İsrail ordusu: “İran yüzlerce füzeyle misket bombası attı”

İran, misillemelerde İsrail'in yanı sıra Körfez ülkelerini de hedef alıyor (AP)
İran, misillemelerde İsrail'in yanı sıra Körfez ülkelerini de hedef alıyor (AP)
TT

İsrail ordusu: “İran yüzlerce füzeyle misket bombası attı”

İran, misillemelerde İsrail'in yanı sıra Körfez ülkelerini de hedef alıyor (AP)
İran, misillemelerde İsrail'in yanı sıra Körfez ülkelerini de hedef alıyor (AP)

İsrail Savunma Kuvvetleri'ne (IDF) göre İran'ın şimdiye dek fırlattığı 300 balistik füzenin yaklaşık yarısı misket bombası taşıyordu.

IDF'nin salı günü yaptığı açıklamada, İran'ın kullandığı misket bombaları nedeniyle pazartesi günü iki kişinin öldüğü, bir kişinin de ağır yaralandığı bildirildi.

Açıklamada, İran füzelerindeki misket bombalarının yaklaşık 10 kilometre yarıçapında yayılarak kontrol edilemez şekilde hasar yarattığı belirtildi.

Salı günü de İsrail'in Kudüs bölgesindeki Beyt Şemeş şehrine misket bombası taşıyan bir füze fırlatıldığı fakat can kaybı yaşanmadığı aktarıldı.

Adlarının paylaşılmaması şartıyla Times of Israel'e konuşan İsrailli askeri yetkililer, hava savunma sistemlerinin misket bombası taşıyan füzelerin etkisini tamamen engellemekte zorlandığını söylüyor.

Uluslararası Af Örgütü, geçen yıl haziranda patlak veren 12 günlük savaşta da İran'ın İsrail'e en az üç kez misket bombası attığını duyurmuştu.

Tahran yönetimi, misket bombası kullandığına dair iddialarla ilgili açıklama yapmadı.

Diğer yandan Guardian'ın Kasım 2025'teki analizinde, İsrail ordusunun Lübnan'a saldırılarda benzer misket bombaları kullandığı ortaya konmuştu. İsrail'in bunları 155 milimetrelik M999 Barak Eitan ve 227 milimetrelik Ra'am Eitan güdümlü füzelerine yerleştirdiği tespit edilmişti. Tel Aviv yönetimiyse iddiaları ne doğrulamış ne de reddetmişti.

2010'da yürürlüğe giren Misket Bombası Anlaşması (CCM), bu mühimmatın kullanımını, üretimini, stoklanmasını ve transferini yasaklıyor. Türkiye'nin yanı sıra ABD, İsrail ve İran da anlaşmaya taraf değil.

ABD ve İsrail'in 28 Şubat'ta İran'a başlattığı harekatta ülkenin dini lideri Ali Hamaney ve Devrim Muhafızları'ndan üst düzey yetkililer öldürülmüştü. Hamaney'in yerine oğlu Mücteba'nın geçtiği de 8 Mart'ta duyurulmuştu.

Tel Aviv ve Washington farklı hedeflere sahip

İran'a saldırılar sürerken Washington'la Tel Aviv'in savaşın gidişatına ilişkin görüş ayrılığı yaşadığı aktarılıyor.

ABD Başkanı Donald Trump, Miami'de pazartesi düzenlediği basın toplantısında, Tahran yönetimiyle savaşın "çok yakında biteceğini" öne sürmüş, İran ordusunun gücünü kaybettiğini savunmuştu. Cumhuriyetçi lider, önceki açıklamalarında operasyonun 4 haftadan uzun sürebileceğini söylemişti.

Wall Street Journal'ın analizine göre Trump, savaşı “kendi koşullarıyla" kısa sürede bitirmek isterken İsrail lideri Binyamin Netanyahu, İran'da rejim değişikliği koşulları oluşana dek harekatı sürdürmeyi planlıyor.

Kimliklerinin paylaşılmaması şartıyla konuşan ABD'li yetkililer, Washington'ın İran'daki enerji altyapısını vuran İsrail'i uyararak bunu tekrarlamamasını istediğini de söylüyor.

Brüksel merkezli düşünce kuruluşu Uluslararası Kriz Grubu'ndan Ali Vaez şu değerlendirmeleri paylaşıyor:

Trump, insanlık tarihinin en eski dersini öğreniyor olabilir: Savaş başlatmak, sona erdirmekten çok daha kolaydır. İran, Hürmüz Boğazı üzerindeki etkisini sürdürmek için her türlü motivasyona sahipken, İsrail ise kendi kampanyasını durdurmak için hiçbir neden görmeyebilir.

Times of Israel'in analizine göre savaşın yarattığı ekonomik sarsıntı da ABD'yle İsrail arasındaki görüş farklılıklarını etkiliyor.

George W. Bush döneminde Beyaz Saray'ın Ortadoğu danışmanı olarak görev yapan Michael Singh, İsrail'in saldırıları sürdürmek isteyeceğini vurgularken, "ABD uzun süreli bir çatışmaya pek istekli olmayabilir" diyor.

Analizde özellikle ABD ve Körfez ülkeleri arasındaki ekonomik bağların ve Beyaz Saray'ın Ortadoğu'dan almak istediği yatırımların çatışmalar nedeniyle tehlike altında olduğuna dikkat çekiliyor.

Independent Türkçe, Times of Israel, Wall Street Journal



Irak’ın Erbil kenti yakınlarında İranlı Kürt muhaliflerin kampına SİHA saldırısı

Irak’ın Erbil kentinde insansız hava aracıyla düzenlenen saldırının ardından yükselen dumanlar ve alevler. (Arşiv – Reuters)
Irak’ın Erbil kentinde insansız hava aracıyla düzenlenen saldırının ardından yükselen dumanlar ve alevler. (Arşiv – Reuters)
TT

Irak’ın Erbil kenti yakınlarında İranlı Kürt muhaliflerin kampına SİHA saldırısı

Irak’ın Erbil kentinde insansız hava aracıyla düzenlenen saldırının ardından yükselen dumanlar ve alevler. (Arşiv – Reuters)
Irak’ın Erbil kentinde insansız hava aracıyla düzenlenen saldırının ardından yükselen dumanlar ve alevler. (Arşiv – Reuters)

Güvenlik kaynakları Reuters’a yaptıkları açıklamada, patlayıcı yüklü bir insansız hava aracının (SİHA) dün Irak’ın Erbil kentinin kuzeydoğusunda bulunan İranlı Kürt muhaliflere ait bir kampa saldırı düzenlediğini bildirdi.

Güvenlik kaynakları, geçen çarşamba günü de Irak’ın Erbil kentinin kuzeydoğusundaki İranlı Kürt muhaliflere ait bir kampa füze atıldığını belirtmişti.

ABD-İsrail’in İran’a karşı yürüttüğü savaş sırasında, yıllardır Irak’ın kuzeyindeki kamp ve üslerde konuşlanan İranlı Kürt muhalif gruplara ait noktalar, İran’ın İHA ve füze saldırılarına maruz kaldı.

Savaşın başlarında ABD Başkanı Donald Trump, İranlı Kürt savaşçıların İran’a saldırı düzenlemesini desteklediğini açıklamıştı. Ancak daha sonra geri adım atan Trump, “çok dostane ilişkilerimiz bulunan” Kürtlerin çatışmaya dâhil olmasını “istemediğini” söyledi.

İran, son yıllarda Irak’ın kuzeyindeki İranlı Kürt muhalif gruplara defalarca saldırı düzenledi. Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre  Tahran yönetimi, bu grupları İran içinde gerçekleştirilen saldırılara karışmakla ve İsrail ile Tahran karşıtı Batılı ülkelerin çıkarlarına hizmet etmekle suçluyor.


İran’dan, ABD ablukasının kaldırılması karşılığında Hürmüz Boğazı’nı yeniden açmaya hazır olduğu mesajı

Hürmüz Boğazı'ndaki gemiler (Reuters)
Hürmüz Boğazı'ndaki gemiler (Reuters)
TT

İran’dan, ABD ablukasının kaldırılması karşılığında Hürmüz Boğazı’nı yeniden açmaya hazır olduğu mesajı

Hürmüz Boğazı'ndaki gemiler (Reuters)
Hürmüz Boğazı'ndaki gemiler (Reuters)

İran’ın İslamabad Büyükelçisi, Tahran’ın çatışmayı sona erdirmek amacıyla Pakistan’ın haziran ayında arabuluculuğunu yaptığı geçici anlaşma çerçevesinde ABD ile müzakerelere hâlâ açık olduğunu söyledi. Şarku’l Avsat'ın AP’den aktardığına göre Büyükelçi Washington’u, Hürmüz Boğazı konusunda diplomatik çabaları baltalamak ve çatışmayı uzatmakla suçladı.

Büyükelçi Rıza Amiri Mukaddem, Tahran’ın yakın zamanda Pakistan’a, Washington’un İran limanlarına uyguladığı deniz ablukasını kaldırması hâlinde Hürmüz Boğazı’nı yeniden açmaya hazır olduğunu bildirdiğini söyledi. Ancak Mukaddem, ABD Başkanı Donald Trump’ı İran limanlarına yönelik ablukayı sürdürmekte ısrar ederek, bu öneriyi reddetmekle suçladı.

Pakistan ve Katar, Hürmüz Boğazı’nda deniz trafiğinin yeniden başlamasını, ABD’nin deniz ablukasının kaldırılmasını ve İran’ın nükleer programını da kapsayan daha kapsamlı bir anlaşmaya yönelik müzakerelerin başlatılmasını amaçlayan haziran ayındaki anlaşmanın sağlanmasına yardımcı olmuştu.

Mukaddem, İslamabad’da düzenlenen bir panelde yaptığı açıklamada, İranlı yetkililerin Pakistan Genelkurmay Başkanı Mareşal Asım Münir’in Tahran ziyaretleri sırasında kendisine, Washington’un ablukayı sona erdirmesi şartıyla boğazı yeniden açmaya hazır olduklarını bildirdiklerini söyledi.

Mukaddem ayrıca İran’ın, Pakistan, Suudi Arabistan ve Türkiye’yi kapsayan Mekke Ortak Savunma Anlaşması’nı destekleyip desteklemeyeceğine karar vermeden önce inceleyeceğini belirtti. Söz konusu anlaşmanın birliği güçlendirebilecek bir araç olabileceğini ifade eden Mukaddem, “Mekke Anlaşması’nı inceleyeceğiz. Eğer iyi bir anlaşmaysa destekleyeceğiz” ifadelerini kullandı.


ABD Kongresi’nde cinsel tacize ilişkin kurallar gözden geçiriliyor

ABD Kongre üyeleri Kat Cammack ve Teresa Leger Fernández. (AP)
ABD Kongre üyeleri Kat Cammack ve Teresa Leger Fernández. (AP)
TT

ABD Kongresi’nde cinsel tacize ilişkin kurallar gözden geçiriliyor

ABD Kongre üyeleri Kat Cammack ve Teresa Leger Fernández. (AP)
ABD Kongre üyeleri Kat Cammack ve Teresa Leger Fernández. (AP)

ABD Kongresi’nde cinsel suistimalle mücadele etmek amacıyla bu ilkbaharda kurulan çalışma grubunda görev almaya başlayan Cumhuriyetçi Temsilciler Meclisi üyesi Kat Cammack, kısa süre içinde eski kadın çalışanlardan telefonlar almaya başladı. Florida temsilcisi Cammack, bu kadınların yaşadıklarını ve tanıklıklarını paylaşmak istediğini belirtti.

Şarku’l Avsat'ın AP’den aktardığına göre Cammack, kadınların “bir anda ortaya çıktığını” belirtti. Kadınların, maruz kaldıkları olayları bildirmeleri hâlinde büyük emek vererek kurdukları kariyerlerinin sona ereceğine ilişkin yaygın inanış nedeniyle yıllarca sessiz kaldıklarını ifade etti.

Cammack, “Bunlar şimdiye kadar yaptığım en zor konuşmalardan bazılarıydı. Anlatılanlar son derece yürek burkucuydu” ifadelerini kullandı.

Temsilciler Meclisi Etik Komitesi’nin cinsel suistimal iddialarına ilişkin yürüttüğü soruşturmalarda bu yıl yaşanan büyük artış, Kongre yönetimini yeni bir çalışma grubu oluşturmaya yöneltti. Gruba Cammack ile New Mexico eyaletinin Demokrat temsilcisi Teresa Leger Fernández başkanlık ediyor.

Cammack, grubun ulaştığı bulguların “endişe verici” olduğunu belirtti.

Mağdurların yardım almak için hangi mercilere başvurabileceklerini yeterince bilmediklerini belirten Cammack, ayrıca faillerin yaptırımlarla karşılaşacağına dair güvenlerinin de bulunmadığını ifade etti.

Cammack, mevcut taciz bildirim prosedürlerinin de ters etki yaratabildiğine dikkat çekti. Bu kapsamda, iddia edilen ihlalin ardından şikâyette bulunmak için tanınan 180 günlük süreyi örnek göstererek, bu sürenin mağdurlar üzerinde bir “geri sayım saati” baskısı oluşturduğunu söyledi.

Cammack, “Bu, felaket boyutunda bir durum. Kongre’deki sistemin tamamı, aslında mağdurların şikâyette bulunmasını caydıracak şekilde tasarlanmış” değerlendirmesinde bulundu.

Çalışma grubunun, kasım ayında yapılacak ara seçimlerin ardından değişiklik önerilerini açıklaması bekleniyor. Amaç, yıl sonundan önce gerekli düzenlemelerin hayata geçirilmesi için adım atmak.