İsrail, İran'la savaşın yeniden başlaması olasılığına hazırlanıyor

İsrail, İslamabad müzakerelerinde ABD'nin "sert" tutumundan duyduğu memnuniyetle birlikte İran'la yeniden savaş çıkma olasılığına hazırlanıyor.

Genelkurmay Başkanı Eyal Zamir, operasyon odasında İran'a yönelik saldırıları izlerken (İsrail ordusu)
Genelkurmay Başkanı Eyal Zamir, operasyon odasında İran'a yönelik saldırıları izlerken (İsrail ordusu)
TT

İsrail, İran'la savaşın yeniden başlaması olasılığına hazırlanıyor

Genelkurmay Başkanı Eyal Zamir, operasyon odasında İran'a yönelik saldırıları izlerken (İsrail ordusu)
Genelkurmay Başkanı Eyal Zamir, operasyon odasında İran'a yönelik saldırıları izlerken (İsrail ordusu)

Tel Aviv'deki askeri kaynaklar, İsrail Genelkurmay Başkanı Eyyal Zamir'in, ABD ile İran arasında Pakistan'da yapılan müzakerelerin dün başarısızlıkla sonuçlanmasının ardından, generallerine derhal en yüksek savaş hazırlık seviyesine geçmeleri ve yakın gelecekte İran ile askeri bir çatışmaya geri dönme olasılığına hazırlanmaları emrini verdiğini bildirdi.

Şarku’l Avsat’ın Ynet haber sitesinden aktardığına göre bu kaynaklar, İsrail'de, ABD'nin Pakistan'daki müzakerelerde sergilediği kararlı tavırdan "memnuniyet" olduğunu belirtti. Sonuç olarak İsrail ordusu, geçen haziran ve şubat sonlarında İran'a karşı yapılan iki savaşın arifesinde uygulananlara benzer organize savaş prosedürlerine çoktan başladı.

Raporlara göre, bu dönemde tüm planlama ve uygulama süreçleri hızlandırıldı ve tüm askeri kollarda yüksek verimlilik seviyelerinin korunması, tepki sürelerinin kısaltılması ve operasyonel boşlukların kapatılması yönünde talimatlar verildi. Bu yoğun hazırlık, orduya uzun hazırlık dönemlerine gerek kalmadan, siyasi bir kararın ardından anında hassas ve hızlı saldırılar düzenleme olanağı sağlayarak yüksek operasyonel esneklik kazandırmayı amaçlıyor.

"Hedef banka" oluşturmak

Tahran'a düzenlenen hava saldırısının ardından bir üniversitedeki hasar görmüş bir binanın kalıntıları üzerindeki İran bayrağı (EPA)Tahran'a düzenlenen hava saldırısının ardından bir üniversitedeki hasar görmüş bir binanın kalıntıları üzerindeki İran bayrağı (EPA)

İsrail askeri istihbarat birimi, özellikle askeri hedefler başta füze sistemleri ve fırlatma platformları olmak üzere, İran'da bir "hedef bankası" oluşturmayı hızlandırmak için çalışıyor. Bu sayede, siyasi düzeyin savaşı yeniden başlatmaya karar vermesi durumunda hızlı saldırı yetenekleri uygulanabilecek.

Bu arada, İsrail Hava Kuvvetleri, Operasyonlar Birimi ile birlikte, kapsamlı "saldırı paketleri" olarak tanımlanan taarruz planları geliştiriyor ve hazırlıklar yapıyor. Bu hazırlıklar, savaş senaryolarını ve savaşa hızlı geçişleri simüle eden tatbikatları içeriyor.

Rapora göre İsrail ordusu hava savunma sistemlerini güçlendiriyor ve birden fazla cephede eş zamanlı gerilim olasılığına karşı hazırlık yaparak, bütün cephelerde alarm seviyesini yükseltiyor.

İsrail güvenlik yetkilileri, ABD ve İran arasında Pakistan'da yapılan görüşmelerin çöktüğünü, bunun iki taraf arasındaki derin ayrılıkları yansıttığını ve diplomatik çözüm olasılığını azalttığını değerlendiriyor. Ancak askeri kaynaklar, askeri bir operasyon konusunda henüz karar alınmadığını ve mevcut önlemlerin her türlü senaryoya tam hazırlık sağlamayı amaçladığını belirtti.

İsrail ordusu, İran'ın bir yanlış hesaplama nedeniyle ateş açabileceği ihtimaline karşı hazırlık yapıyor ve bu nedenle hazırlık ve teyakkuz seviyesini yükseltmiş, ayrıca ABD Merkez Komutanlığı (CENTCOM) ile koordinasyonunu artırmış durumda.

Tel Aviv'deki siyasi çevrelerin, Amerika Birleşik Devletleri ile İran arasındaki müzakerelerin başarısızlıkla sonuçlanmasına şaşırmadıklarını, hatta bunu beklediklerini belirtmekte fayda var. Bazıları, İran'la yapılacak herhangi bir anlaşmanın, Devrim Muhafızları'nın liderliğiyle sonuçlanacağı ve diktatörlük gücünü daha da güçlendireceği için zararlı olacağına belirterek, bu başarısızlığı beklediklerini bile söylüyor.

Bu nedenle, savaşın sona ermesi gerekiyorsa, bu, Amerika Birleşik Devletleri'nin tek taraflı kararıyla, Tahran rejimini zayıflatmak için kademeli ve aşamalı bir yaklaşımla, ince güvenlik ve ekonomik baskılarla ve operasyon kabiliyetini felç edecek hedefli saldırılarla birlikte olmalıdır.

Müzakereler sekteye mi uğradı yoksa çöktü mü?

ABD Başkan Yardımcısı J.D. Vance, İslamabad'da İran heyetiyle yaptığı görüşmelerin ardından düzenlediği basın toplantısında (AFP)ABD Başkan Yardımcısı J.D. Vance, İslamabad'da İran heyetiyle yaptığı görüşmelerin ardından düzenlediği basın toplantısında (AFP)

Ancak bazıları mevcut durumu müzakerelerin çöküşünden ziyade bir gerileme olarak değerlendiriyor. Kanal 12'ye göre Amerikalılar müzakerelere kapıyı tamamen kapatmadı ve karar artık ABD Başkanı Donald Trump'a kalmış durumda. Trump, müzakerelere geri dönüp dönülmeyeceğine veya savaşı yeniden başlatıp başlatılmayacağına karar verecek.

Stratejist Ron Ben-Yishai'nin Ynet web sitesinde yaptığı değerlendirmeye göre, her iki taraf da birbirinin taleplerine boyun eğmeyeceklerini göstermeye kararlı görünüyor. Gerçeklikten uzak veya sadece hayal ürünü olan açıklamalar belirsizlik ortamı yaratıyor. Ancak pratikte, Amerika Birleşik Devletleri ve İran, İslamabad'daki tarihi görüşmeleri kolaylaştırmak için küçük adımlar attılar ve nükleer ve füze programları gibi temel konulara henüz değinmemiş gibi görünüyorlar.

Hürmüz Boğazı'nın açılması konusunda ön anlaşmaya varılırsa, müzakerelerin devam etmesi muhtemeldir ve Trump, İranlıları cesaretlendirmek için önümüzdeki günlerde Lübnan'da tam bir ateşkes talep edebilir.

İsrail'in resmi Kan 11 kanalının dün bir haberde, Tahran'a yönelik baskının devamı olarak olası seçenekler arasında İran'a deniz ablukası uygulanması, ABD ve İsrail'in İran'ın enerji ve altyapı sektörlerini hedef alan ve İran'ın bunları onarma yeteneğini engelleyen bombardımanlar düzenlemesi, Hürmüz Boğazı ve Hark Adası'nda askeri operasyonlar yürütmesi ve İran'dan yüzde 60 oranında zenginleştirilmiş uranyumu almaya yönelik olası bir askeri operasyon düzenlemesinin yer alabileceği belirtildi.



İsrail Eski Genelkurmay Başkanından itiraf: Esirlerimizin bir kısmını biz öldürdük

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (sağda) ve eski Genelkurmay Başkanı Herzi Halevi (solda), Kasım 2024'te Gazze'deki operasyonlara ilişkin düzenlenen bilgilendirme toplantısında. (İsrail Hükümet Basın Ofisi)
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (sağda) ve eski Genelkurmay Başkanı Herzi Halevi (solda), Kasım 2024'te Gazze'deki operasyonlara ilişkin düzenlenen bilgilendirme toplantısında. (İsrail Hükümet Basın Ofisi)
TT

İsrail Eski Genelkurmay Başkanından itiraf: Esirlerimizin bir kısmını biz öldürdük

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (sağda) ve eski Genelkurmay Başkanı Herzi Halevi (solda), Kasım 2024'te Gazze'deki operasyonlara ilişkin düzenlenen bilgilendirme toplantısında. (İsrail Hükümet Basın Ofisi)
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (sağda) ve eski Genelkurmay Başkanı Herzi Halevi (solda), Kasım 2024'te Gazze'deki operasyonlara ilişkin düzenlenen bilgilendirme toplantısında. (İsrail Hükümet Basın Ofisi)

İsrail ordusunun eski Genelkurmay Başkanı Herzi Halevi, Hamas'ın Gazze Şeridi'nde tuttuğu İsrailli esirlerden sayısını açıklamadığı bir bölümünün, İsrail ordusunun askerî operasyonları, asker ve subaylarının açtığı ateş ile kullandığı patlayıcılar sonucu hayatını kaybettiğini itiraf etti.

Ancak Halevi, pazar günü New York'ta düzenlenen “antisemitizmle mücadele” konferansına katılımı sırasında söz konusu operasyonları savundu ve bu operasyonların arkasında kendisinin bulunduğunu söyleyerek övündü. Halevi, 7 Ekim 2023'te Hamas'ın düzenlediği saldırıya benzeri görülmemiş ölçekte ve büyük bir güçle karşılık verilmesine karar verdiğini, bu kararın hükümetin hoşuna gitmediğini ancak kendisinin güçlükle ikna ettiğini söyledi.

Halevi, “Yaygın kanaatin aksine, Gazze'deki askerî baskı olmasaydı rehineleri geri getiremezdik” dedi. Ancak diğer bazı İsrailli yetkililerin kabul etmekten kaçındığı bir gerçeği de itiraf etti. Askerî operasyonlar sırasında yaşanan kararsızlıklar, baskılar ve aceleci hesaplamalar nedeniyle bazı esirlerin İsrail'in Gazze'ye düzenlediği hava saldırılarında, onları kurtarmak amacıyla arama yapan komandoların operasyonlarında veya ordunun esirlerin orada bulunduğunu bilmeden yürüttüğü askerî faaliyetler sırasında öldüğünü kabul etti.

İsrail ile Hamas arasında Gazze'de varılan ateşkes ve esir takası anlaşmasının ardından teslim edilen dört İsrailli esirin cenazelerini taşıyan araçlar, 15 Ekim 2025'te Tel Aviv'deki Ulusal Adli Tıp Merkezi'ne götürülüyor. (AFP)
İsrail ile Hamas arasında Gazze'de varılan ateşkes ve esir takası anlaşmasının ardından teslim edilen dört İsrailli esirin cenazelerini taşıyan araçlar, 15 Ekim 2025'te Tel Aviv'deki Ulusal Adli Tıp Merkezi'ne götürülüyor. (AFP)

Halevi, Başbakan Binyamin Netanyahu liderliğindeki mevcut sağ hükümetin, 7 Ekim'de güvenlik kurumlarının “ihanet ettiği” ve Hamas'ın saldırısından önceden haberdar oldukları hâlde Netanyahu'nun görevden alınmasına yol açacak bir kaos yaratmak amacıyla bunu kimseye bildirmedikleri yönündeki iddialarını reddetti.

Halevi, “Siyasi liderlik bu konuda net bir açıklama yapmalı. 7 Ekim olaylarının ayrıntılarını çok iyi biliyorum. İlgili kişileri de tanıyorum. Onlarca yıl boyunca hayatlarını tehlikeye atarak görev yapmış hiçbir meslektaşımın Hamas'a yardım etmeye karar verebileceğine inanmıyorum” dedi.

Halevi, Hamas'a yardım edebilmek için tek bir işbirlikçinin yeterli olmayacağını, bunun çok geniş bir ağ gerektireceğini belirterek, “Aradan üç yıl geçti ve böyle bir kişiye ilişkin hiçbir bulguya rastlanmadı” ifadelerini kullandı.

Önlenebilir bir başarısızlıktı

Resmî bir soruşturma komisyonu kurulması konusuna da değinen Halevi, “Öğrenme ve toparlanma sürecinin bir parçası olarak İsrail, orduda yaptığımız gibi soruşturmayı tamamlamalı ve zor soruları gündeme getirmeli. Bu son derece önemli. 7 Ekim, önlenmesi mümkün olan bir başarısızlıktı” dedi.

Başarısızlığın düzeltilmesi için doğrudan ele alınması gerektiğini vurguladı.

Halevi'ye göre İsrail ordusunun Gazze'de operasyon düzenleme konusunda siyasi liderliği ikna etmesi uzun zaman aldı. Bu süreci şöyle anlattı:

“Yalnızca hava saldırılarına dayanan küçük çaplı operasyonlar anlayışını kırmak zorundaydık. Aksini düşünenler olduğunu biliyorum, ancak Gazze'nin içinde güçlü bir askerî baskı uygulamasaydık rehineleri geri getiremezdik. Bunu kanıtlayabilirim. Ne yazık ki hatalar yaptık... Bombalarımız rehinelerin ölümüne neden oldu. Elbette bu kasıtlı değildi. Onların orada bulunduğunu bilmiyorduk. Rehinelerin yerlerini daha doğru belirleyebilmek ve benzer hataları önlemek amacıyla yoğun bir öğrenme sürecinden geçtik.”

Öncelik sıralaması farklıydı

İsrail Eski Genelkurmay Başkanı, Gazze'de savaş yürütülmesi gerektiğini, ancak o dönemde öncelik sıralamasının İran, ardından Hizbullah ve son olarak Hamas şeklinde olduğunu belirtti. Bunun nedenini ise Hamas'ın böyle bir saldırı düzenleme niyetinde olduklarını bilmemeleriyle açıkladı.

Halevi, İsrail ordusu, iç istihbarat teşkilatı Şin Bet ve siyasi düzeydeki genel değerlendirmenin Hamas'ın savaş istemediği yönünde olduğunu söyledi.

Halevi'ye göre Hamas, Gazze'deki iki milyon Filistinlinin ihtiyaçlarını karşılayabileceğini kanıtlamak ve daha sonra Batı Şeria'yı kontrol altına almak istiyordu. İsrail'in temel kaygısının bu olduğu değerlendirmesinde bulunan Halevi, Hamas'ın kendilerinde bu kanaatin oluşması için büyük çaba harcadığını ileri sürdü.

Hamas'ın hayatını kaybeden lideri Yahya Sinvar, 2021 yılında Gazze'de düzenlenen bir etkinlikte. (AP)
Hamas'ın hayatını kaybeden lideri Yahya Sinvar, 2021 yılında Gazze'de düzenlenen bir etkinlikte. (AP)

Sürpriz saldırı ve cephelerin birleşmesi ihtimaline ilişkin endişeler hakkında da konuşan Halevi, “Yahya Sinvar bizi şaşırtmak ve eş zamanlı hareket etmek için elinden gelen her şeyi yaptı. Sabah saat 06.29'dan hemen sonra Gazze sınırına yakın bütün noktalara saldırdı” dedi.

Sinvar'ın, İsrail'in Gazze'ye yönelik bir kara harekâtı başlatmayacağına inandığını belirten Halevi, bunun nedenini Gazze'nin İsrail açısından karmaşık bir savaş alanı olarak görülmesine bağladı. Halevi, “Ne yazık ki onun böyle düşünmesine biz de yardımcı olduk” ifadelerini kullandı.

Halevi ayrıca 7 Ekim sabahının son saatlerinde Hizbullah'a bir mesaj gönderdiklerini belirterek, “Gazze'de hazırlıksız yakalandık ancak sizi yakından takip ediyoruz. En ufak bir adım atarsanız Lübnan'a ezici bir darbe indiririz” dediklerini ifade etti.


İsrail ordusu: Sınır çitini aşan Mısırlı sivil gözaltına alındı

Mısır-İsrail sınırı (Reuters)
Mısır-İsrail sınırı (Reuters)
TT

İsrail ordusu: Sınır çitini aşan Mısırlı sivil gözaltına alındı

Mısır-İsrail sınırı (Reuters)
Mısır-İsrail sınırı (Reuters)

İsrail ordusu, bugün yaptığı açıklamada, gece saatlerinde Mısır topraklarından İsrail’e geçerek sınır çitini aşan Mısırlı bir sivilin, Nitzana bölgesi yakınlarında gözaltına alındığını bildirdi.

Ordudan yapılan açıklamada, “Şahsın tespit edilmesinin ardından bölgeye hızla intikal eden birliklerimiz kendisini durdurarak gözaltına aldı. Şahıs, soruşturmanın devamı için güvenlik güçlerine teslim edildi” denildi.

Açıklamada ayrıca olayın “son derece ciddiyetle ele alındığı” belirtilerek, bölgede savunma amaçlı yüksek alarm seviyesinin sürdürüldüğü ifade edildi.

İsrail ordusu olayla ilgili başka ayrıntı paylaşmadı.


Netanyahu, büyük çaplı bir saldırının engellendiğini açıkladı; Batı Şeria’nın tamamen kapatılması talimatını verdi

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (Reuters)
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (Reuters)
TT

Netanyahu, büyük çaplı bir saldırının engellendiğini açıkladı; Batı Şeria’nın tamamen kapatılması talimatını verdi

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (Reuters)
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (Reuters)

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, bugün işgal altındaki Batı Şeria’da beş kişinin yaralanmasına yol açan silahlı saldırının ardından, 27 Ekim’de yapılacak genel seçimlere birkaç gün kala bölgenin tamamen kapatılması talimatını verdi.

Netanyahu, başbakanlık ofisinden yapılan açıklamaya göre Batı Şeria’da “büyük çaplı bir saldırının” önlendiğini belirtti. İsrail Başbakanı, saldırının gerçekleştiği bölgeye yakın El Halil kentinde derhâl abluka uygulanmasını ve işgal altındaki Batı Şeria’nın tamamının kapatılmasını emretti.

Netanyahu ayrıca, Batı Şeria’daki silahlı saldırının ardından partisi Likud’a, bu sabah düzenlenmesi planlanan tüm seçim faaliyetlerini iptal etme talimatı verdi. Likud’dan yapılan açıklamada, Netanyahu’nun “Yehuda Kavşağı’nda meydana gelen ciddi saldırının ardından partinin bu sabah gerçekleştirmeyi planladığı tüm siyasi faaliyetlerin iptal edilmesi talimatını verdiği” belirtildi.

İsrail Ulusal Güvenlik Bakanı ve aşırı sağcı Yahudi Gücü (Otzma Yehudit) Partisi lideri Itamar Ben-Gvir,silahlı saldırının ardından bugün basına açıklama yapıyor. (AFP)
İsrail Ulusal Güvenlik Bakanı ve aşırı sağcı Yahudi Gücü (Otzma Yehudit) Partisi lideri Itamar Ben-Gvir,silahlı saldırının ardından bugün basına açıklama yapıyor. (AFP)

Öte yandan İsrail Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir, bugün Batı Şeria’daki silahlı saldırının ardından Filistin Yönetimi’nin dağıtılması çağrısında bulundu.

Aşırı sağcı bakan yaptığı açıklamada, “Batı Şeria’da bir başka 7 Ekim yaşanmasını beklememeliyiz. Bir sonraki savaş orada patlak verecek” ifadelerini kullandı.

Ben-Gvir, sözlerini şöyle sürdürdü: “Artık çok geç olmadan harekete geçmeliyiz. Filistin Yönetimi dağıtılmalı, silahsızlandırılmalı ve terör altyapısı tamamen ortadan kaldırılmalı.”