Trump, İsrail'deki ‘Bağımsızlık Günü’ kutlamalarına katılmayacak ve kendisine verilen özel ödülü almayacak

Oysa Trump, bunu düşüneceğini söylemişti. Sebep ise İran ile ateşkesin zamanlaması

Trump, Beyaz Saray'daki Oval Ofis'in önünde basın mensuplarıyla konuşurken (AFP)
Trump, Beyaz Saray'daki Oval Ofis'in önünde basın mensuplarıyla konuşurken (AFP)
TT

Trump, İsrail'deki ‘Bağımsızlık Günü’ kutlamalarına katılmayacak ve kendisine verilen özel ödülü almayacak

Trump, Beyaz Saray'daki Oval Ofis'in önünde basın mensuplarıyla konuşurken (AFP)
Trump, Beyaz Saray'daki Oval Ofis'in önünde basın mensuplarıyla konuşurken (AFP)

İsrail basını dün, ABD Başkanı Donald Trump'ın İsrail'in 78. Bağımsızlık Günü (Yom Ha'atzmaut) kutlamalarına katılmayacağını, hatta videolu mesajla bile yer almayacağını ve İran ile ateşkesin zamanlaması nedeniyle kendisine layık görülen ‘İsrail Ödülü’nü (Israel Prize) almak için ödül törenine de katılmayacağını bildirdi.

Ayrıca torunlarıyla birlikte Trump’a saygı gösterisi olarak şarkı söylemesi planlanan ünlü İsrailli sanatçı Noa Kirel'in konseri de ertelendi.

İsrail gazetesi Yediot Aharonot, Trump'ın Bağımsızlık Günü kutlamalarında İsrail'e gelmeyeceğini ve ödülün daha sonra, buraya geldiğinde kendisine verilmesinin kararlaştırıldığını bildirdi.

Yediot Aharonot'a göre Beyaz Saray'dan resmi bir açıklama gelmemiş olsa da Trump'ın İsrail'e gelmeyeceği biliniyor. Ancak Tel Aviv'de, İran ile ateşkesin 21 Nisan'da sona ereceği ve törenin 22 Nisan'da düzenleneceği göz önüne alındığında, Trump'ın gelme ihtimalinin sıfıra yakın olduğu biliniyor.

İsrailli yetkililer, Trump'ın kendisine verilen ‘İsrail Ödülü’ törenine katılmasını umuyorlardı. Çünkü Trump, bu ödülü alan ilk İsrailli olmayan lider olacaktı.

Yediot Aharonot gazetesi, Trump'ın ödüle layık görüldüğünü bir video kaydı ile duyurulacağını, ancak ödülün takdiminin, Trump'ın daha sonra İsrail'e geldiğinde onuruna düzenlenecek özel bir törene erteleneceğini bildirdi.

İsrail, 22 Nisan’da, Filistin halkı için ‘Nekbe’ (büyük felaket) olarak adlandırılan ‘Bağımsızlık Günü’nü kutlayacak ve bu sırada İsrail'in en prestijli ödülü olan ‘İsrail Ödülü’ töreni düzenlenecek. Filistinliler, her yıl 15 Mayıs'ta ‘Nekbe (Büyük Felaket) Günü’nü anıyor.

sdfv
ABD Başkanı Donald Trump, İsrail parlamentosu Knesset'te İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile konuşurken (Arşiv - AFP)

İsrail Ödülü Komitesi, geçtiğimiz aralık ayında, Trump’ın ‘antisemitizmle mücadeledeki çabaları, kaçırılanların İsrail'e geri dönüşünün sağlanmasına katkısı, Kudüs'ü İsrail'in başkenti olarak tanıma ve ABD’nin Tel Aviv Büyükelçiliğini Kudüs’e taşıma kararı, İsrail'in kendini savunma hakkına verdiği sarsılmaz destek ve İran'ın nükleer tehdidi gibi karmaşık güvenlik sorunlarıyla yüzleşme çabaları’ nedeniyle Trump'a ‘Yahudi halkına yaptığı eşsiz katkı’ kategorisinde en üst düzey resmi ödülü verme kararı aldı.

İsrail Eğitim Bakanı Yoav Kisch, Trump'ı arayarak ‘İsrail tarafından verilen en yüksek sivil ve kültürel nişan’ olan ödülün kendisine verilmesi kararı iletti. Kisch’e teşekkür eden Trump, ödülü almak için gelmeyi ciddi olarak düşüneceğini söyledi.

Başbakan Netanyahu ise o dönemde yaptığı bir açıklamada, “Gelenekleri bozup, İsrail'in güvenliğini ve Yahudi halkının konumunu ve kimliğini güçlendirmeye katkılarından dolayı Trump'a İsrail Ödülü'nü vermeye karar verdik. Bu ödülü daha önce hiçbir İsrailli olmayan kişiye vermemiştik. Bu ödül, İsraillilerin ona duyduğu takdiri yansıtıyor ve bir teşekkür ve minnettarlık ifadesidir” yorumunda bulundu.

Trump'ın ödülü almak üzere İsrail’e gelmemesi üzerine, savaşın yeniden başlaması ihtimaline karşı ödül töreninin önceden kaydedilmesi kararı alındı. Aksi takdirde, törenin seyirci katılımıyla gerçekleştirilmesi ve canlı yayınlanması mümkün olmayabilirdi. İsrail Cumhurbaşkanı Isaac Herzog ve Knesset Başkanı Amir Ohana'nın banttan yayınlanacak törene katılması bekleniyor. Törende sadece Kish bir konuşma yapacak. Başbakan Netanyahu’nun geçtiğimiz yıl olduğu gibi törene katılmaması bekleniyor.

Yediot Aharonot gazetesi, İsrail'de kaydedilen bilgilere göre Trump'ın gelmeme kararının bazı nedenleri olduğunu belirtti. Bunlardan biri ABD'de İsrail'e yaptığı ziyaretle ilgili eleştirilere maruz kalma endişesi. Diğeri ise iki haftalık ateşkesin son günü olması nedeniyle, bu durum onun için bir güvenlik riski oluşturabileceği endişesi.

Trump'ın aksine, ‘bağımsızlık’ kutlamaları için İsrail'e gelecek olan Arjantin Devlet Başkanı Javier Milei, Ulaştırma Bakanı Miri Regev tarafından da meşaleyi yakmak üzere seçildi. İran ile ateşkes ilan edilmeden önce gelmesi kararlaştırılan Milei'nin, 18 Nisan Cumartesi günü İsrail'e inmesi bekleniyor.

fbvf
Arjantin Devlet Başkanı Javier Milei, Kudüs'e yaptığı ziyaret sırasında, 6 Şubat 2024 (AP)

Öte yandan Yediot Aharonot gazetesine göre Milei, ‘İsrail’in 78. Bağımsızlık Günü kutlamalarının en önemli etkinliği’ olan Arjantin'in Kudüs'teki büyükelçiliğinin açılışını yapmak üzere İsrail'e geliyor.

Milei geçtiğimiz yıl, bu yıl ülkesinin İsrail Büyükelçiliğini Kudüs'e taşıyacağını açıklamıştı, ancak İsrail televizyonu Kanal 12, bu yılın başlarında tırmanan diplomatik kriz nedeniyle Arjantin'in bu kararı dondurduğunu bildirdi.

Kanal 12, ismini vermediği İsrailli siyasi kaynaklara dayandırdığı haberinde, dondurma kararının, İsrailli bir şirketin (İngiliz yönetimi altında bulunan ve Arjantin'in hak iddia ettiği) Falkland Adaları yakınlarındaki tartışmalı bir deniz bölgesinde yürüttüğü petrol arama faaliyetleri nedeniyle İsrail ile Arjantin arasındaki ilişkilerde yaşanan gerginliğin sonucu olduğunu aktardı. Buenos Aires, bunu egemenliğine bir saldırı olarak görüyor.



YouTube'tan canlı yayında reklama kısıtlama

YouTube'un bir dizi yenilikle canlı yayın yapan kullanıcıları desteklemeyi amaçladığı anlaşılıyor (Reuters)
YouTube'un bir dizi yenilikle canlı yayın yapan kullanıcıları desteklemeyi amaçladığı anlaşılıyor (Reuters)
TT

YouTube'tan canlı yayında reklama kısıtlama

YouTube'un bir dizi yenilikle canlı yayın yapan kullanıcıları desteklemeyi amaçladığı anlaşılıyor (Reuters)
YouTube'un bir dizi yenilikle canlı yayın yapan kullanıcıları desteklemeyi amaçladığı anlaşılıyor (Reuters)

YouTube, canlı yayınlarda sohbet etkileşimi arttığı zaman bütün izleyiciler için reklamları durduracağını açıkladı.

Google'a ait video platformunda reklamlardan tamamen kaçınmanın yolu ücretli abonelikten geçiyor. Ayrıca bazı kullanıcılar reklam engelleyici eklentilerle de kesintisiz video izleme deneyimi yaşamaya çalışıyor.

YouTube, 13 Nisan Pazartesi günü yayımladığı blog yazısında canlı yayınlarda reklam gösterimine getireceği istisnaları paylaştı.

Blog yazısında "Tüm sohbetin enerjiyle dolup taştığı anlar var. Bu kolektif enerjiyi korumak için sistemimiz artık Canlı Sohbet etkileşiminin en yüksek olduğu anları algılayarak reklamları herkes için otomatik olarak engelliyor" ifadelerine yer verildi.

Bu sayede içerik üreticilerinin, reklam kesintisi olmadan yayındaki ivmeyi koruması amaçlanıyor.

Bunun yanı sıra Süper Chat, Süper Etiketler ve hediyeler gibi yollarla yayıncıya destek olan izleyiciler, satın alma işleminden hemen sonra kendilerine özel reklamsız bir pencereyle ödüllendirilecek.

Süper Chat ve Süper Etiketler, kullanıcıların sohbetteki mesajlarının öne çıkması için satın aldığı özellikler.

Şirket artık daha fazla ülkedeki içerik üreticisinin canlı yayınlarda hediye alabileceğini belirtirken, listeye Kanada, Güney Kore, Endonezya, Tayland, Avustralya ve Yeni Zelanda eklendi. Bu uygulama Türkiye'de henüz mevcut değil.

Canlı yayınları öne çıkarmayı amaçladığı anlaşılan YouTube'un bir diğer yeniliği de içerik üreticilerinin, artık aynı anda hem dikey hem de yatay formatlarda yayın yapma imkanı olması.

Platform, 2025'te ABD'deki canlı yayın izleme süresinin yüzde 30'undan fazlasının televizyonlardan geldiğini ve bu nedenle yayıncılara içeriklerini her türlü ekrana göre ayarlama imkanı vermek istediğini belirtiyor.

YouTube içerik üreticilerine daha fazla yaratıcı kontrol kazandıracak canlı yayın özelliklerini gelecek aylarda çıkarmayı planladığını ifade ediyor.

Independent Türkçe, TechCrunch, Gizmodo, YouTube


Avrupa’dan ABD’siz Hürmüz Boğazı planı: Neler hedefleniyor?

Trump'ın Hürmüz'ü ablukaya alma talimatıyla petrol fiyatları yeniden fırlamıştı (Reuters)
Trump'ın Hürmüz'ü ablukaya alma talimatıyla petrol fiyatları yeniden fırlamıştı (Reuters)
TT

Avrupa’dan ABD’siz Hürmüz Boğazı planı: Neler hedefleniyor?

Trump'ın Hürmüz'ü ablukaya alma talimatıyla petrol fiyatları yeniden fırlamıştı (Reuters)
Trump'ın Hürmüz'ü ablukaya alma talimatıyla petrol fiyatları yeniden fırlamıştı (Reuters)

Birleşik Krallık (BK) ve Fransa önderliğinde Avrupa ülkeleri, savaş sonrası dönemde ABD olmadan Hürmüz Boğazı'nı açmak için plan yapıyor.

Adlarının paylaşılmaması şartıyla Wall Street Journal'a (WSJ) konuşan kaynaklar, planda ABD, İsrail ve İran'ın yer almayacağını söylüyor.

Hürmüz'ün açılmasına yönelik plana BK'nin yanı sıra Almanya'nın da katılabileceğini ifade ediyorlar.

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ve BK Başbakanı Keir Starmer, savaş sonrası dönemde Hürmüz Boğazı'nın güvenliğinin sağlanmasına ilişkin planları Paris'te cuma günü düzenleyecekleri toplantıda görüşecek. Diğer ülkelerin de videokonferans yoluyla katılacağı etkinlik için Çin ve Hindistan'a da davet gönderildiği fakat bu ülkelerin katılımının henüz kesinleşmediği aktarılıyor.

Kaynaklara göre Fransa yönetimi, Tahran'ın plana yanaşmamasına yol açacağı için ABD'nin sürece dahil edilmesini istemiyor. BK yönetimiyse Washington'ın planda yer almamasının operasyonun kapsamını sınırlandırabileceğini savunuyor.

Avrupa'nın üzerinde çalıştığı planın üç genel hedefi var. Birincisi, halihazırda Hürmüz'de mahsur kalmış yüzlerce geminin bölgeden ayrılmasını sağlamak için gerekli lojistik altyapıyı oluşturmak. Ardından gemilerin boğazın daha geniş bir bölümünü kullanabilmesi için mayın temizleme çalışması yürütülmesi öngörülüyor. Devrim Muhafızları, ABD-İsrail saldırılarıyla 28 Şubat'ta başlayan savaşta Hürmüz'ün bazı bölgelerine mayın döşemişti.

Analistlere göre Avrupa, mayın temizleme operasyonları için ABD'den çok daha fazla kaynağa sahip. ABD mayın temizleme filosunu büyük ölçüde hizmet dışı bırakmışken, Avrupa güçlerinin 150'den fazla gemisi var.

Planın nihai amacıysa nakliye şirketlerine Hürmüz'den geçmenin güvenli olduğuna dair teminat vermek. Bunun için fırkateyn ve muhripler aracılığıyla düzenli askeri eskort ve gözetim sağlanması öngörülüyor.

Washington ve Tahran heyetleri arasında 11-12 Nisan'da yapılan görüşmelerde sonuç elde edilememesi üzerine ABD Başkanı Donald Trump, Hürmüz Boğazı'nın ablukaya alınması talimatını vermişti.

Trump, dünkü açıklamasında İran'la müzakerelerin iki güne tekrar başlayabileceğini öne sürerken, Beyaz Saray ablukayı daha da sıkılaştırıyor.

ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), ablukayla İran'ın ekonomik faaliyetlerinin yüzde 90'ının durdurulduğunu savundu.

Trump, Amerikan donanmasının Hürmüz Boğazı'nı bloke etmesine NATO ve Körfez ülkelerinin de destek vereceğini iddia etmişti.

Ancak başta BK ve Fransa olmak üzere NATO müttefikleri, ablukaya destek vererek çatışmalara dahil olmayacaklarını bildirmişti.

Starmer, "Ablukayı desteklemiyoruz" derken, Macron Hürmüz'deki durumun normale dönmesini sağlamak amacıyla "çok uluslu bir misyon" kurulacağını duyurmuştu.

Independent Türkçe, Wall Street Journal, DW


Trump’ın Hürmüz ablukası, ABD-Çin ilişkilerini nasıl etkileyecek?

ABD ve Çin arasında geçen yıl patlak veren ticaret savaşı da piyasaları sarsmıştı (AFP)
ABD ve Çin arasında geçen yıl patlak veren ticaret savaşı da piyasaları sarsmıştı (AFP)
TT

Trump’ın Hürmüz ablukası, ABD-Çin ilişkilerini nasıl etkileyecek?

ABD ve Çin arasında geçen yıl patlak veren ticaret savaşı da piyasaları sarsmıştı (AFP)
ABD ve Çin arasında geçen yıl patlak veren ticaret savaşı da piyasaları sarsmıştı (AFP)

ABD'nin Hürmüz Boğazı'nda uyguladığı abluka, Çin'le gerginliği düşürme stratejisinde sorun yaratabilir.

ABD'nin Hürmüz Boğazı'nda pazartesi günü uygulamaya başladığı abluka, savaş öncesi dönemde İran petrolünün yüzde 80'inden fazlasını satın alan Çin'le ilişkilerde gerginliğe yol açabilir.

Donald Trump, nisanda yapmayı planladığı Çin ziyaretini İran savaşı nedeniyle mayısa ertelemişti. New York Times'a (NYT) konuşan kaynaklar, Hürmüz Boğazı'ndaki abluka sürse bile Trump'ın Pekin'de Çin lideri Şi Cinping'le görüşmeyi tekrar ertelemeyeceğini savunuyor.

Diğer yandan Çin Dışişleri Bakanlığı'ndan pazartesi günü yapılan açıklamada, Beyaz Saray'ın abluka kararı "sorumsuzca ve tehlikeli" diye nitelenmişti.

Şi de salı günkü İspanya ziyaretinde, Pekin ve Madrid yönetimlerinin "dünyanın orman kanunlarına geri dönmesini engellemek için birlikte çalışacağını" söyledi.

ABD'nin ablukasına rağmen yaptırımlara tabi Çin menşeli "Rich Starry" gemisinin boğazdan geçmesi de dikkat çekmişti.

NYT'ye göre Trump, Şi yönetimine karşı tavrını yumuşak tutmaya çalışırken, İran savaşı Pekin'le ilişkilerinde elini zora sokuyor.

Joe Biden döneminde görev yapmış ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Kurt Campbell, şunları söylüyor:

Başkan Trump, en önemli iki hedefinin birbiriyle doğrudan çeliştiği bir durum yarattı. Bunlardan biri, Çin'inkiler de dahil Hürmüz Boğazı'ndan geçen tüm yük gemilerinin takibe alınması ve kontrol edilmesi. Diğeriyse Pekin'e yapacağı ziyaretin açıkça olumlu geçmesi yönündeki isteği.

Analize göre, yaklaşık bir ay sonra gerçekleşecek toplantı öncesinde ABD'nin ocak ayında Venezuela'ya baskın düzenleyip Nicolas Maduro'yu kaçırması ve Hürmüz Boğazı'nda uyguladığı abluka gibi kritik konuların nasıl bir çerçevede tartışılacağı henüz belirlenmedi.

Ayrıca iki liderin görüşmesinde büyük ihtimalle Tayvan meselesi, Çin'in nükleer silah cephaneliği ve Pekin'İn Güney Çin Denizi'ndeki askeri faaliyetleri gibi başlıklar da gündeme gelecek.

Georgetown Üniversitesi'nden Rush Doshi de "İran'daki durum, ABD ve Çin arasındaki gerginliği azaltma ortamını bozabilir" diyor.

Diğer yandan ABD merkezli Pew Araştırma Merkezi'nin salı günü yayımladığı anket sonuçlarına göre 2023 itibarıyla Amerikalıların yalnızca yüzde 14'ü Çin'e olumlu bakıyordu.

Ancak bu oranın son çalışmada yüzde 27'ye çıktığı görülüyor. Özellikle Demokratlar ve gençler arasında Çin'e yönelik tutumun değiştiğine dikkat çekiliyor.

Amerikalıların yüzde 17'si, Şi'nin dünyadaki sorunlarla ilgili doğru adımlar atacağına güven duyduğunu belirtiyor. Bu oran da 2023'tekine kıyasla iki kat arttı.

Öte yandan, halkın Trump'ın Çin hakkında doğru politika kararları alacağına duyduğu inanç azalıyor. Trump'a duyulan güven oranı yüzde 39'a gerileyerek geçen yıla göre 6 puan düştü.

Independent Türkçe, CNN, New York Times, Global Times, BBC