Alüminyum ateş hattında: İran saldırıları küresel arzın yüzde 23’ünü sarsıyor

Dubai’deki Cebel Ali bölgesinde bulunan Emirates Global Aluminium şirketine ait ikinci eritme tesisi (EGA)
Dubai’deki Cebel Ali bölgesinde bulunan Emirates Global Aluminium şirketine ait ikinci eritme tesisi (EGA)
TT

Alüminyum ateş hattında: İran saldırıları küresel arzın yüzde 23’ünü sarsıyor

Dubai’deki Cebel Ali bölgesinde bulunan Emirates Global Aluminium şirketine ait ikinci eritme tesisi (EGA)
Dubai’deki Cebel Ali bölgesinde bulunan Emirates Global Aluminium şirketine ait ikinci eritme tesisi (EGA)

Bölgedeki jeopolitik gerilimler artık yalnızca deniz ticaret yollarını tehdit etmekle kalmıyor, sanayi altyapısının kalbini de hedef alıyor. İran, pazar günü Körfez’de iki büyük alüminyum tesisini hedef alan saldırıların sorumluluğunu üstlendiğini açıkladı. Bu gelişme, İran destekli Husilerin Yemen’de çatışmalara katılmasıyla birlikte Ortadoğu savaşında ekonomik gerilimi daha da artırdı.

Emirates Global Aluminium (EGA) – Birleşik Arap Emirlikleri’nin petrol dışı en büyük sanayi şirketi – Abu Dabi’deki stratejik öneme sahip “Tavile” tesisinin balistik füzeden ciddi hasar gördüğünü duyurdu. Halife Ekonomik Bölgesi’nde bulunan bu tesis, 2025 yılında tek başına 1,6 milyon ton üretim gerçekleştirerek küresel ölçekte kritik bir rol oynadı. Şirketin ikinci eritme tesisi ise Dubai’deki Cebel Ali bölgesinde bulunuyor.

Aynı zamanda Aluminium Bahrain (Alba), tesislerinde meydana gelen hasarın boyutunu değerlendirmeye başladı. Bu durum, bölgedeki büyük üreticileri doğrudan askeri tehdit altında faaliyetlerini sürdürebilme konusunda varoluşsal bir sınamayla karşı karşıya bırakıyor.

Saldırıların ciddiyetine rağmen EGA, savaşın başlamasından bu yana çatışma bölgesi dışında yer alan “offshore” noktalar ve dış depolarda büyük miktarda alüminyum stoğu bulundurduğunu açıkladı. Şirket, şu anda bu dış kaynaklı stokları kullanarak uluslararası müşterilere yönelik taahhütlerini yerine getirmeye ve yerel tesislerin hedef alınmasından kaynaklanan kesintiyi sınırlamaya çalışıyor.

Alümina açmazı

Son saldırıların asıl risk boyutu, International Aluminium Institute verilerinde ortaya çıkıyor. Buna göre, 2025 yılında Çin dışındaki küresel alüminyum üretimi toplam 29,6 milyon ton olurken, bunun yaklaşık yüzde 23’ü Körfez bölgesinden sağlandı. Bu oran, toplam küresel üretimin (73,8 milyon ton) yaklaşık yüzde 9’una denk geliyor.

dfdfv
Bahreyn’in Muharraq kentinde yakıt depolarına yönelik İran saldırısının ardından yükselen duman bulutu (AFP)

Bu yüksek üretim yoğunluğu, ithalat ve ihracat akışının tamamen Hürmüz Boğazı üzerinden gerçekleşmesine bağlı. Burada kritik unsur “alümina” (alüminyum oksit) olarak öne çıkıyor; zira bu madde, Körfez’deki eritme tesislerinin ithal ederek metale dönüştürdüğü temel hammaddedir.

ING analistleri, bölgedeki tesislerin genellikle yalnızca 3 ila 4 haftalık alümina stoğuna sahip olduğunu belirtiyor. Boğazın bu hammaddenin girişindeki tek güzergâh olması nedeniyle, uzun süreli bir kapanma durumunda stokların tükenmesi ve eritme fırınlarının tamamen durması kaçınılmaz hale gelecek. Bu durum, Körfez alüminyumuna kritik ölçüde bağımlı olan Batı piyasalarının “ciddi kırılganlığını” ortaya koyuyor.

“Savaş primi” ve Avrupa enerji krizi

Teknik analizlere göre mevcut tırmanış, savaş riskine karşı sigorta maliyetleri ve gemi gecikmeleri nedeniyle fiziki fiyat primlerini yukarı çekiyor. Ortadoğu kaynaklı alüminyuma büyük ölçüde bağımlı olan Avrupa ve ABD piyasaları bu durumdan en fazla etkilenen bölgeler olarak öne çıkıyor.

Alternatif arayışları sürerken Avrupa’da önemli engeller dikkat çekiyor. Doğal gaz fiyatları yüzde 60 artarak 50,545 euro seviyesine yükseldi.

ABD piyasası “7 bin dolar” baskısı altında

ABD’de ise bölgesel saldırıların etkisi, Donald Trump döneminde uygulanan ve Haziran 2025’te yüzde 50’ye çıkarılan gümrük tarifeleriyle birleşerek piyasada ciddi bir sıkışmaya yol açtı. Kanada ihracatının Avrupa’ya yönelmesiyle birlikte ABD’li tüketiciler zor bir senaryoyla karşı karşıya.

cdscds
ABD’nin Indiana eyaletine bağlı South Bend kentinde bulunan “General Stamping and Metalworks” şirketinin üretim bölümünde bir işçi, makine kullanarak bir alüminyum parçasını büküyor (Reuters)

Saxo Bank (Saxo Bank) tahminlerine göre, Londra’da alüminyum fiyatının 4 bin dolara ulaşması halinde ABD’de nihai fiyat – tarifeler ve primler dahil – ton başına yaklaşık 7 bin dolara kadar yükselebilir. Bu durum talepte sert bir daralmaya yol açabilir ve alüminyuma bağımlı sektörlerde ciddi aksamalara neden olabilir.

Pazartesi açılışı bekleniyor

Citibank ve Standard & Poor's raporları, piyasanın hızlı bir toparlanma sürecine girmesinin zor olduğunu ortaya koyuyor. Taşımacılık ve sigorta dinamiklerinin normale dönmesi zaman alacak.

Küresel metal borsalarının pazartesi açılışı yaklaşırken piyasalarda tedirginlik hâkim. Uzmanlar, doğrudan saldırıların etkisiyle işlemlerin başlamasıyla birlikte fiyat primlerinde ani bir sıçrama bekliyor. Analistler, Hürmüz Boğazı tamamen kapanmasa bile savaş riskine bağlı sigorta maliyetleri ve lojistik gecikmelerin Avrupa ve ABD piyasalarını ciddi şekilde etkileyeceği görüşünde birleşiyor.



Altın, ABD enflasyon verileri öncesinde 4 bin 160 dolar seviyelerinde yatay seyrediyor

Pekin’de düzenlenen Çin Uluslararası Mücevher Fuarı’nda sergilenen altın külçeleri (EPA)
Pekin’de düzenlenen Çin Uluslararası Mücevher Fuarı’nda sergilenen altın külçeleri (EPA)
TT

Altın, ABD enflasyon verileri öncesinde 4 bin 160 dolar seviyelerinde yatay seyrediyor

Pekin’de düzenlenen Çin Uluslararası Mücevher Fuarı’nda sergilenen altın külçeleri (EPA)
Pekin’de düzenlenen Çin Uluslararası Mücevher Fuarı’nda sergilenen altın külçeleri (EPA)

Altın fiyatları, yatırımcıların ABD Merkez Bankasının (FED) para politikasının seyrine ilişkin ipuçları aradığı ABD enflasyon verilerinin günün ilerleyen saatlerinde açıklanması beklentisiyle bugün yatay seyretti. FED yetkililerinin faizlerin daha da artırılmasının gerekip gerekmediğine ilişkin farklı açıklamaları da piyasaların odağında yer aldı.

Spot altın, ons başına 4 bin 159 dolar civarıda sabit kalırken, aralık vadeli ABD altın vadeli işlemleri yüzde 0,1 artışla 4 bin 182,60 dolara yükseldi.

Taste Life Küresel Makroekonomi Başkanı Ilya Spivak, altın fiyatlarının belirli bir bantta sınırlı hareket etmeyi sürdürdüğünü belirtti. Spivak, petrol fiyatlarındaki yükselişe rağmen altının değerini koruyabilmesinin, yükselişini sürdürmek için yeni bir katalizör arayışında olduğuna işaret edebileceğini belirtti.

Jeopolitik gelişmeler cephesinde Suudi Arabistan Enerji Bakanlığı, Dahran kentinde Saudi Aramco’ya ait bir idari binanın saldırıya uğradığını açıkladı. İran destekli Husiler ile Suudi Arabistan arasında artan gerilimle eş zamanlı gerçekleşen gelişmeler, bugün petrol fiyatlarının yükselmesine yol açtı.

Para politikası konusunda ise New York FED Başkanı John Williams, enflasyonu düşürmek amacıyla merkez bankasının bu yıl faizleri bir kez daha artırmasının gerekebileceğini yineledi. Buna karşılık FED Yönetim Kurulu Üyesi Christopher Waller, ABD tahvil getirilerindeki son yükselişin enflasyon beklentilerindeki artıştan değil, ekonomik büyümenin gücünden kaynaklandığını belirtti. Waller, enflasyon beklentilerinin istikrarlı seyrini koruduğunu ifade etti.

Piyasalar, ABD Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) verisinin bugün 12.30’da açıklanmasını bekliyor. Üretici fiyatları ve perakende satış verileri ise yarın yayımlanacak. Spivak’a göre ekonomik ivmenin zayıfladığına işaret eden veriler, yatırımcıların yeni faiz artışlarına ilişkin beklentilerini azaltabilir ve bu durum altın fiyatlarını destekleyebilir.

CME Group bünyesindeki FedWatch aracına göre piyasalar, ABD faizlerinin bu ay artırılması ihtimalini yaklaşık yüzde 23, aralık ayında artırılması ihtimalini ise yüzde 88 olarak fiyatlıyor.

Getiri sağlamayan altın, faiz oranlarının düşmesinden genellikle olumlu etkileniyor. Buna karşılık yüksek faiz oranları, getiri sağlayan varlıkları daha cazip hâle getirerek altının yatırımcılar açısından çekiciliğini azaltıyor.

Diğer değerli metallerde ise spot gümüş yüzde 0,6 düşüşle ons başına 59,11 dolara geriledi. Platin bin 664,19 dolarda yatay seyrederken paladyum yüzde 0,4 artışla bin 130,81 dolara yükseldi.


Uluslararası Enerji Ajansı: Dizel kıtlığı 2027 yılına kadar sürebilir

ABD’nin Kaliforniya eyaletinde dizel fiyatını gösteren bir tabela, 16 Eylül 2026 (Reuters)
ABD’nin Kaliforniya eyaletinde dizel fiyatını gösteren bir tabela, 16 Eylül 2026 (Reuters)
TT

Uluslararası Enerji Ajansı: Dizel kıtlığı 2027 yılına kadar sürebilir

ABD’nin Kaliforniya eyaletinde dizel fiyatını gösteren bir tabela, 16 Eylül 2026 (Reuters)
ABD’nin Kaliforniya eyaletinde dizel fiyatını gösteren bir tabela, 16 Eylül 2026 (Reuters)

Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) bugün yayımladığı aylık petrol piyasası raporunda, stokların önemli ölçüde azalması ve kış aylarındaki talep zirvesi öncesinde üretime getirilen kısıtlamalar nedeniyle dizel yakıt arzındaki sıkıntının gelecek yıla kadar devam edebileceğini bildirdi.

Dizel yakıt rafinaj kâr marjları, eylül ayında varil başına yaklaşık 95 dolarla rekor seviyeye ulaştı. ABD’nin İran’a karşı yürüttüğü savaşla bağlantılı saldırıların yol açtığı rafinaj kapasitesi düşüşü nedeniyle üretim de keskin biçimde geriledi.

IEA, “Dizel piyasaları ciddi baskı altında kalmaya devam ediyor. Uzun süreli arz kesintileri, rafinerilerin sonbahardaki bakım çalışmaları ve kış aylarındaki talep zirvesi öncesinde, normalde stokların artırılması gereken bir dönemde stoklardan çekilmesine yol açtı” açıklamasında bulundu.

ABD Başkanı Donald Trump, cuma günü Rusya’nın küresel piyasalara dizel yakıt tedarik etmeyi kabul ettiğini açıklayarak bir ilke imza attı. Trump, yönetiminin Moskova’yı Ukrayna’ya karşı yürüttüğü savaşta kullanabileceği gelirlerden mahrum bırakmak amacıyla uygulamaya konulan Rus yakıtına yönelik ABD yaptırımlarını geçici olarak kaldırdığını söyledi.

Trump, Cumhuriyetçi ve Demokrat partilerden bazı Kongre üyelerinin anlaşmanın, Moskova Ukrayna’ya yönelik saldırılarını sona erdirene kadar Rus enerji ürünlerinin ithalatını yasaklayan ABD yasasına aykırı göründüğünü dile getirmelerine rağmen Rusya ile yapılan ‘dizel anlaşmasını’ savundu.

Rus petrolü ihracatına yönelik yaptırımların kaldırılmasının yüksek yakıt fiyatlarının düşürülmesine yardımcı olacağını belirten Trump’ın açıklamalarına bazı analistler şüpheyle yaklaştı. Analistler, Rusya’nın önümüzdeki üç ay boyunca sağlayacağını belirttiği dizel miktarının fiyatlar üzerinde kayda değer bir etki yaratmaya yetmeyeceğini savundu. Söz konusu miktarın, küresel yakıt tüketiminin yalnızca yaklaşık 12 saatlik bölümüne karşılık geldiği belirtildi.

Dizel fiyatları dünya genelinde rekor seviyelere yükselerek ABD’de galon başına 6,5 doları aştı. Fiyatlar, ABD ile Rusya arasında ‘dizel anlaşmasının’ duyurulmasının ardından ise bir miktar geriledi.


IMF: Suudi Arabistan’a yönelik saldırıların etkileri tüm dünyaya yayılabilir

Georgieva, IMF ve Dünya Bankası Grubu’nun Bangkok’ta düzenlenen yıllık toplantıları kapsamında gerçekleştirilen küresel politika gündemine ilişkin üst düzey yöneticiler bilgilendirme oturumunda (AFP)
Georgieva, IMF ve Dünya Bankası Grubu’nun Bangkok’ta düzenlenen yıllık toplantıları kapsamında gerçekleştirilen küresel politika gündemine ilişkin üst düzey yöneticiler bilgilendirme oturumunda (AFP)
TT

IMF: Suudi Arabistan’a yönelik saldırıların etkileri tüm dünyaya yayılabilir

Georgieva, IMF ve Dünya Bankası Grubu’nun Bangkok’ta düzenlenen yıllık toplantıları kapsamında gerçekleştirilen küresel politika gündemine ilişkin üst düzey yöneticiler bilgilendirme oturumunda (AFP)
Georgieva, IMF ve Dünya Bankası Grubu’nun Bangkok’ta düzenlenen yıllık toplantıları kapsamında gerçekleştirilen küresel politika gündemine ilişkin üst düzey yöneticiler bilgilendirme oturumunda (AFP)

Uluslararası Para Fonu (IMF) Başkanı Kristalina Georgieva, Suudi Arabistan’a yönelik son saldırıların, ülke ekonomisinin bölge ve küresel piyasalar açısından taşıdığı önem ve Ortadoğu’da enerji arz güvenliğine ilişkin risklerin artması nedeniyle dünya genelinde olumsuz sonuçlar doğurabileceği uyarısında bulundu.

Georgieva, IMF ve Dünya Bankası’nın Bangkok’ta düzenlenen yıllık toplantıları kapsamında gerçekleştirilen basın toplantısında, “Suudi Arabistan ekonomisi bölge ve dünya için önemli” diyerek,  son gelişmelerin “herkesi, dünyanın her yerinde etkileyebilecek olası olumsuz sonuçlar” doğurabileceğini ifade etti.

Uyarı, bölgedeki enerji akışları ve deniz taşımacılığının baskı altında olduğu bir dönemde yapıldı. Tedarik zincirlerinde yaşanabilecek aksaklıkların, özellikle petrol ve doğal gaz ithalatına bağımlı ekonomilerde enerji maliyetleri, ticaret ve ekonomik faaliyetler üzerinde olumsuz etkiler yaratabileceği belirtiliyor.

IMF’nin dün yayımladığı tahminler de bölgedeki aksaklıkların ekonomiler üzerindeki olası etkilerinin boyutuna işaret ediyor. Fon, Ortadoğu ve Orta Asya ekonomilerinin 2026’da yüzde 0,3 daralmasını, 2027’de ise yüzde 6,3 büyümesini bekliyor. Bu görünüm, mevcut krizin yarattığı baskıların yanı sıra krizin hafiflemesi ve enerji ile ticaret akışlarının yeniden toparlanmasıyla öngörülen ekonomik iyileşmeyi yansıtıyor.

Bölge ekonomileri üzerindeki olası etkilerin, deniz taşımacılığındaki aksaklıklara maruz kalma düzeyine ve ihracatın sürdürülebilirliğine bağlı olarak farklılık göstermesi bekleniyor. Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre Suudi Arabistan’a ilişkin büyüme tahminini 2027 yılı için yükselten IMF, temmuz ayında yüzde 2,4 ve nisanda yüzde 3,4 olarak açıkladığı tahminini yüzde 7,9’a çıkardı. Fon, Suudi Arabistan ekonomisinin 2026’daki daralmasına ilişkin tahminini ise temmuz ayındaki yüzde 5 ve nisan ayındaki yüzde 6,4 seviyelerinden yüzde 3,3’e indirdi.

Bu görünüm, deniz taşımacılığındaki aksaklıkların hafiflemesiyle üretim ve ihracatın yeniden ivme kazanacağı beklentisini yansıtıyor. Bununla birlikte toparlanmanın hızı ve boyutu, güvenlik koşullarındaki gelişmelere ve enerji ile ticaret akışlarının normale dönmesine bağlı olacak. Suudi Arabistan Maliye Bakanlığı ise bütçeye ilişkin ön açıklama metninde, 2027 yılı için yüzde 12,8’lik daha yüksek bir büyüme öngörüsüne yer verdi.