Lucid yetkilisi Şarku’l Avsat’a konuştu: Suudi Arabistan’daki elektrikli otomobil pazarı güçlü ve hızla artan bir ivme kazanıyor

Şirketin Ortadoğu Bölge Başkanı: Devlet desteğinin, tüketicilerin satın alma davranışlarındaki değişimle birleşmesi, Suudi Arabistan’daki bu patlamaya öncülük ediyor

El-Huber şehrindeki Lucid galerisi (Şirketin resmi internet sitesi)
El-Huber şehrindeki Lucid galerisi (Şirketin resmi internet sitesi)
TT

Lucid yetkilisi Şarku’l Avsat’a konuştu: Suudi Arabistan’daki elektrikli otomobil pazarı güçlü ve hızla artan bir ivme kazanıyor

El-Huber şehrindeki Lucid galerisi (Şirketin resmi internet sitesi)
El-Huber şehrindeki Lucid galerisi (Şirketin resmi internet sitesi)

Mevcut jeopolitik gerilimler ve küresel petrol piyasalarında yaşanan dalgalanmalar, dünya genelinde elektrikli araç satışlarında dikkat çekici bir artışa yol açtı. Brent petrolün varil fiyatının 120 dolar eşiğini aşması, tüketicilerin satın alma davranışlarını yeniden şekillendirerek, yakıt fiyatlarındaki oynaklıktan uzak, daha istikrarlı ve verimli bir seçenek olarak elektrikli araçlara yönelmelerine neden oldu. Mart ayında, yani bombardımanın başlamasından sonraki ilk dört hafta içinde, Avrupa’nın önde gelen pazarlarında (Fransa, Almanya ve Birleşik Krallık) yaklaşık 206 bin 200 elektrikli araç satıldı. Bu rakam yıllık bazda yüzde 44’lük artışa işaret ederken, Güney Kore’de satışlar iki katına çıktı, İtalya’da ise yüzde 67 büyüme kaydedildi.

Bu çerçevede, Lucid şirketinin Ortadoğu Bölge Başkanı Faysal Sultan, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, Suudi Arabistan’daki elektrikli araç pazarının ‘henüz başlangıç aşamasında olmasına rağmen güçlü ve hızlı bir ivme yakaladığını’ belirtti. Sultan, şirketin ülkedeki varlığını genişletmeye devam ettiğini ve Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) ülkelerinde kademeli büyüme planlarını sürdürdüğünü ifade etti. Bu gelişmelerin, devlet desteği, şarj altyapısının genişlemesi ve sürdürülebilir ulaşıma yönelik tüketici farkındalığındaki artışla hızla şekillenen bir pazar ortamında gerçekleştiğini vurguladı.

dvsvds
Lucid şirketinin Ortadoğu Bölge Başkanı Faysal Sultan (Şarku’l Avsat)

Sultan, elektrikli araç kullanımının hem küresel hem bölgesel düzeyde artmaya devam ettiğini, Suudi Arabistan pazarında da operasyonel temellerin güçlendiğini dile getirdi. Bu dönüşümde, Vizyon 2030 ve Yeşil Suudi Arabistan Girişimi gibi yapısal itici güçlerin önemli rol oynadığını belirten Sultan, yerel üretime yönelik büyük yatırımlar ve şarj altyapısının genişletilmesi sayesinde uzun vadede talebin sürdürülebilirliğine sağlam bir zemin oluşturulduğunu ifade etti.

Elektrikli araçlara geçişin yalnızca talep dinamikleriyle sınırlı olmadığını kaydeden Sultan, bunun aynı zamanda tüketici bilincinde uzun vadeli değer algısına yönelik bir değişimi de yansıttığını söyledi. Toplam sahip olma maliyeti ve evde şarj kolaylığı gibi unsurların öne çıktığını belirten Sultan, şirketin Suudi Arabistan genelinde ücretsiz olarak kullanılabilen 100’den fazla alternatif akım şarj cihazı kurduğunu ve hızlı şarj hizmetlerini genişletme çalışmalarının sürdüğünü açıkladı.

Stratejik yatırımlar

Bu ivme kapsamında Lucid toplam likiditesini yaklaşık 4,7 milyar dolara çıkararak 2027 yılının ikinci yarısına kadar finansal sürdürülebilirlik sağlamayı başardı. Söz konusu gelişme, şirketin pazartesi günü açıkladığı finansal sonuçlarda yer aldı. Bu mali güçlenme, Suudi Arabistan Kamu Yatırım Fonu’na (PIF) bağlı Ayar Third Investment Company’nin 550 milyon dolarlık imtiyazlı hisse yatırımı ve Uber’in toplam yatırımını 500 milyon dolara yükseltmesinin yanı sıra ek 200 milyon dolarlık taahhüdü içeren stratejik yatırım paketiyle desteklendi.

Bu tür kamu destekli adımlar, şirketin faaliyetlerini güçlendirmeyi hedeflerken, Lucid’in üç aylık gelirleri 282,5 milyon dolar olarak kaydedildi. Ancak bu rakam, Gravity modelinin koltuklarıyla ilgili bir tedarikçide yaşanan teknik sorun nedeniyle teslimatların geçici olarak aksaması sonucu analist beklentilerinin altında kaldı. Teslimatların mart ayında yeniden hız kazanmasına karşın, şirketin net zararı yaklaşık 1,13 milyar dolar olarak açıklandı.

Suudi Arabistan’da üretim artışı

Suudi Arabistan’daki operasyonel faaliyetler kapsamında, 2025 yılının ilk çeyrek sonuçları şirketin ülkedeki tesislerinde 2 bin 212 araç ürettiğini ortaya koydu. Ayrıca 600’den fazla araç sevkiyat aşamasında bulunurken, aynı dönemde 3 bin 109 araç teslim edildi. Bu rakam, 2024’ün aynı dönemine kıyasla yüzde 58,1’lik artışa işaret etti. Şirketin gelirleri 235 milyon dolar olarak kaydedilirken, ABD muhasebe standartlarına göre hisse başına net zarar 0,20 dolar seviyesinde gerçekleşti. Bu oran, düzeltilmiş bazda hisse başına 0,24 dolarlık zarara kıyasla daha düşük oldu. Lucid, ilk çeyreği toplam 5,76 milyar dolarlık likiditeyle tamamladı.

Operasyonel zorluklar

Teslimat performansına ilişkin olarak Lucid 31 Mart 2026 itibarıyla yaklaşık 3 bin 93 araç teslim ederken, üretim yaklaşık 5 bin 500 adet seviyesinde gerçekleşti. Bu durum, söz konusu dönemde üretim ile teslimatlar arasında geçici bir operasyonel fark bulunduğuna işaret etti. Sultan, bu farkın Gravity modeline ait tedarik hatlarından birinde yaşanan ve 29 gün süren geçici duruştan kaynaklandığını belirtti. Sorunun, ikinci sıra koltukların kalitesine ilişkin bir problemden doğduğunu ifade eden Sultan, aksaklığın tamamen giderildiğini ve operasyonların normal seyrine döndüğünü vurguladı.

sdvdd
Kral Abdullah Ekonomi Şehri’ndeki Lucid fabrikası (Şirketin resmi internet sitesi)

Sultan, tedarik zinciri ortamının halen dinamik yapısını koruduğunu ve bu tür zorluklarla başa çıkmanın otomotiv sektöründe iş geliştirme süreçlerinin temel bir parçası haline geldiğini söyledi. Şirket stratejisinin, küresel ölçekte tedarik kaynaklarını çeşitlendirerek, maliyetleri düşürerek ve esnek, dikey entegre bir platform benimseyerek dayanıklılığı artırmaya dayandığını kaydetti.

Geçtiğimiz yıl sektör genelinde manyetik malzemeler, alüminyum ve elektronik çipler alanında üç ardışık kriz yaşandığını hatırlatan Sultan, şirketin mühendislik ekiplerinin esnekliği ve üretim kabiliyetleri sayesinde bu sorunların hızlı şekilde aşıldığını dile getirdi.

Sultan, söz konusu zorlukların talepte bir gerilemeye işaret etmediğini, aksine tedarik zincirine bağlı operasyonel nitelikte olduğunu ve süreçlerin istikrarını güçlendirmeyi, üretim ile teslimatın sürekliliğini sağlamayı hedefleyen proaktif bir yönetim yaklaşımının parçası olduğunu ifade etti.



Altın, ABD enflasyon verileri öncesinde 4 bin 160 dolar seviyelerinde yatay seyrediyor

Pekin’de düzenlenen Çin Uluslararası Mücevher Fuarı’nda sergilenen altın külçeleri (EPA)
Pekin’de düzenlenen Çin Uluslararası Mücevher Fuarı’nda sergilenen altın külçeleri (EPA)
TT

Altın, ABD enflasyon verileri öncesinde 4 bin 160 dolar seviyelerinde yatay seyrediyor

Pekin’de düzenlenen Çin Uluslararası Mücevher Fuarı’nda sergilenen altın külçeleri (EPA)
Pekin’de düzenlenen Çin Uluslararası Mücevher Fuarı’nda sergilenen altın külçeleri (EPA)

Altın fiyatları, yatırımcıların ABD Merkez Bankasının (FED) para politikasının seyrine ilişkin ipuçları aradığı ABD enflasyon verilerinin günün ilerleyen saatlerinde açıklanması beklentisiyle bugün yatay seyretti. FED yetkililerinin faizlerin daha da artırılmasının gerekip gerekmediğine ilişkin farklı açıklamaları da piyasaların odağında yer aldı.

Spot altın, ons başına 4 bin 159 dolar civarıda sabit kalırken, aralık vadeli ABD altın vadeli işlemleri yüzde 0,1 artışla 4 bin 182,60 dolara yükseldi.

Taste Life Küresel Makroekonomi Başkanı Ilya Spivak, altın fiyatlarının belirli bir bantta sınırlı hareket etmeyi sürdürdüğünü belirtti. Spivak, petrol fiyatlarındaki yükselişe rağmen altının değerini koruyabilmesinin, yükselişini sürdürmek için yeni bir katalizör arayışında olduğuna işaret edebileceğini belirtti.

Jeopolitik gelişmeler cephesinde Suudi Arabistan Enerji Bakanlığı, Dahran kentinde Saudi Aramco’ya ait bir idari binanın saldırıya uğradığını açıkladı. İran destekli Husiler ile Suudi Arabistan arasında artan gerilimle eş zamanlı gerçekleşen gelişmeler, bugün petrol fiyatlarının yükselmesine yol açtı.

Para politikası konusunda ise New York FED Başkanı John Williams, enflasyonu düşürmek amacıyla merkez bankasının bu yıl faizleri bir kez daha artırmasının gerekebileceğini yineledi. Buna karşılık FED Yönetim Kurulu Üyesi Christopher Waller, ABD tahvil getirilerindeki son yükselişin enflasyon beklentilerindeki artıştan değil, ekonomik büyümenin gücünden kaynaklandığını belirtti. Waller, enflasyon beklentilerinin istikrarlı seyrini koruduğunu ifade etti.

Piyasalar, ABD Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) verisinin bugün 12.30’da açıklanmasını bekliyor. Üretici fiyatları ve perakende satış verileri ise yarın yayımlanacak. Spivak’a göre ekonomik ivmenin zayıfladığına işaret eden veriler, yatırımcıların yeni faiz artışlarına ilişkin beklentilerini azaltabilir ve bu durum altın fiyatlarını destekleyebilir.

CME Group bünyesindeki FedWatch aracına göre piyasalar, ABD faizlerinin bu ay artırılması ihtimalini yaklaşık yüzde 23, aralık ayında artırılması ihtimalini ise yüzde 88 olarak fiyatlıyor.

Getiri sağlamayan altın, faiz oranlarının düşmesinden genellikle olumlu etkileniyor. Buna karşılık yüksek faiz oranları, getiri sağlayan varlıkları daha cazip hâle getirerek altının yatırımcılar açısından çekiciliğini azaltıyor.

Diğer değerli metallerde ise spot gümüş yüzde 0,6 düşüşle ons başına 59,11 dolara geriledi. Platin bin 664,19 dolarda yatay seyrederken paladyum yüzde 0,4 artışla bin 130,81 dolara yükseldi.


Uluslararası Enerji Ajansı: Dizel kıtlığı 2027 yılına kadar sürebilir

ABD’nin Kaliforniya eyaletinde dizel fiyatını gösteren bir tabela, 16 Eylül 2026 (Reuters)
ABD’nin Kaliforniya eyaletinde dizel fiyatını gösteren bir tabela, 16 Eylül 2026 (Reuters)
TT

Uluslararası Enerji Ajansı: Dizel kıtlığı 2027 yılına kadar sürebilir

ABD’nin Kaliforniya eyaletinde dizel fiyatını gösteren bir tabela, 16 Eylül 2026 (Reuters)
ABD’nin Kaliforniya eyaletinde dizel fiyatını gösteren bir tabela, 16 Eylül 2026 (Reuters)

Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) bugün yayımladığı aylık petrol piyasası raporunda, stokların önemli ölçüde azalması ve kış aylarındaki talep zirvesi öncesinde üretime getirilen kısıtlamalar nedeniyle dizel yakıt arzındaki sıkıntının gelecek yıla kadar devam edebileceğini bildirdi.

Dizel yakıt rafinaj kâr marjları, eylül ayında varil başına yaklaşık 95 dolarla rekor seviyeye ulaştı. ABD’nin İran’a karşı yürüttüğü savaşla bağlantılı saldırıların yol açtığı rafinaj kapasitesi düşüşü nedeniyle üretim de keskin biçimde geriledi.

IEA, “Dizel piyasaları ciddi baskı altında kalmaya devam ediyor. Uzun süreli arz kesintileri, rafinerilerin sonbahardaki bakım çalışmaları ve kış aylarındaki talep zirvesi öncesinde, normalde stokların artırılması gereken bir dönemde stoklardan çekilmesine yol açtı” açıklamasında bulundu.

ABD Başkanı Donald Trump, cuma günü Rusya’nın küresel piyasalara dizel yakıt tedarik etmeyi kabul ettiğini açıklayarak bir ilke imza attı. Trump, yönetiminin Moskova’yı Ukrayna’ya karşı yürüttüğü savaşta kullanabileceği gelirlerden mahrum bırakmak amacıyla uygulamaya konulan Rus yakıtına yönelik ABD yaptırımlarını geçici olarak kaldırdığını söyledi.

Trump, Cumhuriyetçi ve Demokrat partilerden bazı Kongre üyelerinin anlaşmanın, Moskova Ukrayna’ya yönelik saldırılarını sona erdirene kadar Rus enerji ürünlerinin ithalatını yasaklayan ABD yasasına aykırı göründüğünü dile getirmelerine rağmen Rusya ile yapılan ‘dizel anlaşmasını’ savundu.

Rus petrolü ihracatına yönelik yaptırımların kaldırılmasının yüksek yakıt fiyatlarının düşürülmesine yardımcı olacağını belirten Trump’ın açıklamalarına bazı analistler şüpheyle yaklaştı. Analistler, Rusya’nın önümüzdeki üç ay boyunca sağlayacağını belirttiği dizel miktarının fiyatlar üzerinde kayda değer bir etki yaratmaya yetmeyeceğini savundu. Söz konusu miktarın, küresel yakıt tüketiminin yalnızca yaklaşık 12 saatlik bölümüne karşılık geldiği belirtildi.

Dizel fiyatları dünya genelinde rekor seviyelere yükselerek ABD’de galon başına 6,5 doları aştı. Fiyatlar, ABD ile Rusya arasında ‘dizel anlaşmasının’ duyurulmasının ardından ise bir miktar geriledi.


IMF: Suudi Arabistan’a yönelik saldırıların etkileri tüm dünyaya yayılabilir

Georgieva, IMF ve Dünya Bankası Grubu’nun Bangkok’ta düzenlenen yıllık toplantıları kapsamında gerçekleştirilen küresel politika gündemine ilişkin üst düzey yöneticiler bilgilendirme oturumunda (AFP)
Georgieva, IMF ve Dünya Bankası Grubu’nun Bangkok’ta düzenlenen yıllık toplantıları kapsamında gerçekleştirilen küresel politika gündemine ilişkin üst düzey yöneticiler bilgilendirme oturumunda (AFP)
TT

IMF: Suudi Arabistan’a yönelik saldırıların etkileri tüm dünyaya yayılabilir

Georgieva, IMF ve Dünya Bankası Grubu’nun Bangkok’ta düzenlenen yıllık toplantıları kapsamında gerçekleştirilen küresel politika gündemine ilişkin üst düzey yöneticiler bilgilendirme oturumunda (AFP)
Georgieva, IMF ve Dünya Bankası Grubu’nun Bangkok’ta düzenlenen yıllık toplantıları kapsamında gerçekleştirilen küresel politika gündemine ilişkin üst düzey yöneticiler bilgilendirme oturumunda (AFP)

Uluslararası Para Fonu (IMF) Başkanı Kristalina Georgieva, Suudi Arabistan’a yönelik son saldırıların, ülke ekonomisinin bölge ve küresel piyasalar açısından taşıdığı önem ve Ortadoğu’da enerji arz güvenliğine ilişkin risklerin artması nedeniyle dünya genelinde olumsuz sonuçlar doğurabileceği uyarısında bulundu.

Georgieva, IMF ve Dünya Bankası’nın Bangkok’ta düzenlenen yıllık toplantıları kapsamında gerçekleştirilen basın toplantısında, “Suudi Arabistan ekonomisi bölge ve dünya için önemli” diyerek,  son gelişmelerin “herkesi, dünyanın her yerinde etkileyebilecek olası olumsuz sonuçlar” doğurabileceğini ifade etti.

Uyarı, bölgedeki enerji akışları ve deniz taşımacılığının baskı altında olduğu bir dönemde yapıldı. Tedarik zincirlerinde yaşanabilecek aksaklıkların, özellikle petrol ve doğal gaz ithalatına bağımlı ekonomilerde enerji maliyetleri, ticaret ve ekonomik faaliyetler üzerinde olumsuz etkiler yaratabileceği belirtiliyor.

IMF’nin dün yayımladığı tahminler de bölgedeki aksaklıkların ekonomiler üzerindeki olası etkilerinin boyutuna işaret ediyor. Fon, Ortadoğu ve Orta Asya ekonomilerinin 2026’da yüzde 0,3 daralmasını, 2027’de ise yüzde 6,3 büyümesini bekliyor. Bu görünüm, mevcut krizin yarattığı baskıların yanı sıra krizin hafiflemesi ve enerji ile ticaret akışlarının yeniden toparlanmasıyla öngörülen ekonomik iyileşmeyi yansıtıyor.

Bölge ekonomileri üzerindeki olası etkilerin, deniz taşımacılığındaki aksaklıklara maruz kalma düzeyine ve ihracatın sürdürülebilirliğine bağlı olarak farklılık göstermesi bekleniyor. Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre Suudi Arabistan’a ilişkin büyüme tahminini 2027 yılı için yükselten IMF, temmuz ayında yüzde 2,4 ve nisanda yüzde 3,4 olarak açıkladığı tahminini yüzde 7,9’a çıkardı. Fon, Suudi Arabistan ekonomisinin 2026’daki daralmasına ilişkin tahminini ise temmuz ayındaki yüzde 5 ve nisan ayındaki yüzde 6,4 seviyelerinden yüzde 3,3’e indirdi.

Bu görünüm, deniz taşımacılığındaki aksaklıkların hafiflemesiyle üretim ve ihracatın yeniden ivme kazanacağı beklentisini yansıtıyor. Bununla birlikte toparlanmanın hızı ve boyutu, güvenlik koşullarındaki gelişmelere ve enerji ile ticaret akışlarının normale dönmesine bağlı olacak. Suudi Arabistan Maliye Bakanlığı ise bütçeye ilişkin ön açıklama metninde, 2027 yılı için yüzde 12,8’lik daha yüksek bir büyüme öngörüsüne yer verdi.