Trump, Hürmüz’de “Özgürlük Projesi”ni askıya aldı; İran’la görüşmelerde ilerleme sinyali verdi

Trump, Hürmüz’de “Özgürlük Projesi”ni askıya aldı; İran’la görüşmelerde ilerleme sinyali verdi
TT

Trump, Hürmüz’de “Özgürlük Projesi”ni askıya aldı; İran’la görüşmelerde ilerleme sinyali verdi

Trump, Hürmüz’de “Özgürlük Projesi”ni askıya aldı; İran’la görüşmelerde ilerleme sinyali verdi

ABD Başkanı Donald Trump, Hürmüz Boğazı’nda gemilere refakat edilmesini öngören “Özgürlük Projesi”nin geçici olarak durdurulacağını açıkladı. Trump, İran’la kapsamlı bir anlaşmaya varılması yönündeki görüşmelerde ilerleme kaydedildiğini belirtti.

Trump, salı günü sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, “Ablukanın tamamen yürürlükte kalması konusunda mutabık kaldık; ancak bir anlaşmanın mümkün olup olmadığını görmek ve imzalanmasını sağlamak amacıyla ‘Özgürlük Projesi’ kısa süreliğine askıya alınacak” ifadelerini kullandı. Açıklamanın, İran saatiyle çarşamba gününün erken saatlerinde yapılmasına rağmen Tahran’dan henüz bir yanıt gelmedi.

Bu açıklamadan sadece saatler önce ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Beyaz Saray’da gazetecilere Hürmüz Boğazı’nda mahsur kalan petrol tankerlerine refakat edilmesine yönelik çabalar hakkında bilgi verdi. Rubio, “Önce bize ateş açılmadıkça biz ateş açmayacağız” diyerek, ABD’nin askeri operasyonlardaki hedeflerine ulaştığını savundu.

Rubio ayrıca, “Gazap (Öfke) Destanı Operasyonu sona erdi. Daha fazla tırmanma yaşanmasını istemiyoruz” dedi.



400 eski diplomat, Brüksel'i Batı Şeria'daki İsrail yerleşim projesine karşı harekete geçmeye çağırdı

İsrail Maliye Bakanı Bezalel Smotrich, Batı Şeria'daki Ma’ale Adumim yerleşim birimi yakınlarında düzenlenen bir basın toplantısında bir yerleşim projesi haritasını tutarken (Arşiv - AP)
İsrail Maliye Bakanı Bezalel Smotrich, Batı Şeria'daki Ma’ale Adumim yerleşim birimi yakınlarında düzenlenen bir basın toplantısında bir yerleşim projesi haritasını tutarken (Arşiv - AP)
TT

400 eski diplomat, Brüksel'i Batı Şeria'daki İsrail yerleşim projesine karşı harekete geçmeye çağırdı

İsrail Maliye Bakanı Bezalel Smotrich, Batı Şeria'daki Ma’ale Adumim yerleşim birimi yakınlarında düzenlenen bir basın toplantısında bir yerleşim projesi haritasını tutarken (Arşiv - AP)
İsrail Maliye Bakanı Bezalel Smotrich, Batı Şeria'daki Ma’ale Adumim yerleşim birimi yakınlarında düzenlenen bir basın toplantısında bir yerleşim projesi haritasını tutarken (Arşiv - AP)

Avrupalı 400'den fazla eski bakan, büyükelçi ve yetkili bugün Avrupa Birliği (AB) liderlerine yönelik açık bir mektup göndererek, İsrail'in işgal altındaki Batı Şeria'da binlerce konut inşa etmeyi planladığı E1 (Doğu 1) projesi aracılığıyla gerçekleştirdiği ‘yasadışı ilhaka’ karşı ‘şimdi harekete geçilmesi’ çağrısında bulundu.

Aralarında eski AB Komisyonu Başkan Yardımcısı Josep Borrell ve eski Belçika Başbakanı Guy Verhofstadt'ın da bulunduğu 448 diplomatın imzasının bulunduğu mektupta şunlar yazdı:

“AB ve üye devletler, ortaklarıyla iş birliği içinde İsrail'i Batı Şeria'daki Filistin topraklarını yasadışı biçimde ilhak etmeye devam etmekten caydıracak anında adımlar atmalı.”

İsrail, 2025 yılının ağustos ayında işgal altındaki Batı Şeria'yı ikiye bölecek ve olası bir bağımsız Filistin devletinin coğrafi sürekliliğini tehdit edecek E1 projesini onayladı. İsrail, aralık ayında Doğu Kudüs'te 12 kilometrekarelik bir alanda 3 bin 400 konutun inşa edilmesine yönelik ihale açmıştı. Birleşmiş Milletler (BM), AB ve pek çok ülkenin lideri İsrail'i bu projeden vazgeçmeye çağırmıştı.

İmzacılar, İsrail hükümetinin 1 Haziran'da E1 projesinin kapsadığı alanın geliştirilmesine yönelik ayrıntılı ihaleler açmayı planladığını, bu nedenle ‘AB ve üye devletlerin, özellikle 11 Mayıs'taki Dışişleri Konseyi'nde şimdi harekete geçmesi gerektiğini’ belirttiler.

İmzacılar, AB'nin en azından yasadışı yerleşim faaliyetlerine dahil olan herkese, bilhassa E1 bölgesiyle ilgili ihaleleri destekleyen, bu ihalelere katılan ve planı hayata geçirenlere yönelik vize yasağı ve AB içinde ticari faaliyet yasağı da dahil olmak üzere hedefe yönelik yaptırımlar uygulaması gerektiğini de söyledi.

İsrail, Batı Şeria'yı 1967 yılından bu yana işgal altında tutuyor. Doğu Kudüs dışında 500 binden fazla İsrailli, BM'nin uluslararası hukuk kapsamında yasadışı saydığı yerleşim birimlerinde yaklaşık üç milyon Filistinlinin ortasında yaşıyor. Peace Now (Şimdi Barış) örgütüne göre mevcut İsrail hükümeti, rekor bir rakam olan 2025 yılında 54 yerleşim biriminin inşasını onaylayarak yerleşim genişleme hızını artırdı.

2022 yılında, yani iktidardaki mevcut hükümet döneminde 100'den fazla yerleşim biriminin inşası onaylandı.


Silahlı grupların kota talepleri Irak hükümetinin kurulmasını engelliyor

Irak Cumhurbaşkanı Nizar Amidi, hükümeti kurmakla görevlendirilen Ali ez-Zeydi ile tokalaşırken, 27 Nisan 2026 (Irak Cumhurbaşkanlığı Basın Ofisi/AFP)
Irak Cumhurbaşkanı Nizar Amidi, hükümeti kurmakla görevlendirilen Ali ez-Zeydi ile tokalaşırken, 27 Nisan 2026 (Irak Cumhurbaşkanlığı Basın Ofisi/AFP)
TT

Silahlı grupların kota talepleri Irak hükümetinin kurulmasını engelliyor

Irak Cumhurbaşkanı Nizar Amidi, hükümeti kurmakla görevlendirilen Ali ez-Zeydi ile tokalaşırken, 27 Nisan 2026 (Irak Cumhurbaşkanlığı Basın Ofisi/AFP)
Irak Cumhurbaşkanı Nizar Amidi, hükümeti kurmakla görevlendirilen Ali ez-Zeydi ile tokalaşırken, 27 Nisan 2026 (Irak Cumhurbaşkanlığı Basın Ofisi/AFP)

Bağdat'tan gelen haberlere göre hükümeti kurmakla görevlendirilen Ali ez-Zeydi'nin yeni hükümeti kurma çabaları, yerel ve bölgesel tarafların desteğine karşın silahlı grupların baskısıyla karşı karşıya.

Washington, terör örgütü olarak sınıflandırılan silahlı grupların temsilcilerinin hükümete dahil edilmemesi koşulunu öne sürerken iç güçler ağırlıklı bakanlık kotaları talep ediyor. Asaib Ehlu'l-Hak hareketi, Başbakan Yardımcılığı dahil çeşitli mevkilere talip olan öne çıkan isimler arasında yer alıyor. Hareketten bir üyenin aktardığına göre hareket, hükümette hak ettiği paylara sahip olduğunu ve reform kapasitesini kanıtlamak amacıyla hizmet bakanlıklarını yönetmeyi hedeflediğini belirtti.

Öte yandan uzmanlar, Washington'ın silahlı gruplardan arınmış hükümet koşulunun görevlendirilen başbakanın önündeki temel engeli oluşturduğunu değerlendirdi. Uzmanlar, silahlı grupların tamamen dışarıda bırakılmasının mevcut dengeler çerçevesinde gerçekçi olmadığına dikkat çekerek dış ve iç baskıları hafifletmek amacıyla taraf bağlantısı açıkça belli olmayan isimler aracılığıyla uzlaşı formüllerine gidilmesinin daha olası olduğuna işaret etti.


Rubio: İsrail ile Lübnan arasında barış mümkün, ancak Hizbullah sorun oluşturuyor

ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio gazetecilerin sorularını yanıtlarken (AP)
ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio gazetecilerin sorularını yanıtlarken (AP)
TT

Rubio: İsrail ile Lübnan arasında barış mümkün, ancak Hizbullah sorun oluşturuyor

ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio gazetecilerin sorularını yanıtlarken (AP)
ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio gazetecilerin sorularını yanıtlarken (AP)

ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, dün yaptığı açıklamada, İsrail ile Lübnan arasında barışa ulaşılabileceğini, ancak Hizbullah'ın sorun olduğunu vurguladı.

Rubio, Beyaz Saray'da gazetecilerin sorularını yanıtlarken şunları söyledi:

“Genel olarak, yakın bir gelecekte Lübnan ile İsrail arasında bir barış anlaşmasına ulaşmanın mümkün olduğunu ve bunun gerçekleşmesi gerektiğini düşünüyorum. İsrail ile Lübnan arasındaki sorun ne İsrail ne de Lübnan, sorun Hizbullah.”

Lübnan hükümeti, İsrail'in art arda gerçekleştirdiği işgal ve saldırıları sona erdirecek kalıcı bir anlaşma istiyor, ancak bunu doğrudan ‘bir barış anlaşması istiyoruz’ şeklinde dile getirmiyor. İsrail ise her türlü anlaşmanın İran destekli Hizbullah'ın kalıcı olarak silahsızlandırılmasını kapsaması gerektiğini savunuyor.

Rubio, şunları söyledi:

"Lübnan'da olması gereken ve herkesin görmek istediği şey, Hizbullah grubuyla yüzleşip onu tasfiye edebilecek güçlü bir Lübnan hükümetinin varlığıdır.”

Öte yandan Lübnan Sağlık Bakanlığı, İsrail’in 2 Mart'tan bu yana düzenlediği saldırılarda 2 bin 600'den fazla kişinin hayatını kaybettiğini ve bir milyonun üzerinde kişinin yerinden edildiğini açıkladı.

İsrail ise Güney Lübnan'da 17 askerinin hayatını kaybettiğini, iki sivilin de öldürüldüğünü bildirdi.

İsrail ile Lübnan, Nisan ortasında kırılgan bir ateşkes üzerinde mutabık kaldı. Ateşkes daha sonra Mayıs ayına uzatıldı. Buna karşın İsrail Güney Lübnan'ın bazı bölgelerini işgal etmeyi ve kasabaları yıkmayı sürdürürken Hizbullah da İsrail kuvvetlerine saldırılar düzenlemeye devam etti.

İsrail, Hizbullah'ın ABD-İsrail'in İran'a karşı savaşının patlak vermesinden üç gün sonra 2 Mart'ta İsrail'e roket ateşlemesinin ardından Lübnan'a yönelik hava saldırılarını yoğunlaştırdı. Ardından İsrail, Lübnan'ın güneyinde kara operasyonunun kapasitesini genişletti.