Amerika'da bir camiye düzenlenen saldırıda öldürülen üç kişinin cenaze törenine 2 binden fazla kişi katıldı

Amin Abdullah (51 yaşında), Mansur Kuziha (78 yaşında) ve Nadir Avad'ın (57 yaşında) cenaze töreninden (AFP)
Amin Abdullah (51 yaşında), Mansur Kuziha (78 yaşında) ve Nadir Avad'ın (57 yaşında) cenaze töreninden (AFP)
TT

Amerika'da bir camiye düzenlenen saldırıda öldürülen üç kişinin cenaze törenine 2 binden fazla kişi katıldı

Amin Abdullah (51 yaşında), Mansur Kuziha (78 yaşında) ve Nadir Avad'ın (57 yaşında) cenaze töreninden (AFP)
Amin Abdullah (51 yaşında), Mansur Kuziha (78 yaşında) ve Nadir Avad'ın (57 yaşında) cenaze töreninden (AFP)

ABD’nin San Diego kentindeki bir parkta perşembe günü 2 binden fazla kişi, bu hafta kentin en büyük camisinde düzenlenen saldırıyı engellemeye çalışırken hayatını kaybeden bir güvenlik görevlisi ile iki kişiyi son yolculuklarına uğurlamak için bir araya geldi.

Aralarında resmi üniformalı polis memurlarının da bulunduğu kadın ve erkeklerden oluşan kalabalık, saldırganları oyalayarak ve dikkatlerini dağıtarak daha büyük bir katliamı önledikleri belirtilen üç kişi için cenaze namazı kıldı. Olay sırasında cami bünyesindeki okulda çocukların bulunduğu ifade edildi.

51 yaşındaki Emin Abdullah, 78 yaşındaki Mansur Kuziha ve 57 yaşındaki Nadir Avad’ın naaşları, beyaz bir çadır altında örtülerle kaplanmış şekilde yan yana konuldu.

Tören sırasında cemaat, şehirdeki nehir ile bir futbol sahası arasındaki parkta ellerini kaldırarak Arapça “Allahu Ekber” sloganları attı.

Üç kişinin günün ilerleyen saatlerinde yakındaki bir mezarlıkta yan yana defnedileceği bildirildi.

Merkezin imamı Taha Hassan, “Bugün herkese bir mesaj veriyoruz. Toplumumuz zarar gördü ancak güçlü ve dimdik ayakta” dedi. Hassan, cenazeye katılmak için ABD’nin doğusundan ve Kaliforniya’nın çeşitli bölgelerinden insanların geldiğini söyledi.

ABD Federal Soruşturma Bürosu (FBI), saldırıyı olası bir nefret suçu kapsamında soruşturuyor. Cinayetlerin, İslam karşıtlığının yükselişe geçtiği bir dönemde ABD’deki Müslüman toplumunda endişe yarattığı belirtildi.

Cenazeye katılan ve hayatını kaybeden üç kişiyi tanıdığını söyleyen Ruba Ebu Cuma, saldırıyı körüklediğine inandığı Müslüman karşıtlığına son verilmesi çağrısında bulundu. Ebu Cuma, şüpheli gençlerden birinin annesinin, oğlunun intihara eğilimli olduğunu polise bildirmesine rağmen silahlara erişimine neden izin verdiğini sorguladı.

Cenaze araçlarının naaşları defin işlemi için götürmesinin ardından konuşan Ebu Cuma, “Tanrı aşkına neden geriye gidiyoruz? Nefret bizi geriye götürüyor... Ey anneler, 16 yaşındaki oğlunuzun depresyonda olduğunu biliyorsanız evinizde bu kadar silah bulundurulmasına izin vermeyin” dedi.

Polis, Abdullah’ın saldırgan gençlerle yaşanan çatışma sırasında vurularak öldürüldüğünü ve olay anında telsizle yardım çağrısı yaparak güvenlik önlemlerinin devreye alınmasını sağladığını açıkladı.

Merkezde bakım görevlisi ve aşçı olarak çalışan Kuziha ile eşi merkezde öğretmen olan ve caminin karşısında yaşayan Avad’ın da silah seslerini duyup merkeze doğru koştukları sırada saldırganlar tarafından vurularak öldürüldüğü belirtildi.

Polis, Abdullah’ın müdahalesinin saldırganların merkeze girişini engellediğini ve bu sayede 140 öğrencinin dolaplarda ve farklı alanlarda saklanarak kurtulduğunu bildirdi.

Açıklamada, saldırganların olay yerinden araçla kaçtığı, daha sonra araç içinde kendilerini vurmuş halde ölü bulundukları ifade edildi.

Güvenlik görevlisinin 24 yaşındaki oğlu Halid Abdullah ise ailesinin, babasının hayatını kaybetme biçiminden güç aldığını söyledi.

Şarku’l Avsat’ın Reuters’ten aktardığına göre Halid Abdullah, çarşamba günü yaptığı açıklamada, “Çocukları ve masum insanları korumak için öncülük etmesi bana bir memnuniyet duygusu veriyor... ve ona kahraman demek yapabileceğimiz en az şey" dedi.



Kaliforniya'da kimyasal sızıntı nedeniyle 40 bin kişinin tahliyesi emri verildi

Kaliforniya'da kimyasal sızıntı nedeniyle 40 bin kişinin tahliyesi emri verildi
TT

Kaliforniya'da kimyasal sızıntı nedeniyle 40 bin kişinin tahliyesi emri verildi

Kaliforniya'da kimyasal sızıntı nedeniyle 40 bin kişinin tahliyesi emri verildi

Kaliforniya’da bir kimyasal tanktan sızıntı meydana gelmesi üzerine yaklaşık 40 bin kişiye tahliye emri verildi. Yetkililer, sızıntının patlamaya ve yoğun nüfuslu bölge üzerinde zehirli gazların yayılmasına yol açabileceği uyarısında bulundu.

Tankta, plastik üretiminde kullanılan, uçucu ve yanıcı bir sıvı olan 26 bin litre metil metakrilat bulunduğu belirtilirken, itfaiye ekipleri durumun ciddi olduğunu ifade etti.

İtfaiye yetkililerinden biri, olayın büyük çaplı bir kimyasal kirliliğe hatta patlamaya neden olabileceğini söyledi.

Kaliforniya'nın Orange County bölgesinde bir kimyasal tesiste meydana gelen sızıntıdan bir adam tahliye ediliyor (AP)Kaliforniya'nın Orange County bölgesinde bir kimyasal tesiste meydana gelen sızıntıdan bir adam tahliye ediliyor (AP)

Sızıntının meydana geldiği Los Angeles’ın güneydoğusundaki Orange County’ye bağlı Garden Grove bölgesinin Emniyet Müdürü Amir Elfarra, tahliye kararının yaklaşık 40 bin kişiyi kapsadığını ancak binlerce kişinin bölgeyi terk etmeyi reddettiğini açıkladı.

Yetkililer şu ana kadar herhangi bir yaralanma vakasının bildirilmediğini duyururken, sızıntının nedenine ilişkin henüz açıklama yapılmadı.

Öte yandan ekiplerin, zehirli maddelerin su kanallarına ve birkaç kilometre uzaklıktaki okyanusa karışmasını önlemek amacıyla bariyerler oluşturmak için çalışmalarını sürdürdüğü bildirildi.


Pakistan Genelkurmay Başkanı Tahran'da İran Dışişleri Bakanı ile görüştü

İran İçişleri Bakanı İskendar Mumini, dün Tahran'a gelen Pakistan Genelkurmay Başkanı Asim Munir'i karşıladı (Reuters)
İran İçişleri Bakanı İskendar Mumini, dün Tahran'a gelen Pakistan Genelkurmay Başkanı Asim Munir'i karşıladı (Reuters)
TT

Pakistan Genelkurmay Başkanı Tahran'da İran Dışişleri Bakanı ile görüştü

İran İçişleri Bakanı İskendar Mumini, dün Tahran'a gelen Pakistan Genelkurmay Başkanı Asim Munir'i karşıladı (Reuters)
İran İçişleri Bakanı İskendar Mumini, dün Tahran'a gelen Pakistan Genelkurmay Başkanı Asim Munir'i karşıladı (Reuters)

İran resmi medyası, Pakistan Genelkurmay Başkanı Orgeneral Asım Munir’in dün Tahran’da İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi ile görüştüğünü duyurdu.

Haberde, İslamabad yönetiminin İran ile ABD arasında arabuluculuk çabalarını yoğunlaştırdığı bir dönemde gerçekleşen görüşmede tarafların, gerilimin daha fazla artmasını önlemeye ve İran’la devam eden savaşı sona erdirmeye yönelik son diplomatik girişimleri ele aldığı belirtildi.

Gece geç saatlere kadar sürdüğü ifade edilen görüşmede, iki tarafın bölgedeki gelişmeler ve diplomatik çözüm yolları konusunda görüş alışverişinde bulunduğu kaydedildi.


UAEA, Ukrayna'daki enerji santralinde askeri faaliyet nedeniyle yangın çıktı

Rusya'nın kontrolündeki Ukrayna'nın güneydoğusunda bulunan Zaporijya nükleer santrali (Reuters- Arşiv)
Rusya'nın kontrolündeki Ukrayna'nın güneydoğusunda bulunan Zaporijya nükleer santrali (Reuters- Arşiv)
TT

UAEA, Ukrayna'daki enerji santralinde askeri faaliyet nedeniyle yangın çıktı

Rusya'nın kontrolündeki Ukrayna'nın güneydoğusunda bulunan Zaporijya nükleer santrali (Reuters- Arşiv)
Rusya'nın kontrolündeki Ukrayna'nın güneydoğusunda bulunan Zaporijya nükleer santrali (Reuters- Arşiv)

Birleşmiş Milletler (BM) bünyesinde faaliyet gösteren Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) dün yaptığı açıklamada, Ukraynalı yetkililerin askeri hareketlilik nedeniyle bir trafo merkezinde yangın çıktığını ve bu durumun bir nükleer güç santralinde kısmi harici güç kesintisine yol açtığını kendilerine bildirdiğini aktardı.

UAEA, itfaiye ekiplerinin 750 kilovolt (kV) kapasiteli Dniprovska trafo merkezindeki yangını söndürmek için çalışmalarını sürdürdüğünü belirtti.

Ajans, sosyal medya platformu X üzerinden yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi:

"Bu gelişme sonucunda, faal durumdaki Güney Ukrayna Nükleer Güç Santrali, şebeke operatörünün talebi doğrultusunda harici güç kaynağından kısmen ayrılmıştır. Yangını kontrol altına almak amacıyla trafo merkezine itfaiye ekipleri sevk edilmiştir."

Nükleer güvenlik için kritik noktalar hedef alınmamalı

Yapılan açıklamada, söz konusu askeri hareketliliğin niteliğine dair herhangi bir ayrıntıya yer verilmedi. Açıklamada görüşlerine yer verilen UAEA Genel Direktörü Rafael Grossi, yaşanan durumdan ötürü "derin endişe" duyduğunu belirterek, "Nükleer güvenlik açısından kritik öneme sahip olan bu tür trafo merkezleri asla hedef alınmamalıdır" uyarısında bulundu.

Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre Dniprovska trafo merkezi, hem Güney Ukrayna Nükleer Güç Santrali'ne hem de Moskova'nın Şubat 2022'deki Ukrayna işgalinin ilk haftalarında Rusya tarafından ele geçirilen Zaporijya Nükleer Güç Santrali'ne harici elektrik sağlayan hayati bir kaynak konumunda bulunuyor.