Kaynaklar Şarku’l Avsat’a konuştu: İranlı yetkililer ile Hamas ve Cihad liderleri arasındaki iletişim koptu

İslami Cihad Genel Sekreteri Ziyad en-Nehhale, Ağustos 2024’te Tahran’da hayatını kaybeden Hamas lideri İsmail Heniyye için düzenlenen cenaze töreninde, Hizbullah Genel Sekreteri Naim Kasım’ın solunda ve önde gelen İranlı askerî yetkililerle birlikte görülüyor (Reuters)
İslami Cihad Genel Sekreteri Ziyad en-Nehhale, Ağustos 2024’te Tahran’da hayatını kaybeden Hamas lideri İsmail Heniyye için düzenlenen cenaze töreninde, Hizbullah Genel Sekreteri Naim Kasım’ın solunda ve önde gelen İranlı askerî yetkililerle birlikte görülüyor (Reuters)
TT

Kaynaklar Şarku’l Avsat’a konuştu: İranlı yetkililer ile Hamas ve Cihad liderleri arasındaki iletişim koptu

İslami Cihad Genel Sekreteri Ziyad en-Nehhale, Ağustos 2024’te Tahran’da hayatını kaybeden Hamas lideri İsmail Heniyye için düzenlenen cenaze töreninde, Hizbullah Genel Sekreteri Naim Kasım’ın solunda ve önde gelen İranlı askerî yetkililerle birlikte görülüyor (Reuters)
İslami Cihad Genel Sekreteri Ziyad en-Nehhale, Ağustos 2024’te Tahran’da hayatını kaybeden Hamas lideri İsmail Heniyye için düzenlenen cenaze töreninde, Hizbullah Genel Sekreteri Naim Kasım’ın solunda ve önde gelen İranlı askerî yetkililerle birlikte görülüyor (Reuters)

İsrail–ABD’nin İran’daki askeri ve güvenlik yetkililerine yönelik operasyonları, Devrim Muhafızları bünyesinde Filistin dosyasından sorumlu isimlerle, Filistinli fraksiyonların farklı kademelerdeki liderleri arasındaki iletişimin kesilmesine yol açtı.

Filistinli fraksiyonlara yakın kaynakların Şarku’l Avsat’a verdiği bilgiye göre, Devrim Muhafızları içinde, gerek Kudüs Gücü gerekse Filistinli gruplarla doğrudan temas ve koordinasyon yürüten bazı birimlerde görevli isimlerle irtibat, İsrail–ABD saldırılarının başladığı geçen cumartesi gününden bu yana kesilmiş durumda. Bu durum özellikle Hamas ve İslami Cihad hareketlerini etkiliyor.

Söz konusu kaynaklara göre, Devrim Muhafızları’ndaki bu komutanların suikasta uğrayıp uğramadıkları ya da güvenlik prosedürleri kapsamında tedbir uygulayıp uygulamadıkları konusunda herhangi bir bilgi bulunmuyor. Ancak bazı isimlerin, geçen haziran ayında yaşanan ve 12 gün süren savaş sırasında farklı yöntemlerle mesaj ilettiği belirtiliyor.

dfervgrt
Hamas’ın silahlı kanadı İzzeddin el-Kassam Tugayları mensubu savaşçılar, 20 Şubat 2025’te Han Yunus’ta (DPA)

Kaynaklar, “Normalde mesajlar şifreli yollarla, ya elektronik ortamda ya da başka yöntemlerle iletilirdi. Bu savaşın başlamasından bu yana herhangi bir mesaj alınmadı” ifadelerini kullandı.

Devrim Muhafızları’nda Filistin dosyasından sorumlu yetkililer, fraksiyonlara mali ve askeri destek sağlanmasında temel rol oynuyor. Bu isimler, birinci düzeyde siyasi ve askeri liderlerle, zaman zaman da ikinci kademe isimlerle sürekli temas halinde bulunarak, yaşanması muhtemel ya da fiilen gerçekleşmiş gelişmelere ilişkin plan ve senaryolar üzerinde çalışıyordu.

vfol
İslami Cihad Hareketi’nin silahlı kanadı Kudüs Tugayları’na bağlı iki unsur, geçen mart ayında Gazze Şeridi’nde bir tünelin girişinde nöbet tutarken (Getty)

Aynı kaynaklara göre İran, geçen haziran ayında İsrail tarafından öldürülen ve “Hacı Ramazan” lakabıyla bilinen Said İzzedi’nin yerine, Devrim Muhafızları’na bağlı Kudüs Gücü bünyesinde Filistin dosyasına yeni bir isim atadı. Yeni komutanın tasfiye edilmesi ihtimaline karşı iki yardımcının da görevlendirildiği, ancak söz konusu isimlerin de bu süre zarfında Tahran tarafından finanse edilen Filistinli fraksiyonların yetkilileriyle herhangi bir temas kurmadığı aktarıldı.

Derinleşen kriz

Filistinli fraksiyonlar, özellikle İslami Cihad ile Direniş Komiteleri, Mücahidin Tugayları ve Gazze’de faaliyet gösteren bazı küçük silahlı gruplar, son aylarda ciddi bir mali kriz yaşıyor. Şarku’l Avsat’ın daha önce ortaya koyduğu üzere, İran desteğinin yaklaşık 7 aydır büyük ölçüde azalması, bu krizin temel nedeni olarak gösteriliyor.

İsrail–ABD saldırıları öncesinde, söz konusu fraksiyonların üst düzey kaynakları, bunun üzerlerinde tam kapsamlı etkiler doğurmasından endişe duyduklarını dile getirmiş, İran rejiminin çökmesi halinde desteğin geri dönmemek üzere kesileceği uyarısında bulunmuştu.

Hamas farklı finansman kaynaklarına sahip olmakla birlikte, İslami Cihad ve diğer bazı gruplar neredeyse tamamen İran desteğine bağımlı durumda. Bu durum, mensuplarının maaş ödemelerini doğrudan etkilerken, bazı yapıların ciddi biçimde zayıflaması hatta dağılması ihtimalini gündeme getiriyor.

Lübnan’daki suikast

Öte yandan, İslami Cihad kaynakları Şarku’l Avsat’a, hareketin silahlı kanadı Kudüs Tugayları’nın Lübnan’daki komutanı Edhem el-Osman’ın pazartesi günü Beyrut’un güney banliyösünde İsrail tarafından düzenlenen saldırıda öldürüldüğünü doğruladı.

Kaynaklara göre el-Osman, Hizbullah’a ait ve parti tarafından güvenli kabul edilen, güvenliği doğrudan örgüt tarafından sağlanan bir dairede bulunuyordu. Saldırıda, aralarında Hizbullah’a bağlı güvenlik unsurlarının da bulunduğu birkaç kişi daha hayatını kaybetti.

dfvgthy
Beyrut’un güney banliyösünde İsrail bombardımanının yol açtığı hasar (AFP)

İsrail’in el-Osman’ın söz konusu adreste bulunduğuna dair kesin istihbarata sahip olup olmadığı ya da hedefi doğrudan Hizbullah’a ait bir nokta olarak mı vurduğu bilinmiyor. İsrail ordusunun suikastı duyurmasının, İslami Cihad’ın taziye açıklamasından saatler sonra gelmesi dikkat çekti.

İslami Cihad unsurları, destek sırasında Hizbullah ile birlikte İsrail sınırında saldırılara katılmış, hareketin hayatını kaybeden bazı mensuplarının Suriye’den Beyrut’a geçtiği belirtilmişti.



Tahran'ın BM Büyükelçisi: Amerika'nın görüşmeler sırasında İran'a saldırma kararı "tamamen aptalca"

İran'ın Birleşmiş Milletler Daimi Temsilcisi ve Büyükelçisi Ali Bahreyni, dün İsviçre'nin Cenevre kentinde gazetecilere açıklama yaptı (Reuters)
İran'ın Birleşmiş Milletler Daimi Temsilcisi ve Büyükelçisi Ali Bahreyni, dün İsviçre'nin Cenevre kentinde gazetecilere açıklama yaptı (Reuters)
TT

Tahran'ın BM Büyükelçisi: Amerika'nın görüşmeler sırasında İran'a saldırma kararı "tamamen aptalca"

İran'ın Birleşmiş Milletler Daimi Temsilcisi ve Büyükelçisi Ali Bahreyni, dün İsviçre'nin Cenevre kentinde gazetecilere açıklama yaptı (Reuters)
İran'ın Birleşmiş Milletler Daimi Temsilcisi ve Büyükelçisi Ali Bahreyni, dün İsviçre'nin Cenevre kentinde gazetecilere açıklama yaptı (Reuters)

İran'ın Birleşmiş Milletler Büyükelçisi dün yaptığı açıklamada, ABD'nin müzakereler devam ederken İran'a saldırma kararının "tamamen aptalca" olduğunu ve diplomatik çabalarını baltalayarak Körfez ülkelerine ihanet ettiğini söyledi.

İran'ın Cenevre'deki BM Büyükelçisi Ali Bahreyni, Tahran'ın komşularıyla hiçbir sorunu olmadığını, ancak ABD'nin Körfez'deki üslerini İran'a yönelik saldırılar için fırlatma rampası olarak kullanmasını reddettiğini vurguladı.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre Bahreyni Birleşmiş Milletler'de gazetecilere, "Savaş bizim tercihimiz değil, İran'a dayatıldı" dedi.

“Hiç kimse İran’ın saldırganlık karşısında itidal göstermesini beklememeli,” diyen yetkili, “Bu saldırganlık sona erene kadar savunmamıza devam edeceğiz” ifadesini kullandı.

26 Şubat’ta Washington ve Tahran, İran’ın nükleer programı konusunda Cenevre’de dolaylı görüşmeler gerçekleştirdi ve Ummanlı arabulucular “önemli ilerleme” kaydedildiğini bildirdi.

Görüşmelerin bir kısmına katılan yetkili, "herkesin iyimser olduğunu" ve Amerikan ekibinin bu hafta Viyana'da "müzakerelere devam etme konusunda anlaştığını" söyledi.

Ancak, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun ABD Başkanı Donald Trump'ı diplomatik süreci terk etmeye ve cumartesi günü İran'a hava saldırıları düzenlemeye ikna ettiğini belirtti.

Sözlerine şöyle devam etti: "Bu tamamen aptalca bir karardı. Gelecekte bu kararın ne kadar aptalca olduğunu anlayacaklar. Ve ikisi de bunu anlayacak çünkü bu savaşın gidişatını ve kaderini kesin olarak belirleyecek olan İran'dır."

Bahreyni, “Tüm komşularımız, özellikle de Umman, diplomatik bir çözüm için çalışıyorlardı ve Amerika Birleşik Devletleri’nin ihaneti nedeniyle hayal kırıklığına uğradılar” dedi.

Sözlerine şöyle devam etti: “Amerika Birleşik Devletleri herkese ihanet etti.”

Bu bölgesel bir savaş değil

Tahran, bölgedeki Amerikan üslerine ev sahipliği yapan ülkelere saldırılar düzenlerken, Bahreyni şunları söyledi: “Yaptıklarımızın misilleme olarak nitelendirilmesini kabul edemem. Yaptığımız şey öz savunmadır.”

Büyükelçi, İran'ın sorununun komşularıyla olmadığını vurgulayarak, Körfez ülkelerini dost olarak nitelendirdi.

"Komşularımızla günlük diyalog halindeyiz ve bu savaşın komşularımıza karşı bir savaş olmadığını iletiyoruz" diyerek sözlerine şöyle devam etti: "Bu bölgesel bir savaş değil."

İran'ın operasyonlarının "sadece" Amerikan askeri hedeflerine yönelik olduğunu vurgulayan Bahreyni, "askeri güçlerimize sivillere zarar vermemeleri yönünde çok açık emirler verildiğini" söyledi.

Trump dün İranlıların "müzakere etmek istediğini" söylerken, Bahreyni ise Washington'a herhangi bir girişimde bulunulmadığını vurgulayarak, "Savaş başladığından beri bizim tarafımızdan hiçbir temas olmadı" ifadesini kullandı.


ABD'den Afrika ülkesine yaptırım: Askerleri derhal çekin

Trump, ABD yönetimi ve şirketlerinin kritik önem taşıyan maden kaynaklarına erişimini sağlayacak anlaşmadan dolayı iki liderin cesaretini övmüştü (Reuters/Arşiv)
Trump, ABD yönetimi ve şirketlerinin kritik önem taşıyan maden kaynaklarına erişimini sağlayacak anlaşmadan dolayı iki liderin cesaretini övmüştü (Reuters/Arşiv)
TT

ABD'den Afrika ülkesine yaptırım: Askerleri derhal çekin

Trump, ABD yönetimi ve şirketlerinin kritik önem taşıyan maden kaynaklarına erişimini sağlayacak anlaşmadan dolayı iki liderin cesaretini övmüştü (Reuters/Arşiv)
Trump, ABD yönetimi ve şirketlerinin kritik önem taşıyan maden kaynaklarına erişimini sağlayacak anlaşmadan dolayı iki liderin cesaretini övmüştü (Reuters/Arşiv)

ABD, Kongo Demokratik Cumhuriyeti'nde (KDC) etkili olan M23 milislerini destekledikleri için Ruanda ordusu ve üst düzey 4 komutanı hakkında yaptırım açıkladı. 

ABD Hazine Bakanlığı Yabancı Varlıkları Kontrol Ofisi, KDC'nin doğusundaki en büyük iki kent olan Goma ve Bukavu'yu geçen yılın başlarında ele geçiren M23'ün, Ruanda yönetiminin etkin desteği olmaksızın bu ilerlemeleri kaydedemeyeceğini bildirdi. 

Genelkurmay Başkanı Vincent Nyakarundi'nin de aralarında olduğu 4 komutana bu sebeple yaptırım uygulanacağı pazartesi günü duyuruldu. 

Bir açıklama yapan ABD Hazine Bakanı Scott Bessent her iki tarafın Washington Mutabakatı'na uyması için ellerindeki tüm araçları kullanacaklarını söyleyip ekledi:

Ruanda askerleri, silahları ve ekipmanının derhal geri çekilmesini bekliyoruz.

Ruanda hükümet sözcüsü Yolande Makolo, yaptırımları adil bulmadıklarını belirtirken barış anlaşmasını kendilerinin değil KDC'nin bozduğunu savundu. 

Ruanda ve KDC arasında yıllardır süren savaşta, geçen sene haziranda ABD arabuluculuğunda ateşkese varılmıştı. 

Ruanda Cumhurbaşkanı Paul Kagame ve KDC Cumhurbaşkanı Felix Tshisekedi, ABD Başkanı Donald Trump'ın davetiyle Aralık 2025'te Washington'da bir araya gelerek barış anlaşması imzalamıştı.

Ancak Washington Mutabakatı da öncekiler gibi kağıt üstünde kalmıştı. Anlaşmadan kısa süre sonra M23, KDC'ye tekrar saldırmış, Beyaz Saray da anlaşmayı bozduğu gerekçesiyle Kagame yönetimini eleştirerek yaptırım tehdidi savurmuştu.

Wall Street Journal, ABD Dışişleri Bakanlığı ve Hazine Bakanlığı'nın bu gelişmelerin ardından M23 ve Ruanda yönetiminden üst düzey isimleri kapsayan bir yaptırım paketi hazırladığını bildirmişti.

Ruanda liderinin ocak ayı sonlarında Lindsey Graham'ı arayarak yaptırımları engellemesini istediği ve Cumhuriyetçi Senatör'ün Kagame'nin talebini Beyaz Saray'a kabul ettirdiği öne sürülmüştü.

Graham'ın ofisinden yapılan açıklamada, senatörün böyle bir talepte bulunmadığı savunulmuştu.

ABD ve Birleşmiş Milletler, Ruanda yönetimini Kagame'nin kabilesi Tutsilerden savaşçıların ağırlıkta olduğu M23'ü fonlayıp silahlandırmakla suçluyor. Kagame ise bu iddiaları defalarca yalanlamıştı.

M23 milislerinin etkili olduğu doğu kesimlerde 10 milyon kişinin, gıdaya erişimde ciddi güçlük çektiği tahmin ediliyor.

Birleşmiş Milletler, haziran sonuna doğru KDC'nin doğusundaki açlığın üç milyon kişinin yaşamını tehdit edecek kadar artabileceği uyarısını yapıyor.

Independent Türkçe, New York Times, Wall Street Journal, AP


ABD, İran saldırılarında yasaklı yapay zeka programını kullanmış

İran Kızılayı, ABD-İsrail saldırılarında 800'e yakın kişinin hayatını kaybettiğini duyurdu (Reuters)
İran Kızılayı, ABD-İsrail saldırılarında 800'e yakın kişinin hayatını kaybettiğini duyurdu (Reuters)
TT

ABD, İran saldırılarında yasaklı yapay zeka programını kullanmış

İran Kızılayı, ABD-İsrail saldırılarında 800'e yakın kişinin hayatını kaybettiğini duyurdu (Reuters)
İran Kızılayı, ABD-İsrail saldırılarında 800'e yakın kişinin hayatını kaybettiğini duyurdu (Reuters)

ABD Savunma Bakanlığı (Pentagon), yapay zeka firması Anthropic'le sözleşmesini sonlandırmasına rağmen şirketin Claude modelini İran'a yönelik saldırılarda kullanmış.

Adlarının paylaşılmaması şartıyla Wall Street Journal'a (WSJ) konuşan ABD'li yetkililer, Ortadoğu'daki ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı'nın (CENTCOM), İran'a saldırıları koordine ederken Anthropic'in Claude modelini kullandığını savunuyor. CENTCOM ise saldırıda hangi sistemlerin kullanıldığı hakkında detay paylaşmayı reddediyor.

CENTCOM, yapay zeka destekli programı istihbarat değerlendirmeleri, hedef belirleme ve muhtemel savaş senaryolarıyla ilgili simülasyonlar hazırlamak için kullanıyor.

Yetkililer, İran'ın dini lideri Ali Hamaney'in cumartesi günü öldürüldüğü ABD-İsrail operasyonunda da Claude'un bu amaçlarla kullanıldığını söylüyor.

Başkan Donald Trump, Truth Social'dan cuma günü yaptığı açıklamada Anthropic'in federal kurumlara sağladığı hizmetlerin durdurulması talimatını vermişti.

OpenAI'ın eski çalışanları tarafından 2021'de kurulan Anthropic'le Pentagon arasında son dönemde anlaşmazlık yaşanıyordu. Pentagon, firmanın yapay zeka sistemlerini hukuki çerçeve dahilinde çok daha geniş kapsamda kullanmak istiyordu. Ancak şirket, kitlesel gözetim teknolojileri ve otonom silahlar gibi alanlarda kısıtlamalar uyguluyordu.

ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth, 24 Şubat'ta Anthropic'e ültimatom vererek, firmanın yapay zeka hizmetlerini istedikleri gibi kullanmalarına müsaade edilmemesi halinde 27 Şubat'ta anlaşmalarının sonlanacağını söylemişti.

Anthropic'in CEO'su Dario Amodei ise Pentagon'un taleplerini "vicdanen kabul edemeyeceklerini" perşembe günü belirtmişti.

Pentagon, Anthropic'le 200 milyon dolarlık sözleşmesini sonlandırdıktan sonra aynı gün OpenAI'yla anlaşma sağlandığı duyurulmuştu.

ChatGPT'nin yaratıcısı OpenAI'ın kurucu ortaklarından Greg Brockman ve eşi Anna Brockman, geçen yıl Trump'ın seçim kampanyasına 25 milyon dolar bağış yapmıştı. 

WSJ ve Axios'un haberine göre Anthropic'in Claude yazılımı, ocak ayında Venezuela'ya düzenlenen askeri harekatta da kullanılmıştı. Operasyonda başkent Karakas bombalanmış, Latin Amerika ülkesinin lideri Nicolas Maduro ve eşi Cilia Flores de ülkeden kaçırılmıştı.

Independent Türkçe, Wall Street Journal, Axios, Times of Israel