Washington, yabancı varlığını sınırlamak için yıllar sonra ilk kez Libyalı tarafları bir araya getiriyor

ABD Afrika Komutanlığı, ülkenin doğu ve batısından güçlerin katılımıyla bir askeri tatbikat düzenliyor

Washington, yabancı varlığını sınırlamak için yıllar sonra ilk kez Libyalı tarafları bir araya getiriyor
TT

Washington, yabancı varlığını sınırlamak için yıllar sonra ilk kez Libyalı tarafları bir araya getiriyor

Washington, yabancı varlığını sınırlamak için yıllar sonra ilk kez Libyalı tarafları bir araya getiriyor

Rafet Bilhayr

Amerika Birleşik Devletleri, bilhassa ABD Başkanı Donald Trump'ın iktidara dönüşünden sonra, Arap ve Afrika işleri konusunda kıdemli danışmanı Massad Boulos aracılığıyla Libya'daki istikrarı destekleme planının devamı olarak, çeşitli kanallar vasıtasıyla Libyalı taraflar arasındaki arabuluculuk çabalarını desteklemeye devam ediyor.

Bu çabalar, son zamanlarda ABD Afrika Komutanlığı'nın (AFRICOM), on yıldan uzun bir sürenin ardından ilk kez hem doğu hem de batı Libya'dan güçlerin katılımıyla Libya'nın Sirte şehrinde “Flintlock-2026” askeri tatbikatını düzenlemesiyle somutlaştı. Libya Ulusal Birlik Hükümeti Savunma Bakan Vekili Abdusselam ez-Zubi, Batı Libya'yı temsil ederken, Libya Ulusal Ordusu Komutan Yardımcısı Mareşal Saddam Hafter ise Doğu Libya'yı temsil etti ve bu tatbikat kapsamında Libyalı güçler birleşti.

Kuzey ve Batı Afrika, ABD ve Avrupa'dan askeri personel, iş birliğini artırmak, ortak operasyonları geliştirmek ve bölgesel istikrarı destekleyen kalıcı ilişkiler kurmak amacıyla tatbikata katıldı.

AFRICOM’un yaptığı açıklamaya göre İtalyan özel kuvvetlerinin de katıldığı Sirte'deki eğitim, terörle mücadele yeteneklerini güçlendirmeye ve bölgesel güvenlik koordinasyonunu iyileştirmek için çok uluslu bir ortak operasyon merkezini yönetmeye odaklandı.

Bu hamleyle ABD, Libya askeri güçlerini birleştirmeyi ve bölünmüşlüğü sona erdirmeyi, böylece ülkedeki yabancı güçlerin ve paralı askerlerin etkisini sınırlamayı amaçlıyor. Bu çaba aynı zamanda Doğu ve Güney Libya'daki Rus Wagner güçlerini sınırlamayı da hedefliyor.

Bu askeri yakınlaşma, Libya Ulusal Ordu Komutanı Mareşal Halife Hafter ve oğulları ile Libya Ulusal Birlik Hükümeti Başkanı Abdulhamid Dibeybe ve Ulusal Güvenlik Danışmanı İbrahim Dibeybe, Türk kuvvetleri ile Suriyeli savaşçıların bulunduğu batı Libya'daki müttefikleri arasında yeni bir güç paylaşımı düzenlemesi yoluyla çeşitli Libyalı siyasi güçleri bir araya getirme çabasının bir parçasıdır.

ABD Başkanı Donald Trump'ın Ocak 2025'te göreve dönmesiyle, Afrika ve Arap işlerinden sorumlu kıdemli danışmanı Massad Boulos, Libyalı rakipleri bir araya getirmeyi başardı. Bu çabalarını, ABD'nin doğu ve batı Libya'daki iki hükümeti birleştirme çabalarının devamı olarak, Libya Ulusal Birlik Hükümeti başkanının Ulusal Güvenlik Danışmanı olan kuzeni İbrahim Dibeybe ve doğu Libya Ulusal Ordu Komutan Yardımcısı Mareşal Saddam Hafter arasında birden fazla görüşme ayarlayarak taçlandırdı.

fdfdvbf
Fotoğraf: Libya'nın Sirte şehrinde düzenlenen “Flintlock-2026” tatbikatlarının açılış töreninde Türkiye, Libya ve ABD'den üst düzey liderler, 14 Nisan 2026 (AFRICOM)

Bu askeri yakınlaşma hamlesi, 2019'da Libya'nın başkenti Trablus'u zorla ele geçirmeye yönelik başarısız girişimi sebebiyle Mareşal Halife Hafter ve güçlerine halen düşmanlık duyan batı Libya'daki bazı siyasi ve askeri güçler ile ülkenin batısındaki çoğu askeri güç tarafından reddedildi. Misrata Askeri Konseyi, bu adımın seçim süreçlerini ve anayasayı hiçe sayan şüpheli bir anlaşma bağlamında atıldığını belirterek, kendisini reddettiğini açıkladı. Konsey, anayasa referandumu ve yabancı güçlerin iradesini değil, Libya halkının iradesini temsil eden bir hükümet konusunda yeni parlamento seçimleri düzenlenmesini talep etmek için barışçıl gösteriler yapılması çağrısında bulundu.

Bu askeri tatbikatın ardından, Libya Başkanlık Konseyi Başkanı Muhammed el-Menfi, çeşitli askeri liderlerle hem ülke içinde hem de dışında askeri projeleri ve eğitim tatbikatlarını yönetmek için sıkı düzenlemelerin uygulanmasını görüştü. Başkanlık Konseyi'nin kararları dışında herhangi bir eylemi önlemek amacıyla, yerleşik yasal ve askeri prosedürlere uyulmasının gerekliliğini vurguladı.

Bu ABD-Libya askeri iş birliği emsalsiz değil. AFRICOM daha önce de DEAŞ'a karşı mücadelesinde eski Ulusal Birlik Hükümeti'ni desteklemişti

Menfi kendi açısından, ABD'nin himayesinde Dibeybe ve Hafter arasında siyasi bir anlaşmaya aracılık etme girişimleri kapsamında konumunu kaybetmekten korkuyor. Zira çeşitli kaynaklar, önerilen anlaşma formülünün, Mareşal Halife Hafter'in oğullarından birinin Başkanlık Konseyi başkanlığını üstlenmesini, Dibeybe'nin ise Başbakanlık görevinde kalmasını içerdiğini bildirdi. Bakanlıklar ise daha sonra iki taraf arasında dağıtılacak. Menfi'nin bu anlaşmaya karşı koyma çabalarını hızlandıran da bu bilgilerdir.

Birleşmiş Milletler Libya Destek Misyonu (UNSMIL), ülkenin hem doğusundaki hem de batısındaki güvenlik kurumlarından temsilcilerin Flintlock tatbikatlarına katılımını memnuniyetle karşıladı.

Libya'daki askeri ve güvenlik kurumlarının birleştirilmesi çabalarına desteğini yineleyerek, bunu devlet inşasında temel bir adım olarak değerlendirdi.

vfdvfd
Fotoğraf: Muharebe yeteneklerini ve hazırlığını artırmak, terörle mücadele becerilerini güçlendirmek ve sınır ötesi iş birliğini artırmak amacıyla Fildişi Sahili ve Libya'da düzenlenen ortak askeri tatbikatlar (AFRICOM)

Bu ortak tatbikat, Batı Libya'da son yıllarda bir dizi çatışma ve suikast dalgasının ardından geldi. Söz konusu olaylarda birçok askeri, güvenlik ve siyasi lider hayatını kaybetti. İstikrarı Destekleme Birimi Eski Başkanı Abdulgani el-Kikli suikastı, Genelkurmay Başkanı General Muhammed el-Haddad ile diğer bazı askeri komutanları taşıyan uçağın Libya'nın batısında düşmesi de bu olaylar arasında yer alıyor. Ayrıca, eski rejimin siyasi yüzü Seyful İslam Kaddafi de suikasta kurban gitti. Kaddafi, gelecekteki seçimler veya siyasi süreçler için önemli bir tehdit oluşturuyordu.

Bu ABD-Libya askeri iş birliği emsalsiz değil. AFRICOM, 2016 yılında da Libya'da DEAŞ’a karşı mücadelesinde önceki Ulusal Birlik Hükümeti'ni desteklemişti. ABD kuvvetleri, DEAŞ mevzilerine karşı yüzlerce hava saldırısı düzenlemiş ve Libya güçlerine lojistik ve operasyonel destek sağlayarak, mevcut askeri tatbikatın yapıldığı Sirte şehrinde örgütün yenilgiye uğratılmasına katkıda bulunmuştu.

Libya, 2014'ten beri, Libya Temsilciler Meclisi'nin seçilmesi ve eski Genel Ulusal Kongre'nin meclisin yetkisini tanımayı reddetmesinin ardından siyasi bölünme yaşıyor

Libya'daki mevcut ABD varlığı, yabancı güçlerin ve paralı askerlerin varlığını ve bu yabancı varlığın hem ülke içinde hem de bölgesel olarak olumsuz etkisini sınırlamayı amaçlıyor. Nitekim Libya'nın batısında Türk ve İtalyan kuvvetleri, ülkenin doğusunda ve güneyinde ise Rus Wagner Grubu kuvvetleri konuşlanmış bulunuyor.

Massad Boulos, ekonomik istikrarı desteklemek ve kalkınma ödeneklerinin bütçe içinde adil bir şekilde dağıtılmasını sağlamak amacıyla gösterdiği yoğun çabanın devamı olarak, Libyalı tarafları 13 yıldan fazla bir süre sonra ilk kez birleşik bir ulusal bütçeyi onaylamaya ikna etmeyi başardı.

d
Libya'nın Sirte şehrinde düzenlenen Flintlock-2026 tatbikatlarının açılış töreninde Ortak Libya Kuvvetleri askerleri, 14 Nisan 2026 (AFRICOM)

Eski Başkan Joe Biden döneminde ABD, 10 yıllık stratejik planın bir parçası olarak Libya'yı desteklemeyi ve istikrarsızlık döngüsünü kırmayı amaçlayan için bir yasa çıkarmıştı. Bu plan, Libya'nın geniş katılım ve Libya toplumunun kabulüyle demokratik olarak seçilmiş, istikrarlı ve birleşik bir siyasi sisteme geçiş sürecinde ilerlemesine yardımcı olmayı amaçlıyordu. Ayrıca, istikrarı koruyabilen ve bölgesel güvenlik hedeflerine katkıda bulunabilen, meşru güç kullanımında tekel sahibi, sivil kontrol altında birleşik bir askeri ve güvenlik aygıtı kurmayı da hedefliyordu.

Libya'daki siyasi ve güvenlik durumu, Ekim 2011'de Libya Devlet eski Başkanı Muammer Kaddafi rejiminin devrilmesinden bu yana istikrarsız. Şarku’l Avsat’ın al Majalla’dan aktardığı analize göre ülkeyi kalıcı bir istikrara kavuşturmak, tüm Libyalı taraflardan tavizler gerektiren önemli bir bilgelik ve denge gerektiriyor.

Aynı zamanda uluslararası toplumun da birleşik, demokratik ve müreffeh bir Libya'nın, 2014'ten beri siyasi bölünme içinde olan ülke için diğer tüm senaryolardan çok daha faydalı olacağını anlaması gerekiyor. Bu bölünme, Libya Temsilciler Meclisi seçimlerinin ardından ve eski Genel Ulusal Kongre'nin meclisin yetkisini tanımayı reddetmesinden sonra ortaya çıktı.

Libya'da iki hükümet iktidar için rekabet ediyor; birincisi, Batıdaki başkent Trablus'ta bulunan ve Abdulhamid Dibeybe liderliğinde uluslararası alanda tanınmış Ulusal Birlik Hükümeti’dir. Genel Ulusal Kongre'nin halefi olarak kurulan Başkanlık Konseyi ve Yüksek Devlet Konseyi tarafından desteklenmektedir. İkincisi ise Libya'da Temsilciler Meclisi tarafından atanan ve merkezi Libya'nın doğusundaki en büyük şehir olan Bingazi'de bulunan, Usame Hammad başkanlığındaki hükümettir. Burada Mareşal Halife Hafter liderliğindeki Libya Ulusal Ordusu güçleri ülkenin doğusunu ve güneyini kontrol etmektedir.

*Bu analiz Şarku’l Avsat tarafındanLondra merkezli al Majalla dergisinden çevrilmiştir.



Lübnan Dışişleri Bakanı Yusuf Recci,  Şarku’l Avsat’a konuştu: İsrail ile müzakere kararı devlete aittir

Lübnan Dışişleri Bakanı Yusuf Recci  (Arşiv)
Lübnan Dışişleri Bakanı Yusuf Recci (Arşiv)
TT

Lübnan Dışişleri Bakanı Yusuf Recci,  Şarku’l Avsat’a konuştu: İsrail ile müzakere kararı devlete aittir

Lübnan Dışişleri Bakanı Yusuf Recci  (Arşiv)
Lübnan Dışişleri Bakanı Yusuf Recci (Arşiv)

Lübnan Dışişleri Bakanı Yusuf Recci, Lübnan’ın “kendi kaderini belirleme hakkını başkalarının hesaplarından bağımsız olarak kademeli biçimde yeniden kazanmaya başladığını” belirtti. Recci, Lübnan devletinin “müzakere konusunda tek yetkili merci” olduğunu ifade ederek, ülkesinin “hiç kimseye bağlı olmadığını ve herhangi bir eksenin elinde bir koz olmadığını” söyledi.

Recci, devletin yeniden inşa için mali ve siyasi destek sağlama çabalarının, içeride Hizbullah tarafından engellendiğini savunarak, bu yapının “güneydeki köylerin ve sakinlerinin kaderiyle ulusal çıkarla ilgisi olmayan hedefler uğruna kumar oynadığını” dile getirdi.

“Egemenliğin yeniden tesis edilmesi öncelik”

Recci, bugün ulusal önceliğin tam egemenliğin yeniden tesis edilmesi olduğunu belirterek, savaşın sona erdirilmesi ve toprakların geri alınması amacıyla Lübnan devletinin İsrail ile müzakere etmesinde “utanılacak bir durum olmadığını” söyledi.

Aynı zamanda bazı Arap ülkelerinde ortaya çıkarılan ve Hizbullah ile bağlantılı olduğu belirtilen sabotaj hücrelerini kınayan Recci, Arap ülkelerinin güvenliğini hedef alan eylemleri de reddetti.

Müzakerelerin devlet tekelinde olması

Lübnan’ın Washington Büyükelçisi Nada Hamade Muavvad ile İsrail’in Washington Büyükelçisi Yechiel Leiter arasında, ABD Dışişleri Bakanlığı’nda ikinci doğrudan görüşme gerçekleştirildi. Görüşmede ateşkesin uzatılması ve müzakere takvimi ele alındı. Bu süreç, 1993’ten bu yana ilk doğrudan temas olma özelliği taşıyor.

Recci, İran’ın Lübnan’ı “devletin ve halkın tercihi olmayan bir savaşa sürüklediğini” savunarak, Cumhurbaşkanı Joseph Avn’ın doğrudan müzakere yolunu seçmesinin önemli bir adım olduğunu ifade etti. Bu adımın yalnızca diplomatik değil, aynı zamanda ulusal karar alma mekanizmasının yeniden tesisi açısından kritik olduğunu söyledi.

sdvdfevf
Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn, geçtiğimiz Şubat ayında Dışişleri Bakanı Yusuf Recci ile yaptığı görüşmeden bir kare

Recci ayrıca Lübnan’ın artık İran’dan bağımsız bir siyasi çizgi izlediğini ve ulusal çıkarlarının İran ile ilgili müzakerelere bağlı olmadığını belirtti.

Lübnan artık çatışma sahası olmayacak

Recci, Lübnan’ın artık bölgesel hesaplaşmaların sahası olmasını kabul etmeyeceklerini belirterek, geçmişte bu durumun ülkeye “yıkım, izolasyon ve ekonomik çöküş” getirdiğini söyledi.

Müzakerelerin hedefleri

Recci, müzakerelerin temel hedefinin sınır, güvenlik ve insani meselelerin çözümü olduğunu ifade ederek, müzakerenin “teslimiyet değil, ulusal çıkarları savunmanın bir aracı” olduğunu vurguladı.

Güç dengesinin yalnızca askeri unsurlarla ölçülemeyeceğini belirten Recci, devletin meşruiyeti, ulusal birlik, uluslararası destek ve diplomasi kapasitesinin de belirleyici olduğunu söyledi.

“Silah yalnızca devlette olmalı”

Recci, Lübnan’ın devlet dışı silahlı yapılara karşı gerekli adımları geciktirdiğini belirterek, özellikle Hizbullah’ın silahlarının devlet kontrolüne alınması gerektiğini ifade etti.

“İki silah, iki egemenlik ya da iki savaş-karar merkeziyle bir devlet var olamaz” diyen Recci, devlet dışı silahların ülkeyi korumadığını, aksine kayıpları artırdığını savundu.

Savaşın bilançosu ağırlaştı

Recci, 7 Ekim 2023 sonrası İsrail’in Lübnan topraklarındaki varlığını genişlettiğini ve birçok köyün yıkıldığını belirterek, bu durumun “kontrolsüz silah politikasının başarısızlığını ortaya koyduğunu” söyledi.

Arap ülkelerine yönelik saldırılara tepki

Recci, Hizbullah ile bağlantılı sabotaj ağlarının ortaya çıkarılmasını sert şekilde kınayarak, Lübnan’ın ilgili ülkelerle güvenlik ve yargı alanında iş birliğine hazır olduğunu belirtti.

Hizbullah güney halkının kaderiyle oynuyor

İsrail’in güneydeki sınır köylerinde patlamalara devam ettiğini belirten Recci, hükümetin diplomatik yollarla İsrail’in tamamen çekilmesini ve yerinden edilenlerin geri dönüşünü sağlamaya çalıştığını söyledi.

Ancak bu çabalara rağmen Hizbullah’ın politikalarının süreci zorlaştırdığını savunan Recci, güneydeki yıkımın “ulusal bir muhasebe gerektirdiğini” ifade etti.

Recci, Lübnan’ın artık “başkalarının savaşlarını, projelerini ve yıkım getiren sahte zafer söylemlerini taşıyamayacağını” belirterek, geleceğin “devlet, egemenlik ve adil barış” temelinde kurulması gerektiğini sözlerine ekledi.


Prens Harry’den Ukrayna’ya sürpriz ziyaret

Prens Harry Kiev tren istasyonundan bulunduğu ana ait bir kare (Reuters)
Prens Harry Kiev tren istasyonundan bulunduğu ana ait bir kare (Reuters)
TT

Prens Harry’den Ukrayna’ya sürpriz ziyaret

Prens Harry Kiev tren istasyonundan bulunduğu ana ait bir kare (Reuters)
Prens Harry Kiev tren istasyonundan bulunduğu ana ait bir kare (Reuters)

İngiliz Prens Harry, Ukrayna ile Rusya arasındaki savaşa dikkat çekmek amacıyla Kiev’i ziyaret etti. Alman Haber Ajansı’nın aktardığına göre Harry, “kendi ülkesindeki ve dünyanın dört bir yanındaki insanlara” savaşı hatırlatmak istediğini belirtti.

İngiliz Haber Ajansı ise ITV News’ün, Harry’nin Perşembe sabahı Polonya’dan trenle Kiev’e varışını görüntülediğini bildirdi. Görüntülerde Harry’nin tren istasyonunda perondaki insanları selamladığı görüldü.

drgrftbgr
Prens Harry, Kiev tren istasyonuna varışında bir kadına sarılıyor (Reuters)

Prens Harry, ziyareti sırasında yaptığı açıklamada, “Ukrayna’ya geri dönmek güzel” dedi.

Harry ayrıca, “kendi ülkesindeki ve dünya genelindeki insanlara Ukrayna’nın karşı karşıya olduğu durumu hatırlatmak” istediğini vurgulayarak, son derece zor koşullar altında her gün ve her saat olağanüstü çaba gösteren siviller ve ortaklara destek vermek istediğini ifade etti.

Ukrayna’yı “Avrupa’nın doğu kanadını cesaretle ve başarıyla savunan bir ülke” olarak nitelendiren Harry, “Bunun önemini göz ardı etmemek gerekiyor” dedi.


23 Nisan ülke genelinde düzenlenen törenler ile kutlanıyor

Fotoğraf: Xinhua
Fotoğraf: Xinhua
TT

23 Nisan ülke genelinde düzenlenen törenler ile kutlanıyor

Fotoğraf: Xinhua
Fotoğraf: Xinhua

23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı ile TBMM'nin 106. açılış yıl dönümü, yurt genelinde etkinliklerle kutlanıyor.

23 Nisan'ın 106. yıl dönümü dolayısıyla Meclis'teki Atatürk Anıtı önünde tören düzenlendi.

TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş başkanlığındaki devlet erkanı, TBMM’nin açılışının 106. yıl dönümü ve 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı dolayısıyla Anıtkabir’i ziyaret etti. Anıtkabir Özel Defteri'ni imzalayan Kurtulmuş, "Milletimizin iradesine sadakatten; başta çocuklarımız olmak üzere tüm vatandaşlarımızın hukukunu korumaktan ve güzel ülkemizi güçlü yarınlara genç nesillerin omuzlarında yükseltmekten asla vazgeçmeyeceğiz" dedi.
İstanbul

İstanbul Valiliğince, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı dolayısıyla düzenlenen törende Taksim Cumhuriyet Anıtı'na çelenk bırakıldı.

Törene, Vali Yardımcısı Elif Canan Tuncer, İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Başkan Vekili Nuri Aslan, İl Milli Eğitim Müdürü Murat Mücahit Yentür, çocuklar ile bazı protokol üyeleri katıldı.

Yentür, tören kapsamında Cumhuriyet Anıtı'na çelenk bıraktı.

Saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı'nın okunmasının ardından tören sona erdi.