (Reuters)
TT

8 yıl sonra bir ilk: Kuzey Kore ekibi, yarı final için Güney Kore'de

27 oyuncu ve 12 personelden oluşan Naegohyang heyeti, Seul yakınlarındaki Incheon Havalimanı'na indi (Reuters)
27 oyuncu ve 12 personelden oluşan Naegohyang heyeti, Seul yakınlarındaki Incheon Havalimanı'na indi (Reuters)

Kuzey Kore kadın futbol liginde oynayan Naegohyang'ın heyeti bugün Güney Kore'ye ulaştı.

Kore Yarımadası'nın kuzeyinden güneyine 8 yılın ardından ilk kez bir sporcu kafilesi gitti. 

Çarşamba akşamı Asya Şampiyonlar Ligi yarı finali müsabakasında Naegohyang'ın rakibi Suwon olacak. 

New York Times (NYT) kağıt üstünde hâlâ savaşan iki ülke arasındaki bu hareketliliği üç soruyla inceledi. 

Naegohyang, Güney Kore'ye neden gitti?

Korecede "memleketim" anlamına gelen futbol kulübü, faaliyetlerini Pyongyang'da sürdürüyor. 

Naegohyang adlı bir tüketim ürünleri şirketinin sponsorluğunu arkasına alan takım, kadınların yarıştığı Asya Şampiyonlar Ligi'nde yer alan ilk Kuzey Kore kulübü. 

Yarı final maçı için Güney Kore'ye giden Naegohyang heyeti, kazanmaları halinde cumartesi günü yine Suwon kentinde final maçına çıkacak. 

Diğer yarı final mücadelesinde Avustralya'nın Melbourne City kulübüyle Japonya'nın Tokyo Verdy Beleza takımı karşılaşacak. 

Naegohyang'un kadrosunda pek çok milli oyuncu var. 

Kuzey Kore ulusal takımları, son yıllarda 20 yaş altı ve 17 yaş altı kategorilerinde şampiyon olarak dikkat çekti. 

Ülkenin lideri Kim Jong-un da onları çok seviyor. Aralık ayında 17 yaş altı takımı, Dünya Kupası zaferinin ardından Kuzey Kore liderinin yanına gittiğinde federasyon yöneticilerinden Kim Jong-sik, "Yoldaş genel sekreterin sevgisi ve güveninin verdiği güçle, kadın futbol takımımız dünyayı salladı ve müthiş bir efsane yarattı" demişti. 

Bu olayın siyasi önemi var mı?

"Düşman kardeşler" diye de bilinen iki Kore ülkesi, sporu diplomasinin sürdürülmesi için zaman zaman araç olarak kullanmaya çalışıyor. 

Ancak Olimpiyatlarda ortak takım kurmaya varan bu girişimler uzun ömürlü olmuyor.

Naegohyang, Güney Kore'de nasıl karşılandı?

İki ülke arasında doğrudan uçuş yasağı olduğu için Naegohyang heyeti, Çin aktarmasıyla Güney Kore'ye gitti. 

Pyongyang karşıtı aktivistlerin eylemlerine karşı Güney Kore sporcuların güvenliğini sağlıyor. 

Normalde kadın futboluna çok fazla ilgi olmayan ülkedeki sansasyonel yarı final maçının biletleri hızla tükendi. 

Güney Kore'deki bazı örgütler, Kuzey Korelilerin de tezahürattan mahrum kalmaması için ekipler kurdu.

Independent Türkçe, New York Times, Reuters


Venezuela'da Maduro sonrası dönem: Sanki bir illüzyonun içindeyiz

Birleşik Krallık merkezli gazete, baskının ardından Maduro'nun resimlerinin duvarlara çizildiğini, portrelerininse bazı devlet dairelerinden çıkarıldığını bildiriyor (AFP)
Birleşik Krallık merkezli gazete, baskının ardından Maduro'nun resimlerinin duvarlara çizildiğini, portrelerininse bazı devlet dairelerinden çıkarıldığını bildiriyor (AFP)
TT

Venezuela'da Maduro sonrası dönem: Sanki bir illüzyonun içindeyiz

Birleşik Krallık merkezli gazete, baskının ardından Maduro'nun resimlerinin duvarlara çizildiğini, portrelerininse bazı devlet dairelerinden çıkarıldığını bildiriyor (AFP)
Birleşik Krallık merkezli gazete, baskının ardından Maduro'nun resimlerinin duvarlara çizildiğini, portrelerininse bazı devlet dairelerinden çıkarıldığını bildiriyor (AFP)

Venezuela, 3 Ocak'taki gece baskınından beri ülkenin başında Nicolás Maduro olmadan yaşıyor. 

Guardian, devlet başkanı ve eşi Cilia Flores'in ABD ordusu tarafından kaçırıldığı gün ve sonrasındaki 4 buçuk ayda yaşadıklarını Venezuelalılara sordu. 

Bazıları rejim değişikliği ihtimalinden duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Ülkede yeniden şiddet ortamının oluşmasından ve demokrasi vaatlerinin yerine getirilmemesinden korkanlar da var. 

Önemli bir kısmı da hayat pahalılığının sürmesinden ve ülkenin kaynaklarının Venezuela halkındansa yabancılara yaramasından şikayet etti. 

Baskın gecesini anlatan Ángel Linares, patlama seslerini duyunca komşularının yeni yılı havai fişeklerle kutladığını sanmış. Sonrasında camlar patlamış, duvarlar sarsılmış ve evi yıkılmış. 1967 depremini hatırlayan 85 yaşındaki annesi Jesucita, ülkenin kuzeyinin yerle bir olduğunu düşünmüş. 

Komşuları Elizabeth Herrera ise eşinin kendisine "Darbe mi oldu? Trump Baba'nın istilaya kalkıştığını sanmam" dediğini aktarıyor.

Bölgedeki iki yaşlı komşunun öldüğünü belirten Herrera, otizmli oğlunun "Anne, kötü olanlar bizler miyiz? Venezuelalılar mı kötü? Bizi öldürecekler mi?" diye kendisine sorduğunu da sözlerine ekliyor. 

Baskın başkent Karakas'ın çevresini sarstı. 

Hemen sonrasında 5 Ocak'taki yemin töreniyle ülkenin başına geçen Venezuela Devlet Başkanı Yardımcısı Delcy Rodriguez'in hamleleri merakla izleniyor.

Bu süreçte yüzlerce siyasi mahkum özgürlüğüne kavuştu.

Muhalefetin önemli bir kısmının Maduro sonrasında Venezuela'nın başına geçmesini beklediği Nobel Barış Ödülü sahibi Maria Corina Machado'nun bu emeline ulaşamaması, destekçilerinde hayal kırıklığı yarattı. Ancak çoğu gelecekten umutlu.

Şubatta serbest bırakılan siyasi mahkumlardan Jesús Armas, "Her şey çok kafa karıştırıcı. Bazen bir illüzyonun içindeymişiz gibi geliyor. Demokrasinin Venezuela'ya birkaç ay içinde geleceğini biliyorum" diyor.

İnsan hakları aktivisti Jeisi Blanco da muhaliflere işaret ederek "İnsanlar korkularını yitirdi" ifadesini kullanıyor.

Herrera ise umudunu yitirmeye başlayanlar arasında:

Haberlerde ne kadar petrol ve altın aldıklarından bahsediyorlar ama durumumuz hiç değişmedi. Trump buraya gelirse ondan Venezuela'nın doğal kaynaklarını değil, Venezuelalıları düşünmesini isteyeceğim.

Karakas yönetimi bir yandan Trump yönetimiyle anlaşmaya çalışırken diğer yandan Maduro'dan da vazgeçmediği mesajını veriyor.

Geçen hafta Maduro'nun Anneler Günü mesajı yayımlandı.

Maduro ve eşi Cilia Flores, ülkenin birlik ve beraberliğini korumadaki kritik rolleri nedeniyle Venezuelalı annelere teşekkür etti.

Independent Türkçe, Guardian, TeleSUR


İran, Çin şirketinin gemisine el koyarak Pekin'e mesaj mı verdi?

Hürmüz Boğazı, İran Savaşı'nın en kilit meselelerinden biri haline geldi (Reuters)
Hürmüz Boğazı, İran Savaşı'nın en kilit meselelerinden biri haline geldi (Reuters)
TT

İran, Çin şirketinin gemisine el koyarak Pekin'e mesaj mı verdi?

Hürmüz Boğazı, İran Savaşı'nın en kilit meselelerinden biri haline geldi (Reuters)
Hürmüz Boğazı, İran Savaşı'nın en kilit meselelerinden biri haline geldi (Reuters)

Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) açıklarında demirli, Honduras bandıralı bir geminin perşembe günü İran güçleri tarafından götürülmesi halihazırda dikkat çeken bir olayken, bu geminin Çinlilere ait olması haberin değerini büyüttü. 

Tahran'ın, 28 Şubat'ta başlayan savaşın ardından kendisine en yakın duran yönetimlerden Pekin'i kızdırabilecek bir adım atması şaşkınlığa neden oldu. 

Hong Kong merkezli özel güvenlik şirketi Sinoguards'a ait Hui Chuan'a el konması, İran'ın kendisinden başka hiçbir aktöre Hürmüz Boğazı'ndaki gemileri silahlarla koruma izni vermeyeceği yorumlarına yol açtı. 

"İran, Çin'in güvenlik gemisini zapt ederek arkadaşlarını bir yere kadar kayırabileceğini gösterdi" başlıklı bir haber yayımlayan Wall Street Journal (WSJ), ABD ve İsrail'in İran'a savaş açmasının ardından ilk kez bir özel güvenlik şirketi gemisine el konduğunu öne sürüyor. 

Amerikan gazetesi, ABD Başkanı Donald Trump'ın Çin lideri Şi Cinping'le Pekin'de görüştüğü gün böyle bir hamlede bulunulmasına dikkat çekiyor. 

Trump'ın isteklerini Tahran'a kabul ettirmek için Pekin'e baskı yaptığı hatırlatılıyor. 

Londra merkezli düşünce kuruluşu Chatham House'un Ortadoğu ve Kuzey Afrika Programı Direktörü Sanam Vakil, İran'ın Çin'e ticari gemilerinin Hürmüz Boğazı'ndan geçmesi için izin verdiğini hatırlatıyor. 

Vakil, Hui Chuan'a el koyan İran için "Hürmüz'ün kontrolünün kimde olduğunu Çin'e hatırlattılar ve kendi güvenliklerini sağlamayı akıllarından bile geçirmemeleri gerektiğini belirttiler" diyor. 

WSJ, Sinoguards'ın koruma gemilerinin adeta birer "yüzer cephane" gibi olduğunu bildiriyor. 

Kanada Askeri Koleji'nde ders veren Christopher Spearin, savaş ortamında silahlarla yüklü bir yabancı gemiyi yakınlarda gören İran güçlerinin rahatsızlık duymuş olabileceğini işaret ediyor. 

Savunma uzmanı Timothy Heath'e göreyse Çin bu olayı büyük bir mesele gibi görmüyor. 

Beyaz Saray'a göre Trump ve Şi, Pekin'de yaptıkları görüşmelerde, İran'ın Hürmüz Boğazı'ndan geçen gemiler için para istememesi gerektiği fikri üzerinde mutabık kaldı. 

ABD ve İsrail'in saldırılarının ardından Hürmüz'deki nüfuzunu artıran Tahran yönetimi, boğazdan geçişlerden ücret alınmasıyla ilgili yasa tasarısı hazırlıyor. 

İran Meclisi Ulusal Güvenlik ve Dış Politika Komisyonu Üyesi Alaaddin Burucerdi, 22 Mart'ta yaptığı açıklamada, ülkesinin Hürmüz Boğazı'ndan geçen bazı gemilerden 2 milyon dolar geçiş ücreti aldığını belirtmişti.

İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi de salı Tahran'da Norveç Dışişleri Bakan Yardımcısı Andreas Motzfeldt Kravik'le görüşmesinin ardından yaptığı açıklamada, "Hürmüz Boğazı'ndan geçişlerle ilgili uluslararası hukuka uygun değişikliklere gideceklerini" söylemişti.

Başta Körfez ülkeleri olmak üzere İsrail, ABD ve Avrupa devletleri İran'ın yasa tasarısına tepki gösteriyor.

Independent Türkçe, WSJ, Tesnim