Tahran’ın açık bir yıpratma savaşındaki kolu Iraklı gruplar

17 Mart 2026’da Bağdat’taki korunaklı Yeşil Bölge’de bulunan ABD Büyükelçiliği çevresi dışında yangın çıktı
17 Mart 2026’da Bağdat’taki korunaklı Yeşil Bölge’de bulunan ABD Büyükelçiliği çevresi dışında yangın çıktı
TT

Tahran’ın açık bir yıpratma savaşındaki kolu Iraklı gruplar

17 Mart 2026’da Bağdat’taki korunaklı Yeşil Bölge’de bulunan ABD Büyükelçiliği çevresi dışında yangın çıktı
17 Mart 2026’da Bağdat’taki korunaklı Yeşil Bölge’de bulunan ABD Büyükelçiliği çevresi dışında yangın çıktı

Ortadoğu’da askeri çatışmaların başlamasından bu yana, Tahran’a bağlı Iraklı silahlı gruplar Amerikan çıkarlarını hedef tahtasına yerleştirdi. Bu gruplar, uluslararası güçlerin bulunduğu askeri üsleri, diplomatik misyonları ve hayati petrol tesislerini sık sık hedef alıyor.

Washington tarafından terör listesine alınan bu örgütler, daha çatışmanın başında yaptıkları açıklamalarda, bölgesel gerilimin uzun süreli bir “yıpratma savaşına” dönüşeceği uyarısında bulunmuştu.

“Eksenlerin” iç içe geçmesi

Yerel üretime dayandıklarını vurgulayan bir açıklamada, Nuceba Hareketi adlı grup, “Direniş ekseni içinde insansız hava araçları ve füzelerin üretimi, Iraklı evlerde tatlı yapmak kadar sıradan hale geldi” ifadelerini kullandı.

Bu gruplar, “Irak’ta İslami Direniş” olarak bilinen gevşek bir ittifak çatısı altında faaliyet gösteriyor. Söz konusu ittifak, Irak içinde ve bölge genelinde “düşman” olarak nitelendirdiği hedeflere yönelik İHA ve füze saldırılarını düzenli olarak üstleniyor.

Bu yapılar, İran’ın liderlik ettiği ve Lübnan’daki Hizbullah, Gazze’deki Hamas ile Yemen’deki Husileri de kapsayan “Direniş Ekseni”nin temel unsurlarından biri olarak görülüyor.

Iraklı gruplar, 28 Şubat’ta İran’a yönelik İsrail-ABD saldırısının ardından “İslam Cumhuriyeti’ni savunma” taahhüdünü açıkça ilan etmişti.

Askeri ve siyasi tablo

Mevcut sahnede farklı roller üstlenen çeşitli güçler bulunuyor. Bunların başında, ABD çıkarlarına yönelik saldırılarda öncü rol oynayan Ketaib Hizbullah geliyor. Grup, geçmişte düzenlenen saldırılarda çok sayıda saha komutanını kaybetmiş olsa da, 6 sandalyelik bir parlamento bloğu üzerinden siyasette de etkili olmaya çalışıyor.

bfrbfr
Irak ordusuna ait zırhlı bir araç, Bağdat’taki Yeşil Bölge’de ABD Büyükelçiliği yerleşkesini korumak amacıyla Dicle Nehri kıyısında konuşlandırıldı (AFP)

Ebu Ala el-Velayi liderliğindeki Ketaib Seyyid eş-Şüheda da iktidardaki Şii koalisyon Koordinasyon Çerçevesi içinde temsil ediliyor. Buna karşılık Nuceba Hareketi, siyasi sürece katılmayı reddederek tamamen askeri bir çizgi izlemeyi tercih ediyor.

Öte yandan Asaib Ehl el-Hak ise şu ana kadar doğrudan askeri operasyonlara katılmış değil. Grup, 27 sandalyelik güçlü parlamento bloğu üzerinden siyasi nüfuzunu artırmaya odaklanırken, birçok gözlemciye göre silahlı kimliğini giderek geri plana itiyor.

Yıpratma stratejisi

Saldırılar yalnızca Bağdat’taki ABD Büyükelçiliği ve havaalanındaki lojistik tesislerle sınırlı kalmadı; yabancı şirketlere ait petrol sahaları ile büyük bir ABD konsolosluğu ve askeri varlığı barındıran Irak Kürt Bölgesel Yönetimi de hedef alındı.

Saldırıların etkisi bölge geneline de yayıldı. Kuveyt, daha önce kendi topraklarına isabet eden saldırılar nedeniyle Irak’ın büyükelçisini çağırmıştı.

Uluslararası Kriz Grubu araştırmacısı Lihib Hegel, AFP’ye yaptığı değerlendirmede, bu grupların çatışmaya dahil olmasını İran rejimi için “varoluşsal bir mücadele” olarak nitelendirdi. Hegel’e göre bu yapılar, özellikle İran lideri Ali Hamaney’in öldürülmesinin ardından, “direniş ekseninin son savunma hattı” haline geldi.

vgrf
Havaalanlarının kapatılmasının ardından Araplar, yabancılar ve Iraklılar Ürdün’e kara sınır kapısından geçerek ülkeden ayrılırken araçlardan oluşan uzun bir kuyruk oluştu (Reuters)

Grupların insansız hava araçları ve kısa menzilli balistik füzeler bulundurduğunu belirten Hegel, Tahran’ın Hizbullah veya Husilere kıyasla daha ağır silahları bu gruplardan esirgediğini de vurguladı. Nihai hedefin ise “ABD güçlerini Irak’tan çıkarmak” olduğu ifade ediliyor.

Suikastlar zinciri

Diğer taraftan ABD ve İsrail, tırmanan gerilime hassas saldırılarla karşılık vermeyi sürdürüyor. Çatışmaların ilk saatlerinden itibaren Bağdat’ın güneyindeki Curf es-Sahr’da Ketaib Hizbullah mevzileri ile Haşdi Şabi’ye ait tesisler hedef alındı.

AFP’nin yayımladığı verilere göre, operasyonların başlamasından bu yana en az 43 militan ve Haşdi Şabi unsuru hayatını kaybetti.

Gerilimin zirvesi ise geçen cumartesi yaşandı. Bağdat’ın merkezine düzenlenen füze saldırısında, Ketaib Hizbullah mensubu 3 kişi, aralarında üst düzey bir komutanın da bulunduğu şekilde öldürüldü; grubun lideri Ebu Hüseyin el-Hamidavi de yaralandı.

Ajansa konuşan Iraklı bir güvenlik yetkilisi, 2023’te Gazze savaşıyla başlayan “hedefli suikastlar” sürecinin artık açık biçimde Irak sahasına taşındığını belirterek, bunun yeni bir açık çatışma dönemine işaret ettiğini söyledi.



Trump: İran çok önemli tavizler veriyor

ABD Başkanı Donald Trump (EPA)
ABD Başkanı Donald Trump (EPA)
TT

Trump: İran çok önemli tavizler veriyor

ABD Başkanı Donald Trump (EPA)
ABD Başkanı Donald Trump (EPA)

Şarku’l Avsatın Reuters'ten aktardığına göre ABD Başkanı Donald Trump dün yaptığı açıklamada, İran’ın “çok büyük tavizler verdiğini” söyledi.

Trump, gazetecilere yaptığı değerlendirmede, “Büyük ilerleme kaydediyoruz. İran çok büyük tavizler veriyor. Ne olacağını göreceğiz” ifadelerini kullandı.

ABD Başkanı Trump, dün daha önce yaptığı uyarıda ise İran’ın Hürmüz Boğazı’ndan geçen gemilere ücret uyguladığının tespit edilmesi halinde Tahran ile yürütülen müzakerelerin başarısız olabileceğini belirtti. Trump, İran makamlarının Washington’a, stratejik öneme sahip bu boğazda gemi geçişlerine yönelik herhangi bir ücret veya ilave maliyet planı bulunmadığını bildirdiğini ifade etmişti.


Uluslararası Denizcilik Örgütü: Hürmüz'de mahsur kalan denizcilerin tahliyesi birkaç hafta sürecek

Umman kıyıları açıklarındaki Hürmüz Boğazı'nda gemiler, 24 Haziran 2026 (Reuters)
Umman kıyıları açıklarındaki Hürmüz Boğazı'nda gemiler, 24 Haziran 2026 (Reuters)
TT

Uluslararası Denizcilik Örgütü: Hürmüz'de mahsur kalan denizcilerin tahliyesi birkaç hafta sürecek

Umman kıyıları açıklarındaki Hürmüz Boğazı'nda gemiler, 24 Haziran 2026 (Reuters)
Umman kıyıları açıklarındaki Hürmüz Boğazı'nda gemiler, 24 Haziran 2026 (Reuters)

Uluslararası Denizcilik Örgütü (IMO) Genel Sekreteri Arsenio Dominguez, dün Fransız Basın Ajansı’na (AFP) verdiği mülakatta, Hürmüz Boğazı'nın kapatılması nedeniyle Körfez bölgesinde mahsur kalan 11 bin denizcinin tahliyesinin "birkaç hafta" sürebileceğini belirtti.

Birleşmiş Milletler’in deniz güvenliğinden sorumlu kuruluşu IMO tarafından salı günü duyurulan tahliye planı, savaşın başlamasından bu yana bölgede mahsur kalan 600 geminin nihayet ayrılmasına imkân tanıyacak. Dominguez, konuya ilişkin yaptığı açıklamada, "Bütün denizcilerin tahliyesini fiilen tamamlayabilmemiz için birkaç haftaya daha ihtiyacımız olacak" dedi.

IMO Sözcüsü ise dün yaptığı açıklamada, örgüt tarafından uygulamaya konulan yeni çıkış planı kapsamında gemilerin Hürmüz Boğazı'ndan geçişe başladığını bildirdi.

Örgüt, onaylanması birkaç ay süren planın, İran savaşı nedeniyle Körfez'de mahsur kalan ve içinde yaklaşık 11 bin denizcinin bulunduğu yüzlerce geminin boğazdan yelken açmasını sağlayacağını kaydetti. Dün açıklamada bulunan sözcü, "Gemiler plan doğrultusunda geçişlere başladı" derken, boğazı geçen gemilere ilişkin detay vermekten kaçındı.

Londra Borsası Grubu’nun (LSEG) gemi takip verileri, son 12 saat içinde plan kapsamında en az 2 kuru yük gemisi ile bir kargo gemisinin Hürmüz Boğazı’nı geçtiğini gösterdi. Nakliye verileri ayrıca, mahsur kalan ve toplamda 5 milyon varil ham petrol taşıyan 3 petrol tankerinin de boğazdan ayrıldığını, bunlardan ikisinin Asya’ya doğru ilerlediğini ortaya koydu. Ancak bu tankerlerin IMO planı dahilinde ayrılıp ayrılmadığı henüz netlik kazanmadı.

Umman'ın Musandam kentinden çekilen, Hürmüz Boğazı'ndaki gemiler, 18 Haziran 2026 (Reuters)Umman'ın Musandam kentinden çekilen, Hürmüz Boğazı'ndaki gemiler, 18 Haziran 2026 (Reuters)

Boğazdan çıkış için iki geçici rota

Şarku’l Avsatın Reuters'ten aktardığına göre LSEG ve MarineTraffic verileri, çoğunluğu kuru yük, kargo, konteyner gemileri ile 5 petrol tankeri ve römorkörlerden oluşan en az 35 ticari gemi boğazdan geçmek için hazırlık yaptığını gösteriyor.

IMO tarafından dün plan hakkında yayımlanan notta, "Gemilerin harekete geçmeden önce talimatları beklemesi gerekmektedir" denildi. Açıklamada ayrıca, "Bekleme alanındaki yoğunluk, seyir güvenliğini korumak adına yeni bildirimlerin gönderilmesinin askıya alınmasına yol açacaktır" uyarısı yer aldı.

Uluslararası Denizcilik Örgütü, planın uygulanmasının ABD ile İran arasında varılan ateşkes anlaşması sayesinde mümkün olduğunu ilan etti.

Enerji sevkiyatlarında artış

Kpler şirketinin analizi, Hürmüz Boğazı'ndaki gemi trafiğinin son birkaç günde gözle görülür bir iyileşme kaydettiğini ve günlük ortalama geçiş yapan gemi sayısının, daha önceki 10-11 seviyesinden 25'in üzerine çıktığını gösterdi. Ancak bu rakam, 28 Şubat'ta çatışmaların patlak vermesinden önce görülen günlük ortalama 125 gemi geçişine kıyasla oldukça düşük bir seviyede kalıyor.

Birçok gemi, takip edilebilmek için Otomatik Tanımlama Sistemi (AIS) transponderlarını aktif hale getirse de bazı gemilerin sinyallerinin parazite maruz kalması veya gemilerin boğazdaki hareketlerini gizlemesi nedeniyle radarda görünmeyebileceği belirtiliyor. IMO tahminleri ve piyasa verileri, Körfez'de yaklaşık 100'ü tanker olmak üzere 500 ila 600 geminin mahsur kaldığına işaret ediyor.


Devrim Muhafızları: Hürmüz Boğazı'ndan güvenli geçişlere yalnızca İran karar verir

Umman Sultanlığı'ndaki Musandam'dan çekilen, Hürmüz Boğazı'ndaki gemiler (Arşiv-Reuters)
Umman Sultanlığı'ndaki Musandam'dan çekilen, Hürmüz Boğazı'ndaki gemiler (Arşiv-Reuters)
TT

Devrim Muhafızları: Hürmüz Boğazı'ndan güvenli geçişlere yalnızca İran karar verir

Umman Sultanlığı'ndaki Musandam'dan çekilen, Hürmüz Boğazı'ndaki gemiler (Arşiv-Reuters)
Umman Sultanlığı'ndaki Musandam'dan çekilen, Hürmüz Boğazı'ndaki gemiler (Arşiv-Reuters)

Devrim Muhafızları dün yaptığı açıklamada, Hürmüz Boğazı'ndan güvenli geçişin yalnızca İran tarafından belirlenen deniz koridorları üzerinden yapılabileceğini bildirdi.

Açıklamada, İran ile koordinasyon olmaksızın ilan edilen yeni geçiş hatlarının kabul edilemez olduğu ve kamu güvenliği açısından risk oluşturduğu ifade edildi.

Devrim Muhafızları, bu kurallara uymayan gemilere karşı gerekli önlemlerin alınacağını ifade etti.