Birleşik Krallık Deniz Ticareti Operasyonları Kurumu (UKMTO) dün yaptığı açıklamada, salı günü Somali açıklarında bir petrol tankerinin kaçırıldığını duyurdu.
Kuzeyde Aden Körfezi, doğuda ise Hint Okyanusu ile çevrili olan Somali, uzun bir korsanlık geçmişiyle biliniyor.
2011 yılında korsanlık faaliyetlerinin zirveye ulaştığı Somali’de, Avrupa Birliği, Hindistan ve birçok ülkenin savaş gemilerini bölgeye konuşlandırması, yarı özerk Puntland bölgesinde deniz polis gücünün kurulması ve ticari gemilere silahlı güvenlik görevlilerinin yerleştirilmesiyle bu tür olaylar belirgin şekilde azalmıştı.
Ancak son aylarda meydana gelen bazı olaylar, Afrika Boynuzu açıklarında korsanlığın yeniden artabileceğine dair endişeleri artırdı.
UKMTO, Somali’nin doğusunda yer alan Mario’nun yaklaşık 90 kilometre kuzeydoğusunda bir “olay” bildirildiğini açıkladı.
Açıklamada, “Askerî yetkililer, yetkisiz kişilerin tankeri ele geçirerek 77 deniz mili güneye, Somali karasularına doğru yönlendirdiğini bildirdi” denildi; ancak olayın ayrıntılarına ilişkin başka bilgi verilmedi.
UKMTO WARNING 045-26
Click here to read the full warning⤵️https://t.co/pCiiWSiasR#MaritimeSecurity #MarSec pic.twitter.com/r8ra9stUJa
— UKMTO Operations Centre (@UK_MTO) April 25, 2026
Somali makamları ise henüz olayla ilgili bir açıklama yapmadı.
Öte yandan UKMTO, perşembe günü de Somali bayrağı taşıyan bir balıkçı teknesinin “11 silahlı kişi” tarafından kaçırıldığını bildirmişti.
Kurum, “Bu olayların tümü bir arada değerlendirildiğinde, gerçek bir korsanlık tehdidine işaret etmektedir” ifadelerini kullandı.
Geçen yıl ekim ayında saldırganlar, Somali kıyılarından yaklaşık bin kilometre açıkta bulunan bir petrol tankerine çıkmayı başarmıştı. Önceki aylarda da benzer iki olay rapor edildi.
Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre Somali, 15 yılı aşkın süredir el-Şebab örgütünün öncülük ettiği isyanla mücadele eden istikrarsız bir ülke olarak öne çıkıyor.
Ülke, Kızıldeniz ile Aden Körfezi arasında yer alan Bab el-Mendeb Boğazı’nın girişinde bulunuyor. Bu boğaz, Hint Okyanusu ile Süveyş Kanalı’nı birbirine bağlayan ve dünyanın en yoğun kullanılan ticaret yollarından biri olarak kabul ediliyor.
Ortadoğu’daki savaşın ardından, dünya petrolü ve sıvılaştırılmış doğal gaz üretiminin yaklaşık yüzde 20’sinin geçtiği Hürmüz Boğazı’nın kapanmasıyla birlikte Bab el-Mendeb’in stratejik önemi daha da artmış bulunuyor.