İsviçre, İran'a karşı savaşla bağlantılı uçakların uçuşuna ilişkin ABD’den gelen iki talebi reddetti

İran'a yönelik saldırılarda yer alan USS Abraham Lincoln uçak gemisinin üzerinde uçuş yapan ABD savaş uçakları (AFP)
İran'a yönelik saldırılarda yer alan USS Abraham Lincoln uçak gemisinin üzerinde uçuş yapan ABD savaş uçakları (AFP)
TT

İsviçre, İran'a karşı savaşla bağlantılı uçakların uçuşuna ilişkin ABD’den gelen iki talebi reddetti

İran'a yönelik saldırılarda yer alan USS Abraham Lincoln uçak gemisinin üzerinde uçuş yapan ABD savaş uçakları (AFP)
İran'a yönelik saldırılarda yer alan USS Abraham Lincoln uçak gemisinin üzerinde uçuş yapan ABD savaş uçakları (AFP)

İsviçre hükümeti tarafından dün yapılan açıklamada, ABD’nin askeri ve resmi uçaklarda ülkenin hava sahasını kullanma taleplerini değerlendirdiği, İsviçre'nin tarafsızlık yasası uyarınca iki talebi reddettiği ve üç talebi kabul ettiği belirtildi.

Hükümet, haber ajansı Reuters’ın aktardığı açıklamada, tarafsızlık yasasının, savaşa ilişkin askeri amaçlara hizmet eden çatışan taraflara ait uçakların hava sahasını kullanmasını yasakladığı vurgulandı. Öte yandan aynı yasa, yaralıların nakledilmesi de dahil olmak üzere insani ve tıbbi amaçlı geçişlere ve çatışmayla ilgili olmayan uçuşlara izin veriyor.

İran dün, Washington'ın ülkenin ana enerji merkezini bombalamasının ardından, Ortadoğu'da süren savaşı daha fazla tırmandırmakla tehdit ederek, bölgedeki ABD ile bağlantılı tüm tesisleri hedef alacağını duyurdu. ABD Başkanı Donald Trump ise ‘birçok ülkenin’ bölgeye savaş gemileri göndereceğini öngördü.

ABD-İsrail ve İran arasındaki savaş, üçüncü haftasına girerken, İran, ABD güçlerinin İran petrolünün yüzde 90’ının ihraç edildiği, Basra Körfezi'deki Hark Adası’nda bulunan askeri mevzileri bombalamasının ardından adeta meydan okudu.

İsrail ve ABD'nin 28 Şubat'ta İran'a saldırı başlatmasından bu yana, savaşta çoğu İran'da olmak üzere 2 binden fazla kişi hayatını kaybetti. Savaş aynı zamanda petrol arzında şimdiye kadarki en büyük aksaklığa yol açarak küresel düzeyde akaryakıt fiyatlarının yükselmesine neden oldu.

ABD Başkanı Trump, birçok ülkenin, dünya enerji arzının yüzde 20'sinin geçtiği Hürmüz Boğazı'ndan gemilerin geçişine izin vermek için savaş gemileri göndereceğini öne sürdü.



Almanya Savunma Bakanı: ABD ile iş birliği, asker azaltımına rağmen sürüyor

Almanya Savunma Bakanı Boris Pistorius (EPA)Almanya Savunma Bakanı Boris Pistorius (EPA)
Almanya Savunma Bakanı Boris Pistorius (EPA)Almanya Savunma Bakanı Boris Pistorius (EPA)
TT

Almanya Savunma Bakanı: ABD ile iş birliği, asker azaltımına rağmen sürüyor

Almanya Savunma Bakanı Boris Pistorius (EPA)Almanya Savunma Bakanı Boris Pistorius (EPA)
Almanya Savunma Bakanı Boris Pistorius (EPA)Almanya Savunma Bakanı Boris Pistorius (EPA)

Almanya Savunma Bakanı Boris Pistorius, ABD’nin Almanya’daki askerlerini kısmen çekme kararının ardından iki ülke arasındaki ortak çıkarlara vurgu yaptı.

Pistorius, Berlin’de Alman Haber Ajansı’na (DPA) yaptığı açıklamada, “ABD askerlerinin Avrupa’da, özellikle de Almanya’da bulunması hem bizim hem de ABD’nin çıkarınadır” dedi.

Söz konusu kararın sürpriz olmadığını belirten Pistorius, ABD’nin Avrupa’dan ve Almanya’dan asker çekmesinin “beklenen bir adım” olduğunu ifade etti.

Pistorius, “Ramstein, Grafenwöhr, Frankfurt ve diğer yerlerde Amerikalılarla Avrupa’da barış ve güvenlik, Ukrayna’ya destek ve ortak caydırıcılığın güçlendirilmesi için yakın iş birliği içindeyiz” diye konuştu.

ABD’nin Almanya’daki üslerinde Afrika ve Ortadoğu’daki güvenlik çıkarlarına yönelik askeri işlevlerin de bulunduğuna dikkat çeken Pistorius, NATO’nun transatlantik niteliğini koruyabilmesi için daha “Avrupalı” hale gelmesi gerektiğini belirtti.

Pistorius, “Avrupalılar olarak kendi güvenliğimiz için daha fazla sorumluluk üstlenmeliyiz” diyerek, Almanya’nın bu yönde ilerlediğini, ordunun büyütüldüğünü, teçhizat tedarikinin hızlandırıldığını ve altyapının geliştirildiğini ifade etti.

Pistorius ayrıca, Almanya’nın yanı sıra İngiltere, Fransa, Polonya ve İtalya’nın yer aldığı “Group of Five” (Beşli Grup) kapsamındaki ortaklarıyla gelecekteki görevler konusunda koordinasyon sağlayacağını açıkladı.


İran, İsrail adına casusluk yapmakla suçlanan iki kişiyi idam etti

Tahran'da yol kenarına asılmış İran bayrağının yanından geçen bir adam (AFP)
Tahran'da yol kenarına asılmış İran bayrağının yanından geçen bir adam (AFP)
TT

İran, İsrail adına casusluk yapmakla suçlanan iki kişiyi idam etti

Tahran'da yol kenarına asılmış İran bayrağının yanından geçen bir adam (AFP)
Tahran'da yol kenarına asılmış İran bayrağının yanından geçen bir adam (AFP)

Reuters'ın İran medyasına dayandırdığı habere göre, infazlar bu sabah gerçekleştirildi. İran Yargı Erki tarafından yapılan açıklamada, Yakup Kerimpur ve Nasır Bekirzade’nin, İsrail ve istihbarat servisi Mossad ile iş birliği yapmaktan suçlu bulundukları ve asılarak idam edildikleri belirtildi.

İranlı yetkililerin paylaştığı bilgilere göre, hükümlülerden Yakup Kerimpur, hassas bilgileri bir Mossad görevlisine sızdırmakla suçlandı. Nasır Bekirzade ise Hükümet yetkilileri, dini şahsiyetler ve başta ülkenin orta kesimindeki Natanz bölgesi olmak üzere kritik öneme sahip tesisler hakkında istihbarat toplamakla itham edildi.

Birleşmiş Milletler: idamlarda artış var

İnfazlar, bölgedeki askeri gerilimin ve ülke içi siyasi çalkantıların gölgesinde gerçekleşiyor. Birleşmiş Milletler (BM) İnsan Hakları Yüksek Komiserliği, geçtiğimiz çarşamba günü yayımladığı bildiride endişe verici rakamlar paylaştı.

BM bildirisinde, 28 Şubat'ta başlayan ABD-İsrail saldırıları ve savaş ortamıyla birlikte infazların hız kazandığına dikkat çekilerek şu ifadelere yer verildi: "Ocak 2026'daki protestolarla bağlantılı en az 9 kişi, muhalif gruplara üye olduğundan şüphelenilen 10 kişi ve casusluk suçlamasıyla 2 kişi olmak üzere çok sayıda infaz gerçekleştirildi."


Yeniden savaş çıkma ihtimali diplomasiye gölge düşürüyor

İran'ın Bender Abbas kıyılarından görülen Hürmüz Boğazı'ndaki gemiler, 27 Nisan 2026 (AP)
İran'ın Bender Abbas kıyılarından görülen Hürmüz Boğazı'ndaki gemiler, 27 Nisan 2026 (AP)
TT

Yeniden savaş çıkma ihtimali diplomasiye gölge düşürüyor

İran'ın Bender Abbas kıyılarından görülen Hürmüz Boğazı'ndaki gemiler, 27 Nisan 2026 (AP)
İran'ın Bender Abbas kıyılarından görülen Hürmüz Boğazı'ndaki gemiler, 27 Nisan 2026 (AP)

ABD’nin deniz ablukası ve İran’ın Hürmüz Boğazı’nı kapatma hamlesiyle artan gerilim, diplomatik çözüm umutlarını gölgelerken; Başkan Trump, Tahran’dan gelen son teklifi "yetersiz" bulduğunu açıkladı.

Hürmüz Boğazı’nın kapalı kalması ve ABD ambargosunun sürmesi, bölgede savaşın yeniden başlama ihtimalini güçlendiriyor. Bu kritik süreçte ABD Başkanı Donald Trump, iki ülke arasındaki savaşı sona erdirmeyi amaçlayan müzakereler kapsamında İran’ın sunduğu son öneriden "memnun olmadığını" açıkladı.

Gazetecilere açıklamalarda bulunan Trump, süreçle ilgili sert ve kararlı mesajlar verdi:

"Şu anda İran ile telefon üzerinden müzakere ediyoruz. Görüşmelerde mesafe katettik ama bir anlaşmaya varacağımızdan emin değilim. Onlar (İranlılar) bir anlaşmaya varmak istiyorlar, neler olacağını göreceğiz... Ya onlarla bir anlaşma yapacağım ya da onları yok edeceğim."

Şarku’l Avsat’ın Tahran’daki resmi medya organlarından aktardığına göre İran, Ortadoğu’daki savaşa son vermek amacıyla Pakistanlı arabulucular aracılığıyla ABD’ye yeni bir müzakere taslağı sundu.

Axios haber sitesinin aktardığı detaylara göre İslamabad yönetimi, Trump’ın bir önceki teklifi reddetmesi üzerine Tahran’dan "güncellenmiş" bir öneri hazırlamasını istedi. Trump’ın reddettiği önceki teklifin; nükleer meseleyi sonraya bırakıp, deniz ablukasının kaldırılması karşılığında Hürmüz Boğazı'nın açılmasına odaklandığı belirtiliyor.

İran Dışişleri Bakanlığı, Pakistan'ın ABD ile yürütülen görüşmelerde resmi arabulucu kalmaya devam edeceğini teyit etti. Bakanlık Sözcüsü İsmail Bekayi, konuya ilişkin yaptığı açıklamada, Müzakerelerden çok hızlı bir sonuç beklemek gerçekçi olmadığını belirterek, Tahran'ın temel amacının, "savaş riskinin tamamen ortadan kalktığını" garanti altına alacak bir yol haritası oluşturmak olduğunu ifade etti.