Sudan krizi dördüncü yılına girerken, Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği (BMMYK/UNHCR) insani felaketin daha da kötüleşeceği ve kapsamının genişleyeceği konusunda uyardı. BMMYK, Sudan’da yaşananların, başta çocuklar olmak üzere milyonlarca sivili etkileyen yıkıcı sonuçlar doğurarak dünyanın en büyük göç krizine dönüştüğünü vurguladı.
BMMYK, savaşın onları ailelerinden ayırmasının ardından, sığınma ülkelerinde ebeveynleri olmadan yaşayan yaklaşık 58 bin Sudanlı mülteci çocuğun olduğunu ortaya koydu. Bu çocukların büyük bir kısmı, şiddet ve göçün sonucu olarak fiziksel yaralanmalar ve derin psikolojik travmalar yaşıyor.
BMMYK'nin Doğu, Afrika Boynuzu ve Büyük Göller Bölge Bürosu'nun İletişim Görevlisi ve Sözcüsü Faith Kasina, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, BMMYK’nin gizlilikle ilgili nedenlerden dolayı refakatsiz çocuklar hakkında ayrıntılı bilgi veremese de onları aileleriyle yeniden bir araya getirmek amacıyla yakın aileleri veya geniş aileleri ve akrabalarını bulmak için sürekli çalıştığını söyledi.

Kasina, ebeveynleri olmayan çocukların, gerçek ailelerine veya akrabalarına ulaşılana kadar, insani yardım kuruluşlarından destek alan seçilmiş koruyucu ailelere geçici olarak yerleştirildiğini açıkladı.
BMMYK, uluslararası topluma, refakatsiz ve ailelerinden ayrı düşmüş çocukların yanı sıra en savunmasız gruplar ve özel ihtiyaç sahiplerine daha fazla destek ve uzman hizmetler sağlanması talebini sürdürdüğünü vurguladı.
Finansman yetersizliği
Finansman kriziyle ilgili olarak Kasina, BMMYK ve insani yardım kuruluşlarından ortaklarının, Sudan krizine yönelik insani müdahaleye yönelik ciddi finansman eksikliğini gidermek için mümkün olan her türlü çabayı sürdürdüklerini belirtti. Bu çabalar, milyonlarca mülteci, ülke içinde yerinden edilmiş kişi, geri dönenler ve ev sahibi topluluklara koruma ve yardım sağlamak amacıyla uluslararası yardım çağrıları başlatılmasını içeriyor.
BMMYK, insani yardım kuruluşları ve kalkınma ortaklarının, Sudan'dan kaçan mültecileri barındıran yedi ülkede yaklaşık 5,9 milyon kişiye hayat kurtaran yardım sunmak için bu yıl 1,6 milyar dolara ihtiyaç duyduğunu belirtti.

Kasina, şimdiye kadar sağlanan finansman toplam ihtiyaçların sadece yüzde 10’unu karşılamasına rağmen insani yardım çalışmalarının devamlılığını sağlamak ve ortakların çatışmalardan etkilenenlerin acil ihtiyaçlarını karşılayabilmelerini sağlamak için BMMYK’nin bağışçılarla birlikte çabalarını ikiye katlama konusundaki kararlılığını vurguladı.
Kasina, geçtiğimiz nisan ayı ortalarında Almanya, Avrupa Birliği (AB), Fransa, Birleşik Krallık, ABD ve Afrika Birliği'nin (AfB) çağrısıyla Berlin'de düzenlenen Sudan'a ilişkin 3. Uluslararası Konferans'ın, Sudan ve komşu ülkelerdeki insani yardım çabalarını desteklemek için 1,5 milyar avroyu aşan mali taahhütlerle sonuçlandığını belirtti.
Ayrıca, uluslararası kalkınma kuruluşlarının Sudan ve sığınmacı kabul eden ülkelere ayrılan yatırımlarını artırdığını belirten Kasina, Dünya Bankası'nın Sudan'a yönelik portföyünün 2024 yılında 130 milyon dolardan 2026 yılı sonunda 540 milyon dolara yükseleceğini ve önümüzdeki yıllarda büyümeye devam edeceğini söyledi.
Geri dönüşün zorlukları
Kasina, Körfez ülkelerindeki kalkınma kuruluşlarının, Afrika Kalkınma Bankası ve AB gibi uluslararası ortaklarla birlikte, ev sahibi toplulukları desteklemek, mültecilerin ve yerinden edilmiş kişilerin dayanıklılığını artırmak ve uzun vadede kendi kendilerine yetebilmelerini sağlamak için katılımlarını yoğunlaştırdığını vurguladı.
Sudan krizinin hâlâ dünyadaki en büyük mülteci krizi olduğunu ve en çok finansman sıkıntısı çeken kriz olduğunu vurguladı. Bağışçılar tarafından yeterli mali kaynak sağlanmazsa insani yardım programlarının devamının ciddi şekilde tehlikeye gireceği uyarısında bulundu.
Kasina konuşmasının sonunda, BM'nin uluslararası insani hukuka uyulması, sivillerin korunmasının sağlanması ve özellikle çatışma bölgeleri ile göç ve sığınma koridorlarında, yardıma muhtaç tüm kişilere hayat kurtaran insani yardımın ulaştırılmasının garanti altına alınması gerektiğine dair çağrılarını yineledi.


