İran’ın komşu ülkeleri hedef alma konusundaki kafa karışıklığı

DMO, Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan’ın ‘özrünü’ görmezden gelip hedeflerin kapsamını genişletmekle tehdit ederken Trump: “Daha sert saldıracağız”

Tahran'ın batısındaki Mehrabad Uluslararası Havaalanı çevresinde yoğun bir şekilde yükselen alevler ve duman (Sosyal medya)
Tahran'ın batısındaki Mehrabad Uluslararası Havaalanı çevresinde yoğun bir şekilde yükselen alevler ve duman (Sosyal medya)
TT

İran’ın komşu ülkeleri hedef alma konusundaki kafa karışıklığı

Tahran'ın batısındaki Mehrabad Uluslararası Havaalanı çevresinde yoğun bir şekilde yükselen alevler ve duman (Sosyal medya)
Tahran'ın batısındaki Mehrabad Uluslararası Havaalanı çevresinde yoğun bir şekilde yükselen alevler ve duman (Sosyal medya)

ABD ve İsrail'in İran'a karşı başlattıkları savaş ikinci haftasına girerken, İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, saldırılar için komşu ülkelerden özür diledikten sonra, Tahran'ın iktidar kurumları arasında komşu ülkeleri hedef alma konusunda kafa karışıklığı yaşandığını gösteren belirtiler ortaya çıktı.

Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan, komşu ülkelerin toprakları İran'a saldırı düzenlemek için kullanılmadığı sürece bu ülkelere yönelik saldırıları durduracağına söz verirken, askeri yetkililer hedeflerinin kapsamını genişletmeye dair tehditlerini sürdürdü. Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan, savaşın başlangıcında İran’ın Dini Lideri Ali Hamaney ve bazı üst düzey komutanların öldürülmesinin ardından sahadaki kararların İran Devrim Muhafızları Ordusu (DMO) tarafından alındığını kabul etti.

Öte yandan İran Cumhurbaşkanı’nın özrü, Tahran'da siyasi tartışmalara yol açtı. İran Yargı Erki Başkanı ve Geçici Liderlik Konseyi Üyesi Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ‘bölgedeki bazı ülkelerin toprakları düşmanın hizmetine sunulduğu için şiddetli saldırıların devam etmesi’ konusunda kararlı bir tutum sergiledi.

Tüm bunlar olurken sahada gerilim daha da tırmandı ve İsrail'in Tahran ve ülkenin diğer şehirlerine yoğun saldırıları devam etti. İran ise İsrail ve bölgedeki üslere füzeler ve insansız hava araçları (İHA) ile karşılık verdi.

ABD Başkanı Donald Trump, Tahran'ı ‘çok daha güçlü’ saldırılarla vurmakla tehdit ederken, Washington'ın ‘daha önce dikkate alınmayan alanları ve kişileri’ hedef almayı düşündüğünü söyledi.

İran Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan’ın komşu ülkelerden özür dilemesinin saldırıların baskısı karşısındaki bir geri çekilmeyi yansıttığını söyleyen Trump, “Komşularından özür diledi, onlara teslim oldu ve onları hedef almayacağına söz verdi” diye ekledi.

Sahadaki gelişmelere gelince, İsrail, Tahran ve İsfahan'daki askeri alanları ve füze tesislerini hedef alan 80'den fazla savaş uçağının katıldığı bir hava saldırısı dalgası başlattı. Saldırı sırasında Mehrabad, Şiraz, İsfahan ve Hamadan havaalanlarında büyük çaplı patlamalar meydana geldi. Saldırılarda Tahran’daki petrol rafinerisinin bazı bölümleri de hedef alındı.

Buna karşın İran, İsrail'e füzeli saldırılar düzenlerken, DMO, İsrail’in Hayfa kentindeki rafinerinin hedef alındığı saldırılarda Fetih, İmad ve Hayber füzelerinin kullanıldığını duyurdu.

İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi ise ABD'yi ‘Keşm Adası'ndaki su arıtma tesisini hedef almakla’ suçlayarak bunun ‘ciddi sonuçları’ olacağı uyarısında bulundu.



Müzakereler çıkmaza girdi... Tahran'ın yeni teklifini Trump reddetti

Müzakereler çıkmaza girdi... Tahran'ın yeni teklifini Trump reddetti
TT

Müzakereler çıkmaza girdi... Tahran'ın yeni teklifini Trump reddetti

Müzakereler çıkmaza girdi... Tahran'ın yeni teklifini Trump reddetti

Washington ve Tahran arasındaki müzakere süreci, bir sonraki aşamanın şartları üzerindeki derin görüş ayrılıkları nedeniyle çıkmaza giriyor.

ABD Başkanı Donald Trump, dün yaptığı açıklamada, ateşkes süreci devam etmesine rağmen yürütülen diplomatik temasların tıkandığını belirterek, İran’ın sunduğu yeni müzakere teklifinden "memnun olmadığını" ifade etti.

İranlı liderlerin kendi aralarında "bölünmüş" olduğunu ve çatışmadan çıkış stratejisi konusunda uzlaşamadıklarını savunan Trump, "Benden kabul etmemin mümkün olmadığı şeyler talep ediyorlar" ifadelerini kullandı.

İran medyasında yer alan haberlere göre Tahran yönetimi, gelecek döneme ilişkin müzakere önerilerine dair hazırladığı yeni yanıtı, arabulucu Pakistan kanalıyla ABD yönetimine iletti. Ancak Trump’ın açıklamaları, bu yanıtın Washington kanadında karşılık bulmadığını gösteriyor.

Müzakere masasındaki tıkanıklığa paralel olarak, sahada Hizbullah ve İsrail arasındaki "çatışmalar" devam ediyor: İsrail, Lübnan'ın güneyindeki bazı kasabaları topçu ateşine tutarken, Hizbullah, İsrail güçlerini insansız hava araçlarıyla (İHA) hedef almayı sürdürdü.

Bölgedeki kontrollü gerilim, diplomatik kanallardaki belirsizlikle birlikte artmaya devam ediyor.


İran'da hapiste olan Nobel ödüllü Nergis Muhammedi acil olarak hastaneye kaldırıldı

İranlı aktivist Nergis Muhammedi (AP)
İranlı aktivist Nergis Muhammedi (AP)
TT

İran'da hapiste olan Nobel ödüllü Nergis Muhammedi acil olarak hastaneye kaldırıldı

İranlı aktivist Nergis Muhammedi (AP)
İranlı aktivist Nergis Muhammedi (AP)

Nobel Barış Ödülü sahibi İranlı aktivist Nergis Muhammedi’nin, cezaevinde yaşadığı "feci" sağlık sorunları nedeniyle acil olarak hastaneye sevk edildiği bildirildi.

Nergis Muhammedi Vakfı tarafından dün yapılan açıklamada, İranlı aktivistin durumunun ağırlaşması üzerine cezaevinden ülkenin kuzeybatısındaki bir hastaneye nakledildiği belirtildi. Şarku'l Avsat'ın AP'den aktardığına göre Muhammedi’nin sağlık durumunun "felaket düzeyinde" kötüleştiği vurgulandı.

Vakıf, Muhammedi'nin iki kez tam bilinç kaybı yaşadığını ve ciddi bir kalp krizi geçirdiğini duyurdu. Dün erken saatlerde, kuzeybatıdaki Zencan şehrinde tutulduğu cezaevinde iki kez baygınlık geçiren aktivistin durumunun ciddiyetini koruduğu ifade edildi.

Avukatları, mart ayı sonlarında Muhammedi’nin bir kalp krizi geçirdiğinden şüphelendiklerini belirtti. Olaydan günler sonra kendisini ziyaret eden avukatlar, Muhammedi’nin renginin solgun olduğunu, aşırı kilo kaybettiğini ve ancak bir hemşirenin yardımıyla yürüyebildiğini belirtti.

Vakıf, hastaneye sevk kararının 12 Aralık'taki tutuklanmasından bu yana maruz kaldığı "140 günlük sistematik tıbbi ihmalin" ardından geldiğini belirtti. Yapılan açıklamada, "Daha önce Tahran'daki uzman doktorlar tarafından tedavi edilmesi gerektiği yönündeki tıbbi tavsiyelere rağmen, cezaevi doktorlarının durumun hapishane koşullarında yönetilemeyeceğini kabul etmesi üzerine bu nakil kaçınılmaz bir zorunluluk olarak gerçekleşmiştir" ifadelerine yer verildi.

Muhammedi’nin ailesi, haftalardır uygun bir tıbbi tesise nakledilmesi için çağrıda bulunuyordu. Vakıf, ailenin dün gerçekleşen hastaneye nakli "son dakika müdahalesi" olarak nitelendirdiğini ve kritik sağlık ihtiyaçlarının karşılanması için "çok geç kalınmış olabileceğine" dair endişelerini dile getirdi.

Muhammedi’nin Fransa’daki yasal temsilcisi Şirin Erdekani ise aktivistin hastaneye sevk edilmesinin veya özel kardiyoloğuyla görüşmesinin daha önce engellendiğini belirtti. Erdekani ayrıca, avukatların gerçekleştirdiği kısa ziyaret sırasında bir cezaevi yetkilisinin sürekli odada hazır bulunduğuna da dikkat çekti.


Amerika, Ortadoğu'daki müttefiklerine 8,6 milyar dolarlık silah satışını onayladı

Litvanya'da bir Patriot füze bataryasının yanında duran Amerikalı askerler (Arşiv-AP)
Litvanya'da bir Patriot füze bataryasının yanında duran Amerikalı askerler (Arşiv-AP)
TT

Amerika, Ortadoğu'daki müttefiklerine 8,6 milyar dolarlık silah satışını onayladı

Litvanya'da bir Patriot füze bataryasının yanında duran Amerikalı askerler (Arşiv-AP)
Litvanya'da bir Patriot füze bataryasının yanında duran Amerikalı askerler (Arşiv-AP)

ABD Dışişleri Bakanlığı, aralarında İsrail, Katar, Kuveyt ve Birleşik Arap Emirlikleri’nin (BAE) bulunduğu Ortadoğulu müttefiklerine toplam değeri 8,6 milyar doları aşan askeri satışlara onay verdi.

Söz konusu onay haberi; ABD ve İsrail’in İran’a karşı yürüttüğü savaşın dokuzuncu haftasında ve İran savaşında ilan edilen kırılgan ateşkesin yürürlüğe girmesinin üzerinden üç hafta sonra gerçekleşti.

Bakanlık tarafından paylaşılan verilere göre, onaylanan askeri satış paketinde:

Katar: 4,01 milyar dolar değerinde Patriot hava ve füze savunma sistemlerinin modernizasyonu ve 992,4 milyon dolar tutarında Gelişmiş Hassas Silah Sistemleri (APKWS).

Kuveyt: 2,5 milyar dolar değerinde Entegre Muharebe Komuta Sistemi.

İsrail: 992,4 milyon dolar değerinde Gelişmiş Hassas Silah Sistemleri (APKWS).

Birleşik Arap Emirlikleri (BAE): 147,6 milyon dolar değerinde Gelişmiş Hassas Silah Sistemleri (APKWS).

Açıklamada, Katar, İsrail ve BAE ile yapılan hassas silah sistemleri anlaşmalarında ana yüklenicinin BAE Systems olduğu belirtildi.

Kuveyt’e yönelik komuta sistemi ile Katar’ın Patriot modernizasyon projelerinde ise savunma sanayii devleri RTX (Raytheon) ve Lockheed Martin ana yüklenici olarak rol alacak. Ayrıca Kuveyt ile yapılan anlaşmada Northrop Grumman şirketinin de ana yükleniciler arasında yer aldığı kaydedildi.