Mali'de el-Kaide'nin başarılarını iç bölünmeler baltalıyor

Cemaat Nusret el-İslam vel-Müslimin daha cüretkar bir biçimde yayılıyor ve örgütün Sahel'deki konumunu tehdit ediyor

Cemaat Nusret el-İslam vel-Müslimin, Azavad Ulusal Kurtuluş Hareketi ile ittifak halinde, Gao, Bamako, Kati ve Kidal gibi şehirleri hedef alan benzeri görülmemiş saldırılar başlattı (Reuters)
Cemaat Nusret el-İslam vel-Müslimin, Azavad Ulusal Kurtuluş Hareketi ile ittifak halinde, Gao, Bamako, Kati ve Kidal gibi şehirleri hedef alan benzeri görülmemiş saldırılar başlattı (Reuters)
TT

Mali'de el-Kaide'nin başarılarını iç bölünmeler baltalıyor

Cemaat Nusret el-İslam vel-Müslimin, Azavad Ulusal Kurtuluş Hareketi ile ittifak halinde, Gao, Bamako, Kati ve Kidal gibi şehirleri hedef alan benzeri görülmemiş saldırılar başlattı (Reuters)
Cemaat Nusret el-İslam vel-Müslimin, Azavad Ulusal Kurtuluş Hareketi ile ittifak halinde, Gao, Bamako, Kati ve Kidal gibi şehirleri hedef alan benzeri görülmemiş saldırılar başlattı (Reuters)

Sagir el-Haydari

Son aylarda hızlı ve şaşırtıcı toprak kazanımları elde etmesine rağmen, terör örgütü el-Kaide’nin Mali'deki kolu olan Cemaat Nusret el-İslam vel-Müslimin (CNIM), artan bölünmelerle karşı karşıya bulunuyor ve bu durum, ordu ve müttefiklerine karşı kaydettiği ilerlemeler üzerindeki etkisi konusunda ciddi soruları gündeme getiriyor.

CNIM, el-Kaide bağlantılı dört örgütün el-Murabitun, Ansar Dine, Sahra Kurtuluş Emirliği (EMLA) ve Macina Kurtuluş Cephesi’nin (FLM)) çatı örgütüdür. Örgüt, Mali'de askeri darbeyle iktidarı ele geçiren Albay Assimi Goïta hükümetini devirmeyi, Rusları ülkeden ve bölgeden kovmayı vaat ediyor.

Kaynaklar

CNIM adlı örgüt, düzenli olarak Mali'de iktidardaki askeri cuntayı hedef alan ve onu yenilgiye uğratmayı vaat eden videolar yayınlayan İyad Ag Ghali tarafından yönetiliyor. Bu tartışmalı figür, başkent Bamako'yu kuşatarak yaklaşık beş aydır yakıt tedarikini aksatıyor.

Birkaç gün önce, örgüt, Azavad Ulusal Kurtuluş Hareketi (MNLA) ile ittifak halinde, Gao, Bamako, Kati ve Kidal gibi şehirleri hedef alan benzeri görülmemiş saldırılar başlattı. Bu saldırılar, Savunma Bakanı Sadio Camara'nın ölümü ve örgütün birçok şehri ele geçirmesiyle sonuçlanarak, örgütün benzeri görülmemiş kazanımlar elde etmesini sağladı.

Afrika meselelerinde uzman siyasi analist Muhammed Aval, “el-Kaide içindeki anlaşmazlıkların CNIM'in daha cüretkar bir biçimde düzenlediği saldırılar sırasında gün yüzüne çıkması nedeniyle, gerçekten de tartışmalı bir bağlamda kamuoyuna yansıdığını, bunun da söz konusu anlaşmazlıkların örgütün çatışmadaki konumuna etkisine dair meşru soruları gündeme getirdiğini” düşünüyor.

Şarku’l Avsat’ın Independent Arabia'dan aktardığı röportajda Aval şu ifadeleri kullandı: “Mali'de el-Kaide içindeki çekişme birçok nedenden kaynaklanıyor, ancak en önemlisi kaçakçılıktan elde edilen kaynaklar üzerindeki anlaşmazlıktır. CNIM ile bağlantılı her örgüt, bu rotaları kontrol etmeyi ve bazı köy ve kasabaların sakinlerinden alınan vergiler gibi bu büyük kaynaklardan faydalanmayı amaçlıyor”

rrevgfr
Bölgesel kazanımlarına rağmen, örgüt benzeri görülmemiş bölünmelerle karşı karşıya (Reuters)

Aval, “örgütün hem Mali hem de Burkina Faso'daki altın madenciliği alanlarını kontrol ettiğini ve hücrelerinin bundan kâr elde etmeye çalıştığını” vurguladı. “Bu nedenle, en belirgin anlaşmazlık sebebi öncelikle finansaldır, ancak bu, etnik ve kabile temelli anlaşmazlıkların yanı sıra, Mali'de el-Kaide'nin önemli bir rakibi haline gelen DEAŞ-Sahel ile nasıl başa çıkılacağına dair keskin anlaşmazlıklar da dahil olmak üzere diğer faktörlerin varlığını ortadan kaldırmıyor” dedi.

Aval, “Cemaat Nusret el-İslam vel-Müslimin’in 2017 yılında dört büyük fraksiyonun birleşmesiyle kurulduğunun göz ardı edilemeyeceğine, bu nedenle, etkisi genişledikçe bölünme ve çöküş tehdidi altına girdiğine, zira ganimetler ve kontrol edilen kaynaklar üzerinde ciddi anlaşmazlıklar yaşandığına” dikkat çekti.

Liderlik mücadelesi

Bu gelişmeler, Mali'deki askeri cunta yönetiminin, Burkina Faso ve Nijer'de iktidarda olan diğer konseyler gibi, el-Kaide ve diğer isyancı grupların saldırıları nedeniyle sahada önemli zorluklarla karşı karşıya olduğu bir dönemde yaşanıyor.

Afrika meseleleri uzmanı siyasi analist Muhammed Torchin, “CNIM içindeki bölünme, dört fraksiyondan oluşan bu ittifakın doğası göz önüne alındığında beklenen bir gelişmedir. Aralarındaki çekişme, en büyük iki fraksiyon olan Ansar Dine ve Macina ile yakından bağlantılıdır.” dedi.

Independent Arabia ile özel röportajında Torchin şunları da ekledi: “İki taraf arasındaki anlaşmazlık etnik ve ırksal boyutlara dayanmaktadır. Üyelerinin çoğunluğu Tuareg olan Ansar Dine içinde etnik eğilim her zaman ağır basmaktadır ve başlıca çıkarları Azavad Ulusal Kurtuluş Hareketi'nin emelleriyle bağlantılıdır. Bu nedenle, üyelerinin çoğunluğu Mopti gibi Mali'nin orta bölgelerinde yayılmış Fulani kabilelerinden olan Macina Kurtuluş Cephesi'nin aksine, Azavad bölgesi dışındaki askeri operasyonlara katılımları çok sınırlıdır.”

Torchin şunu da vurguladı: “Başkente ve diğer bölgelere yönelik son saldırı, Fulaniler tarafından gerçekleştirildi. Bunlar şimdi CNIM’in liderliği Ansar Dine’nin kontrolü altındayken, Macina Kurtuluş Cephesi'nin sahadaki savaşları yönetemeyeceğini söylüyorlar. Dolayısıyla, çatışma etnik ve ırksaldır ve Mali'deki el-Kaide bağlantılı bloğun liderliği etrafında dönmektedir.”

Olası Bir Çöküş

Bu bölünmeler, Mali'deki durumu gözlemleyenler için çok önemli bir soruyu gündeme getiriyor: Son aylarda benzeri görülmemiş bir güç elde etme başarısına rağmen, bu durum el-Kaide'nin ülkedeki etkisinin azalmasına yol açacak mı?

Muhammed Aval şu ​​yanıtı veriyor: “Şüphesiz ki, bu bölünmeler, özellikle sahadaki unsurlar örgütün liderliğine olan inançlarını kaybetmeye başladığı ve önümüzdeki dönemde emirlerine uymayı reddedebileceği için, İyad Ag Ghali bunları kontrol altına alamazsa, CNIM ittifakının çöküşüne yol açabilir.”

Aval, “Öte yandan, örgütün gücü hafife alınamaz. Son saldırılarında askeri üsleri ele geçirerek ve son derece gelişmiş teçhizat edinerek başarıyla güçlendirdiği muazzam bir askeri kapasiteye sahip. Bu nedenle, Mali'deki durumun karmaşık ve kompleks olduğuna inanıyorum. Dahası ordu da iç bölünmelerden muzdarip; bu da en azından şu an için sahada kesin bir zafer elde etmesini zorlaştırıyor” diye vurguladı.



Senato için yarışan iki Cumhuriyetçi aday, İran savaşının hızla sona erdirilmesini istedi

Michigan’da Demokrat aday Abdul el-Sayed’e karşı çekişmeli bir yarış yürüten Mike Rogers (Reuters)
Michigan’da Demokrat aday Abdul el-Sayed’e karşı çekişmeli bir yarış yürüten Mike Rogers (Reuters)
TT

Senato için yarışan iki Cumhuriyetçi aday, İran savaşının hızla sona erdirilmesini istedi

Michigan’da Demokrat aday Abdul el-Sayed’e karşı çekişmeli bir yarış yürüten Mike Rogers (Reuters)
Michigan’da Demokrat aday Abdul el-Sayed’e karşı çekişmeli bir yarış yürüten Mike Rogers (Reuters)

ABD Senatosu’ndaki iki sandalye için çekişmeli yarışlara giren iki Cumhuriyetçi aday, dün İran savaşının bir an önce sona erdirilmesi çağrısında bulundu. Bu açıklamalar, yakıt fiyatlarının yükselmesine ve özellikle motorin fiyatlarının rekor seviyelere çıkmasına yol açan savaş konusunda, koltuklarını kaybetme riski taşıyan adayların Başkan Donald Trump’tan uzaklaşmaya çalıştığının son işareti oldu.

Michigan’da Demokrat aday Abdul El-Sayed’e karşı çekişmeli bir yarış yürüten Mike Rogers ile Iowa’da Demokrat Josh Tork’a karşı yakın bir yarışın içinde olan Ashley Hinson, daha önce Trump’ın Tahran’a saldırı düzenleme yetkisini desteklemiş olmalarına rağmen, dün İran konusunda daha yatıştırıcı bir söylem benimsedi.

Bu değişim, halen Temsilciler Meclisi’nde görev yapan Hinson açısından özellikle dikkat çekiciydi. Hinson, Trump’ın savaşı sürdürme yetkisini sınırlandırmayı amaçlayan Meclis girişimlerine altı kez karşı oy kullandı; bunlardan biri geçen hafta yapılan oylamaydı.

Hinson sosyal medyada yaptığı paylaşımda, “Iowalılar ekonomik baskı altında ve İran’daki savaşın maliyetini akaryakıt istasyonlarında ya da marketlerde ödemek zorunda kalmamalı” ifadelerini kullandı. Hinson, benzin vergilerinin askıya alınması, motorin ihracatının geçici olarak durdurulması ve başka önlemlerin alınmasının yanı sıra savaşın “başarıyla ve derhal” sona erdirilmesi çağrısında bulundu.

Bu açıklamalar, yaklaşık yedi aydır devam eden çatışmanın kasım ayında yapılacak ara seçimler öncesinde siyasi bir yüke dönüşmesinden endişe eden ve koltuklarını kaybetme riski bulunan bazı Cumhuriyetçi adayların artan kaygısını gösteriyor. Ara seçimler, Cumhuriyetçilerin Temsilciler Meclisi ve Senato’daki kritik çoğunluklarını koruyup koruyamayacağını belirleyecek.

Enflasyonun yükselmeye devam ettiği bir dönemde Amerikalıların Trump’ın hem ekonomiyle hem de İran savaşıyla ilgili politikalarına yönelik memnuniyetsizliği de arttı. Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre Reuters/Ipsos tarafından gerçekleştirilen ve sonuçları dün yayımlanan son ankete göre Trump’ın görev onayı yüzde 32’ye gerileyerek, siyasi kariyerindeki en düşük seviyeye indi.


Pezeşkiyan, BM Genel Kurulu’na gitmeden önce İran’ın tutumlarını savunacağına söz verdi

İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, BM Genel Kurulu toplantılarına katılmak üzere New York’a hareket etti. (Reuters)
İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, BM Genel Kurulu toplantılarına katılmak üzere New York’a hareket etti. (Reuters)
TT

Pezeşkiyan, BM Genel Kurulu’na gitmeden önce İran’ın tutumlarını savunacağına söz verdi

İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, BM Genel Kurulu toplantılarına katılmak üzere New York’a hareket etti. (Reuters)
İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, BM Genel Kurulu toplantılarına katılmak üzere New York’a hareket etti. (Reuters)

İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu’na katılmak üzere bugün New York’a hareket ederken, ABD ile savaşın ortasında yapılacak toplantılarda ülkesinin tutumlarını kararlılıkla savunacağı taahhüdünde bulundu.

İran devlet televizyonunun Pezeşkiyan’ın ülkeden ayrılmadan önce yaptığı açıklamalardan aktardığına göre Pezeşkiyan, “Savaştan başımız dik çıktık. Bu hepimiz için bir onur ve gurur kaynağıdır. Bu nedenle uluslararası platformlarda tutumlarımızı kararlılıkla savunacağız” dedi.

Pezeşkiyan, “Bu fırsatı, İran’ın içinde bulunduğu zor durumu uluslararası toplumun dikkatine mümkün olan en iyi şekilde sunmak için kullanacağız. Muhaliflerimize, İran halkının tüm bu haksızlıklara rağmen direnişini sürdürdüğünü vurgulayacağız” ifadelerini kullandı.

Pezeşkiyan, şubat ayında İsrail ve ABD’nin İran’a yönelik saldırılarıyla Ortadoğu’da savaşın başlamasından bu yana ABD’ye giden en üst düzey İranlı yetkili konumunda. Pezeşkiyan’ın yarın BM Genel Kurulu’na hitap etmesi bekleniyor.

ABD, İran heyetinin bir bölümünün BM toplantılarına katılmasına izin verirken, Dışişleri Bakanlığı’na göre heyet üyelerine geçen yıl uygulananlara benzer kısıtlamalar getirdi.

İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi de ülkesinin BM Genel Kurulu toplantılarına katılacak diplomatik heyetine başkanlık etmek üzere dün New York’a ulaştı. Bu bilgi İran Dışişleri Bakanlığı tarafından açıklandı.

İran devlet televizyonu, Arakçi’nin New York’a ulaşmasının ardından BM Genel Sekreteri Antonio Guterres ile telefon görüşmesi gerçekleştirdiğini ve görüşmede Genel Kurul gündemine ilişkin görüş alışverişinde bulunulduğunu bildirdi.

İran medyası Arakçi’nin, “En önemli hedefimiz, İran halkının meşru haklarını ve çıkarlarını savunmak için bu büyük uluslararası platformdan yararlanmaktır” dediğini aktardı.

Stratejik Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılması ise Tahran ile Washington arasındaki anlaşmazlığın merkezindeki konulardan biri olmaya devam ediyor.

İran, ABD ve İsrail’in savaşı başlatmasından bu yana Hürmüz Boğazı’nı büyük ölçüde kapalı tutuyor. Savaş öncesinde dünya petrol ve sıvılaştırılmış doğal gaz ihracatının beşte biri bu su yolundan geçiyordu.

Buna karşılık ABD, İran limanlarına abluka uygularken, İran’ı mali açıdan sıkıştırmak amacıyla ülkeye yönelik ekonomik baskıyı artırıyor.


ABD, Grönland’da iki askeri üs açacak

Grönland’da Danimarka Silahlı Kuvvetleri’nin Arktik Komutanlığı tarafından düzenlenen bir tatbikata katılan askerler, (Arşiv, Reuters)
Grönland’da Danimarka Silahlı Kuvvetleri’nin Arktik Komutanlığı tarafından düzenlenen bir tatbikata katılan askerler, (Arşiv, Reuters)
TT

ABD, Grönland’da iki askeri üs açacak

Grönland’da Danimarka Silahlı Kuvvetleri’nin Arktik Komutanlığı tarafından düzenlenen bir tatbikata katılan askerler, (Arşiv, Reuters)
Grönland’da Danimarka Silahlı Kuvvetleri’nin Arktik Komutanlığı tarafından düzenlenen bir tatbikata katılan askerler, (Arşiv, Reuters)

Üç kaynağın verdiği bilgiye göre ABD, Grönland’ın güneyinde Soğuk Savaş döneminden kalma eski bir askeri üssü yeniden açmayı ve Danimarka’nın köpekli kızak devriyeleri tarafından halen kullanılan doğu kıyısındaki bir üste askeri varlığını sürdürmeyi planlıyor. Bu düzenlemeler, ABD, Danimarka ve Grönland arasında bugün imzalanması beklenen anlaşma kapsamında hayata geçirilecek.

İki kaynak, söz konusu noktaların, ABD’nin 1950’li yıllarda Blue West One askeri üssünü kapatmasının ardından nüfusu birkaç düzine kişiye kadar gerileyen Narsarsuaq ile halen Danimarka Özel Kuvvetleri’ne bağlı Sirius köpekli kızak devriyesi tarafından kullanılan, doğu kıyısındaki uzak bir askeri nokta olan Mestersvig olduğunu belirtti.

Danimarka, Grönland ve ABD’nin yeni anlaşmayı, bugün New York’ta düzenlenen Birleşmiş Milletler Genel Kurulu toplantıları kapsamında imzalaması bekleniyor.

Anlaşmanın metni kamuoyuna açıklanmadı. Kimliklerinin açıklanmasını istemeyen kaynaklar Şarku’l Avsat’a, anlaşmanın ayrıntılarının imza tarihine kadar kesinleşmeyeceğini söyledi. Danimarka ve Grönland hükümetleri ile Beyaz Saray, yorum talebine henüz cevap vermedi.

Danimarka, anlaşmanın Arktik bölgesinin güvenliğini yalnızca ABD ile Danimarka arasındaki ikili bir düzenleme olmaktan çıkararak, NATO’nun gözetimine bırakacağını ifade ediyor.

Anlaşma, ABD Başkanı Donald Trump’ın aylardır sürdürdüğü baskıların ardından yapılıyor. Trump uzun süredir ABD’nin Grönland’ın kontrolünü ele geçirmesini istediğini dile getiriyor; ayrıca Danimarka’ya bağlı özerk bölgeyi elde etmek için zaman zaman askeri veya ekonomik güç kullanma ihtimalini de dışlamadı.