Fransa, bir İsrail şirketinin yerel seçimlere müdahale etmiş olabileceği iddialarını soruşturuyor

Marsilya Belediye Başkanı Benoit Payan, 22 Mart’ta yapılan yerel seçimlerin ikinci turunda oyunu kullanırken (AFP)
Marsilya Belediye Başkanı Benoit Payan, 22 Mart’ta yapılan yerel seçimlerin ikinci turunda oyunu kullanırken (AFP)
TT

Fransa, bir İsrail şirketinin yerel seçimlere müdahale etmiş olabileceği iddialarını soruşturuyor

Marsilya Belediye Başkanı Benoit Payan, 22 Mart’ta yapılan yerel seçimlerin ikinci turunda oyunu kullanırken (AFP)
Marsilya Belediye Başkanı Benoit Payan, 22 Mart’ta yapılan yerel seçimlerin ikinci turunda oyunu kullanırken (AFP)

Bilgi sahibi üç kaynak, Fransız makamlarının, ‘BlackCore’ adlı az bilinen bir İsrail şirketinin, geçtiğimiz mart ayında gerçekleştirilen belediye seçimleri öncesinde aşırı sol bir partiyi hedef alan dış müdahale kampanyasında rol oynayıp oynamadığını soruşturduğunu bildirdi.

Kaynaklardan ikisi, Fransız istihbarat birimlerinin şu anda söz konusu operasyonu kimin finanse etmiş olabileceğini araştırdığını aktardı. İddiaya göre kampanya, Boyun Eğmeyen Fransa Partisi’nin üç adayını hedef alan bir karalama çalışmasını kapsıyordu. Kampanya kapsamında yanıltıcı internet siteleri ve sosyal medya hesapları üzerinden adayların suç teşkil eden davranışlarda bulunduğu öne sürülürken, çevrim içi ortamda hakaret içerikli reklamlar da yayımlandı.

BlackCore, internet sitesi ve LinkedIn sayfasında kendisini ‘etki operasyonları, siber alan ve teknoloji alanlarında uzmanlaşmış seçkin bir şirket’ olarak tanımlarken, ‘modern bilgi savaşı çağı’ için kurulduğunu ifade ediyor. Ancak Reuters’a göre şirketin arkasındaki kişi ya da yapı tespit edilemediği gibi, merkezinin doğrulanması veya İsrail şirket kayıtlarında adına rastlanması da mümkün olmadı.

fdvfdv
Boyun Eğmeyen Fransa Partisi milletvekili Sebastien Delogu’nun 29 Mayıs 2024’te Paris’te düzenlenen Filistin yanlısı bir gösteri sırasında çekilmiş fotoğrafı (Reuters)

Şirket, hükümetler ve siyasi kampanyalar için ‘anlatıları şekillendirmeye yönelik gelişmiş stratejiler, ileri düzey araçlar ve güçlü güvenlik sistemleri’ sunduğunu belirtiyor.

Reuters, BlackCore’a ait belgeleri incelediğini ve bu belgelerde şirketin, bir Afrika hükümeti adına yürütülen ayrı bir sosyal medya operasyonundaki rolünü kabul ettiğini aktardı.

Belgelerde tarih bulunmazken, operasyonun bu yılın ocak ayında başladığı ve 14 hafta sürdüğü ifade edildi. Belgeler Reuters’a bir kişi tarafından sağlanırken, bazı ayrıntıların gizli tutulması talep edildi.

Reuters’ın, söz konusu Afrika operasyonuyla ilgili olarak Facebook’un sahibi Meta Platforms şirketine yönelttiği soruların ardından Meta, operasyonu yürüten ağın, Fransa’daki belediye seçimleri öncesinde başlatılan dezenformasyon kampanyasıyla bağlantılı olduğunu açıkladı. Ancak şirket, operasyonun arkasındaki tarafın kimliğini paylaşmadı.

Meta, ‘koordineli aldatıcı davranış’ kurallarını ihlal ettiği gerekçesiyle bir hesap ve sayfa ağını kaldırdığını duyurdu. Şirket, yanıltıcı faaliyetlerin İsrail kaynaklı olduğunu ve esas olarak Fransa’yı hedef aldığını belirtti.

BlackCore’a atfedilen dezenformasyon kampanyasına ilişkin bilgi sahibi iki kaynak, şirketin Afrika’daki faaliyetlerinden de haberdar olduklarını, ancak ayrıntı veremeyeceklerini söyledi.

Diğer iki kaynak ise Google ve TikTok şirketlerinin, kendi ağlarını izleme ve güvenlik çalışmalarını yürütürken Fransa’daki dezenformasyon operasyonunun bazı unsurlarını bağımsız şekilde tespit ettiğini ifade etti.

Boyun Eğmeyen Fransa Partisi görüş ayrılıklarına yol açıyor

Fransız yetkililer ve adayların kendileri, operasyonun Marsilya Belediye Başkan Adayı Sebastien Delogu, Toulouse Belediye Başkan Adayı François Piquemal ve Roubaix Belediye Başkanı David Guiraud’u hedef aldığını belirtti.

d ffdb
Boyun Eğmeyen Fransa Partisi milletvekili François Piquemal, Paris’teki Ulusal Meclis binasının çatısında duruyor, 5 Mayıs 2026 (Reuters)

Operasyonun ayrıntıları ilk kez mart ayında Le Monde gazetesi tarafından gündeme taşındı. Gazete, Viginum Ajansı’nın, Marsilya, Toulouse ve Roubaix’deki ‘bir Fransız siyasi partisini’ ve adaylarını hedef alan ‘yabancı dijital müdahale’ planını ortaya çıkardığını duyurdu.

Le Canard Enchaine gazetesi ise yetkililerin bir İsrail şirketinden şüphelendiğini yazdı, ancak şirketin adını paylaşmadı.

BlackCore’a atfedilen şüpheli dezenformasyon kampanyası, Fransa’da ve diğer ülkelerde siyasi kutuplaşmanın derinleştiği ve demokrasiye yönelik tehditlerin arttığı bir dönemde, yerel seçimlerin dahi ne denli gergin bir atmosfere sürüklendiğini gözler önüne serdi.

Kamuoyu yoklamaları, Boyun Eğmeyen Fransa Partisi’nin toplumda keskin görüş ayrılıklarına yol açtığını gösteriyor.

Filistin yanlısı çizgisiyle bilinen parti, bazı Yahudi toplumu liderleri ve siyasi rakipleri tarafından sık sık antisemitizmle suçlanırken, parti bu suçlamaları reddediyor. Öte yandan bazı iş insanlarının da partinin yüksek vergiler ve aşırı kamu harcaması içeren politikalarından endişe duyduğu belirtiliyor.

Buna rağmen parti, yüzde 10 ila 15 arasında değişen seçmen desteğini koruyor. Analistler, bu desteğin, Nisan 2027’de yapılması planlanan Fransa Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin ikinci turuna kalmak için yeterli olabileceğini değerlendiriyor.

Anketlerin aşırı sağcı Ulusal Birlik Partisi’nin ikinci tura kalabileceğine işaret etmesi, merkez siyasete yakın Fransız seçmenlerde, ikinci turun aşırı sağ ile radikal sol arasında geçebileceği yönünde kaygıları artırıyor.

Boyun Eğmeyen Fransa Partisi, Viginum Ajansı’nın kendilerini, adaylarını hedef alan yabancı bir müdahale konusunda uyardığını ve soruşturmayı yürüten yetkililerle iş birliği yaptıklarını açıkladı.

Parti tarafından yapılan açıklamada, “Bir sonraki cumhurbaşkanlığı seçimlerinde bu tür saldırıların yaşanmasını bekliyoruz” ifadesine yer verildi.

Açıklamada ayrıca, “Teknolojik gelişmelerin bu tehdidi önemli ölçüde artırması muhtemel” denildi.

Haberin yayımlanmasının ardından, Boyun Eğmeyen Fransa Partisi’nin 2027 cumhurbaşkanı adayı ve parti lideri Jean-Luc Melenchon, hükümete yabancı müdahalelere karşı daha sert düzenlemeler getirilmesi çağrısında bulundu.

Melenchon, “Korunmaya ihtiyacımız var. Eğer biz korunursak, diğer tüm partiler de korunmuş olacak” dedi.

İsrail Dışişleri Bakanlığı ise BlackCore adlı şirketten haberdar olmadıklarını açıkladı.

Adayların itibarını zedelemek

Sebastien Delogu, sol oyların bölünmesini önlemek amacıyla Marsilya Belediye Başkanlığı seçimlerinin ikinci turundan çekildi. Delogu, mart ayında, artık erişime kapalı olan ‘Sophie’nin Blogu’ adlı internet sitesinin kendisi hakkında niteliği belirtilmeyen uygunsuz cinsel davranış imalarında bulunmasının ardından hakaret davası açtı.

Aynı dönemde Marsilya’nın çeşitli noktalarında, akıllı telefonlarla tarandığında kullanıcıları söz konusu blog sitesine yönlendiren QR kodları da dağıtıldı. Reuters, blogun yazarının kimliğini tespit edemediğini ve kendisine ulaşamadığını bildirdi.

Delogu’nun avukatı, dava dosyasının içeriğini paylaşmaktan kaçınırken, şikâyetin blog sitesi ve QR kodlarıyla bağlantılı olduğunu doğruladı. Marsilya Savcılığı ise yorum taleplerine yanıt vermedi.

Viginum Ajansı, Roubaix seçimlerini kazanan David Guiraud’un da ‘aynı planla bağlantılı Facebook sayfaları’ tarafından hedef alındığını açıkladı. Guiraud ise yorum taleplerine dönüş yapmadı.

Toulouse’da sol ittifaka liderlik eden ancak ikinci turda az farkla seçimi kaybeden François Piquemal, anonim sosyal medya hesapları, internet siteleri ve yerel bir gazetede yayımlanan hakaret içerikli ilanlarla hedef alınmasının ardından polise başvurduğunu söyledi.

Piquemal, yürütülen ceza soruşturmalarının saldırıların arkasındaki kişileri ortaya çıkarmasını umduğunu belirtti. Hedef alınmasının nedeninin Gazze’ye verdiği destek ve ‘Fransa’nın üçüncü büyük kentinde seçim kazanabilecek bir aday’ olması olduğunu düşündüğünü ifade etti.

Seçim yenilgisinin ardından Piquemal, yabancı müdahale iddiasıyla sonuçların iptali için başvuruda bulundu. Toulouse İdare Mahkemesi henüz kararını açıklamadı.



Adalar sorunu İran'ı alarma geçirdi

8 Mayıs'ta amfibi hücum gemisi USS Tripoli'de bir Seahawk helikopterinden halatla atlama eğitimi tatbikatı sırasında ABD Deniz Piyadeleri (AFP)
8 Mayıs'ta amfibi hücum gemisi USS Tripoli'de bir Seahawk helikopterinden halatla atlama eğitimi tatbikatı sırasında ABD Deniz Piyadeleri (AFP)
TT

Adalar sorunu İran'ı alarma geçirdi

8 Mayıs'ta amfibi hücum gemisi USS Tripoli'de bir Seahawk helikopterinden halatla atlama eğitimi tatbikatı sırasında ABD Deniz Piyadeleri (AFP)
8 Mayıs'ta amfibi hücum gemisi USS Tripoli'de bir Seahawk helikopterinden halatla atlama eğitimi tatbikatı sırasında ABD Deniz Piyadeleri (AFP)

İran’da dün, ABD ve İsrail’in daha geniş çaplı bir askerî harekâta hazırlandığı yönündeki uyarılar öne çıktı. Tahran’da, operasyonların güneydeki bazı adaların kontrolünü hedef alabileceğine dair kaygı ve endişeler dile getirildi.

İran Meclisi Ulusal Güvenlik Komisyonu Başkanı İbrahim Azizi, Tahran’ın Hürmüz Boğazı’nı “bir güç kaldıracına” dönüştürmek istediğini söyledi. Komisyon üyesi Alaeddin Burucerdi ise İran’ın “Hürmüz Boğazı kozunu kaybetmeyeceğini” ve uranyum zenginleştirme konusunda müzakere etmeyeceğini belirtti.

Devrim Muhafızları, alarm durumunu andıran bir atmosferde, Tahran’daki tatbikatlarının ikinci gününde ABD helikopterlerini düşürmeye yönelik senaryolar üzerinde eğitim gerçekleştirdi. Tahran Devrim Muhafızları Komutanı Hasan Hasanzade, birliklerinin “mümkün olan en kısa sürede” her türlü operasyonu gerçekleştirmeye hazır olduğunu ifade etti.

ABD Başkanı Donald Trump ise Pekin ziyareti sırasında tehdit dozunu artırarak, İran’ın “ya iyi bir anlaşmaya varacağını ya da yıkımla karşı karşıya kalacağını” söyledi.

ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), İran’la bağlantılı 67 geminin uygulanan yaptırımlar nedeniyle rotasını değiştirmek zorunda kaldığını açıkladı.

Tahran yönetimi ise bugün Hindistan’da düzenlenecek BRICS toplantılarında, müttefiki Moskova’nın desteğiyle diplomatik mücadeleyi uluslararası platforma taşımayı hedefliyor.

Öte yandan Avrupa ülkeleri de Hürmüz Boğazı’na yönelik hamlelerini hızlandırıyor. İtalya, Körfez çevresine iki mayın tarama gemisi göndereceğini açıklarken; İngiltere ve Fransa’nın boğazda savunma amaçlı bir deniz misyonu için istişareler yürüttüğü bildirildi.


Starmer giderek büyüyen bir isyanla karşı karşıya

İngiltere Başbakanı ve Muhalefet Lideri, 13 Mayıs'ta Kral'ın konuşmasını dinlemek üzere Lordlar Kamarası'na geçti (AP)
İngiltere Başbakanı ve Muhalefet Lideri, 13 Mayıs'ta Kral'ın konuşmasını dinlemek üzere Lordlar Kamarası'na geçti (AP)
TT

Starmer giderek büyüyen bir isyanla karşı karşıya

İngiltere Başbakanı ve Muhalefet Lideri, 13 Mayıs'ta Kral'ın konuşmasını dinlemek üzere Lordlar Kamarası'na geçti (AP)
İngiltere Başbakanı ve Muhalefet Lideri, 13 Mayıs'ta Kral'ın konuşmasını dinlemek üzere Lordlar Kamarası'na geçti (AP)

İngiltere Başbakanı Keir Starmer, dün liderliğine yönelik bugüne kadarki en büyük meydan okumayla karşı karşıya kaldı. İsyanın genişlediği ülkede, Sağlık Bakanı Wes Streeting'in istifa etmeye ve "10 Numara" (Başbakanlık) için yeni bir yarış başlatmaya hazırlandığına dair haberler gündeme bomba gibi düştü.

Starmer ve yüzlerce milletvekili, parlamentoda hükümetin gündemini sunan Kral III. Charles'ı sessizlik içinde dinlerken; The Times gazetesi, Sağlık Bakanı Wes Streeting'in bugün itibarıyla istifa ederek Starmer'ın liderliğine resmen meydan okumaya hazırlandığını bildirdi.

Starmer ile gerçekleştirdiği kısa görüşmenin ardından Streeting, X platformu üzerinden Ulusal Sağlık Sistemi’ndeki (NHS) bekleme sürelerini azaltma konusundaki başarılarını öne çıkaran bir paylaşım yaptı. Streeting, istifa planlarına değinmeksizin, "Çok şey başarıldı, ancak yapılacak daha çok iş var" ifadelerini kullandı.

Starmer ise kendisine yönelik bu meydan okumaları görmezden gelmeye çalıştı. Hükümet tarafından kaleme alınan ve Kral Charles tarafından okunan konuşmada; ekonomik büyüme, enerji güvenliği ve savunmanın güçlendirilmesine yönelik planlar ortaya konuldu.


Çin Devlet Başkanı, ABD ile ilişkilerin ‘yeni formunu’ övdü

Çin Devlet Başkanı Şi Cinping Pekin’e gelen ABD Başkanı Donald Trump’ı karşıladı. (Reuters)
Çin Devlet Başkanı Şi Cinping Pekin’e gelen ABD Başkanı Donald Trump’ı karşıladı. (Reuters)
TT

Çin Devlet Başkanı, ABD ile ilişkilerin ‘yeni formunu’ övdü

Çin Devlet Başkanı Şi Cinping Pekin’e gelen ABD Başkanı Donald Trump’ı karşıladı. (Reuters)
Çin Devlet Başkanı Şi Cinping Pekin’e gelen ABD Başkanı Donald Trump’ı karşıladı. (Reuters)

Çin devlet televizyonu CCTV, Devlet Başkanı Şi Cinping’in bugün ABD Başkanı Donald Trump ile gerçekleştirdiği zirvenin ardından, Çin-ABD ilişkilerinin ‘yeni formunu’ övdüğünü ve bu ilişkilere yönelik olumlu ifadeler kullandığını bildirdi.

Şarku’l Avsat’ın CCTV’den aktardığına göre Şi, iki liderin önümüzdeki yıllarda Çin-ABD ilişkilerine yön verecek ‘yapıcı ve stratejik olarak istikrarlı’ bir ilişkinin inşa edilmesi konusunda mutabık kaldığını söyledi.

Şi Cinping, Donald Trump’ı Pekin’de kabul etti. İki liderin, ticaretten İran ve Tayvan gibi küresel etkileri olan ihtilaflı başlıklara kadar birçok konuyu ele almak üzere bir zirve gerçekleştirdiği aktarıldı.

Şi, Trump’ı Büyük Halk Salonu’nda karşıladı. Şi’nin, aralarında ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth ve geçmişte Pekin’e karşı sert tutumuyla bilinen ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio dahil olmak üzere Amerikan heyetindeki bazı üst düzey isimlerle tokalaştığı bildirildi.

Donald Trump ile Şi Cinping, askeri bandonun ABD ve Çin ulusal marşlarını çalması ve top atışları eşliğinde tören alanında birlikte durdu. Akşam saatlerinde, Çin Devlet Başkanı aynı salonda resmi bir devlet yemeği vermeyi planlarken, Trump’ın ayrıca UNESCO Dünya Mirası listesinde yer alan ve Çin imparatorlarının verimli hasat için dua ettiği Cennet Tapınağı’nı ziyaret edeceği bildirildi.

Trump, Çin liderine hitaben yaptığı açıklamada iki büyük gücün ‘harika bir geleceğe’ sahip olacağını söyledi. “Sizinle olmak bir onur. Sizin arkadaşınız olmak bir onur. Çin ve ABD arasındaki ilişki her zamankinden daha iyi olacak” ifadelerini kullanan Trump, iki ülkenin ‘harika bir gelecek’ paylaşacağını vurguladı.

Şi Cinping ise ABD ile Çin’in rakip değil ortak olması gerektiğini belirterek, Trump’ın ziyaretinden memnuniyet duyduğunu ifade etti. Şi, dünyanın ‘bir dönüm noktasında’ olduğunu söyledi.

Çin Devlet Başkanı ayrıca, Tayvan meselesine ilişkin uyarıda bulunarak, bu konunun yanlış yönetilmesi halinde iki ülke arasında çatışma riski doğabileceğini dile getirdi. CCTV tarafından aktarılan açıklamalara göre Şi, Tayvan’ın Çin-ABD ilişkilerindeki ‘en önemli konu’ olduğunu vurgulayarak, “Eğer bu mesele yanlış ele alınırsa iki ülke çatışabilir ya da çok ciddi bir krize sürüklenebilir” dedi.