Lübnan, eleştiriler altında İsrail ile müzakerelere başladı

Tel Aviv, çekilmeyi "Hizbullah'ı etkisiz hale getirmek"le ilişkilendiriyor

Lübnan askerleri başkent Beyrut'taki bir sokakta konuşlanmış durumda (EPA)
Lübnan askerleri başkent Beyrut'taki bir sokakta konuşlanmış durumda (EPA)
TT

Lübnan, eleştiriler altında İsrail ile müzakerelere başladı

Lübnan askerleri başkent Beyrut'taki bir sokakta konuşlanmış durumda (EPA)
Lübnan askerleri başkent Beyrut'taki bir sokakta konuşlanmış durumda (EPA)

Lübnan ile İsrail arasındaki müzakerelerin ikinci turu dün Washington’da, İsrail saldırılarının gölgesinde başladı. Güney Lübnan’daki hava saldırıları yoğunlaşırken, İsrail’in tahliye uyarısı yaptığı kasaba ve köylerin sayısı 95’e yükseldi. Bu yerleşimlerin bazılarının sınırdan yaklaşık 40 kilometre uzaklıkta bulunduğu ifade edildi.

Müzakereler sırasında Lübnan’ın ateşkes çağrısını reddeden Tel Aviv yönetimi, İsrail güçlerinin işgal altındaki Lübnan topraklarından çekilmeyeceğini açıkladı.Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre İsrail, geri çekilmenin ancak Hizbullah’ın askerî kapasitesinin tamamen ortadan kaldırılması, örgütün etkisiz hâle getirilmesi ve kuzey sınırlarının güvence altına alınmasının ardından mümkün olacağını savundu.

Amerikalı arabulucular ise İsrail’in ateşkes anlaşması ve sonrasında Lübnan ile varılan mutabakatlar çerçevesinde “kendini savunma hakkına sahip olduğu” yönündeki tutumlarını sürdürdü.

ABD’li arabulucuların önümüzdeki saatlerde ateşkesin uzatılıp uzatılmayacağına ilişkin karar vermesi bekleniyor.



Suriyeli Kürtler, parlamentodaki sandalye sayısının "4" ile sınırlandırılmasını reddediyor

 Kamışlı'da perşembe günü Kürt Dili Günü kutlandı (Reuters)
Kamışlı'da perşembe günü Kürt Dili Günü kutlandı (Reuters)
TT

Suriyeli Kürtler, parlamentodaki sandalye sayısının "4" ile sınırlandırılmasını reddediyor

 Kamışlı'da perşembe günü Kürt Dili Günü kutlandı (Reuters)
Kamışlı'da perşembe günü Kürt Dili Günü kutlandı (Reuters)

Suriye’nin kuzeydoğusundaki Haseke’de resmî kurumlardan Kürtçe tabelaların kaldırılması konusunda Şam yönetimiyle yaşanan anlaşmazlıkların gölgesinde, Kürt siyasi parti ve oluşumları, Kürtlerin parlamentoda yalnızca 4 sandalyeyle temsil edilmesini reddettiklerini açıkladı.

On Kürt parti ve siyasi oluşumu dün yayımladıkları ortak bildiride, Kürtlere parlamentoda ayrılan 4 sandalyenin gerçek nüfus ağırlıklarını yansıtmadığını ve bunun “marjinalleştirme ve dışlama politikalarının” devamı anlamına geldiğini belirtti. Açıklamada, Kürtlerin 210 sandalyeli parlamentoda en az 40 milletvekiliyle temsil edilmesi talep edildi.

Suriye Devlet Başkanı Ahmed al- Şara 16 Ocak’ta yayımladığı kararnameyle, Suriyeli Kürt vatandaşların Suriye halkının asli ve temel bir bileşeni olduğunu, kültürel ve dilsel kimliklerinin ise ulusal kimliğin ayrılmaz unsuru sayıldığını vurgulamıştı.

Bu çerçevede bir Kürt yetkili, Şam hükümetinin Haseke’deki resmî kurumlardan Kürtçe tabelaları kaldırmasını eleştirerek, bunun Kürtler ile Şara arasında varılan anlaşmayı “baltalama” girişimi olduğunu söyledi. Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre yetkili ayrıca, Suriye’nin kuzeydoğusunda Kürtçe eğitimin sürdürülmesi gerektiğini belirterek, “Bu uygulama 14 yıldır devam ediyor. Bu, halkımız adına önemli bir kazanımdır ve bundan vazgeçilmemelidir” ifadelerini kullandı.


İsrail, Hamas'ın askeri komutanının öldürüldüğünü duyurdu

Al-Hadath" gazetesine göre İzzeddin el-Haddad'ın dolaşımdaki fotoğrafı
Al-Hadath" gazetesine göre İzzeddin el-Haddad'ın dolaşımdaki fotoğrafı
TT

İsrail, Hamas'ın askeri komutanının öldürüldüğünü duyurdu

Al-Hadath" gazetesine göre İzzeddin el-Haddad'ın dolaşımdaki fotoğrafı
Al-Hadath" gazetesine göre İzzeddin el-Haddad'ın dolaşımdaki fotoğrafı

İsrail, dün akşam yaptığı açıklamada, Hamas’ın askeri kanadının lideri İzzeddin el Haddad’ı onlarca yıl süren takibin ardından öldürdüğünü duyurdu. Haddad’ın, özellikle 7 Ekim 2023 saldırısının başlıca planlayıcılarından biri olduğu belirtiliyor.

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile Savunma Bakanı Yisrael Katz ortak açıklamalarında, orduya Gazze kentinde Haddad’ı hedef alan hava saldırıları düzenleme talimatı verdiklerini bildirdi.

Söz konusu saldırının, Gazze kentinin merkezindeki Rimal Mahallesi’nde bulunan bir apartman dairesinin hedef alınmasıyla gerçekleştirildiği aktarıldı. Ardından yine aynı mahallede bir başka binaya düzenlenen saldırıda 7 Filistinlinin hayatını kaybettiği belirtildi.

Bilginin doğrulanması hâlinde, Hamas’ın ağır bir darbe almış olacağı değerlendiriliyor. Gelişme, örgütün yarın Türkiye’de yeni siyasi büro başkanını seçmeye hazırlandığı bir dönemde meydana geldi. Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre görev için yarışın, en güçlü aday olarak görülen Halil el-Hayye ile Halid Meşal arasında geçtiği ifade ediliyor.


ABD, İsrail’den Filistin vergi gelirlerinin bir kısmını Trump Barış Konseyi’ne aktarmasını istemeyi değerlendiriyor

Filistinliler Gazze şehrinde yıkılmış binaların arasında yürüyor (AP)
Filistinliler Gazze şehrinde yıkılmış binaların arasında yürüyor (AP)
TT

ABD, İsrail’den Filistin vergi gelirlerinin bir kısmını Trump Barış Konseyi’ne aktarmasını istemeyi değerlendiriyor

Filistinliler Gazze şehrinde yıkılmış binaların arasında yürüyor (AP)
Filistinliler Gazze şehrinde yıkılmış binaların arasında yürüyor (AP)

Kaynaklar, ABD’nin, İsrail’in Filistin yönetimine aktarmayı durdurduğu vergi gelirlerinin bir bölümünün, ABD Başkanı Donald Trump tarafından kurulan Barış Konseyi’ne yönlendirilmesini değerlendirdiğini söyledi. Söz konusu kaynağın, Gazze’de savaş sonrası döneme ilişkin planın finansmanında kullanılması öngörülüyor.

Reuters’a konuşan kaynaklar Washington yönetiminin İsrail’e resmî bir talepte bulunup bulunmama konusunda henüz nihai karar vermediğini belirtti.

Müzakereleri takip eden Filistinli kaynaklar ise önerinin, vergi gelirlerinin bir kısmının ABD destekli geçiş hükümetine, diğer kısmının ise reform yapması şartıyla Filistin yönetimine tahsis edilmesini öngördüğünü aktardı.

Filistin yönetimi, İsrail tarafından bloke edilen vergi gelirlerinin toplam değerinin yaklaşık 5 milyar dolar olduğunu belirtiyor.

Filistin vergi gelirlerinin, Filistin yönetiminin dahil edilmediği Trump’ın Gazze yeniden imar planına yönlendirilmesi ihtimali, Batı destekli Filistin yönetiminin daha da marjinalleşmesine yol açabilir. İsrail’in söz konusu fonları dondurması ise işgal altındaki Batı Şeria’daki mali krizi derinleştiriyor.

Filistin yönetimi Batı Şeria’da sınırlı özerk yönetime sahip bulunuyor. Ancak 2007’de Hamas ile yaşanan kısa süreli iç savaşın ardından Gazze üzerindeki nüfuzunu tamamen kaybetmişti.

Trump’ın Gazze planı ise Hamas’ın silah bırakmayı reddetmesi ve İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırılarının sürmesi nedeniyle çıkmaza girdi. Saldırıların, Ekim ayında varılan ateşkesi fiilen zayıflattığı belirtiliyor.

“Bankada duran para işe yaramıyor”

Barış Konseyi, Filistin vergi gelirlerinin kullanımına ilişkin önerinin gündemde olup olmadığı konusunda yorum yapmayı reddetti.

Konseyden bir yetkili, tüm taraflardan Trump’ın yaklaşık 70 milyar dolar maliyetindeki yeniden imar planını desteklemek için mevcut kaynakları kullanmalarının istendiğini söyledi.

Yetkili, “Bu hem Filistin yönetimini hem de İsrail’i kapsıyor. Paranın bankada tutulmasının, başkanın 20 maddelik planının ilerlemesine katkı sağlamadığı açık” dedi.

Söz konusu açıklamanın, İsrail’in uzun süredir devam eden anlaşmazlık nedeniyle bloke ettiği Filistin vergi gelirlerine işaret ettiği değerlendiriliyor. Anlaşmazlık, Filistin yönetiminin İsrail hapishanelerindeki Filistinlilere ve hayatını kaybedenlerin ailelerine yaptığı ödemelerden kaynaklanıyor.

İsrail, Filistin yönetimi adına ithal mallardan vergi topluyor ve uzun süredir yürürlükte olan anlaşmalar kapsamında bu gelirleri Ramallah yönetimine aktarması gerekiyor. Filistin yönetimi ise bu kaynakları kamu çalışanlarının maaşlarını ödemek ve kamu hizmetlerini finanse etmek için kullanıyor.

Kaynaklar, Washington’un İsrail’den Barış Konseyi’ne aktarılmasını isteyebileceği vergi miktarına ilişkin bilgi vermedi.

ABD Dışişleri Bakanlığı, İsrail hükümeti ve Filistin yönetimi, Reuters’ın yorum taleplerine henüz yanıt vermedi.

ABD ve İsrail uzun süredir Filistin yönetimine, İsrail hapishanelerindeki Filistinlilere ve İsrail güçleri tarafından öldürülen kişilerin ailelerine yapılan ödemeleri durdurması yönünde baskı yapıyor. Washington ve Tel Aviv, bu ödemelerin şiddeti teşvik ettiğini savunuyor.

Filistinliler ise söz konusu yardımları, ulusal kahraman olarak gördükleri mahkûmlar için sosyal destek mekanizması olarak değerlendiriyor.

Cezalandırıcı önlem

Filistin yönetimi, ABD baskısına yanıt olarak Şubat 2025’te ödeme sistemini değiştirmeye hazırlandığını açıklamıştı. Ancak ABD yönetimi yapılan değişiklikleri yetersiz buldu.

İsrail ise Filistin yönetimi adına topladığı vergileri “cezalandırıcı önlem” kapsamında bloke etmeyi sürdürdü. Filistinli yetkililere göre tutulduğu belirtilen miktar 5 milyar dolara ulaştı. Bu rakam, Filistin yönetiminin yıllık bütçesinin yarısından fazlasına denk geliyor.

İsrail’in uygulaması Batı Şeria’da ciddi bir mali krize yol açarken, Filistin yönetimi binlerce kamu çalışanının maaşlarında kesintiye gitmek zorunda kaldı.

İsrail, ABD’nin Barış Konseyi’ne katılım davetini kabul etti. Filistin yönetimi ise konseye davet edilmedi.

Trump planına göre, Hamas’ın silah bırakmasının ardından Gazze’nin yönetimi, “Gazze Ulusal Yönetim Komitesi” adı verilen teknokratlardan oluşan Filistinli bir yapıya devredilecek.

Trump’ın Gazze özel temsilcisi ve Barış Konseyi yetkilisi Nikolay Mladenov, çarşamba günü Kudüs’te düzenlenen basın toplantısında yeniden imar planlarının ileri aşamaya geldiğini söyledi.

Mladenov, “Bu süreç üzerinde aşamalı şekilde çalışıyoruz, maliyet hesaplamaları yapıyoruz. Donörlerle koordinasyon halindeyiz. Şartlar elverdiği anda ciddi biçimde başlamaya tamamen hazırız” ifadelerini kullandı. Ancak vergi gelirleri konusuna değinmedi.