Tahran’da Hayber model balistik füze maketinin yanından geçen İranlı bir kadın (Reuters)
İran ile ABD, 7 Nisan'dan bu yana süregelen kırılgan ateşkesi devam ettirmekten uzaklaşarak savaşı yeniden başlatmanın eşiğine yaklaştı.
İsrail basını dün, ABD Başkanı Donald Trump yönetiminin diplomatik sürecin çökmesi halinde İran'a yönelik askeri operasyona yeşil ışık yakmaya hazır olduğunu aktardı.
New York Times (NYT) gazetesine göre ABD’li yetkililer, Trump'a bir seçenekler paketi sundu. Bu paket, İran'da yeraltındaki nükleer malzemelerin çıkarılması amacıyla büyük riskler barındıran kara kuvvetleri operasyonu seçeneğini de içeriyor.
Tahran cephesinde ise yarı resmi haber ajansları, yetkililerin tüm operasyonel kademelere savaşın yeniden başlaması halinde ‘derhal karşılık vermek için kapsamlı bir plan’ olarak nitelendirilen bir belgeyi ilettiğini ve Washington'ın herhangi bir ‘hesap hatası’ yapması durumunda sonuçlarından uyarıldığını aktardı.
İranlı bir yetkili, önceki savaşta hedef seçimine getirilen kısıtlamaların gevşetildiğini ve olası karşılığın kapsamının daha önce hedef listesinde yer almayan konumları da içine alacak biçimde genişletildiğini açıkladı.
Öte yandan Pakistan ateşkesi yeniden canlandırmaya çalışıyor. Pakistan İçişleri Bakanı Muhsin Nakvi, ABD ile İran arasındaki müzakerelerdeki çıkmazı aşmak amacıyla dün Tahran'a geldi.
Diğer taraftan Avrupa ülkeleri, gemilerinin Hürmüz Boğazı'ndan geçişini güvence altına almak için Tahran ile görüşmelere başladı. Bu gelişme, İran'ın kendisiyle iş birliği yapan ticaret gemilerin belirli bir ücret karşılığında boğazdan geçişine izin veren yeni bir deniz ulaşımı düzenleme mekanizmasını hayata geçirdiği bir döneme denk geldi.
Kassam Tugayları’nın yeni Lideri Muhammed Avde hakkında ne biliyoruz?https://turkish.aawsat.com/arap-d%C3%BCnyasi/5274873-kassam-tugaylar%C4%B1%E2%80%99n%C4%B1n-yeni-lideri-muhammed-avde-hakk%C4%B1nda-ne-biliyoruz
Sağdan: Kassam Tugayları'nın mevcut komutanı Muhammed Avde ve yanında İsrail'in ayrı ayrı saldırılarında suikasta kurban giden Tugayların 3 lideri: Rafa Salame, Ebu Ubeyde ve Muhammed Dayf (İsrail ordusu tarafından yayınlanan fotoğraf).
Kassam Tugayları’nın yeni Lideri Muhammed Avde hakkında ne biliyoruz?
Sağdan: Kassam Tugayları'nın mevcut komutanı Muhammed Avde ve yanında İsrail'in ayrı ayrı saldırılarında suikasta kurban giden Tugayların 3 lideri: Rafa Salame, Ebu Ubeyde ve Muhammed Dayf (İsrail ordusu tarafından yayınlanan fotoğraf).
Gazze Şeridi'ndeki çeşitli Hamas kaynakları, hareketin askeri kanadı olan «Kassam Tugayları»nın liderliğini, onlarca yıllık takibin ardından geçtiğimiz cuma günü İsrail tarafından suikastla öldürülen İzzeddin el-Haddad’ın yerine Muhammed Avde’nin üstlendiği konusunda hemfikir.
Gazze Şeridi’ndeki üç Hamas kaynağının «Şarku'l Avsat»a verdiği bilgilere göre Avde, Kassam’ın komutanı olarak resmen seçildi. Kaynaklar, Avde’nin el-Haddad’a çok yakın bir isim olduğunu ve özellikle Kassam’ın önceki liderleri Muhammed ed-Dayf ve Muhammed Sinvar’ın sırasıyla suikasta uğramasının ardından el-Haddad’ın üzerinde çalıştığı "örgütsel yapıyı yeniden yapılandırma" planları konusunda kendisiyle sürekli temas halinde olduğunu belirtti.
Hamas liderleri İsmail Heniye, Yahya Sinvar, Muhammed Dayf ve Muhammed Sinvar, (El-Kassam Tugayları tarafından yayınlanan bir videodan alındı)
İsrail, 7 Ekim 2023’ten bu yana Gazze’de yürüttüğü iki yıllık şiddetli savaş boyunca, Kassam liderlerini ve Hamas’ın Gazze sınırındaki yerleşim yerlerine düzenlediği saldırının planlanması ile yönetiminde rol oynayan birçok ana beyni suikastlarla ortadan kaldırdı.
Kaynaklardan birinin aktardığına göre, 7 Ekim saldırısı sırasında Kassam’ın Askeri İstihbarat Şefi olan Avde’ye, Muhammed Sinvar’ın suikasta uğramasının ardından (Mayıs 2025) Kassam’ın liderliğini devralması teklif edildi, ancak kendisi bunu reddetti. Bunun üzerine sorumluluk el-Haddad’a geçti. Diğer iki kaynak ise bu spesifik bilgiye dair ellerinde kesin veri olmadığını belirtti.
Şu an için Avde’nin bu pozisyonda fiili bir rakibi bulunmuyor; zira kendisi Askeri Konsey’in çekirdek kadrosunun temel üyelerinden biri. Orijinal konseyden geriye sadece İç Cephe Komutanı İmad Akil kaldı. Ancak Hamas kaynakları, Akil’in 7 Ekim saldırısının planlanmasında veya denetlenmesinde, "detaylardan ya da sıfır saatinden haberdar edilmeyen diğer bazı liderler gibi" aktif bir rolü olmadığını vurguluyor.
Stratejik Hazine'nin keşfi
Avde, Gazze Şeridi'ndeki askeri istihbarat birimini yönetiyordu. Bu birim, İsrail ordusunun Gazze sınırındaki bazı üsleri hakkında istihbarat toplamakla görevliydi. Ayrıca Avde, Kasım 2018'de Gazze içerisine sızan ve uzun süre orada kalan bir İsrail özel kuvvetler biriminin deşifre edilmesiyle ele geçirilen casusluk cihazlarının incelenmesine bizzat yatırım yaptı. O dönem bu cihazlardan elde edilen bilgilerin bir "istihbarat hazinesi" olduğu değerlendirilmişti.
Hamas'ın askeri medyası tarafından yayınlanan bir videodan alınan karede, 7 Ekim 2023 saldırısı sırasında Kassam Tugayları'ndan bir savaşçı (Reuters).
Avde’nin yönettiği askeri istihbarat, belirli noktalara saldırılar düzenlemek amacıyla İsrail ordusunun Gazze Tümeni’nin zayıf noktalarını incelemeye odaklandı ve elde edilen bilgiler sürekli olarak Askeri Konsey liderliğine sunuldu.
Kaynaklara göre Avde, el-Haddad’ın Kassam Tugayları Genelkurmay Başkanlığı’nı üstlenmesinin ardından Kuzey Bölgesi’nin liderliğini ve takibini devraldı. İstihbarat biriminin ana sorumluluğunu yürütmeye devam ederken, Gazze ve Kuzey tugaylarının (Kuzey Bölgesi olarak sınıflandırılan) yeni komutanlarıyla askeri ve örgütsel yapılanmayı koordine etti.
Hamas ve Kassam ile erken dönem bağları
Kaynaklar, Avde’nin Hamas ile bağlarının 1987’de başlayan Birinci Filistin İntifadası’na kadar uzandığını belirtiyor. Avde ayrıca, Hamas’ın merhum lideri Yahya Sinvar tarafından "İsrail işbirlikçilerini ve ajanlarını takip etmek" üzere kurulan «el-Mecd» güvenlik teşkilatının faaliyetlerinde de bir süre yer aldı.
Şu an 40'lı yaşlarının sonu ile 50'li yaşlarının başında olduğu tahmin edilen Avde, 2000 yılının sonunda başlayan İkinci İntifada sırasında Kassam Tugayları'nda görev alan ilk isimlerden biri. Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Cibaliye Mülteci Kampı'nın Hulefa-i Raşidin bölgesinde ikamet ediyordu.
Hamas'ın silahlı kanadı olan Kassam Tugayları üyeleri, Gazze'nin güneyindeki Refah'ta - Şubat 2025 (Reuters)
Bu bölge, Hamas hareketinin ilk ve en önemli kalelerinden biri olarak kabul ediliyor. Avde’nin, hareketin içindeki unsurları ve Kassam üyelerini silah altına alma, hatta tugay liderlerinin seçilmesinde en etkili isim olan Nizar Reyyan gibi hareketin üst düzey liderleriyle seçkin ilişkileri bulunuyordu.
El Hulefa-i Raşidin bölgesi uzun süre Kassam’ın askeri merkezi işlevini gördü. Muhammed el-Dayf ve diğer askeri liderler burada bulunuyordu; Dayf’ın, Avde dahil birçok Kassam lideriyle olan ilişkisinin temelleri de buradaki ortak çalışmalar sırasında atıldı.
İstihbarat Çalışmalarına Odaklanma
Avde'nin askeri geçmişi daha çok güvenlik ve istihbarat faaliyetlerine dayansa da saha komutanlığında da kademeli olarak yükseldi. Uzun yıllar Cibaliye Kampı merkez taburunun komutanlığını yaptı, bir dönem askeri üretim departmanında çalıştı ve ardından 2017-2019 yılları arasında Kuzey Tugayı Komutanı oldu.
Avde, Kuzey Tugayı Komutanı olduğu dönemde Kassam’ın tüm askeri ve stratejik görevlerini yöneten saha komutanı Muhammed Sinvar’ı ağırladı. İkili, Beyt Hanun (Erez) Sınır Kapısı yakınlarındaki bir tünelin içinde araçla tur attı. Bu anlara ait video kaydı daha sonra İsrail güçleri tarafından ele geçirilerek kamuoyuyla paylaşıldı.
Hamas kaynakları, Kassam Tugayları bünyesindeki en kritik birimlerden biri haline gelen "Askeri İstihbarat Dairesi"nin geliştirilmesinde Avde’nin çok büyük bir rolü olduğunu belirtiyor. Kaynaklar, "Avde her zaman bu tarz arka plan çalışmalarını tercih ederdi, doğrudan saha operasyonlarından hoşlanmazdı. Ayrıca aşırı güvenlik hassasiyeti nedeniyle kişisel koruma veya şoför kullanmaz, görevlerini tek başına yerine getirmeyi tercih eder" değerlendirmesinde bulunuyor.
Savaş sırasında ve öncesinde birçok suikast girişimine maruz kalan Avde, hedef alınan mekanların çoğunda o esnada bulunmayarak kurtulmayı başardı. Ancak 10 Ekim 2025'teki ateşkesin ardından, Cibaliye Kampı'nda bulunan babasının evine düzenlenen bombardımanda en büyük oğlu Amr hayatını kaybetti.
Hafta boyunca 55 tanker Hürmüz Boğazı'nı geçtihttps://turkish.aawsat.com/d%C3%BCnya/5274871-hafta-boyunca-55-tanker-h%C3%BCrm%C3%BCz-bo%C4%9Faz%C4%B1n%C4%B1-ge%C3%A7ti
Umman kıyıları açıklarındaki Hürmüz Boğazı'nda gemiler ve tekneler... 22 Nisan 2026 (Reuters)
Hürmüz Boğazı'ndan geçen deniz trafiği, geçen hafta hafif bir artış göstererek Ortadoğu'da patlak veren savaş sürecinde kaydedilen ortalama seviyelere yaklaştı.
Deniz taşımacılığı takip firması Kpler'in dün sabaha kadar olan verilerine göre, 11-17 Mayıs tarihleri arasında bu stratejik su yolundan toplam 55 ticari gemi geçti. Bu sayı, yalnızca 19 geminin geçiş yaptığı bir önceki haftaya kıyasla önemli bir artışa işaret ediyor. Şarku’l Avsat’ın AP’den aktardığına göre bir önceki hafta kaydedilen bu rakam, ABD ve İsrail'in 28 Şubat'ta İran'a karşı başlattığı savaştan bu yana Hürmüz Boğazı'ndan geçen en düşük gemi sayısı olmuştu.
İran devlet televizyonu cuma günü yaptığı açıklamada, Devrim Muhafızları Ordusu'nun boğazdan daha fazla geminin geçişine izin verdiğini duyurdu. Perşembe günü yapılan açıklamada ise "30'dan fazla geminin" geçişine izin verildiği belirtilmişti.
Kpler verilerine göre, 1 Mart'tan bu yana boğazdan toplam 663 ticari gemi geçti; bu da haftalık ortalama 55 gemiye tekabül ediyor.
Geçen haftaki trafiğin yarısını tankerler oluşturdu
Geçen hafta boğazdan geçen gemilerin yaklaşık yarısını sıvı yük taşıyan tankerler oluşturdu. Bunlar arasında Çin, Umman Sultanlığı ve Japonya'ya doğru yol aldığı bildirilen dev petrol tankerleri (VLCC) de yer aldı.
Veriler ayrıca aynı dönemde 15 kuru yük gemisi ile 16 sıvılaştırılmış petrol gazı (LPG) tankerinin geçiş yaptığını gösterdi.
12 Mayıs'ta ise Katar gazını Pakistan'a taşıyan yalnızca bir sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) tankerinin geçişi kaydedildi. Böylece savaşın başlangıcından bu yana Hürmüz Boğazı'ndan geçen toplam LNG tankeri sayısı 8'e ulaştı.
Normal barış dönemlerinde küresel petrol üretiminin beşte birinin geçtiği Hürmüz Boğazı üzerinde İran'ın kısıtlamalar uygulaması, küresel piyasalarda dalgalanmalara yol açarken, Tahran'a bu çatışmada önemli bir koz sağlıyor.
Tahran'ın Hürmüz'deki seyrüsefer trafiğini kısıtlamasına karşılık ABD, Pakistan'ın arabuluculuğunda varılan ve 8 Nisan'da yürürlüğe giren ateşkese rağmen İran limanlarına yönelik ablukasını sürdürüyor.
İran ise Hürmüz Boğazı'ndaki deniz trafiğinin "asla savaş öncesi seviyelere dönmeyeceği" yönündeki uyarılarını yinelerken, İran Yüksek Ulusal Güvenlik Konseyi dün yaptığı açıklamada, Hürmüz Boğazı'nı yönetmek ve gemilerden geçiş ücreti almak üzere yeni bir kurumsal yapı oluşturulduğunu duyurdu.
Çin gemilerinin geçişi
İranlı yetkililer perşembe günü yaptıkları açıklamada, Çin gemilerinin geçişine izin verildiğini duyurdu.
Kpler verilerine göre geçen hafta boğazdan Çin bağlantılı yalnızca üç ticari gemi ile Umman ve Birleşik Arap Emirlikleri'ne (BAE) gitmekte olan Hong Kong tescilli iki ek gemi geçiş yaptı. Ancak gemilerin geçiş sırasında nihai varış noktalarını her zaman beyan etmemeleri nedeniyle bu verilerin tablonun tamamını yansıtmadığı ifade ediliyor.
Savaşın başlamasından beri boğazdan geçişler büyük ölçüde gemilerin tabiiyetine göre belirleniyor. İran, 10 Mayıs'ta yaptığı açıklamada, ABD'nin kendisine yönelik yaptırımlarına uyan ülkelerin boğazdan geçişte zorluklarla karşılaşabileceğini ilan etti.
Boğazı geçen ticari gemilerin ana varış noktalarını Çin ve Hindistan oluşturdu. Körfez dışındaki diğer varış noktaları arasında Brezilya, Pakistan, Tayland ve Malezya yer alırken, Kpler verilerine göre varış noktasını Batı ülkeleri olarak beyan eden gemilerin sayısı nispeten düşük kaldı.
Hürmüz Boğazı meselesi, henüz bir ilerleme kaydedilemeyen ABD-İran müzakerelerinde temel anlaşmazlık noktası olmayı sürdürüyor.
Putin, ayrıcalıklı ortaklığı güçlendirmek için Pekin'e gittihttps://turkish.aawsat.com/d%C3%BCnya/5274870-putin-ayr%C4%B1cal%C4%B1kl%C4%B1-ortakl%C4%B1%C4%9F%C4%B1-g%C3%BC%C3%A7lendirmek-i%C3%A7in-pekine-gitti
Putin, ayrıcalıklı ortaklığı güçlendirmek için Pekin'e gitti
Kazakistan'ın Astana kentinde düzenlenen Şanghay İşbirliği Örgütü'nün önceki zirvesinde Rusya ve Çin cumhurbaşkanları (AFP)
Kremlin'den dün yapılan açıklamaya göre, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, ortak politikaları koordine etmek ve "ayrıcalıklı stratejik ortaklığı" pekiştirmek amacıyla bugün Çin'e resmi bir ziyaret gerçekleştiriyor.
İki gün sürmesi planlanan bu ziyaret önceden hazırlanmış olsa da ABD Başkanı Donald Trump’ın ikinci dönemindeki ilk Çin ziyaretinden sadece birkaç gün sonra gerçekleşmesi, Moskova ve Pekin'in yanı sıra Batılı başkentlerde de büyük bir ilgi uyandırdı ve farklı değerlendirmelere yol açtı.
Kremlin Sözcüsü Dmitri Peskov dün yaptığı açıklamada, Moskova'nın bu ziyarete "büyük umutlar bağladığını" belirtti. Peskov, tarafların çok çeşitli alanlarda iş birliğini geliştirmenin yanı sıra politikaları koordine etmeye, bölgesel ve uluslararası dosyaları ele almaya odaklanacağını belirtti. Putin'e ziyaretinde başbakan yardımcıları, bakanlar ve büyük şirketlerin yöneticilerinden oluşan üst düzey bir heyet eşlik edecek.
Çin Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Guo Jiakun ise Pekin ile Moskova arasındaki stratejik ortaklığın geliştirilmesinin otuzuncu yılına denk gelmesi sebebiyle bu ziyaretin taşıdığı öneme vurgu yaptı.
لم تشترك بعد
انشئ حساباً خاصاً بك لتحصل على أخبار مخصصة لك ولتتمتع بخاصية حفظ المقالات وتتلقى نشراتنا البريدية المتنوعة