ABD Başkanı Donald Trump'ın son dönemde Çin yönetimine karşı tavrını yumuşatması dikkat çekiyor.
Wall Street Journal'ın (WSJ) haberinde, Trump'ın Pentagon'dan yetkililerin kendisine sunduğu savunma stratejisi belgesinde Çin'le ilgili değişikliğe gidilmesini talep ettiği belirtiliyor.
Pentagon'un geçen yıl sonbaharda sunduğu belgede Çin, ABD'nin karşı karşıya olduğu en büyük güvenlik tehdidi diye tanımlanmıştı.
Ancak adlarının paylaşılmaması şartıyla gazeteye konuşan yetkililer, Trump'ın buna itiraz ederek belgenin yeniden yazılmasını istediğini söylüyor.
Bu gözden geçirilmiş versiyon ocak ayında yayımlanmıştı. Ulusal Savunma Stratejisi belgesinde Pekin yönetimi hakkında eskiye kıyasla daha uzlaşmacı bir üslup kullanıldığı dikkat çekmişti.
WSJ'nin aktardığına göre belge taslağının bir versiyonunda "Başkan Trump, Çin'le istikrarlı bir barış, adil ticaret ve saygılı ilişkiler arzuluyor" ifadelerine yer veriliyor.
Trump yönetiminin Pekin'e karşı geçen yıl başlattığı ticaret savaşı da ABD Başkanı'nın, Çin lideri Şi Cinping'le ekimde buluşmasının ardından askıya alınmıştı.
Yetkililere göre Beyaz Saray, görüşmenin ardından Pekin'in kritik sektörlerine uygulanması planlanan yüksek gümrük vergilerini ve ABD için güvenlik riski oluşturduğu öne sürülen Çinli şirketlere yaptırım kararını rafa kaldırdı.
Ayrıca Çin yönetimiyle bağlantılı bilgisayar korsanlarına yönelik soruşturmaların azaltıldığı, ABD'deki Çin yatırımlarının neredeyse hiç inceleme yapılmadan onaylandığı ve yetkililere Pekin hakkındaki açıklamalarını yumuşatmalarını söylendiği belirtiliyor.
Analizde "köklü değişim" diye nitelenen bu hamlelerin, Çin'in geçen yıl nisanda gümrük vergilerine misilleme olarak nadir toprak elementi ithalatını durma noktasına getirmesinin ardından atıldığına dikkat çekiliyor.
Bunun elektrikli araçlardan füzelere, savaş uçaklarına, veri merkezlerine ve denizaltılara kadar ABD'nin her türlü üretimini tehdit ettiği belirtiliyor. Çin'in bu "nükleer seçeneğe" başvurmasının "Trump'ın ekibini hazırlıksız yakaladığı" vurgulanıyor.
Diğer yandan Şi, Tayvan'da ana muhalefetteki Çin Milliyetçi Partisi'nin (Koumintang/KMT) Genel Başkanı Cheng Li-wun'la Pekin'le bir araya geldi.
Tayvan Boğazı'nın iki yakasında yaşayan Çinlilerin barışa, kalkınmaya, iletişim ve işbirliğine ihtiyacı olduğunu vurgulayan Şi, Tayvanlıları Çin'i ziyaret etmeye, gençleri kariyerlerini ana karada sürdürmeye çağırdı.
Diğer yandan Pekin'in üzerinde hak iddia ettiği Tayvan'ın Çin ana karasına katılmasının "tarihi bir kesinlik" olduğunu da vurguladı.
KMT lideri Cheng de Çin'le Tayvan arasında çatışmayı önlemek üzere "kurumsal bir çözüm geliştirilmesi gerektiğini" savundu.
Çin Komünist Partisi'nin yayın organı Global Times'ın analizinde, Şi'nin "Tayvan Boğazı'nın iki yakasında da barış çağrısında bulunduğu" değerlendirmesi paylaşılıyor.
Çin lideri, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
Çin-Tayvan ilişkilerinin barışçıl şekilde gelişmesine katkıda bulunacak her türlü öneriyi memnuniyetle karşılıyoruz. Bu gelişmeyi destekleyen her türlü çabayı ilerletmek için elimizden geleni yapacağız.
New York Times'ın analizindeyse Şi'nin, 10 yıl aradan sonra Çin'i ziyaret eden görevdeki ilk KMT lideri olan Cheng'le görüşmesini Trump'a karşı stratejik olarak kullanabileceğine dikkat çekiliyor.
Danışmanlık firması Avrasya Grubu'ndan Amanda Hsiao, şu yorumu yapıyor:
Çin'in barış elçisi olarak sunulduğu bu anlatı, Şi'nin Trump'a, Tayvan'a silah satışını ertelemesi için daha ikna edici bir argüman sunmasını sağlayabilir.
Trump, Şi'yle Pekin'de yapacağı görüşmeyi İran savaşı nedeniyle mayısa ertelemişti.
Independent Türkçe, Wall Street Journal, New York Times, Global Times
19 Mart 2026’da Tahran’da, İran’ın yeni Dini Lideri Mücteba Hamaney’in resminin yer aldığı bir afişin yanından geçen insanlar (Reuters)