Uzmanlar: İran karşısında Trump’ın elinde fazla koz bulunmuyor

ABD Başkanı Donald Trump, geçtiğimiz 6 Nisan'da düzenlediği basın toplantısında İran savaşına ilişkin açıklamalarda bulunurken (DPA)
ABD Başkanı Donald Trump, geçtiğimiz 6 Nisan'da düzenlediği basın toplantısında İran savaşına ilişkin açıklamalarda bulunurken (DPA)
TT

Uzmanlar: İran karşısında Trump’ın elinde fazla koz bulunmuyor

ABD Başkanı Donald Trump, geçtiğimiz 6 Nisan'da düzenlediği basın toplantısında İran savaşına ilişkin açıklamalarda bulunurken (DPA)
ABD Başkanı Donald Trump, geçtiğimiz 6 Nisan'da düzenlediği basın toplantısında İran savaşına ilişkin açıklamalarda bulunurken (DPA)

ABD Başkanı Donald Trump, pek çok uluslararası dosyada elinde ‘kazanan kozlar’ bulunduğunu söylemeye alışık olsa da uzmanlar, diplomasinin tıkandığı ve Hürmüz Boğazı krizinin sürdüğü bu konjonktürde İran ile yaşanan mevcut gerilimin Trump'a geniş bir manevra alanı tanımadığını düşünüyor.

Ortadoğu Enstitüsü'nden (Middle East Institute/MEI) araştırmacı Brian Katulis, Fransız Haber Ajansı AFP'ye yaptığı açıklamada Washington'ın kendi hatasından kaynaklanan bir kıskaçla karşı karşıya olduğunu söyledi.

Katulis, ABD'nin içinde bulunduğu durumun, ocak ayında hâkim olan ‘her şeyi başarabilecek bir Amerikan ordusu’ imgesini büsbütün çürüten bir çelişkiler sarmalı olduğunu vurguladı.

Amerikan Üniversitesi'nde uluslararası ilişkiler profesörü olan Garrett Martin ise İran'daki bu ‘çıkmazın’, ocak ayında hâkim olan imgeyle tam bir zıtlık oluşturduğunu vurguladı. O dönemde, Venezuela lideri Nicolas Maduro'nun hızla ele geçirilmesi gibi ‘en olağanüstü operasyonları’ dahi gerçekleştirebilecek bir Amerikan ordusuna dair güçlü bir kanı vardı. Trump da bu örneği sürekli hatırlatmaktan geri durmuyor.

Stratejik ve Uluslararası Araştırmalar Merkezi'nden araştırmacı Mona Yacoubian ise Washington'ın İran rejiminin yapısını, işleyiş biçimini, neye katlanmaya hazır olduğunu ve elindeki baskı araçlarını hiçbir zaman tam anlamıyla kavrayamadığını söyledi. Yacoubian, AFP’ye yaptığı değerlendirmede, buna karşın Trump'ın elinde iyi kozların, hatta herhangi bir kozun bulunduğunu görmediğini de sözlerine ekledi.

Trump, ABD-İsrail'in İran'a yönelik savaşının başından bu yana yaşananları ‘küçük bir savaş’ olarak nitelendirmeyi sürdürüyor. Ne var ki Trump, kendini uzun ve yıpratıcı bir çatışmanın içinde bulurken bu çatışmanın askeri ile ekonomik yansımaları dinmiyor.

"Çöp tenekesi"

Trump, İran'ı ABD’nin taleplerine çöp tenekesine atılacak bir yanıt sunmakla eleştirdi ve ‘son derece samimiyetsiz’ olarak nitelendirdiği İranlı liderlerin görüşlerini sürekli değiştirdiğinden yakındı. Bununla birlikte Trump, diplomatik bir çıkış yolunun hâlâ mümkün olduğunu da vurguladı.

Savaşın başından bu yana Trump'ın söylemi, askeri olarak ezme tehditleri ile hızlı siyasi çözüm vaatleri arasında gidip gelemeye devam etse de bu iki yoldan hiçbiri şimdiye kadar somut bir sonuç vermedi. Trump, bir yanda İran ‘medeniyetini’ yerle bir etmekten söz ederken öte yanda Hürmüz Boğazı'nın İran ile ortak yönetimi fikrini gündeme taşıdı.

Başlangıçta altı haftayı geçmeyeceğini öngördüğü savaş için Trump, daha sonra elinde her türlü zamanın bulunduğunu ve hiçbir şeyi aceleye getirmediğini söyledi. Tüm bunlar olurken Hürmüz Boğazı'nın kapanması krizi, dünya ekonomisini derinden etkilemeye devam ediyor.

Trump, ilk başkanlık döneminde eski Başkan Barack Obama döneminde Washington ile Tahran arasında imzalanan nükleer anlaşmayı sert bir şekilde eleştirmiş ve çok daha iyi bir anlaşma yapacağını taahhüt etmişti. Ancak uzmanlara göre bu hedefe ulaşmak hiç de kolay değil.

Katulis, Trump'ın nasıl daha iyi bir anlaşma elde edeceğini bilmediğini açıkça ortaya koyduğunu söyledi.

Garrett Martin'e göre ise işi daha da zorlaştıran bir etken var. Öyle ki İran, petrol ticaretinin can damarı olan Hürmüz Boğazı üzerindeki denetimin ne denli güçlü bir ‘baskı kozu’ oluşturduğunu artık bizzat keşfetti.

AFP'nin aktardığı değerlendirmelere göre dünya liderleri, olası gelecek anlaşmazlıklarda Trump ile nasıl başa çıkacaklarına dair dersler çıkarmak amacıyla onun bu çatışmayı nasıl yönettiğini yakından takip ediyor.

Bu liderler arasında Trump'ı bugün Pekin'de ağırlayacak olan Çin Devlet Başkanı Şi Cinping de bulunuyor.

Katulis, Trump'ın Çin'e daha önce olduğundan çok daha zayıf bir konumda gideceğini vurguladı. Özellikle ABD ordusunun bir buçuk ay içinde silah ve cephane stoklarının büyük bölümünü tükettiğine dikkati çeken Katulis, Çin'in bu durumu yakından gözlemlediğinin altını çizdi.



Kolombiya yetkilileri, Epstein ve Maxwell'in ülkeyi ziyaret ettiğini doğruladı

ABD Adalet Bakanlığı tarafından yayınlanan Jeffrey Epstein ve ortağı Ghislaine Maxwell'in fotoğrafı (ABD Adalet Bakanlığı- Reuters)
ABD Adalet Bakanlığı tarafından yayınlanan Jeffrey Epstein ve ortağı Ghislaine Maxwell'in fotoğrafı (ABD Adalet Bakanlığı- Reuters)
TT

Kolombiya yetkilileri, Epstein ve Maxwell'in ülkeyi ziyaret ettiğini doğruladı

ABD Adalet Bakanlığı tarafından yayınlanan Jeffrey Epstein ve ortağı Ghislaine Maxwell'in fotoğrafı (ABD Adalet Bakanlığı- Reuters)
ABD Adalet Bakanlığı tarafından yayınlanan Jeffrey Epstein ve ortağı Ghislaine Maxwell'in fotoğrafı (ABD Adalet Bakanlığı- Reuters)

Cinsel suçlardan hüküm giymiş milyarder Jeffrey Epstein, 2002 yılında partneri Ghislaine Maxwell ile Kolombiya'yı ziyaret etmişti; Bogota'daki göçmenlik yetkilileri dün günü bu bilgiyi açıkladı.

Ziyaret, adı Epstein'ın suçlarıyla ilgili olarak ABD Adalet Bakanlığı tarafından yayınlanan belgelerde birkaç kez geçen Kolombiya eski Cumhurbaşkanı Andres Pastrana'nın iktidarı döneminde gerçekleşti.

Kolombiya’nın merkezindeki Cundinamarca’da bir mahkeme pazartesi günü, Göç İdaresi’nin Jeffrey Epstein ve Ghislaine Maxwell’in ülkeye gerçekleştirdiği ziyaretlerin ayrıntılarının açıklaması kararını verdi. Göç idaresi tarafından paylaşılan veriler, "Casa Macondo" adlı medya kuruluşu aracılığıyla kamuoyuna duyuruldu.

Yayımlanan belgelere göre Epstein, 20 Temmuz 2002 tarihinde Bogota’daki El Dorado Havalimanı’ndan Miami’ye gitmek üzere ülkeden ayrıldı. Ancak kayıtlarda Epstein’ın ülkeye ne zaman ve nasıl girdiğine dair herhangi bir veri bulunmuyor. Epstein’ın Kolombiya’da ne kadar kaldığı ve ziyaretinin amacı da gizemini koruyor.

sdvfdvd
Ghislaine Maxwell, 4 Temmuz 2020'de Brooklyn'deki hapishanede (Reuters)

Epstein’ın suç ortağı Ghislaine Maxwell’in ise 19 Mart 2007’de ülkeye giriş yaptığı ve üç gün sonra Panama’ya gitmek üzere ayrıldığı belirlendi.

Kolombiya Cumhurbaşkanı Gustavo Petro, sosyal medya platformu X üzerinden yaptığı açıklamada, "Göç İdaresi, Epstein’ın Andrés Pastrana döneminde Kolombiya’da olduğunu teyit ediyor" ifadelerini kullandı.

Daha önce kamuoyuna sızan dosyalarda, eski Cumhurbaşkanı Pastrana’nın 2003 yılında Epstein’ın özel uçağının yolcuları arasında olduğu görülüyor. Ayrıca sızdırılan e-postalar, Pastrana ile Epstein ve Maxwell arasında yakın bir ilişki olduğuna işaret ediyor.

Belgelerdeki en çarpıcı detaylardan biri, Maxwell ile Pastrana’nın 2002 yılında Kolombiya Hava Kuvvetleri üniformalarıyla çekilmiş bir fotoğrafının bulunması oldu.

Gizliliği kaldırılan e-postalarda Maxwell, Kolombiya’da bir Black Hawk askeri helikopterini kullandığını ve Amazon bölgesinde havadan bir grup militana ateş ettiğini iddia ediyor.

Eski Cumhurbaşkanı Pastrana, Epstein ve Maxwell ile birkaç kez görüştüğünü kabul etse de bu görüşmelerin tamamen "resmi nitelikte" olduğunda ısrar ediyor.


Trump, Venezuela'yı ABD'nin 51. eyaleti olarak gösteren bir fotoğraf paylaştı

Trump, Maryland'deki Joint Base Andrews'e indikten sonra Air Force One'ın merdivenlerinden el sallıyor (AP)
Trump, Maryland'deki Joint Base Andrews'e indikten sonra Air Force One'ın merdivenlerinden el sallıyor (AP)
TT

Trump, Venezuela'yı ABD'nin 51. eyaleti olarak gösteren bir fotoğraf paylaştı

Trump, Maryland'deki Joint Base Andrews'e indikten sonra Air Force One'ın merdivenlerinden el sallıyor (AP)
Trump, Maryland'deki Joint Base Andrews'e indikten sonra Air Force One'ın merdivenlerinden el sallıyor (AP)

Başkan Donald Trump dün, sosyal medya platformu Truth Social'da Venezuela'yı küçük bir Amerikan bayrağıyla gösteren ve "51. Eyalet" yazan bir harita paylaştı.

Resim  Donald J. Trump (@realDonaldTrump)

Trump’ın Çin Devlet Başkanı Şi Cinping ile yapılacak zirveye katılmak üzere Çin’e giderken paylaştığı bu mesaj, Venezuela Devlet Başkan Vekili Delcy Rodríguez’in, ABD güçlerinin eski Devlet Başkanı Nicolás Maduro’yu ocak ayında gözaltına almasının ardından bile ülkelerinin “51’inci eyalet olma ihtimalini hiçbir zaman değerlendirmediğini” söylemesinden bir gün sonra geldi.

Trump, pazartesi günü daha önce Fox News kanalına yaptığı açıklamada, petrol zengini ülke üzerinde kontrol sağladığını öne sürdükten aylar sonra Venezuela’yı ABD’nin yeni bir eyaleti yapma fikrini değerlendirdiğini söyledi.

Rodríguez ise göreve gelmesinden bu yana ABD ile ilişkilerin iyileştirilmesine yönelik adımlar attı. Bu kapsamda, özellikle ABD’li şirketler olmak üzere yabancı firmalara Venezuela’nın madencilik ve petrol sektörlerinin yeniden açılmasını sağlayan reformları kabul etti.


İran, savaşı yeniden başlatmaya hazırlanıyor

Dün İran'ın başkenti Tahran çevresinde düzenlenen tatbikatta DMO üyeleri (EPA)
Dün İran'ın başkenti Tahran çevresinde düzenlenen tatbikatta DMO üyeleri (EPA)
TT

İran, savaşı yeniden başlatmaya hazırlanıyor

Dün İran'ın başkenti Tahran çevresinde düzenlenen tatbikatta DMO üyeleri (EPA)
Dün İran'ın başkenti Tahran çevresinde düzenlenen tatbikatta DMO üyeleri (EPA)

İran, ABD Başkanı Donald Trump'ın İran'ın Washington'ın teklifine verdiği yanıtı reddetmesinin ardından Devrim Muhafızları Ordusu’nun (DMO) Tahran çevresinde gerçekleştirdiği tatbikatlar ve Şura Meclisi’nin uranyumu yüzde 90 oranında zenginleştirme seçeneğini gündeme getirmesiyle olası bir savaş ihtimaline karşı hazırlıklarını sürdürdü.

Başkent Tahran'daki DMO Genel Komutanı Hasan Hasanzade, ani tatbikatların düzenlenmesinin hemen ardından yaptığı açıklamada, ‘düşmanın’ yeni bir hata yapması durumunda güçlerinin ‘yıkıcı darbeler’ indirmeye hazır olduğunu vurguladı.

Öte yandan Meclis Başkanı ve İran'ın baş müzakerecisi Muhammed Bakır Kalibaf, Washington'ın önünde ya Tahran'ın 14 maddelik teklifini kabul etmesi ya da ‘art arda yenilgilere’ razı olması olmak üzere yalnızca iki seçenek bulunduğunu söyledi. Meclis Milli Güvenlik Komisyonu Sözcüsü İbrahim Rızai ise, İran'ın yeni bir saldırıya maruz kalması halinde uranyumun yüzde 90 oranında zenginleştirilmesinin bir seçenek olarak değerlendirilebileceği uyarısında bulundu.

Washington cephesinde ise Trump, İran'ın zenginleştirme faaliyetlerini ‘yüzde yüz’ durduracağına olan güvenini dile getirdi. Dün yaptığı açıklamada ellerinde bir abluka bulunduğunu hatırlatan Trump, “Hiçbir şeyi aceleye getirmeyeceğiz” dedi.

Diğer taraftan Hürmüz Boğazı'nda ABD Merkez Kuvvetleri Komutanlığı (CENTCOM), İran'a yönelik abluka kapsamında 65 geminin rotasının değiştirildiğini ve 4 geminin faaliyetlerinin engellendiğini açıkladı. DMO Deniz Kuvvetleri ise boğazın 200 ile 300 mil arasında uzanan bir alanının, yaklaşık 500 kilometrelik bir ‘geniş operasyon bölgesi’ olarak tanımlandığını bildirdi.

Öte yandan Trump'ın Pekin ziyareti öncesi Çin Dışişleri Bakanı Wang Yi, Pakistanlı mevkidaşıyla gerçekleştirdiği telefon görüşmesinde ateşkesin sürdürülmesinin ve Hürmüz Boğazı'nda deniz ulaşımının güvenliğinin sağlanmasının önemini vurguladı.