Ukrayna’nın Moskova’da bir binaya düzenlediği İHA saldırısında yaralanan olmadı

Moskova'nın batısındaki bir semtte bulunan lüks konut kulesine yapılan saldırının ardından yaşananlar (AP)
Moskova'nın batısındaki bir semtte bulunan lüks konut kulesine yapılan saldırının ardından yaşananlar (AP)
TT

Ukrayna’nın Moskova’da bir binaya düzenlediği İHA saldırısında yaralanan olmadı

Moskova'nın batısındaki bir semtte bulunan lüks konut kulesine yapılan saldırının ardından yaşananlar (AP)
Moskova'nın batısındaki bir semtte bulunan lüks konut kulesine yapılan saldırının ardından yaşananlar (AP)

Moskova Belediye Başkanı Sergei Sobyanin, bugün yaptığı açıklamada bir insansız hava aracının (İHA) Moskova’daki bir binaya çarptığını, olayda herhangi bir yaralanma yaşanmadığını bildirdi. Olay, Rusya’da “Zafer Günü” askeri geçit töreninden birkaç gün önce meydana geldi.

Sobyanin, Telegram üzerinden yaptığı açıklamada, Rusya’nın resmi haber ajansı TASS’a atıfta bulunarak can kaybı olmadığını belirtti. Ayrıca hava savunma sistemlerinin iki Ukrayna İHA’sını daha düşürdüğünü ifade etti.

Söz konusu binanın, batı Moskova’da ve çok sayıda büyükelçiliğin bulunduğu bir bölgede yer aldığı, bazı kaynaklar tarafından lüks bir konut kulesi olarak tanımlandığı aktarıldı.

Rusya Savunma Bakanlığı, nisan ayı sonunda yaptığı açıklamada, 9 Mayıs’taki Zafer Günü geçit töreninin, Ukrayna’ya ait olası İHA saldırıları endişesi nedeniyle bu yıl tank ve füze gösterileri olmadan düzenleneceğini duyurmuştu. Rusya bu tarihte, İkinci Dünya Savaşı’nda Nazi Almanyası’na karşı kazanılan zaferi kutluyor.

Moskova ve çevresine yönelik İHA saldırılarının sıklaştığı, ancak Rus yetkililerin genellikle saldırıların çoğunun hava savunma sistemleri tarafından etkisiz hale getirildiğini açıkladığı belirtildi. Sivil altyapının nadiren zarar gördüğü ifade edildi.

Öte yandan Ukrayna’nın 4 yılı aşkın süredir devam eden Rusya işgaline karşı savunma yürüttüğü, Rusya’nın ise Ukrayna’ya düzenli olarak İHA ve füze saldırıları gerçekleştirdiği ve bu saldırıların sivillerin ölümü ile altyapı hasarına yol açtığı kaydedildi.



İsveç, Rusya'nın gölge filosuna bağlı olduğundan şüphelenilen Suriye bayraklı bir tankere el koydu

Jin Hui tankeri (Reuters)
Jin Hui tankeri (Reuters)
TT

İsveç, Rusya'nın gölge filosuna bağlı olduğundan şüphelenilen Suriye bayraklı bir tankere el koydu

Jin Hui tankeri (Reuters)
Jin Hui tankeri (Reuters)

İsveç Sahil Güvenliği dün Baltık Denizi'nde Rusya'nın ‘gölge filosuna’ ait olduğu değerlendirilen bir tankere el koyduğunu açıkladı. Bu gelişme, İsveç makamlarının son birkaç ay içinde gerçekleştirdiği benzer uygulamaların en yenisi oldu.

Reuters’ın aktardığına göre İsveç Sahil Güvenliği açıklamasında personelinin polis ile iş birliği yaparak Trelleborg'un güneyindeki İsveç karasularında Suriye bayraklı Jin Hui gemisine çıktığını ve geminin denize elverişsiz olduğuna dair şüpheler nedeniyle ön soruşturma başlattığını belirtti.

Açıklamada şu ifadelere de yer verildi:

“İsveç Sahil Güvenliği, bayrak durumuna ilişkin çeşitli ihlaller tespit edilmesi nedeniyle geminin sahte bayrakla seyrettiğinden şüpheleniyor. Bu yüzden uluslararası yönetmelik ve sözleşmeler kapsamında gemi denize elverişlilik gerekliliklerini karşılamıyor.”

İsveç Sahil Güvenliği, nereye gittiği belli olmayan ve yük taşımadığı değerlendirilen geminin Avrupa Birliği (AB) ve Birleşik Krallık listeleri dahil olmak üzere birçok yaptırım listesinde yer aldığını açıkladı.

İsveç Sivil Savunma Bakanı Carl-Oskar Bohlin, sosyal medya platformu X hesabından yaptığı paylaşımda, geminin Rusya'nın gölge filosunun bir parçası olduğundan şüphelenildiğini belirtti.

Avrupa ülkeleri, Rusya’nın Ukrayna'ya karşı 4 yılı aşkın süredir sürdürdüğü savaşı finanse etmek için kullandığı tankerlerden oluşan ‘gölge filosunu’ etkisiz hale getirmeye yönelik çabalarını yoğunlaştırdı. Rusya ise bu adımları ‘düşmanca’ olarak nitelendirerek kınadı.


ABD Hazine Bakanı Bessent: Abluka İran ekonomisini boğuyor

ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, Beyaz Saray'da Dışişleri Bakanı Marco Rubio ve Savaş Bakanı Pete Hegseth arasında yürürken, 28 Nisan 2026 (EPA)
ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, Beyaz Saray'da Dışişleri Bakanı Marco Rubio ve Savaş Bakanı Pete Hegseth arasında yürürken, 28 Nisan 2026 (EPA)
TT

ABD Hazine Bakanı Bessent: Abluka İran ekonomisini boğuyor

ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, Beyaz Saray'da Dışişleri Bakanı Marco Rubio ve Savaş Bakanı Pete Hegseth arasında yürürken, 28 Nisan 2026 (EPA)
ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, Beyaz Saray'da Dışişleri Bakanı Marco Rubio ve Savaş Bakanı Pete Hegseth arasında yürürken, 28 Nisan 2026 (EPA)

ABD Hazine Bakanı Scott Bessent dün, ABD ve İsrail'in geçtiğimiz şubat ayı sonlarında İran’a karşı başlattığı askeri saldırıyla eş zamanlı uygulanan ‘ekonomik abluka’ ile İran rejimini ‘boğduğunu’ vurguladı.

Bessent, Fox News'e yaptığı açıklamada, ABD’nin İran’ın petrol sektörünün ham petrol stoklarının hızla dolmasıyla birlikte ‘gelecek hafta içinde’ bazı kuyuları kapatmaya başlamak zorunda kalabileceğini değerlendirdiğini söyledi.

Bessent, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Onların petrol altyapısı aşınma belirtileri göstermeye başladı; onlarca yıldır uyguladığımız yaptırımlar nedeniyle artık bakım yapılamıyor.”

Bessent, ‘fiyatları rekor yüksek seviyelere çıkaran’ savaşın sona ermesinin ardından petrol fiyatlarının ‘keskin biçimde düşeceğini’ de belirtti.

Başkan Donald Trump'ın ‘Mart ayında (İran'a yönelik) azami baskı uygulanması talimatı verdiğini söyleyen Bessent, ABD Başkanı’nın üç hafta önce Hazine Bakanlığı'na ve bizzat kendisine 'Ekonomik Öfke Operasyonu'nu başlatma talimatı verdiğini de sözlerine ekledi.

Fransız Haber Ajansı AFP’nin aktardığına göre bu tedbir, 28 Şubat'ta başlayan ‘Destansı Öfke Operasyonu’ adlı askeri saldırının ekonomik karşılığı olarak şekillendi. Ateşkes, 8 Nisan'dan bu yana yürürlükte kalmaya devam ediyor.

Bessent şunları söyledi:

"Size şunu söyleyebilirim ki; rejimi boğuyoruz ve artık askerlerinin maaşlarını ödeyemez hale geldiler."

Bunun gerçek bir ekonomik abluka olduğunun altını çizen ABD’li Bakan, Amerikan Donanması'nın İran'a giden ve oradan ayrılan gemi trafiğini engelleyerek kilit bir rol üstlendiğini belirterek “Tek bir gemi geçemiyor” dedi.

ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM) tarafından dün sosyal medya platformu X üzerinden yapılan açıklamada, şimdiye kadar durdurulan toplam gemi sayısının 49'a ulaştığı belirtildi.

ABD'nin İran Devrim Muhafızları Ordusu’na (DMO) destek sağlamak amacıyla İran'a para gönderen her kuruluş üzerindeki baskısını yoğunlaştırdığını da sözlerine ekleyen Bessent, DMO'yu ‘yolsuzluğa batmış bir yapı’ olarak nitelendirerek “Yıllarca İran halkını soyup soğana çevirdiler. Yurt dışında paraları var ve yerlerini tespit ettik” ifadelerini kullandı.

Bessent, cumartesi günü X platformunda bu ekonomik ablukanın Tahran'ın Körfez ülkelerinden dünyaya yakıt naklinde hayati önem taşıyan Hürmüz Boğazı'ndan müttefik olmayan gemilerin geçişini engellemesine atıfla ‘27 Şubat öncesindeki serbest seyrüsefer koşulları yeniden sağlanana kadar süreceğini’ de belirtti.

İran'ın bu adımı, ABD'yi İran gemilerinin ve Tahran'ın müttefiki olan gemilerin geçişini de engelleyen karşı tedbirler almaya itti.

Öte yandan Trump'ın ekonomi danışmanı Kevin Hassett, CBC'ye verdiği röportajda İran ekonomisinin yüksek enflasyonun da etkisiyle ‘büyük bir felaketin’ eşiğinde olduğunu söyleyerek İranlıların açlıkla yüzleşmeye başladığını da sözlerine ekledi.

Hassett, “Bu fonların takibini sürdüreceğiz ve bu çatışma sona erdiğinde söz konusu varlıkları İran halkının yararına muhafaza edeceğiz” ifadelerini kullandı.


İHA’ların yeni görevi mahkumlara uyuşturucu ve kaçmaları için gerekli araçları teslim etmek

İHA’lar cezaevi arazisi üzerinde bombardıman operasyonları gerçekleştiriyor (EPA)
İHA’lar cezaevi arazisi üzerinde bombardıman operasyonları gerçekleştiriyor (EPA)
TT

İHA’ların yeni görevi mahkumlara uyuşturucu ve kaçmaları için gerekli araçları teslim etmek

İHA’lar cezaevi arazisi üzerinde bombardıman operasyonları gerçekleştiriyor (EPA)
İHA’lar cezaevi arazisi üzerinde bombardıman operasyonları gerçekleştiriyor (EPA)

Güney Carolina eyaletindeki Turbeville Cezaevi avlusunda nöbet tutan gardiyanlar, bir kış gecesi saat 03.30 sularında cezaevinin üzerinde vızıldayan bir pervane sesi duydular. Gardiyanlardan biri bu tanıdık sesin kaynağını hemen anlayarak gökyüzüne baktı ve başka bir insansız hava aracının (İHA) cezaevine yaklaştığını gördü.

Güney Carolina Cezaevleri İnsansız Hava Araçları Arama Ekibi Komutanı, CNN'e verdiği röportajda, İHA’nın avluya girerek yaklaşık bir metre uzunluğunda bir paket bıraktıktan sonra hızla uzaklaştığını aktardı. Nöbetçi memur, paketin herhangi bir tutukluya ulaşmasını önlemek için hemen harekete geçti.

Güney Carolina Cezaevleri İdaresi’ne (SCDC) göre cezaevi yetkililerinin paket içinde bulduğu tütün, esrar, ekstazi ve 4 cep telefonu, cezaevi fiyatlarıyla toplam 165 bin doların üzerinde bir değere sahipti.

Yardım talebi

Güney Carolina, süregelen ve giderek kötüleşen bir sorunla; cezaevi kompleksleri üzerinde çoğunlukla gece karanlığında uçan ve mahkumlara bıçak, cep telefonu, kaçış araçları, sigara ve içine binlerce dolar değerinde uyuşturucu gizlenmiş oyuncaklar gibi yasaklı maddeler bırakan İHA sorunuyla karşı karşıya kalan ABD eyaletlerinden sadece biri.

Sorun o denli yaygınlaştı ki 21 eyaletin savcısı, geçtiğimiz mart ayı sonlarında ABD Ulusal Güvenlik Konseyi'ne cezaevi kompleksleri üzerinde İHA’larla paket bırakma operasyonlarındaki artışla mücadele konusunda yardım istedikleri bir mektup gönderdi.

Savcılar mektupta şu ifadelere yer verdi:

"Bu tür yasadışı faaliyetler tüm ülke genelinde yaşanmakta ve sonuçları son derece ağır. Uyuşturucu kaçakçılığı bağımlılığa ve şiddete zemin hazırlıyor. Silah kaçakçılığı saldırı ve örgütlü şiddet eylemlerinin riskini artırmaktadır. Kaçakçılık yoluyla sokulan cep telefonları ise mahkumların dolandırıcılık, tanıklara yönelik yıldırma ve şiddet suçları dahil olmak üzere suç faaliyetlerini sürdürmelerine imkân tanıyor."

Yaygınlaşan bir olguya dönüştü

Kaçakçılık yeni bir sorun olmasa da İHA’larla yapılan teslimatlar Güney Carolina'da tekrarlayan bir olgu haline geldi. Bu yıl eyaletteki 21 cezaevi 24 Nisan'a kadar İHA ile yapılan 75 kaçakçılık olayıyla uğraşmak zorunda kaldı. SCDC Sözcüsü’ne göre 2025 yılında da 273 benzer olay kayıtlara geçti.

Cezaevlerine yasaklı madde sokulurken kullanılan diğer yöntemler arasında bunları kompleksin çevresindeki duvarın üzerinden atmak, posta aracılığıyla koordineli biçimde göndermek ve bazı durumlarda yolsuzluğa bulaşmış cezaevi memurlarını sürece dahil etmek yer alıyor.

Kimliğinin gizli kalmasını isteyen yetkililere göre artık İHA’lar tıpkı bir teslimat hizmeti gibi paketleri teslim etmek amacıyla doğrudan cezaevi avlusunun ya da tutukluların hücrelerinin penceresinin üzerinde uçuyor.

2017 yılında bir İHA, Güney Carolina yetkililerinin en kötü korkularını gerçeğe dönüştürdü. Yetkililerin bildirdiğine göre bir adam Lieber Cezaevi'nde İHA ile tel kesiciler teslim aldı ve bunları cezaevinden kaçmak için kullandı. Bu olay, eyaleti sorunu sınırlamaya yönelik daha sıkı önlemler almaya itti.

Eski mahkumların parmağı

Güney Carolina, cezaevi komplekslerine İHA’larla yapılan teslimatlar aracılığıyla bıçak ve jilet gibi silahların girdiğini fark eden birkaç eyaletten biri.

Florida Başsavcısı, geçtiğimiz mart ayında eyaletteki birçok cezaevine İHA’larla jilet, uyuşturucu ve diğer yasaklı maddelerin sokulmasını organize etmekten mahkûm edilen bir kişinin 81 yıl hapis cezasına çarptırıldığını açıkladı.

Georgia Başsavcısı ise eyaletin cezaevlerinde aylık ortalama 58 İHA kaçakçılığı olayı yaşandığını ve kaçırılan yasaklı maddeler arasında silah, jilet ve uyuşturucunun da bulunduğunu duyurdu.

CNN'e göre Güney Carolina'daki İHA’ları kontrol edenlerin büyük çoğunluğu organize suç örgütü üyeleri. Bunların birçoğu bölgenin coğrafyasını tanıyan, cezaevi içinde bağlantıları olan ve paketlerin nereye bırakılacağını bilen eski mahkumlardan oluşuyor.