Dera suçlusunun davasına bugün devam ediliyor

Suriye'deki yargılama: Atıf Necib'i mahkûm etmek için çok fazla kanıt var

Suriye rejiminde eski bir yetkili olan Tuğgeneral Atıf Necib, bugün Şam'daki Ceza Mahkemesi'nde yargılanmasına devam edilecek (EPA)
Suriye rejiminde eski bir yetkili olan Tuğgeneral Atıf Necib, bugün Şam'daki Ceza Mahkemesi'nde yargılanmasına devam edilecek (EPA)
TT

Dera suçlusunun davasına bugün devam ediliyor

Suriye rejiminde eski bir yetkili olan Tuğgeneral Atıf Necib, bugün Şam'daki Ceza Mahkemesi'nde yargılanmasına devam edilecek (EPA)
Suriye rejiminde eski bir yetkili olan Tuğgeneral Atıf Necib, bugün Şam'daki Ceza Mahkemesi'nde yargılanmasına devam edilecek (EPA)

Suriye’de devrik rejim döneminde işlenen ihlallerle ilgili adalet ve hesap verebilirlik süreci kapsamında, eski güvenlik yetkilisi Atıf Necib’in yargılanmasına bugün devam ediliyor. Kamuoyunda “Dera’nın suçlusu” olarak anılan Necib’in davası, eski rejim dönemindeki baskı uygulamalarına ilişkin en dikkat çeken yargı süreçlerinden biri olarak görülüyor.

Devrik lider Beşşar Esed’in akrabası olan Atıf Necib, 2011 yılında halk protestolarının başladığı Dera kentinde Siyasi Güvenlik Şubesi Başkanlığı görevini yürütüyordu. Necib’in, kentte gerçekleştirilen geniş çaplı gözaltı ve baskı operasyonlarından sorumlu olduğu belirtiliyor.

Bugünkü duruşmanın, Necib’in sorgulanmasına ayrılacağı bildirildi.

İddia makamı ekibinde yer alan Avukat Nuha el-Mısri, komitenin olaylara tanıklık eden kişilerden “canlı tanıklıklar” topladığını ve bunların hem kamu tanıkları hem de suçlamaları destekleyen tanıklar olarak dosyaya eklendiğini söyledi.

Nuha el-Mısri, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, “Şu anda tutuklu bulunan kişi Necib’dir ve tüm savunmalarımız onun mahkûm edilmesi yönündedir. Dera’daki fiilî yönetici olduğu ve kentteki tüm güvenlik birimlerine emir verdiği herkesçe biliniyor. Dera’daki olayları ilk körükleyen isim oydu ve buna ilişkin çok sayıda delil mevcut” ifadelerini kullandı.



Rapor: İsrail, İran'a karşı yürüttüğü savaşta kullandığı gizli bir üs kurdu

İsrail Hava Kuvvetleri'nin İsrail'in güneyindeki Hatzerim Hava Üssü'nde düzenlenen pilot mezuniyet töreninde uçuş yapan bir F-35 savaş uçağı, 29 Haziran 2023 (Reuters)
İsrail Hava Kuvvetleri'nin İsrail'in güneyindeki Hatzerim Hava Üssü'nde düzenlenen pilot mezuniyet töreninde uçuş yapan bir F-35 savaş uçağı, 29 Haziran 2023 (Reuters)
TT

Rapor: İsrail, İran'a karşı yürüttüğü savaşta kullandığı gizli bir üs kurdu

İsrail Hava Kuvvetleri'nin İsrail'in güneyindeki Hatzerim Hava Üssü'nde düzenlenen pilot mezuniyet töreninde uçuş yapan bir F-35 savaş uçağı, 29 Haziran 2023 (Reuters)
İsrail Hava Kuvvetleri'nin İsrail'in güneyindeki Hatzerim Hava Üssü'nde düzenlenen pilot mezuniyet töreninde uçuş yapan bir F-35 savaş uçağı, 29 Haziran 2023 (Reuters)

Wall Street Journal (WSJ) gazetesine konuşan ve aralarında ABD’li yetkililerin de bulunduğu kaynaklar, İsrail'in İran'a yönelik hava harekâtını desteklemek amacıyla Irak çölünde gizli bir askeri üs kurduğunu bildirdi. Gazetenin haberine göre İsrail, savaşın başlarında bu üssü keşfetmeye çok yaklaşan Irak ordusuna karşı hava saldırısı düzenledi.

Kaynaklar, özel kuvvetlerin bulunduğu ve İsrail Hava Kuvvetleri için bir lojistik merkez işlevi gören bu üssün, ABD'nin bilgisi dahilinde savaş öncesinde kurulduğunu aktardı. İsrailli pilotların uçaklarının düşürülmesi ihtimaline karşı arama-kurtarma ekipleri de üste konuşlandırıldı, ancak böyle bir durum yaşanmadı.

Bir F-15 Amerikan uçağının İsfahan yakınlarında düşürülmesi üzerine İsrail yardım teklifinde bulundu, ancak kaynaklardan birinin aktardığına göre iki pilotu kurtarma operasyonunu ABD ordusu bizzat gerçekleştirdi.

İsrail’in söz konusu üssü mart ayı başlarında neredeyse ifşa oluyodu. Resmi Irak medyası, bir çobanın bölgede helikopter uçuşları da dahil olmak üzere alışılmadık askeri hareketlilik fark ettiğini bildirdi. Bunun üzerine Irak ordusu araştırma yapmak amacıyla bölgeye asker gönderdi. WSJ’ye konuşan bir kaynağa göre ise İsrail, söz konusu kuvvetleri hava saldırısıyla geri püskürttü.

fvfde
İsrail Hava Kuvvetleri'nin İsrail’in güneyindeki Hatzerim Hava Üssü'nde düzenlenen yeni pilot mezuniyet töreninde uçuş yapan bir İsrail F-35 savaş uçağı (Reuters)

İsrail ordusu konuya ilişkin yorum yapmaktan kaçındı. Irak hükümeti saldırıyı o dönemde kınadı. Saldırıda bir kişinin hayatını kaybettiği açıklandı.

Irak Ortak Operasyonlar Komutanlığı Komutan Yardımcısı Korgeneral Kays el-Muhammedavi, geçtiğimiz mart ayı başlarındaki saldırıya ilişkin Irak basınına yaptığı açıklamada, “Bu pervasız operasyon herhangi bir koordinasyon veya onay alınmadan gerçekleştirildi” ifadelerini kullandı.

Irak’ın daha sonra Birleşmiş Milletlere (BM) sunduğu şikayete göre saldırıda yabancı güçler ve hava bombardımanının rol oynadığı öne sürülerek operasyon ABD’ye atfedildi. Ancak konuya ilişkin bilgi sahibi olan bir kaynak, ABD'nin saldırıyla herhangi bir bağlantısı olmadığını kesinlikle reddetti.

Çatışma, Irak ve Arap medyasında geniş yankı uyandırdı ve savaşanların kimliğine dair çeşitli spekülasyonlara yol açtı.

Çobanın ilk ihbarının ardından Iraklı askerler şafak vakti araçlarla saldırı bölgesine hareket etti. Muhammedavi'nin aktardığına göre gruba yoğun ateş açıldı. Çatışma sonucunda bir asker hayatını kaybederken ikisi yaralandı.

Iraklı yetkililer, ülkenin DEAŞ’a karşı yürüttüğü savaşta kritik bir rol üstlenen Terörle Mücadele Birimi'nden iki birliği daha takviye olarak bölgeye sevk etti. Bölgede yürütülen tarama operasyonu sırasında yetkililer, söz konusu alanda askeri güçlerin varlığına işaret eden kanıtlara ulaştı.

Muhammedavi, yaptığı açıklamada, “Saldırıdan önce bölgede hava desteğiyle faaliyet gösteren ve birliklerimizin kapasitesinin ötesinde operasyon yürüten bir kuvvetin bulunduğu anlaşılıyor” dedi.

Irak hükümeti sözcüsü ise olaya ya da İsrail üssünden haberdar olup olmadıklarına dair ek yorum yapmaktan kaçındı.

ABD, kendi üslerini ve diğer varlıklarını korumak amacıyla Irak'ta çeşitli saldırılar düzenledi.

Üsse ilişkin ayrıntılar ve İsrail'in bu üssü kurup korumak için göze aldığı riskler, ülkenin yaklaşık bin 600 kilometre uzaklıktaki bir düşmana karşı nasıl kapsamlı bir hava harekâtı yürütebildiğini daha net bir biçimde ortaya koydu.

Irak'taki üs, İsrail'in muharebe sahasına daha yakın konumlanmasına imkân tanıdı.

Kaynaklar, İsrail'in acil kurtarma operasyonlarına daha hızlı müdahale edebilmek amacıyla bölgeye arama-kurtarma ekipleri konuşlandırdığını aktardı. Aynı kaynaklara göre üsse ayrıca düşman topraklarında komando operasyonları yürütmek üzere eğitilmiş İsrail Hava Kuvvetleri'ne bağlı özel kuvvetler de konuşlandırıldı.

İsrail Hava Kuvvetleri, beş hafta süren harekât boyunca İran'daki hedeflere binlerce hava saldırısı düzenledi.

Güvenlik uzmanları, ABD ordusunun askeri operasyonlar öncesinde çoğunlukla geçici ileri harekât üsleri kurduğunu belirtiyor.

Geçtiğimiz nisan ayı başlarında düşen Amerikan savaş uçağının pilotlarını kurtarmak amacıyla İran toprakları içinde de geçici bir ileri harekât üssü kuruldu.

ABD, operasyon sırasında bölgede kalan uçak ve helikopterleri kullanılamaz hale getirdi.

Stratejik danışmanlık firması Horizon Engage'in araştırma direktörü Michael Knights, yaptığı değerlendirmede, "Askerlerin operasyonlar öncesinde bölgeyi keşfetmesi ve bu tür üsler kurması son derece doğal bir yaklaşımdır” ifadelerini kullandı.

Knights, Irak'ın batı çölünün geniş ve seyrek nüfuslu yapısının bu bölgeyi geçici ileri üsler için ideal bir konum haline getirdiğini vurguladı. Amerikan özel kuvvetleri, 1991 ve 2003 yıllarında Saddam Hüseyin'e karşı yürütülen operasyonlarda da bu bölgeyi kullanmıştı.

Irak çölündeki yerel halkın yıllar içinde DEAŞ’tan özel harekât timlerine uzanan çeşitli silahlı grupların alışılmadık faaliyetlerine tanıklık ettiğini ve zamanla bu tür olaylardan uzak durmayı öğrendiğini belirten Knights, yerel halkın, mevcut dönemde de bölgede sıra dışı helikopter hareketleri gözlemlediklerini kendisine aktardığını da sözlerine ekledi.

İsrailli yetkililer de savaş süresince yürütülen gizli operasyonlara dolaylı biçimde değindi. Öyle ki İsrail Hava Kuvvetleri Komutanı Tomer Bar, geçtiğimiz mart ayı başlarında, askerlerine bir mesaj gönderdi. Bu ayın başlarında görevi sona eren Bar, mesajında "Bu günlerde Hava Kuvvetleri'nin özel birliklerindeki savaşçılar, hayal gücünü zorlayan özel görevler icra ediyor” ifadelerine yer verdi.


Mısırlı kaynak: Kurban Bayramı öncesinde Gazze Yönetimi Ulusal Komitesi’nin bölgeye girmesine yönelik girişimlerde bulunuluyor

Gazze Şeridi’nin kuzeyinde bulunan Cibaliye’deki yerinden edilmiş Filistinliler, yıkılmış binaların enkazı arasında bir el arabasıyla yük taşıyor. (AFP)
Gazze Şeridi’nin kuzeyinde bulunan Cibaliye’deki yerinden edilmiş Filistinliler, yıkılmış binaların enkazı arasında bir el arabasıyla yük taşıyor. (AFP)
TT

Mısırlı kaynak: Kurban Bayramı öncesinde Gazze Yönetimi Ulusal Komitesi’nin bölgeye girmesine yönelik girişimlerde bulunuluyor

Gazze Şeridi’nin kuzeyinde bulunan Cibaliye’deki yerinden edilmiş Filistinliler, yıkılmış binaların enkazı arasında bir el arabasıyla yük taşıyor. (AFP)
Gazze Şeridi’nin kuzeyinde bulunan Cibaliye’deki yerinden edilmiş Filistinliler, yıkılmış binaların enkazı arasında bir el arabasıyla yük taşıyor. (AFP)

Mısırlı bir kaynak dün Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, arabulucuların Gazze Yönetimi Ulusal Komitesi üyelerinin yakında Gazze Şeridi’ne giriş yapması için girişimlerde bulunduğunu söyledi. Kaynak, görüşmeler sırasında söz konusu adımın Kurban Bayramı’ndan önce atılmasının gündeme getirildiğini belirtti. Ayrıca Kahire’nin, mevcut Filistin siyasi sürecini canlandırmak amacıyla yakında Fetih Hareketi’ne yönelik toplantılara ev sahipliği yapacağını ifade etti.

“Hamas liderlerinden Halil el-Hayye’nin oğlunun öldürülmesi nedeniyle müzakereler durmadı ve durmayacak” ifadesini kullanan kaynak, arabulucuların İsrail hükümetinin Gazze Barış Kurulu Yüksek Temsilcisi Nikolay Mladenov ile yürütülen temaslara vereceği yanıtı beklediğini kaydetti.

Hamas perşembe günü yaptığı açıklamada, Halil el-Hayye’nin oğlu Azzam el-Hayye’nin çarşamba akşamı Gazze kentinde düzenlenen İsrail saldırısında yaralandıktan sonra hayatını kaybettiğini duyurdu. Saldırıda ayrıca, Hamas’ın askeri kanadı İzzeddin el-Kassam Tugayları bünyesindeki özel birlik komutanlarından Hamza eş-Şarbasi’nin de yaşamını yitirdiği belirtildi.

dfvfdv
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, geçtiğimiz ocak ayında Kudüs’te Gazze Barış Kurulu Yüksek Temsilcisi Nikolay Mladenov ile bir araya geldi. (EPA)

Suikasttan iki gün önce Mladenov, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile gerçekleştirdiği görüşmenin ardından X platformundaki hesabından yaptığı paylaşımda, “İsrail Başbakanı ile gelecekte izlenecek yol konusunda olumlu ve kapsamlı bir görüşme gerçekleştirdik. Bu taahhüdü somut adımlara dönüştürmek için tüm taraflarla çalışıyoruz. Bu ise ilerleme sağlanması adına bazı kararların alınmasını gerektiriyor” ifadelerini kullandı. Ancak Mladenov, söz konusu kararların içeriğine ilişkin ayrıntı vermedi.

Mısırlı kaynak ise Mladenov ile Netanyahu arasında gerçekleşen görüşmenin ‘başarılı olmadığını’ belirterek, İsrail Başbakanı’na önümüzdeki dönemde izlenecek yeni hareket planlarını içeren bir çalışma belgesi sunulduğunu, ancak görüşmenin herhangi bir ilerleme sağlamadığını ve olumlu geçmediğini söyledi.

Kaynak, Mladenov’un sunduğu belgede öne çıkan iki maddeyi de açıkladı. Buna göre ilk madde, Gazze Yönetimi Ulusal Komitesi üyelerinin Gazze Şeridi’ne girişine izin verilmesini içeriyor. Bu adımın önümüzdeki dönemde, özellikle Kurban Bayramı’ndan önce hayata geçirilmesi konusunda mutabakata varıldığı belirtildi. İkinci madde ise bölgeye giren insani yardımların artırılması oldu.

Mısırlı kaynak Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada ayrıca, Kahire’nin önümüzdeki süreçte Fetih Hareketi’nin farklı kanatlarından liderleri ağırlayacağını duyurdu. Kaynak, 14 Mayıs’ta yapılması planlanan kongre öncesinde gerçekleştirilecek toplantıların, Kahire’nin Filistin önceliklerini yeniden düzenleme çabalarına destek amacı taşıdığını ifade etti. Ayrıca Gazze Şeridi’ndeki Deyr el-Balah kentinin de katılımıyla belediye seçimlerinin başarıyla gerçekleştirilmesinin ardından, Gazze içinde mevcut tabloyu hareketlendirmeyi hedefleyen ek adımların gündemde olduğunu söyledi.

evvf
Gazze şehrindeki Filistinliler, çarşamba günü gerçekleşen İsrail saldırısında hayatını kaybeden Hamas’ın baş müzakerecisinin oğlu Azzam el-Hayye’nin cenaze törenine katıldı. (Reuters)

Mısırlı kaynak, ateşkes anlaşmasının uygulanmasının tamamlanmasına yönelik temasların kesintisiz sürdüğünü belirterek, Kahire’nin mevcut sürecin başarıya ulaşması, sürecin yeniden rayına oturtulması ve şimdiye kadar elde edilen kazanımların korunması konusunda kararlı olduğunu söyledi. Kaynak ayrıca, ‘İsrail tarafına varılan anlaşmalardan geri adım atma fırsatı verilmemesi’ yönünde tutum sergilendiğini ifade etti. Aynı kaynak, Gazze anlaşmasının ilerletilmesi amacıyla Türkiye ve Katar ile sürekli temasların sürdüğünü, bunun yanı sıra Birleşik Arap Emirlikleri’nin (BAE) de sürece katkı sunduğunu aktardı.

Kaynak, tarafların şu anda İsrail’in uluslararası ve bölgesel baskılara ne ölçüde yanıt vereceğini gözlemleme aşamasında olduğunu ifade etti. Ayrıca, Netanyahu üzerinde daha fazla baskı kurulması amacıyla ABD tarafıyla temasların yoğunlaştırıldığını belirtti. Netanyahu’nun, silah dosyasında ilerleme sağlanamadığı ve Hamas’ın yeterli yanıt vermediği gerekçelerini öne sürdüğü kaydedildi. Buna karşın Hamas’ın, gerekli güvencelerin sağlanması halinde aşamaların birleştirilmesi fikrine olumlu yaklaştığı ifade edildi.

Mısırlı kaynak, Kahire’nin zaman faktörünün öneminin farkında olduğunu vurgulayarak, özellikle yaklaşan İsrail parlamento seçimleri öncesinde Netanyahu’ya daha fazla manevra alanı bırakılmamasının hedeflendiğini söyledi. Kaynak, önümüzdeki dönemde Gazze Yönetimi Ulusal Komitesi üyelerinden bazılarının Gazze Şeridi’ne giriş yapmasıyla somut gelişmeler yaşanabileceğini dile getirdi.

İsrail’in Haaretz gazetesi, geçtiğimiz ocak ayında Gazze Yönetimi Ulusal Komitesi’nin kurulmasının ardından kaynaklara dayandırdığı haberinde, Netanyahu hükümetinin komite üyelerinin Gazze Şeridi’ne girişine izin vermeyi reddettiğini aktarmıştı. Haberde, komite üyelerinin toplantılarını Kahire’de sürdürdüğü ve özellikle Mısır olmak üzere arabulucu temsilcilerin, komitenin Gazze Şeridi’ne girişine onay verilmesi için ABD ile temas yürüttüğü belirtilmişti.


İsrail'den Lübnan ile müzakerelerin başlamadan kapsamlı saldırılar

Lübnan’ın güneyindeki es-Saksakiyye beldesinde İsrail saldırısı sonucu yıkılan bir evin enkazı altından yaralıları çıkarmaya çalışan kurtarma ekipleri (Sosyal medya)
Lübnan’ın güneyindeki es-Saksakiyye beldesinde İsrail saldırısı sonucu yıkılan bir evin enkazı altından yaralıları çıkarmaya çalışan kurtarma ekipleri (Sosyal medya)
TT

İsrail'den Lübnan ile müzakerelerin başlamadan kapsamlı saldırılar

Lübnan’ın güneyindeki es-Saksakiyye beldesinde İsrail saldırısı sonucu yıkılan bir evin enkazı altından yaralıları çıkarmaya çalışan kurtarma ekipleri (Sosyal medya)
Lübnan’ın güneyindeki es-Saksakiyye beldesinde İsrail saldırısı sonucu yıkılan bir evin enkazı altından yaralıları çıkarmaya çalışan kurtarma ekipleri (Sosyal medya)

İsrail dün, ABD arabuluculuğuyla önümüzdeki perşembe ve cuma günleri Washington'da gerçekleştirilmesi planlanan Lübnan ile doğrudan müzakerelerin başlamasına yalnızca birkaç gün kala Lübnan'daki askeri gerilimi önemli ölçüde artırdı. Kapsamlı bombardımanlar ve nokta atışı operasyonlar Beyrut'un çevrelerine kadar ulaştı.

İsrail ordusu, ateşkes anlaşmasının yürürlüğe girmesinden bu yana ilk kez insansız hava aracıyla (İHA) takip operasyonlarını Beyrut'un güneyine kadar genişletti. Bu çerçevede güneyi başkente bağlayan Saadiyat otoyoluna iki, Lübnan Dağı'ndaki Şuf yoluna ise bir saldırı düzenlendi. Öte yandan güneyde de katliamlara sahne olan olaylar yaşandı; bunların arasında ilk belirlemelere göre bir çocuk dahil 7 kişinin hayatını kaybettiği es-Saksakiyye beldesindeki katliam öne çıktı.

Lübnan başkentinin güneyinde yer alan Saadiyat bölgesini hedef alan saldırılar, yaklaşık 20 gündür sınırlı kalan operasyon alanının dışına çıkılması anlamına geliyor.

Bu tırmanış, güneyinin çeşitli bölgelerinde gerçekleştirilen insansız hava aracı saldırıları ve evleri hedef alarak çok sayıda sivilin ölümüne ve yaralanmasına yol açan hava saldırılarıyla eş zamanlı yaşandığından, şimdiye kadarki en geniş çaplı ve en kapsamlı tırmanma olarak değerlendirildi.