Sibirya’nın Gücü 2 Petrol Boru Hattı projesi, Putin ve Şi görüşmelerinin ana gündem maddesi

Putin ve Şi, 31 Ağustos 2025'te Çin'in Tianjin kentinde görüştü (AP)
Putin ve Şi, 31 Ağustos 2025'te Çin'in Tianjin kentinde görüştü (AP)
TT

Sibirya’nın Gücü 2 Petrol Boru Hattı projesi, Putin ve Şi görüşmelerinin ana gündem maddesi

Putin ve Şi, 31 Ağustos 2025'te Çin'in Tianjin kentinde görüştü (AP)
Putin ve Şi, 31 Ağustos 2025'te Çin'in Tianjin kentinde görüştü (AP)

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, bugün Çin'in başkenti Pekin'e resmi bir ziyarette bulunuyor. Kremlin, Rusya'nın Çin'e yönelik enerji ihracatını önemli ölçüde artırmayı hedefleyen bu ziyarete büyük bir umut bağlıyor.

Moskova'nın "görülmemiş derecede yüksek seviyede" olarak tanımladığı ikili ilişkileri güçlendirmeyi amaçlayan zirve, Putin'in Çin'e gerçekleştirdiği 25. ziyaret olma özelliğini taşıyor. Bu durum, Rus lider ile Çinli mevkidaşı Şi Cinping arasındaki kişisel bağların derinliğini de gözler önüne seriyor. Ziyaret, ABD Başkanı Donald Trump’ın dokuz yıl aradan sonra Çin’e yaptığı ilk ziyaretten sadece birkaç gün sonraya gerçekleşmesi ile diplomatik açıdan ayrı bir siyasi önem kazanmış durumda.

İki lider arasındaki "ciddi ve detaylı" görüşmelerin odak noktasını, ertelenen ve yıllık 50 milyar metreküp kapasiteye sahip olması planlanan «Sibirya'nın Gücü 2» gaz boru hattı projesi oluşturuyor. Bu proje, daha önce Avrupa'yı besleyen Rus yataklarındaki doğalgazı doğuya, yani Çin'e taşımayı amaçlıyor.

Analistler, Ukrayna'ya yönelik geniş çaplı işgalin dördüncü yılında Rusya'da derinleşen ekonomik sorunlar göz önüne alındığında, Putin ve Şi'nin projede nihai bir anlaşmaya varma olasılığını yüksek görüyor. Bu proje, Avrupa pazarında kaybedilen ihracat payının bir kısmını telafi etmek adına Moskova'nın elindeki tek gerçek fırsat olarak değerlendiriliyor. Taraflar geçtiğimiz eylül ayında bir mutabakat zaptı imzalamış ve toplam fiyat ile satın alma taahhüt miktarı konusundaki anlaşmazlıklar sürse de Gazprom mühendisleri teknik tasarımlar üzerinde çalışmaya başlamıştı.

İran savaşı ve enerji şoku Çin'i çeşitlendirmeye itiyor

Mevcut jeopolitik koşullar, iki ülkenin yakınlaşmasında kritik bir rol oynuyor. Rusya, Çin'in ham petrol ithalatının yüzde 20'sini karşılayarak halihazırda ülkenin en büyük tedarikçisi konumunda bulunsa da Pekin yönetimi, tarihsel olarak enerji ihtiyacını güvenceye almak için Ortadoğu ve İran'a bağımlı durumdaydı. Nitekim Çin'in ithal ettiği petrolün üçte biri, gazın ise dörtte biri, şu anda ABD-İsrail'in İran'a yönelik savaşı nedeniyle kapalı olan Hürmüz Boğazı'ndan geçiyor.

Bu kapanışın yol açtığı enerji krizi, Çin genelinde ciddi yakıt kıtlığına neden oldu. Bu durum, geçtiğimiz nisan ayında enflasyon oranlarında gözle görülür bir artışa ve yerel ekonomik faaliyetlerde ani yavaşlamaya yol açtı. Yaşanan bu şok, Pekin'e tedarik kaynaklarını çeşitlendirmesi ve Rus enerjisine aşırı bağımlılık konusundaki endişelerini bir kenara bırakması için güçlü bir motivasyon sağlıyor; her ne kadar uzmanlar Rusya'nın, Çin'in Ortadoğu'dan gelen tüm tedarikini tek başına ikame edemeyeceğini düşünse de.

Bu göstergelere rağmen piyasa gözlemcileri, «Sibirya'nın Gücü 2» hattındaki gaz fiyatının bu ziyaret sırasında netleşip netleşmeyeceği konusunda bazı şüpheler taşıyor. Pekin yönetimi, fiyatın Rusya iç pazarındaki gibi düşük ve sübvansiyonlu seviyelerde olması konusunda ısrar ediyor. Ayrıca Çin'in gaz tüketiminin halihazırda zirve noktasına ulaşmış olabileceği yönündeki endişeleri, uzun vadeli satın alma taahhütlerine girme konusunda tereddüt yaratıyor.

Buna rağmen uzmanlar, anlaşmanın imzalanması için mevcut zamanlamanın ideal olduğu görüşünde. Zira Çin, enerji açığını kapatmak için acilen kaynağa ihtiyaç duyarken, Rusya ise bütçesini finanse etmek adına yeni gelir kapıları aradığı kritik bir dönemeçten geçiyor.

Diplomatik koordinasyon ve masadaki 40 belge

Diplomatik cephede Kremlin, iki lider arasındaki düzenli yıllık görüşmeler dizisinin devamı olan bu ziyaretten büyük beklentiler içerisinde. Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre liderlerin bu yıl çok taraflı zirvelerde üç kez daha bir araya gelmesi planlanıyor.

Rusya Devlet Başkanı'nın Siyasi Danışmanı Yuri Uşakov, Rusya ve Çin'in dış politika pozisyonlarının "esas itibarıyla aynı" olduğunu vurguladı. Uşakov, iki ülke arasındaki güçlü ilişkilerin Ortadoğu krizinin ortasında uluslararası ilişkilerde istikrara katkı sağladığını belirterek, Rusya'nın güvenilir bir enerji tedarikçisi, Çin'in ise sorumlu ve ana tüketici rolünü sürdürdüğünü ifade etti.

39 yetkiliden oluşan üst düzey Rus heyetinin yarın Çinli mevkidaşlarıyla kapsamlı görüşmeler yapması bekleniyor. Putin ve Şi, yaklaşık 40 ortak belge ve anlaşmanın imza törenine başkanlık edecek. Zirve, küresel meselelerin daha esnek bir ortamda ele alınacağı gayri resmi bir toplantıyla sona erecek.

Rusya Devlet Başkanı'nın ajandası, tarihi bağların derinliğini yansıtan sembolik bir buluşmaya da ev sahipliği yapacak. Putin, Çin'e 2000 yılında yaptığı ilk ziyaret sırasında henüz 10 yaşındayken kendisiyle fotoğraf çektiren Çinli  mühendisle bir araya gelecek. Çin Dışişleri Bakanlığı, bu adımın Pekin ile Moskova arasındaki stratejik ortaklığı daha derin seviyelere taşımak için gerçek bir fırsat olacağını vurguladı.



Altın, ABD enflasyon verileri öncesinde 4 bin 160 dolar seviyelerinde yatay seyrediyor

Pekin’de düzenlenen Çin Uluslararası Mücevher Fuarı’nda sergilenen altın külçeleri (EPA)
Pekin’de düzenlenen Çin Uluslararası Mücevher Fuarı’nda sergilenen altın külçeleri (EPA)
TT

Altın, ABD enflasyon verileri öncesinde 4 bin 160 dolar seviyelerinde yatay seyrediyor

Pekin’de düzenlenen Çin Uluslararası Mücevher Fuarı’nda sergilenen altın külçeleri (EPA)
Pekin’de düzenlenen Çin Uluslararası Mücevher Fuarı’nda sergilenen altın külçeleri (EPA)

Altın fiyatları, yatırımcıların ABD Merkez Bankasının (FED) para politikasının seyrine ilişkin ipuçları aradığı ABD enflasyon verilerinin günün ilerleyen saatlerinde açıklanması beklentisiyle bugün yatay seyretti. FED yetkililerinin faizlerin daha da artırılmasının gerekip gerekmediğine ilişkin farklı açıklamaları da piyasaların odağında yer aldı.

Spot altın, ons başına 4 bin 159 dolar civarıda sabit kalırken, aralık vadeli ABD altın vadeli işlemleri yüzde 0,1 artışla 4 bin 182,60 dolara yükseldi.

Taste Life Küresel Makroekonomi Başkanı Ilya Spivak, altın fiyatlarının belirli bir bantta sınırlı hareket etmeyi sürdürdüğünü belirtti. Spivak, petrol fiyatlarındaki yükselişe rağmen altının değerini koruyabilmesinin, yükselişini sürdürmek için yeni bir katalizör arayışında olduğuna işaret edebileceğini belirtti.

Jeopolitik gelişmeler cephesinde Suudi Arabistan Enerji Bakanlığı, Dahran kentinde Saudi Aramco’ya ait bir idari binanın saldırıya uğradığını açıkladı. İran destekli Husiler ile Suudi Arabistan arasında artan gerilimle eş zamanlı gerçekleşen gelişmeler, bugün petrol fiyatlarının yükselmesine yol açtı.

Para politikası konusunda ise New York FED Başkanı John Williams, enflasyonu düşürmek amacıyla merkez bankasının bu yıl faizleri bir kez daha artırmasının gerekebileceğini yineledi. Buna karşılık FED Yönetim Kurulu Üyesi Christopher Waller, ABD tahvil getirilerindeki son yükselişin enflasyon beklentilerindeki artıştan değil, ekonomik büyümenin gücünden kaynaklandığını belirtti. Waller, enflasyon beklentilerinin istikrarlı seyrini koruduğunu ifade etti.

Piyasalar, ABD Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) verisinin bugün 12.30’da açıklanmasını bekliyor. Üretici fiyatları ve perakende satış verileri ise yarın yayımlanacak. Spivak’a göre ekonomik ivmenin zayıfladığına işaret eden veriler, yatırımcıların yeni faiz artışlarına ilişkin beklentilerini azaltabilir ve bu durum altın fiyatlarını destekleyebilir.

CME Group bünyesindeki FedWatch aracına göre piyasalar, ABD faizlerinin bu ay artırılması ihtimalini yaklaşık yüzde 23, aralık ayında artırılması ihtimalini ise yüzde 88 olarak fiyatlıyor.

Getiri sağlamayan altın, faiz oranlarının düşmesinden genellikle olumlu etkileniyor. Buna karşılık yüksek faiz oranları, getiri sağlayan varlıkları daha cazip hâle getirerek altının yatırımcılar açısından çekiciliğini azaltıyor.

Diğer değerli metallerde ise spot gümüş yüzde 0,6 düşüşle ons başına 59,11 dolara geriledi. Platin bin 664,19 dolarda yatay seyrederken paladyum yüzde 0,4 artışla bin 130,81 dolara yükseldi.


Uluslararası Enerji Ajansı: Dizel kıtlığı 2027 yılına kadar sürebilir

ABD’nin Kaliforniya eyaletinde dizel fiyatını gösteren bir tabela, 16 Eylül 2026 (Reuters)
ABD’nin Kaliforniya eyaletinde dizel fiyatını gösteren bir tabela, 16 Eylül 2026 (Reuters)
TT

Uluslararası Enerji Ajansı: Dizel kıtlığı 2027 yılına kadar sürebilir

ABD’nin Kaliforniya eyaletinde dizel fiyatını gösteren bir tabela, 16 Eylül 2026 (Reuters)
ABD’nin Kaliforniya eyaletinde dizel fiyatını gösteren bir tabela, 16 Eylül 2026 (Reuters)

Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) bugün yayımladığı aylık petrol piyasası raporunda, stokların önemli ölçüde azalması ve kış aylarındaki talep zirvesi öncesinde üretime getirilen kısıtlamalar nedeniyle dizel yakıt arzındaki sıkıntının gelecek yıla kadar devam edebileceğini bildirdi.

Dizel yakıt rafinaj kâr marjları, eylül ayında varil başına yaklaşık 95 dolarla rekor seviyeye ulaştı. ABD’nin İran’a karşı yürüttüğü savaşla bağlantılı saldırıların yol açtığı rafinaj kapasitesi düşüşü nedeniyle üretim de keskin biçimde geriledi.

IEA, “Dizel piyasaları ciddi baskı altında kalmaya devam ediyor. Uzun süreli arz kesintileri, rafinerilerin sonbahardaki bakım çalışmaları ve kış aylarındaki talep zirvesi öncesinde, normalde stokların artırılması gereken bir dönemde stoklardan çekilmesine yol açtı” açıklamasında bulundu.

ABD Başkanı Donald Trump, cuma günü Rusya’nın küresel piyasalara dizel yakıt tedarik etmeyi kabul ettiğini açıklayarak bir ilke imza attı. Trump, yönetiminin Moskova’yı Ukrayna’ya karşı yürüttüğü savaşta kullanabileceği gelirlerden mahrum bırakmak amacıyla uygulamaya konulan Rus yakıtına yönelik ABD yaptırımlarını geçici olarak kaldırdığını söyledi.

Trump, Cumhuriyetçi ve Demokrat partilerden bazı Kongre üyelerinin anlaşmanın, Moskova Ukrayna’ya yönelik saldırılarını sona erdirene kadar Rus enerji ürünlerinin ithalatını yasaklayan ABD yasasına aykırı göründüğünü dile getirmelerine rağmen Rusya ile yapılan ‘dizel anlaşmasını’ savundu.

Rus petrolü ihracatına yönelik yaptırımların kaldırılmasının yüksek yakıt fiyatlarının düşürülmesine yardımcı olacağını belirten Trump’ın açıklamalarına bazı analistler şüpheyle yaklaştı. Analistler, Rusya’nın önümüzdeki üç ay boyunca sağlayacağını belirttiği dizel miktarının fiyatlar üzerinde kayda değer bir etki yaratmaya yetmeyeceğini savundu. Söz konusu miktarın, küresel yakıt tüketiminin yalnızca yaklaşık 12 saatlik bölümüne karşılık geldiği belirtildi.

Dizel fiyatları dünya genelinde rekor seviyelere yükselerek ABD’de galon başına 6,5 doları aştı. Fiyatlar, ABD ile Rusya arasında ‘dizel anlaşmasının’ duyurulmasının ardından ise bir miktar geriledi.


IMF: Suudi Arabistan’a yönelik saldırıların etkileri tüm dünyaya yayılabilir

Georgieva, IMF ve Dünya Bankası Grubu’nun Bangkok’ta düzenlenen yıllık toplantıları kapsamında gerçekleştirilen küresel politika gündemine ilişkin üst düzey yöneticiler bilgilendirme oturumunda (AFP)
Georgieva, IMF ve Dünya Bankası Grubu’nun Bangkok’ta düzenlenen yıllık toplantıları kapsamında gerçekleştirilen küresel politika gündemine ilişkin üst düzey yöneticiler bilgilendirme oturumunda (AFP)
TT

IMF: Suudi Arabistan’a yönelik saldırıların etkileri tüm dünyaya yayılabilir

Georgieva, IMF ve Dünya Bankası Grubu’nun Bangkok’ta düzenlenen yıllık toplantıları kapsamında gerçekleştirilen küresel politika gündemine ilişkin üst düzey yöneticiler bilgilendirme oturumunda (AFP)
Georgieva, IMF ve Dünya Bankası Grubu’nun Bangkok’ta düzenlenen yıllık toplantıları kapsamında gerçekleştirilen küresel politika gündemine ilişkin üst düzey yöneticiler bilgilendirme oturumunda (AFP)

Uluslararası Para Fonu (IMF) Başkanı Kristalina Georgieva, Suudi Arabistan’a yönelik son saldırıların, ülke ekonomisinin bölge ve küresel piyasalar açısından taşıdığı önem ve Ortadoğu’da enerji arz güvenliğine ilişkin risklerin artması nedeniyle dünya genelinde olumsuz sonuçlar doğurabileceği uyarısında bulundu.

Georgieva, IMF ve Dünya Bankası’nın Bangkok’ta düzenlenen yıllık toplantıları kapsamında gerçekleştirilen basın toplantısında, “Suudi Arabistan ekonomisi bölge ve dünya için önemli” diyerek,  son gelişmelerin “herkesi, dünyanın her yerinde etkileyebilecek olası olumsuz sonuçlar” doğurabileceğini ifade etti.

Uyarı, bölgedeki enerji akışları ve deniz taşımacılığının baskı altında olduğu bir dönemde yapıldı. Tedarik zincirlerinde yaşanabilecek aksaklıkların, özellikle petrol ve doğal gaz ithalatına bağımlı ekonomilerde enerji maliyetleri, ticaret ve ekonomik faaliyetler üzerinde olumsuz etkiler yaratabileceği belirtiliyor.

IMF’nin dün yayımladığı tahminler de bölgedeki aksaklıkların ekonomiler üzerindeki olası etkilerinin boyutuna işaret ediyor. Fon, Ortadoğu ve Orta Asya ekonomilerinin 2026’da yüzde 0,3 daralmasını, 2027’de ise yüzde 6,3 büyümesini bekliyor. Bu görünüm, mevcut krizin yarattığı baskıların yanı sıra krizin hafiflemesi ve enerji ile ticaret akışlarının yeniden toparlanmasıyla öngörülen ekonomik iyileşmeyi yansıtıyor.

Bölge ekonomileri üzerindeki olası etkilerin, deniz taşımacılığındaki aksaklıklara maruz kalma düzeyine ve ihracatın sürdürülebilirliğine bağlı olarak farklılık göstermesi bekleniyor. Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre Suudi Arabistan’a ilişkin büyüme tahminini 2027 yılı için yükselten IMF, temmuz ayında yüzde 2,4 ve nisanda yüzde 3,4 olarak açıkladığı tahminini yüzde 7,9’a çıkardı. Fon, Suudi Arabistan ekonomisinin 2026’daki daralmasına ilişkin tahminini ise temmuz ayındaki yüzde 5 ve nisan ayındaki yüzde 6,4 seviyelerinden yüzde 3,3’e indirdi.

Bu görünüm, deniz taşımacılığındaki aksaklıkların hafiflemesiyle üretim ve ihracatın yeniden ivme kazanacağı beklentisini yansıtıyor. Bununla birlikte toparlanmanın hızı ve boyutu, güvenlik koşullarındaki gelişmelere ve enerji ile ticaret akışlarının normale dönmesine bağlı olacak. Suudi Arabistan Maliye Bakanlığı ise bütçeye ilişkin ön açıklama metninde, 2027 yılı için yüzde 12,8’lik daha yüksek bir büyüme öngörüsüne yer verdi.