Vizyon 2030, Suudi Arabistan’ı petrol tedarikçisi olmaktan çıkarıp küresel bir enerji merkezi haline getiriyor

Suudi Arabistan, yeşil hidrojen ve pil fabrikaları arasındaki dönüşümde farklı bir yol izledi

(foto altı) Suudi Arabistan’daki güneş enerjisi santrallerinden biri (SPA)
(foto altı) Suudi Arabistan’daki güneş enerjisi santrallerinden biri (SPA)
TT

Vizyon 2030, Suudi Arabistan’ı petrol tedarikçisi olmaktan çıkarıp küresel bir enerji merkezi haline getiriyor

(foto altı) Suudi Arabistan’daki güneş enerjisi santrallerinden biri (SPA)
(foto altı) Suudi Arabistan’daki güneş enerjisi santrallerinden biri (SPA)

Suudi Arabistan, onlarca yıldır dünyanın en güvenilir enerji tedarikçilerinden biri olarak sahip olduğu konumu korumakla yetinmeyip, enerji kaynaklarıyla olan ilişkisini yeniden tanımlama yoluna gitti. Ülke, mevcut kaynakların en yüksek verimle nasıl değerlendirilebileceği sorusuna odaklanarak değişen küresel enerji düzenine uyum sağlamayı hedefledi.

Bu yaklaşımın temelini Vizyon 2030 oluşturdu. Söz konusu vizyon, petrol ve doğal gazın değerini artırırken aynı zamanda enerji kaynaklarının çeşitlendirilmesini ve yenilenebilir enerjiye geçişi stratejik bir fırsat olarak değerlendirdi. Bu dönüşümün en somut adımlarından biri, petrol ve madencilikten sorumlu bakanlığın yeniden yapılandırılarak Suudi Arabistan Enerji Bakanlığı adını alması oldu. Bu değişiklik, enerji anlayışının yalnızca petrol ve gazla sınırlı kalmayıp yenilenebilir kaynakları da kapsayan daha geniş bir yapıya evrildiğini gösterdi.

Doğası gereği elverişli bir arazi

Suudi Arabistan’ın enerji dönüşümünde coğrafi avantajlarının dikkatli bir değerlendirme sonucunda stratejik bir fırsata dönüştürüldüğü belirtiliyor. Ülkenin güneş enerjisi projeleri için elverişli iklimi, rüzgâr enerjisi yatırımlarına uygun geniş arazileri ve hidrojen enerjisi geliştirilmesine imkân tanıyan çeşitlendirilmiş coğrafi yapısı, bu dönüşümün temel dayanakları arasında gösteriliyor. Bu süreç aynı zamanda güçlü yatırım kapasitesi ve birikmiş araştırma altyapısıyla destekleniyor.

Bu çerçevede Ulusal Yenilenebilir Enerji Programı, Kral Selman Yenilenebilir Enerji Girişimi ve Ulusal Yenilenebilir Enerji Veri Merkezi gibi girişimler hayata geçirildi. Bu programları, güneş ve rüzgâr enerjisi projeleri izledi ve elektrik üretim verimliliğinin artırılması hedeflendi.

Sonuç olarak, yenilenebilir enerji üretim kapasitesi 2020’de 3 gigavattan 2025’te 46 gigavata yükseldi. Sektörde toplam 64 proje bulunurken, bunların 40’ı güneş enerjisi, 9’u rüzgâr enerjisi ve 15’i enerji depolama projelerinden oluşuyor.

Hidrojen

NEOM bünyesinde, dünya üzerinde benzeri olmayan bir proje olarak yeşil hidrojen üretimi geliştiriliyor. Bu projenin, günlük 600 ton üretim kapasitesiyle küresel ölçekte ilk ve en büyük yeşil hidrojen girişimlerinden biri olduğu belirtiliyor.

sdvefrgtbh
Suudi Arabistan’daki Oxagon şehri (NEOM)

Bu dönüşümü desteklemek amacıyla Yanbu merkezli Yeşil Hidrojen Merkezi’nin ilk aşaması da devreye alındı. Proje kapsamında yenilenebilir enerjiyle elektrik üretim tesisleri, suyun tuzdan arındırılması için tesisler, elektroliz üniteleri, yeşil amonyağa dönüştürme tesisleri ve ihracata yönelik özel bir liman altyapısı kuruluyor. Bu altyapının, yeşil hidrojen üretim zincirinin tüm aşamalarını entegre ederek sürdürülebilir enerji ihracatına katkı sağlaması hedefleniyor.

Pil yarışı... Suudi Arabistan liderliğe yaklaşıyor

Suudi Arabistan’da enerji depolama sektörü, dikkat çekici bir gelişim ivmesiyle öne çıkıyor. Ülke, küresel ölçekte batarya depolama projelerinin maliyet yarışında Çin ile neredeyse aynı seviyeye yaklaşarak önemli bir rekabet konumuna ulaştı. Dört saatlik depolama kapasitesine sahip projelerde maliyetin kilovat başına 409 dolar seviyesinde olduğu, Çin’de ise bu rakamın 404 dolar olduğu bildirildi.

Enerji depolama projelerinde toplam kapasitenin 30 gigavat-saat seviyesine ulaştığı, bunun 8 gigavat-saatlik kısmının ise elektrik şebekesine bağlandığı ifade ediliyor. Bu veriler, ülkenin büyük ölçekli enerji depolama altyapısını hızla geliştirdiğini gösteriyor.

Öte yandan enerji sektöründe önemli bir yenilik olarak Saudi Aramco, petrol dışı enerji uygulamalarında dünyanın ilk örneklerinden biri olan bir yenilenebilir enerji depolama sistemini devreye aldı. Sistem, doğal gaz sahalarındaki üretim faaliyetlerini desteklemek için geliştirildi ve 1 megavat-saat kapasiteye sahip. Bu teknoloji, 5 kuyunun 25 yıl boyunca çalışmasını destekleyebiliyor ve Suudi Arabistan’a ait bir patent üzerine kurulu. Geleneksel güneş enerjisi çözümlerine alternatif olarak geliştirilen sistem, zorlu iklim koşullarında yüksek verimlilik ve değişen enerji ihtiyaçlarına akıllı yanıt verebilme özelliğiyle öne çıkıyor.

SPARK... Endüstri değer haline geldiğinde

Vizyon 2030, üretimin tek başına yeterli olmadığını; asıl katma değerin sanayi geliştirme, tedarik zincirlerini yerelleştirme ve yerli içerik oranını artırmada bulunduğunu kabul etti. Bu yaklaşım doğrultusunda, enerji ve sanayi alanında yeni bir endüstriyel ekosistem oluşturma hedefi öne çıktı. Bu kapsamda Kral Selman Enerji Şehri (SPARK) projesi hayata geçirildi. Yaklaşık 12 milyar riyali (3,2 milyar dolar) aşan yatırım büyüklüğüne sahip olan proje, 60’tan fazla yerli ve uluslararası yatırımcıyı bünyesine çekti.

Stratejik bir konumda yer alan SPARK, enerji kaynaklarına ve ihracat ile nakliye ağlarına yakınlığı sayesinde lojistik avantaj sunuyor. Ayrıca hızlı erişim sağlayan bir kuru liman altyapısına da sahip. Proje kapsamında şu ana kadar 7 fabrika faaliyete geçirilirken, 14 yeni fabrikanın inşasının sürdüğü bildirildi. Bu gelişmeler, Suudi Arabistan’ın enerji merkezli sanayi dönüşümünü hızlandıran önemli adımlar arasında gösteriliyor.

Denge, aşırılık yok

Dünya petrol ve doğal gazın alternatiflerine doğru bir dönüşüm sürecine girerken, Suudi Arabistan farklı bir yaklaşım benimsiyor. Bu yaklaşımda, enerji dönüşümünün aşırı hızlı ilerlemesinin küresel enerji güvenliği ve ekonomik büyüme açısından riskler doğurabileceği değerlendirmesi öne çıkıyor. Ayrıca yenilenebilir enerji kaynaklarının tek başına tüm kalkınma ihtiyaçlarını karşılamada yeterli olmayabileceği görüşü dile getiriliyor.

Bu çerçevede ülke, petrol ve gaz arama ve geliştirme yatırımlarını sürdürmeye devam ediyor. Bu projeler arasında en dikkat çekici olanlardan biri, Ortadoğu’nun en büyüklerinden biri olarak kabul edilen Jafurah Gaz Sahası geliştirme projesi olarak öne çıkıyor. Bu saha, gaz değer zincirinin ve petrokimya endüstrilerinin güçlendirilmesinde stratejik bir rol oynuyor.

Bu strateji doğrultusunda Suudi Arabistan, bir yandan küresel enerji arz güvenliğini desteklerken diğer yandan karbon emisyonlarını azaltmaya yönelik teknolojilere yatırım yapmayı sürdürüyor. Böylece ülke, hem enerji üretiminde merkezi bir aktör hem de sürdürülebilir enerji dönüşümünde dengeli bir model sunan bir ‘entegre enerji merkezi’ olarak konumlanıyor.



BM Güvenlik Konseyi, Husilerin Suudi Arabistan’a yönelik saldırılarını kınadı

BM Yemen Özel Temsilcisi Hans Grundberg’in katılımıyla gerçekleştirilen, Güvenlik Konseyinin Yemen konulu oturumundan (Arşiv-Suudi Arabistan’ın BM Daimî Temsilciliği)
BM Yemen Özel Temsilcisi Hans Grundberg’in katılımıyla gerçekleştirilen, Güvenlik Konseyinin Yemen konulu oturumundan (Arşiv-Suudi Arabistan’ın BM Daimî Temsilciliği)
TT

BM Güvenlik Konseyi, Husilerin Suudi Arabistan’a yönelik saldırılarını kınadı

BM Yemen Özel Temsilcisi Hans Grundberg’in katılımıyla gerçekleştirilen, Güvenlik Konseyinin Yemen konulu oturumundan (Arşiv-Suudi Arabistan’ın BM Daimî Temsilciliği)
BM Yemen Özel Temsilcisi Hans Grundberg’in katılımıyla gerçekleştirilen, Güvenlik Konseyinin Yemen konulu oturumundan (Arşiv-Suudi Arabistan’ın BM Daimî Temsilciliği)

Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi üyeleri, Suudi Arabistan’ı hedef alan ve giderek yoğunlaşan Husi saldırılarını en güçlü ifadelerle kınadı. Saldırılarda sivil havacılık ve enerji altyapısının da hedef alındığı, sivillerin hayatını kaybettiği ve yaralananların olduğu belirtildi.

Konsey Başkanı tarafından dün yayımlanan açıklamada, 10 ve 11 Ekim’de Kral Halid Uluslararası Havalimanı’nı hedef alan “pervasız saldırıların” can kayıplarına ve yaralanmalara yol açtığı bildirildi. Açıklamada ayrıca diğer havalimanlarına ve Suudi Arabistan’ın Aramco tesislerine yönelik çok sayıda saldırıya da dikkat çekildi.

Güvenlik Konseyi üyeleri, hayatını kaybedenlerin ailelerine, Suudi Arabistan hükümetine ve halkına başsağlığı dileklerini iletirken, yaralılara acil şifalar diledi.

Konsey üyeleri, Suudi Arabistan’ın topraklarında sivilleri ve sivil altyapıyı hedef alan saldırılar karşısındaki tutumuyla dayanışma içinde olduklarını belirterek, ülkenin meşru müdafaa hakkını vurguladı.


Koalisyon, Suudi Arabistan’da füze ve İHA’ları imha etti

Riyad’da balistik füzenin önlenmesi sırasında düşen parçalar nedeniyle bir evde meydana gelen hasardan görüntüler (SPA)
Riyad’da balistik füzenin önlenmesi sırasında düşen parçalar nedeniyle bir evde meydana gelen hasardan görüntüler (SPA)
TT

Koalisyon, Suudi Arabistan’da füze ve İHA’ları imha etti

Riyad’da balistik füzenin önlenmesi sırasında düşen parçalar nedeniyle bir evde meydana gelen hasardan görüntüler (SPA)
Riyad’da balistik füzenin önlenmesi sırasında düşen parçalar nedeniyle bir evde meydana gelen hasardan görüntüler (SPA)

İbrahim Ebu Zeyd

Yemen’deki meşru hükümeti destekleyen Koalisyon, Suudi Arabistan’ı hedef alan balistik ve seyir füzeleri ile insansız hava araçları (İHA) dahil 14 füze ve İHA’nın önlenerek imha edildiğini açıkladı. Riyad, el-Harc ve Doğu Bölgesi’ni hedef alan füzelerin yanı sıra başkent ve güney bölgesine yönelen beş İHA’nın da etkisiz hale getirildiği bildirildi.

Koalisyon, Husilere ait saldırı kapasitesinin etkisiz hale getirilmesi ve imha edilmesi ile sivillerin korunması amacıyla kapsamlı operasyonel tedbirler alınacağını vurguladı. Açıklama, son 24 saat içinde Suudi Arabistan’daki bazı bölgelerin füze ve İHA’larla hedef alındığı saldırıların sonrasında yapıldı.

Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre Riyad’da hava savunma sistemlerinin önleme faaliyetleri sırasında düşen şarapnel parçaları nedeniyle ikisi kadın, biri erkek ve biri çocuk olmak üzere dört kişi yaralandı, 15 evde maddi hasar meydana geldi. Ayrıca bir kişinin yaralandığı, bir evde ve bir araçta sınırlı hasar oluştuğu bildirildi.

Öte yandan, Zahran’da Suudi petrol şirketi Aramco’ya ait idari bir binanın hedef alınması sonucu küçük çaplı yangın çıktığı, olayda yaralanan ya da hayatını kaybeden olmadığı kaydedildi.


Irak’tan Suudi Arabistan’a yönelik saldırılara kınama

Suudi Arabistan Veliaht Prensi dün Riyad'da Irak Başbakanını kabul etti (SPA)
Suudi Arabistan Veliaht Prensi dün Riyad'da Irak Başbakanını kabul etti (SPA)
TT

Irak’tan Suudi Arabistan’a yönelik saldırılara kınama

Suudi Arabistan Veliaht Prensi dün Riyad'da Irak Başbakanını kabul etti (SPA)
Suudi Arabistan Veliaht Prensi dün Riyad'da Irak Başbakanını kabul etti (SPA)

Irak Başbakanı Ali ez-Zeydi, Suudi Arabistan’daki Kral Halid Uluslararası Havalimanı’nı hedef alan saldırıyı ve ülkenin sivil yerleşim yerleri ile kritik altyapısını hedef alan saldırıları şiddetle kınadıklarını açıkladı.

Suudi Arabistan Veliaht Prensi ve Başbakanı Muhammed bin Selman, Irak Başbakanı Ali ez-Zeydi’yi Riyad’daki Yemame Sarayı’nda kabul etti. Görüşmede bölgesel gelişmeler ele alınırken, bölgenin güvenlik ve istikrarını güçlendirmek amacıyla ortak çabaların koordinasyonu değerlendirildi.

Veliaht Prens Muhammed bin Selman, Suudi Arabistan’ın iki kardeş ülke arasındaki iş birliğini her alanda geliştirmeye, özellikle güvenlik alanındaki koordinasyonu güçlendirmeye önem verdiğini vurguladı.

Irak Başbakanı ez-Zeydi ise hükümetinin, Irak topraklarının Suudi Arabistan’ın ve bölge ülkelerinin güvenliğini tehdit eden herhangi bir saldırı veya eylem için kullanılmasına izin vermeme yönündeki kararlı tutumunu yineledi. Ez-Zeydi ayrıca iyi komşuluk ilkelerine bağlı kalmanın ve Suudi Arabistan’ın yanı sıra kardeş ülkelerin egemenliğine saygı göstermenin önemini vurguladı.

Irak hükümetinden yapılan açıklamada, ez-Zeydi’nin Riyad’daki Kral Halid Uluslararası Havalimanı’na yönelik saldırının yanı sıra çatışmalar sırasında sivillerin ve sivil tesislerin zarar görmesine yol açan tüm eylemleri kınadığı belirtildi. Açıklamada, bu tür saldırıların bölgesel güvenlik ve istikrarı tehdit ettiği ifade edildi.