Bugün ABD-İran arasında bir "fırsat penceresi" açılıyor... Lübnan "kendi adına" müzakerelere başlıyor

Bugün ABD-İran arasında bir "fırsat penceresi" açılıyor... Lübnan "kendi adına" müzakerelere başlıyor
TT

Bugün ABD-İran arasında bir "fırsat penceresi" açılıyor... Lübnan "kendi adına" müzakerelere başlıyor

Bugün ABD-İran arasında bir "fırsat penceresi" açılıyor... Lübnan "kendi adına" müzakerelere başlıyor

Müzakere sürecindeki haftalar süren durgunluk ve Hürmüz Boğazı’ndaki devam eden gerilimin ardından yeni bir diplomatik pencerenin açıldığına işaret eden gelişmede, Washington yönetimi, ABD Başkanı’nın özel temsilcileri Steve Witkoff ve Jared Kushner’in bugün Pakistan’a giderek İran’la doğrudan görüşme gerçekleştireceğini açıkladı. Beyaz Saray’ın Fox News’e yaptığı açıklamada, Tahran’ın temas kurarak bu görüşmeyi talep ettiği belirtildi.

Beyaz Saray Sözcüsü Karoline Leavitt, son günlerde “İran tarafından bir ilerleme” kaydedildiğini ifade ederken, ABD Başkan Yardımcısı J.D. Vance’in ülke içinde hazır bekletildiği ve gerekli olması halinde ABD’li yetkililerin Pakistan’a gitmeye hazır olduğu bildirildi.

Bu gelişmeler, İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi’nin Pakistan’a ulaştığına dair haberlerin geldiği bir dönemde yaşandı. Şarku’l Avsat’ın kaynakları ve basında yer alan haberlere göre, Tahran daha önce Hürmüz Boğazı’na yönelik deniz ablukası kaldırılmadıkça görüşmelere dönmeyi reddettiğini açıklamasına rağmen, yeniden müzakere masasına dönmek için girişimlerde bulundu. Bu durum, askeri gerilimin sürmesi ve uluslararası deniz taşımacılığının güvenliğine ilişkin endişelerin devam ettiği bir ortamda diplomatik temasların hız kazandığını gösteriyor.

Diğer yandan Lübnan cephesinde, Cumhurbaşkanı Joseph Avn, ülkesinin “bölgesel çatışmalarda bir pazarlık unsuru olmayı reddettiğini” vurguladı. Beyrut’un kendi adına, ulusal çıkarlarını ve egemenliğini savunarak müzakere yürüttüğünü belirten Avn, ABD himayesinde ve Avrupa ile Arap ülkelerinin desteğiyle yürütülen sürecin, İsrail saldırılarının durdurulması ve uluslararası tanınmış sınırlar gerisine tam çekilmenin sağlanmasını hedeflediğini, bunun da devlet otoritesinin ülke genelinde tesisine imkân tanıyacağını ifade etti.



Uluslararası Enerji Ajansı Direktörü Fatih Birol: “Fosil yakıt sektöründeki dönüşüm geri döndürülemez”

Hürmüz Boğazı'ndaki kriz enerji piyasalarını alt üst etmişti (Reuters)
Hürmüz Boğazı'ndaki kriz enerji piyasalarını alt üst etmişti (Reuters)
TT

Uluslararası Enerji Ajansı Direktörü Fatih Birol: “Fosil yakıt sektöründeki dönüşüm geri döndürülemez”

Hürmüz Boğazı'ndaki kriz enerji piyasalarını alt üst etmişti (Reuters)
Hürmüz Boğazı'ndaki kriz enerji piyasalarını alt üst etmişti (Reuters)

Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) Direktörü Fatih Birol, İran savaşının fosil yakıt sektörünü geri dönülemez şekilde değiştirdiğini söyledi.

Birol, Guardian'da dün yayımlanan söyleşisinde, İran savaşıyla patlak veren krizin ülkeleri enerji arzını güvence altına almak için fosil yakıtlardan uzaklaştırdığını belirtti.

Piyasada fosil yakıta güvenin yitirilebileceğini ve bunlara yönelik talebin azalabileceğini ifade etti:

Ülkelerin risk ve güvenilirlik algıları değişecek. Hükümetler enerji stratejilerini gözden geçirecek. Yenilenebilir enerji ve nükleer enerjiye önemli bir ivme kazandırılacak ve elektriğin ön plana çıktığı bir geleceğe doğru daha da büyük bir geçiş yaşanacak. Bu durum da petrolün ana pazarlarını daraltacak.

Ekonomiste göre, Hürmüz Boğazı'ndaki belirsizlikle derinleşen ekonomik krizden geri dönüş mümkün değil:

Artık vazo kırıldı, olan oldu, parçaları bir araya getirmek çok zor. Bu durum, önümüzdeki yıllarda küresel enerji piyasaları üzerinde kalıcı etkiler yaratacak.

Birol, ticari amaçlı petrol sahalarının aranması için ruhsat verilmesine karşı uyarıda da bulunarak "Bunlar önümüzdeki uzun yıllar boyunca önemli miktarda petrol ve doğalgaz sağlamayacak" dedi.

Hürmüz Boğazı yeniden açılsa bile gübre, gıda, helyum, yazılım ve diğer sektörler üzerindeki etkilerin devam edeceğini vurguladı.

IEA direktörü, fosil yakıt fiyatlarının yüksek seyretmesiyle gelişmekte olan ülkelerin kömüre yönelebileceğini ancak güneş enerjisinin, maliyet açısından kömürle rekabet edebileceğini belirtiyor. Bu süreçte yenilenebilir enerjiye yatırımın ivme kazanacağını da ekliyor.

"Bu kriz en büyük krizlerin hepsinin toplamından bile daha büyüktü ve bu nedenle devasa bir boyuta ulaştı" diyen Birol şöyle devam etti:

Dünyanın bu kadar hazırlıksız yakalanmasını, küresel ekonominin 50 kilometrelik bir boğazla rehin alınabilmesini hâlâ anlayamıyorum.

İran yönetimi, ABD'yle ilk tur müzakerelerin ardından Hürmüz Boğazı'nı açmış ancak Washington'ın ablukayı sonlandırmaması nedeniyle kısa sürede gemi trafiğini tekrar neredeyse durma noktasına getirmişti.

Beyaz Saray Sözcüsü Karoline Leavitt, dünkü açıklamasında Pakistan'ın başkenti İslamabad'daki müzakerelere katılması için Başkan Donald Trump'ın damadı Jared Kushner ve Trump'ın Özel Temsilcisi Steve Witkoff'un gönderileceğini bildirdi. Başkan Yardımcısı JD Vance'in ise toplantıya gitmeyeceğini ifade etti.

İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi ise Pakistan, Umman ve Rusya'ya düzenleyeceği ziyaret kapsamında ABD-İsrail'in başlattığı savaşla ilgili gelişmeleri ele alacak.

İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, Arakçi'nin ziyaretinde ABD heyetiyle doğrudan temas kurulmayacağını söyledi. İran yönetiminin, ABD ordusu Hürmüz'deki ablukayı kaldırmadan Washington'la görüşmeyeceğini yineledi.

Independent Türkçe, Guardian, Tesnim, BBC


Trump, ilk kez Beyaz Saray Muhabirleri Yemeği'nde

ABD Başkanı Donald Trump (EPA)
ABD Başkanı Donald Trump (EPA)
TT

Trump, ilk kez Beyaz Saray Muhabirleri Yemeği'nde

ABD Başkanı Donald Trump (EPA)
ABD Başkanı Donald Trump (EPA)

Washington, bu akşam siyasi ve medya açısından istisnai bir etkinliğe sahne olacak. ABD Başkanı Donald Trump, yıllar süren boykotun ardından ilk kez “Beyaz Saray Muhabirleri Yemeği”ne katılacak.

Trump’ın katılımı, ne söyleyeceği ve gazetecilerin nasıl tepki vereceği konusunda soru işaretleri ve beklentiler yaratıyor. Trump’ın, ABD Anayasası’nın Birinci Değişikliği ve basın özgürlüğünün kutlandığı bu platformu “sahte haberler” eleştirisi için kullanıp kullanmayacağı ya da daha yumuşak bir üslup benimseyip benimsemeyeceği merak ediliyor.

Ancak bu geri dönüş, eski geleneklerin yeniden canlanmasından ziyade, Beyaz Saray ile medya arasındaki ilişkinin doğasında ve 1924 yılında Başkan Calvin Coolidge dönemine uzanan köklü bir gelenek olan bu etkinliğin işlevinde yaşanan derin bir değişimi yansıtıyor.


Temim bin Hamad ve Trump, bölgedeki durumun sonuçlarını görüştüler

ABD Başkanı Donald Trump ve Katar Emiri Şeyh Temim bin Hamad (QNA)
ABD Başkanı Donald Trump ve Katar Emiri Şeyh Temim bin Hamad (QNA)
TT

Temim bin Hamad ve Trump, bölgedeki durumun sonuçlarını görüştüler

ABD Başkanı Donald Trump ve Katar Emiri Şeyh Temim bin Hamad (QNA)
ABD Başkanı Donald Trump ve Katar Emiri Şeyh Temim bin Hamad (QNA)

Katar Emiri Şeyh Temim bin Hamad, ABD Başkanı Donald Trump ile bölgesel durumdaki son gelişmeleri, özellikle de ABD ve İran arasındaki ateşkes anlaşması ve bu anlaşmanın pekiştirilmesine yönelik uluslararası çabaları görüştü.

Şarku’l Avsat’ın QNA’dan aktardığına göre Şeyh Temim'in dün Başkan Trump ile yaptığı telefon görüşmesinde iki taraf, durumun deniz güvenliği ve küresel tedarik zincirleri üzerindeki etkilerini ele aldı.

Katar Emiri, gerilimlerin azaltılması ve barışçıl çözümlerin desteklenmesi gerektiğinin altını çizerek, ülkesinin bölgenin güvenliğini ve istikrarını artırmaya katkıda bulunan Pakistan'ın arabuluculuk çabalarını desteklemek için bölgesel ve uluslararası ortaklarla koordinasyonunu sürdürdüğünü teyit etti.