Savaşın uzamasıyla küresel piyasalar alarmda: Yatırımcılar nereye kaçacak?

New York'taki Wall Street Borsası'ndaki yatırımcılar (Reuters)
New York'taki Wall Street Borsası'ndaki yatırımcılar (Reuters)
TT

Savaşın uzamasıyla küresel piyasalar alarmda: Yatırımcılar nereye kaçacak?

New York'taki Wall Street Borsası'ndaki yatırımcılar (Reuters)
New York'taki Wall Street Borsası'ndaki yatırımcılar (Reuters)

İran’a yönelik savaş, Doğu’dan Batı’ya küresel piyasalarda işlem yapanlar açısından son derece olumsuz bir tablo ortaya koyuyor. Şanghay merkezli fon yöneticisi Wang Yabi için ise mesele, geceleri rahat uyuyabilmekle ilgili. Ortadoğu’daki savaşın sürmesiyle küresel piyasalarda yaşanan sert satış dalgası karşısında Wang, portföyündeki pozisyonlarını keskin şekilde azalttı.

Özel Zigji fonunun yöneticisi Wang, pazartesi günü Çin hisselerinde yaşanan sert düşüşle ilgili şu ifadeleri kullandı:  “Keskin dalgalanmaları sevmem... Açılış kötüydü, bu yüzden portföy pozisyonlarımı yaklaşık yüzde 30’a indirdim. Sonrasında kendimi çok daha rahat hissettim.”

Hafta içinde sınırlı bir toparlanma görülse de Wang, hisse senetlerinden petrole, tahvillerden altına kadar tüm varlık sınıflarında gözlenen keskin ve öngörülemez dalgalanmalar nedeniyle yeni pozisyon eklemeyi planlamıyor.

Wang, “Bugün dipten alım fırsatı yakalamaya çalışıyorsunuz, ertesi gün yeni bir satış dalgasıyla karşılaşıyorsunuz. Belirsizlik hâkim olduğunda, iç huzuru için pozisyonlarınızı azaltırsınız” ifadelerini kullandı. Wang yalnız değil; Şanghay’dan New York’a kadar traderlar, yatırımcılar, varlık yöneticileri ve bankacılar uykusuz geceler, hafta sonu çalışmaları, müşterilerle uzun toplantılar ve son dakika işlemlerinde artan stresle karşı karşıya.

Bu zorlukların temelinde, ABD ve İsrail’in İran’la yürüttüğü savaşın ne kadar süreceğine dair belirsizlik ve bunun petrol fiyatları (şimdiden varil başına 100 doların üzerine çıktı), enflasyon, faiz oranları ve merkez bankası politikaları üzerindeki etkileri yer alıyor. Beşinci haftasına girmek üzere olan savaş, geleneksel güvenli liman olan altının 2008’den bu yana en büyük aylık düşüşünü yaşamasına yol açtı; fiyatlar yaklaşık yüzde 16 geriledi. ABD Hazine tahvillerinin getirileri ise bu ay 46 baz puan artarak Ekim 2024’ten bu yana en güçlü yükselişi kaydetti.

Piyasa oyuncularından bazıları 2022’de başlayan Rusya-Ukrayna savaşı ve Kovid-19 pandemisi gibi geçmiş krizlerden ders çıkarmaya çalışsa da çoğu yatırımcı eski stratejilerin artık işe yaramadığını düşünüyor.

Güvenli varlıklar tartışması

Gama Varlık Yönetimi’nin Baş Yatırım Sorumlusu Rajeev De Mello, hafta sonları da çalıştıklarını ve ekip toplantılarının uzadığını belirterek, “Gerçek anlamda güvenli varlık sayısı çok az... ABD tahvilleri işe yaramıyor, yen ve İsviçre frangı gibi geleneksel güvenli para birimleri de öyle. Altın ve gümüş de durumu iyileştirmiyor” dedi.

Şubat ayı sonunda ABD ve İsrail’in İran’a yönelik ortak saldırılarıyla başlayan ve yaklaşık bir aydır süren savaş, Tahran’ın dünya petrol ve sıvılaştırılmış doğal gaz akışının beşte birinin geçtiği Hürmüz Boğazı’nı fiilen kapatmasına yol açtı. Bu durum, yüksek enflasyonla düşük büyümenin bir arada görüldüğü stagflasyon endişelerini artırırken, yatırımcıları ABD doları dışında neredeyse tüm varlıkları satmaya itti. Singapur merkezli De Mello, “Savaşın başlamasından bu yana hisse yatırımlarımızı azalttık; saklanacak yer yok” dedi.

Asya borsaları sert darbe aldı

Güney Kore hisseleri bu ay yaklaşık yüzde 13, Japonya Nikkei endeksi ise yüzde 9 geriledi. ABD hisseleri ise görece daha iyi performans göstererek yalnızca yüzde 6 düştü ve bu durum bazı yatırımcıların ilgisini çekti.

Hong Kong’da UBS’de işlem satışları başkanı Kenyon Tsieh, mart ayı başından bu yana işlem masalarında her gün net satış görüldüğünü, özellikle küresel yatırımcıların Tayvan’a en büyük maruziyetini temsil eden ve Asya’nın en değerli şirketi olan TSMC hisselerinde yoğun satış yaşandığını söyledi.

Londra merkezli Allspring Global Investments’tan Matthias Scheiber ise gelişmekte olan piyasalardaki pozisyonlarını azalttığını ve taktiksel olarak ABD varlıklarına yöneldiğini, ancak küresel merkez bankalarının Avustralya’yı izleyerek faiz artırması halinde baskının artabileceğini ifade etti.

Piyasa çalkantılarında kayıp yaşayanlar için tablo daha da zor. Bir enerji şirketinde çalışan bir trader, şirketinin petrol fiyatlarının düşeceğine yönelik pozisyonlar taşıdığını ve savaşın başlamasıyla birlikte uykusuz geceler yaşadığını söyledi. İsmini vermek istemeyen trader, “Savaşın başladığı hafta sonu kelimenin tam anlamıyla uyuyamadım” dedi.

Eşi görülmemiş şok

UOB Kay Hian’da özel varlık yönetimi direktörü Kenneth Goh için de durum farklı değil. Goh, kayıplardan ziyade müşterilerin portföylerini yönetme baskısı nedeniyle neredeyse hiç uyuyamadığını belirterek, “Hiç durmadan devam ediyor. Şanslıysam gece yarısı uyurum, değilse sabaha karşı 2, 3 ya da 4’te... Ama bu, seçtiğim hayat” dedi.

Ortadoğu’daki çatışmaya ilişkin süregelen belirsizlik, şirket tahvili piyasasındaki yeni işlemleri de etkiledi. New York’ta bankalar, video oyun geliştiricisi Electronic Arts’ın 55 milyar dolarlık satın alımı için yaklaşık 18 milyar dolarlık borcu üstlendi.

Piyasalar, ABD Başkanı Donald Trump’ın İran’ın elektrik altyapısına yönelik saldırılar için verdiği süreyi yakından takip etti. Bu takvim, İran elektrik şirketinin tahvil ihracının son aşamalarıyla çakıştı ve borçlanma koşullarını etkileyebilecek bir unsur olarak öne çıktı.

Konuya yakın iki bankacıya göre, hafta sonu boyunca işlemde yer alan bankacılar, İran altyapısına olası saldırı ve bunun tahvil fiyatlarına etkisine karşı hazırlık yaptı. Trump’ın pazartesi günü saldırıları beş gün ertelemesinin ardından bankalar, farklı para birimlerinden oluşan yaklaşık 6,6 milyar dolarlık yüksek getirili tahvil diliminde borçlanma maliyetlerini düşürebildi. Perşembe günü ise Trump, saldırı tehdidini 6 Nisan’a kadar 10 gün süreyle askıya aldı.

Bu sürekli dalgalanma, yatırımcıları piyasaları anbean izlemeye zorluyor. Aravali Varlık Yönetimi Baş Yatırım Sorumlusu Mukesh Dev, “Piyasayı sürekli takip etmek ve anında tepki vermek zorundasınız; bu da zihinsel kapasitenizi ciddi şekilde etkiliyor” dedi.

Dev, 2008 küresel finans krizi ve 1990’ların sonundaki Asya krizinde benzer dalgalanmalar gördüğünü, ancak mevcut durumun o dönemlerle kıyaslanıp kıyaslanamayacağı konusunda henüz net konuşamayacağını belirterek, “Bu durum bir hafta daha sürerse göreceğiz. Hata yapma lüksü yok; hatalar kesinlikle kabul edilemez” ifadelerini kullandı.



Suudi “Kamu Yatırım Fonu”nun (PIF) kârı 17 milyar doları aşarken, varlıkları 2025’te 907 milyar dolara yaklaştı

Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad, (Reuters)
Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad, (Reuters)
TT

Suudi “Kamu Yatırım Fonu”nun (PIF) kârı 17 milyar doları aşarken, varlıkları 2025’te 907 milyar dolara yaklaştı

Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad, (Reuters)
Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad, (Reuters)

Suudi Arabistan Kamu Yatırım Fonu (PIF), 2025 yılında güçlü bir mali performans sergiledi. Fonun gelirleri yüzde 9 artışla 450 milyar riyale (120 milyar dolar) yükselirken, net kârı iki katına çıkarak 65 milyar riyali (17,3 milyar dolar) aştı. Yönetilen varlıklarının toplamı değeri ise yaklaşık 3,4 trilyon riyale (906,7 milyar dolar) ulaştı.

Fon, yerel yatırımlarını da genişletmeye devam etti. Bu yatırımların 2021-2025 dönemindeki kümülatif toplamı 750 milyar riyale (200 milyar dolar) yaklaşırken, uluslararası yatırımları yüzde 12 oranında büyüdü. Fon ayrıca yapay zekâ, teknoloji, enerji ve ileri imalat gibi stratejik sektörlerdeki varlığını da güçlendirdi.


Küresel petrol stokları İran savaşına daha ne kadar dayanabilir?

ABD ve İran, Hürmüz Boğazı'yla ilgili anlaşmazlığı çözemiyor (Reuters)
ABD ve İran, Hürmüz Boğazı'yla ilgili anlaşmazlığı çözemiyor (Reuters)
TT

Küresel petrol stokları İran savaşına daha ne kadar dayanabilir?

ABD ve İran, Hürmüz Boğazı'yla ilgili anlaşmazlığı çözemiyor (Reuters)
ABD ve İran, Hürmüz Boğazı'yla ilgili anlaşmazlığı çözemiyor (Reuters)

ABD, İran'a yönelik ablukayı sıkılaştırırken küresel petrol piyasalarının savaşa ne kadar dayanabileceği merak ediliyor.

ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth, dünkü açıklamasında İran'a uygulanan deniz ablukasının süresiz devam edebileceğini duyurdu.

Reuters'ın analizine göre 28 Şubat'ta ABD ve İsrail'in saldırılarıyla başlayan savaşta şimdiye dek küresel piyasada 2,6 milyar varil petrol kaybedildi.  

Saudi Aramco'ya göre günlük kayıp Körfez'de 11 milyon varile ulaşırken, çoğu analist küresel arz açığının günde yaklaşık 5 milyon varile ulaştığını söylüyor.

Ukrayna, Kazakistan'dan Rusya'nın Karadeniz kıyısındaki Novorossiysk Limanı'na günde 1,8 milyon varil petrol taşıyan Hazar Boru Hattı Konsorsiyumu'na (CPC) temmuz sonunda drone saldırısı düzenlemişti. Bunun açığı daha da artırmış olabileceği belirtiliyor. ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, küresel petrol piyasasında istikrar için Kiev'den saldırıları durdurmasını istemişti.

Uluslararası Enerji Ajansı'nın (IEA) hesaplamasına göre, ülkelerin elindeki ticari ve kamu petrol stoklarının toplamı yaklaşık 1,5 milyar varil. Ancak bunun tamamı acil durumda piyasaya sürülebilecek rezervlerden oluşmuyor.

Devletlerin doğrudan kontrolünde olan ve acil durumda kullanılabilecek petrol rezervleri yaklaşık 900 milyon varil. Analize göre günlük 5 milyon varillik arz açığının tamamen bu kaynaktan kapatılması halinde kritik eşik olarak belirlenen süre 180 güne denk geliyor. Yani mevcut arz açığı sözkonusu rezervlerden 180 gün daha kapatılabilir. Hürmüz Boğazı'ndaki gemi trafiğinin normale dönmesi, arzın toparlanması ve üretimin başka bölgelerde artmasıysa bu süreyi değiştirebilir.

Diğer yandan ABD'nin Stratejik Petrol Rezervi de 1983'ten bu yana en düşük seviyesine geriledi. Stratejik rezerv altyapısında yaşlanma, bakım eksiklikleri ve bazı depolama sahalarındaki sorunlar petrolün piyasaya ulaştırılması sürecinde sorun yaratabilir.

Uzmanlar özellikle dizel ve jet yakıtı stoklarının 5 yılın en düşük seviyesinde olduğuna işaret ediyor. İran ve Rusya-Ukrayna savaşlarının rafinerilere zarar vermesi bu ürünlerdeki sıkışıklığı daha da artırdı.

Öte yandan analize göre Çin, savaş öncesinde Hürmüz Boğazı üzerinden yaptığı günlük yaklaşık 5,5 milyon varillik ithalatı neredeyse bir yıl sürdürebilir. Pekin elindeki miktarı açıklamasa Asya devinin 1 ila 1,7 milyar varillik stoku olduğu tahmin ediliyor.

Independent Türkçe, Reuters, Financial Times


OPEC, 2027'de petrol talebinin artacağı konusunda iyimser

Petrol platformu maketinin arkasında OPEC logosu (Reuters)
Petrol platformu maketinin arkasında OPEC logosu (Reuters)
TT

OPEC, 2027'de petrol talebinin artacağı konusunda iyimser

Petrol platformu maketinin arkasında OPEC logosu (Reuters)
Petrol platformu maketinin arkasında OPEC logosu (Reuters)

Petrol İhraç Eden Ülkeler Örgütü (OPEC) dün yaptığı açıklamada, 2027 yılında küresel petrol talebindeki büyüme beklentisini günlük yaklaşık 2,2 milyon varile yükseltti. OPEC, bir önceki tahmininde büyümenin günlük 1,9 milyon varil olacağını öngörmüştü.

OPEC, 2026'nın son çeyreğinde küresel petrol talebine ilişkin tahminini biraz aşağı çekerek günlük 107,66 milyon varile indirdi. Geçen ayki tahmin günlük 107,72 milyon varil düzeyindeydi. Buna karşın örgüt, 2026 yılı toplam küresel petrol talebi tahminini günlük 105,16 milyon varilden 105,74 milyon varile yükseltti.

2027 yılı için OPEC, küresel petrol talebinin günlük 107,90 milyon varile ulaşmasını bekliyor. Bu rakam, temmuz ayında açıklanan günlük 107,88 milyon varillik tahminle büyük ölçüde aynı seviyede bulunuyor.

Öte yandan OPEC, OPEC+ ittifakı dışındaki üreticilerin petrol arzındaki büyüme tahminini 2026 için günlük 640 bin varilde sabit tuttu. Bu rakam, temmuz ayındaki tahminle aynı. Örgüt, 2027 yılında OPEC+ dışı üreticilerin arzının günlük 620 bin varil artacağı yönündeki öngörüsünü de değiştirmedi.