Rapor: Darbe ve suikast endişeleri nedeniyle Putin’in çevresindeki güvenlik önlemleri sıkılaştırıldı

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin (AP)
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin (AP)
TT

Rapor: Darbe ve suikast endişeleri nedeniyle Putin’in çevresindeki güvenlik önlemleri sıkılaştırıldı

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin (AP)
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin (AP)

Kremlin, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in kişisel güvenlik önlemlerini önemli ölçüde artırdı. Bu kapsamda, yakın çevresindeki kişilerin evlerine gözetim sistemleri yerleştirildi. CNN tarafından elde edilen bir Avrupa istihbarat ajansı raporuna göre, bu yeni tedbirler Rusya’da üst düzey askerî yetkilileri hedef alan suikast dalgası ve olası bir darbe girişimine yönelik endişeler üzerine alındı.

Olağanüstü güvenlik önlemleri

Rapora göre, Kremlin çevresinde beklenen krizin giderek derinleştiği bir dönemde bu önlemler alındı. Dört yıldır süren savaşın ardından artan baskı ortamında Kremlin, Putin’in yakın çevresine yönelik sıkı kısıtlamalar getirdi. Bu kapsamda, aşçılar ve korumalar gibi yakın personelin toplu taşıma kullanması yasaklandı, ziyaretçiler çift aşamalı güvenlik kontrollerine tabi tutuldu. Putin’e yakın çalışanların internet bağlantısı olmayan telefonlar kullanması zorunlu hale getirilirken, bazı personelin evlerine de gözetim sistemleri kuruldu.

Ayrıca Putin’in hareket alanı belirgin şekilde daraltıldı. Bu yıl askerî tesislere ziyaret gerçekleştirmediği belirtilirken, daha önce sıkça bulunduğu bazı mekânlara gitmeyi de bıraktı. Bazı durumlarda ise kamuoyuna canlı görüntü yerine önceden kaydedilmiş görüntülerin servis edildiği ifade edildi.

Tehditler artıyor

Raporda, söz konusu önlemlerin Rusya’da üst düzey askerî yetkilileri hedef alan suikastlar sonrasında alındığı ve bunun güvenlik kurumları içinde görüş ayrılıklarına yol açtığı belirtildi.

Bu gelişmelerin, Rusya’nın Ukrayna’daki savaş nedeniyle artan baskılarla karşı karşıya olduğu bir döneme denk geldiği ifade edildi. Raporda, yüksek can kayıpları, derinleşen ekonomik zorluklar ve Rusya toprakları içinde düzenlenen insansız hava aracı (İHA) saldırılarının bu baskıyı artırdığı kaydedildi.

Ayrıca yönetici elit içinde de gerilimin yükseldiği, yolsuzluk suçlamaları ve önde gelen bazı isimlere yönelik gözaltıların bu tabloyu derinleştirdiği aktarıldı.

Rapora göre Kremlin ve Putin, Mart 2026 başından bu yana hassas bilgilerin sızdırılma ihtimali ile başkana yönelik olası bir komplo ya da darbe girişimi riskine ilişkin kaygılarını dile getiriyor.

Şüpheliler listesinde önemli bir isim

Raporda dikkat çeken başlıklardan biri de eski Savunma Bakanı Sergey Şoygu hakkında yer alan değerlendirme oldu. Şoygu’nun, askerî kurum içindeki etkisi nedeniyle ‘darbe riskiyle bağlantılı’ olabileceği öne sürüldü; ancak bu iddiayı destekleyen kesin kanıtların bulunmadığı belirtildi.

Putin’in eski müttefiklerinden olan Şoygu’nun görevden uzaklaştırıldığı ve şu anda Güvenlik Konseyi Sekreteri olarak görev yaptığı ifade edildi.

Raporda ayrıca, Şoygu’nun eski yardımcısı Ruslan Tsalikov’un 5 Mart’ta gözaltına alınmasının, ‘elitler arasındaki örtük koruma anlaşmalarının ihlali’ olarak değerlendirildiği ve bunun Şoygu’nun da yargı sürecine hedef olma ihtimalini artırdığı kaydedildi.

Rusya Soruşturma Komitesi mart ayında yaptığı açıklamada Tsalikov’un zimmet, kara para aklama ve rüşvet suçlamalarıyla tutuklandığını duyurmuştu.

Askerî elitler arasındaki yolsuzluk iddialarının uzun süredir gündemde olduğu, ancak Rusya'nın Ukrayna'yı İşgali sonrasında bu tür haberlerin arttığı ifade edildi.

Bununla birlikte rapor, Şoygu’ya yöneltilen suçlamaları destekleyecek somut kanıtlar sunmuyor.

Şiddetli iç anlaşmazlıklar

Rapora göre, yeni güvenlik önlemlerinin alınmasında Kremlin’de geçen yılın sonlarında düzenlenen bir toplantıda yaşanan sert tartışma da etkili oldu. Putin’in katıldığı toplantıda üst düzey askerî ve güvenlik yetkilileri arasında hararetli bir sözlü atışma yaşandığı belirtildi.

22 Aralık 2025’te Moskova’da Rusya Genelkurmay Başkanlığı Operasyonel Eğitim Dairesi Başkanı Korgeneral Fanil Sarvarov’un muhtemelen Ukraynalı ajanlar tarafından öldürülmesinin ardından Putin’in üç gün sonra güvenlik yetkililerini acil toplantıya çağırdığı aktarıldı.

Toplantı sırasında Genelkurmay Başkanı Valery Gerasimov, Federal Güvenlik Servisi (FSB) Başkanı Aleksander Bortnikov’u, subaylarını koruyamamakla eleştirdi. Güvenlik yetkililerinin ise görevlerini yerine getirmek için yeterli kaynak ve personel eksikliğinden şikâyet ettiği ifade edildi.

Rapora göre toplantının sonunda Putin tarafları sakinleştirmeye çalıştı, alternatif bir çalışma mekanizması önerdi ve katılımcılardan bir hafta içinde somut çözüm önerileri sunmalarını istedi. Bu kapsamda hızlı bir adım olarak, Federal Koruma Servisi’nin yetki alanı genişletildi. Daha önce yalnızca Gerasimov’un askerî karargâhtaki güvenliğinden sorumlu olan birim, toplamda on üst düzey askerî komutanı daha koruyacak şekilde görevlendirildi.

Sembolik görünümlerde değişiklikler

Güvenlikteki zorlukların bir göstergesi olarak, Moskova’daki Kızıl Meydan’da her yıl 9 Mayıs’ta düzenlenen ve Nazi Almanyası’na karşı zaferin anıldığı askerî geçit töreni bu yıl küçültüldü. Yetkililer, törende zırhlı araçlar ve füze sistemleri gibi ağır silahların kullanılmayacağını açıkladı.

Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov, Ukrayna’nın uzun menzilli saldırılarındaki son başarıların ve oluşturduğu tehdidin bu kararda etkili olduğunu söyledi.

Peskov, “Bu terör tehdidi karşısında riskleri azaltmak için elbette tüm önlemler alınıyor” dedi.

Askerî geçit törenleri uzun süredir Kremlin’in askerî gücünü sergilediği etkinlikler olarak biliniyor.

Rapora göre Putin, Rusya’nın Ukrayna’yı işgalinden bu yana haftalar boyunca gelişmiş sığınaklarda kalıyor. Bu sığınakların çoğunun, Karadeniz kıyısındaki ve Moskova’ya birkaç saat uzaklıktaki Krasnodar bölgesinde bulunduğu ifade ediliyor.



ABD-İsrail bombardımanları: İran’daki tarihi yapılar nasıl zarar gördü?

Tahran'daki Sadabad Kültürel-Tarihi Kompleksi'ndeki binalarda ciddi hasarlar oluştu (Reuters)
Tahran'daki Sadabad Kültürel-Tarihi Kompleksi'ndeki binalarda ciddi hasarlar oluştu (Reuters)
TT

ABD-İsrail bombardımanları: İran’daki tarihi yapılar nasıl zarar gördü?

Tahran'daki Sadabad Kültürel-Tarihi Kompleksi'ndeki binalarda ciddi hasarlar oluştu (Reuters)
Tahran'daki Sadabad Kültürel-Tarihi Kompleksi'ndeki binalarda ciddi hasarlar oluştu (Reuters)

İsrail ve ABD'nin İran'a yönelik hava saldırılarında ülkenin en önemli tarihi ve kültürel miras alanları da zarar gördü.

Reuters’ın ateşkes öncesinde İran’da yaptığı saha incelemelerine göre bombardımanlarda en az 11 tarihi yapıda hasar meydana geldi.

UNESCO korumasındaki birçok alan da patlamaların şok dalgalarından zarar gördü.

Ajansın muhabirleri, UNESCO Dünya Mirası listesinde yer alan İsfahan’daki Nakş-ı Cihan Meydanı ve Çehel Sütun Sarayı'nın yanı sıra Tahran'daki tarihi sarayları ziyaret ederek hasarı yerinde inceledi.

Uzmanlar ayrıca UNESCO listesindeki Trans-İran Demiryolu, İsfahan Ulu Camii ve yaklaşık 1800 yıllık Felakül Eflak Kalesi'nde de hasar oluştuğunu doğruladı.

İranlı yetkililerin ilk değerlendirmelerine göre İsfahan’da Sefeviler döneminden kalma Ali Kapu Sarayı'nda pencere ve kapılardaki camların yüzde 70'ten fazlası kırıldı, bazı bölümlerde sıvalar döküldü. Şah Camii'nde ise duvarlarda çatlaklar oluştu ve mavi çiniler parçalandı.

Tahran'daki UNESCO Dünya Mirası listesinde yer alan Gülistan Sarayı da ABD ve İsrail'in bölgedeki bombardımanında zarar gördü. Haberde, saraydaki aynaların ve pencerelerin kırıldığı aktarılıyor.

Adının paylaşılmaması şartıyla Reuters’a konuşan, yaklaşık 30 yıldır sarayda çalışan bir arkeolog, saldırı sonrası gördüğü manzara karşısında "şoke olduğunu, donup kaldığını" söylüyor. Görevli, görünmeyen yapısal hasarlardan endişe duyduklarını ve bazı tavanların çökme riski taşıdığını ifade ediyor.

200'den fazla akademisyen, arkeolog ve uzmanın nisanda imzaladığı bildirgede, ABD ve İsrail'in bombardımanlarının İran'daki kültürel bölgelere "geri dönülmez zararlar verdiği" ifade edilmişti.

UNESCO henüz sahada inceleme yapmasa da uydu görüntülerini analiz ederek savaşta en az 7 kültürel alanda hasar oluştuğunu açıkladı. Ayrıca kurum, savaş öncesinde veya sırasında kendisine danışılmadığını bildirdi. Diğer yandan koruma altındaki alanların koordinatlarının çatışmanın tüm taraflarıyla paylaşıldığı ifade edilerek uluslararası hukuka uyulması çağrısı yapıldı.

İsrail Savunma Kuvvetleri (IDF), İsfahan'da UNESCO korumasındaki Çehel Sütun Sarayı'nın hemen yanındaki valilik binasının hedef alındığını doğruladı. Ancak yalnızca askeri hedeflerin vurulduğunu, uluslararası hukukun çiğnenmediğini savundu. Beyaz Saray da operasyonun balistik füze kapasitesi ve askeri altyapıya yönelik olduğunu, sivillerin kasıtlı şekilde hedef alınmadığını öne sürdü.

Independent Türkçe, Reuters, The Art Newspaper


Çin'den nükleer füzyon adımı: Dünyanın en büyük süperiletken mıknatısı testi geçti

Bilim insanları mıknatısın özel çeliği, yalıtım malzemesi ve süperiletken tellerinn tamamen Çin'de üretildiğini söylüyor (Xinhua)
Bilim insanları mıknatısın özel çeliği, yalıtım malzemesi ve süperiletken tellerinn tamamen Çin'de üretildiğini söylüyor (Xinhua)
TT

Çin'den nükleer füzyon adımı: Dünyanın en büyük süperiletken mıknatısı testi geçti

Bilim insanları mıknatısın özel çeliği, yalıtım malzemesi ve süperiletken tellerinn tamamen Çin'de üretildiğini söylüyor (Xinhua)
Bilim insanları mıknatısın özel çeliği, yalıtım malzemesi ve süperiletken tellerinn tamamen Çin'de üretildiğini söylüyor (Xinhua)

Çin, nükleer füzyon reaktörü için dünyanın en büyük süperiletken mıknatısının testlerini başarıyla tamamladı.

Güneş'te yaşanan doğal süreci taklit eden nükleer füzyon, temiz ve sınırsız enerji vaadi nedeniyle pek çok ülkenin hayata geçirmeye çalıştığı bir teknoloji.

Alanın öncülerinden Çin'in Kapsamlı Füzyon Teknolojisi Araştırma Tesisi (CRAFT) projesi de simit şeklindeki reaktörüniçinde, 100 milyon derecenin üzerindeki sıcaklıklarda hapsedilmiş “minyatür bir Güneş” oluşturmayı amaçlıyor.

Bu tür reaktörlerde mıknatıslarla yaratılan manyetik alan, hapsolmuş plazma milyonlarca dereceye ulaştığında reaktör duvarlarının erimesini önlüyor.

Manyetik alan, yüklü parçacıkları önceden belirlenmiş rotalar boyunca yönlendirerek onları reaktörün duvarlarından uzak tutan bir yola benzetiliyor.

Çin Bilimler Akademisi'ne bağlı Plazma Fiziği Enstitüsü, CRAFT projesi için iki kritik süperiletken sistem geliştirdi: manyetik kafes görevi gören toroidal alanlı bir mıknatıs ve ateşleyici görevi gören merkezi bir solenoid. Toroidal alanlı mıknatıs, füzyon reaktörlerinde plazmayı sınırlamak için kullanılan halka şeklindeki yapıyı ifade ediyor. Merkezi solenoid ise plazmada elektrik akımı oluşturarak füzyon tepkimelerini başlatmak için gereken ilk ısınmayı sağlayan devasa bir elektromıknatıstır.

Çin'in resmi haber ajansı Xinhua'ya göre hem mıknatıs hem de ateşleyicinin bütün performans testleri başarıyla tamamlandı.

Bu gelişme, nükleer füzyon reaktörlerinin plazmayı uzun süre yüksek sıcaklıklarda muhafaza etme konusunda yaşadığı engeli aşmada kritik bir adıma işaret ediyor.

Araştırmacılar, 21 metre uzunluğunda, 12 metre genişliğinde, 3,3 metre yüksekliğinde ve 582 ton ağırlığındaki mıknatısın dünyanın en büyüğü olduğunu söylüyor.

Mıknatısın, Fransa'daki Uluslararası Termonükleer Deneysel Reaktör'deki (ITER) muadiline göre 1,3 kat daha büyük hacme ve üç kat daha fazla enerji depolama kapasitesine sahip olduğu bildiriliyor.

Xinhua, ateşleyici testlerinin de olumlu geçtiğini ve muadillerini geride bıraktığını aktarıyor.

Plazma Fiziği Enstitüsü Müdür Yardımcısı Qin Jinggang şu ifadeleri kullanıyor: 

Reaktördeki herhangi bir mıknatıstan daha karmaşık koşullar altında çalışan merkezi solenoid mıknatısın performansı, bir füzyon cihazının başarılı bir şekilde ateşlenip istikrarlı bir şekilde sürdürülebilmesini doğrudan belirliyor.

Xinhua'ya göre bütün kritik teknolojilerin ülke içinde geliştirilmesi, Çin'in yerli ürünlerle süperiletken bileşenler üretme yeteneğinin arttığı anlamına geliyor.

Bilim insanları, en nihayetinde reaktörün birlikte çalışan birden fazla toroidal alan bobini kullanacağını söylüyor. Enstitünün araştırmacılarından Wu Yu, "Bu bobinlerden 16 tanesi bir araya getirilerek tam manyetik alanı oluşturacak ve her biri 100 kiloamper taşıyarak merkezde 6,5 tesla üretecek" diyor.

Araştırmacılar mevcut mıknatısın 46,5 kiloamperlik akım için tasarlandığını ancak 60 kiloamperlik testlerden başarıyla geçtiğini belirtiyor.

Bu, Çin'in 2006'dan beri çalışan Deneysel Gelişmiş Süperiletken Tokamak (EAST) reaktörünün 6 katı kapasiteye denk geliyor.

Independent Türkçe, Interesting Engineering, SCMP, Xinhua


Venezuela’da depremzedeler hükümete tepkili: Her şey kaos içinde

Venezuela'daki depremlerde 70 binden fazla kişi kayıp (Reuters)
Venezuela'daki depremlerde 70 binden fazla kişi kayıp (Reuters)
TT

Venezuela’da depremzedeler hükümete tepkili: Her şey kaos içinde

Venezuela'daki depremlerde 70 binden fazla kişi kayıp (Reuters)
Venezuela'daki depremlerde 70 binden fazla kişi kayıp (Reuters)

Venezuela'daki depremin ardından enkaz altındaki yakınlarını arayanlar, kurtarma çalışmalarındaki gecikme nedeniyle hükümete tepkili.

En ağır yıkımın yaşandığı kıyı kenti La Guaira'da çöken bir apartmandan sağ kurtulan Miguel Oscar Nunez, oğlunun enkaz altında hâlâ hayatta olabileceğini söylüyor. BBC'nin irtibata geçtiği Nunez, şöyle devam ediyor:

Oğlum, diğer yüzlerce kişi gibi enkazın altında mahsur kaldı. Ancak onları kurtarmak için yetkililerden acilen daha fazla desteğe ihtiyacımız var. Deprem onu öldürmemiş olabilir ama yetkililerin ihmali yüzünden hayatını kaybetmesi durumunda ne olacağını bir düşünün.

Eşi ve 16 yaşındaki kızı enkaz altında kalan Kevin Montilla da ilk saatlerde yalnızca mahalle sakinlerinin yardım ettiğini, arama kurtarma ekiplerinin geç kaldığını belirtiyor.

Reuters'ın görüştüğü 33 yaşındaki Keily Ibarra da "Enkazın temizlenmesini ve durumun netleşmesini bekliyoruz. Hükümet üzerine düşeni yapmalı" diyor.

Enkaz altında kalan 6 yakınını bulmaya çalışan Janett Noriega, "Her şey tam bir kaos içinde, hiçbir planlama yok" ifadelerini kullanıyor.

ABD'nin ocak ayında baskın düzenleyerek Nicolas Maduro'yu kaçırmasının ardından geçici olarak ülkenin liderliğini üstlenen Delcy Rodriguez üzerindeki baskı da artıyor.

Beyaz Saray yönetimi, 150 milyon dolarlık yardım taahhüdünü 300 milyon dolara yükseltirken, ABD'li arama kurtarma ekipleri de Venezuela'daki çalışmalarını sürdürüyor. ABD'den yaklaşık 300 kişilik 4 ekip gönderildi, gruplarda özel ekipmanlar ve arama köpekleri de var.

Diğer yandan Wall Street Journal'ın analizinde, Donald Trump yönetiminin bu yardımları Rodriguez hükümeti üzerindeki etkisini güçlendirmek için kullanabileceğini yazıyor.  

ABD Dışişleri Bakanlığı'nda yabancı ülkelere yardımdan sorumlu üst düzey yetkililerden Jeremy Lewin, pazartesi günkü açıklamasında "Bu arama kurtarma çalışmalarını asıl yönlendiren ABD'dir. İş bitene kadar buradan ayrılmayacağız" dedi.

Venezuelalı muhalif aktivist Marina Corina Machado da yardım çalışmalarına destek için ülkesine dönmesinin engellendiğini öne sürdü. Maduro yönetimine karşı açıklamalarıyla bilinen Nobel Barış Ödülü sahibi Machado, Rodriguez hükümetinin Panama'dan ülkeye girişini engellediğini savundu.

ABD Jeolojik Araştırma Merkezi (USGS), 24 Haziran'da Venezuela'da 39 saniye arayla 7,2 ve 7,5 büyüklüğünde iki deprem olduğunu belirtmişti.

USGS, ülkenin Yaracuy eyaletine bağlı Yumare'nin 23 kilometre güneydoğusunda 7,5, aynı eyalete bağlı San Felipe'nin 24 kilometre kuzeydoğusunda ise 7,2 büyüklüğünde sarsıntı kaydedildiğini açıklamıştı.

Karakas yönetiminin son verilerine göre ölü sayısı 1719'a yükselirken, 5 binden fazla kişi de yaralandı.

Independent Türkçe, Wall Street Journal, BBC, Reuters