Rusya, İran'daki savaştan nasıl yararlanabilir?

Tahran'daki derin devletin hamlelerinin ardındaki gerçek nedenler Kremlin için belirsizliğini koruyabilir

Görsel: Dominic Bugatto
Görsel: Dominic Bugatto
TT

Rusya, İran'daki savaştan nasıl yararlanabilir?

Görsel: Dominic Bugatto
Görsel: Dominic Bugatto

Anton Mardasov

Rusya’nın Sovyet dönemi istihbarat teşkilatı Devlet Güvenlik Komitesi (KGB) ve Federal Güvenlik Servisi’nin (FSB) öncülü olan Sovyet Gizli Polisi'nin kurucusu ve ilk başkanı Felix Dzerzhinsky'ye atfedilen, “Siyaset, petrol kokmaya başladı, tıpkı petrolün de siyaset kokmaya başlaması gibi” şeklindeki söz, son zamanlarda ABD ve İsrail ile İran arasındaki savaşla çağdaş Rus siyasetinin çizgilerini öngörürken özel bir güncellik kazanıyor.

Aslında birçok analistin de işaret ettiği üzere, Hürmüz Boğazı’ndaki lojistik aksaklıklar Moskova’nın lehine işliyor. Zira bu durum, enerji fiyatlarındaki dalgalanmalar karşısında, Moskova’nın gelirlerini artırmasına ve bütçesini yeniden finanse etmesine, Ukrayna’da devam eden askeri operasyonların maliyetlerini karşılamasına olanak tanıyor. Aynı şekilde, Washington’ın dikkatini Avrupa sahnesinden Ortadoğu'ya kaydırması ve bunun Ukrayna hava savunma sistemlerine olası yansımaları da Rusya'nın çıkarına. Bununla birlikte, mevcut durumda Kremlin'in elindeki fırsatların boyutunu abartmak akıllıca görünmüyor. Ayrıca, İran rejiminin devam etmesi, Moskova için saf kazanç kaynağı olmak yerine yeni zorluklar getirebilir.

Stratejik ufuk

İran, Rusya’nın taktiksel müttefiki ve Batı karşıtı gayri resmi bir ittifakın ortağı olmanın yanı sıra son yıllarda Ortadoğu’nun çeşitli bölgelerinde Rus istihbarat operasyonlarının merkezi haline geldi. 2015 yılında Suriye’de Beşşar Esed rejimine verdiği destekle bölgeye geri dönen Moskova, kendi kapasitesine güvenmiş olsa da tek başına değil, İran’ın şemsiyesi altında ve uzun süreli kara savaşlarına katılan müttefik ve vekil güçlerin yoğun faaliyetleri çerçevesinde hareket ettiğinin farkındaydı.

Öte yandan Rusya ile İran arasındaki iş birliği, dini kaygılar ve birikmiş güven krizlerinden kaynaklanan çok sayıda içsel kısıtlamayla karşı karşıya. Bu durum, yıllar boyunca birçok ekonomik projenin hayata geçirilmesini engelledi. Bu yüzden teorik olarak İran’ın yenilgisi Moskova için bir felaket sayılmaz.

Kremlin'e yakınlığıyla bilinen siyasi analist Dmitri Trenin, bu senaryonun Rusya'nın stratejik çıkarlarıyla uyuşmadığını, çünkü ABD'nin Tahran'ın yenilgisinden sonra bile çıkarları üzerinde baskı kurmaya devam edeceğini düşünüyor.

Siyasetçiler ve askeri yetkililer dahil olmak üzere çoğu Rus uzman, İran rejiminin kritik aşamayı atlattığını ve devrilme olasılığının düşük olduğunu varsayarken operasyonun sınırlı bir zaman dilimi içinde kalacağını tahmin ediyorlar.

Sovyet Bilimler Akademisi'nden Georgy Arbatov’un kurucusu olduğu ABD ve Kanada Çalışmaları Enstitüsü (ISKRAN) Askeri ve Siyasi Araştırmalar Bölümü'nün önde gelen araştırmacılarından Rus Uzman Demokrit Zamanapolov ise İran'ın yenilgisinin, Rusya'nın Güney Kafkasya'daki konumuna ağır bir darbe vuracağını öngörüyor. Zamanapolov’a göre ABD'ye yakın yeni bir hükümetin kurulması, İran'ın dış politika önceliklerini Washington ve Tel Aviv ile daha fazla entegrasyona yöneltecek ve ülkenin kuzeyinde radar istasyonlarının kurulmasına yol açacak.

Rusya’nın güvenlik endişelerinin, ABD-İsrail operasyonunun başlamasından önce Moskova’nın sağladığı desteğin ardındaki temel itici güç olduğu açık. Bu destek, istihbarat paylaşımı şeklinde bugün de devam ediyor. Aynı zamanda bu destek oldukça sınırlı ve sembolik nitelikte ve ister istihbarat bilgisi sağlanması ister askeri teknolojinin daha iyi kullanılması konusunda danışmanlık verilmesi, ister elektronik savaş sistemleri, füzeler ve diğer mühimmat türlerinin temini açısından olsun, Batı'nın Ukrayna'ya sağladığı sürekli destekle karşılaştırılamaz. Ayrıca ABD'nin güney sınırları boyunca ve Ermenistan ile Tacikistan'da Rusya ordusunun hareketlerini izleme kapasitesini güçlendirmesi bekleniyor.

Rusya Uluslararası İlişkiler Konseyi Genel Direktörü İvan Timofeyev, Moskova’nın İran krizinden çıkarması gerektiğini düşündüğü bazı derslere değindi. Bu dersleri, Kremlin’in dikkate alması gereken bir dizi kısa öneri halinde özetledi. Bunların en önemlileri arasında, Batı'nın baskılarının uzun vadede devam edeceği, taviz vermenin faydasız olacağı, siyasi liderlerin hedef alınmaya devam edeceği ve iç karışıklıkların dış müdahaleleri teşvik edebileceği yer alıyor.

dvfd
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ve İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, Kremlin’de düzenlenen bir görüşmede bir araya geldi, 17 Ocak 2025 (AFP)

Bu son nokta, Rus yetkililerin mart ayından bu yana Moskova'da yabancı mesajlaşma uygulamalarına ve genel olarak internete erişimi kısıtlamak için aldığı daha önce eşi ve benzeri görülmemiş önlemleri açıklamak açısından dikkat çekici görünüyor. Rus yetkililer tarafından ‘casus’ ilan edilen ekonomist Vyacheslav Shiryaev'e göre başkent Moskova’da uygulanan bu kısıtlamaların dört yıldır süren Ukrayna çatışmasıyla bağlantılı olması pek olası değil. Bu katı önlemlerin ardındaki gerçek nedenin, İsrail-ABD’nin İran’a karşı başlattıkları askeri harekatla ve özellikle de bu harekatın, İran'ın bilgi teknolojisi altyapısının dış müdahaleler karşısında ne kadar kırılgan olduğunu ortaya çıkarmasıyla ilgili olduğunu düşünen Shiryaev, bu altyapının Tahran tarafından aslen vatandaşlarını denetlemek amacıyla kurulduğuna inanıyor.

Taktiksel zorluklar

Bununla birlikte aralarında politikacıların ve askeri yetkililerin de olduğu birçok Rus uzman, İran rejiminin kritik aşamayı atlattığını ve devrilme olasılığının halen düşük olduğunu varsayıyor. Ayrıca operasyonun sınırlı bir zaman dilimi içinde kalacağını tahmin ediyorlar. Bu bağlamda Washington, uzun soluklu bir harekât yürütmekte ve geniş çaplı kara operasyonlarına girmekte pek de istekli görünmüyor. Ancak hala net bir cevabı olmayan ‘İran'ın hava savunma sisteminin devre dışı kalması durumunda, İran'a yönelik hava saldırıları Beşşar Esed döneminde Suriye'de veya Lübnan'da görülenlere benzer şekilde uzun süreli bir modele dönüşürse, Moskova nasıl davranacak ve nasıl tepki verecek?’ sorusu Moskova'nın zihnini kurcalıyor. İsrail’in ordusu ve dış istihbarat teşkilatı Mossad'a, siyasi liderliğe danışmadan üst düzey İranlı yetkilileri hedef alma yetkisi de dahil olmak üzere genişletilmiş operasyonel yetkiler verildiği yönündeki bazı raporlar, meselenin sadece kısa bir süre içinde mümkün olduğunca fazla hasar verme girişimiyle sınırlı olmayabileceğini, aynı zamanda askeri kampanyanın doğasında uzun vadeli ve daha sürdürülebilir bir modele doğru kademeli dönüşümü de yansıtıyor olabilir.

Moskova ile Tahran arasındaki askeri ilişkiler, esasen İran ordusuyla yapılan iş birliği üzerinden kuruldu. Raporlara göre bu ordu, DMO’dan daha güçsüz ve etkisiz.

Bu durumda Moskova, tedarik yollarını yeniden yapılandırmanın yanı sıra, petrol fiyatlarındaki yükselişten yararlanmaya devam edebilir. Kremlin'in de Ukrayna'da yürütülen ‘özel askeri harekatı’ ABD ve İsrail'in İran'daki askeri harekatıyla karşılaştırmak ve Batı'yı hem Ortadoğu'da hem de Avrupa'da bölgesel güvenlik sistemlerini kurmada başarısız olmakla suçlamak için kullanacağına şüphe yok. Bunun yanında dikkate alınması gereken bazı çekinceler söz konusu. Şarku’l Avsat’ın al Majalla’dan aktardığı analize göre bunlardan ilki, İran Devrim Muhafızları Ordusu’nun (DMO) artan nüfuzu nedeniyle, Moskova ile Tahran arasındaki siyasi temaslar, karar alma konusunda kısıtlı yetkilere sahip olan Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan ile sınırlı kaldı. Öte yandan İran Ulusal Güvenlik Konseyi eski Sekreteri Ali Laricani, suikasta kurban gitmeden önce uzlaştırıcı bir rol oynuyordu. Laricani, sadece Vladimir Putin ile değil, diğer Rus yetkililerle de temaslarını sürdürerek, nükleer dosyadan hava savunmasına kadar uzanan çok sayıda konuyu görüşüyordu.

fvdvf
Arka planda St. Petersburg Köprüsü görülürken St. Petersburg'daki limanda bulunan akaryakıt depoları, 26 Eylül 2025 (AFP)

Diğer taraftan Moskova ile Tahran arasındaki askeri ilişkiler, esasen İran ordusuyla yapılan iş birliği üzerinden kuruldu. Raporlara göre bu ordu, DMO’dan daha güçsüz ve etkisiz. Bundan dolayı İran'daki ‘derin devlet’ olarak bilinen yapının hareketlerinin gerçek nedenleri Kremlin için belirsiz kalabilir. Ayrıca DMO'nun Batı'ya karşı terör saldırıları düzenlemek de dahil olmak üzere aşırı önlemlere başvurma olasılığı da bulunuyor.

İkincisi, İran’ın askeri ve siyasi kurumlarındaki kutuplaşmanın artması ve birbiriyle rekabet eden güç merkezlerinin ortaya çıkması, yalnızca Rusya’nın olası arabuluculuk çabalarını engellemekle kalmayacak, aynı zamanda mevcut ikili anlaşmazlıkları da daha da derinleştirebilir. Arabulucu rolünü üstlenebilme yeteneğinin, Moskova için Ortadoğu meselelerinde önemli bir stratejik sermaye olduğu biliniyor. İkili veya çok taraflı müzakerelerde DMO tarafından temsil edilen İran liderliğinin gerçek hedeflerini anlayamamak, sadece Rusya-İran koordinasyonunu karmaşıklaştırmakla kalmayacak, aynı zamanda Kremlin'i bu rolün gerçekten ihtiyaç duyulduğu bir anda arabulucu rolünü üstlenmekten mahrum bırakabilir.

* Bu analiz Şarku'l Avsat tarafından Londra merkezli al Majalla dergisinden çevrilmiştir.



Ukrayna savaşı: Rus petrolünde kritik arz kesintisi yaşanıyor

Ukrayna, Rusya'nın petrol altyapısını hedef alarak Kremlin'in ekonomisine darbe indirmeye çalışıyor (Reuters)
Ukrayna, Rusya'nın petrol altyapısını hedef alarak Kremlin'in ekonomisine darbe indirmeye çalışıyor (Reuters)
TT

Ukrayna savaşı: Rus petrolünde kritik arz kesintisi yaşanıyor

Ukrayna, Rusya'nın petrol altyapısını hedef alarak Kremlin'in ekonomisine darbe indirmeye çalışıyor (Reuters)
Ukrayna, Rusya'nın petrol altyapısını hedef alarak Kremlin'in ekonomisine darbe indirmeye çalışıyor (Reuters)

Ukrayna saldırıları nedeniyle Rusya'nın petrol ihracat kapasitesi yüzde 40 azaldı.

Reuters'ın analizine göre Ukrayna ordusunun düzenlediği drone saldırıları ve "gölge filoya" ait olduğu öne sürülen tankerlere el konmasıyla Rusya'nın petrol ihracat kapasitesinin en az yüzde 40'ı durma noktasına geldi.

Haberde, bunun "dünyanın en büyük ikinci petrol ihracatçısı olan Rusya'nın modern tarihindeki en ciddi petrol arz kesintisi olduğu" savunuluyor.

Saldırılar nedeniyle yaşanan arz kesintisinin, İran savaşının etkisiyle petrol fiyatlarının varil başına 100 doları aştığı bir dönemde Moskova'yı olumsuz etkilediği belirtiliyor.

Ülkenin başlıca gelir kaynakları arasında yer alan petrol üretimi, 2,6 trilyon dolarlık Rus ekonomisinin temelini oluşturuyor.

Ukrayna, bu ay Rusya'nın petrol ve yakıt ihracat altyapısına yönelik insansız hava aracı (İHA) saldırılarını yoğunlaştırdı. Kiev güçleri Karadeniz'deki Novorossisk ile Baltık Denizi'ndeki Primorsk ve Ust-Luga dahil Rusya'nın batı kesimindeki üç büyük petrol ihracat limanını vurdu.

Macaristan ve Slovakya için kritik önem taşıyan Drujba petrol boru hattına 27 Ocak'ta yapılan saldırı sonucu da sevkıyat sekteye uğramıştı. Kiev yönetimi, saldırının Moskova tarafından düzenlendiğini savunmuştu. Ukrayna ordusu da bu boru hattına geçen yıl ağustosta saldırı düzenlemişti.

Bunlara ek olarak Rusya'nın yaptırım altındaki petrolü taşımak için kullandığı "gölge filoya" ait olduğu öne sürülen tankerlere de el kondu.

Avrupa'daki el koymalar, Rusya'nın Murmansk limanından yapılan günlük 300 bin varillik Arktik petrol ihracatının aksamasına yol açtı.  

Diğer yandan Kremlin, Skovorodino-Mohe ve Atasu-Alashankou boru hatları üzerinden Çin'e tedariki sürdürüyor.

Ayrıca Rusya'nın Kozmino limanı üzerinden deniz yoluyla taşınan ESPO Blend ihracatı da devam ediyor.

Analize göre üç güzergahtan yapılan toplam petrol sevkiyatı günde yaklaşık 1,9 milyon varil seviyesinde.

Independent Türkçe, Reuters, Kyiv Post


İran muhtemel Hark Adası işgaline hazırlanıyor

Uzmanlara göre ABD, 13 Mart'taki saldırıda adadaki bazı hava savunma sistemlerini kullanılmaz hale getirdi (AFP)
Uzmanlara göre ABD, 13 Mart'taki saldırıda adadaki bazı hava savunma sistemlerini kullanılmaz hale getirdi (AFP)
TT

İran muhtemel Hark Adası işgaline hazırlanıyor

Uzmanlara göre ABD, 13 Mart'taki saldırıda adadaki bazı hava savunma sistemlerini kullanılmaz hale getirdi (AFP)
Uzmanlara göre ABD, 13 Mart'taki saldırıda adadaki bazı hava savunma sistemlerini kullanılmaz hale getirdi (AFP)

İran, ABD'nin kara harekatı düzenleme ihtimaline karşı Hark Adası'ndaki savunma önlemlerini artırıyor.

Adlarının paylaşılmaması şartıyla CNN'e konuşan yetkililer, İran'ın olası kara harekatına karşı adaya ek askeri personel ve hava sistemleri sevk ettiğini söylüyor.

Kaynaklara göre İran ordusu, adadaki çok katmanlı hava savunma sistemlerine ek olarak bölgeye MANPAD diye bilinen, omuzdan ateşlenebilen karadan havaya güdümlü füze sistemleri konuşlandırdı.

Ayrıca Basra Körfezi'ndeki adanın çevresine, amfibi çıkarma gemilerinin yanaşabileceği kıyı şeridi de dahil zırh delici mayınlar döşendiği aktarılıyor.

Amerikan ordusu, İran'ın ham petrol ihracatının yaklaşık yüzde 90'ının gerçekleştirildiği adaya 13 Mart'ta hava saldırısı düzenlemişti.

ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), aralarında "deniz mayın depolama tesisleri, füze depolama sığınakları ve çok sayıda diğer askeri tesisin" yer aldığı 90'a yakın hedefin vurulduğunu duyurmuştu.

Başkan Donald Trump da "ahlaki nedenlerle" adadaki petrol altyapısını vurmadıklarını söylemişti.

İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf, X'ten dün yaptığı paylaşımda "İran'ın düşmanları, bölge ülkelerinden birinin desteğiyle İran adalarından birini işgal etmeye hazırlanıyor" ifadelerini kullanmıştı.

Kalibaf, ABD'nin hangi ülkeyle işbirliği yaptığına dair bilgi paylaşmadan, "Bu yönde bir adım atılırsa, o bölge ülkesinin tüm hayati altyapısı hiçbir kısıtlama olmaksızın amansız şekilde hedef alınacaktır" demişti.

Amerikan ordusu, amfibi gemilerinden çıkarma, baskın ve saldırı görevlerinde uzmanlaşmış, her birinde yaklaşık 2 bin 200 askerin yer aldığı iki Deniz Piyade Sefer Birimi'ni Ortadoğu'ya sevk etti.

82. Hava İndirme Tümeni'ne bağlı yaklaşık 1000 ABD askeri de birkaç gün içinde bölgeye konuşlandırılacak. Kaynaklar, bu ekiplerin Hark Adası'nı ele geçirmeye yönelik olası bir operasyonda görev yapabileceğini söylüyor.

Diğer yandan uzmanlara göre ABD'nin Hark Adası'na çıkarma yapması durumunda askerler hem adadan hem de İran anakarasından saldırıların hedefi olabilir.

Kimliğinin gizli tutulmasını isteyen İsrailli bir yetkili de bu risklere dikkat çekerek, "Bu tehlikeye girmeden adadaki petrol sahalarını bombalamalarını umuyoruz ama neler olacağını bilmek mümkün değil" diyor.

Financial Times'ın analizinde, Hark Adası'nın ele geçirilmesi halinde ABD'nin, İran'ın tüm petrol ihracatı üzerinde kontrol sahibi olacağına dikkat çekiliyor. Beyaz Saray, bu güçlü kozu Hürmüz Boğazı'nı açması için Tahran'a baskı uygulamak amacıyla kullanabilir.

Öte yandan Tahran yönetiminin, petrol altyapısını düşmana bırakmak yerine yok ederek daha radikal bir karşı saldırıya geçme ihtimali olduğuna da dikkat çekiliyor. 

Independent Türkçe, CNN, Financial Times


Batı istihbaratı: Rusya, İran'a drone desteği veriyor

Fotoğraf: AFP
Fotoğraf: AFP
TT

Batı istihbaratı: Rusya, İran'a drone desteği veriyor

Fotoğraf: AFP
Fotoğraf: AFP

Bir habere göre Rusya, İran'ın ABD ve İsrail'e karşı savaş kapasitesini desteklemek için drone, ilaç ve gıdadan oluşan kademeli sevkıyatı tamamlamak üzere.

İstihbarat konusunda bilgilendirilen iki yetkilinin Financial Times'a verdiği bilgiye göre, üst düzey İranlı ve Rus yetkililer, İsrail ve ABD'nin geçen ay Tahran'a ilk saldırısını düzenlemesinden birkaç gün sonra drone teslimatını gizlice görüşmeye başladı.

Batı istihbaratına göre Moskova, teslimatlara mart başlarında başladı ve ay sonuna kadar tamamlanması bekleniyordu.

dsvd
İran Şahid drone'ları, Rusya mühimmatının önemli bir parçası (AFP)

İran'ın yıllarca Moskova'nın Ukrayna istilasına destek vermesinin ardından Rusya, savaş devam ederken Tahran'ın yakın bir müttefiki olmayı sürdürüyor.

Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski, Rusya'nın İran'a istihbarat sağladığını defalarca iddia etti. Çarşamba günü yaptığı açıklamada, Moskova'nın, Washington'ın Kiev'e istihbarat akışını kesmesi karşılığında İran'la askeri istihbarat paylaşımını durdurmayı teklif ederek ABD'ye şantaj yapmaya çalıştığını söyledi.

Pazartesi günü, Rusya'nın İran'a istihbarat sağlamayı sürdürdüğüne dair "inkar edilemez" kanıtlara sahip olduğunu öne sürdü ve Reuters'a verileri gördüğünü söylese de daha fazla ayrıntı vermedi.

Drone sevkıyatı, savaşın başlamasından bu yana Moskova'nın İran'a ölümcül desteğinin ilk kanıtı olabilir.

vfde
Dmitri Peskov, Rusya'nın İran liderliğiyle diyaloğu sürdürdüğünü söyledi (AFP)

Kremlin sözcüsü Dmitriy Peskov, drone sevkıyatına dair bir soru üzerine Financial Times'a şunları söyledi:

Şu anda ortalıkta birçok sahte haber dolaşıyor. Doğru olan tek şey, İran liderliğiyle diyaloğumuzu sürdürüyoruz.

İran, Rusya'nın Ukrayna'ya karşı yürüttüğü savaşta önemli rol oynayan Şahid drone'larının kilit tedarikçilerinden biri. Moskova, Ukrayna'ya yönelik saldırıları sırasında geceleri yüzlerce Şahid drone'u ateşledi; bu da Kiev'i savunma amaçlı drone savaşı konusunda uzmanlaştırdı.

Zelenski çarşamba günü, Körfez ülkelerinin Ukrayna'nın drone'lara karşı savunma konusundaki deneyimine büyük ilgi gösterdiğini söyledi.

fdevfe
Zelenski, Ukrayna'nın Körfez ülkelerine drone uzmanlığını sunduğunu söyledi (BBC)

X'te yaptığı açıklamada, "Bölgede sadece 'Şahid'lerin değil, FPV drone'larının da kullanıldığına dair artan kanıtlar görüyoruz" dedi.

Bu modern savaş ve herkes buna hazırlıklı olmalı. Ukrayna bu alanda uzmanlığa sahip ve desteğimiz karşılığında daha büyük zorluklarla karşılaştığımız alanlarda yardıma ihtiyacımız var. Bu ihtiyaç, balistik tehditlere karşı korunmayı ve savunma için mali kaynakları da kapsıyor. Ukrayna karşılıklı yarar sağlayan bir ortaklık sunuyor: Bizi güçlendirebilecek olanları güçlendirebiliriz. Dünyadaki mevcut tablo, gerçek sonuçları ve gerçek güvenliği ancak koordineli ortak adımların sağlayabileceğini gösteriyor. Avrupa'da engelleniyoruz ve bu risk devam ettiği sürece kendimizi güçlendirmek için ek fırsatlar aramalıyız. Ortadoğu ve Körfez, Ukrayna'yı güçlendirmek için doğru yönü ve ciddi fırsatları temsil ediyor.

Independent Türkçe